Şuay Alpay

Milli Savunma Bakan Yardımcısı Şuay Alpay:

ELAZIĞ (AA) – Milli Savunma Bakan Yardımcısı Şuay Alpay, “2018 yılı itibariyle dışa bağımlılığını çok büyük oranda azaltmış ve yüzde 65 yerlilik ve millilik oranına ulaşmış güçlü bir Türkiye’den bahsediyoruz.” dedi.

Alpay, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası’nda gerçekleştirilen toplantıda, Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde yer alan İnsansız Hava Aracı (İHA) Bayraktar’ın üretimini gerçekleştiren Bayraktar Holding yöneticileri, akademisyenler ve iş adamlarıyla bir araya geldi.

Burada bir konuşma yapan Alpay, Türkiye’nin uluslararası güçlerin ve terörün oluşturduğu tehditleri ortadan kaldırmak adına büyük bir seferberlik içerisinde olduğunu belirtti.

Arzularının savunma sanayi alanında ülkeyi dışa bağımlılıktan büyük oranda kurtaracak yerli ve milli ürünleri ortaya çıkarmak için gerekli çalışmaları devam ettirmek olduğunu ifade eden Alpay, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hamdolsun Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde Türkiye özellikle savunma sanayi alanında dışa bağımlılıktan büyük oranda kurtulmuş, yerli ve milli ürünlerini ortaya çıkarmış ve ihracat rakamlarını arttırmıştır. Başlatmış olduğu yerli ve milli projelerin büyük bir kısmını Atak helikopteri, Altay tankı, Milgem projesi, fırtına obüsleri, MPT-76 milli piyade tüfeği, İHA’lar gibi savunma sanayi açısından ve milli güvenliğimiz açısından önem arz eden ürünleri envantere almış ve kararlılıkla yoluna devam etmektedir.”

– “Savunma sanayi projelerini 2 milyar dolara taşımış bir Türkiye var”

Alpay, savunma sanayi ve havacılık açısından bir dönüm noktası olan 2004 yılında düzenlenen Savunma Sanayi İcra Komitesi Toplantısı’nda alınan kararla bugün ülkenin yüz akı olan milli ve yerli projelerin başlaması için karar verildiğini dile getirdi.

Ülkenin 2002 yılında Ar-Ge çalışmalarının yok denecek kadar az olduğunu ve sadece 48 milyon dolar Ar-Ge harcaması yapıldığını aktaran Alpay, şöyle konuştu:

“2017 yılı sonu itibariyle Ar-Ge harcamaları 1 milyar 250 milyon civarına ulaşmış bir Türkiye’den bahsediyoruz. 2002-2004 yılları arasında savunma sanayi portföyünde yaklaşık 66 proje var, üstelik büyük oranda dışa bağımlı projeler. Ama 2017 yılının sonunda 604 proje büyüklüğüne ulaştık. Üstelik dışa bağımlılığını çok büyük oranda azaltmış, yerli ve milli projelerle yola devam eden bir Türkiye var. İhracat rakamları açısından 250 milyon dolarla almış olduğu savunma sanayi projelerini 2017 yılı sonu itibariyle yaklaşık 2 milyar dolara taşımış bir Türkiye var. Yine 2002-2004 arasında takriben 6 milyar dolar civarında bir proje büyüklüğüne sahip olan ülke iken 2017 yılı sonu itibariyle yine büyük oranda yerli ve milli, dışa bağımlılıktan kurtulmuş 60 milyar dolar proje büyüklüğüne ulaşmış bir Türkiye’den bahsediyoruz. 2002-2004 yılları arasında yüzde 80’ler oranında dışa bağımlı iken, 2018 yılı itibariyle dışa bağımlılığını çok büyük oranda azaltmış ve yüzde 65 yerlilik ve millilik oranına ulaşmış güçlü bir Türkiye’den bahsediyoruz.”

– “Ürettiğimiz İHA sistemleri TSK’ye çok büyük katkı sağladı”

Bayraktar Holdingin CEO’su emekli Tümgeneral Tayyar Süngü ise bir komutan için en büyük üzüntünün bir askerini şehit vermek olduğunu dile getirdi.

İnsansız hava araçlarının terörle mücadelede operasyonların daha başarılı bir şekilde yürütülmesine büyük katkı sağladığını vurgulayan Süngü, “Yine bir komutan her zaman bir harekatı en az zayiatla tamamlamayı düşünür. Bu anlamda gerçekten bizim ürettiğimiz İHA sistemleri Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) çok büyük katkı sağladı. Zayiatın en minimum düzeyde olmasına büyük katkı sağladı. Bu anlamda eski bir asker olarak gerçekten büyük onur, gurur ve haz duyuyorum.” dedi.

ETSO Başkanı Asilhan Arslan da Elazığ’ın İHA’ların ve SİHA’arın terörle mücadelede kullanımı açısından önemli bir merkez haline geldiğini söyledi.

Üniversite sanayi işbirliği çerçevesinde sivil savunmayla alakalı çok sayıda proje yürütüldüğünü aktaran Arslan, “Patent alınan çok değerli çalışmalar var. Bunların seri üretime dönüştürülmesi için ciddi çalışmalar olacak. Bununla alakalı bir prototip merkezinin de kurulma ihtiyacı bu toplantı sonucunda ortaya çıktı. Biz de bununla alakalı ilimize prototip merkezini kazandırabilme adına çalışmalarımızı devam ettireceğiz.” diye konuştu.

“Savunma sanayi ve ihracatı dünyayla rekabet edebilecek noktada”

TRABZON (AA) – Milli Savunma Bakan Yardımcısı Şuay Alpay, "Bugün savunma sanayi, ihracatı, özgün ürünleri, ekosistemi, ana yüklenicileri, alt yüklenicileri, KOBİ'leri, Ar-Ge kuruluşları, aracı kurumları ve üniversiteleriyle dünyayla rekabet edebilecek noktada, ne istediğini bilen, doğru yol haritası ortaya koymuş olan bir yaklaşımla yoluna kararlılıkla devam eder durumdadır." dedi.

Şuay Alpay, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Trabzon Şubesi ev sahipliğinde, kentteki bir otelde düzenlenen "Yerli ve Milli Savunma Sanayisi" konulu Genel İdare Kurulu Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, savunma sanayisinin önemine işaret etti.

Geçmiş yıllardaki savunma sanayisine değinen Alpay, "2000'li yılların başına gelinceye kadar Türkiye'de savunma sanayi alanında özgün ürünlerin olmadığını, kayda değer hiçbir ciddi faaliyetin bulunmadığını söylemek yanlış olmasa gerek. 2002 milattır, bu sebeple 2004 yılı çok daha önemli, kritik bir tarihtir." diye konuştu.

Alpay, 2002 öncesi ülkenin büyük oranda dışa bağımlı olduğunu belirterek, "2017'nin başında Türkiye büyük oranda yerliye ulaşmış, takriben 600 proje büyüklüğünde bir hacme ulaşmıştır. Rakamları kıyas açısından önemli buluyorum. Milat diye kabul ettiğimiz 2002 yılında proje büyüklüğü, hacim itibarıyla 1 milyar dolar civarında iken 2017'nin başında 6 milyar dolar büyüklüğe ulaşmış bir hacimden bahsediyoruz. Bunlar çok önemli parametreler." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2004 yılında savunma sanayi toplantısında tarihi kararlar aldığını hatırlatan Alpay, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Süreç onun için kritiktir. Bugün savunma sanayi, ihracatı, özgün ürünleri, ekosistemi, ana yüklenicileri, alt yüklenicileri, KOBİ'leri, Ar-Ge kuruluşları, aracı kurumları ve üniversiteleriyle dünyayla rekabet edebilecek noktada, ne istediğini bilen, doğru yol haritası ortaya koymuş olan bir yaklaşımla yoluna kararlılıkla devam eder durumdadır. Evet yapmamız gereken daha çok şey var ama doğru yolda olduğumuzdan hiç tereddüdümüz yok."

Savunma Sanayi Müsteşar Yardımcısı Celal Sami Tüfekçi de bu tarz etkinlikleri önemsediklerine dikkati çekerek, STK'ların bu bakımdan kendileri için önemli olduğunu vurguladı.

MÜSİAD'ın da Türkiye'nin lokomotif STK'larından birisi olduğunu dile getiren Tüfekçi, memlekete daha iyi hizmet etmek adına ne yapılabilir ve neler değiştirilebilir gayreti içerisinde olduklarını aktardı.

– "Hızla ilerleyip güçlendiğimiz için saldırı altındayız"

Tüfekçi, "Türkiye şu anda büyük saldırı altında, sadece savaş alanı, mermiler, roketlerle saldırı altında değil, ekonomik olarak saldırı altında ve kuşatılmış durumdayız. Bunun sebebi aslında bağımsızlık yolunda hızla ilerlememiz ve güçlenmemizdir." değerlendirmesinde bulundu.

Fransa'da savunma sanayi alanında çalışan sayısının 350 bin, Türkiye'de ise 35 bin olduğuna işaret eden Tüfekçi, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Biz proje portföyümüze baktığımız zaman 600'ün üzerinde var dediğimiz projelere baktığımızda Fransa'dan aşağı kalmıyoruz, kendi uydularımızı, uydu fırlatma araçlarımızı yapmaya çalışıyoruz. Bununla ilgili projelerimiz var. Kendi tankımızı, topumuzu, tüfeğimizi, insansız hava araçlarımızı yapıyoruz. Bütün bunları yapan, yapmaya çalışan ülke olarak proje portföyünde Fransa'dan aşağı kalmıyoruz ama çalışan insan sayısı olarak 35 bindeyiz."

Bunun yeterli olmadığını ifade eden Tüfekçi, savunma sanayinde ulaşılmak istenen hedefin yakalanması için nitelikli insan kaynağının önemine dikkati çekti.

MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan ise Türkiye'nin ileri teknoloji ve üretimde gelebileceği en son noktaya MÜSİAD olarak yön vermek istediklerini anlatarak, "Bunu yaparken her sektörün olduğu gibi savunma sektörünün de kendi işleyişi açısından da birtakım sorunları olabiliyor. MÜSİAD olarak bu sorunların çözümü için bu tür organizasyonları yapıyoruz." diye konuştu.

MÜSİAD Trabzon Şube Başkanı Ali Kaan, BMC Power Genel Müdürü Osman Dur ve SAHA İstanbul Başkanı Hasan Büyükdede'nin de konuşma yaptığı programın ikinci oturumu, basına kapalı olarak devam etti.

Milli Savunma Bakan Yardımcısı Alpay:

ELAZIĞ (AA) – Milli Savunma Bakan Yardımcısı Şuay Alpay, "Türkiye hastalıklı FETÖ yapısının bu millete ödettiği ağır bedeli hızla tamir ederek yoluna devam ediyor." dedi.

Alpay, Elazığ Sivil Toplum Kuruluşları Platformu'nun İlim Yayma Cemiyeti Gençlik Merkezi'nde düzenlenen aylık toplantısında, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve iş adamlarıyla bir araya geldi. Alpay, burada yaptığı konuşmada, silah, tank, top, helikopter, İHA, SİHA, uydu sistemleri, roket ve füzeler gibi savunma sanayisiyle alakalı birçok ürünün yerli ve milli imkanlarla üretildiğini söyledi.

Konuşmasında FETÖ'ye değinen Alpay, "Türkiye hastalıklı FETÖ yapısının bu millete ödettiği ağır bedeli hızla tamir ederek yoluna devam ediyor. Türkiye'de sivil toplum gönüllüsü altında bu milletin değerlerine topyekün savaş açan bu milletin değerlerini yok sayan hastalıklı yapılar ortaya çıktı. FETÖ hain yapısı böyle bir örgütlü yapının ürettiği bir problemdi." ifadelerini kullandı.

Elazığ'da savunma sanayisi yatırımlarıyla ilgili olarak bazı önemli görüşmelerin olacağını aktaran Alpay, şöyle devam etti:

"Jandarma Genel Komutanlığı ile Fırat Üniversitesi arasında bir protokol hazırlığı yapılıyor. Bu hazırlığa göre Allah nasip ederse Fırat Üniversitesi bünyesindeki Sivil Havacılık Yüksekokulu'nda eğitim gören gençler hava merkezinin bulunduğu birimlerde staj yapma imkanı bulacak. Bu protokolle burada iyi eğitim alan gençlerimiz hemen istihdam edilecekler."

'Savunma sanayisinde millilik yüzde 65'lerin üzerine çıkmıştır'

ELAZIĞ (AA) – Temasları kapsamında kente gelen Alpay, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odasında (ETSO) düzenlenen toplantıda ETSO Başkanı Asilhan Arslan ile STK temsilcileri ve iş adamlarıyla bir araya geldi.

Alpay, yaptığı konuşmada, savunma sanayisi alanında Türkiye’nin dışa bağımlılıktan kurtulması, yerli ve milli ürünlerin üretilmesi noktasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde büyük bir atılım gerçekleştirildiğini belirtti.

Bugün Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde yer alan silah, tank, top, helikopter, İHA, SİHA, uydu sistemleri, roket ve füzeler gibi savunma sanayisiyle alakalı birçok ürünün yerli ve milli imkanlarla üretilebildiğini ifade eden Alpay, şunları kaydetti:

“Savunma sanayisinde 2002 yılı itibarıyla yüzde 35 civarında olan yerlilik ve millilik oranları, 2017 yılı sonu itibarıyla yüzde 65’lerin üzerine çıkmıştır. Bu, çok kritik bir nokta. Türk Silahlı Kuvvetleri envanterine aldığımız yerli ve milli ürünlerimizle dışarıya bağımlılıktan kurtulduğumuz gibi kısıtlanmadan, ambargoya uğramadan çok büyük işler yapıyoruz. Bunun en önemli somut iki göstergesi Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Operasyonu’dur.”

“Elazığ, önemli bir İHA üs merkezi olacak”

Alpay, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatı’nın başarıyla tamamlanmasının Ortadoğu üzerinde planlanan oyunları altüst ettiği gibi, Türkiye olmaksızın bölgede bir denklem kurulamayacağını da tüm dünyaya gösterdiğini vurguladı.

Operasyonlardaki başarılarda İHA’ların önemli rol üstendiğine işaret eden Alpay, stratejik bakımdan önemli bir konumda olan Elazığ’ın İHA’lar için önemli bir üst merkezi haline gelmesi noktasında adımlar atıldığını kaydetti.

Alpay, sözlerini şöyle tamamladı:

“İkinci yılın sonunda bin civarında subay, astsubay ve uzman erbaş, Elazığ’a konuşlanmış olacak. Nitelikli pilot, pilot yardımcısı, teknik eleman, teknisyen gibi bin civarında rütbeli askeri personelimiz konuşlandırılacak. Elazığ, İHA’lar için bir merkezi üs oluyor. Türkiye’nin gururu ve yüz akı, terörle mücadelede, Fırat Kalkanı Operasyonu’nda ve Afrin’de çok iyi sonuçlar aldığımız Bayraktar İHA’lar ile Elazığ’da bir üs oluşturuldu.

Burası, bütün dünyanın imrenerek bakacağı muhteşem bir üs merkezi haline gelecek. Bir havacılık ve savunma merkezi olacak.”

Muhabir: İsmail Şen