TARSIM

Seralar için sigorta zamanı

İSTANBUL (AA) – Tarım Sigortaları Havuzu’nca (TARSİM) üreticiler, Tarım ve Orman Bakanlığının Örtü Altı Kayıt Sistemi’ne (ÖKS) kayıt olmaları ya da kayıtlarını güncellemelerinin ardından yetkili sigorta şirketlerinin acenteleri aracılığıyla sera sigortalarını yaptırmaları konusunda uyarıldı.

TARSİM'den yapılan açıklamada, iklim krizinin son zamanlarda dünya gündeminin olduğu kadar Türkiye gündeminin de ilk sıralarında yer aldığı belirtilerek, Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi öncesi yayımlanan raporun endişe verici olduğuna, küresel ısınma işaretleri ve etkilerinin son 5 yılda hızlandığına dikkati çekildi.

Söz konusu etkilerin, açık alan yetiştiriciliği olduğu kadar örtü altı yetiştiriciliğinde de önemli kayıplara yol açtığı vurgulanan açıklamada, bu yılın başında Antalya’da meydana gelen, can ve mal kayıplarına yol açan hortum ve fırtına faciasının unutulmaması, gerekli önlemlerin zamanında alınması ve sigortanın kesinlikle ihmal edilmemesi gerektiği bildirildi.

Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Sera sigortası ile standartlara ve projesine uygun olarak tesis edilmiş seraların içindeki ürünlerle birlikte sera konstrüksiyonu, örtü malzemesi ve içindeki teknik donanımı, dolu, fırtına, hortum, yangın, heyelan, deprem, taşıt çarpması, kar ve dolu ağırlığı ile sel ve su baskını nedeniyle meydana gelebilecek kayıp ve zararlara karşı eksperler tarafından yapılan risk değerlendirmesi sonucuna göre teminat altına alınabiliyor. Seralar ve yüksek tünellere ilave olarak, alçak tünellerin içindeki ürünler ve seralarda üretimi yapılan saksılı süs bitkileri de sigortalanabiliyor.

Sigorta için tek ön koşul, seraların ÖKS'ye kayıtlı olması ve kayıtların güncel olması. Sonrasında poliçeler, yetkili sigorta şirketlerinin acenteleri aracılığıyla üreticimizin primine sağlanan yüzde 50 devlet desteği ile kolaylıkla düzenlenebiliyor. Üreticilerimize bu aşamada tavsiyemiz, bilgilerini acente yetkilisine doğru ve eksiksiz beyan etmeleri, poliçelerini dikkatlice okumaları ve teslim almaları, sigorta süresi, sigorta şartları ile teminat kapsamı gibi bilgileri edinmeleri olacak."

Bursa'da tarım ürünlerine dolu zararı

BURSA (AA) – Bursa'nın Karacabey ilçesinde, dün gece etkili olan dolu, 9 kırsal mahalledeki yaklaşık 10 bin dekar tarım arazisinde zarara yol açtı.

Karacabey Ovası'ndaki Bakırköy, Uluabat ve Harmanlı başta olmak üzere 9 kırsal mahalledeki tarlalarda ekili domates, biber, karpuz, kavun, mısır ve salatalık gibi ürünler büyük ölçüde zarar gördü.

İlçedeki tarım arazilerinde incelemelerde bulunan Bursa İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Ömer Ceylan, gazetecilere yaptığı açıklamada, doludan zarar gören tarlalarda hasar tespitine başladıklarını söyledi.

Ceylan, hasar tespitinin ardından çiftçinin zararının karşılanacağını ifade ederek, "Çiftçimiz hiçbir şekilde mağdur edilmeyecektir. Devletimiz her zaman olduğu gibi yine çiftçimizin yanında olacaktır." diye konuştu.

Karacabey İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürü Cemer Erken de "Arazilerde incelemelerimiz devam ediyor. Şu anki tespitlerimize göre Bakırköy, Uluabat ve Harmanlı başta olmak üzere toplam 9 kırsal mahallemizde ekili alanlar zarar görmüş durumda. Hazırlanacak rapor sonrasında net zarar ortaya çıkacak." değerlendirmesinde bulundu.

– "70-80 bin ton civarında mahsul zarar gördü"

Karacabey Ziraat Odası Başkanı Erhan Erdem de 2014'teki sel felaketinden sonra şimdi de dolu felaketiyle karşı karşıya kaldıklarını belirtti.

Şu ana kadar yapılan incelemelerde Bakırköy, Uluabat ve Harmanlı başta olmak üzere 9 kırsal mahallede yaklaşık 10 bin dekar alanda zararın söz konusu olduğunu kaydeden Erdem, "70-80 bin ton civarında mahsul zarar gördü. Bu zarar çiftçiye çok ağır gelecektir." dedi.

Erdem, miraslı arazilerin Çiftçi Kayıt Sistemi'ne (ÇKS) kayıt olamamasından dolayı çiftçinin TARSİM sigortasını da yaptıramadığını dile getirerek, "Afet dönemlerinde çiftçilerin yanında olunması adına ÇKS'si olmayan ve TARSİM sigortası yaptıramayanların da devletimizin yanında olmasını istiyoruz. Bu noktada sadece Karacabey değil, Mustafakemalpaşa'daki çiftçilerin de çok fazla zarar gördüğüne bizzat giderek şahit oldum. Büyük geçmiş olsun." ifadelerini kullandı.

Bursa'da dolu tarım alanlarına zarar verdi

BURSA (AA) – Bursa'nın İnegöl ilçesinde, etkili olan dolu, tarım arazilerinde zarara yol açtı.

İnegöl Ziraat Odası Başkanı Sezai Çelik, dolunun etkili olduğu kırsal Kozluca, Kulaca, Şipali, Hamzabey ve Tokuş mahallelerinde incelemelerde bulundu.

Çelik, gazetecilere yaptığı açıklamada, dolunun ay çekirdeği, patates, buğday ve pancar ürünlerinde zarara yol açtığını tespit ettiklerini belirterek şöyle konuştu:

"Her sene bazı köylerde dolu zararı yaşanıyor. Bundan bir hafta önce Hocaköy, Deydinler ve Çeltikçi mahalleleri gibi meyveci köylerden hafif bir dolu geçmişti. Dün akşam itibariyle de Şipali, Kozluca ve Hamzabey bölgemizde 10 bin dekarın üzerinde ay çekirdeği, buğday, patates ve pancarda büyük hasara sebep oldu. Bu da yaklaşık olarak 15 milyon liraya tekabül ediyor. Allah beterinden saklasın. Almamız gereken bazı tedbirler var. Ürünlerimizi TARSİM'e kaydettirmemiz gerekiyor."

Kulaca Mahallesi Muhtarı Sedat Seçim de dolu nedeniyle bir yıllık emeklerinin gittiğini aktardı.

500 Bin Anaç Koyun ve 250 Bin Düve projelerinde imzalar atıldı

ANKARA (AA) – Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, 500 Bin Anaç Koyun ve 250 Bin Düve projeleriyle temel amaçlarının, hayvan popülasyonunu artırmak ve et ithalatını önlemek olduğunu belirtti.

Fakıbaba, Bakanlıkta düzenlenen "500 Bin Anaç Koyun ve 250 Bin Düve Projesi Protokol İmza Töreni"ne katıldı.

Protokol, Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Fahrettin Poyraz, Tarım İşletmeleri (TİGEM) Genel Müdürü İsmail Şanlı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın tarafından imzalandı.

Törende konuşan Fakıbaba, hayvancılıktaki hedeflere ulaşmak için anaç hayvan sayısının artırılması gerektiğini vurguladı.

Bu projelerin başlangıç olduğunu dile getiren Fakıbaba, "Çiftçilerimiz Milletin Evinde Cumhurbaşkanımızla Buluşuyor' programında, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın müjdelerini verdiği, '500 Bin Anaç Koyun' ve '250 Bin Düve' projelerini, bugün hayata geçiriyoruz. Bu projelerle hem çiftçilerin geliri artırılacak, hem de tüketicilerin uygun fiyatla kaliteli kırmızı et ve süt tüketimi sağlanmış olacak." diye konuştu.

– "Hayalim kırsal kalkınma"

Fakıbaba, ülke kalkınmasının kırsal kalkınma olmadan gerçekleşmeyeceğine işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Önce kırsalı kalkındırmak zorundayız. Elimden gelmiş olsa, Tarım Bakanlığının adına 'Kırsal Kalkınma Bakanlığı' diye ilave ederim. Köylüyü kırsalda tutmanın yolu sadece para kazanılması değil, insanca yaşama şartlarını orada mutlak sağlamamız lazım. Gencimizin yüzebileceği havuzu, gideceği kütüphanesi, kalacağı güzel konutu olması lazım. Bunlar yavaş yavaş gelecek. Esas hedeflerimizde de bunlar var. Hayalim bu, 10-15 yıl sonra Türkiye'nin kırsalını da böyle görüyorum."

– "Bunlar sosyal proje değil"

Halk arasında "300 koyun projesi" olarak bilinen projeyle, herkese 300 koyun verilecekmiş gibi algı oluştuğuna da işaret eden Fakıbaba, şu değerlendirmede bulundu:

"Daha önce böyle hayvanlar verilmiş ama biz hala et ithal ediyoruz. Mutlaka ve mutlaka bu işi, anlayan arkadaşa vermek zorundayız. Bunlar sosyal proje değil, 'biz verelim de işi olsun, gücü olsun, para kazansın' değil. Bu projelerde amacımız, hayvan popülasyonumuzu artırmak, et ithalatını önlemek. Yoksa gönül ister ki her gelene bir şeyler vermek ama değil. Verildiği zaman da bu insanlar bu işten anlamadığı takdirde iyi niyetle başlıyor, üç ay sonra ya satıyor ya da kesime gönderiyor. Ahırı olacak, ahırda kapasitesi olacak, içinde hayvanı olacak ve biz bunu 300'e tamamlayacağız. İnsanlara puanlama sırasına göre vermek zorundayız."

Fakıbaba, proje kapsamındaki dağıtımı nisan ayında Şanlıurfa'da başlatacaklarını bildirdi.

500 Bin Anaç Koyun Projesine değinen Fakıbaba, "Her sene bunu devam ettireceğiz, ne zamana kadar, ithalat bitene kadar. Her bir yetiştiricimize, 300 başa kadar anaç koyun temin edilecek. Yetiştiricilerimize, 2018 sonuna kadar toplamda 500 bin baş damızlık koyun vermeyi hedefliyoruz." dedi.

– "2 yıl ödemesiz, 7 yıl vadeli kredi"

Fakıbaba, Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığı başlatılan 250 Bin Düve Projesi'nden, tecrübeli ve kapasite açığı bulunan kooperatif üyesi çiftçilerin yararlanacağını belirterek, söz konusu proje kapsamında çiftçilere 100 bin lira kredi kullandırılacağını söyledi.

Bu kredinin yüzde 80'inin düve, yüzde 20'sinin yem tedariki için kullandırılacağına dikkati çeken Fakıbaba, "Adamın cebinde yem alacak parası yok. Onun için bu hayvanı kesime gönderiyorum. Onun için biz önümüzdeki yıl anne adayı olacak kuzuya destek vermeyi düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.

– "Boş ahırları dolduracağız"

Fakıbaba, kredinin ilk 2 yıl ödemesiz, sonraki 5 yıl ödemeli, toplam 7 yıl vadeli olacağının altını çizerek, "7 yılda yaklaşık 1,5 milyon damızlık sığır sayısına ulaşılacak. Böylece işletme kapasitelerin doluluk oranı artırılmış olacaktır. Boş ahırları dolduracağız." dedi.

Projelerde finans kaynağı olarak Ziraat Bankasından kredi kullandırılacağına işaret eden Fakıbaba, üreticilerin kendi hayvanını seçeceğini, hayvanlara Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) sigortası yapılacağını, veterinerlik hizmetleri, aşı ve küpeleme işlemlerinin Bakanlık tarafından ücretsiz karşılanacağını anlattı.

Fakıbaba, bu projelere yenilerini eklemeye devam edeceklerinin kaydetti.

Gazetecilerin, projeler kapsamında verilecek hayvanların ithal edilip edilmeyeceğine yönelik sorusu üzerine Fakıbaba, "Birinci amacımız yurt içinden bunu tedarik etmek ama eğer yurt içindeki arkadaşlar fiyatı yükseltecek olurlarsa, ellerine gelen bu şansı iyi değerlendiremezlerse mecburen ithalata yönelebiliriz." diye konuştu.