TSB

TSB'den ailelere çocukları için BES ile birikim daveti

İSTANBUL (AA) – Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Atilla Benli, "Yarınlara güvenle bakmak isteyen tüm anne babaları, hem kendileri hem de çocukları için özel emeklilik sistemine dahil olmaya ve birikim yapmaya bugünden başlamaya davet ediyoruz." ifadelerini kullandı.

TSB'den yapılan açıklamaya göre, aileler, çocuklarının eğitimi başta olmak üzere, yarınları için birikim yapmaya önem veriyor.

Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) uzun vadede sağladığı kazançlarla dikkati çekerken, Türkiye Sigorta Birliği, çocukların yarınlarına güvenle bakabilmek için BES ile tasarruf yapmanın önemini hatırlatıyor.

Güncel mevzuata göre, 18 yaşın altındakiler için ebeveynin kimlik numarası ile BES sözleşmesi düzenlenebiliyor. Ancak, tasarruf alışkanlıklarının küçük yaşlarda edindirilmesini sağlamak amacıyla mevzuatın bu bölümünde değişikliğe ihtiyaç duyuluyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Atilla Benli, ebeveynlerin çocuklarının başta eğitimi olmak üzere yaşam boyu ortaya çıkabilecek ihtiyaçları için farklı birikim yöntemleri arasından seçim yaptığını belirterek, şunları kaydetti:

“Ebeveynlerin özel emeklilik sistemine dahil olması hem ilerleyen yaşlarda refah seviyelerini koruyarak çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamalarını hem de çocuklarının tasarruf alışkanlığı kazanması için onlara rol model olmalarını sağlıyor. Böylece birikim atmosferi ile büyüyen çocukların, finansal okuryazarlık ile erken yaşlarda tanışması da kaçınılmaz oluyor. Aileler kendileri için sisteme dahil olarak, aynı zamanda lehtarları olan çocuklarına yönelik birikim yapabiliyorlar. Tasarrufları için diğer yatırım yöntemlerine nazaran başarılı bir performans sağlayan emeklilik yatırım fonlarını seçen ailelerin BES ile uzun vadede sağladığı kazançlar ön plana çıkıyor. Yarınlara güvenle bakmak isteyen tüm anne babaları, hem kendileri hem de çocukları için özel emeklilik sistemine dahil olmaya ve birikim yapmaya bugünden başlamaya davet ediyoruz.”

TÜİK verilerine göre, Türkiye nüfusunun yaklaşık 23 milyonunu 18 yaş altındaki çocukların oluşturduğunu hatırlatan Benli, “18 yaş altının sisteme dahil edilmesi hem bireysel tasarruf alışkanlıklarının erken yaşlarda edinilmesi hem de özel emeklilik sisteminin büyümesi açısından önem taşıyor. Küçüklerin ve gençlerin sisteme katılmasını sağlayacak mevzuat değişikliğinin ülkemizin tasarruf düzeyine olumlu katkı sağlayan BES’e yeni bir soluk getireceğini ve büyük bir potansiyel katılımcıyı harekete geçireceğini düşünüyoruz. Söz konusu düzenlemenin yapılmasıyla birlikte daha fazla aile çocuklarının geleceği için BES’e yönelecektir.” ifadelerini kullandı.

– Fon büyüklüğü 145 milyar TL’ye yaklaştı

2019 Ağustos ayından itibaren devam eden BES katılımcı sayısındaki yükseliş, salgının etkisi ile Nisan 2020 döneminde yavaşlamakla birlikte haziran sonundan itibaren yeniden artış trendine girdi.

Emeklilik Gözetim Merkezi’nin 7 Ağustos verilerine göre katılımcı sayısı 6,85 milyonu aşarken, devlet katkısı dahil fon büyüklüğü ise 145 milyar TL'ye yaklaştı.

TSB Başkanı Benli: “Sigorta sektörü güçlendikçe, Türkiye ekonomisi daha da güçlenecek”

İSTANBUL (AA) – Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Atilla Benli, Türkiye sigorta sektörünün dünyadaki yerinin Türk ekonomisinin büyüklüğüne uygun olmadığını belirterek, "Yeni dönemle birlikte makro hedefimiz, sigortacılık ve emeklilik sektörümüzü dünyada hak ettiği konuma ulaştırmak olacak. Sigorta ve emeklilik sektörü güçlendikçe Türkiye ekonomisi daha da güçlenecek." dedi.

Benli, TSB Seçimli Olağan Genel Kurul Toplantısı’nın ardından düzenlediği basın toplantısında sektörle ilgili güncel değerlendirmelerini paylaşırken, yeni dönem hedeflerini de açıkladı. Toplantı, Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Atilla Benli, Türkiye Sigorta Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Mehmet Şencan ve Taylan Türkölmez ile Türkiye Sigorta Birliği Yönetim Kurulu Üyeleri Cemal Kişmir ve Ceyhan Hancıoğlu’nun yanı sıra birliğin, Hayat Dışı ve Hayat Emeklilik Yönetim Komitelerinin de katılımıyla gerçekleşti.

Toplantıda konuşan Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Atilla Benli, Türkiye Sigorta Birliği’nin 66 üyesiyle birlik içinde hareket eden büyük bir aile olduğunu belirtti.

Sektörün 2020 yılının ilk çeyreğinde 247,5 milyar TL aktif büyüklüğe ulaştığını bildiren Benli, "2011–2019 yıllarına baktığımızda sektörün her yıl ortalama yüzde 19 büyüdüğünü görüyoruz. Sektör olarak 2019 yılında 3,6 milyar TL’si hayat ve 35,9 milyar TL’si hayat dışı olmak üzere toplam 39,5 milyar TL tazminat üstlendik. 2020 yılı ilk yarısında sektörümüz 32,9 milyar TL’si hayat dışından, 7,3 milyar TL’si de hayat branşından olmak üzere toplamda 40,2 milyar TL prim üretimi gerçekleştirirken, geçen yılın aynı dönemine göre büyümesi pandemiye rağmen hayat dışında yüzde 15, hayat branşında yüzde 59 olmak üzere ortalamada yüzde 21 oldu." diye konuştu.

Benli, penetrasyon oranları açısından sektörün hak ettiği konumda olmadığını belirterek, şunları kaydetti:

"2018 sonu itibarıyla penetrasyon oranı tüm dünya için yüzde 6 iken, Türkiye’de bu oran yüzde 2 civarındadır. Sigorta sektörünün toplam aktiflerinin GSYH’ye oranı ise Avrupa’da yüzde 72’yken, ülkemizde yüzde 5,5 düzeyinde seyrediyor. Bu oranı artırmamız gerekiyor. Ülkemiz dünyanın 19. büyük ekonomisi olmasına rağmen sigortacılıkta potansiyeline erişemedi. Mevcut durumda sigortacılık sektörümüz 39. sırada yer alıyor. Dolayısıyla, Türkiye sigorta sektörünün dünyadaki yerinin Türk ekonomisinin büyüklüğüne uygun olmadığını söyleyebiliriz. Yeni dönemle birlikte makro hedefimiz, sigortacılık ve emeklilik sektörümüzü dünyada hak ettiği konuma ulaştırmak olacak. Sigorta ve emeklilik sektörü güçlendikçe Türkiye ekonomisi daha da güçlenecek.”

– Kovid-19 döneminde 400 milyon TL tazminat ödemesi

Atilla Benli, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınında devletin aldığı ekonomik tedbirlerde sigorta sektörünün de üzerine düşeni yaptığını söyledi.

Benli, “Salgın kapsamında tavsiye kararları yayınladık, mayıs ayında vadesi dolan RSH kapsamındaki araçların zorunlu trafik sigortası vadesini bir ay uzattık. Teminat kapsamı dışında olmasına rağmen salgından kaynaklanan tedavi giderlerini özel sağlık ve tamamlayıcı sağlık sigortası kapsamında karşıladık. Salgında görev alan ve özel sağlık kuruluşlarında çalışmakta hekimlerin sorumluluğunu sorumluluk sigortası teminat kapsamına ek prim almadan dahil ettik ve gerek kamu kurumu gerekse özel sağlık kurumlarında çalışan hekimlerin Kovid-19 ile ilintili görevlerden kaynaklanan sorumluluğuna ilişkin teminat limiti belirledik. Bu kapsamda 41 milyon TL’ si sağlık olmak üzere toplam 400 milyon TL tazminat ödedik; aktif, dinamik ve çözüm üreten bir sektör olduk." ifadelerini kullandı.

Türkiye Sigorta Birliği’nin yeni dönem ajandasına aktaran Benli, üst politika belgelerinde bankacılık dışı finans sektörünün geliştirilmesinin önemine değindi.

Benli, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) ve Türk Reasürans AŞ kuruluşunun, kamu otoritesi ve sigorta sektörü arasındaki etkin iletişim ve sinerjinin sektörün gelişimi için pek çok fırsat barındırdığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Üst politika belgelerinde sigorta ve emeklilik sektörü için belirtilen tedbir ve aksiyonlar öncelikli konularımız arasında yer alıyor. Bu kapsamda Otomatik Katılım Sistemi (OKS), Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) fon tutarlarının artırılmasına yönelik adımlar ve 18 yaş altı için BES yolunun açılması gündemimizde sürekli yer alacak. Katılım sigortacılığının teşvik edilmesi, tarım sigortalarının ürün ve risk bazında kapsamının geliştirilmesi, Tamamlayıcı Sağlık Sigortası’nın yaygınlaştırılması ve Doğal Afet Sigortaları’nda revizyon çalışmaları da yine öncelikli konularımız arasında. Özetle, hayat dışı tarafta zorunlu sigortaların kapsayıcılığının artırılması, trafik sigortasında gider verimliliğinin artırılması, finansal riskler ve tarım sigortalarına; hayat ve BES tarafında ise hayat sigortaları, Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi ve BES’e odaklanacağız. Ayrıca, dijitalleşme, veri analitiğinin daha etkin kullanımı gibi sektörümüzü, geleceğin sigortacılığına hazırlayacak projeleri önemsiyoruz. Sektörümüzün kamu ve paydaşlarla oluşturduğu sinerjinin meyvelerini önümüzdeki dönemde alacağımıza inanıyoruz."

– Sağlık ve alacak sigortaları ile siber sigortalar ön plana çıkacak

TSB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Şencan ise pandemi döneminde yenileme ve yeni işlerin artış trendinde azalmalar yaşandığını ve primlerde bir miktar düşüş gerçekleştiğini söyledi.

Mayıs itibarıyla trendin normale dönmeye başladığını gördüklerini aktaran Şencan, "Bunun en önemli nedeni risklere karşı hazırlıklı olmanın önemini bir kez daha fark etmiş olmamız. Yeni dönemde sağlık sigortalarının, siber risk sigortalarının ve ticari alacak sigortasının ön plana çıkmasını bekliyoruz." dedi.

– "BES ve hayat sigortalarında ihtiyacı anlatmak önem taşıyor"

TSB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Taylan Türkölmez de emeklilik yatırım fonlarının bugün uzun vadede en kazançlı birikim araçlarından biri olarak büyümesini sürdürdüğünü ifade etti.

Türkölmez, şunları kaydetti:

"BES’teki tüm fonların son 10 yıllık getirilerine baktığımızda ortalamada enflasyonun üzerinde getiri sağladığı, toplamdaki 407 adet fonun içindeki bazılarının ise getiri oranlarının geleneksel yatırım araçlarının çok üstünde getiri sağladığı görülebilmektedir. Ancak bu noktada BES tasarruflarının piyasanın anlık değişimlerine göre hareket eden kısa vadeli enstrümanların getirileriyle mukayese edilmemesi gerektiğini hatırlatmakta fayda var. Pandemi nedeniyle bireylerin yaşadığı nakit ihtiyacı sistemdeki toplam katılımcı sayısının azalmasına neden olsa da yılın ilk 6 ayında fon büyüklüğünde yaklaşık 20 milyar TL gibi bir artış yaşandı. Katılımcıların uzun vadeli getirilere odaklanmaları ve kısa vadeli getiriler yerine emeklilik döneminde refah kaybı yaşamamayı hedeflemeleri önem taşıyor."

– "Hayat branşında prim üretimi ülkemizde kredi hacmi ile sınırlı kalıyor"

TSB Yönetim Kurulu Üyesi Cemal Kişmir ise Türkiye’de hayat sigortaları branşının henüz istenilen düzeyin çok altında olduğunu ve hayat sigortasının ağırlıklı olarak kredi bağlantılı bir ürün olarak görüldüğünü dile getirdi.

Kişmir, “Hayat branşında prim üretimi ülkemizde kredi hacmi ile sınırlı kalıyor. Oysa sektör olarak burada büyük bir potansiyel olduğunu ve henüz bu potansiyeli yeterinde değerlendiremediğimizi biliyoruz. Hem hayat sigortalarının önemini anlatmanın hem de bireylerin farklı ihtiyaçlarına yanıt verecek ürünler geliştirmenin bu branşın büyümesine katkı sunacak iki unsur olduğunu düşünüyoruz. Bu noktada dijitalleşme ve teknolojinin yoğun kullanımı da bize avantaj sağlayacaktır." ifadelerini kullandı.

TSB Başkanı Benli'den 30 Haziran Emekliler Günü değerlendirmesi:

İSTANBUL (AA) – Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Atilla Benli, "Bireysel Emeklilik Sistemi'ndeki (BES) katılımcı sayısı 6,9 milyon kişiye yaklaşırken, Otomatik Katılım uygulaması ile birlikte çalışanların da sisteme dahil olmasıyla katılımcı sayısı 12,3 milyona ve sistemdeki toplam fon büyüklüğü 145,5 milyar TL'ye ulaştı." ifadelerini kullandı.

Atilla Benli, 30 Haziran Emekliler Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, refah içinde bir emeklilik için bireysel tasarrufların önemli olduğunu vurguladı.

Benli, ortalama yaşam süresi ve yaşlanan nüfustaki artışın, emeklilik dönemine yönelik olarak yapılan tasarrufların önemini daha da artırdığını, BES'in sağladığı kazanımlarla dikkati çektiğini aktardı.

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de değişen nüfus yapısının emeklilik döneminde rahat etmek için BES'i kaçınılmaz kıldığını belirten Benli, şunları kaydetti:

"TÜİK verileri, Türkiye'de 65 ve daha yukarı yaştaki nüfusun 5 yılda yüzde 21,9 artarak 2019 itibarıyla 7 milyon 550 binin üzerine çıktığını gösteriyor. 2014 yılında 30,7 iken, 2019 yılında 32,4'e yükselen ortanca yaşın ise 2030 yılında 35,6 ve 2080 yılında 45 olacağı öngörülüyor. Nüfusun yaşlandığını ortaya koyan bu veriler, emeklilik dönemine yönelik tasarruf etmenin hem emeklilikte yaşam standartlarını korumak hem de ülkelerin ekonomisi açısından önemli olduğunu da gösteriyor.

BES bu anlamda uzun vadeli ve kazançlı bir yapı olarak karşımıza çıkıyor. Ömrümüzün en verimli yıllarını çalışma hayatında değerlendirirken birikim yapma alışkanlığı kazanmak, emeklilik dönemini de gelir endişesi yaşamadan geçirmemizi sağlıyor. BES, emeklilikte refahın anahtarını sunuyor."

BES'in uzun vadeli bir birikim sistemi olduğunu hatırlatan Benli, 5 ve 10 yıllık verilere bakıldığında BES'in sağladığı getirinin net bir şekilde görüldüğünü aktardı.

Benli, henüz 20'nci yılına ulaşmadan önemli bir büyüklüğe ulaşan BES'in kendi başarı hikayesini yazdığını belirterek, "BES'teki katılımcı sayısı 6,9 milyon kişiye yaklaşırken, Otomatik Katılım uygulaması ile birlikte çalışanların da sisteme dahil olmasıyla katılımcı sayısı 12,3 milyona ve sistemdeki toplam fon büyüklüğü 145,5 milyar TL'ye ulaştı. Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi'nin devreye girmesiyle bu büyümenin daha da ivme kazanmasını bekliyoruz." ifadelerini kullandı.

TSB'den “sigortasız olmaz” sloganıyla farkındalık kampanyası

İSTANBUL (AA) – Türkiye Sigorta Birliği (TSB), "Hayat bu, her şey olur. Sigortasız olmaz" sloganıyla bir farkındalık kampanyası başlattı.

TSB açıklamasına göre, konut, Devlet Destekli Ticari Alacak ve kasko-trafik ürünlerine odaklanılan kampanyada hayatta farklı risklerin söz konusu olduğuna ve sigortanın tüm bu risklere karşı güvence sağladığına işaret ediliyor

Hayatın içindeki iyi ve kötü anlardan kesitleri ön plana çıkarmayı hedefleyen kampanya kapsamında evde aileyle güzel anlar geçirmek kadar su basması ya da hırsızlık gibi risklerin de olduğu, araçlarla tatile giderken ya da yolda herhangi bir hasarla karşılaşmanın mümkün olduğu, ticaret hayatının iniş çıkıları olduğu hatırlatılıyor. Olası risklere karşı sigortanın önemine değinen kampanya kapsamında, "Sigortalı kalın. Bugünü de yarını da güvenle yaşayın" mesajı veriliyor.

– "Bu dönem sigortalı olmanın öneminin tekrar tekrar fark edilmesini sağladı"

Açıklamada konuya ilişkin görüşlerine yer verilen TSB Başkanı Atilla Benli, hayatta risklerin her zaman olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Koronavirüs pandemisi döneminde hayatta başımıza her an gelebilecek bu risklere karşı önlem almanın önemini bir kez daha gördük. Önlem almak söz konusu olduğunda ilk aklımıza gelen sigorta olmalı. Sigorta sektörü olarak olası risklere karşı sigortalılarımızın sağlığını, varlıklarını, tasarruflarını, hak ve alacaklarını koruyarak yarınlarını güvence altına alıyoruz. Pandemi dönemindeki uygulamalarımızla da sigortalılarımızın yanında olduğumuzu bir kez daha ortaya koyduk. Bu dönem sigortalı olmanın öneminin tekrar tekrar fark edilmesini sağladı. Biz de bu iç görüden hareketle ‘Hayat bu, her şey olur. Sigortasız olmaz’ kampanyasını hazırladık."

Sigortanın bir gereklilik ve ihtiyaç olduğunu dile getiren Benli, "Pandemi döneminde zamanımızın büyük kısmını evlerde geçirdik. İşini dönemsel olarak durdurmak durumunda kalanlar belki alacaklarla ilgili sorunlarla karşılaştı. Araçlarımız ise her dönem doludan kazalara pek çok riskle karşı karşıya kalıyor. Peki, bu risklere karşı evimizi, alacaklarımızı ve araçlarımızı güvence altına alıyor muyuz? Bu kampanyayla bu soruyu sormayı ve sigortalı kalmanın güvenli yaşam için olmazsa olmaz olduğunu hatırlatmayı hedefledik." ifadelerini kullandı.