Kumluca'daki fırtınada ölen kadın tüp bebek tedavisi için evinden ayrılmış – ANTALYA

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Kumluca ilçesi Göksu Mahallesi'ndeki ev
– Gülseren Çiçek'in kayınbiraderi Özcan Çiçek'in açıklaması
– Görümce Sümeyye Çiçek'in açıklaması
– Fırtınada devrilen durak
– Gülseren Çiçek'in fotoğrafı Kumluca'daki fırtınada ölen kadın tüp bebek tedavisi için evinden ayrılmış
– Kayınbirader Özcan Çiçek:
– “Her kadının hayalinde olduğu gibi anne olma özlemi vardı. Hayalini gerçekleştiremeden öldü”
– “Ağabeyime telefonda, “Tutunuyorum bir yere. Yardım et.' demiş. Telefonla konuşurken büyük bir gürültü gelmiş, ses kesilmiş”
– Görümce Sümeyye Çiçek:
– “Yengem için bu tedavi son umuduydu. Her şey olumlu gidiyordu. Anne olmayı çok istiyordu. Anne olamadan gitti”

ANTALYA (AA) – Antalya'nın Kumluca ilçesinde, fırtınada durağın devrilmesi sonucu hayatını kaybeden 28 yaşındaki Gülseren Çiçek'in, tüp bebek tedavisi gördüğü hastaneye gitmek için evinden çıktığı ortaya çıktı.

Kumluca ilçesi Göksu Mahallesi'nde yaşayan Gülseren Çiçek'in kayınbiraderi Özcan Çiçek, yengesinin 2 dönüm serada üretim yaptığını söyledi.

Yengesinin, hastanede randevusu olduğu için olay günü evinden çıktığını aktaran Çiçek, “Fırtına da o sırada geldi. Ağabeyime telefonda, “Tutunuyorum bir yere. Yardım et.' demiş. Telefonla konuşurken büyük bir gürültü gelmiş, ses kesilmiş. Ağabeyim eve geldi. Yengemi sordu. Koşarak durağa gittik. Durağın altında kalmış. Yoldan geçen arabaları durdurarak yardım istedik. 15 kişi durağı zor kaldırdık. Yengemi çıkardık ama hayatını kaybetti.” diye konuştu.

Durağın, sadece 2-3 parke taşına sabitlendiğini görünce büyük şaşkınlık yaşadıklarını anlatan Çiçek, durağın devrilmesinde ihmali olanlarla ilgili hukuki mücadele başlatacaklarını dile getirdi.

Ağabeyi ve yengesinin 2,5 yıl önce evlendiğini belirten Çiçek, “Her kadının hayalinde olduğu gibi anne olma özlemi vardı. Hayalini gerçekleştiremeden öldü. Çok üzgünüz.” dedi.

Görümce Sümeyye Çiçek, yengesini abla gibi gördüğünü, kimseye zararı olmayan, iyi niyetli bir insan olduğunu kaydetti.

Yengesiyle anneliğe dair sürekli konuştuklarını vurgulayan Çiçek, “Yengemin ilk başlarda anne olacağına dair umudu yoktu. Yengem için bu tedavi son umuduydu. Her şey olumlu gidiyordu. Anne olamadan gitti. Durakla birlikte iki insanın hayalleri de yıkıldı. Yüzlerce kilo ağırlığındaki bir durağı iki parke taşına nasıl bağlayabiliyorlar? Bu durak bırakın fırtınayı, rüzgarlı havada bile yıkılırdı.” ifadelerini kullandı.

Organ nakliyle hayata tutundu, tüp bebekle anne oldu – ADANA

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Anne Aylin Atik ve bebeğinin görüntüsü
– Anne Atik'in açıklaması
– Yüksek Riskli Gebelikler Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Cansun Demir'in açıklaması
– Kadın Hastalıkları ve Doğum Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Volkan Noyan'ın açıklaması Organ nakliyle hayata tutundu, tüp bebekle anne oldu
– Adana'da 4 yıl önce kadavradan karaciğer nakliyle yaşama tutunan Aylin Atik, yüksek riskine rağmen tüp bebek yöntemiyle çocuğunu kucağına alarak ane olmanın sevincini yaşadı
– Anne Atik:
– “Bir çok komplikasyon olabilirdi ama ben bunları göze aldım. Korkmadım. Her şeyin iyi olacağını düşündüm ve bunun sonucunda da çok güzel bir sonuç elde ettik”
– Yüksek Riskli Gebelikler Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Cansun Demir:
– “Araştırdığımda İngiltere'de 100 civarı, ABD'de 200 karaciğer naklili gebe var. Dünyada, bin tane böyle hasta yoktur muhtemelen”
ADANA (AA) – Adana'da, karaciğer nakli sonrası yüksek riske rağmen çocuk sahibi olmak isteyen 33 yaşındaki Aylin Atik, tüp bebek yöntemiyle doğum yaparak anne olmanın sevincini yaşadı.

Özel bir hastanenin ofis elemanı olan Atik, evliyken 29 yaşında kadavradan nakille sağlığına kavuştu. Organ nakliyle ikinci hayatına başlayan Atik, tıp literatüründe yüksek riski nedeniyle örnegi son derece az olmasına rağmen bebek sahibi olmaya karar verdi.

Başvurduğu özel bir hastenede tüp bebek yöntemiyle hamile kalan Atik, 17 Ağustos'ta dünyaya gelen ve 3 gün izlenen bebeğini, kendi doğum günü 20 Ağustos'ta kucağına alarak anne olmanın mutluluğunu yaşadı. 2 bin 444 gram ağırlığında 47 santim boyundaki bebeğe Hamza adı verildi.

Anne Aylin Atik, hastanede düzenlenen basın toplantısında, evlendiği günden beri her insan gibi bebek sahibi olmak istediği ancak geçirdiği büyük rahatsızlık sonrası bebek sahibi olmak için kendisini toparlamayı beklediğini kaydetti.

Atik, “Nakil olursam zaten ilk aklıma gelen şey 'acaba gebe kalabilir miyim' sorusu oldu. Nakli yapan hekimlere de sorduğum ilk şey buydu. Tabi ki net olmamak kaydıyla olumlu cevaplar aldım.” dedi.

Bebek sahibi olmak için araştırmalar yaptığını ifade eden Atik, şöyle konuştu:

“Bir çok komplikasyon olabilirdi ama ben bunları göze aldım. Korkmadım. Her şeyin iyi olacağını düşündüm ve bunun sonucunda da çok güzel bir sonuç elde ettik. Tabi illa ki aksilikler olacaktı, ben bunların hepsini tahmin edebiliyordum, önüme çıkacak şeyleri de ufak tefek bilebiliyordum Sonucunda tedaviler, ilaçlar çok şükür güzel bir sonuç aldık. Mutluyum, huzurluyum. Tarifsiz bir duygu. Kelimeler yetmiyor şu anki mutluluğa ve huzuruma. En önemli etken sağlıklı olmasıydı, korkularımız çok şükür olmadı.”

– Erken doğumla dünyaya geldi

Yüksek Riskli Gebelikler Uzmanı Prof. Dr. Süleyman Cansun Demir de Atik gibi hastaların, gebelikte bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaç kullanma zorunluluğu ve bebek kaybı, gebelik şekeri ve böbrek fonksiyon bozuklukları, bebek gelişme geriliği, erken doğum gibi riskler bulunduğunu belirtti.

Atik'in gebeliğinde, bebekte gelişme geriliği gözlemlediklerini ve 35 hafta 5 gün olarak sezaryenle erken doğum yaşandığını dile getiren Demir, bebeğin 3 gün yenidoğan ünitesinde izlendiğini söyledi.

Demir, “Bebeğin durumu iyi. Bu bebekler doğduktan sonra çok kısa zamanda, olması gereken kilolarını bir kaç ay içinde toparlarlar. Anne karnında yaşadıkları şey doğduktan sonra genellikle devam etmez.” dedi.

Karaciğer nakilli hastaların gebeliklerine dair literatür bilgisi veren Demir, şöyle konuştu:

“İlk karaciğer nakilli gebe 1978'de dünyada. Türkiye'de incelediğimde, İstanbul'da 6-7 hastayı içeren bir yayın buldum. 31 yıldır kadın doğumun içindeyim. Aylin, 31 yıl içinde karaciğer nakilli ilk hastamdı. Hem karaciğer nakilli olacak hem tüp bebek olacak. Böyle bir hasta da herhalde literatürde bir elin parmalarını geçmeyecek kadar vardır. Araştırdığımda İngiltere'de 100 civarı, ABD'de 200 karaciğer naklili gebe var. Dünyada, bin tane böyle hasta yoktur muhtemelen.”

– “Literatürde çok çok az vaka bildirilmekte”

Kadın Hastalıkları ve Doğum Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Volkan Noyan da 2016'da tam karaciğer nakli geçiren Atik'in, gerek bu nakil gerekse çeşitli hormonal problemlere rağmen çocuk istemesi ve sürecin uzamaması için kendisine tüp bebek tedavisine başladıklarını belirtti.

Geçen yılın sonunda tedaviye başladıklarını ifade eden Noyan, “Dünyada da karaciğer nakli sonrası gebelikler sınırlı olduğu gibi tüp bebek tedavisi uygulanarak gebe kalan karaciğer nakli hastaları da son derece az. Literatürde çok çok az vaka bildirilmekte.” dedi.

Noyan, Atik gibi karaciğer nakli yapılan hastaların, gebelik süreçlerinde birçok komplikasyon olabileceğinden yüksek riskli gebelikler uzmanı tarafından izlendiğini kaydetti.

Tüp bebek merkezi açıldı – MUĞLA

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Eğitim ve Araştırma Hastanesinden detaylar
– Tüp bebek merkezinden detaylar
– Protokol üyelerinin merkezi gezmesi Muğla'da tüp bebek merkezi açıldı
– AK Parti Muğla Milletvekili Yelda Erol Gökcan:
– “Bugüne kadar hemşehrilerimiz tüp bebek tedavisi için İzmir'e veya çevre illere gidiyorlardı”
MUĞLA (AA) – Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde, çocuk sahibi olamayan çiftlere umut ışığı olacak tüp bebek merkezi hizmete açıldı.

Muğla Valisi Orhan Tavlı, AK Parti Muğla Milletvekilleri Yelda Erol Gökcan ve Mehmet Yavuz Demir, MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Çiçek ile hizmet vermeye başlayan merkezi gezerek çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Tavlı, tüp bebek merkezinin Muğla halkına hayırlı olması temennisinde bulundu.

AK Parti Muğla Milletvekili Yelda Erol Gökcan ise tüp bebek merkezi ünitesinin, ileri teknolojiye sahip ekip ve donanımıyla çocuk sahibi olamayan çiftlere umut ışığı olacağını söyledi.

Hasta kabulüne başlayan merkezde tedavi olmak için 300 başvuru yapıldığını belirten Gökcan, merkezin açılması için yapılan görüşmeler sonucu Sağlık Bakanlığından yaklaşık 3 milyon lira ödenek aktarıldığını ifade etti.

Merkezin Muğla için çok önemli olduğunu belirten Gökcan, “Bu açılış benim için ve Muğla’da yaşayan kadınlarımız için çok önemli. Bugüne kadar Muğlalı hemşehrilerimiz tüp bebek tedavisi için İzmir’e veya çevre illere gidiyorlardı.” dedi.

Gökcan, tüp bebek merkezinde kadın hastalıkları ve doğum, üroloji, histoloji ve embriyoloji branşlarından öğretim üyelerinin görev yapacağını vurgulayarak, merkezin maddi imkansızlık içerisinde olup çocuk sahibi olmayı arzulayan aileler için umut olduğunu dile getirdi.