Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun TRT World Forum 2020'de konuştu (2)

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun'un TRT World Forum 2020'de konuşması Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun TRT World Forum 2020'de konuştu:
– “Avrupa Birliği ile daha yakın bir ilişki kurmak istiyor ve buna gayret ediyoruz. Ortak dayanışma ve iş birliğimiz, Avrupa'daki nefret ve ayrımcılık çağrılarına karşı koyma noktasında kilit önemdedir. Birliğin, dünyadaki Müslümanlarla bir sorunu olmadığını kanıtlamasının tek yolu, Türkiye'ye saygılı davranmasıdır”
– “Avrupa'da her anlamda örnek bir azınlık olan Türk toplumu da saldırgan bir ayrımcılıkla karşı karşıya”
– “Herkesin iyiliği için, özellikle Avrupalı dostlarımızı, tarih tekerrür etmeden önce göçmen ve Müslüman karşıtı anlayışın önüne geçmeye davet ediyoruz”
– “ABD'nin, yeni yönetimle birlikte, geleneksel müttefikleriyle gerilen ilişkilerini onarma ve onların hayati çıkarlarına da gereken saygıyı gösterme yoluna gideceğini temenni ediyoruz”
– “Uzun süredir BM reformunun savunucusu olan Türkiye, uluslararası düzeyde anlamlı bir reform gündemine katkıda bulunmaya hazır ve muktedirdir”
ANKARA (AA) – Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, “Avrupa Birliği ile daha yakın bir ilişki kurmak istiyor ve buna gayret ediyoruz. Ortak dayanışma ve iş birliğimiz, Avrupa'daki nefret ve ayrımcılık çağrılarına karşı koyma noktasında kilit önemdedir. Birliğin, dünyadaki Müslümanlarla bir sorunu olmadığını kanıtlamasının tek yolu, Türkiye'ye saygılı davranmasıdır.” dedi.
Altun, “Pandemi Sonrası Dünyada Uluslararası Düzen ve Değişen Dinamikler” temasıyla çevrim içi olarak düzenlenen TRT World Forum 2020'nin açılışında konuştu.
Kovid-19 nedeniyle birçok yönden büyük değişimler yaşayan dünyanın salgın sürecinden aldığı derslere değinen Altun, bu küresel salgının hiçbir ülkenin kendisini dünyadan tamamen izole edemeyeceğini ortaya koyduğunu belirtti.
Bir virüsün haftalar içinde dünyanın en ücra köşelerine kadar yayılması gibi bir durumun geçmişte hayal bile edilemez olduğunu belirten Altun, “Salgından çıkarılan diğer ders de insanların ve ulusların 'birlikte' daha güçlü olduğuydu.” ifadesini kullandı.
Altun, bu zorlu dönemde, Türkiye'nin attığı adımların çıkarılan dersleri yansıttığını belirterek, şöyle konuştu:
“ABD ve Avrupa'dan Afrika ve Asya'ya kadar dostlarımız ve müttefiklerimizin destek çağrısına cevap verdik. Türk halkı dünyanın her yerindeki insanlarla cerrahi maskelerini, solunum cihazlarını ve koruyucu ekipmanlarını paylaştı. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde dünyaya bir umut mesajı ilettik: 'Ümitsizlikten sonra nice ümitler vardır. Karanlığın ardında nice güneşler vardır.' Milletimiz, ülke içinde de Kovid-19 tehlikesiyle mücadele için harekete geçti. Doktorlar ve hemşireler dahil olmak üzere sağlık çalışanlarımız, bu görünmez düşman karşısında en ön cephelerde yer aldı. Hizmet sektörümüz de Türkiye'nin her yerinde ihtiyaçların karşılanması noktasında kritik bir rol oynadı.”
– “Bazı toplumlar, Kovid-19 salgınının faturasını göçmenlere çıkardı”
Tarih boyunca insanlığın krizler karşısında birlik olmak yerine suçlu arama eğiliminde olduğuna işaret eden Altun, “Engizisyondan İkinci Dünya Savaşı'na kadar her dönemde insanlar, kendi sorunlarından başkalarını sorumlu tutmuştur. Günümüzde de benzer bir tehlikeyle karşı karşıyayız. Bazı toplumlar, Kovid-19 salgınının faturasını göçmenlere çıkardı. Diğerleri de bu halk sağlığı krizini, başta Müslümanlar olmak üzere azınlıkları hedef almak, sindirmek ve dışlamak için kullandı. Bu gibi çabalara, hükümetin Müslüman çocukların kaydını tuttuğu iddia edilen Fransa gibi ülkelerde de şahitlik ediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Avrupa'nın başka yerlerinde de aşırı sağcıların, hükümet politikalarını belirleyebilecek ölçüde güçlendiğinin görüldüğünü belirten Altun, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Avrupa'da her anlamda örnek bir azınlık olan Türk toplumu da saldırgan bir ayrımcılıkla karşı karşıya. Üstelik bu durum, Özlem Türeci ve eşi Uğur Şahin'in Kovid-19 aşısını bulmalarına rağmen değişmiyor. Herkesin iyiliği için, özellikle Avrupalı dostlarımızı, tarih tekerrür etmeden önce göçmen ve Müslüman karşıtı anlayışın önüne geçmeye davet ediyoruz. Mevcut durumu Avrupalı Yahudilerin 1920'lerde maruz kaldığı şeytanlaştırmayla kıyaslayanlara karşı çıkmak yerine, ırkçılık ve aşırıcılığı reddetmek için birlikte çalışma çağrısında bulunuyoruz.”
Gelecekte yaşanabilecek trajedilerin önlenmesi için en önemli hususun gerçeklere ışık tutmak olduğuna dikkati çeken Altun, “Bu noktada TRT bünyesinde faaliyet gösteren uluslararası kanalların olağanüstü çalışmalarının önemini vurgulamak isterim. TRT World ile birlikte TRT Arapça, Rusça ve Almanca kanalları, güncel haberleri insan ve değer odaklı bir perspektiften izleyicilerine ulaştırmaktadır. Bu kanallarımız, 'sessizlerin sesi' olmak adına, habercilikte özgün bir dil oluşturmayı başarmışlardır.” ifadelerini kullandı.
Altun, dezenformasyon ve nefretle mücadelenin, dış politika başta olmak üzere, diğer alanlarda atılacak adımlarla perçinlenmesi gerektiğini vurguladı.
– AB, Türkiye'ye saygılı davranmalı
Türkiye olarak Kovid-19 krizinin üstesinden gelmek ve daha iyi bir gelecek inşa etmek için birlikte çalışmanın gücüne inandıklarını belirten Altun, “Fakat, uluslararası iş birliği ancak eşitlik, karşılıklı çıkarlar ve ortak değerler temelinde geliştirilebilir. İnsanlık tarihinde yeni bir sayfa açılırken, kadim ve yeni dostlarımıza ve müttefiklerimize gönderdiğimiz mesaj budur.” dedi.
Altun, “Avrupa Birliği ile daha yakın bir ilişki kurmak istiyor ve buna gayret ediyoruz. Ortak dayanışma ve iş birliğimiz, Avrupa'daki nefret ve ayrımcılık çağrılarına karşı koyma noktasında kilit önemdedir. Birliğin, dünyadaki Müslümanlarla bir sorunu olmadığını kanıtlamasının tek yolu, Türkiye'ye saygılı davranmasıdır. Zira dostluğun, riyakarlık ve üstten bakmayla bir arada olamayacağı ortadadır. Türkiye'nin 'taviz vererek Avrupa'nın dostluğunu kazanması gerektiği' fikri, hem haksızdır hem de gerçeklikten uzaktır. Bunun yerine, Avrupalı ​​muhataplarımıza, ilişkilerimizi ileriye götürecek tek unsurun diyalog olduğunu ifade ediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
– ABD müttefikleriyle ilişkilerini onarmalı
Türkiye'nin, stratejik ortağı ABD'ye bakışının da benzer olduğunu belirten Altun, “Bir NATO müttefiki olan Türkiye son yıllarda ne yazık ki Washington'da benzeri görülmemiş hasmane bir muamele görmektedir. Kendilerine ister PKK ister DEAŞ adını versinler, teröristlere karşı sarsılmaz ve kararlı mücadelemiz anlaşılmaz bir biçimde çarpıtıldı. İşin ilginci, ABD dış politikasının, Amerikan çıkarlarına da hizmet etmeyen bir noktaya gelmiş olmasıdır. ABD'nin, yeni yönetimle birlikte, geleneksel müttefikleriyle gerilen ilişkilerini onarma ve onların hayati çıkarlarına da gereken saygıyı gösterme yoluna gideceğini temenni ediyoruz.” diye konuştu.
– “Yeni bir dünya düzeni inşa etmeliyiz”
Daha dayanıklı ve temsil kabiliyeti daha yüksek bir dünya düzeninin ancak saygı temelinde kurulabileceğini ifade eden Altun, “İnsanlığın, siyasi liderlik ve ekonomik büyüme yönünden tek bir ülkeye olan bağımlılığı daha da azalırken, herkesin haklarını ve çıkarlarını gözeten yeni bir dünya düzeni inşa etmeliyiz.” dedi.
Altun, bu yeni dönemde tahakküm yerine karşılıklı bağımlılığı, rekabet yerine dayanışmayı, mücadele yerine iş birliğini desteklemek gerektiğini vurguladı.
Gelecek dönemde, insanlığın iki ana alanda ilerleme kaydetmeye odaklanmasının şart olduğunu belirten Altun, şöyle devam etti:
“Öncelikle, ekonomik düzenimizin gelecekteki şokları sindirebilme kapasitesini geliştirmek için mevcut küresel tedarik zincirine yeni alternatifler üretmeliyiz. Kovid-19 salgınının halk sağlığına yönelik tarihteki son tehdit olmayacağına inanmak yerinde olacaktır. Dünya giderek birbirine daha bağlı hale geldikçe, gelecekte benzer güçlüklerle karşılaşma ihtimalimiz de yüksektir. Bu krizlere hazırlıklı olmak amacıyla eksikleri tamamlayacak, mücadele başarımızı artıracak mekanizmalar kurmalıyız. Yeni küresel tedarik zinciri, dezavantajlı ülkeler için yeni fırsatlar oluşturarak onları güçlendirmeli ve böylece bir 'barış kaynağı' olarak rol oynamalıdır.”
Altun, Türkiye'nin genç ve yetenekli nüfusuyla bu sürece katkıda bulunmaya fazlasıyla hazır olduğunu belirtti.
– “Dünyanın 5'ten büyük olduğunu kabul etmeliyiz”
Çok taraflılık ve uluslararası örgütler konusunda da daha destekleyici olmaya ihtiyaç bulunduğunun altını çizen Altun, şunları kaydetti:
“Birleşmiş Milletler'den başlayarak uluslararası örgütleri reforme ederek geliştirmeliyiz. Uluslararası örgütlerin önümüzdeki on yıllar boyunca barışı koruyabilmelerini ve insanlığın gelişimini desteklemelerini temin etmeliyiz. Hiç kuşkusuz, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi reformu, zamanı çoktan gelmiş ve açıkça ihtiyaç duyulan bir adımdır. Sayın Cumhurbaşkanımızın geçmişte defalarca söylediği gibi, İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki güç dengesi artık dünyamızın gerçeklerini yansıtmıyor. Bu kopukluğu gidermek ve Birleşmiş Milletleri tekrar yararlı hale getirmek için hepimiz 'dünyanın 5'ten büyük olduğunu' kabul etmeliyiz. Değişimin, uluslararası sistemin diğer kısımlarına ulaşabilmesi, ancak BM Güvenlik Konseyi'nin reformuyla mümkün olacaktır.”
Fahrettin Altun, “Uzun süredir BM reformunun savunucusu olan Türkiye, uluslararası düzeyde anlamlı bir reform gündemine katkıda bulunmaya hazır ve muktedirdir.” dedi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun TRT World Forum 2020'de konuştu (1)

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun'un TRT World Forum 2020'de konuşması Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun TRT World Forum 2020'de konuştu:
– “Avrupa Birliği ile daha yakın bir ilişki kurmak istiyor ve buna gayret ediyoruz. Ortak dayanışma ve iş birliğimiz, Avrupa'daki nefret ve ayrımcılık çağrılarına karşı koyma noktasında kilit önemdedir. Birliğin, dünyadaki Müslümanlarla bir sorunu olmadığını kanıtlamasının tek yolu, Türkiye'ye saygılı davranmasıdır”
– “Avrupa'da her anlamda örnek bir azınlık olan Türk toplumu da saldırgan bir ayrımcılıkla karşı karşıya”
– “Herkesin iyiliği için, özellikle Avrupalı dostlarımızı, tarih tekerrür etmeden önce göçmen ve Müslüman karşıtı anlayışın önüne geçmeye davet ediyoruz”
– “ABD'nin, yeni yönetimle birlikte, geleneksel müttefikleriyle gerilen ilişkilerini onarma ve onların hayati çıkarlarına da gereken saygıyı gösterme yoluna gideceğini temenni ediyoruz”
– “Uzun süredir BM reformunun savunucusu olan Türkiye, uluslararası düzeyde anlamlı bir reform gündemine katkıda bulunmaya hazır ve muktedirdir”
ANKARA (AA) – Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, “Avrupa Birliği ile daha yakın bir ilişki kurmak istiyor ve buna gayret ediyoruz. Ortak dayanışma ve iş birliğimiz, Avrupa'daki nefret ve ayrımcılık çağrılarına karşı koyma noktasında kilit önemdedir. Birliğin, dünyadaki Müslümanlarla bir sorunu olmadığını kanıtlamasının tek yolu, Türkiye'ye saygılı davranmasıdır.” dedi.
Altun, “Pandemi Sonrası Dünyada Uluslararası Düzen ve Değişen Dinamikler” temasıyla çevrim içi olarak düzenlenen TRT World Forum 2020'nin açılışında konuştu.
Kovid-19 nedeniyle birçok yönden büyük değişimler yaşayan dünyanın salgın sürecinden aldığı derslere değinen Altun, bu küresel salgının hiçbir ülkenin kendisini dünyadan tamamen izole edemeyeceğini ortaya koyduğunu belirtti.
Bir virüsün haftalar içinde dünyanın en ücra köşelerine kadar yayılması gibi bir durumun geçmişte hayal bile edilemez olduğunu belirten Altun, “Salgından çıkarılan diğer ders de insanların ve ulusların 'birlikte' daha güçlü olduğuydu.” ifadesini kullandı.
Altun, bu zorlu dönemde, Türkiye'nin attığı adımların çıkarılan dersleri yansıttığını belirterek, şöyle konuştu:
“ABD ve Avrupa'dan Afrika ve Asya'ya kadar dostlarımız ve müttefiklerimizin destek çağrısına cevap verdik. Türk halkı dünyanın her yerindeki insanlarla cerrahi maskelerini, solunum cihazlarını ve koruyucu ekipmanlarını paylaştı. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde dünyaya bir umut mesajı ilettik: 'Ümitsizlikten sonra nice ümitler vardır. Karanlığın ardında nice güneşler vardır.' Milletimiz, ülke içinde de Kovid-19 tehlikesiyle mücadele için harekete geçti. Doktorlar ve hemşireler dahil olmak üzere sağlık çalışanlarımız, bu görünmez düşman karşısında en ön cephelerde yer aldı. Hizmet sektörümüz de Türkiye'nin her yerinde ihtiyaçların karşılanması noktasında kritik bir rol oynadı.”
– “Bazı toplumlar, Kovid-19 salgınının faturasını göçmenlere çıkardı”
Tarih boyunca insanlığın krizler karşısında birlik olmak yerine suçlu arama eğiliminde olduğuna işaret eden Altun, “Engizisyondan İkinci Dünya Savaşı'na kadar her dönemde insanlar, kendi sorunlarından başkalarını sorumlu tutmuştur. Günümüzde de benzer bir tehlikeyle karşı karşıyayız. Bazı toplumlar, Kovid-19 salgınının faturasını göçmenlere çıkardı. Diğerleri de bu halk sağlığı krizini, başta Müslümanlar olmak üzere azınlıkları hedef almak, sindirmek ve dışlamak için kullandı. Bu gibi çabalara, hükümetin Müslüman çocukların kaydını tuttuğu iddia edilen Fransa gibi ülkelerde de şahitlik ediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
Avrupa'nın başka yerlerinde de aşırı sağcıların, hükümet politikalarını belirleyebilecek ölçüde güçlendiğinin görüldüğünü belirten Altun, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Avrupa'da her anlamda örnek bir azınlık olan Türk toplumu da saldırgan bir ayrımcılıkla karşı karşıya. Üstelik bu durum, Özlem Türeci ve eşi Uğur Şahin'in Kovid-19 aşısını bulmalarına rağmen değişmiyor. Herkesin iyiliği için, özellikle Avrupalı dostlarımızı, tarih tekerrür etmeden önce göçmen ve Müslüman karşıtı anlayışın önüne geçmeye davet ediyoruz. Mevcut durumu Avrupalı Yahudilerin 1920'lerde maruz kaldığı şeytanlaştırmayla kıyaslayanlara karşı çıkmak yerine, ırkçılık ve aşırıcılığı reddetmek için birlikte çalışma çağrısında bulunuyoruz.”
Gelecekte yaşanabilecek trajedilerin önlenmesi için en önemli hususun gerçeklere ışık tutmak olduğuna dikkati çeken Altun, “Bu noktada TRT bünyesinde faaliyet gösteren uluslararası kanalların olağanüstü çalışmalarının önemini vurgulamak isterim. TRT World ile birlikte TRT Arapça, Rusça ve Almanca kanalları, güncel haberleri insan ve değer odaklı bir perspektiften izleyicilerine ulaştırmaktadır. Bu kanallarımız, 'sessizlerin sesi' olmak adına, habercilikte özgün bir dil oluşturmayı başarmışlardır.” ifadelerini kullandı.
Altun, dezenformasyon ve nefretle mücadelenin, dış politika başta olmak üzere, diğer alanlarda atılacak adımlarla perçinlenmesi gerektiğini vurguladı.
– AB, Türkiye'ye saygılı davranmalı
Türkiye olarak Kovid-19 krizinin üstesinden gelmek ve daha iyi bir gelecek inşa etmek için birlikte çalışmanın gücüne inandıklarını belirten Altun, “Fakat, uluslararası iş birliği ancak eşitlik, karşılıklı çıkarlar ve ortak değerler temelinde geliştirilebilir. İnsanlık tarihinde yeni bir sayfa açılırken, kadim ve yeni dostlarımıza ve müttefiklerimize gönderdiğimiz mesaj budur.” dedi.
Altun, “Avrupa Birliği ile daha yakın bir ilişki kurmak istiyor ve buna gayret ediyoruz. Ortak dayanışma ve iş birliğimiz, Avrupa'daki nefret ve ayrımcılık çağrılarına karşı koyma noktasında kilit önemdedir. Birliğin, dünyadaki Müslümanlarla bir sorunu olmadığını kanıtlamasının tek yolu, Türkiye'ye saygılı davranmasıdır. Zira dostluğun, riyakarlık ve üstten bakmayla bir arada olamayacağı ortadadır. Türkiye'nin 'taviz vererek Avrupa'nın dostluğunu kazanması gerektiği' fikri, hem haksızdır hem de gerçeklikten uzaktır. Bunun yerine, Avrupalı ​​muhataplarımıza, ilişkilerimizi ileriye götürecek tek unsurun diyalog olduğunu ifade ediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
– ABD müttefikleriyle ilişkilerini onarmalı
Türkiye'nin, stratejik ortağı ABD'ye bakışının da benzer olduğunu belirten Altun, “Bir NATO müttefiki olan Türkiye son yıllarda ne yazık ki Washington'da benzeri görülmemiş hasmane bir muamele görmektedir. Kendilerine ister PKK ister DEAŞ adını versinler, teröristlere karşı sarsılmaz ve kararlı mücadelemiz anlaşılmaz bir biçimde çarpıtıldı. İşin ilginci, ABD dış politikasının, Amerikan çıkarlarına da hizmet etmeyen bir noktaya gelmiş olmasıdır. ABD'nin, yeni yönetimle birlikte, geleneksel müttefikleriyle gerilen ilişkilerini onarma ve onların hayati çıkarlarına da gereken saygıyı gösterme yoluna gideceğini temenni ediyoruz.” diye konuştu.
– “Yeni bir dünya düzeni inşa etmeliyiz”
Daha dayanıklı ve temsil kabiliyeti daha yüksek bir dünya düzeninin ancak saygı temelinde kurulabileceğini ifade eden Altun, “İnsanlığın, siyasi liderlik ve ekonomik büyüme yönünden tek bir ülkeye olan bağımlılığı daha da azalırken, herkesin haklarını ve çıkarlarını gözeten yeni bir dünya düzeni inşa etmeliyiz.” dedi.
Altun, bu yeni dönemde tahakküm yerine karşılıklı bağımlılığı, rekabet yerine dayanışmayı, mücadele yerine iş birliğini desteklemek gerektiğini vurguladı.
Gelecek dönemde, insanlığın iki ana alanda ilerleme kaydetmeye odaklanmasının şart olduğunu belirten Altun, şöyle devam etti:
“Öncelikle, ekonomik düzenimizin gelecekteki şokları sindirebilme kapasitesini geliştirmek için mevcut küresel tedarik zincirine yeni alternatifler üretmeliyiz. Kovid-19 salgınının halk sağlığına yönelik tarihteki son tehdit olmayacağına inanmak yerinde olacaktır. Dünya giderek birbirine daha bağlı hale geldikçe, gelecekte benzer güçlüklerle karşılaşma ihtimalimiz de yüksektir. Bu krizlere hazırlıklı olmak amacıyla eksikleri tamamlayacak, mücadele başarımızı artıracak mekanizmalar kurmalıyız. Yeni küresel tedarik zinciri, dezavantajlı ülkeler için yeni fırsatlar oluşturarak onları güçlendirmeli ve böylece bir 'barış kaynağı' olarak rol oynamalıdır.”
Altun, Türkiye'nin genç ve yetenekli nüfusuyla bu sürece katkıda bulunmaya fazlasıyla hazır olduğunu belirtti.
– “Dünyanın 5'ten büyük olduğunu kabul etmeliyiz”
Çok taraflılık ve uluslararası örgütler konusunda da daha destekleyici olmaya ihtiyaç bulunduğunun altını çizen Altun, şunları kaydetti:
“Birleşmiş Milletler'den başlayarak uluslararası örgütleri reforme ederek geliştirmeliyiz. Uluslararası örgütlerin önümüzdeki on yıllar boyunca barışı koruyabilmelerini ve insanlığın gelişimini desteklemelerini temin etmeliyiz. Hiç kuşkusuz, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi reformu, zamanı çoktan gelmiş ve açıkça ihtiyaç duyulan bir adımdır. Sayın Cumhurbaşkanımızın geçmişte defalarca söylediği gibi, İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki güç dengesi artık dünyamızın gerçeklerini yansıtmıyor. Bu kopukluğu gidermek ve Birleşmiş Milletleri tekrar yararlı hale getirmek için hepimiz 'dünyanın 5'ten büyük olduğunu' kabul etmeliyiz. Değişimin, uluslararası sistemin diğer kısımlarına ulaşabilmesi, ancak BM Güvenlik Konseyi'nin reformuyla mümkün olacaktır.”
Fahrettin Altun, “Uzun süredir BM reformunun savunucusu olan Türkiye, uluslararası düzeyde anlamlı bir reform gündemine katkıda bulunmaya hazır ve muktedirdir.” dedi.

İSTANBUL – TRT World Forum 2020'de “Uzmanlarla Yuvarlak Masa Toplantıları” yapılacak

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– TRT World Forum için hazırlanan video
TRT World Forum 2020'de “Uzmanlarla Yuvarlak Masa Toplantıları” yapılacak
– “Pandemi Sonrası Dünyada Uluslararası Düzen ve Değişen Dinamikler” başlığıyla gerçekleştirilecek forum kapsamındaki uzmanlarla yuvarlak masa toplantıları, yerli ve yabancı yüzlerce siyasetçi, iş insanı, akademisyen, aktivist ve gazeteciyi konuk edecek
İSTANBUL (AA) – “Pandemi Sonrası Dünyada Uluslararası Düzen ve Değişen Dinamikler” başlığıyla bu yıl 1-2 Aralık'ta 4'üncüsü gerçekleştirilecek TRT World Forum 2020'deki uzmanlarla yuvarlak masa toplantıları, dünyanın dört bir yanından alanında uzman yerli ve yabancı yüzlerce siyasetçi, iş insanı, akademisyen, aktivist ve gazeteciyi ağırlayacak.
Pandemi nedeniyle bu yıl dijital ortamda gerçekleştirilecek TRT World Forum 2020’de açık oturumlar haricinde uzmanlarla yuvarlak masa toplantıları da düzenlenecek.
Masaya yatırılacaklar arasında; “İsrail-Filistin Çatışması Bağlamında İsrail'in Arap Ülkeleriyle İlişkisi”, “Savaş ve Barış: Azerbaycan-Ermenistan Çatışmasının Akıbeti”, “Amerikan Rüyasından Uyanış: Kovid-19 ve Sağlık Politikaları”, “Savaş ve Salgın: Suriye ve Yemen'de Yaşam Mücadelesi”, “Doğu Akdeniz ve Libya Krizlerinde Enerji ve Güvenlik Politikaları”, “Küresel Güçlerin Rekabet Sahalarından Biri Olarak Balkanlar”, “Arap Baharı'nın 10. Yılında Orta Doğu'nun Geleceği”, “Değişen Dünya Düzeninde Türk Dış Politikası” gibi konu başlıkları yer alacak.
Birçok önemli küresel sorunun derinlemesine ele alınacağı toplantıların neticesinde, çözüm önerileri uluslararası kamuoyu ile paylaşılacak.
– Uzmanlarla yuvarlak masa toplantılarına üst düzey katılım
Dünyanın dört bir yanından yerli ve yabancı uzmanın katılacağı yuvarlak masa toplantıları, katılımcılara çok sesli bir perspektif sunacak.
Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hikmet Hajiyev, Birleşik Krallık Kıbrıs Yüksek Komiseri Peter Millett, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Nikolaus Meyer-Landrut, eski Ürdün Başbakan Yardımcısı Marwan Muasher, eski Suriye Başbakanı Riyad Farid Hijab, emekli ABD Büyükelçisi Francis Ricciardone, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Genel Sekreteri Asaf Hajiyev, İtalya Uluslararası İlişkiler Enstitüsü Direktörü Nathalie Tocci, IFRI Türkiye ve Orta Doğu Programı Başkanı Dorothee Schmid, Princeton Üniversitesinden Amaney Jamal gibi pek çok farklı ülke ve kurumdan isimler uzman oturumlarında yer alacak.

ANKARA – TRT'nin sevilen dizisi Masumlar Apartmanı'nda “Kadına şiddete dur de” çağrısı

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk'un Twitter hesabından paylaştığı video TRT'nin sevilen dizisi Masumlar Apartmanı'nda “Kadına şiddete dur de” çağrısı

– Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla, TRT'nin Masumlar Apartmanı dizisinde “Kadının şiddet yerine sevgi ve şefkatle kucaklandığı evler mutlu evlerdir. Çünkü sevgi de şiddet gibi bulaşıcıdır. Hep birlikte kadına şiddete dur diyelim” mesajını paylaştı
– Bakan Zehra Zümrüt Selçuk: – “Masumlar Apartmanı'nı belki izleyemezdik ama Hasibe Hanım ve Hikmet Bey'in yuvası böyle olabilirdi. Huzurlu evler, mutlu aileler için 'şiddete dur' diyerek sevgiyi yaymak mümkün”

ANKARA (AA) – Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, TRT'nin sevilen dizisi Masumlar Apartmanı'nın ekranlara gelen son bölümünde “hep birlikte şiddete dur diyelim” çağrısında bulundu.

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla TRT ekranlarında izleyicilerle buluşan Masumlar Apartmanı dizisinde Bakanlığın şiddete karşı duyarlılık çağrısında bulunduğu bir sahneye yer verildi. Şiddetin olmadığı mutlu bir aile ortamının işlendiği sahnede, “Kadının şiddet yerine sevgi ve şefkatle kucaklandığı evler mutlu evlerdir. Çünkü sevgi de şiddet gibi bulaşıcıdır. Hep birlikte kadına şiddete dur diyelim.” mesajı paylaşıldı. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk da dizinin söz konusu sahnesini Twitter hesabından “#ŞiddetBulaşıcıdır” etiketiyle paylaştı. Bakan Selçuk, bu paylaşımında, “Masumlar Apartmanı'nı belki izleyemezdik ama Hasibe Hanım ve Hikmet Bey'in yuvası böyle olabilirdi. Huzurlu evler, mutlu aileler için 'şiddete dur' diyerek sevgiyi yaymak mümkün.” ifadelerini kullandı.

İSTANBUL – “TRT Geleceğin İletişimcileri Yarışması”nda ödüller sahiplerini buldu – Mustafa Alcan

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Ödül töreninden görüntüler
– TRT Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Alcan'ın televizyon programı kategorisinde ödül almaya hak kazananları açıklaması ve ödül takdimi – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank:
– “Medya alanında çalışmak isteyen gençlerin sektörle anlamlı bağlantılar kurmalarına büyük katkı sağlayan yarışmamıza bu sene, 76 üniversiteden 700’ün üzerinde eser katıldı. Türkiye’nin yanı sıra Balkanlar, Orta Asya ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden iletişim fakültesi öğrencileri kıyasıya bir mücadele verdiler”
– “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, merak eden, araştıran, üreten yani hayallerinin peşinden koşan tüm gençleri destekliyoruz. Kız çocuklarımız başta olmak üzere gençlerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik gibi alanlarda daha aktif olmaları için çalışıyoruz”
– “TRT’ye bir önerim var. 2021’de kısa film kategorisindeki ödüllerden birini, Ahmet Uluçay Özel Ödülü olarak verelim. Böylece genç kuşaklardaki farkındalığı daha da artırabiliriz”
İSTANBUL (AA) – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, medya alanında çalışmak isteyen gençlerin sektörle anlamlı bağlantılar kurmalarına büyük katkı sağlayan “TRT Geleceğin İletişimcileri Yarışması”na bu sene, 76 üniversiteden 700’ün üzerinde eserin katıldığını belirterek, “Türkiye’nin yanı sıra Balkanlar, Orta Asya ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden iletişim fakültesi öğrencileri kıyasıya bir mücadele verdiler.” dedi.
TRT’nin, üniversite öğrencilerinin eğitim faaliyetleri kapsamında yaptıkları çalışmalara katkıda bulunmak ve onları teşvik etmek amacıyla bu yıl 6’ncısını düzenlediği “TRT Geleceğin İletişimcileri Yarışması” ödül töreninde ödüller sahiplerini buldu.
Ödül töreninde konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, 56 yıl önce kurulan Türkiye Radyo Televizyon Kurumu’nun doğru, güvenilir ve halkın beklentileriyle uyumlu yayıncılık anlayışıyla Türkiye’nin adeta gözü kulağı olmaya devam ettiğini söyledi.
Varank, TRT’nin bir yandan eğitim, kültür sanat ve spor alanındaki ilgi çekici içerikleriyle toplumsal farkındalığa katkılar sağlarken diğer yandan yeni kanalları ve çok dilli yayınlarıyla Türkiye’nin sesini tüm dünyaya duyurduğunu aktararak, şunları kaydetti:
“TRT, aynı zamanda iletişim alanında benzersiz bir okul. Bu manada tüm birikim ve tecrübesini Geleceğin İletişimcileri Yarışmasıyla 2015 yılından bu yana gençlerle de buluşturuyor. Medya alanında çalışmak isteyen gençlerin sektörle anlamlı bağlantılar kurmalarına büyük katkı sağlayan yarışmamıza bu sene, 76 üniversiteden 700’ün üzerinde eser katıldı. Türkiye’nin yanı sıra Balkanlar, Orta Asya ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden iletişim fakültesi öğrencileri kıyasıya bir mücadele verdiler. İletişim, çok farkında olamasak da aslında her dönemde hayatımızın en önemli parçası. Matbaa, gazete, telgraf, radyo, televizyon, internet derken, tüm insanlığı kuşatan bir ihtiyaçtan bahsediyoruz. Telefonlarımız, tabletlerimiz, günlük yaşantımızın vazgeçilmez birer parçası haline geldi. Artık hepimiz, İletişim Bilimci Marshall McLuhan 1960’lı yıllarda ifade ettiği Küresel Köy’ün birer ferdiyiz. Bu köyde, bilgi akışı o kadar hızlı o kadar yaygın ki kimi zaman neyin doğru neyin yanlış olduğunu bile ayırt etmekte zorlanabiliyoruz. Dolayısıyla, iletişimi meslek edinecek siz değerli gençlere çok büyük sorumluluklar düşüyor. Ben şimdiden her birinize meslek hayatınızda başarılar diliyor, yolunuz açık olsun diyorum.”

– “Hayallerinizi gerçekleştirmek için bir an bile beklemeyin”

Bakan Varank, bakanlığın gençlere dokunan işlerine değinerek, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak; merak eden, araştıran, üreten yani hayallerinin peşinden koşan tüm gençleri destekliyoruz. Kız çocuklarımız başta olmak üzere gençlerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik gibi alanlarda daha aktif olmaları için çalışıyoruz.” dedi.
Teknoloji geliştirme odaklı projelere erken yaşlarda katılımı teşvik etmek için Türkiye’nin ilk Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali olan TEKNOFEST’i düzenlediklerini anımsatan Varank, TEKNOFEST sayesinde, son 3 senede gerçekten yeni bir ruhu harekete geçirmeyi başardıklarını, lise ve üniversite öğrencilerinin, bu işi sahiplendiğini, 100 binlerce gencin TEKNOFEST yarışmalarıyla fikirlerini somut projelere döküp, takımlar halinde kabiliyetlerini test etmeye başladığını dile getirdi.
Bakanlık olarak geleceğin teknoloji yıldızlarını yetiştirmek için DENEYAP atölyeleri açtıklarını anlatan Varank, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu sayede 50 bin özel yetenekli öğrencimize, 5 yıl boyunca ücretsiz teknoloji eğitimleri veriyoruz. Lisans öğrencilerimizin, TÜBİTAK’ın araştırma projelerinde deneyim kazanmalarını sağlamak için STAR burs programıyla tanıştırdık. Gençler sadece iş aramasın, kendi işlerini de kursun, iyi birer girişimci olsunlar diye hem KOSGEB hem de TÜBİTAK kanalıyla girişimcilik destekleri veriyoruz. KOSGEB, sinema filmi, video ve televizyon programlarına ilişkin projeleri de destekliyoruz. Grafik, görsel efekt, animasyon gibi alanlarda çalışan işletmelere 365 bin liraya kadar kaynak sağlıyoruz. Sevgili gençler, kabul ederseniz bir ağabeyiniz olarak, bir hususun altını özellikle çizmek istiyorum. Gayretinize, enerjinize ve vizyonunuza, her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Hayallerinizi gerçekleştirmek için bir an bile beklemeyin bakanlık olarak biz daima yanınızda olacağız.”

– “2021’de kısa film ödüllerinden birini, Ahmet Uluçay Özel Ödülü olarak verelim”

Varank, bugün kısa film kategorisindeki ödülleri, sahiplerine kendisinin vereceğini belirterek, konu kısa film ve sinema olunca merhum Yönetmen Ahmet Uluçay’ı anmadan ve onu yad etmeden bu konuşmayı bitiremeyeceğini söyledi.
Kütahya’nın Tavşanlı ilçesindeki bir köyde, tüm imkansızlıklara rağmen kısa filmler çeken Uluçay’ın, okuduğu kitaplar ve yazılar dışında, sinema konusunda herhangi bir tecrübeye sahip olmadığını, bir sinema setinde bulunmadığını, hatta çektiği filmleri izleyebileceği bir cihazı bile olmadığını ama onda eşine az rastlanır bir tutku bulunduğunu dile getirdi.
Varank, Uluçay’ın uzun metrajlı film çekme hayalinin olduğunu, hatta bu hayalini “Uzun Metrajın Resmi” kısa filmiyle anlattığını anımsatarak, “İşte Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak böyle doğdu. Uluçay, kendi hayatını konu ettiği filminde aslında burada bulunan tüm genç iletişimcilere ayrı ayrı mesajlar veriyor. Ben bu filmi her izlediğimde, başka bir mesajını yakalıyorum. İmkânsızı başarmanın ne anlama geldiğini öğrenmek istiyorsanız, mutlaka bu filmi izleyin.” dedi.
Bu alanda ilerlemek isteyen iletişimci adaylarının bu filmden çıkaracağı çok dersler olduğuna inandığını belirten Varank, “Hatta Ahmet Uluçay ve kısa filmlerinin, iletişim fakültelerinde ders olarak okutulması gerektiğini düşüyorum. TRT, sinema kuşaklarında bu eserlere yer veriyor. Ben bu vesileyle, koltuk değneklerinden kanatlar yapıp, Türk sinemasının yakın tarihine adını kazıyan Ahmet Uluçay’ı rahmetle anıyorum.” şeklinde konuştu.
TRT’ye de bir öneride bulunan Bakan Varank, “2021’de kısa film kategorisindeki ödüllerden birini, Ahmet Uluçay Özel Ödülü olarak verelim. Böylece genç kuşaklardaki farkındalığı daha da artırabiliriz.” dedi.

– “Salgın sürecine rağmen yarışmamıza 76 üniversiteden 790 başvuru gerçekleşti”

TRT Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Alcan ise Geleceğin İletişimcileri Yarışması’nı salgın şartlarına uygun önlemleri alarak gerçekleştirdiklerini belirtti.
Bu yıl 6’ncısını düzenledikleri yarışmanın her yıl daha geniş etki alanına ulaşarak yoluna devam ettiğini ifade eden Alcan, geleceğin medya dünyasını oluşturacak gençlerin kariyer planlarına ve mesleki birikimlerine destek olmayı sürdürdüklerini kaydetti.
Alcan, Türkiye’nin kamu yayıncısı olarak gençlerin iletişim dünyasında var olmalarını ve dünya ile rekabette Türkiye’ye katkı sunacak enerjilerini çok önemsediklerini aktararak, 11 farklı kategoride 33 ödülün sahiplerini bulacağı yarışmada, radyo, televizyon, haber ve internetin yanı sıra Ev Hayat Dolu kategorisini eklediklerini söyledi.
Böylelikle genç iletişimcilerin değişen şartlara karşı reflekslerini gözlemleme imkanı bulmuş olduklarını aktaran Alcan, “Tüm dünyayı etkileyen salgın sürecine rağmen yarışmamıza 76 üniversiteden 790 başvuru gerçekleşti. Bu başvurular Türkiye’nin kendi alanında en iyisi olan saygın isimlerden oluşan geniş katılımlı bir jüri tarafından değerlendirildi. Türkiye’nin bu alandaki geleceğini inşa edecek gençlerimize mesleki hayatlarında başarılar diliyor, ödül alacak olanları tebrik ediyorum.” diye konuştu.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Şenol Kazancı ve TRT Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Alcan’ın da katıldığı törende, 5 ana kategori ve 11 alt kategoride dereceye giren öğrenciler ödüllerini aldı.
Bu yıl ödüller, her alt kategorinin birincisine 6 bin TL, ikincisine 5 bin TL ve üçüncüsüne 4 bin TL olarak belirlendi.

İSTANBUL – “TRT Geleceğin İletişimcileri Yarışması”nda ödüller sahiplerini buldu – Şenol Kazancı

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Ödül töreninden görüntüler
– Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Şenol Kazancı'nın televizyon haberi kategorisinde ödül almaya hak kazananları açıklaması ve ödül takdimi – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank:
– “Medya alanında çalışmak isteyen gençlerin sektörle anlamlı bağlantılar kurmalarına büyük katkı sağlayan yarışmamıza bu sene, 76 üniversiteden 700’ün üzerinde eser katıldı. Türkiye’nin yanı sıra Balkanlar, Orta Asya ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden iletişim fakültesi öğrencileri kıyasıya bir mücadele verdiler”
– “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, merak eden, araştıran, üreten yani hayallerinin peşinden koşan tüm gençleri destekliyoruz. Kız çocuklarımız başta olmak üzere gençlerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik gibi alanlarda daha aktif olmaları için çalışıyoruz”
– “TRT’ye bir önerim var. 2021’de kısa film kategorisindeki ödüllerden birini, Ahmet Uluçay Özel Ödülü olarak verelim. Böylece genç kuşaklardaki farkındalığı daha da artırabiliriz”
İSTANBUL (AA) – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, medya alanında çalışmak isteyen gençlerin sektörle anlamlı bağlantılar kurmalarına büyük katkı sağlayan “TRT Geleceğin İletişimcileri Yarışması”na bu sene, 76 üniversiteden 700’ün üzerinde eserin katıldığını belirterek, “Türkiye’nin yanı sıra Balkanlar, Orta Asya ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden iletişim fakültesi öğrencileri kıyasıya bir mücadele verdiler.” dedi.
TRT’nin, üniversite öğrencilerinin eğitim faaliyetleri kapsamında yaptıkları çalışmalara katkıda bulunmak ve onları teşvik etmek amacıyla bu yıl 6’ncısını düzenlediği “TRT Geleceğin İletişimcileri Yarışması” ödül töreninde ödüller sahiplerini buldu.
Ödül töreninde konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, 56 yıl önce kurulan Türkiye Radyo Televizyon Kurumu’nun doğru, güvenilir ve halkın beklentileriyle uyumlu yayıncılık anlayışıyla Türkiye’nin adeta gözü kulağı olmaya devam ettiğini söyledi.
Varank, TRT’nin bir yandan eğitim, kültür sanat ve spor alanındaki ilgi çekici içerikleriyle toplumsal farkındalığa katkılar sağlarken diğer yandan yeni kanalları ve çok dilli yayınlarıyla Türkiye’nin sesini tüm dünyaya duyurduğunu aktararak, şunları kaydetti:
“TRT, aynı zamanda iletişim alanında benzersiz bir okul. Bu manada tüm birikim ve tecrübesini Geleceğin İletişimcileri Yarışmasıyla 2015 yılından bu yana gençlerle de buluşturuyor. Medya alanında çalışmak isteyen gençlerin sektörle anlamlı bağlantılar kurmalarına büyük katkı sağlayan yarışmamıza bu sene, 76 üniversiteden 700’ün üzerinde eser katıldı. Türkiye’nin yanı sıra Balkanlar, Orta Asya ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden iletişim fakültesi öğrencileri kıyasıya bir mücadele verdiler. İletişim, çok farkında olamasak da aslında her dönemde hayatımızın en önemli parçası. Matbaa, gazete, telgraf, radyo, televizyon, internet derken, tüm insanlığı kuşatan bir ihtiyaçtan bahsediyoruz. Telefonlarımız, tabletlerimiz, günlük yaşantımızın vazgeçilmez birer parçası haline geldi. Artık hepimiz, İletişim Bilimci Marshall McLuhan 1960’lı yıllarda ifade ettiği Küresel Köy’ün birer ferdiyiz. Bu köyde, bilgi akışı o kadar hızlı o kadar yaygın ki kimi zaman neyin doğru neyin yanlış olduğunu bile ayırt etmekte zorlanabiliyoruz. Dolayısıyla, iletişimi meslek edinecek siz değerli gençlere çok büyük sorumluluklar düşüyor. Ben şimdiden her birinize meslek hayatınızda başarılar diliyor, yolunuz açık olsun diyorum.”

– “Hayallerinizi gerçekleştirmek için bir an bile beklemeyin”

Bakan Varank, bakanlığın gençlere dokunan işlerine değinerek, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak; merak eden, araştıran, üreten yani hayallerinin peşinden koşan tüm gençleri destekliyoruz. Kız çocuklarımız başta olmak üzere gençlerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik gibi alanlarda daha aktif olmaları için çalışıyoruz.” dedi.
Teknoloji geliştirme odaklı projelere erken yaşlarda katılımı teşvik etmek için Türkiye’nin ilk Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali olan TEKNOFEST’i düzenlediklerini anımsatan Varank, TEKNOFEST sayesinde, son 3 senede gerçekten yeni bir ruhu harekete geçirmeyi başardıklarını, lise ve üniversite öğrencilerinin, bu işi sahiplendiğini, 100 binlerce gencin TEKNOFEST yarışmalarıyla fikirlerini somut projelere döküp, takımlar halinde kabiliyetlerini test etmeye başladığını dile getirdi.
Bakanlık olarak geleceğin teknoloji yıldızlarını yetiştirmek için DENEYAP atölyeleri açtıklarını anlatan Varank, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu sayede 50 bin özel yetenekli öğrencimize, 5 yıl boyunca ücretsiz teknoloji eğitimleri veriyoruz. Lisans öğrencilerimizin, TÜBİTAK’ın araştırma projelerinde deneyim kazanmalarını sağlamak için STAR burs programıyla tanıştırdık. Gençler sadece iş aramasın, kendi işlerini de kursun, iyi birer girişimci olsunlar diye hem KOSGEB hem de TÜBİTAK kanalıyla girişimcilik destekleri veriyoruz. KOSGEB, sinema filmi, video ve televizyon programlarına ilişkin projeleri de destekliyoruz. Grafik, görsel efekt, animasyon gibi alanlarda çalışan işletmelere 365 bin liraya kadar kaynak sağlıyoruz. Sevgili gençler, kabul ederseniz bir ağabeyiniz olarak, bir hususun altını özellikle çizmek istiyorum. Gayretinize, enerjinize ve vizyonunuza, her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Hayallerinizi gerçekleştirmek için bir an bile beklemeyin bakanlık olarak biz daima yanınızda olacağız.”

– “2021’de kısa film ödüllerinden birini, Ahmet Uluçay Özel Ödülü olarak verelim”

Varank, bugün kısa film kategorisindeki ödülleri, sahiplerine kendisinin vereceğini belirterek, konu kısa film ve sinema olunca merhum Yönetmen Ahmet Uluçay’ı anmadan ve onu yad etmeden bu konuşmayı bitiremeyeceğini söyledi.
Kütahya’nın Tavşanlı ilçesindeki bir köyde, tüm imkansızlıklara rağmen kısa filmler çeken Uluçay’ın, okuduğu kitaplar ve yazılar dışında, sinema konusunda herhangi bir tecrübeye sahip olmadığını, bir sinema setinde bulunmadığını, hatta çektiği filmleri izleyebileceği bir cihazı bile olmadığını ama onda eşine az rastlanır bir tutku bulunduğunu dile getirdi.
Varank, Uluçay’ın uzun metrajlı film çekme hayalinin olduğunu, hatta bu hayalini “Uzun Metrajın Resmi” kısa filmiyle anlattığını anımsatarak, “İşte Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak böyle doğdu. Uluçay, kendi hayatını konu ettiği filminde aslında burada bulunan tüm genç iletişimcilere ayrı ayrı mesajlar veriyor. Ben bu filmi her izlediğimde, başka bir mesajını yakalıyorum. İmkânsızı başarmanın ne anlama geldiğini öğrenmek istiyorsanız, mutlaka bu filmi izleyin.” dedi.
Bu alanda ilerlemek isteyen iletişimci adaylarının bu filmden çıkaracağı çok dersler olduğuna inandığını belirten Varank, “Hatta Ahmet Uluçay ve kısa filmlerinin, iletişim fakültelerinde ders olarak okutulması gerektiğini düşüyorum. TRT, sinema kuşaklarında bu eserlere yer veriyor. Ben bu vesileyle, koltuk değneklerinden kanatlar yapıp, Türk sinemasının yakın tarihine adını kazıyan Ahmet Uluçay’ı rahmetle anıyorum.” şeklinde konuştu.
TRT’ye de bir öneride bulunan Bakan Varank, “2021’de kısa film kategorisindeki ödüllerden birini, Ahmet Uluçay Özel Ödülü olarak verelim. Böylece genç kuşaklardaki farkındalığı daha da artırabiliriz.” dedi.

– “Salgın sürecine rağmen yarışmamıza 76 üniversiteden 790 başvuru gerçekleşti”

TRT Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Alcan ise Geleceğin İletişimcileri Yarışması’nı salgın şartlarına uygun önlemleri alarak gerçekleştirdiklerini belirtti.
Bu yıl 6’ncısını düzenledikleri yarışmanın her yıl daha geniş etki alanına ulaşarak yoluna devam ettiğini ifade eden Alcan, geleceğin medya dünyasını oluşturacak gençlerin kariyer planlarına ve mesleki birikimlerine destek olmayı sürdürdüklerini kaydetti.
Alcan, Türkiye’nin kamu yayıncısı olarak gençlerin iletişim dünyasında var olmalarını ve dünya ile rekabette Türkiye’ye katkı sunacak enerjilerini çok önemsediklerini aktararak, 11 farklı kategoride 33 ödülün sahiplerini bulacağı yarışmada, radyo, televizyon, haber ve internetin yanı sıra Ev Hayat Dolu kategorisini eklediklerini söyledi.
Böylelikle genç iletişimcilerin değişen şartlara karşı reflekslerini gözlemleme imkanı bulmuş olduklarını aktaran Alcan, “Tüm dünyayı etkileyen salgın sürecine rağmen yarışmamıza 76 üniversiteden 790 başvuru gerçekleşti. Bu başvurular Türkiye’nin kendi alanında en iyisi olan saygın isimlerden oluşan geniş katılımlı bir jüri tarafından değerlendirildi. Türkiye’nin bu alandaki geleceğini inşa edecek gençlerimize mesleki hayatlarında başarılar diliyor, ödül alacak olanları tebrik ediyorum.” diye konuştu.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Şenol Kazancı ve TRT Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Alcan’ın da katıldığı törende, 5 ana kategori ve 11 alt kategoride dereceye giren öğrenciler ödüllerini aldı.
Bu yıl ödüller, her alt kategorinin birincisine 6 bin TL, ikincisine 5 bin TL ve üçüncüsüne 4 bin TL olarak belirlendi.

İSTANBUL – “TRT Geleceğin İletişimcileri Yarışması”nda ödüller sahiplerini buldu – Bakan Varank (2)

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Ödül töreninden görüntüler
– Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'ın konuşması
– Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'ın Televizyon yayıncılığı – Kısa film alanında ödül almaya hak kazananları açıklaması ve ödül takdimi – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank:
– “Medya alanında çalışmak isteyen gençlerin sektörle anlamlı bağlantılar kurmalarına büyük katkı sağlayan yarışmamıza bu sene, 76 üniversiteden 700’ün üzerinde eser katıldı. Türkiye’nin yanı sıra Balkanlar, Orta Asya ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden iletişim fakültesi öğrencileri kıyasıya bir mücadele verdiler”
– “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, merak eden, araştıran, üreten yani hayallerinin peşinden koşan tüm gençleri destekliyoruz. Kız çocuklarımız başta olmak üzere gençlerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik gibi alanlarda daha aktif olmaları için çalışıyoruz”
– “TRT’ye bir önerim var. 2021’de kısa film kategorisindeki ödüllerden birini, Ahmet Uluçay Özel Ödülü olarak verelim. Böylece genç kuşaklardaki farkındalığı daha da artırabiliriz”
İSTANBUL (AA) – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, medya alanında çalışmak isteyen gençlerin sektörle anlamlı bağlantılar kurmalarına büyük katkı sağlayan “TRT Geleceğin İletişimcileri Yarışması”na bu sene, 76 üniversiteden 700’ün üzerinde eserin katıldığını belirterek, “Türkiye’nin yanı sıra Balkanlar, Orta Asya ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden iletişim fakültesi öğrencileri kıyasıya bir mücadele verdiler.” dedi.
TRT’nin, üniversite öğrencilerinin eğitim faaliyetleri kapsamında yaptıkları çalışmalara katkıda bulunmak ve onları teşvik etmek amacıyla bu yıl 6’ncısını düzenlediği “TRT Geleceğin İletişimcileri Yarışması” ödül töreninde ödüller sahiplerini buldu.
Ödül töreninde konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, 56 yıl önce kurulan Türkiye Radyo Televizyon Kurumu’nun doğru, güvenilir ve halkın beklentileriyle uyumlu yayıncılık anlayışıyla Türkiye’nin adeta gözü kulağı olmaya devam ettiğini söyledi.
Varank, TRT’nin bir yandan eğitim, kültür sanat ve spor alanındaki ilgi çekici içerikleriyle toplumsal farkındalığa katkılar sağlarken diğer yandan yeni kanalları ve çok dilli yayınlarıyla Türkiye’nin sesini tüm dünyaya duyurduğunu aktararak, şunları kaydetti:
“TRT, aynı zamanda iletişim alanında benzersiz bir okul. Bu manada tüm birikim ve tecrübesini Geleceğin İletişimcileri Yarışmasıyla 2015 yılından bu yana gençlerle de buluşturuyor. Medya alanında çalışmak isteyen gençlerin sektörle anlamlı bağlantılar kurmalarına büyük katkı sağlayan yarışmamıza bu sene, 76 üniversiteden 700’ün üzerinde eser katıldı. Türkiye’nin yanı sıra Balkanlar, Orta Asya ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden iletişim fakültesi öğrencileri kıyasıya bir mücadele verdiler. İletişim, çok farkında olamasak da aslında her dönemde hayatımızın en önemli parçası. Matbaa, gazete, telgraf, radyo, televizyon, internet derken, tüm insanlığı kuşatan bir ihtiyaçtan bahsediyoruz. Telefonlarımız, tabletlerimiz, günlük yaşantımızın vazgeçilmez birer parçası haline geldi. Artık hepimiz, İletişim Bilimci Marshall McLuhan 1960’lı yıllarda ifade ettiği Küresel Köy’ün birer ferdiyiz. Bu köyde, bilgi akışı o kadar hızlı o kadar yaygın ki kimi zaman neyin doğru neyin yanlış olduğunu bile ayırt etmekte zorlanabiliyoruz. Dolayısıyla, iletişimi meslek edinecek siz değerli gençlere çok büyük sorumluluklar düşüyor. Ben şimdiden her birinize meslek hayatınızda başarılar diliyor, yolunuz açık olsun diyorum.”

– “Hayallerinizi gerçekleştirmek için bir an bile beklemeyin”

Bakan Varank, bakanlığın gençlere dokunan işlerine değinerek, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak; merak eden, araştıran, üreten yani hayallerinin peşinden koşan tüm gençleri destekliyoruz. Kız çocuklarımız başta olmak üzere gençlerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik gibi alanlarda daha aktif olmaları için çalışıyoruz.” dedi.
Teknoloji geliştirme odaklı projelere erken yaşlarda katılımı teşvik etmek için Türkiye’nin ilk Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali olan TEKNOFEST’i düzenlediklerini anımsatan Varank, TEKNOFEST sayesinde, son 3 senede gerçekten yeni bir ruhu harekete geçirmeyi başardıklarını, lise ve üniversite öğrencilerinin, bu işi sahiplendiğini, 100 binlerce gencin TEKNOFEST yarışmalarıyla fikirlerini somut projelere döküp, takımlar halinde kabiliyetlerini test etmeye başladığını dile getirdi.
Bakanlık olarak geleceğin teknoloji yıldızlarını yetiştirmek için DENEYAP atölyeleri açtıklarını anlatan Varank, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu sayede 50 bin özel yetenekli öğrencimize, 5 yıl boyunca ücretsiz teknoloji eğitimleri veriyoruz. Lisans öğrencilerimizin, TÜBİTAK’ın araştırma projelerinde deneyim kazanmalarını sağlamak için STAR burs programıyla tanıştırdık. Gençler sadece iş aramasın, kendi işlerini de kursun, iyi birer girişimci olsunlar diye hem KOSGEB hem de TÜBİTAK kanalıyla girişimcilik destekleri veriyoruz. KOSGEB, sinema filmi, video ve televizyon programlarına ilişkin projeleri de destekliyoruz. Grafik, görsel efekt, animasyon gibi alanlarda çalışan işletmelere 365 bin liraya kadar kaynak sağlıyoruz. Sevgili gençler, kabul ederseniz bir ağabeyiniz olarak, bir hususun altını özellikle çizmek istiyorum. Gayretinize, enerjinize ve vizyonunuza, her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Hayallerinizi gerçekleştirmek için bir an bile beklemeyin bakanlık olarak biz daima yanınızda olacağız.”

– “2021’de kısa film ödüllerinden birini, Ahmet Uluçay Özel Ödülü olarak verelim”

Varank, bugün kısa film kategorisindeki ödülleri, sahiplerine kendisinin vereceğini belirterek, konu kısa film ve sinema olunca merhum Yönetmen Ahmet Uluçay’ı anmadan ve onu yad etmeden bu konuşmayı bitiremeyeceğini söyledi.
Kütahya’nın Tavşanlı ilçesindeki bir köyde, tüm imkansızlıklara rağmen kısa filmler çeken Uluçay’ın, okuduğu kitaplar ve yazılar dışında, sinema konusunda herhangi bir tecrübeye sahip olmadığını, bir sinema setinde bulunmadığını, hatta çektiği filmleri izleyebileceği bir cihazı bile olmadığını ama onda eşine az rastlanır bir tutku bulunduğunu dile getirdi.
Varank, Uluçay’ın uzun metrajlı film çekme hayalinin olduğunu, hatta bu hayalini “Uzun Metrajın Resmi” kısa filmiyle anlattığını anımsatarak, “İşte Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak böyle doğdu. Uluçay, kendi hayatını konu ettiği filminde aslında burada bulunan tüm genç iletişimcilere ayrı ayrı mesajlar veriyor. Ben bu filmi her izlediğimde, başka bir mesajını yakalıyorum. İmkânsızı başarmanın ne anlama geldiğini öğrenmek istiyorsanız, mutlaka bu filmi izleyin.” dedi.
Bu alanda ilerlemek isteyen iletişimci adaylarının bu filmden çıkaracağı çok dersler olduğuna inandığını belirten Varank, “Hatta Ahmet Uluçay ve kısa filmlerinin, iletişim fakültelerinde ders olarak okutulması gerektiğini düşüyorum. TRT, sinema kuşaklarında bu eserlere yer veriyor. Ben bu vesileyle, koltuk değneklerinden kanatlar yapıp, Türk sinemasının yakın tarihine adını kazıyan Ahmet Uluçay’ı rahmetle anıyorum.” şeklinde konuştu.
TRT’ye de bir öneride bulunan Bakan Varank, “2021’de kısa film kategorisindeki ödüllerden birini, Ahmet Uluçay Özel Ödülü olarak verelim. Böylece genç kuşaklardaki farkındalığı daha da artırabiliriz.” dedi.

– “Salgın sürecine rağmen yarışmamıza 76 üniversiteden 790 başvuru gerçekleşti”

TRT Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Alcan ise Geleceğin İletişimcileri Yarışması’nı salgın şartlarına uygun önlemleri alarak gerçekleştirdiklerini belirtti.
Bu yıl 6’ncısını düzenledikleri yarışmanın her yıl daha geniş etki alanına ulaşarak yoluna devam ettiğini ifade eden Alcan, geleceğin medya dünyasını oluşturacak gençlerin kariyer planlarına ve mesleki birikimlerine destek olmayı sürdürdüklerini kaydetti.
Alcan, Türkiye’nin kamu yayıncısı olarak gençlerin iletişim dünyasında var olmalarını ve dünya ile rekabette Türkiye’ye katkı sunacak enerjilerini çok önemsediklerini aktararak, 11 farklı kategoride 33 ödülün sahiplerini bulacağı yarışmada, radyo, televizyon, haber ve internetin yanı sıra Ev Hayat Dolu kategorisini eklediklerini söyledi.
Böylelikle genç iletişimcilerin değişen şartlara karşı reflekslerini gözlemleme imkanı bulmuş olduklarını aktaran Alcan, “Tüm dünyayı etkileyen salgın sürecine rağmen yarışmamıza 76 üniversiteden 790 başvuru gerçekleşti. Bu başvurular Türkiye’nin kendi alanında en iyisi olan saygın isimlerden oluşan geniş katılımlı bir jüri tarafından değerlendirildi. Türkiye’nin bu alandaki geleceğini inşa edecek gençlerimize mesleki hayatlarında başarılar diliyor, ödül alacak olanları tebrik ediyorum.” diye konuştu.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Şenol Kazancı ve TRT Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Alcan’ın da katıldığı törende, 5 ana kategori ve 11 alt kategoride dereceye giren öğrenciler ödüllerini aldı.
Bu yıl ödüller, her alt kategorinin birincisine 6 bin TL, ikincisine 5 bin TL ve üçüncüsüne 4 bin TL olarak belirlendi.

“TRT Geleceğin İletişimcileri Yarışması”nda ödüller sahiplerini buldu – Bakan Varank (1)

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Ödül töreninden görüntüler
– Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'ın konuşması – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank:
– “Medya alanında çalışmak isteyen gençlerin sektörle anlamlı bağlantılar kurmalarına büyük katkı sağlayan yarışmamıza bu sene, 76 üniversiteden 700’ün üzerinde eser katıldı. Türkiye’nin yanı sıra Balkanlar, Orta Asya ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden iletişim fakültesi öğrencileri kıyasıya bir mücadele verdiler”
– “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak, merak eden, araştıran, üreten yani hayallerinin peşinden koşan tüm gençleri destekliyoruz. Kız çocuklarımız başta olmak üzere gençlerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik gibi alanlarda daha aktif olmaları için çalışıyoruz”
– “TRT’ye bir önerim var. 2021’de kısa film kategorisindeki ödüllerden birini, Ahmet Uluçay Özel Ödülü olarak verelim. Böylece genç kuşaklardaki farkındalığı daha da artırabiliriz”
İSTANBUL (AA) – Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, medya alanında çalışmak isteyen gençlerin sektörle anlamlı bağlantılar kurmalarına büyük katkı sağlayan “TRT Geleceğin İletişimcileri Yarışması”na bu sene, 76 üniversiteden 700’ün üzerinde eserin katıldığını belirterek, “Türkiye’nin yanı sıra Balkanlar, Orta Asya ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden iletişim fakültesi öğrencileri kıyasıya bir mücadele verdiler.” dedi.
TRT’nin, üniversite öğrencilerinin eğitim faaliyetleri kapsamında yaptıkları çalışmalara katkıda bulunmak ve onları teşvik etmek amacıyla bu yıl 6’ncısını düzenlediği “TRT Geleceğin İletişimcileri Yarışması” ödül töreninde ödüller sahiplerini buldu.
Ödül töreninde konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, 56 yıl önce kurulan Türkiye Radyo Televizyon Kurumu’nun doğru, güvenilir ve halkın beklentileriyle uyumlu yayıncılık anlayışıyla Türkiye’nin adeta gözü kulağı olmaya devam ettiğini söyledi.
Varank, TRT’nin bir yandan eğitim, kültür sanat ve spor alanındaki ilgi çekici içerikleriyle toplumsal farkındalığa katkılar sağlarken diğer yandan yeni kanalları ve çok dilli yayınlarıyla Türkiye’nin sesini tüm dünyaya duyurduğunu aktararak, şunları kaydetti:
“TRT, aynı zamanda iletişim alanında benzersiz bir okul. Bu manada tüm birikim ve tecrübesini Geleceğin İletişimcileri Yarışmasıyla 2015 yılından bu yana gençlerle de buluşturuyor. Medya alanında çalışmak isteyen gençlerin sektörle anlamlı bağlantılar kurmalarına büyük katkı sağlayan yarışmamıza bu sene, 76 üniversiteden 700’ün üzerinde eser katıldı. Türkiye’nin yanı sıra Balkanlar, Orta Asya ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden iletişim fakültesi öğrencileri kıyasıya bir mücadele verdiler. İletişim, çok farkında olamasak da aslında her dönemde hayatımızın en önemli parçası. Matbaa, gazete, telgraf, radyo, televizyon, internet derken, tüm insanlığı kuşatan bir ihtiyaçtan bahsediyoruz. Telefonlarımız, tabletlerimiz, günlük yaşantımızın vazgeçilmez birer parçası haline geldi. Artık hepimiz, İletişim Bilimci Marshall McLuhan 1960’lı yıllarda ifade ettiği Küresel Köy’ün birer ferdiyiz. Bu köyde, bilgi akışı o kadar hızlı o kadar yaygın ki kimi zaman neyin doğru neyin yanlış olduğunu bile ayırt etmekte zorlanabiliyoruz. Dolayısıyla, iletişimi meslek edinecek siz değerli gençlere çok büyük sorumluluklar düşüyor. Ben şimdiden her birinize meslek hayatınızda başarılar diliyor, yolunuz açık olsun diyorum.”

– “Hayallerinizi gerçekleştirmek için bir an bile beklemeyin”

Bakan Varank, bakanlığın gençlere dokunan işlerine değinerek, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak; merak eden, araştıran, üreten yani hayallerinin peşinden koşan tüm gençleri destekliyoruz. Kız çocuklarımız başta olmak üzere gençlerin bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik gibi alanlarda daha aktif olmaları için çalışıyoruz.” dedi.
Teknoloji geliştirme odaklı projelere erken yaşlarda katılımı teşvik etmek için Türkiye’nin ilk Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali olan TEKNOFEST’i düzenlediklerini anımsatan Varank, TEKNOFEST sayesinde, son 3 senede gerçekten yeni bir ruhu harekete geçirmeyi başardıklarını, lise ve üniversite öğrencilerinin, bu işi sahiplendiğini, 100 binlerce gencin TEKNOFEST yarışmalarıyla fikirlerini somut projelere döküp, takımlar halinde kabiliyetlerini test etmeye başladığını dile getirdi.
Bakanlık olarak geleceğin teknoloji yıldızlarını yetiştirmek için DENEYAP atölyeleri açtıklarını anlatan Varank, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu sayede 50 bin özel yetenekli öğrencimize, 5 yıl boyunca ücretsiz teknoloji eğitimleri veriyoruz. Lisans öğrencilerimizin, TÜBİTAK’ın araştırma projelerinde deneyim kazanmalarını sağlamak için STAR burs programıyla tanıştırdık. Gençler sadece iş aramasın, kendi işlerini de kursun, iyi birer girişimci olsunlar diye hem KOSGEB hem de TÜBİTAK kanalıyla girişimcilik destekleri veriyoruz. KOSGEB, sinema filmi, video ve televizyon programlarına ilişkin projeleri de destekliyoruz. Grafik, görsel efekt, animasyon gibi alanlarda çalışan işletmelere 365 bin liraya kadar kaynak sağlıyoruz. Sevgili gençler, kabul ederseniz bir ağabeyiniz olarak, bir hususun altını özellikle çizmek istiyorum. Gayretinize, enerjinize ve vizyonunuza, her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Hayallerinizi gerçekleştirmek için bir an bile beklemeyin bakanlık olarak biz daima yanınızda olacağız.”

– “2021’de kısa film ödüllerinden birini, Ahmet Uluçay Özel Ödülü olarak verelim”

Varank, bugün kısa film kategorisindeki ödülleri, sahiplerine kendisinin vereceğini belirterek, konu kısa film ve sinema olunca merhum Yönetmen Ahmet Uluçay’ı anmadan ve onu yad etmeden bu konuşmayı bitiremeyeceğini söyledi.
Kütahya’nın Tavşanlı ilçesindeki bir köyde, tüm imkansızlıklara rağmen kısa filmler çeken Uluçay’ın, okuduğu kitaplar ve yazılar dışında, sinema konusunda herhangi bir tecrübeye sahip olmadığını, bir sinema setinde bulunmadığını, hatta çektiği filmleri izleyebileceği bir cihazı bile olmadığını ama onda eşine az rastlanır bir tutku bulunduğunu dile getirdi.
Varank, Uluçay’ın uzun metrajlı film çekme hayalinin olduğunu, hatta bu hayalini “Uzun Metrajın Resmi” kısa filmiyle anlattığını anımsatarak, “İşte Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak böyle doğdu. Uluçay, kendi hayatını konu ettiği filminde aslında burada bulunan tüm genç iletişimcilere ayrı ayrı mesajlar veriyor. Ben bu filmi her izlediğimde, başka bir mesajını yakalıyorum. İmkânsızı başarmanın ne anlama geldiğini öğrenmek istiyorsanız, mutlaka bu filmi izleyin.” dedi.
Bu alanda ilerlemek isteyen iletişimci adaylarının bu filmden çıkaracağı çok dersler olduğuna inandığını belirten Varank, “Hatta Ahmet Uluçay ve kısa filmlerinin, iletişim fakültelerinde ders olarak okutulması gerektiğini düşüyorum. TRT, sinema kuşaklarında bu eserlere yer veriyor. Ben bu vesileyle, koltuk değneklerinden kanatlar yapıp, Türk sinemasının yakın tarihine adını kazıyan Ahmet Uluçay’ı rahmetle anıyorum.” şeklinde konuştu.
TRT’ye de bir öneride bulunan Bakan Varank, “2021’de kısa film kategorisindeki ödüllerden birini, Ahmet Uluçay Özel Ödülü olarak verelim. Böylece genç kuşaklardaki farkındalığı daha da artırabiliriz.” dedi.

– “Salgın sürecine rağmen yarışmamıza 76 üniversiteden 790 başvuru gerçekleşti”

TRT Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Alcan ise Geleceğin İletişimcileri Yarışması’nı salgın şartlarına uygun önlemleri alarak gerçekleştirdiklerini belirtti.
Bu yıl 6’ncısını düzenledikleri yarışmanın her yıl daha geniş etki alanına ulaşarak yoluna devam ettiğini ifade eden Alcan, geleceğin medya dünyasını oluşturacak gençlerin kariyer planlarına ve mesleki birikimlerine destek olmayı sürdürdüklerini kaydetti.
Alcan, Türkiye’nin kamu yayıncısı olarak gençlerin iletişim dünyasında var olmalarını ve dünya ile rekabette Türkiye’ye katkı sunacak enerjilerini çok önemsediklerini aktararak, 11 farklı kategoride 33 ödülün sahiplerini bulacağı yarışmada, radyo, televizyon, haber ve internetin yanı sıra Ev Hayat Dolu kategorisini eklediklerini söyledi.
Böylelikle genç iletişimcilerin değişen şartlara karşı reflekslerini gözlemleme imkanı bulmuş olduklarını aktaran Alcan, “Tüm dünyayı etkileyen salgın sürecine rağmen yarışmamıza 76 üniversiteden 790 başvuru gerçekleşti. Bu başvurular Türkiye’nin kendi alanında en iyisi olan saygın isimlerden oluşan geniş katılımlı bir jüri tarafından değerlendirildi. Türkiye’nin bu alandaki geleceğini inşa edecek gençlerimize mesleki hayatlarında başarılar diliyor, ödül alacak olanları tebrik ediyorum.” diye konuştu.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Şenol Kazancı ve TRT Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Alcan’ın da katıldığı törende, 5 ana kategori ve 11 alt kategoride dereceye giren öğrenciler ödüllerini aldı.
Bu yıl ödüller, her alt kategorinin birincisine 6 bin TL, ikincisine 5 bin TL ve üçüncüsüne 4 bin TL olarak belirlendi.