Petkim’in üretimi yılın ilk çeyreğinde yüzde 2 arttı

İSTANBUL (AA) – SOCAR Türkiye iştiraki Petkim'in üretimi bu yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2 artarak 802 bin tona yükselirken, esas faaliyet karı 132,8 milyon lira oldu.

Petkim'in ilk çeyrek finansal sonuçlarına ilişkin yapılan açıklamada, şirketin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sebebiyle küresel çapta yaşanan talep daralmasına rağmen başarılı finansal sonuçlara imza attığı belirtildi.

Dünyada pek çok petrokimya ve rafineri tesisinin üretime ara verdiği Kovid-19 salgını sürecinde Petkim'in üretim ve ticari faaliyetlerine hız kesmeden devam ettiğine dikkati çekilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Petkim, yılın ilk çeyreğinde STAR Rafineri'nin sağladığı sinerjiyle toplam üretimini bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 2 artırarak 802 bin tona yükseltti. Küresel piyasalardaki daralma, kurdaki yüksek volatilite ve ürün fiyatlarındaki düşüşe rağmen Petkim, satış hasılatında 2,8 milyar liraya ve esas faaliyet karında 132,8 milyon lirayı yakaladı. Petkim, bu dönemde Kovid-19 salgınıyla mücadelede Türkiye'nin ihtiyacı olan tıbbi malzeme ve ambalaj ham maddeleri üretimine yoğunlaşarak talepleri karşılamak için 7 gün 24 saat kesintisiz üretimi sürdürüyor."

– "Güçlü nakit pozisyonumuzu koruduk"

Açıklamada görüşlerine yer verilen SOCAR Türkiye Rafineri ve Petrokimya İş Birimi Başkanı ve Petkim Genel Müdürü Anar Mammadov, Kovid-19 salgını döneminde likiditeyi sağlamanın büyük önem taşıdığına işaret ederek, "Yılın ilk çeyreğinde toplam satışlarımız 2,8 milyar liraya ulaştı. Bu rakam geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2 düşüş gösterse de tüm sektörlerin içinde bulunduğu zorlu süreç düşünüldüğünde aslında önemli bir başarı. Kurdaki volatiliteye, piyasalardaki daralmaya ve Kovid-19 etkisine rağmen satış hasılatında geçen yıla çok yakın bir rakamı yakalamak bu açıdan önemli. İlk çeyrekte bilançomuzda toplam varlıklarımızı artırırken kısa vadeli yükümlülüklerimizi 682 milyon lira azaltarak uzun vadeli yükümlülüklere dönüştürdük ve güçlü nakit pozisyonumuzu korumayı başardık." değerlendirmesinde bulundu.

Mammadov, Petkim’in finansal sonuçlarında STAR Rafineri ile olan entegrasyonun önemli bir rol oynadığını aktararak, şunları kaydetti:

"Dünya genelinde yaşanan kısıtlamalarla pek çok şirket ham madde sıkıntısı yaşarken biz ihtiyacımız olan naftayı STAR Rafineri'den, sorunsuz ve yüksek kalitede temin ediyoruz. Türkiye'nin iki büyük devinin birbirine entegre bir yapıda faaliyet göstermesinin ne kadar etkili olduğunu Kovid-19 salgını sırasında daha iyi gördük ve bunun avantajını yakaladık."

STAR Rafineri, salgın sürecinde Petkim'in üretimini güçlendirdi

İSTANBUL (AA) – SOCAR Türkiye, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle dünya genelinde pek çok üretici ham maddeye ulaşma sıkıntısı yaşarken, Petkim'e entegre olarak hayata geçirdiği STAR Rafineri sayesinde üretime tam kapasiteyle devam ediyor.

SOCAR Türkiye'den yapılan açıklamaya göre, ham madde olarak kullandığı ve geçmişte ithal etmek zorunda olduğu naftayı artık STAR Rafineri'den karşılayan Petkim, salgın sürecinde üretimini aksatmadan devam ettirerek, özellikle tıbbi malzeme ham maddesi üretiminde sektöre büyük katkı sağladı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen SOCAR Türkiye Rafineri ve Petrokimya İş Birimi Başkanı Anar Mammadov, Türkiye'de reel sektörün tek bir noktaya yaptığı en büyük yatırım olan STAR Rafineri'nin kuruluş amaçlarından birinin Petkim'in ham madde ihtiyacını karşılamak olduğunu belirterek, Kovid-19 salgınının çeşitli sektörlerin üretim sürecinde büyük sıkıntılar yarattığını söyledi.

Mammadov, ülkelerin kendi içine kapanması nedeniyle pek çok sanayicinin ham madde tedarikinde zorlandığını ifade ederek, şunları kaydetti:

"İzmir Aliağa'da Türkiye'nin ilk ve tek entegre petrokimya tesisi olan Petkim'in yanında inşa ettiğimiz STAR Rafineri'nin kuruluş felsefesinde, Petkim ile entegrasyon yatıyor. STAR Rafineri olmasaydı bu zorlu dönemde uluslararası tedarik zincirinde yaşanan aksaklıklardan dolayı Petkim'in ana ham maddesi olan naftanın ithalat süreçlerinde de problem yaşanabilirdi. STAR Rafineri, Petkim için bir koruma kalkanı oluştururken, pek çok sektörde üretimin devamlılığına da olanak sağlamış oldu."

Yıllık 10 milyon tonluk ham petrol işleme kapasitesiyle Türkiye'nin işlenmiş petrol ürünleri ihtiyacının yüzde 25'ini karşılayan STAR Rafineri'de Kovid-19 salgını sürecinde değişen taleplere göre yeni bir üretim planlamasına gidildiğini aktaran Mammadov, şöyle devam etti:

"Türkiye'nin bu dönemde ihtiyacı olan petrol ürünlerinin tedarik zincirinde kırılmalar yaşanmaması adına üretime devam ediyoruz. Bu süreçte talebi büyük ölçüde azaldığı için jet yakıtı üretimimizin tamamını motorine çevirdik. Salgın sonrasında yeniden jet yakıtı üretimine hızla dönebiliriz. İleri teknolojiyle donatılmış bir rafinerimiz olduğu için bu tür durumları tolere edebilecek operasyonel esnekliğimiz bulunuyor. Türkiye'de motorinin yüzde 40'ı ithal ediliyor. STAR Rafineri olarak yıllık 4,8 milyon ton motorin üretimimizle ülkemizin toplam motorin ihtiyacının yüzde 20'sini karşılayabilecek kapasiteye sahibiz."

STAR Rafineri'den Türk ekonomisine 'jet' katkı

İZMİR (AA) – STAR Rafineri Genel Müdürü Mesut İlter, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2018’in ekim ayında açılan rafineride üretim aşamalarının geçen yıldan itibaren birer birer devreye alındığını söyledi.

Üretilen ürünleri iç ve dış piyasada satışa sunduklarını vurgulayan İlter, 2019’un eylül ayından itibaren tam kapasiteye çıktıklarını vurguladı.

İlter, geçen yılın STAR için çok önemli olduğuna değinerek, kapasitesi 10 milyon ton olan rafineride 2019’da 7,1 milyon ton ham petrol işlediklerini aktardı.

Bu kapsamda önemli bir başarıya imza attıklarına işaret eden İlter, şunları kaydetti:

“3,5 milyon tona yakın dizel ürettik. Dizel, Türkiye’de akaryakıt ürünlerinde ihtiyaç duyulan en büyük kalemlerden. Bunun yanı sıra 1,2 milyon ton jet yakıtı ve petrokimya sektörünün ham maddesi olan naftayı ürettik. Artık Petkim’in şubat ayından itibaren tüm ham maddesi STAR tarafından karşılanır hale geldi. Bu Petkim’in finansal tablolarına da yansıdı. 2019’da biz hedeflerimizin büyük bir kısmını gerçekleştirdik. Artık 2020’ye bakıyoruz. STAR Rafineri, Türk ekonomisinin ve sektörün önemli bir oyuncusu olarak 2020’den itibaren piyasada rol oynamaya, piyasayı yönlendiren bir kuruluş olmaya devam edecek.”

“Jet yakıtı ithalatı sıfırlanacak”

Rafinerinin çıktılarından birinin de jet yakıtı olduğunu anımsatan İlter, Türkiye’de bu üründe ciddi bir tüketimin olduğunu dile getirdi.

Türkiye’nin doğu ile batı arasında önemli bir köprü olduğuna dikkati çeken İlter, bu kapsamda birçok uzun mesafeli uçuşun da uğrak noktası olduğunu belirtti.

İlter, ülkedeki yolcu sayısının da düzenli olarak arttığını ifade ederek, “Her yıl yaklaşık yüzde 10’luk bir artış söz konusu. Bilhassa İstanbul Havalimanı’nın açılmasıyla Türkiye’deki hava taşımacılığı ciddi bir boyuta ulaştı. Yeni havalimanıyla birlikte Türkiye’de 2019’da yaklaşık 5,3 milyon ton jet yakıtı tüketimi oldu. Bu da tüm zamanların en yüksek rakamı.” diye konuştu.

Bu büyümenin zaman zaman küresel ekonomideki gelişmelerden etkilense de devam edeceğini bildiren İlter, STAR Rafineri’nin yılda 1,5 milyon ton jet yakıtı üretim kapasitesi olduğunu vurguladı.

Türkiye’deki jet yakıtının yaklaşık yüzde 90’ının yerli üretimle elde edildiğini kaydeden İlter, “2019’da 1,2 milyon ton jet yakıtı ürettik ve bunun çok büyük bir kısmını iç piyasa verdik. Bir miktar da ihraç ettik. Bizim STAR Rafineri olarak hedefimiz tüm ürettiğimiz ürünleri Türk ekonomisinin kullanımına sunmak ve Türkiye’nin akaryakıt sektöründeki dış ticaret açığını azaltmak. Tam kapasiteyle çalışıp ürettiğimiz jet yakıtıyla Türkiye’nin bu alanda ithalat yapmasına gerek kalmayacak.” değerlendirmesinde bulundu.

Hedef cari açığı 1,5 milyar dolar azaltmak

Rafineride üretilen ürünlerdeki kükürt oranının sıfır olduğunu dile getiren İlter, bunun piyasada aranılan bir durum olduğunu ifade etti.

İlter, STAR’da 2020’de 10 milyon ton ham petrolü işleme hedeflerinin olduğunun altını çizerek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Geçen yıl içinde STAR Rafineri’de beklediğimiz ciroya ulaştık. Bu cironun önemli bir kısmı iç satışlardan, bir kısmı da ihracattan geldi. 2020’nin ilk iki ayında 1,6 milyon ton ham petrol işledik.

Biz geçtiğimiz yıl 800 milyon dolarlık artı değer ürettik. 2020’de ise 10 milyon ton ham petrol işleyerek minimum 1,5 milyar dolarlık dış ticaret açığını azaltma hedefimiz var. STAR Rafineri’nin kapasitesi olan 10 milyon ton kapasite ile çalıştığımızda ise bizim dış ticaret dengesine 1,5 milyar dolarlık artı katkımız olacak.”

“Ceyhan Polipropilen Üretim Tesisi Teknoloji Lisansör ve Ortaklık Anlaşmaları” imza töreni

İSTANBUL (AA) – Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, "(Ceyhan Polipropilen Üretim Tesisi) 1,4 milyar dolar maliyetle Cumhuriyetimizin 100. yılında hayata geçirilecek tesis, petrokimya alanındaki cari açığımızın kapanmasına yönelik önemli bir endüstriyel yatırım olacak. Tesis devreye girdiği yıl itibarıyla Türkiye'nin polipropilen ithalatının beşte birini üreterek, cari açığımızın kapanmasına 250 milyon dolarlık bir katkıda bulunacak." ifadelerini kullandı.

Dönmez, Ceyhan Endüstri Bölgesi'nin ilk endüstriyel üretim projesi olan "Ceyhan Polipropilen Üretim Tesisi Teknoloji Lisansör ve Ortaklık Anlaşmaları" imza törenine katıldı.

Konuşmasında, Rönesans Holding'in dünyanın önde gelen şirketleriyle birlikte Ceyhan Petrokimya Endüstri Bölgesi’nde kuracağı polipropilen üretim tesisinin Türkiye için önemine işaret eden Dönmez, göreve geldikleri ilk günden itibaren enerjinin her alanında ileri teknoloji üretimi için önemli hamleler gerçekleştirdiklerini söyledi.

Özel sektör ve kamunun uyumu ve sinerjisiyle yerli kaynak üretimi ve enerji teknolojilerinin yerlileştirilmesi noktasında Türkiye Cumhuriyeti tarihinin rekorlarına imza attıklarını belirten Dönmez, şunları kaydetti:

"Yenilenebilir enerjiden madenciliğe, nükleerden yerli kömüre kadar geniş bir skalada Türkiye'nin enerji bağımsızlığını ilmek ilmek dokuyoruz. İnanıyoruz ki, 2023 Türkiye'sinin hikayesi enerji, ekonomik ve teknolojik bağımsızlıkla yazılacak. Bu alandaki gücümüz, kabiliyetimiz ve irademiz geleceğe yön verecek.

Rönesans Holding'in öncülüğünde Ceyhan Petrokimya Endüstri Bölgesi'nde inşaatına başlanacak polipropilen tesisiyle bir hayalimizi daha gerçekleştirecek olmanın, bir hedefimize daha ulaşmanın gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız hem de hükümetimiz konuyu yakından takip ediyor."

– "En çok ithal ettiğimiz petrokimya ürünlerinin başında polipropilen geliyor"

Dönmez, "1,4 milyar dolar maliyetle Cumhuriyetimizin 100. yılında hayata geçirilecek tesis, petrokimya alanındaki cari açığımızın kapanmasına yönelik önemli bir endüstriyel yatırım olacak. Yıllık 450 bin tonluk üretim kapasitesiyle petrokimya alanındaki dışa bağımlılığımızın azalmasında da önemli bir rol oynayacak." ifadelerini kullandı.

Geçen yıl petrokimya ham madde ve plastik ürünler sektöründeki dış ticaret açığının yaklaşık 13 milyar dolar seviyesinde olduğunu anımsatan Dönmez, en çok ithal edilen petrokimya ürünlerinin başında polipropilenin geldiğini aktardı.

Bakan Dönmez, polipropilen ihtiyacının yaklaşık yüzde 90'ının yurt dışından karşılandığına işaret ederek, şu bilgileri verdi:

"Polipropilen, otomotiv başta olmak üzere ambalaj ve etiketleme, tekstil, kırtasiye, tesisat, laboratuvar ekipmanları, inşaat gibi yerli üretim oranını artırmaya çalıştığımız pek çok sektörün de ana ham maddesi.

Yüzde 100 geri dönüştürülebilir bir ürün olması hasebiyle de polipropilen, çevresel sürdürülebilirlik hedeflerimizle de uyuşan önemli bir yatırım olacak inşallah. İnşallah tesis devreye girdiği yıl itibarıyla Türkiye'nin polipropilen ithalatının beşte birini üreterek, cari açığımızın kapanmasına 250 milyon dolarlık bir katkıda bulunacak. Tesis üretiminin büyük bir kısmı iç pazarda kullanılırken, belli bir kısmı da Avrupa pazarlarına ihraç edilecek."

– "Ceyhan Petrokimya Endüstri Bölgesi ile ilgili çalışmalar bütün hızıyla sürüyor"

Ceyhan Petrokimya Endüstri Bölgesi ile ilgili çalışmaların bütün hızıyla sürdüğünü bildiren Dönmez, petrokimya alanında da Ceyhan'ın önemli bir marka haline getirileceğini aktardı.

Dönmez, Ceyhan Petrokimya Endüstri Bölgesi'ne büyük önem verdiklerine dikkati çekerek, şunları söyledi:

"Zaman içerisinde polipropilenin yanı sıra zaman içerisinde yurt dışından ithal ettiğimiz katma değeri yüksek diğer petrokimya üretimleri de gerçekleşecek. Bu süreçte yerli yatırımcılarımızın yanı sıra yabancı yatırımcılarımızın da ilgisi bizleri oldukça mutlu ediyor. Cezayir'in milli enerji şirketi Sonatrach, dünyanın lider mühendislik şirketlerinden Güney Koreli GS E&C bu projede Rönesans'a eşlik edecekler.

Ayrıca projenin teknoloji altyapısının lisansörleri de Amerikan UOP Honeywell ve Hollandalı LyondellBasell olacaklar. Polipropilen tesisinde kullanılacak propan gazının temini için Rönesans ve Sonatrach 2040 yılına kadar uzun vadeli bir anlaşma yaptı. Normalde bu tür tedarikler birkaç yıllık vadelerle gerçekleştirilir ancak burada her iki firmada ham madde tedariki açısından ender rastlanan bir anlaşmaya imza attı."

– "Bütün yatırımcıları Türkiye'nin sunduğu her türlü kolaylık ve ayrıcalıktan faydalanmaya davet ediyoruz"

Bakan Dönmez, dünyada son dönemde artan belirsizlik ortamına rağmen Türkiye'nin yatırımcılar için güvenli bir liman olmaya devam ettiğini kaydetti.

Türkiye enerji piyasasının, sağlam ve dinamik ekonomik altyapısı ve güçlü siyasi istikrar sayesinde yabancı yatırımcıların her zaman gözdesi olduğunu belirten Dönmez, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Yatırımcı dostu ve öngörülebilir bir enerji piyasasıyla her zaman serbest piyasa kuralları içerisinde işleyen güçlü ve güven veren bir altyapı inşa ettik. Bu sayede enerji sektörü hacmi itibariyle Türkiye'nin önde gelen sektörlerinden biri oldu. İnanıyorum ki yatırımcılarımızın bu güveni Türkiye enerji piyasasına girmek ya da operasyonlarını derinleştirmek isteyen diğer yatırımcılar için de önemli bir referans kaynağı olacak.

Türkiye'ye yatırım yapan hiçbir zaman kaybetmedi, kaybetmeyecek. Türkiye'de büyümek ya da Türkiye üzerinden dünyaya açılmak isteyen bütün firmalara kapımız her zaman açık. Her türlü iş birliğine her zaman hazırız. Bütün yatırımcıları da bu güvene ortak olmaya, Türkiye'nin sunduğu her türlü kolaylık ve ayrıcalıktan faydalanmaya davet ediyoruz."

Dönmez, özellikle petrokimya ve rafineri sektöründe Türkiye'nin yatırımcılara, iç pazar büyüklüğü, uygun rekabet ortamı, yeni pazarlara ulaşım kolaylığı, gelişmiş ulaşım altyapısı, kalifiye iş gücü, ham madde ve ara girdilere kolay erişim imkanı gibi pek çok avantaj ve cazip fırsatlar sunduğunu dile getirdi.

Geçtiğimiz yıl STAR Rafinerisi'nin devreye alındığını hatırlatan Dönmez, "Türkiye'nin toplam rafinaj kapasitesini yüzde 33 artıran ve öz yeterliliğimizi sağlama adına önemli bir yatırımdı. Bu yılın Temmuz ayı itibarıyla, son 1 yıllık rafineri üretimimiz toplam 32,7 milyon tona ulaştı. Böylece 2,7 milyar dolar katma değer üreterek bu kaynağın ülkemizde kalmasını sağladık. 2023'e geldiğimizde petrol ürünleri ticaretinde Akdeniz havzasının en önemli ülkelerinden biri olacağız." diye konuştu.