Teknoloji Bağımlılığı

Komisyon 'teknoloji bağımlısı' çocuk ve gençleri de dinleyecek

ANKARA(AA) – Bilişim teknolojileri bağımlılığının zararlarının önlenmesi, bu teknolojilerin kontrollü kullanımının sağlanması için gerekli önlemlerin alınması amacıyla kurulan Meclis Teknoloji Bağımlılığını Araştırma Komisyonunun Başkanı, AK Parti Eskişehir Milletvekili Nabi Avcı, komisyon çalışmalarına ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Bağımlılıkla mücadele alanında kamu ve özel sektörde yapılan çok güzel çalışmalar olduğunu işaret eden Avcı, ancak başka paydaşlar tarafından bilinmediğini belirtti. Avcı, “Çok güzel işler yapıyorlar ama birbirlerinin yaptıklarından haberdar değil. Bu tekerrüre yol açıyor. Bu da kamuoyunun sağlıklı bilgilendirilmesini zorlaştırıyor.” dedi.

Avcı, komisyonun en büyük katkılarının, gerek kamunun gerek sivil toplumun yaptığı çalışmaların birbiriyle irtibatlandırılması ve bu birliktelikten sinerji üretilmesi olacağını dile getirdi. Avcı, medyanın bu konulara yakın ilgi göstermesinin bu sinerjinin doğmasında çok önemli bir rol oynayacağını söyledi.

Çalıştaylar düzenlenecek

Avcı, komisyonun azami sayıda uzman ve yetkiliyi dinledikten sonra bağımlılıkla mücadele alanının alt başlıklarını, belli sorun alanlarının yüz yüze tartışılmasını sağlamak amacıyla çalıştaylar düzenleyeceklerini bildirdi. Nabi Avcı, verimli sayıda katılımcıyla çalışma grupları oluşturacaklarını ifade ederek, “Orada aynı konuda farklı çalışmalar yapan veya farklı düşünen uzmanların tartışmalarını, olabildiğince görüş alışverişinde bulunmalarını sağlayacağız. Sonra nihai raporumuzu yazacağız.” dedi.

Teknoloji bağımlısı gençler dinlenecek

Komisyona gençlerin, çocukların davet edilip edilmeyeceği sorusu üzerine Avcı, gençlerin, hedef kitlenin mutlaka katılması gerektiğini söyledi.

Avcı, bakanlığı döneminde Milli Eğitim Bakanlığında ders kitaplarının hazırlanması süreciyle Talim Terbiye Kurulundan ilk brifingi aldığında, “Ders kitabı hazırlıyoruz, kimlerle konuşuyoruz; öğretmenlerle, konunun uzmanlarıyla konuşuyoruz peki okuyacak çocuklar nerede? Bu kitapların hedef kitlesi çocuklar, gençler nerede?” dediğini, bunun o zamana kadar düşünülmediğini gördüğünü anlattı.

Avcı, şunları kaydetti:

“Biz burada birbirimizi dinleyeceğiz ama asıl konunun muhatabı olan, asıl bizim derdimiz olan çocukları, gençleri dinlememiz gerekir. Çocukların ve gençlerin mahremiyetine, özel hayatına müdahale anlamına gelecek durumlara yol açmamak için, onları nasıl dinleyeceğimizi de yine uzmanlara danışarak kararlaştıracağız. Belli konularda konuşurken insanlar kimliklerinin bilinmesini istemezler, o kimlikle tanınmak istemezler veya hem kendileri hem aileleri bakımından bu sıkıntı olabilir.

Özlük haklarına, temel haklarına riayet ederek hangi ortamda, nasıl dinlememiz gerektiğini uzmanlarla konuştuktan sonra onları da dinleyeceğiz.”

Dijital bağımlılığı ölçen program geliştirdi

SİVAS (AA) – Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği (DİBAMDER) Genel Başkanı ve Cumhuriyet Üniversitesi (CÜ) Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tuncay Dilci, üç yıllık bir çalışma sonucu 45 soruda bireyin dijital bağımlığını ölçen "Dijitanalist" adlı programa imza attı.

Dilci, CÜ Mihmandar Oteli'nde düzenlediği basın toplantısında, geliştirdiği programın online sistem üzerinden işlediğini, kişisel bilgiler girildikten sonra yaklaşık 10 dakikada 45 soruya cevap verilebildiğini ifade etti.

Çeşitli sosyal medya programlarına yönelik sorulara cevap veren kişinin, dijital bağımlı olup olmadığını öğrenebildiğini dile getiren Dilci, programın, dijital bağımlı çıkan kişilere çeşitli önerilerde bulunduğunu belirtti.

Dilci, dijital bağımlılığın yeni bir nesil ortaya koyma aşamasında olduğuna dikkati çekerek, "Yeni çağa adını vereceğimiz 'dijitalizm' diye tanımladığımız ve yine 'sanalizm' olarak da ifade edeceğimiz insan davranışları ve onların karakteristikleri üzerine etki edecek yeni bir akımla karşı karşıyayız. Bugün bu içinde bulunduğumuz dijitalizm döneminin yeni bir nesil ortaya koyma aşamasında olduğunu biliyoruz." dedi.

– "Her şeyimiz sanallaştı"

Son 7 yıldır dijital bağımlılık üzerine çeşitli çalışmalar yürüttüklerini vurgulayan Dilci, şunları kaydetti:

"Dijilist diyeceğimiz sadece ve sadece dijital nesneler üzerinden hayatı yorumlayan, hayatı yaşayan ve bunlar üzerinden zevk ve algı biçimlerini şekillendiren bir nesille karşı karşıyayız. Bu neslin sağlıklı bir sonuca ve yine gerçek temelli bir yaşam biçimine geçebilmesi için birtakım önlemleri almak durumundayız. Bizim şu an içerisinde bulunduğumuz sıkıntı, hayatımızın her anında dijital nesneler olmazsa olmazmış gibi hareket ediyor olmamızdır. Gözlerimizdeki yaşlar bile kurudu, yüzümüzdeki renk değişti. Artık algı biçimimiz farklılaştı, kısacası her şeyimiz sanallaştı.”

– Bağımlılığı 10 dakikada analiz ediyor

Dilci, dijital bağımlılıkla mücadele adına üç yıldır üzerinde çalıştıkları projenin meyvelerini almaya başladıklarını aktararak, şöyle devam etti:

"Bu çalışma Türkiye'de ve dünyada bir ilk. Bunun adı dijitanalist tekniğidir. Bireyin bilinçaltının dijital bağımlılık eğilimlerini analiz etme tekniğidir. Online sistem üzerinden 10 dakika gibi kısa bir sürede bireyin kendisiyle ilgili dijital yaşam analizi raporunu alması mümkündür. Bu şekilde neden-sonuç ilişkisi içerisinde algoritmik bir sistemi sunan herhangi bir buluş söz konusu değildir. Cumhuriyet Üniversitesi ve ekibim olarak bu konuda yaptığımız üç yıllık çalışmada, dijital kavramını, her şeyden önce bir çatı olarak gördük. Birçok dijital kavramı etrafında toplayarak her şeyden önce ilişkisini, yaşam temelini ele aldık. Zira cep telefonunu bırakan bir kişi televizyonla devam ediyor, televizyonu bırakan bir kişi internetle devam ediyor."

Geliştirdikleri programla ilgili patent başvurusunu yaptıklarını aktaran Dilci, çıkan sonuçlara ilişkin ilgili bireye özgü bir rapor sunduklarını da sözlerine ekledi.

Ebeveynlere internette 'güvenlik ayarı' uyarısı

ANKARA (AA) – İletişim Uzmanı ve Sosyal Medya Danışmanı Nurhan Demirel, ebeveynlerin çocukların internette arama motorlarından ulaşabileceği zararlı içerikler konusunda dikkatli olması gerektiğini belirterek, “Çocukların rahatsız edici içeriklere maruz kalmaması için arama motorlarının gerekli güvenlik ayarları ve filtreleri yapılmalı.” dedi.

Demirel, AA muhabirine, arama motorlarındaki güvenlik risklerine ilişkin değerlendirmede bulundu.

Arama sonuçlarının her zaman istenilen ve ihtiyaç duyulan bilgiyi getirmediğine dikkati çeken Demirel, art niyetli kişilerce aramaların manipüle edilerek, internet kullanıcılarının yanıltıcı ve uygunsuz sitelere yönlendirilebildiğini söyledi. Demirel, “Yalan ve gerçeği yansıtmayan haberler, arama sonuçlarında üst sıralarda listelenebiliyor. Çocuklar, şiddet ve uygunsuz içerikler barındıran, yasal olmayan internet sitelerine yönlendirilebiliyor.” diye konuştu.

“Uygunsuz içerikli çizgi filmlere dikkat”

Arama motorlarının, çocuklar için sakıncalı içeriğe ulaşma konusunda riskler taşıdığına işaret eden Demirel, son zamanlarda uygunsuz içerikli çizgi filmlerin, arama motoru sonuçlarında çocukların karşısına çıktığını vurguladı.

Demirel, çocukların arama motorlarından ulaşabileceği içeriklere karşı ebeveynlerin çok dikkatli olması gerektiği uyarısında bulunarak, “Çocukların rahatsız edici içeriklere maruz kalmaması için arama motorlarının gerekli güvenlik ayarları ve filtreleri yapılmalı.” ifadesini kullandı.

Filtrelenmiş arama sonuçlarında çocukların yaşlarına uygun olmayan içeriklerin görünmediğini belirten Demirel, şöyle konuştu:

“Bütün arama motorları gerekli ayarları yapmanıza olanak verir. Bu ayarlar yapılmadığı takdirde çocuklar arama sonuçlarının yönlendirdiği sitelere girerek, reklamlar aracılığıyla şiddet içerikli oyunlara ve uygunsuz sitelere yönlendirilebilir. Diğer taraftan, internet sağlayıcılar her ne kadar rahatsız edici içerikleri önlemeye yönelik filtreler ve kontrol yazılımları sunsalar da çoğu zaman bu çözümler etkili olmayabiliyor.”

“İnternet bilgi çöplüğü”

Siberzorbalik.org’un SEO Uzmanı Ali Değişmiş de her web sitesinin daha çok kitleye ulaşmaya çalıştığını, bu nedenle doğru bilgi vermekten uzaklaşıp internette bir bilgi çöplüğü oluşturduğunu söyledi.

İnternetteki veri kirliliğinin bilgiye ulaşmayı zorlaştırdığını belirten Değişmiş, şunları kaydetti:

“Web sitelerinin isimlerini ve adreslerini bile ezberlemekten imtina ediyoruz. Arama motoruna kredi yazdığımızda banka web sitesi yerine tefeciye ait bir web sitesini ziyaret edebiliyoruz ya da bankaya borç ödemek için farkında olmadan kart bilgilerimizi kopyalayan bir siteye yönlendirilmiş olabiliyoruz. Bunu sadece ‘Kart bilgisi paylaşmak sakıncalıdır’ diye görmemeliyiz ve her türlü bilgi manipülasyonuna açık olduğumuzun farkında olmalıyız. Bu durum bize arama motorlarının aslında amacına uygun kullanıldığı zamanlarda çok faydalı olduğu kadar, amaç dışına çıkarılmaya da o kadar müsait olduğunu gösteriyor.”

Teknoloji bağımlılığını geleneksel oyunlarla yenecekler

DÜZCE (AA) – Düzce'nin Çilimli ilçesinde "Ekran başında değil doğada ol" projesi kapsamında, çağın hastalığı olarak nitelendirilen teknoloji bağımlılığından kurtarmak amacıyla çocukların yumurta taşıma, halat çekme, mendil kapmaca ve çuval yarışı gibi geleneksel oyunlarla zaman geçirmeleri sağlanıyor.

Çilimli Kaymakamlığı, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Çilimli Anaokulu tarafından yürütülen projeye, Düzce Üniversitesi Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği öğrencileri de destek sağlıyor.

Proje kapsamında ilk etapta 50 minik öğrencinin ailelerinin de katıldığı doğa kampları gerçekleştirildi.

Proje kapsamında ailelere, teknolojinin, yaşam ve çalışma koşullarını olduğu kadar çocukların oyun şekillerini de değiştirdiği anlatılıyor. Eskiden sokaklarda koşup zıplayan küçük yaştakilerin, artık evlerinde saatlerce bilgisayar başında ya da ellerinde tabletlerle oturup beden gücü harcamadan oyun oynadığına işaret edilerek sokakta oynanan ve artık "geleneksel" olarak tanımlanan oyunların, eğitim ve kişilik üzerindeki olumlu etkilerine de dikkat çekiliyor.

Ayrıca proje kapsamında doğada çocuklara körebe, çelik çomak, saklambaç, sandalye kapmaca, şişe devirme, çatlak patlak, birdirbir, istop, çuval yarışı, aç kapıyı bezirganbaşı, yumurta taşıma, mendil kapmaca ve halat çekme gibi oyunlar dönüşümlü şekilde oynatılarak grup halinde hareket edebilme, takım olma, dostluk ve arkadaşlık ile el becerilerinin gelişmesi sağlanmaya çalışılıyor.

– "Bağımlılığı önlemeye çalışıyoruz"

Proje sorumlularından öğretmen Safiye Şen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, projenin tam amacının teknoloji bağımlılığının önüne geçmek olduğunu fakat bunun yanında da geleneklere sahip çıkılıp doğa sevgisi de aşılanmak istendiğini söyledi.

Unutulmuş ve artık geleneksel olarak adlandırılan oyunlarla çocukların motivasyonunu sağlamayı amaçladıklarını vurgulayan Şen, "Geleneksel ve bizlerin büyüdüğü sandalye kapmaca, şişe çevirmece, saklambaç gibi birçok oyun ile yön bulma becerisi takım olma ve bunun gibi birçok kavramı çocuklara aşılıyoruz. Hedefimiz çocukların doğa ile iç içe yaşamasını sağlamak." diye konuştu.

Çocuklara aşılamak istedikleri kavramların yanında teknoloji bağımlılığının da önüne geçmeye çalıştıklarını anlatan Şen, şöyle konuştu:

"Doğa ile toprak ve hayvan sevgisiyle iç içe olan çocuk, insana değer veren ve insanı daha çok seven bireydir. Doğaya kızamaz sinirlenemez sadece ayak uydurmak zorundadır ve yaşam kalitesini kendisi belirler. Okulumuz bir proje okulu. Sürekli çocukları doğa ile iç içe tutmaya çalışıyoruz. Aileler çocuklara evde sıkıldıklarında ellerine tablet telefon veriyor. 'Hadi mendil kapmaca oynayalım' veya 'Sokağa çık arkadaşlarınla oyunlar oyna.' diyen aile yok. Çocukları unutulmamış ama unutulmaya yüz tutmuş oyunlarla tanıştırarak bağımlılığı önlemeye çalışıyoruz."