TÜKODER

15 Mart Dünya Tüketiciler Günü

İSTANBUL (AA) – Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Genel Başkanı Aziz Koçal, "Tüketici hakları sadece kanunlarla korunmaz, tüketicinin bilinçlenmesiyle hayat bulur. Tüketicilerin koronavirüs nedeniyle aşırı tüketimden kaçınması ve ihtiyaçları ne ise bu doğrultuda alışveriş yapmaları gerektiğini hatırlatıyorum." dedi.

TÜKODER üyeleri, 15 Mart Dünya Tüketiciler Günü dolayısıyla Bakırköy Özgürlük Meydanı'nda bir araya geldi. TÜKODER Genel Başkanı Aziz Koçal, burada yaptığı konuşmada, tüketici haklarının sadece kanunlarla korunamayacağını, tüketicinin bilinçlenmesiyle hayat bulacağını ifade ederek, şunları kaydetti:

"Tüketici örgütleri de tüketicinin bilinçlenmesi doğrultusunda çalışır. Koronavirüs açıklandığında tüm marketler, raflar boşaltılarak boşuna panik yaratıldı. Tüketicilerin koronavirüs nedeniyle aşırı tüketimden kaçınması ve ihtiyaçları ne ise bu doğrultuda alışveriş yapmaları gerektiğini hatırlatıyorum. Koronavirüs deyince steril ürünler, maske, el jeli, kolonya gibi ürünlerin, vatandaşların evlerine paketler halinde dağıtılması gerektiğini düşünüyoruz. Halk sağlığı önemlidir ve özelleştirilemez, halk sağlığı kamusal bir hizmettir."

TÜKODER Genel Sekreteri Onur Cingin de temel ihtiyaç kalemlerindeki fiyat artışlarını eleştirdi. Tüketicilerin bilinçlenmesi, örgütlenmesi, haklarını araması için çalışan tüketici dernek ve federasyonlarına destek verilmesi gerektiğini ifade eden Cingin, "83 milyon yurttaş olduğumuzu unutmayalım. Güç sizde. Tüketimden gelen gücümüzü kullanalım. Evrensel tüketici haklarımıza sahip çıkalım." dedi.

“Sağlıklı gıdaya ulaşmak için tohumun önemi çok büyüktür”

SİNOP (AA) – Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Genel Başkanı Aziz Koçal, "Sağlıklı gıdaya ulaşmak için tohumun önemi çok büyüktür. Özellikle atalarımızın, ninelerimizin zamanından kalma tohumların önemini ve değerlerini çok iyi biliyoruz." dedi.

Koçal, Sinop Belediyesinde düzenlenen "Tohumdan Sofraya Gıda Güvenliği" konulu panelde yaptığı konuşmada, tüketicinin güvenilir gıdayla beslenmesinin evrensel bir hak olduğunu söyledi.

Tüketicilerin güvenli gıda konusunda bilinçlenmesini amaçladıklarını ifade eden Koçal, "Doyuyoruz ama beslenebiliyor muyuz?" sorusuna cevap aranması gerektiğini belirtti.

Koçal, besin değeri yüksek, kaliteli ve ucuz gıdayla beslenmenin tüketicinin en doğal hakkı olduğunu vurgulayarak "Ancak günümüzde özellikle kimyasal katkılarla raf ömrünü uzatan endüstriyel gıdalarla doyuyoruz ancak beslenemediğimizi görüyoruz. Sağlıklı gıdaya ulaşmak için tohumun önemi çok büyüktür. Özellikle atalarımızın, ninelerimizin zamanından kalma tohumların önemini ve değerlerini çok iyi biliyoruz." dedi.

Dünyada bir tarafın açlıkla, diğer tarafın ise obeziteyle mücadele ettiğine dikkati çeken Koçal, şöyle konuştu:

"Bunların arkasında sağlıksız bir beslenmeyi görüyoruz. Diğer taraftan tüketici gıda alırken üzerindeki etiketi okumaktan yoksun veya okumuyor. Yani bir gıda ürünü veya paketi alırken içindekilerin ve içeriğinin ne anlama geldiğini, katkılarının tüketici sağlığına zararlarının ne olduğu konusunda bilinçsiz şekilde hareket ediyor. Hatta her paket üzerinde imalat ve son tüketim tarihi bulunmasına rağmen bazı tüketicilerimiz maalesef bu tarihlere dikkat etmiyor. Tüketici sağlığı açısından, sağlıklı gıdayla buluşması açısından bu tarihlere özellikle çok dikkat etmemiz gerekiyor."

Koçal, çocukların dengeli ve sağlıklı beslenmesi ve toplumun güvenli gıda konusunda bilinçlenmesi için tüm kesimlere görevler düştüğünü vurguladı.

Tüketici Koruma Derneği Sinop Şubesi Neslihan Şahin de tüketici haklarının korunması ve geliştirilmesini sağlamayı amaçladıklarını dile getirerek tüketici bilinci oluşturmak, tüketicilerin kendilerini koruyabilecek düzeye gelmelerini sağlamak için çeşitli etkinlikler düzenleyeceklerini kaydetti.

Panele, Sinop Belediye Başkan Yardımcısı Hakan Sönmez, Tarım İl Müdürlüğü Tohum Şube Müdürü Yakup Yüzbaşı, Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Yönetim Kurulu Üyesi Murat Kapıkıran, sivil toplum kuruşlarının temsilcilerinin yanı sıra vatandaşlar katıldı.

“Devre mülk şirketleri artık ayaklarını denk almalı”

YALOVA (AA) – Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Genel Başkanı Aziz Koçal, iki yılda bir isim değiştiren, şirketin içerisini boşaltan bazı devre mülk firmalarının tüketicileri mağdur ettiğini ancak Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulunun temmuz ayında bu şirketlere ciddi cezalar verdiğini hatırlatarak, "Bundan sonra bu tür şikayetler çoğalacağından, devre mülk şirketleri artık ayaklarını denk almalı, tüketiciler üzerinden haksız kazanç elde etmeye bir son vermeli." dedi.

Koçal, TÜKODER Yalova Şubesi'ni ziyaretinde gazetecilere yaptığı açıklamada, Yalova'nın devre mülk satışı sorunlarıyla anılan bir il haline gelmesinin kendilerini üzdüğünü söyledi.

Devre mülk satışlarının, özellikle Yalova'da bulunan şirketler tarafından 6502 Sayılı Kanun'un özüne aykırı şekilde yapıldığını ifade eden Koçal, "İşini düzgün yapan şirketleri tenzih ediyorum. Bu sadece Yalova'da değil tabii ki Türkiye'nin birçok tarafında tüketicileri istismar eden 'bedava tatil, yemek, gezi' şeklinde sosyal medyaya ilanlar koyularak tüketiciler üzerinden algı operasyonu oluşturup bir gecelik yemekte 4-5 kişi tüketiciler üzerinde o devre tatilin satışı için baskı oluşturarak, sonuçta tüketicileri orada sözleşmeyi ve senetleri imzalayarak ayrılmasıyla sonuçlanıyor." diye konuştu.

Koçal, devre mülk satışlarının "hisseli gayrimenkul satış sözleşmesi" adı altında imzalatılmasının yasaya aykırı olduğunu ve suç işlendiğini dile getirerek, şöyle devam etti:

"Boş bir arazi tapusu, hisse oranlarında sürekli döner şekilde tüketicilere satılmaktadır. Halbuki 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinde devre tatil veya gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi şeklinde olması gerekiyor. Bu sözleşmenin mutlaka noterden tasdik edilmesi gerekiyor ya da noterde yapılması gerekiyor. Bunun da tapuya şerh edilmesi gerekiyor. Bu sözleşmede verilen sürede devre mülkün kişiye teslim edilmesi gerekiyor. Günümüzde yapılan uygulamalarda maalesef bunu göremiyoruz. Bu satışlarda tüketicilere senetler imzalatılıyor. Bu senetler tüketici vazgeçmiş olsa dahi senetler tüketiciye iade edilmemekte, tüketici dolayısıyla mahkeme yoluna başvurmakta, mahkeme de sözleşmeyi iptal ettirmekte ancak bu şekilde senetlerine ulaşmaktadırlar."

Koçal, devre mülk ve ön ödemeli konut satışlarındaki senetlerin nama yazılı olması gerekirken devre mülk şirketlerinin buna dikkat etmemesi nedeniyle tüketicilerin yargı yoluna gittiğini vurgulayarak, "Yargıda tüketici lehine kararlar çıkmasına rağmen 2 yılda bir devre mülk şirketleri isim değiştirdiğinden, şirketin içerisini boşalttığından, tüketici alacağını tahsil edememekteydi. Temmuz ayında Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu, bu devre mülk şirketlerine ciddi anlamda ceza verdi. Bundan sonra bu tür şikayetler çoğalacağından devre mülk şirketleri artık ayaklarını denk almalı, tüketiciler üzerinden haksız kazanç elde etmeye bir son vermeli, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un özüne uygun devre mülk satışları yapmaları gerekir." değerlendirmesinde bulundu.

Firmalar tarafından gönderilen SMS ve maillere de değinen Koçal, bu konuda ciddi önlemler alınmaya başlandığına işaret etti.

Koçal, "Kişisel Verileri Koruma Kurulu, kişisel verilerin korunması kanunu kapsamında bu tür SMS'lerin değerlendirilmesi gerektiğine karar verdi. Çok önemli de buluyoruz bu kararı. Olması gereken de bu. Bu tür firmalar bir ihtar alarak tekrar tüketicileri rahatsız ediyor ise hem savcılığa suç duyurusunda bulunulacak bu kurul tarafından hem de 35 bin liradan 1 milyon liraya kadar para cezası kesilecek. Dolayısıyla burada tüketicilerin yapması gereken, bu tür mesajların ve e-mailleri istemediği halde geliyor ise hem Kişisel Verileri Koruma Kuruluna hem de bulundukları yerin İl Ticaret Müdürlüklerine şikayette bulunmalarıdır." dedi.