Toprak Mahsulleri Ofisi

Hububat ve bakliyatta üretim artışı bekleniyor

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), nisan ve mayıs aylarında meteorolojik anlamda beklenmedik bir durum söz konusu olmazsa buğday, arpa ve kırmızı mercimek rekoltesinin geçen yıla göre daha yüksek olacağını tahmin ediyor.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, hububat ile bakliyatın durumunu sürekli takip eden TMO, bu amaçla Hububat ve Bakliyatta Yağış, Ekiliş ve Gelişim Analizi Raporu hazırladı.

Buna göre, ülkede mart ayı yağışları, normaline göre yüzde 22, geçen yıla göre yüzde 29 daha fazla gerçekleşti.

Yazlık arpa ve yazlık yulaf ekilişlerinin çoğu mart ayında tamamlanırken, İç Anadolu’da mart ayı yağışlarının normallere yakın ve yağış rejiminin düzenli olması bitki gelişimine olumlu katkı sağladı.

Ekilişler, geçen yıla göre toplam buğdayda yüzde 1-2 civarında azalırken, makarnalık buğdayda yüzde 10 ve arpada yüzde 5-6 civarında arttı.

Taban gübresi ve sertifikalı buğday tohum kullanımı da geçen yıla göre yüzde 20 artış gösterdi. Bu dönemde ülke genelinde birinci üst gübreleme tamamlanırken, ikinci üst gübreleme ve yabancı ot mücadelesi devam ediyor. Ekonomik anlamda zarar oluşturacak herhangi bir hastalık veya zararlı görülmezken, rastlanan lokal hastalık ve zararlılara karşı da mücadele başlatıldı.

Hububat, Doğu Anadolu Bölgesi hariç sapa kalkma dönemine girerken, Akdeniz, Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve Ege sahil kesiminde yer yer başaklanma süreci devam ediyor.

Bakliyatta ise nohut ekilişleri Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde tamamlanırken, bu bölgede geçen yıla göre yüzde 20-25 azalış tahmin ediliyor. İç Anadolu Bölgesi’nde ise devam eden ekilişlerin geçen yılla benzer seyir izleyeceği öngörülüyor.

Yeşil mercimek ekilişlerinin ise İç Anadolu Bölgesi’nde nisan ayı içinde tamamlanması bekleniyor.

Kırmızı mercimek ekilişleri Yozgat hariç ülke genelinde tamamlanırken, geçen yıla göre yüzde 20 artış öngörülüyor. Ekilişin yüzde 90’ını oluşturan Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde çıkışlar tamamlanırken, gelişim normal seyrinde sürüyor.

Mısır ekilişi de arttı

Nisan ve mayıs aylarında meteorolojik anlamda beklenmedik bir durum söz konusu olmadıkça bu yıl toplam buğday, arpa ve kırmızı mercimek rekoltesinin 2019 yılına göre daha yüksek olacağı öngörülüyor.

Birinci ürün mısır ekilişleri ise Adana, İskenderun, İzmir ve Diyarbakır, Adıyaman, Batman, Gaziantep ve Şanlıurfa’da başlarken, diğer yerlerde yağış durumuna bağlı olarak bu ay içinde başlayacağı tahmin ediliyor. Akdeniz Bölgesi’nde ekilişlerde geçen yıla göre yüzde 15-20 civarında artış olduğu gözlendi.

TMO'dan vatandaşlara 'Ürün stoklamaya gerek yok' mesajı

ANKARA (AA) – Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal, AA muhabirine, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını dolayısıyla bazı ürünlere yönelik talebin arttığı bir dönemde TMO stoklarına ilişkin değerlendirmede bulundu.

Vatandaşların bu dönemde gıda ürünleri konusunda panik yapmasına ve endişelenmesine gerek olmadığını ifade eden Güldal, Türkiye’nin önemli bir tarım ülkesi olduğunu, ülkede üretimin devam ettiğini ve yeterli stokun bulunduğunu söyledi.

Güldal, TMO’nun, görev alanındaki bakliyat, hububat ve pirinç gibi ürünlerdeki perakende ve toptan satışlarının devam ettiğine dikkati çekerek, şöyle konuştu:

“Ülke genelinde 154 satış noktamız var. Ürünlerimiz ePttAVM üzerinden de temin edilebilir. Ürünlerimizi piyasaya uygun fiyatla arz ediyoruz, hem toptan hem de perakende satış fiyatlarımız çok uygun. Ülkedeki hububat ve bakliyat sektörü de bizden toptan ürün alıp, kendi paketlemelerini yaparak piyasaya arz ediyor. Piyasada regülasyon yaparken hem arz güvenliğinin sağlanması hem de fiyatların tüketici lehine oluşması için gayret gösteriyoruz. Tüketiciyi kollayıcı tedbirleri de alıyoruz.”

“Hasat birkaç ay sonra başlayacak”

Kurumun, savaş ve afetler gibi olağanüstü durumlar için stok tuttuğunu anımsatan Güldal, “Hububat, bakliyat ve pirinçte stoklarımızı sürekli güncelleyerek tutuyoruz. Türkiye’nin zorunlu tutması gereken miktarların üzerinde stokumuz var. Hasat dönemi birkaç ay sonra başlayacak olmasına rağmen uzun süre yetecek stoklarımız bulunuyor. Hem hububat hem bakliyatta tedarikimiz yeterli.” ifadelerini kullandı.

Güldal, hasadın, mayısın ilk haftasında arpayla başlayacağını, daha sonra ise buğday, nohut, mercimek gibi ürünlerdeki hasatların gerçekleşeceğini dile getirdi.

Üretim ve ürün arzında kesinti olmayacağını vurgulayan Güldal, şunları kaydetti:

“İnsanlar evlerinde durdukları sürece tüketebilecekleri kadar miktarda ürün alsın. Uzun aylar kullanılacak ürün stoklamaya gerek yok. Bazı ürünlerin son kullanma tarihi var. Fabrikalarımız çalışıyor, üretim devam ediyor. Et, süt, bakliyat, hububat, her türlü emtia ve tarımsal gıda maddesinde Türkiye’nin yeterliliği vardır ve uzun süre idare edecek miktardadır. Türkiye, 84 milyon nüfusu doyuran, 40 milyon turisti ağırlayan ve bunun üzerine 18 milyar dolarlık tarımsal ihracat yapan bir ülke. Bu kadar büyük bir tarım ekonomisi iken birkaç aylık dönemde ürün yetmeyeceğini düşünmek doğru bir yaklaşım değil.”

Tarımsal eğitim ve öğretimin 174. yıl dönümü

MALATYA (AA) – Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal, Türkiye'de buğday ithalatının, unlu mamul ihracatı için yapıldığını belirterek, "Türkiye, buğdaydan unlu mamuller yaparak yurt dışına satan bir ülke. Haliyle elimizdeki buğdayı, un, makarna yaparak ihraç edersek bize bir şey kalmaz. İhraç edeceğimiz mamulün ham maddesini yurt dışından almamız lazım." dedi.

Malatya Turgut Özal Üniversitesi ile Ziraat Mühendisleri Odası Malatya Şubesi tarafından, Türkiye'de tarımsal eğitim ve öğretimin başlamasının 174. yıl dönümü dolayısıyla program düzenlendi.

Güldal, burada yaptığı konuşmada, Türkiye'nin tarımsal üretimde dünyada 7 ile 10'uncu sıra arasında yer aldığını söyledi.

Avrupa'da ise bazen Fransa'nın bazen de Türkiye'nin birinci sırada olduğunu dile getiren Güldal, "Sanayi ve teknoloji elbette çok önemli, üzerinde durulması lazım ama tarım, modası geçmeyen bir sektör. Göbeklitepe'de buğday kalıntılarının bulunduğunu biliyorsunuz. Dünyanın tarıma, ziraatçılara ve mesleğini iyi yapan çiftçilere ihtiyacı var." ifadelerini kullandı.

Güldal, TMO'nun politikalarıyla hububat ve bakliyat fiyatlarında istikrarın yakalandığını belirterek şöyle devam etti:

"Bizim görev alanımıza hangi ürün girerse hasat döneminden önce fiyatını açıklayacağız. Bu fiyatı belirlerken de üretici maliyetlerinin hesabını yapacağız, yol haritamız budur. Girdi maliyeti, iç ve dış piyasa fiyatları, enflasyon… Üreticinin sürdürebilir tarım yapması için onu motive edecek refah payını, motivasyon payını hesaplayarak, örneğini 2019 yılında uyguladığımız gibi bundan sonra da uygulamaya devam edeceğiz."

Türkiye'nin yılda ortalama 22 milyon ton buğday ürettiğini söyleyen Güldal, çiftçinin ekim tercihiyle bağlantılı olarak bu miktarın zaman zaman düştüğünü ifade etti.

Güldal, Türkiye'nin buğday ithalatının ihracata yönelik olduğuna dikkati çekerek, "Türkiye'nin 20 milyon ton buğday üretimi, 18,5 milyon ton tüketimi var. Türkiye buğday üretiminde kendi kendine yeten bir ülke ancak un ticaretinde dünyanın lideri. Türkiye, buğdaydan unlu mamuller yaparak yurt dışına satan bir ülke. İtalya'dan sonra makarna ihracatında da ikinci sırada. Haliyle elimizdeki buğdayı, un, makarna yaparak ihraç edersek bize bir şey kalmaz. İhraç edeceğimiz mamulün ham maddesini yurt dışından almamız lazım. Biz de Türkiye olarak bunu yapıyoruz." dedi.

– "Saman ithalatı 2019'da sadece 150 kilogram"

"Tarımda gayri safi yurt içi hasıla sürekli düşüyor gibi bir algı var." ifadesini kullanan Güldal, şunları kaydetti:

"Böyle bir şey yok. Türkiye'nin 17 yılda 24 milyar dolardan 44 milyar dolara çıkan ve yüzde 83 artan tarımsal gayri safi milli hasılası var. Tarım büyüyor, tarımsal üretim gelişiyor. Bitkisel üretime baktığımızda 98 milyon tondan 127 milyon tona çıkmış ve yüzde 20 artmış. Türkiye saman ithal eden bir ülke gibi lanse ediliyor. Bazı birlikler birkaç yıl önce Bulgaristan'dan çok cüzi miktarda saman getirdi, onun da içinde zaten haşere çıktı, geri götürdüler. Türkiye'nin saman ithalatı 2019'da sadece 150 kilogram. Her halde bir araştırma çalışması için özel bir samandır, bilmiyorum. Onun dışında Türkiye saman ithal etmiyor."

Programda, Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, üniversitedeki bilimsel faaliyetlerle ilgili, Tohum Sanayicileri ve Üreticileri Alt Birliği Genel Sekreteri Doç. Dr. Hamit Ayanoğlu da tohum sektörüyle ilgili bilgi verdi.

Toplantıya, Malatya Tarım ve Orman Müdürü Tahir Macit, Ticaret Borsası Başkanı Ramazan Özcan, Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Yunus Kılınç ve akademisyenler katıldı.

TMO 80 yıllık tarihini bir kaynakta topladı

ANKARA (AA) – Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal, lisanslı depoculuk sisteminin temellerinin 1993 yılında TMO'da atıldığını ifade ederek, "Kurum, 2005'te çıkarılan Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu ile Türk tarımına modern ve sağlıklı depoların kazandırılmasına öncülük etmiştir." dedi.

Güldal, TMO Genel Müdürlüğünde düzenlenen "Toprak Mahsulleri Ofisi Tarihçesi 1938-2018" kitabının tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, ofisin birçok konuda ülkede öncü kurumlardan olduğunu söyledi.

Bilgisayarlı muhasebe uygulamalarının temellerinin TMO'da atıldığını belirten Güldal, şunları kaydetti:

"Kurum bünyesinde 1960'da Horozlu Un Fabrikası kurularak modern değirmencilik başlamış oldu. Ofis, 1985'te ilk defa elektronik data transferine dayalı bilgisayar sistemine geçen öncü kuruluşlardan biri olmuştur. Ayrıca lisanslı depoculuk sisteminin temelleri 1993 yılında TMO'da atıldı. Kurum, 2005'te çıkarılan Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk Kanunu ile Türk tarımına modern ve sağlıklı depoların kazandırılmasına öncülük etmiştir. Şu anda da ülkemizde 4,7 milyon ton lisanslı deponun yapılması TMO'nun önemli bir katkısıyla gerçekleşmiştir."

Toplantıda, Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Mustafa Aksu ve MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya başta olmak üzere daha önce TMO'da genel müdürlük görevinde bulunan Nevzat Arseven, Timuçin Turan, Nebi Çelik, Mesut Köse ve Ayhan Karayama da kısa birer konuşma yaptı.

Programın sonunda katılımcılara Aksu ve Güldal tarafından plaket verildi.