TBYM

5. İstanbul Fellowship

İSTANBUL (AA) – Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği (TBYM) tarafından düzenlenen "5. İstanbul Fellowship" (Uluslararası Telif Zirvesi) kapsamında, "Yayıncılık Sektöründe ve Kültür Ekonomisinde Kadın Girişimci ve Yöneticilerin Yeri" başlıklı seminer düzenlendi.

TURCA Genel Koordinatörü Esra Ceceli'nin yönettiği seminerde konuşan Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdür Yardımcısı Fatoş Altunç, İstanbul Fellowship'in hem farklı kültürleri hem de iş dünyasından insanları bir araya getirmesi açısından önemli olduğunu söyledi.

Altunç, sınır aşan iş birliklerine fırsat tanıyan etkinliğin, İstanbul'un bir telif merkezi haline getirilmesine ve yayıncılık dünyasının gelişimine de önemli katkılar sunacağını ifade etti.

Kültür endüstrileri konusunun artan ekonomik büyüklükleriyle hem gelişmiş ülkelerin hem de gelişmekte olan ülkelerin dikkatini çekmeye ve ilgi odağı haline gelmeye başladığını belirten Altunç, "Bugün geldiğimiz noktada kültürün, manevi değerini yitirmeksizin bir endüstriye ve ekonomik değere dönüşebileceği artık herkes tarafından kabul edilmiş durumda." değerlendirmesinde bulundu.

Fatoş Altunç, telif hakları kavramının ortaya çıkmasında öncü rol oynayan yayıncılık sektörünün, ortaya koyduğu katma değer ve istihdam açısından da başat sektörler arasında yer aldığını kaydetti.

Yayıncılık sektöründe kadın istihdamının 2017 yılında yüzde 35 iken 2018'de yüzde 44'e yükseldiğini dile getiren Altunç, "Yayıncılık sektöründe kadın istihdamı, erkek istihdamından düşük olmakla birlikte diğer sektörlerle kıyaslandığında oldukça umut verici. Ayrıca yayıncılık sektörünün de dahil olduğu hizmet sektörü, Türkiye'de en çok kadın istihdamına imkan sağlayan sektör." dedi.

Sektörle en çok eser sahiplerini ve yayın evlerini temsil eden meslek birlikleriyle üzerinden temas ettiklerini anlatan Altunç, "Kültür ve Turizm Bakanlığınca yayıncılık sektörünün güçlendirilmesi ve telif hakları sisteminin etkin işleyişinin sağlanması amacıyla son yıllarda sektörle iş birliği içinde pek çok çalışmayı birlikte gerçekleştirdik. Yayıncılık sektör temsilcilerinin bu çalışmalarda bizi sunduğu katkılar ve yapıcı yaklaşımlar başarıya ulaşmamızda büyük rol oynadı." diye konuştu.

– "Kadınların bu endüstrinin omurgasını oluşturuyor"

New York merkezli The Ishmael Tree Yayınevi Temsilcisi Gigi Ishmael, kadınların pek çok alanda yer aldığını, kendisinin de bugünkü konumuna gelinceye kadar uzun bir arka plana sahip olduğunu söyledi.

Yayıncılık dışında farklı alanlarda da çalışmalar yaptığını anlatan Ishmael, "Kadınların bu endüstrinin omurgasını oluşturduğunu insanların görmesi gerekiyor." dedi.

Sektördeki çeşitliliğin önemine dikkati çeken Ishmael, çeşitlilik için daha fazla kitap türüne ihtiyaç olduğunu, insanların sürekli aynı hikayeleri görmek istemediklerini kaydetti.

Asala Publishing Temsilcisi Shereen Kreidieh ise Arap dünyasındaki yazarların çoğunun kadın olduğunu söyledi.

Arap ülkelerindeki yayıncılık faaliyetlerine ve Arap dünyasında yayıncılık yaparken karşılaştıkları zorluklara değinen Kreidieh, "Yazılı olan okulda öğretilen Arap dili, konuşulan Arap dilinden farklı." dedi.

Kreidieh, üretim, tasarım ve editörlük gibi alanlarda toplumun sektörden beklentileri olduğunu, bu açıdan kadın ya da erkek çalışan olmanın fark etmediğini ifade etti.

Arap dünyasında yayıncıların her aşamayı kendilerinin yapması gerektiğini dile getiren Kreidieh, dağıtımcıların, kırtasiye ve kütüphane sahipleri ile yöneticilerinin büyük bir çoğunluğunun da erkek olduğunu söyledi.

– "Gün sonunda son sözü söyleyen bir yöneticiniz var"

Erdem Yayın Grubu Genel Yayın Yönetmeni Melike Günyüz, "Türkiye'de, belki dünyada kadın okurları çıkartırsak, yayınlanacak hiçbir şey kalmıyor. Kadın yayıncıları çıkarırsan içerik üretecek kimse yok." dedi.

Günyüz, yayıncılık sektöründe çalışan kadınların devre dışı bırakılması durumunda yayıncılık sektörün büyük zorluklar çekeceğini ifade ederek, "Bununla ilgili istatistikler yok elimde ama uzun yıllar sektörde olmaktan kaynaklanan gözlemlerime dayanarak şunu iddia ediyorum ki, kadın editörlerimizi çıkarttığımız anda başta çocuk yayınları olmak üzere yayın sektöründe çalışacak içerik üreten kimse yok." şeklinde konuştu.

Türkiye'de çocuk kitabı yayıncılığının daha çok okul endeksli olduğu için içeriği belirleyen ve alan kişilerin öğretmenler, dolayısıyla kadınlar olduğunu kaydeden Günyüz, şunları ekledi:

"Müfredatı, eğitim ve kültür politikalarını belirleyen politikacıların tamamı erkek. İşletmelerde finansı, satış ağlarını elinde tutan sistem de erkek yöneticilerin elinde, dolayısıyla masaya ne kadar içerik getirseniz de gün sonunda son sözü söyleyen bir yöneticiniz var, o yöneticinizi ikna etmeniz gerekiyor. Bu sebeple konular iç içe, meseleyi sadece kadın içerik belirleyiciler olarak ele alırsak evet içeriği kadınlar üretiyor, öte yandan son sözü söyleyen ve ilk sözü söyleyenler var."

Konuşmaların ardından TBYM Başkanı Mustafa Doğru, seminerde konuşma yapan Fatoş Altunç, Gigi Ishmael, Shereen Kreidieh ve Melike Günyüz'e plaket takdim etti.

Seminerin ardından yurt içinden ve dışından programa katılım sağlayan Türk ve yabancı yayıncılar, telif görüşmelerine devam etti.

Türkiye ve dünyadan yayınevi yöneticisi, editör, telif ajansı yetkilisi, yayımcı meslek birlikleri ile sivil toplum kuruluşu temsilcilerini İstanbul'da bir araya getiren program, 5 Mart'ta sona erecek.

“5. İstanbul Fellowship” devam ediyor

İSTANBUL (AA) – Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği (TBYM) tarafından düzenlenen "5. İstanbul Fellowship" (Uluslararası Telif Zirvesi) devam ediyor.

Program kapsamın gerçekleştirilen "Türk Edebiyatı ve Yayıncılığının Uluslararası Yolculuğu" başlıklı semineri Akdem Telif Hakları Ajansı Koordinatörü Muhammed Ağırakça yönetti.

Seminerde konuşan Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu Başkan Vekili Prof. Dr. İskender Pala, yayıncıların İstanbul'da buluşmasının önemine dikkati çekerek, "Bir yazarın sadece kendi kültürüne ait bir bilgi, sanat, estetik, anlayış, medeniyet yazısını, sayfasını kelimesini, cümlesini veya hecesini sadece kendi kültürüyle paylaşması bir şeydir. Ama bir başka kültürle paylaşması çok şeydir." ifadesini kullandı.

Prof. Dr. Pala, bir yazar olarak yayıncıların İstanbul Fellowship'te bulunmasından mutluluk duyduğunu belirterek, "Yurt dışından gelen yayıncılar kendi medeniyetine, kendi kültürüne yansıtacağı değerleri ve o değerler etrafında kendi insanını nasıl yükseltilebileceğini düşünür." dedi.

İstanbul'un hikaye yazmak ve bulmak isteyenler için çok zengin bir şehir olduğunu anlatan Pala, "Ekonomisi, siyasi durumu ve dünya konjonktüründeki yeri itibarıyla Türkiye, bir yazara çok büyük imkanlar sunabilen bir ülke." diye konuştu.

Kitaplarının yabancı dillere tercüme edilmesi sürecinde yaşanan olaylardan örnekler veren Pala, dünyanın pek çok ülkesinde var olan Türk edebiyatının doğru tanınması ve doğru şekilde algılanması ön yargılarının bırakılması gerektiğini vurguladı.

Türkiye'nin doğru tanınması için Türkçe'den daha çok sayıda kitabın tercüme edilmesi gerektiğini dile getiren Pala, "Türkiye'deki pek çok yazarın, hangi fikir ve düşüncede olursa olsun yeni Türkiye'nin sesi olduğunun farkına varın." değerlendirmesinde bulundu.

– "Türkiye artık yayıncılığı sadece kendi içinde döndüren bir ülke değil"

İTO Yönetim Kurulu Üyesi ve YAYFED Yönetim Kurulu Başkanı Münir Üstün de yaklaşık 32 yıldır yayın dünyasının içinde olduğunu, yaklaşık 20 yıldır da kendi markalarıyla Türk kültür, sanat ve edebiyat hayatına hizmet vermeye çalıştıklarını söyledi.

Türkiye'deki çeviri oranlarının pek çok ülkeye göre yüksek olduğunu anımsatan Üstün, "Biz algıları çok açık olan, global dünyayı çok yakından takip eden bir ülkeyiz. Türkiye artık içine kapalı ve yayıncılığı sadece kendi içinde döndüren bir ülke değil. Yayıncılıkta özellikle son 10 yılda yaşanan gelişmeler, inanılmaz bir dönüşüme yol açtı. Yayıncılarımız artık yurt dışına gayet öz güvenli bir şekilde gidiyorlar." diye konuştu.

– "Önemli olanın yurt dışındaki yayıncıların Türkiye'de ne aradıkları"

Basın Yayın Birliği (BYB) Başkanı Emrah Kısakürek ise üçüncü nesil bir yayıncı olduğunu belirterek, "Dedem Necip Fazıl Kısakürek, 1943 yılında Büyük Doğu isminde bir dergi çıkartmaya başlamış. Zamanın fikir ve edebiyat dergisi olarak yayınını 1978 yılına kadar sürdürmüş. Fakat yayınlandığı eserleri, şiirlerini, hikayelerini, fikirlerini kendi yayınevinden yayınlama arzusuyla 1973 yılında Büyük Doğu Yayınları diye bir yayınevi kurmuş, ben de o yayınevinin üçüncü nesil temsilcisiyim." ifadelerini kullandı.

Sadece bir yazarın kitabını satan, dünyaya pazarlamaya çalışan bir yayıncı olduğunu dile getiren Kısakürek, "Buradaki yayıncıların büyük çoğunluğu kendi ellerindekini sizlere anlatmaya çalışıyor." dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da konuşmalarında zaman zaman dedesinin şiirlerini okuduğunu anımsatan Kısakürek, asıl önemli olanın yurt dışındaki yayıncıların Türkiye'deki yayınlar arasında ne aradıkları olduğunu vurguladı.

Londra'da bir yayınevi temsilcisinin kataloğunu inceledikten sonra Necip Fazıl Kısakürek'in 1939-1945 yılları arasında yazdığı makaleleri almak istediğini kaydeden Kısakürek, "Yayıncı, 'İngiltere'de İkinci Dünya Savaşı önemli bir konu. İkinci Dünya Savaşı ile ilgili bir Türk yazar tarafından yazılmış yazılar, bizim kamuoyumuzda dikkat çeker, bununla başlayıp sonra şiirlerini anlatabilirim.' dedi. Bizler evet hikayemizi, romanımızı anlatmak istiyoruz ama sizlerin de ne aradığı bizler için önemli." dedi.

Kültür ve Turizm Bakanlığının 2005'te başlattığı TEDA projesi sayesinde yurt dışında çok daha fazla Türk eserinin yayınlanmaya başladığını söyleyen Kısakürek, 700 farklı yazarın eserinin 61 farklı dile çevrildiğini anlattı.

Kısakürek, Türkiye'deki çağdaş yazarların ilgi görmesinin ardından, yurt dışındaki yayıncıların zamanla Türk edebiyatındaki klasik eserlere de ilgi göstermeye başladığını sözlerine ekledi.

Konuşmaların ardından TBYM Başkanı Mustafa Doğru, seminerde konuşma yapan İskender Pala, Emrah Kısakürek, Münir Üstün ve Muhammed Ağırakça'ya plaket takdim etti.

Ardından yurt içinden ve dışından programa katılım sağlayan Türk ve yabancı yayıncılar, kendilerine ayrılan alana geçerek, telif görüşmelerine başladı.

Türkiye ve dünyadan yayınevi yöneticisi, editör, telif ajansı yetkilisi, yayımcı meslek birlikleri ile sivil toplum kuruluşu temsilcilerini İstanbul'da bir araya getiren program, 5 Mart'ta sona erecek.

“5. İstanbul Fellowship” başladı

İSTANBUL (AA) – Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği (TBYM) tarafından düzenlenen "5. İstanbul Fellowship" (Uluslararası Telif Zirvesi) başladı.

Her yıl telif ve çeviri görüşmeleri yapmak amacıyla yabancı yayımcıları İstanbul'a getiren programın açılışı, Grand Cevahir Otel'de gerçekleştirildi.

TURCA Genel Koordinatörü Esra Ceceli'nin selamlama konuşmasının ardından katılımcılara hitap eden TBYM Başkanı Mustafa Doğru, İstanbul Fellowship'in her yıl hedeflerini büyüterek yayıncılık dünyasının kalbini İstanbul'a taşıdığını söyledi.

Doğru, İstanbul Fellowship'in dünya yayıncıları ile Türk yayıncılarının iş birliğinin artırılması ve İstanbul'un bir telif marketi haline getirilmesi amacıyla ilk kez 2016 yılında düzenlendiğini hatırlattı.

– "İstanbul kitaba, kitap da İstanbul'a çok yakışıyor"

Yayıncıların yüzyıllar boyunca kültür, sanat ve bilimin başkentliğini yapan İstanbul'da buluşmasının önemine işaret eden Doğru, şunların kaydetti:

"İstanbul kitaba, kitap da İstanbul'a çok yakışıyor. 2010 yılında Türk yayıncıları olarak 210 milyon bandrollü kitap üretmiştik, 2019 yılına geldiğimizde ise verilere göre 424 milyon rakamına ulaştık. TBYM olarak bu büyümeye destek olmaya çalışıyoruz."

İstanbul Fellowship için bu yıl 98 ülkeden 620 başvuru aldıklarını belirten Doğru, "Katılımcılarımız bu sene 65 ülkeden 165'i yabancı ve 100'ü yerli olmak üzere 265 yayıncıya ulaştı." diye konuştu.

Doğru, etkinliği düzenlerken her zaman yayıncıların gözüyle, onların istek ve ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmaya çalıştıklarını anlatarak, 3 gün boyunca 3 binden fazla görüşme gerçekleştirilmesinin planlandığını sözlerine ekledi.

– "İstanbul'u hissedin yeter"

Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu Başkan Vekili ve yazar Prof. Dr. İskender Pala, her ülkenin bir yazara sunabileceği ayrıcalıklar bulunduğunu ve her şehrin bir yazar için farklı tecrübeler sunabileceğini söyledi.

İstanbul'un yazarlar için büyük bir ilham kaynağı olduğunu anlatan Pala, "Sizler bugün İstanbul üzerine yazılmış kitapları konuşurken, aslında bu ilhamları kendi medeniyetinize ve kültürünüze taşımak üzere buradasınız." dedi.

İstanbul'un edebiyat dünyası ve yazarlar için ifade ettiği öneme değinen Pala, "İstanbul'a geldiniz, şüphesiz işleriniz var, anlaşmalar, görüşmeler yapacaksınız. Bütün bunların arasında bu şehir size birazcık kendini hissettirirse, ışıklar ve kubbelerin şiirler ve hayallerin, aşıklar ve aşkların, renk renk, desen desen, ışık ışık, boy boy, kelime kelime size göz kırptığını görürseniz o zaman işlerinizi bırakın bir kenara ve bu şehri hissedin, hissedin yeter." şeklinde konuştu.

– "Türkiye kültürel anlamda büyük hamleleri gerçekleştirmiş bir ülke"

İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Coşkun Yılmaz, İstanbul'un tarihi sürekliliği, derinliği, etkinliği ve merkezi konumu itibarıyla dünyada rakibi olmayan bir şehir olduğunu belirterek, "Özellikle buhranlı zamanlarda insanlığın umudu ve mazlumların sığınağı olmuş bu şehirde böylesine uluslararası bir kültürel etkinliğin gerçekleşmiş olmasını son derece önemli ve anlamlı buluyorum." ifadesini kullandı.

Yılmaz, hem Türkiye'de hem de dünyada bilgi, kültür ve fikir üzerinden sağlıklı bir iletişim kurulması için gerçekleştirilen faaliyetleri desteklediklerini anlattı.

"Türkiye son yıllarda kültürel anlamda büyük hamleleri gerçekleştirmiş bir ülkedir." diyen Yılmaz, yayınlardan KDV'nin kaldırılması ve millet kıraathanelerin açılması gibi gelişmelere değindi.

İstanbul Fellowship'in Türk fikir tarihi, edebiyatı, düşüncesi ve bilimsel gelişmesinin dünyaya açılımı açısından büyük bir hamle olduğunun altını çizen Yılmaz, emek veren ve destekleyen kurum ve kuruluşlara teşekkür etti.

Yılmaz, Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak insanlığın yararına olan bütün kültür ve sanat faaliyetlerini, Türk yazar ve yayıncılar arasındaki ilişkilerin gelişmesine katkı sağlayan projeleri desteklemeye devam edeceklerini söyledi.

– "Kültür ekonomisinin öneminin bilincindeyiz"

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkan Yardımcısı İsrafil Kuralay, "dünya incisi" olarak tanımladığı İstanbul'da konukları ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

İstanbul Fellowship'in tüm dünyadan yayıncıları bir araya getirdiğini belirten Kuralay, "İstiyoruz ki İstanbul dünya telif pazarının üssü olsun. Bu konuda İTO olarak her türlü desteği vereceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Kültür ekonomisinin dünyadaki hacminin 2,5 trilyon dolara ulaştığını ve 30 milyondan fazla istihdam sağladığını anımsatan Kuralay, "Biz kültür ekonomisinin bir ülke ve bir şehir için ne kadar önemli olduğunun bilincindeyiz." ifadesini kullandı.

İTO'nun 130 yılda 3 binden fazla esere imza attığını, hem yayıncıları temsil ettiğini hem de yayıncı bir kuruluş olduğunu söyleyen Kuralay, "Hem Türk yayıncılığının önemli eserlerinin dünyaya tanıtılmasına hem de telif alışverişinin gerçekleştirilmesine katkı sağlayan çok önemli bir ekonomik etkinliğe imza atıyoruz." diye konuştu.

Açılışa İstanbul Vali Yardımcısı Hülya Kaya, Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Müdürü Rıdvan Duran, Basın Yayın Birliği (BYB) Başkanı Emrah Kısakürek, İTO Yönetim Kurulu Üyesi ve YAYFED Yönetim Kurulu Başkanı Münir Üstün, Akdem Telif Hakları Ajansı Koordinatörü Muhammed Ağırakça'nın yanı sıra yurt içinden ve dışından çok sayıda yayımcı, telif ajansı, yayımcı meslek birliği ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi de katıldı.

– İstanbul Fellowship

İstanbul'u yayımcılık dünyasının merkezi haline getirmeyi amaçlayan program, İstanbul'u bir telif merkezi haline getirmenin yanında Türk edebiyatının dünyaya tanıtılmasını amaçlıyor.

Bu yıl beşincisi düzenlenen İstanbul Fellowship kapsamında ayrıca "Türk Edebiyatı ve Yolculuğunun Uluslararası Yolculuğu" ve "Yayıncılık Sektöründe Kadın Girişimci ve Yöneticilerin Yeri" konuları ele alınacak.

Türk ve yabancı yayımcıların 3 gün boyunca telif görüşmeleri yapma imkanı bulacağı etkinlik 5 Mart'ta sona erecek.

“Uluslararası İstanbul Profesyonel Yayımcı Buluşmaları” sona erdi

İSTANBUL (AA) – Çeşitli ülkelerden çok sayıda yayıncının bir araya geldiği "Uluslararası İstanbul Profesyonel Yayımcı Buluşmaları" sona erdi.

Pozitif Fuarcılık ve Basın Yayın Birliği'nce düzenlenen ve Anadolu Ajansı'nın (AA) global iletişim ortağı olduğu, "CNR 5. Uluslararası Kitap Fuarı" kapsamındaki programda, uluslararası yayıncılar 3 gün boyunca telif anlaşmaları yaptı.

Etkinlik, Türkiye Basım Yayın Meslek Birliği (TBYM) öncülüğünde, Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Valiliği, İstanbul Kalkınma Ajansı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Ticaret Odası, Basın ve Yayın Derneği destekleriyle gerçekleştirildi.

Programa ilişkin AA muhabirine açıklamada bulunan TBYM Başkanı Tayfur Esen, uluslararası literatürde "Fellowship" adı altında düzenlenen programın 3 yıldır devam ettiğini söyledi.

Esen, bu yıl buluşmalara 300'ün üzerinde uluslararası yayıncının başvuru yaptığını belirterek, "Biz başvurular içerisinde bir seçme yapmak zorunda kaldık ve 65 ülkeden 122 yayıncı İstanbul Profesyonel Yayımcı Buluşmaları'na katıldı." dedi.

– Program kapsamında 2 bin telif görüşmesi yapıldı

Türkiye'de özellikle İstanbul'un yakın bir zamanda telif marketi olacağına dikkati çeken Esen, şöyle devam etti:

"Türkiye'ye gelen yayıncılar daha önce gittikleri fellowshiplerle kıyaslama yaptıklarında, burada çok daha sıcak bir ilginin olduğunu, verimli sonuçlar elde ettiklerini ifade ettiler. 65 ülkenin içerisinde özellikle 2 ülke çok ciddi taleplerinin olması nedeniyle öne çıkmıştı. Bunlardan birisi Endonezya, bir diğeri ise Brezilya idi. 30'ya yakın yayıncı bu ülkelerden müracaat etmişti. Biz de onlardan 4'er yayıncı kabul edebilmiştik. Bu yayıncılar ise bu program kapsamında yaklaşık 2 bin randevu görüşmesi gerçekleştirdiler."

Esen, bu yılki telif alışverişlerinin verimli geçtiğini aktararak, "Türkiye, İstanbul artık bu işi yapan bir ülke ve şehir olarak diğer telif marketi aktörleri ile beraber sahada var olacak ve yayıncılar adına İstanbul telif marketi de bir fırsat olacaktır. Bu fırsatı dünya yayıncılarının değerlendireceği kanaatindeyiz." diye konuştu.

Bir sonraki organizasyon adına daha çok umutlu olduklarını dile getiren Esen, "Bu programda maddi destekleri olan kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyoruz. Türkiye stratejik, kültürel ve ticari yeni bir organizasyona imza attı, biz buna inanıyoruz." ifadelerini kullandı.