TÜBİTAK

TÜBİTAK desteğiyle Antep fıstığı kabuğundan süper kapasitör yapmayı hedefliyor

OSMANİYE (AA) – OKÜ Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Müslüm Demir, ekip arkadaşlarıyla hazırladığı “Fıstık kabuğu atığından gözenekli karbon üretimi ve süper kapasitörlerde uygulanması” konulu projeyle TÜBİTAK’tan hibe desteği almayı başardı.

Demir, AA muhabirine, şarj edilebilir enerji kaynaklarının otomotiv ve diğer sektörlere de girmesiyle kapasitörlerin öneminin giderek arttığını ve tüm dünyada bunun üzerine çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.

Bu kapasitörlerin elektronik cihazlarda, uçaklarda ve son olarak da elektrikli otomobillerde kullanıldığını dile getiren Demir, şunları kaydetti:

“Ülkemizde lityum ve süper kapasitör üreticisi bir firma yok. Biz de bu konuda ne yapabiliriz diye düşündük ve bir proje hazırlamaya karar verdik. Daha sonra bu projeyle TÜBİTAK’a başvurduk ve yaklaşık 3 bin 500 projeden ilk 144 proje arasına girmeyi başardık. Bireysel Genç Girişimci Projesi’nden 200 bin liralık hibe desteği aldık. Projemiz yaklaşık bir yıl sürecek. Proje sonunda hedefimiz, süper kapasitör enerji depolama sisteminin bir prototipini yapmaktır.”

Süper kapasitörlerin elektrot kısmı için gereken gözenekli karbon alışımını, Antep fıstığı kabuğu atıklarından elde etmeyi planladıklarını belirten Demir, “Bunun için fıstık kabuğu alınarak basit kimyasallarla karıştırılıp yüksek sıcaklıkta inert yani hareketsiz hale getireceğiz. Sonuç olarak meydana gelen ürün asitle yıkanarak elektrotlarda kullanılacak.” ifadesini kullandı.

Ekip olarak proje üzerinde çalışmalarının bir sebebinin de yerli otomobil TOGG’un bataryalarının hızlı şarj olabilmesi için süper kapasitöre ihtiyaç duyulması olduğunu aktaran Demir, “Ekip olarak yerli ve milli aracımızın daha hızlı şarj olması için fıstık kabuğundan karbon üretip bunu süper kapasitörlerde uygulayarak bir sistem tasarladık. Bu sistemi geliştirerek yerli ve milliliği sağlamayı planlıyoruz.” diye konuştu.

Yapacakları süper kapasitörü yerli sanayide kullanmak istediklerini, bu sayede yurt dışından süper kapasitör getirmek zorunda kalınmayacağını vurgulayan Demir, şöyle devam etti:

“Projemizde yerlilik esasına dayanarak Antep fıstığının kabuğunu kullanmayı tercih ettik. Ülkemizde süper kapasitörlere büyük talep olmasına rağmen, üretici firma bulunmamaktadır. Ülkemizin kaynaklarını kullanarak süper kapasitörleri daha ucuza mal etmek ve temin süresini en aza indirmek amacıyla bu projeyi önemsiyoruz.”

TÜBİTAK desteğiyle Antep fıstığı kabuğundan süper kapasitör yapmayı hedefliyor – OSMANİYE

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Bilim insanlarının laboratuvarda çalışması
– Öğretim Üyesi Dr. Müslüm Demir'in çalışmaları anlatması
– Çalışma sonucunda elde dilmesi hedeflenen portatif
– Öğretim Üyesi Dr. Müslüm Demir ile röportaj TÜBİTAK desteğiyle Antep fıstığı kabuğundan süper kapasitör yapmayı hedefliyor
– Osmaniye Korkut Ata Üniversitesinde görevli Dr. Öğr. Üyesi Müslüm Demir, Antep fıstığı kabuklarının atıklarını kullanarak hızlı şarj olabilen ve enerjiyi verimli kullanabilecek süper kapasitör üretmek için proje hazırladı
– Dr. Öğr. Üyesi Müslüm Demir:
– “Ekip olarak yerli ve milli aracımızın daha hızlı şarj olması için fıstık kabuğundan karbon üretip bunu süper kapasitörlerde uygulayarak bir sistem tasarladık. Bu sistemi geliştirerek yerli ve milliliği sağlamayı planlıyoruz”
OSMANİYE (AA) – ÜMİT KAHRIMAN – Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi'nde (OKÜ) görevli Dr. Öğr. Üyesi Müslüm Demir, hazırladığı projeyle Antep fıstığı kabuklarının atıklarından hızlı şarj olabilen ve enerjiyi verimli kullanabilecek bir süper kapasitör yapmayı hedefliyor.
OKÜ Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Müslüm Demir, ekip arkadaşlarıyla hazırladığı “Fıstık kabuğu atığından gözenekli karbon üretimi ve süper kapasitörlerde uygulanması” konulu projeyle TÜBİTAK'tan hibe desteği almayı başardı.

Demir, AA muhabirine, şarj edilebilir enerji kaynaklarının otomotiv ve diğer sektörlere de girmesiyle kapasitörlerin öneminin giderek arttığını ve tüm dünyada bunun üzerine çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.

Bu kapasitörlerin elektronik cihazlarda, uçaklarda ve son olarak da elektrikli otomobillerde kullanıldığını dile getiren Demir, şunları kaydetti:

“Ülkemizde lityum ve süper kapasitör üreticisi bir firma yok. Biz de bu konuda ne yapabiliriz diye düşündük ve bir proje hazırlamaya karar verdik. Daha sonra bu projeyle TÜBİTAK’a başvurduk ve yaklaşık 3 bin 500 projeden ilk 144 proje arasına girmeyi başardık. Bireysel Genç Girişimci Projesi'nden 200 bin liralık hibe desteği aldık. Projemiz yaklaşık bir yıl sürecek. Proje sonunda hedefimiz, süper kapasitör enerji depolama sisteminin bir prototipini yapmaktır.”

Süper kapasitörlerin elektrot kısmı için gereken gözenekli karbon alışımını, Antep fıstığı kabuğu atıklarından elde etmeyi planladıklarını belirten Demir, “Bunun için fıstık kabuğu alınarak basit kimyasallarla karıştırılıp yüksek sıcaklıkta inert yani hareketsiz hale getireceğiz. Sonuç olarak meydana gelen ürün asitle yıkanarak elektrotlarda kullanılacak.” ifadesini kullandı.

Ekip olarak proje üzerinde çalışmalarının bir sebebinin de yerli otomobil TOGG'un bataryalarının hızlı şarj olabilmesi için süper kapasitöre ihtiyaç duyulması olduğunu aktaran Demir, “Ekip olarak yerli ve milli aracımızın daha hızlı şarj olması için fıstık kabuğundan karbon üretip bunu süper kapasitörlerde uygulayarak bir sistem tasarladık. Bu sistemi geliştirerek yerli ve milliliği sağlamayı planlıyoruz.” diye konuştu.

Yapacakları süper kapasitörü yerli sanayide kullanmak istediklerini, bu sayede yurt dışından süper kapasitör getirmek zorunda kalınmayacağını vurgulayan Demir, şöyle devam etti:

“Projemizde yerlilik esasına dayanarak Antep fıstığının kabuğunu kullanmayı tercih ettik. Ülkemizde süper kapasitörlere büyük talep olmasına rağmen, üretici firma bulunmamaktadır. Ülkemizin kaynaklarını kullanarak süper kapasitörleri daha ucuza mal etmek ve temin süresini en aza indirmek amacıyla bu projeyi önemsiyoruz.”

TÜBİTAK projelerinde çalışacak lisans öğrencileri STAR bursiyeri olabilecek

ANKARA (AA) – Dün Cumhurbaşkanlığı Kabinesi toplantısının ardından millete seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, lisans seviyesindeki öğrenciler için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile TÜBİTAK aracılığıyla STAR Programı’nı başlattıklarını belirterek, “Lisans eğitiminin her seviyesindeki 1000 gencimiz, TÜBİTAK enstitülerinde ya da TÜBİTAK tarafından desteklenen araştırma projelerinde görev almak suretiyle bu programdan faydalanabilecek. Ülkemizde ilk defa hayata geçen bu denli büyük proje tabanlı lisans burs programının gençlerimize hayırlı olmasını diliyorum.” ifadelerini kullanmıştı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gençlere müjdesini sosyal medya hesabından paylaşarak “Gençler, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın sizlere çok güzel bir müjdesi var. Lisans seviyesindeki öğrencilerimiz için TÜBİTAK STAR Programı’nı başlatıyoruz. Bizi izlemeye devam edin.” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı STAR Programı’nın yeni çağrısının detayları, TÜBİTAK’ın internet sitesinden duyuruldu.

Buna göre, Bilim İnsanı Destek Programları Başkanlığınca (BİDEB) yürütülen STAR Programı’nın yeni çağrısı, lisans öğrencilerinin akademik çalışmalarına ek olarak bilimsel araştırma projelerinde de yer almasını hedefliyor. Çağrıyla lisans öğrencilerinin bilimsel etik kuralları gözetmeleri, yaratıcılık, mühendislik, problem çözme ve entelektüel becerilerini geliştirmeleri bekleniyor.

Portal oluşturuldu

Programa başvurmak isteyen lisans öğrencileri, TÜBİTAK merkez ve enstitülerinde yürütülen veya kurum tarafından desteklenen araştırma projelerine “star.tubitak.gov.tr” adresinden ulaşabilecek.

Projesine STAR Programı aracılığıyla lisans öğrencisi alımı yapmak isteyen yürütücüler de projelerinin portalda yer alması için “star@tubitak.gov.tr” adresine e-posta atabilecek.

STAR Programı’nın yeni çağrısı yeni tip koronavirüse (Kovid-19) yönelik projelerle sınırlı olmayacak. Bursiyerlik hakkı kazanan öğrenciler aylık araştırma bursuyla desteklenecek.

Uzmanlar tarafından genel ağırlıklı not ortalaması ve üniversite giriş sıralamasına göre yapılacak değerlendirmenin ardından bursiyerlik hakkı kazanan öğrenciler 6 ay süreyle aylık 750 lira burs alacak. Bu sayede akademik olarak başarılı öğrencilerin ilgilendikleri bilim ve teknoloji alanlarında araştırma tecrübesi edinmesi sağlanacak.

Başvurular “e-bideb.tubitak.gov.tr” adresi üzerinden 2-30 Kasım döneminde çevrim içi olarak alınacak.

TÜBİTAK, gelen talepler üzerine Kovid-19’un teşhis ve tedavisine yönelik Ar-Ge projelerinde görev alacak araştırmacıları teşvik etmek amacıyla STAR Programı’nın ilk çağrısına çıkmış, programa yapılan 340 başvurunun 300’ü aylık 6 bin liraya kadar burs desteği almaya hak kazanmıştı.

Çocuklar doğanın dilini TÜBİTAK projesiyle öğreniyor – AFYONKARAHİSAR

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Çocuklardan görüntü
– Eğitimlerden görüntü
– Çocuklar ağaçları ve bitkileri incelemesi
– Dr. Öğretim Üyesi Nezahat Hamiden Karaca ile röportaj
– Çocukların konuşması Çocuklar doğanın dilini TÜBİTAK projesiyle öğreniyor
– Afyonkarahisar'da okul öncesi çocuklara TÜBİTAK'ın Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Projesi kapsamında doğal ortamda inceleme ve geziler eşliğinde doğa ve çevre eğitimi veriliyor
– AKÜ Doktor Öğretim Üyesi Nezahat Hamiden Karaca:
– “Daha önce hiç doğa ve çevre eğitimi almamış okul öncesi dönem çocuklarının, belirli bir program çerçevesinde, doğayı tanımalarını ve doğaya yönelik farkındalık oluşturmalarını istiyoruz”
AFYONKARAHİSAR (AA) – MUSTAFA BAYER – Afyonkarahisar'da TÜBİTAK tarafından da desteklenen proje kapsamında okul öncesi öğrencilerine doğada çevre ve doğa bilinci eğitimi ile tanışıyor.

TÜBİTAK 4004 Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Programı kapsamında yürütülen ve sorumluluğunu Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Eğitim Fakültesi Doktor Öğretim Üyesi Nezahat Hamiden Karaca'nın üstlendiği “Çocuklar doğanın dilini öğreniyor” projesinde, okul öncesi 20 çocuğa doğal ortamda, canlılar ve bitkiler hakkında bilgiler veriliyor.

Eğitimlerde çevre ve doğanın korunmasının önemi anlatılarak, farkındalık oluşturulması amaçlanırken, çocukların doğaya duyarlı büyümeleri hedefleniyor.

Proje kapsamında çocuklar, Afyonkarahisar'daki sulak alanlar, tabiat parkları, mermer atölyeleri ile Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Merkezi'ne götürülerek, buradaki bitki ve böcekleri inceliyor, ayrıca dürbünle kuş gözlemi yapıyor.

Proje Koordinatörü Karaca, AA muhabirine, projeye katılan çocukların ailelerine sosyal medya platformlarından çağrı yaptıklarını ve katılımcıları başvurular arasından kurayla belirlediklerini söyledi.

Projenin, TÜBİTAK Doğa Eğitimi ve Bilim Okulları Programı kapsamında Türkiye'de kabul edilen 82 projeden biri olduğunu aktaran Karaca, şunları kaydetti:

“Projenin amacı, disiplinler arası yaklaşım ile birinci elden ve öğrenen merkezli doğada öğrenme fırsatları sunmak. Bu doğrultuda doğa ile iç içe bulunmayan ve daha önce hiç doğa ile çevre eğitimi almamış okul öncesi dönem çocuklarının, belirli bir doğa eğitimi programı çerçevesinde, doğayı tanımalarını, doğaya yönelik farkındalık oluşturmalarını istiyoruz. Aynı zamanda ileride öğrenim yaşamlarından kullanacakları düşünme becerilerinin temellerinin oluşmasını ve bilime karşı olumlu katkılar sağlamasını bekliyoruz.”

Planlanan doğa eğitimi projesinde, alanında uzman bilim insanları ve eğitmenlerin görev aldığını aktaran Karaca, “Çocukların drama, sanat, hareket, müzik, matematik ve Türkçe etkinlikleri ile deney, gözlem, araştırma, keşfetme gibi yöntem ve tekniklerle doğayı tanımalarını sağladık. Proje sonucunda okul öncesi dönem çocuklarının doğayı ve çevreyi tanıyan, koruma ve geliştirme adına etrafındaki bireyleri bilinçlendiren, doğa ve çevresinin sürdürülebilirliği için yaşamlarında olumlu tutum ve davranışlara sahip bireyler olmalarını hedefledik.” dedi.

– “Akran iletişimini geliştirdiler”

Nezahat Hamiden Karaca, salgın döneminde eve kapanan ve akran iletişiminden uzak kalan çocukların projeyle arkadaş edinmesine katkı verdiklerini anlattı.

Karaca, “Pandemiden dolayı çocuklarımız eve kapandı, bilgisayar ve tabletle daha çok vakit geçirdi. Asosyal bir çizgiye girdiler, akran iletişimi olmadı. Çekirdek aileleriyle çok fazla zaman geçirdiler. Biz bu projede doğadan uzak olan, akran iletişimi zayıflamış çocuklara yeni arkadaşlar edindirdik. Sosyal bir çevrede 5 gün boyunca vakit geçirmelerini, pandemi kuralları çerçevesinde iletişim kurmalarını sağladık.” diye konuştu.

Projeye katılan çocuklar ise çevreye atılan çöplere dikkati çekti. Çocuklardan Elif Arya Tokacı (6), düşüncesiz kişilerin çevreyi kirlettiğini dile getirdi, Mustafa Kartal (6) da doğaya çöp atanlara çok kızgın olduğunu ifade etti.