Terörizm

“Terörizmle ilgili saldırıları nefretle kınıyoruz”

MUŞ (AA) – AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger, Batman'daki terör saldırısına ilişkin, "Bütün terörizmle ilgili saldırıları tabii ki nefretle kınıyoruz. Bunlar bizi çok yakından etkiliyor." dedi.

Büyükelçi Berger, "2018 Avrupa Kültürel Miras Yılı" dolayısıyla Muş Alparslan Üniversitesinde (MŞÜ) düzenlenen "Avrupa Birliği Türkiye Gençlik Forumu"na katılmak üzere eşi Marilena Berger ile kente geldi.

Muş Valiliğini ziyaret ederek şeref defterini imzalayan Berger, Vali Aziz Yıldırım ile bir süre sohbet etti ve kent hakkında bilgi aldı.

Daha sonra Bitlis'e geçerek Vali İsmail Ustaoğlu'nu makamında ziyaret eden Berger, Batman'daki terör saldırısında şehit olan askerler için başsağlığı dileğinde bulundu.

Berger, "Bütün terörizmle ilgili saldırıları tabii ki nefretle kınıyoruz. Bunlar bizi çok yakından etkiliyor." ifadesini kullandı.

Büyük bir merakla bölgeyi keşfetmek istediklerini belirten Berger, "Burada kültürel mirasla ilgili bugün ve yarın konferans düzenleniyor. Bunun için buradayız. Konferans öncesi sizleri ve ilinizi ziyaret etmek çok anlamlı oldu." diye konuştu.

Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Vali Ustaoğlu da Bitlis'in 7 bin yıl öncesine dayanan bir medeniyet ve kültür şehri olduğunu belirtti.

Bitlis'in Anadolu'ya giriş kapısı olduğunu ve Türklerin 1071 Malazgirt Zaferi ile bu toprakları yurt edindiğini anlatan Ustaoğlu, şöyle devam etti:

"Sizler de göreceksiniz Ahlat, mezarlıkları ve tarihi eserleriyle adeta açık hava müzesi bir şehrimizdir. Bunun yanında tarihi geçmişi, kültür ve medeniyet şehri olan il merkezimiz de yine açık hava müzesi konumundadır. Büyük İskender'in milattan önce yaptırdığı kale, şehrin bağrında adeta bir tarihi mühür gibi ayakta duruyor. Onun etrafında oluşan yerleşim birimleri ve 600'e yakın tescilli tarihi eser mevcut. Bu tarihi eserleri hem ortaya çıkartmak hem de tüm dünyaya tanıtma adına güzel çalışmaların altına imza atmaya çalışıyoruz."

Ardından Ahlat ilçesine de giderek Türk İslam dünyasının en büyük mezarlığı olan Selçuklu Meydan Mezarlığı ile Emir Bayındır Kümbeti'nde incelemelerde bulunan Berger, Belediye Başkanı Mümtaz Çoban'dan bilgi aldı.

Daha sonra Muş'a dönen Berger, Belediye Başkanı Feyat Asya'yı makamında ziyaret ederek bir süre görüştü.

MŞÜ'de düzenlenen "AB Türkiye Gençlik Forumu" kapsamında "Genç Nesiller Kültürel Mirasla Buluşuyor" programına katılan Berger, 40 ilden 150 öğrenciyle bir araya gelerek sorularını yanıtladı.

– "Türkiye, kültürel mirasın korunması konusunda başarılı"

MŞÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Fethi Polat'ı makamında ziyaret eden Berger, burada yaptığı açıklamada, forumun temasının son derece önemli olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Gezdiğimiz yerler hakkında daha fazla bilgi sahibi olmamız gerekiyor. Bu son derece önemli bir husus. Örneğin bölgede Suriye'de bildiğiniz gibi kültürel mirasın korunması maalesef mümkün değil. Böyle yerlerde kültürel miras zarar görüyor. Fakat Türkiye'nin kültürel mirasın korunması konusunda başarılı olduğunu görüyoruz. Türkiye hükümeti ile çeşitli iş birliği projelerimiz devam etmektedir. Kültürel mirasın da korunması bunlardan biri. Ülke genelinde yürüttüğümüz kültürel miras çalışmalarımız var. Gelecekte de bu tür çalışmaları ve iş birliğini sürdürmeyi ümit ediyoruz. Zira kültürel miras ülkeler için değil, insanlığın tümü için son derece önemli."

Rektör Polat ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade ederek, Türkiye ile Avrupa arasındaki ilişkilerin kimi zaman çalkantılı olduğunu, bazen de siyasi tartışmaların yaşandığını ancak kültürel anlamdaki ilişkilerin her zaman çok güçlü şekilde ilerlediğini aktardı.

Polat, şunları kaydetti:

"Türkiye ile AB arasında devam eden ve hiç kesintiye uğramayan çok güçlü ilişkiler var. Türkiye, Avrupa, Asya ve Afrika arasında belki bir geçiş güzergahı olarak görülebilir ama Türkiye sadece bir güzergahtan ibaret değil, aslında bütün mozaiklerin, renklerin, dillerin ve inançların buluştuğu bir medeniyet beşiğidir. Türkiye, asırlara dayanan bu tecrübesini bugün de sürdürüyor. Türkiye'nin bütün ülkelerden daha fazla kültürel mirasa sahip çıkma iradesini ortaya koyması aslında bunun bir göstergesidir."

Berger, Genç Birikim Derneği'ne geçerek Erasmus Projesi kapsamında Avrupa'daki ülkelere giden öğrencilerle bir araya geldi.

Yürütülen Erasmus projeleri konusunda Dernek Başkanı Salih Yüce'den bilgi alan Berger, Erasmus'un başarılı bir program olduğuna dikkat çekti.

Berger, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Belki AB'nin en başarılı programlarından biri. Rakamlara baktığımızda yaklaşık 500 bin Türk öğrenci Avrupa'ya gitmiş, 550 bin Avrupalı öğrenci de Türkiye'ye gelmiş. Ulusal Ajans ve bakanlıkla temaslarımızla bu rakamları artırmaya çalışıyoruz. Bu kadar başarılı bir program olduğu için önümüzdeki yıl hazırlanacak bütçe artırıldı. Hem gelen bütçe artırıldı, aynı zamanda Türkiye için de ayrılan bütçe arttı. Turistler artık Türkiye'ye geri gelmeye başladı. Belki öğrenciler de bu sayede Türkiye'ye gelmeye başlarlar."

"Avrupa Birliği Türkiye Gençlik Forumu", kapsamında yarın çeşitli toplantı ve etkinlikler gerçekleştirilecek.

Macaristan'da polise taş atan Suriyeliye” terörizm”den 5 yıl hapis cezası

BUDAPEŞTE (AA) – Macaristan-Sırbistan sınır kapısında polis ile düzensiz göçmenler arasında 3 yıl önce çıkan arbedede gözaltına alınarak yargılanan Suriyeli Ahmed H, ''terörizm'' suçundan 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

30 Kasım 2016'da 10 yıl hapse mahkum edilmesi kararının bir üst mahkeme tarafından bozulmasının ardından tekrar yargılanıp 7 yıl hapis cezasına çarptırılan Ahmed H'nin cezası bir üst mahkemede tarafından 5 yıla düşürüldü.

"Arbedede yer alarak sınırı yasa dışı ihlal etmek ve organize terör eylemi gerçekleştirmek" suçlarından 5 yıl hapis cezasının yanı sıra 10 yıl Macaristan'a girişi de yasaklanan Suriyeli Ahmed H. en erken, cezasının 3'te 2'lik kısmını ceza evinde geçirdikten sonra serbest kalabilecek.

AB ve ABD, Ahmed H'nin "terörizm" suçlamasıyla 10 yıl hapis cezasına çarptırılmasına tepki göstermişti.

– Olayın geçmişi

Davanın 2016'da görülen duruşmasında, sanığın, polisleri sınır kapısının 2 saat içinde açılmaması halinde polisler tarafından kurulan kordonu yıkmakla tehdit ettiği, sınırda toplanan kalabalığa megafon ile seslendiği, 3 kez polislere bazı cisimler attığı ve yasa dışı şekilde Macaristan'a girdiği iddia edilmişti.

Ahmed H. ise aile fertlerini güvenli ve meşru yollardan götürmek istediğini, bunda başarılı olamayınca Macaristan sınırına geldiğini, sınır kapısındaki arbedede yer almadığını, sadece aile üyelerine yardım etmeye çalıştığını, terörist olmadığını ve Macar kanunlarını hiçbir zaman ihlal etmek istemediğini söylemişti.

Macaristan-Sırbistan arasındaki Röszke-Horgos Sınır Kapısı'nda, 16 Eylül 2015'te, Macaristan'ın kapıları açması için yüzlerce düzensiz göçmen kapıyı zorlamış, bunun üzerine Macar polisi ile sığınmacılar arasında arbede çıkmıştı.

Macar polisinin tazyikli su ve biber gazı ile müdahale etmesi üzerine düzensiz göçmenler de polise tahta parçaları, taş ve şişelerle karşılık vermişti.

Türk ve ABD heyetleri terörizmin finansmanıyla mücadele için toplandı

ANKARA (AA) – Türkiye ve ABD heyetleri, kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadele konusunda çalışma toplantısı yaptı.

Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Türkiye ve ABD'nin ilgili kurumlarının temsilcilerinden oluşan heyetler arasında Ankara'da çalışma toplantısı düzenlendi.

Terörizmle etkin mücadelenin temel unsurlarından birinin finansman kaynaklarının engellenmesi olduğuna dikkati çeken kaynaklar, çalışma toplantısında kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla mücadele rejiminin güçlendirilmesi, başta DEAŞ ve PKK olmak üzere terör örgütlerinin finansman kaynaklarıyla mücadelenin geliştirilmesi konularında fikir alışverişinde bulunulduğunu kaydetti.

Toplantıda ABD heyetine ABD Hazine Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Marshall Billingslea ile ABD'nin Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Philip Kosnett'in, Türkiye heyetine ise Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Büyükelçi Kaan Esener ile MASAK Başkanı Osman Dereli'nin eş başkanlık ettiği bildirildi.

Terörizmin finansmanıyla mücadelede yeni dönem

ANKARA

Hazine Müsteşarlığının “Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliği” Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. 

Tebliğle halk arasında döviz büroları olarak bilinen yetkili müesseselerin kuruluş, faaliyet, şube açma, yükümlülük ve denetimleriyle ilgili konular 2006 yılından sonra ilk kez kapsamlı bir düzenlemeye tabi tutuldu.

Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yeni düzenlemeyle yetkili müesseselerin daha kurumsal bir yapıya dönüştürülmesinin, mali yapılarının güçlendirilmesinin ve yeni faaliyet alanlarıyla desteklenmesinin öngörüldüğünü bildirdi.

Düzenlemeyle terörizmin finansmanına karşı mücadelede yeni bir döneme girdiklerini vurgulayan Şimşek, “Hazine Müsteşarlığında kurulacak bilgi sistemi üzerinden yetkili müesseselerin sorgulama yapmasıyla terör finansmanı faaliyetinde bulunan kişilerin işlem gerçekleştirmesinin önüne geçilecek.” ifadesini kullandı.

Şimşek, Türkiye’nin terörden çok çektiğini ve terörün finansmanıyla mücadelede kararlı olduklarını belirterek, bir süredir sektörde, küresel sistemin ve bunun bir uzantısı olarak Türkiye’deki finansal sistemin yetkili müesseselerden efektif kabul etmemesine ilişkin sıkıntıların dile getirildiğine dikkati çekti.

Yeni düzenlemeyle terörizmin finansmanı ve suç gelirlerinin aklanmasına yönelik faaliyetlerin engellenmesini ve bu yolla sektörün kredibilitesinin artırılmasını hedeflediklerini dile getiren Şimşek, kara para aklanmasına geçit vermeyeceklerini, Hazine Müsteşarlığının, terörizmin finansmanı ve suç gelirlerinin aklanmasıyla mücadele kapsamında MASAK ve kamu kurumlarının yanı sıra diğer ülkelerin ilgili kurumlarıyla da etkin iş birliği yapacağını vurguladı.

Şimşek, şirketlerin kurumsallaşması yönünde önemli adımlar attıklarına da işaret ederek, özellikle A grubu müesseselere, müşteri tanıma kuralı, çerçeve sözleşme imzalama gibi yeni yükümlülükler getirilmesinin ve transfer emirlerinin nasıl verileceğinin ayrıntılı olarak düzenlenmesinin gündemde olduğunu, böylelikle mevcut yapıda kayıtlılığın artırılarak daha hesap verilebilir bir yapı oluşmasının hedeflendiğini bildirdi.

Asgari sermaye şartında artış

Söz konusu değişikliklerle bu müesseselerin kurumsal alt yapısının güçlendirilmesi, mali alt yapı ve güvenilirliğinin artırılması, daha denetlenebilir, düzenli bir sistemin kurulması ve yetkili müesseselerin şeffaflığının artırılması amaçlanıyor.

Tebliğde, yetkili müesseseler A grubu ve B grubu olarak ikiye ayrıldı. Bu çerçevede A grubu yetkili müesseseler, B grubunun yapabildiği işlemlerin yanı sıra yeni alanlarda da faaliyet gösterebilecek.

Yetkili müesseselerin mali yapılarının güçlendirilmesi kapsamında, önceki düzenlemede 500 bin lira olan asgari sermaye şartı A grubu yetkili müesseseler için 5 milyon lira, B grubu yetkili müesseseler için 1 milyon liraya yükseltildi. Yine asgari sermaye şartının yüzde 10’u tutarında kamu bankaları ve kamu katılım bankalarında blokaj hesabı tutulması zorunluluğu getirildi.

Söz konusu büroların kurumsallaşmasına yönelik önemli düzenlemeler de yapıldı. Özellikle A grubu yetkili müesseselerin yapabildiği yeni işlemler açısından buradaki şirketlerin daha kurumsal bir yapıya dönüştürülmesine yönelik bazı şartlar öngörüldü.

Ayrıca, yetkili müesseselere gerçekleştirilen tüm işlemlerin kayda alınmasını sağlamak üzere kamera kaydı uygulaması zorunlu kılındı.

Muhabir: Merve Özlem Çakır