TBMM Adalet Komisyonu

TBMM Adalet Komisyonu barolar düzenlemesi için 5 günde 52 saat mesai yaptı

TBMM(AA) – AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç başkanlığında toplanan komisyon, AK Parti ve MHP milletvekillerinin imzasını taşıyan Avukatlık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi için 27. Dönem’de 4 toplantı gerçekleştirdi ve bu birleşimlerde 52 saat çalıştı. Komisyon, 2 Temmuz Perşembe günü başladığı müzakerelerini 6 Temmuz Pazartesi sonlandırdı.

Günlük toplantısının ilkine 16.00’da, diğer toplantılarına ise 14.00’te başlayan komisyon, cumartesi pazar dahil sabahın ilk ışıklarına kadar mesai yaptı.

Kovid-19 tedbirleri kapsamında, daha geniş alana sahip TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen toplantılara, milletvekilleri yoğun ilgi gösterdi. Salonun yetersiz kalması nedeniyle bazı milletvekilleri görüşmeleri pencere kenarlarında oturarak ya da ayakta izledi.

Öte yandan CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, görüşmelerin ilk gününde milletvekili arkadaşlarına, terlediğini ve boğazının ağrıdığını söyledi. Bunun üzerine CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel ve bir grup milletvekili Tanal’ı Kovid-19 testi için Meclis revirine götürdü. Burada ilk kontrolü yapılan Tanal, daha sonra ambulans ile hastaneye götürüldü. Komisyon çalışmalarına devam ederken, Tanal’ın oturduğu koltuk ise dezenfekte edildi. Tanal, daha sonra yaptığı açıklamada, Kovid-19 testinin negatif olduğunu bildirdi.

Toplantının ilk gününde teklifin tümü üzerinde görüşmeler yapılırken, ikinci günkü toplantısında maddeler üzerinde değerlendirmeler başladı. Görüşmelerde milletvekillerinin değerlendirmeleri sonucu 1255 sayfa tutanak kayda geçti.

Adalet Komisyonu Başkanvekili Tunç, toplantı sonunda yaptığı konuşmada, “2 Temmuz Perşembe günü saat 16.00’da başladık, bugün 6 Temmuz Pazartesi saat 03.15. Beş gün 52 saat çalıştık. Mükerrer söz alanlarla beraber 296 konuşmacımızın söz talebini yerine getirdik. 1255 sayfa tutanak tutuldu. Teklifin görüşmelerine katkı sağlayan tüm milletvekillerine, komisyon üyelerine, uzmanlarına, Türkiye Barolar Birliği temsilcisine, katkı sunan herkese teşekkür ediyoruz. Siyasi partilerimizin grup başkanvekilleri komisyon çalışmalarını ilgiyle takip etti.” ifadelerine yer verdi.

Barolara ilişkin kanun teklifi TBMM Adalet Komisyonunda kabul edildi

TBMM (AA) – TBMM Adalet Komisyonunda, AK Parti ve MHP milletvekillerinin imzasını taşıyan Avukatlık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edildi.

Teklife göre, aynı ilde birden fazla baronun bulunması halinde aynı büroda birlikte çalışma ve avukatlık ortaklığı kurma için aynı baroya kayıtlı olma şartı aranmayacak.

Teklifle “avukatlık ortaklığı”, aynı ilde kurulu barolardan herhangi birine kayıtlı birden çok avukatın bu kanuna göre mesleklerini yürütmek için oluşturdukları tüzel kişilik olarak tanımlanacak.

Avukatlar, Türkiye Barolar Birliği (TBB) tarafından şekli belirlenen cübbeyle mahkemelere çıkacak. Avukatlara kılık ve kıyafetle ilgili başkaca bir zorunluluk getirilemeyecek.

Avukatlar hakkındaki davalara temyiz yolu

Aynı ilde birden fazla baronun bulunması halinde adalet dairelerinde barolara ayrılacak yer, TBB’ye tahsis edilecek. Birlik bu yeri, kayıtlı avukat sayısını dikkate alarak, barolara tahsis edecek.

Avukat yazıhaneleri ve konutları ancak mahkeme kararıyla ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet savcısı denetiminde ve kayıtlı olunan baro temsilcisinin katılımı ile aranabilecek.

Avukatların, avukatlık ile TBB ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararlarına temyiz yolu açılacak. Bu kapsamda ilk derece mahkemelerinden verilen 5 yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları da temyiz edilebilecek.

Avukat, kayıtlı olduğu baroya bilgi verecek

Teklifle, denetleme ve şikayetle ilgili meselelerde avukatın bilgi vermek zorunda olduğu baro, kayıtlı olunan baro olarak netleştirilecek.

Denetleme ve şikayetle ilgili meselelerde avukat, meslek sırrını saklama yükümlülüğüne aykırı düşmedikçe, kayıtlı olduğu baro başkanına veya yönetim kuruluna, bunlar tarafından görevlendirilen üyelerden birine bilgi vermek ve istek üzerine dosyaları göndermek, dinlenmek üzere çağırıldığı hallerde baro başkanı, yönetim kurulu veya bu kurul üyelerinden birinin davetine uymak zorunda olacak.

Yazılı zorunluğa uymayan avukat hakkında, kayıtlı olduğu baro yönetim kurulu, 10 bin liradan 100 bin liraya kadar para cezası verebilecek. Bu para cezasına, tebliğinden itibaren 15 gün içinde, kararı veren baronun disiplin kuruluna itiraz edilebilecek.

Mesleğe yeni başlayan avukatların baro keseneği, 5 yıl süreyle yarı oranında alınacak.

Bir ilde birden fazla baronun bulunması halinde avukat o ilde bulunan herhangi bir baronun levhasına kayıt olacak.

Beş binden fazla avukat bulunan illerde, asgari iki bin avukatla baro kurulabilecek

TBMM Adalet Komisyonunda kabul edilen, AK Parti ve MHP milletvekillerinin imzasını taşıyan Avukatlık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi’ne göre, bir avukat, levhasında yazılı bulunduğu baro bölgesi dışında sürekli olarak avukatlık yapar veya disiplin cezası gerektiren bir eylemde bulunursa, bu tespiti yapan baronun yönetim kurulunca bu konuda düzenlenecek tutanak, gereken işlem yapılmak üzere avukatın levhasında yazılı olduğu baroya gönderilecek.

5 binden fazla avukat bulunan illerde asgari 2 bin avukatla bir baro kurulabilecek.

Kuruluş müracaatında, kuruluş talebini içeren dilekçe ile 2 bin avukatın imzasının ve bu avukatların belirlediği 4 kişilik kurucular kurulunun isimlerinin yer aldığı liste TBB’ye verilecek. Birlik, kuruluş işlemlerini yerine getirmek üzere kurucular kurulunu görevlendirecek. Kurucular kurulu en geç 6 ay içinde yeni baronun kuruluşunu tamamlayacak ve TBB’ye bildirecek.

Avukat sayısının 2 binin altına düşmesi halinde TBB, barodan asgari avukat sayısının 6 ay içinde sağlanmasını yazılı olarak isteyecek. Verilen süre içinde eksiklik giderilemezse TBB, baronun tüzel kişiliğine son verecek ve son verme kararı TBB’nin resmi internet sitesinde ilan edilecek.

Tüzel kişiliği sona eren baronun tasfiyesi

Tüzel kişiliği sona eren baroya kayıtlı avukatlar ve stajyerler ilan tarihinden itibaren 15 gün içinde o ilde bir baro varsa o baroya, birden fazla baro varsa diledikleri baroya kaydolacak ve bunların devam eden iş ve işlemleri kaydoldukları baro tarafından yürütülecek. Tüzel kişiliği sona eren baronun tasfiye işlemleri son yönetim kurulu tarafından birliğin denetim ve gözetiminde yapılacak ve kalan mal varlığı TBB’ye geçecek.

Aynı ilde yeni bir baronun kurulması halinde TBB, tüzel kişilik kazanma tarihini esas almak ve birden başlamak suretiyle baroları o ilin adıyla numaralandıracak.

Teklifle, tüm il barolarının genel kurullarının, baroların kuruluş tarihine bakılmaksızın, belirli bir düzen içinde ve aynı tarihlerde yapılması amaçlanıyor. Buna göre, tüm baro genel kurulları son rakamı çift olan yıllarda olmak şartıyla iki yılda bir ekim ayının ilk haftası içinde yapılacak.

Seçim döneminin bitmesinden önce ayrılan baro başkanının yerine baro yönetim kurulu tarafından, kendi üyeleri arasından, kalan süreyi tamamlamak üzere baro başkanı seçilecek.

Her baro, baro başkanı dahil en az dört delegeyle ve beş bin üyesi olan barolar bakımından ayrıca her beş bin üye için ilave bir delegeyle TBB Genel Kurulunda temsil edilecek.

Adli yardım bürosu baroların eşit temsili esas alınarak oluşturulacak

TBB Genel Kurulu baro seçimlerinin yapıldığı yılın aralık ayında, Ankara’da olağan toplantısını yapacak. TBB Yönetim Kurulu doğrudan veya en az 25 baronun yönetim kurullarının yazılı istemi üzerine, Genel Kurulu olağanüstü toplantıya çağıracak ancak olağanüstü toplantıda seçim yapılamayacak.

Birden fazla baronun bulunduğu illerde adli yardım bürosu, baroların eşit olarak temsili esas alınarak oluşturulacak. Büroda görevlendirme, o ildeki avukatlar arasında eşitlik gözetilerek yapılacak. Adli yardım bürosunun oluşturulmasına ve adli yardım hizmetinin yürütülmesine ilişkin usul ve esaslar TBB Yönetim Kurulunca hazırlanan ve Adalet Bakanlığınca onaylanan yönetmelikte gösterilecek.

Aynı ilde birden fazla baronun bulunması halinde kamu kurum ve kuruluşları ile kamu iktisadi teşebbüslerinde görevli olan ancak baroya kaydını yaptırmak istemeyen avukat, durumu hakkında, o ildeki herhangi bir baroya bilgi verebilecek.

Görev sürelerine bakılmaksızın tüm barolarda baro başkanlığı, yönetim, disiplin ve denetleme kurulu üyelikleri ile TBB delege seçimleri 2020 yılı Ekim ayının ilk haftasında; TBB Başkanlığı, yönetim, disiplin ve denetleme kurulu üyelikleri seçimleri ise 2020 yılı Aralık ayı içinde yapılacak.

Birden fazla baro kurulan illerde koruma kurullarına temsilci, hal hakem heyetleri ile il ve ilçe tüketici hakem heyetlerine üye görevlendirilmesi, baroların eşit ve dönüşümlü temsili esas alınarak yapılacak. Bu görevlendirmelere ilişkin esaslar TBB tarafından hazırlanan yönetmelikle belirlenecek.

Görüşmelerden

AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan, komisyonda yaptığı konuşmada, çalışmanın, dünün ya da bugünün çalışması olmadığını belirterek, “Tarihi, sosyolojik, siyasi, hukuki olarak mesleğe özgülenmiş ve Türkiye’yi adeta uluslararası ihtilafların bir çözüm merkezi haline getirecek, demokratik ve etkin baro anlayışını hayata geçirecek bir çalışma olarak yaptık.” dedi.

Yapılan bu çalışmanın bu ülkenin sorunlarını çözmek gayesiyle ince elenip sık dokunan bir kanun teklifi olduğunu, bunu yaparken de tüm tarafların görüşlerinin alındığını belirten Özkan, şunları söyledi:

“Siyasi bir anlayışla, kanunun içeriğiyle ilgili olmayan, teklifin FETÖ teklifi olduğu yönündeki iddiaları tümden reddettiğimizi ifade etmek isterim. Bu teklif, AK Parti ve MHP grupları olarak, beraber hazırlayarak getirdiğimiz bir tekliftir. Türkiye’nin hukuk anlayışına katkı yapacağına yürekten inanıyoruz. Bu anlamda görüş düşünceleriyle teklifin lehinde aleyhinde itirazlarını ileri süren bütün siyasi parti gruplarının temsilcilerine teşekkür ederim.”

MHP Grup Başkanvekili Levent Bülbül de genellikle herkesin birbirini anlamaya çalıştığı bir komisyon süreci olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Bizlerde bu kanuna karşı aleyhte pozisyon alan ne kadar siyasi, parti temsilcileri, komisyon üyeleri varsa onların değerlendirmelerinden bizlerde istifade etmeye çalıştık. İnşallah bu kanun barolarla alakalı olarak avukatlık kanununda önemli bir değişikliğe neden olacaktır. Bu değişiklikleri biz Türkiye’de ifade edilenin aksine, baroların, avukatlık mesleğinin gerektirdiği şekilde, baroları da kuruluş amaçları ve faaliyet alanları çerçevesinde güçlendireceği kanaatindeyiz. Aynı zamanda Türkiye Barolar Birliği yapısının da bu noktada Türkiye’ye çok daha fazla hitap eden bir yapıya, bir zemine kavuşacağı kanaatindeyiz. Çalışmanın biz hayırlar getirmesini umuyoruz. Bu amaçla bu çalışmayı gerçekleştirdik. Başka bir arka planı kesinlikle söz konusu değildir. İnşallah Genel Kurul sürecinde de faydalı geçecek müzakere sürecinden sonra kanun teklifinin yasalaşmasını, memleketimize hayırlar getirmesini umuyorum.”

İkinci yargı paketini içeren kanun teklifi TBMM Adalet Komisyonunda kabul edildi

TBMM (AA) – İkinci yargı paketini içeren Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi, TBMM Adalet Komisyonunda kabul edildi.

Teklifin kabul edilen maddelerine göre, Anayasa Mahkemesinin, ilk derece mahkemesinin kesin nitelikli kararının taraflara tebliğ edilmeden 2 haftalık hak düşürücü sürenin başlatılmasını, hak arama hürriyetine aykırı bularak iptal etmesinin ardından bir düzenleme de yapılıyor.

Buna göre, görevsizlik veya yetkisizlik kararının kesin olması halinde de kararın taraflara tebliğ edilmesi, dosyanın görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine ilişkin 2 haftalık süre, tebliğ tarihinden itibaren başlayacak.

Öngörülen süre içinde dosyanın görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesi için gerekli başvurunun yapılmaması durumunda dava, kanun gereği açılmamış sayılacak. Bu konuda görevsizlik veya yetkisizlik kararı veren mahkemece resen karar verilecek.

Düzenlemeyle, duruşmaların bir kısmının veya tamamının gizli olarak yapılması halleri arasına “yargılama ile ilgili kişilerin korunmaya değer üstün bir menfaatinin bulunması” hali de eklenecek. Bu durumda, duruşmaların bir kısmı veya tamamı gizli yapılacak.

Hakimin reddi nedenlerine, daha önce aynı uyuşmazlıkta arabuluculuk veya uzlaştırmacılık yapmış olma halleri eklenecek. Hakimin reddi talebine ilişkin karar, dosya üzerinden inceleme yapılarak da verilebilecek. Ret nedeni sabit olmasa bile merci bunu muhtemel görürse, ret talebini kabul edebilecek. Ret sebepleri hakkında yemin teklif olunamayacak.

Teklif, davaların gereksiz yere uzamasının önlenmesi ve çelişkinin giderilmesini de amaçlıyor. Hakimin reddine ilişkin merci kararlarına karşı dava konusunun miktar ve değerine göre derhal istinaf kanun yoluna başvurulabilecek.

Hakim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilecek. Bu takdirde hakim, tayin ettiği kesin süreye konu olan işlemi, hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklayacak ve süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarını açıkça tutanağa geçirerek ihtar edecek. Kesin olduğu belirtilmeyen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilecek, bu şekilde verilecek ikinci süre kesin olacak ve yeniden süre tanınmayacak.

Teklif, uygulamada belirsiz alacak davasıyla ilgili görülen sorunlara ilişkin de düzenlemeler içeriyor. Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu, alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi halinde hakim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek 2 haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilecek. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanacak.

Teklif, “Kısmi eda davasının açılabildiği hallerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın var olduğu kabul edilir.” hükmü mevzuattan çıkarıyor.

Teklifle, delil avansının, dava açarken mahkeme veznesine yatırılmasının zorunlu bulunmadığı hükme bağlanıyor.

Devreden ve devralan yargılama giderlerinden sorumlu olacak

Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilecek. Bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilecek.

Davanın açılmasından sonra davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devretmesi halinde davacı isterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralan kişiye karşı davaya devam edecek.

Dava davacı lehine sonuçlanırsa dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olacak. İsterse davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürecek. Davanın açılmasından sonra dava konusu davacı tarafından devredilirse devralan kişi görülen davada davacı yerine geçecek, dava kaldığı yerden devam edecek. Dava davacı aleyhine sonuçlanırsa dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olacak.

Hakim tarafları teşvik edecek

Düzenlemeyle ek cevap verme süresinin hangi andan itibaren başlayacağı da açıklığa kavuşturuluyor. Buna göre ek süre, 2 haftalık cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlayacak.

Mahkeme, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden ve incelemeyi tamamladıktan sonra ön inceleme için bir duruşma günü tespit ederek taraflara bildirecek.

Çıkarılacak davetiyede; duruşma davetiyesine ve sonuçlarına ilişkin diğer hususlar, tarafların sulh için gerekli hazırlığı yapmaları ihtar edilecek. Duruşmaya sadece taraflardan birinin gelmesi ve yargılamaya devam etmek istemesi durumunda gelmeyen tarafın yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemeyeceği, davetiyenin tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içinde tarafların dilekçelerinde gösterdikleri ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları istenecek. Bu hususların verilen sürede yerine getirilmemesi halinde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarına karar verileceği belirtilecek.

Hakim ön inceleme duruşmasında, dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar verebilmek için gerekli görürse tarafları dinleyecek, daha sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit edecek.

Uyuşmazlık konularının tespitinden sonra hakim, tarafları sulh ve arabuluculuğun esasları, süreci ve hukuki sonuçları hakkında aydınlatarak sulhe veya arabuluculuğa teşvik edecek; bu konuda sonuç alınacağı kanaatine varırsa bir defaya mahsus olmak üzere yeni bir duruşma günü tayin edecek.

Yapılan ihtara rağmen dilekçelerinde gösterdikleri belgeleri sunmayan veya belgelerin getirtilmesi için gerekli açıklamayı yapmayan tarafın bu delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilecek.

Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia veya savunmalarını genişletebilecek veya değiştirebilecek. Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ise bunlar yapılamayacak

Taraflar tahkikat ve sözlü yargılama için duruşmaya davet edilecek

Kabul edilen maddelere göre, taraflar, ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra tahkikat ve sözlü yargılama için duruşmaya davet edilecek.

Taraflara gönderilecek davetiyede belirlenen gün ve saatte geçerli bir özrü olmadan mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde duruşmaya yokluklarında devam edileceği ve yapılan işlemlere itiraz edemeyecekleri bildirilecek. Tahkikatın sona erdiği duruşmada kural olarak sözlü yargılamaya geçileceği ancak sözlü yargılama için duruşmanın ertelenmesi halinde ayrıca taraflara davetiye gönderilmeyeceği belirtilecek. Tarafların sözlü yargılama için belirlenen duruşmaya gelmemesi halinde yokluklarında hüküm verileceği hususları da davet yazısında ihtar edilecek.

Ses veya görüntü nakli yoluyla duruşmanın yapılması usulü yeniden düzenlenecek. Mahkeme, taraflardan birinin talebi üzerine talep eden tarafın veya vekilinin, aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden duruşmaya katılmalarına ve usul işlemleri yapabilmelerine karar verebilecek.

Tanık, bilirkişi veya uzman aynı anda ses ve görüntü yoluyla dinlenebilecek

Mahkeme, tarafların rızası olmak kaydıyla; tanığın, bilirkişinin veya uzmanın aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden dinlenilmesine karar verebilecek. Mahkeme, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri dava ve işlerde ilgililerin, aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden dinlenilmesine resen karar verebilecek. Mahkeme, fiili engel veya güvenlik sebebiyle duruşmanın il sınırları içinde başka bir yerde yapılmasına da karar verebilecek. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte belirlenecek.

Islahın zamanı ve şekline ilişkin yapılan değişiklikle ıslah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilecek. Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması halinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilecek. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamayacak.

“Toplu Mahkemelerde Tahkikat” başlıklı yeni düzenlemede dava açılmadan önce veya dava açıldıktan sonra talep edilen delil tespiti, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir gibi geçici hukuki koruma tedbirleri de dahil olmak üzere toplu mahkemenin görevine giren dava ve işlerde tüm yargılama aşamaları heyet tarafından yerine getirilecek ve karara bağlanacak.

Heyet, diğer kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, iş veya davanın özelliğine göre tahkikatın, tahkikat hakimi olarak görevlendirilen bir üye tarafından yapılmasına karar verebilecek.

Tahkikatın heyetçe yürütüldüğü iş veya davalarda mahkeme başkanı, belirli bazı tahkikat işlemlerini yapmak üzere üyelerden birini naip hakim olarak görevlendirebilecek. Mahkeme başkanı, mahkemenin uyumlu, verimli ve düzenli çalışmasını sağlayacak ve bu yolda uygun göreceği önlemleri alacak.

Sözlü yargılama aşaması

Mahkeme, tahkikatın bittiğini bildirdikten sonra aynı duruşmada sözlü yargılama aşamasına geçecek. Duruşma, bu durumda taraflardan birinin talebi üzerine iki haftadan az olmamak üzere ertelenecek. Hazır bulunsun veya bulunmasın sözlü yargılama için taraflara ayrıca davetiye gönderilmeyecek.

Sözlü yargılamada şartları oluşmuşsa taraf tasarruf ilkesi dikkate alınarak Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun, “tarafların duruşmaya gelmemesi, sonuçları ve davanın açılmamış sayılması” başlıklı maddesi uygulanacak.

Okuma yazma bilmediği için imza atamayanların mühür veya bir alet ya da parmak izi kullanarak yapacakları hukuki işlemleri içeren belgelerin senet niteliğini taşıyabilmesi, noterler tarafından düzenleme biçiminde oluşturulmasına bağlı olacak.

Okuma ve yazma bildiği halde imza atamayanların mühür veya bir alet ya da parmak izi kullanmak suretiyle yapacakları hukuki işlemleri içeren belgelerin senet niteliğini taşıyabilmesi, noterler tarafından onaylanmasına veya düzenlenmesine bağlı olacak.

Adi senet, notere veya yetkili memura ibraz edilerek noter ya da yetkili memur tarafından usulüne uygun olarak onaylanmışsa ibraz tarihinde, resmi bir işleme konu olmuşsa işlem tarihinde, imza edenlerden biri ölmüşse ölüm tarihinde, imza edenlerden birinin yeniden imza atmasına fiilen imkan kalmamışsa bu imkansızlığın gerçekleştiği tarihte üçüncü kişiler bakımından hüküm ifade edecek. Adi senedin içeriğinde bahsedilen başka senetlerin tarihleri de ancak son senet tarihinin onaylanmış sayıldığı tarihte üçüncü kişiler hakkında hüküm ifade edecek.

Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilecek. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamayacak. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şart olacak. Belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekecek.

Bilirkişi raporuna itiraz

“Bilirkişi raporuna itiraz”ı düzenleyen maddede yapılan değişikliğe göre, taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde raporda eksik gördükleri hususların bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecek.

Bilirkişi raporuna karşı talebin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkansız olması ya da özel yahut teknik bir çalışmayı gerektirmesi halinde yine bu süre içinde mahkemeye başvuran tarafa, sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilecek.

Keşfin kapsamı mahkeme tarafından belirlenecek. Böylelikle, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümüne yönelik incelemelerin yapılması, uyuşmazlığın çözümüne herhangi bir etkisi olmayan gereksiz incelemelerin yapılmaması ve bu mahiyetteki bilgilerin dosyaya girmemesi sağlanacak. Hakim keşif tutanağına keşif konusu ve mahalliyle ilgili gözlemlerini de yazacak. Düzenleme, keşfi yapan hakimin veya daha sonra dosyayı ele alacak hakim ya da hakimlerin bilirkişi raporunu denetlemesini kolaylaştıracak.

Kanuna eklenen yeni maddeye göre, taraflardan her biri, nihai kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda ek karar verilmesini isteyebilecek. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilecek.

Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilecek. Feragat veya kabul, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi dosya, kanun yolu incelemesine gönderilmeyecek ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verilecek. Feragat veya kabul, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa Yargıtay, temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı feragat veya kabul hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderecek.

Dosya kanun yolu incelemesine gönderilmeyecek

Kabul edilen maddelere göre, sulh, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmeyecek ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince sulh doğrultusunda ek karar verilecek. Sulh, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı sulh hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderecek.

Celse harcı kaldırılacak

Celse harcı yargılama giderleri kapsamından çıkarılacak, yerine başvurma harcı eklenecek. Teklifle istinaf yoluna başvurulabilen kararlar değiştirilerek istinafın kapsamı genişletilecek. Aleyhine ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararı verilen taraf; bu karar yüzüne karşı verilmişse doğrudan istinaf kanun yoluna başvurabilecek, yokluğunda verilmişse öncelikle kararı veren mahkemeye itiraz edebilecek ve itirazın reddi durumunda istinaf kanun yoluna başvurabilecek.

Duruşma yapılmadan karar verilebilecek

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun, “duruşma yapılmadan verilecek kararlar”ı düzenleyen maddesi de değiştiriliyor.

Yargılamada bulunan eksiklikler, duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra başvurunun esastan reddine veya yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilebilecek.

Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması durumunda da duruşma yapılmadan karar alınabilecek.

Duruşma sonunda bölge adliye mahkemesi, istinaf başvurusunu esastan reddetmek veya ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurmak dahil gerekli kararları verebilecek.

Duruşmaya gelinmemesi ve giderlerin ödenmemesi

Duruşmalı olarak incelenen işlerde taraflara çıkartılan davetiyelerde, duruşmada hazır bulunmadıkları takdirde tahkikatın yokluklarında yapılarak karar verileceği hususu ile başvuran tarafa çıkartılacak davetiyede, ayrıca yapılacak tahkikatla ilgili bölge adliye mahkemesince belirlenen gideri, iki haftadan az olmamak üzere verilecek kesin süre içinde avans olarak yatırması gerektiği açıkça belirtilecek.

Belirlenen giderin, verilen kesin süre içinde yatırılmış olması şartıyla taraflar mazeretsiz olarak duruşmaya katılmadıkları takdirde, tahkikat yokluklarında yapılarak karar verilecek. Belirlenen gider, süresi içinde yatırılmadığı takdirde, dosyanın mevcut durumuna göre karar verilecek. Öngörülen tahkikat yapılmaksızın karar verilmesine olanak bulunmayan hallerde başvuru reddedilecek.

Temyizi kabil olmayan kararlar ilk derece mahkemesi tarafından, temyizi kabil olan kararlar ise bölge adliye mahkemesi tarafından resen tebliğe çıkarılacak.

Bölge adliye mahkemesi, başvurunun esastan reddi kararında, ileri sürülen istinaf sebeplerini özetlemek ve ret sebeplerini açıklamak kaydıyla kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermekle yetinebilecek.

Bölge adliye mahkemelerinin duruşma yapılmadan verdiği kararlar, yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisi hakkında aldığı kararlar ile yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararları temyiz edilemeyecek.

İhtiyati tedbir

Esas hakkında yabancı devlet mahkemesinin, hakemin veya hakem kurulunun görevli ve yetkili olması halinde, ihtiyati tedbir istemine konu, bu talebe konu hak veya şeyin bulunduğu yerdeki Türk mahkemelerinden ihtiyati tedbir talep edilecek.

İhtiyati tedbir talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilecek ve bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilecek. Yüzüne karşı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf da kanun yoluna başvurabilecek. Bu başvurular öncelikle incelenecek ve kesin olarak karara bağlanacak.

İhtiyati tedbir kararının uygulanması, bu kararın, tedbir isteyen tarafa bildirilmesi veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilecek. Aksi halde kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi, tedbir kararı kendiliğinden kalkacak.

Esas hakkında dava açıldıktan sonra yapılan itiraz hakkında, bu davaya bakan mahkemece karar verilecek.

İhtiyati tedbir kararı, yetkili yabancı devlet mahkemesi, hakem veya hakem kurulu nezdinde dava açılmasından önce verilmişse, tedbir talep eden, bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren bir ay içinde esas hakkındaki davasını yetkili yabancı devlet mahkemesi, hakem veya hakem kurulu nezdinde açmak ve dava açtığına ilişkin evrakı, kararı uygulayan memura ibrazla dosyaya koydurtmak ve karşılığında bir belge almak zorunda olacak. Aksi halde tedbir kendiliğinden kalkacak.

Tedbir kararına uymayanlara disiplin hapsi

İhtiyati tedbir kararının uygulanmasına ilişkin emre uymayan veya tedbir kararına aykırı davranan kimse, ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikayet edilmesi üzerine, 6 aya kadar disiplin hapsiyle cezalandırılacak.

Görevli ve yetkili mahkeme, esas hakkındaki dava henüz açılmamışsa ihtiyati tedbir kararı veren mahkeme; esas hakkındaki dava açılmışsa bu davanın görüldüğü mahkeme olacak.

Şikayet olunana, şikayet dilekçesiyle birlikte duruşma gün ve saatini bildiren davetiye gönderilecek. Davetiyede, savunma ve delillerini duruşma gününe kadar bildirmesi ve duruşmaya gelmediği takdirde yargılamaya yokluğunda devam olunarak karar verileceği ihtar edilecek. Mahkemeye geldiğinde Ceza Muhakemesi Kanunu’nda belirtilen hakları hatırlatılarak savunması alınacak.

Taraflar, kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde karara itiraz edebilecek. İtiraz merci, bir hafta içinde kararını verecek, itirazı yerinde görürse işin esası hakkında karar verecek. İtiraz üzerine verilen karar kesin olacak. Bu kapsamda verilen disiplin hapsi kararları kesinleşmeden infaz edilemeyecek. Kesinleşen kararların infazı Cumhuriyet başsavcılığınca yapılacak.

Tedbir kararına aykırı davranışın sona ermesi veya tedbir kararının gereğinin yerine getirilmesi ya da şikayetten vazgeçilmesi halinde, dava ve bütün sonuçlarıyla beraber ceza düşecek.

Disiplin hapsine ilişkin karar, kesinleştiği tarihten itibaren 2 yıl geçtikten sonra yerine getirilemeyecek.

Delil tespitinin yapılması

Kabul edilen maddelere göre, delil tespitinin yapılmasından sonra tespit tutanağı ve varsa bilirkişi raporunun bir örneği mahkemece karşı tarafa resen tebliğ olunacak.

Bir tahkim kurumu bünyesinde yapılan tahkim yargılamalarında hakem tarafından verilen karar, hakem veya hakem kurulu başkanına ilave olarak ilgili tahkim kurumu tarafından da taraflara bildirilecek. Kararın aslı, dosyayla mahkemeye gönderilecek, mahkemece saklanacak.

Aksi kararlaştırılmadıkça hakem kararının düzeltilmesi, yorumlanması veya tamamlanmasında ek hakem ücreti ödenmeyecek.

Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında istinaf yolu değil, temyiz ve tashihi karar yolu uygulanacak. Bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı tarihten sonra verilen kararlar hakkında ise istinaf ve temyiz kanun yoluna başvurulabilecek; tashihi karar kanun yolu mülga kılındığı için bu yola başvurulamayacak.

İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilecek ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilecek. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilecek. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceleyecek ve verdiği karar kesin olacak.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun, “Dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi” başlıklı maddesi, idari davalar hakkında da uygulanacak.

Kadastro mahkemesi kararlarına istinaf yolu

Kadastro mahkemesinin veya 30 günlük askı ilan süresinden sonra kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf veya temyize başvurulabilecek.

Ticaret mahkemelerinde tek hakimle görülebilen dava ve işlerin parasal sınırı 300 bin liradan 500 bin liraya çıkarılacak.

Sulh hukuk ve asliye hukuk mahkemeleri ile özel kanunlarla kurulan hukuk mahkemelerinin yargı çevresi, il ve ilçe sınırlarına bakılmaksızın Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hakimler ve Savcılar Kurulunca belirlenebilecek.

Bu yetkiyi yalnızca büyükşehir belediyesi bulunan iller bakımından düzenleyen ikinci fıkra yürürlükten kaldırılacak. Böylece söz konusu yetki, tüm iller için kullanılabilecek.

Sigorta tazminatı

Sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlardan ya da hesaptan talep edilecek tazminat alacağı; alacaklı tarafından, alacaklının kanuni temsilcisi veya kanuni temsilcinin vekalet verdiği avukat, alacaklının vekalet verdiği eşi, çocukları, annesi, babası, kardeşleri veya avukatı aracılığıyla takip edilebilecek.

Takip yetkisi, sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlar ya da hesap nezdinde yapılacak işlemleri kapsayacak. Tazminat alacağı, yalnızca hak sahibine veya avukatına ödenecek ve hiç kimseye devredilemeyecek.

Ticari davalarda uygulanan basit yargılama usulüne ilişkin parasal sınır 100 bin liradan 500 bin liraya çıkarılacak.

Dava şartı olarak arabuluculuk

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a, “Dava şartı olarak arabuluculuk” başlığı eklenecek.

Buna göre, tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olacak.

Tüketici hakem heyetinin görevi kapsamında olan uyuşmazlıklar, tüketici hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar, tüketici işlemi mahiyetinde olan ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklarda, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacak.

Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya tarafların anlaşmaları ya da anlaşamamaları halinde tüketicinin ödemesi gereken arabuluculuk ücreti, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak. Arabuluculuk faaliyeti sonunda açılan davanın tüketici lehine sonuçlanması halinde arabuluculuk ücreti, davalıdan tahsil edilecek ve bütçeye gelir kaydedilecek.

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmayacak.

Sınai Mülkiyet Kanunu’nda değişiklik

Sınai Mülkiyet Kanunu’nda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi olacak.

Bu mahkemeler, Hakimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hakimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulacak. Bu mahkemelerin yargı çevresi, il ve ilçe sınırlarına bakılmaksızın Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenecek.

Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, asliye hukuk mahkemesince; fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, asliye ceza mahkemesince bakılacak.

Madde ihdasları

Öte yandan AK Parti milletvekillerinin önergeleri ile teklife yeni maddeler ihdas edildi.

İhdas edilen maddelere göre, ödeme emrindeki müddet geçtikten ve borçlu itiraz etmiş ise itirazı kaldırıldıktan sonra mal beyanını beklemeksizin alacaklı haciz konmasını isteyebilecek. Ancak, alacaklı dilerse haciz talebinde bulunmaksızın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden, bu sisteme entegre bilişim sistemleri vasıtasıyla borçlunun mal, hak veya alacağını sorgulayabilecek. Sorgulama sonunda Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi, varsa borçlunun mal, hak veya alacağının mahiyeti ve detayı hakkında bilgi verecek ve bu durumda sistem üzerinden de haciz talep edilebilecek.

Sorgulama sonunda edinilen bilgiler hukuka aykırı olarak paylaşılmayacak. Sorgulama ve haciz işlemlerinin yürütülebilmesi için kamu kurum veya kuruluşları ile Bankacılık Kanununda tanımlanan kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ile kendi sistemleri arasında entegrasyonu sağlayacak. Sorgulamanın tür, kapsam ve sınırı ile diğer hususlar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenecek.

Kanun teklifinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle Danıştay tetkik hakimliğine yapılacak atamalarda beş yıllık hizmet süresi şartı aranmayacak.

Muhabir: Alper Atalay

İkinci yargı paketi TBMM Adalet Komisyonunda kabul edildi (4)

TBMM (AA) – Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında istinaf yolu uygulanmayacak, temyiz ve tashihi karar yolu uygulanacak.

İkinci yargı paketini içeren Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi, TBMM Adalet Komisyonu'nda kabul edildi.

Kabul edilen maddelere göre, delil tespitinin yapılmasından sonra tespit tutanağı ve varsa bilirkişi raporunun bir örneği mahkemece karşı tarafa resen tebliğ olunacak.

Bir tahkim kurumu bünyesinde yapılan tahkim yargılamalarında hakem tarafından verilen karar, hakem veya hakem kurulu başkanına ilave olarak ilgili tahkim kurumu tarafından da taraflara bildirilecek. Kararın aslı, dosyayla mahkemeye gönderilecek, mahkemece saklanacak.

Aksi kararlaştırılmadıkça hakem kararının düzeltilmesi, yorumlanması veya tamamlanmasında ek hakem ücreti ödenmeyecek.

Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında istinaf yolu değil, temyiz ve tashihi karar yolu uygulanacak. Bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı tarihten sonra verilen kararlar hakkında ise istinaf ve temyiz kanun yoluna başvurulabilecek; tashihi karar kanun yolu mülga kılındığı için bu yola başvurulamayacak.

İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilecek ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilecek. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilecek. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceleyecek ve verdiği karar kesin olacak.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun, "Dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi" başlıklı maddesi, idari davalar hakkında da uygulanacak.

– Kadastro mahkemesi kararlarına istinaf yolu

Kadastro mahkemesinin veya 30 günlük askı ilan süresinden sonra kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf veya temyize başvurulabilecek.

Ticaret mahkemelerinde tek hakimle görülebilen dava ve işlerin parasal sınırı 300 bin liradan 500 bin liraya çıkarılacak.

Sulh hukuk ve asliye hukuk mahkemeleri ile özel kanunlarla kurulan hukuk mahkemelerinin yargı çevresi, il ve ilçe sınırlarına bakılmaksızın Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hakimler ve Savcılar Kurulunca belirlenebilecek.

Bu yetkiyi yalnızca büyükşehir belediyesi bulunan iller bakımından düzenleyen ikinci fıkra yürürlükten kaldırılacak. Böylece söz konusu yetki, tüm iller için kullanılabilecek.

– Sigorta tazminatı

Sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlardan ya da hesaptan talep edilecek tazminat alacağı; alacaklı tarafından, alacaklının kanuni temsilcisi veya kanuni temsilcinin vekalet verdiği avukat, alacaklının vekalet verdiği eşi, çocukları, annesi, babası, kardeşleri veya avukatı aracılığıyla takip edilebilecek.

Takip yetkisi, sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlar ya da hesap nezdinde yapılacak işlemleri kapsayacak. Tazminat alacağı, yalnızca hak sahibine veya avukatına ödenecek ve hiç kimseye devredilemeyecek.

Ticari davalarda uygulanan basit yargılama usulüne ilişkin parasal sınır 100 bin liradan 500 bin liraya çıkarılacak.

– Dava şartı olarak arabuluculuk

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'a, "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlığı eklenecek.

Buna göre, tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olacak.

Tüketici hakem heyetinin görevi kapsamında olan uyuşmazlıklar, tüketici hakem heyeti kararlarına yapılan itirazlar, tüketici işlemi mahiyetinde olan ve taşınmazın aynından doğan uyuşmazlıklarda, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacak.

Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya tarafların anlaşmaları ya da anlaşamamaları halinde tüketicinin ödemesi gereken arabuluculuk ücreti, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak. Arabuluculuk faaliyeti sonunda açılan davanın tüketici lehine sonuçlanması halinde arabuluculuk ücreti, davalıdan tahsil edilecek ve bütçeye gelir kaydedilecek.

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmayacak.

– Sınai Mülkiyet Kanunu'nda değişiklik

Sınai Mülkiyet Kanunu'nda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi olacak.

Bu mahkemeler, Hakimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hakimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulacak. Bu mahkemelerin yargı çevresi, il ve ilçe sınırlarına bakılmaksızın Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenecek.

Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, asliye hukuk mahkemesince; fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, asliye ceza mahkemesince bakılacak.

– Madde ihdasları

Öte yandan AK Parti milletvekillerinin önergeleri ile teklife yeni maddeler ihdas edildi.

İhdas edilen maddelere göre, ödeme emrindeki müddet geçtikten ve borçlu itiraz etmiş ise itirazı kaldırıldıktan sonra mal beyanını beklemeksizin alacaklı haciz konmasını isteyebilecek. Ancak, alacaklı dilerse haciz talebinde bulunmaksızın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden, bu sisteme entegre bilişim sistemleri vasıtasıyla borçlunun mal, hak veya alacağını sorgulayabilecek. Sorgulama sonunda Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi, varsa borçlunun mal, hak veya alacağının mahiyeti ve detayı hakkında bilgi verecek ve bu durumda sistem üzerinden de haciz talep edilebilecek.

Sorgulama sonunda edinilen bilgiler hukuka aykırı olarak paylaşılmayacak. Sorgulama ve haciz işlemlerinin yürütülebilmesi için kamu kurum veya kuruluşları ile Bankacılık Kanununda tanımlanan kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ile kendi sistemleri arasında entegrasyonu sağlayacak. Sorgulamanın tür, kapsam ve sınırı ile diğer hususlar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenecek.

Kanun teklifinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle Danıştay tetkik hakimliğine yapılacak atamalarda beş yıllık hizmet süresi şartı aranmayacak.

(Bitti)