TAGEM

İlk elektrikli traktör bu yıl üretim bandından inecek

ANKARA (AA) – Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar (TAGEM) Genel Müdürü Özkan Kayacan, elektrikli traktör fabrikasının üretim bantlarının kurulması için çalışmaların devam ettiğini belirterek, “Bantlar kurulur kurulmaz üretime başlayacağız. Hedefimiz aslında ağustos sonu eylül başı traktörleri çıkarmaktı, bu süreç belki bir ay sarkabilir ama 2020 içerisinde ilk traktörleri banttan indireceğiz.” dedi.

Kayacan, AA muhabirine video konferans yoluyla yaptığı değerlendirmede, elektrikli traktörle ilgili çalışmalarını anlattı.
Elektrikli traktörle ilgili çalışmaların durmadığının altını çizen Kayacan, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sebebiyle sahadaki çalışmalarda biraz sıkıntı olduğunu ancak yakında bitirileceğini söyledi.

Kayacan, elektrikli traktörün üretimi için Gebze’de fabrika kurulduğunu hatırlatarak, “Elektrikli traktör fabrikanın üretim bantlarının kurulması için çalışma devam ediyor. Bantlar kurulur kurulmaz üretime başlayacağız. Hedefimiz aslında ağustos sonu eylül başı traktörleri çıkarmaktı, bu süreç belki bir ay sarkabilir ama 2020 içerisinde ilk traktörleri banttan indireceğiz Allah izin verirse. Bunun için çalışmalar devam ediyor.” ifadelerini kullandı.

“Talep çok fazla, satışta problem görmüyoruz”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elektrikli traktörü kullandığı günden sonra birçok talep geldiğine işaret eden Kayacan, şunları kaydetti:

“Şu an traktörü satıyoruz desem, bir gecede 1000 tane satılır. Çok fazla talep var çünkü yakıt gerçekten çok büyük maliyet. Biz mevcut yakıt maliyetinin yirmidebiri gibi bir yakıttan bahsediyoruz, bu da herkesi cezbediyor. Talep çok fazla, satışta problem görmüyoruz. Yurt dışında bile alıcılarımız hazır. Traktörü banttan indirdiğimiz gün satış problemimiz yok.”

TAGEM’in elektrikli başka makineler de yaptığını belirten Kayacan, çiftçinin günlük kullandığı makineleri elektrikli hale getirerek girdi maliyetlerini düşüreceklerini sözlerine ekledi

Muhabir: Mustafa Çalkaya

“17. Ulusal Ceviz Çalışma Grubu Toplantısı” başladı

YALOVA (AA) – Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Bahçe Bitkileri Araştırma Daire Başkanı Gökhan Kızılcı, ceviz konusunun Türkiye'de bir başarı hikayesi olduğunu belirterek, "O zamanlar 'Cevizde aşı olur mu, olmaz mı?' diye tartışılırken şu an Türkiye ceviz fidanı üreten, yurt dışına ihraç eden bir konuma geldi." dedi.

TAGEM tarafından düzenlenen "17. Ulusal Ceviz Çalışma Grubu Toplantısı", birçok ilden cevizle ilgili uzmanların katılımıyla Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsünde başladı.

Açılışta konuşan Kızılcı, Türkiye'nin tarımda başarılı bir ülke olduğunu söyledi.

Türkiye'nin tarımsal hasılasıyla Avrupa'da birinci, dünyada da ilk 10 içinde olduğunu aktaran Kızılcı, "Bazı yıllarda, bazı ürünlerde ithalat yapıyor olsak da genel anlamda biz 17 milyar dolar ihracatı olan, aldığımızdan daha çok satan bir ülkeyiz. Tarım alanları yıllar itibarıyla azalmasına rağmen bu üretimi yapabiliyorsak, üretimimiz düşmüyorsa gerçekten bu Türk çiftçisinin başarısıdır." ifadelerini kullandı.

TAGEM'de, üretimi yerli çeşitlerle tohumlarla yapma konusunda irade bulunduğunu vurgulayan Kızılcı, Türkiye'nin İsrail'den tohum satın aldığına yönelik yanlış bir algı olduğunu anlattı.

Gökhan Kızılcı, şunları kaydetti:

"Şu anda Türkiye olarak biz yurt dışına İsrail'e de olsun Hollanda'ya da olsun tohum satan bir ülke konumuna geldik. Yaklaşık 1 milyon tonun üzerinde tohum satışımız var. Özellikle toplantının konusu olan özelde ceviz ama meyvecilik konusunda da son yıllarda çok güzel gelişmeler var. Yurt dışına fidan ihracatımız her geçen yıl artıyor. Tarım adına, gelecek adına mutlu olduğumu söylemek istiyorum. Ceviz konusu Türkiye'de bir başarı hikayesidir. Özellikle bu enstitü (Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü) de ceviz konusunda çalışan ilk kurumdur. O zamanlar 'Cevizde aşı olur mu, olmaz mı?' diye tartışılırken şu an Türkiye ceviz fidanı üreten, yurt dışına ihraç eden bir konuma geldi. Bunda devletin, kamunun, özel sektörün, üniversitenin, hepimizin ortak bir başarısı var."

Yarın sona erecek toplantının açılışına Yalova Valisi Muammer Erol, İl Tarım ve Orman Müdürü Suat Parıldar, Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürü Yılmaz Boz, İl Kültür ve Turizm Müdürü Şeref Tali, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Faruk Uysal katıldı.

Verimi yüksek iki yeni muz çeşidi geliştirildi

MERSİN(AA) – Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğüne (TAGEM) bağlı Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Ar-Ge uzmanları, yaptıkları çalışma sonucunda birim alandan daha yüksek verim elde edilen muz çeşidi geliştirdi.

“Grand Nain” ve “Alata Azman” adıyla tescillenen muz çeşitleriyle dekar başına verim önemli oranda artacak.

Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Davut Keleş, AA muhabirine, enstitüde sebze, meyve, süs bitkileri ve arıcılık konusunda Ar-Ge çalışmalarının yapıldığını söyledi.

Çalışmaların ülke tarımının kalkınmasına büyük katkı sağlayacağını ifade eden Keleş, yapılan son çalışmada yeni muz çeşitlerinin geliştirildiğini anlattı.

Keleş, muzun ülke ekonomisine önemli katkı sunduğunu aktararak, şöyle devam etti:

“Ülkemizde muz üretiminin artırılabilmesi ve yüksek verimli çeşitlerin geliştirilmesi amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığının mali desteğiyle enstitümüz uzmanları ‘Türkiye’de Muz Seleksiyonu ve Karakterizasyonu-1’ ile ‘Türkiye’de Muz Seleksiyonu ve Karakterizasyonu-2’ projelerini başlattı. Projeler kapsamında üstün özellikleri belirlenen iki yeni muz çeşidi geliştirildi. Grand Nain ve Alata Azman adıyla tescili yapılarak sektörün hizmetine sunuldu. Bu çeşitlerden Grand Nain’de özel sektör fide üreticilerine doku kültürü için gerekli olan hastalık ve zararlılardan arındırılmış damızlık materyaller verilerek mavi sertifikalı muz fidesi üretmeleri sağlandı. Alata Azman’da ise çeşit koruma işlemleri yapıldı ve üretim hakkı satışı sektörün hizmetine sunuldu. Yeni çeşit ile dekara 6 ton olan muz verimi 9-10 tona çıkartılmış oldu.”

“Patent hakkı özel sektöre devredildi”

Proje Sorumlusu Dr. Mustafa Ünlü ise muz çeşitliliğini geliştirmek amacıyla önceki yıllarda da çalışmalar yaptıklarını aktardı.

Son projelerinde muzların verim ve kalitelerine baktıklarını dile getiren Ünlü, ” Muz üreticilerimiz halen dekara 6 ton verim elde ederken aynı besleme koşullarında yaklaşık 10 ton verimi olan bir muz çeşidi geliştirildi. Patent hakkı özel sektöre devredildi ve bu yılın sonu itibarıyla da çiftçilerin kullanımına sunulacak. Muz fideleri mavi sertifikalı olarak satılacaktır. Mavi sertifikalı muz fidelerine Tarım ve Orman Bakanlığı destekleme vermektedir.” ifadesini kullandı.

“Türkiye, kuru kayısı üretimi ve ihracatında lider”

MALATYA (AA) – Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürü (TAGEM) Özkan Kayacan, Türkiye'nin dünya kuru kayısı üretiminin yüzde 63'ünü karşıladığını belirterek, "Türkiye, kuru kayısı üretimi ve ihracatında lider." dedi.

Kayacan, Malatya Turgut Özal Üniversitesi ve Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü tarafından düzenlenen "17. Uluslararası Kayısı Islahı ve Kültürü Sempozyumu"nun açılışında, Türkiye'nin 17 milyar dolarlık tarımsal ihracatla önemli bir pozisyonuna sahip olduğunu söyledi.

Türkiye'nin tarımsal hasılada dünyada ilk 10'da, Avrupa'da ise birinci sırada yer aldığını ifade eden Kayacan, şöyle devam etti:

"Ülke olarak 81 milyon nüfusu, 40 milyon turisti ve 5 ile 6 milyon arası göçmeni beslemekteyiz. Ülkemizde bazen yurt dışından ithal etsek de 17 milyar dolarlık tarımsal ihracatımız ile net dış satıcı pozisyonundayız. Ülkemiz dünyada iklimsel özelliklerin avantajlarını kullanan önemli bir meyve üreticisidir. Birçok meyve ülkemizde üretilmektedir. Yılda yaklaşık 21 milyon ton meyve üretimimiz var. Kayısıya bakacak olursak, ülkemiz dünya üretiminin yüzde 70'den fazlasını gerçekleştirmektedir. Dünyada kayısı üreten ülkeler başta ülkemiz olmak üzere Özbekistan, İtalya, İran, Cezayir, Pakistan ve İspanya'dır. Ülkemizde kayısı üretimi 2002'de 315 bin ton iken 2018'de 750 bin tona ulaşmıştır."

Kayacan, Türkiye'de kayısının yüzde 35-40'ının taze olarak tüketildiğini anlatarak, kalan miktarının ise kurutulduğunu ve sanayide kullanıldığını vurguladı.

– "Kükürtleme ve kurutma tesisi sektörün hizmetinde"

Kayısı üretimi ve ihracatına ilişkin rakamları paylaşan Kayacan, şu bilgileri verdi:

"Türkiye, kuru kayısı üretimi ve ihracatında liderdir. Dünya kuru kayısı üretimindeki payımız yaklaşık 63'tür. Son yıllarda taze kayısı ihracatımızda da ciddi artışlar meydana gelmiştir. Toplam yaş ve kuru kayısı ihracatımız 2018'de 164 bin ton olarak gerçekleşmiş ve ülkemize de yaklaşık 300 milyon dolarlık bir döviz girdisi sağlamıştır. Genel müdürlüğümüz, ürün kalitesini artırmaya, birim alandan daha fazla ürün elde etmeye, üreticimizin sahada yaşadığı sorunlara çözüm bulmak amacıyla kendi bünyesinde 48 Ar-Ge enstitüsüyle çalışmalara devam etmektedir. Bu konuda başta kayısı araştırma enstitümüz olmak üzere kayısı ıslahı ve yetiştirme teknikleri konularında çalışmalarımız sürüyor. Genel müdürlüğümüze bağlı enstitülerde şu ana kadar 57 kayısı çeşidi tescillenmiştir. Kuru kayısı ihracatımızda zaman zaman karşılaştığımız kükürt kalıntı problemini ortadan kaldıracak modern kükürtleme ve kurutma ünitesi de Malatya'da sektörün hizmetine sunulmuştur."

– "7 milyon 800 kayısı ağacı var"

Malatya Valisi Aydın Baruş ise kayısının Malatya için önemli bir meyve olduğunu belirterek, "17. yüzyılda hepimizin bildiği gibi Evliya Çelebi'nin Malatya kayısısını anlatırken kullandığı ifadeler o zaman bile bu meyvenin, halkın beslenmesinde ve ticaretinde önemli bir unsur olduğunu vurguluyor. Yüzyıllardır yetiştirdiğimiz bu meyve özellikle son 40 yıla kadar ticari olarak çok bir değer ifade etmemekteydi. Ancak son 40 yılda Malatya'da ki kayısı ağacı ciddi arttı. Bugün yaklaşık 88 bin hektarlık alanda 7 milyon 800 civarında kayısı ağacı olduğunu biliyoruz. Malatya tarım topraklarının yaklaşık yüzde 20'ye yakını kayısı ağaçlarıyla kaplıdır." diye konuştu.

Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut da dünya kayısı üretiminde Türkiye'nin 1972'den bu yana birinci sırada yer aldığını ifade ederek, "Gerek ağaç sayısı ve gerekse yaş ve kuru kayısı üretim miktarıyla Malatya sadece Türkiye'nin değil dünyanın en önemli üretim merkezidir. Malatya'da üretilen yaş kayısının yaklaşık yüzde 95’i kurutularak ihraç edilmektedir. Bu özelliğiyle Dünya kayısı başkenti Malatya'dır." değerlendirmesinde bulundu.

Açılış konuşmalarının ardından çeşitli konularda gerçekleştirilen oturumlara geçildi. 12 ülkeden akademisyenlerin katıldığı sempozyum, 10 Temmuz'da sona erecek.