Türk Böbrek Vakfi

Türk Böbrek Vakfından, evde egzersiz önerisi

İSTANBUL (AA) – Türk Böbrek Vakfı, koronavirüs salgınını önleme kapsamında evde kalınan süreçte yapılan fiziksel hareketlerin beden sağlığı açısından önemli olduğunu belirterek, evde günlük dozunda yapılan egzersizin her bedene iyi geleceğini açıkladı.

Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk, koronavirüs tedbirleri kapsamında alınan kurallara toplum olarak uymanın hayati önem taşıdığını belirterek, "Bunun yanında hareketsizliğin genç veya yaşlı tüm bedenlere olan zararı gün sonunda sağlığımızı olumsuz etkilememeli diyoruz. Bu sebeple, vakıf çalışanlarımız ve gönüllülerimiz ile harekete geçiyoruz ve 'Evde hareket her bedene iyi gelecek' diyoruz." ifadelerini kullandı.

Hareket etmenin yanı sıra sağlıklı beslemenin bugünlerde daha da önemli olduğunu kaydeden Erk, sebze, meyve tüketiminin her öğün sağlanması, besin değeri yüksek bir protein kaynağı olan kuru baklagillerin ise her gün tüketilebileceğini ifade etti.

Vakfın gönüllü üyesi Spor Eğitmeni Semra Demirer, "Bu hareket için hedefimiz günlük, düzenli ve aktif olmaktır. 5 ila 18 yaş arası günde ortalama 60 dakika, diğer yaş gruplarının ise haftada en az 150 dakika egzersiz yapması sağlıklı olacaktır. Yoğunluk seviyesinin ise kişinin kendi kondisyonuna göre belirlenmesi yerinde olur." açıklamasını yaptı.

Esas hedefin evde geçirilen süreyi aktif hali getirmek olduğunun altını çizen Demirer, "Özellikle virüsün başlıca hedef aldığı akciğer için kapasite geliştirilmesinde solunum egzersizleri fayda sağlayacaktır. Göğüs hareket ettirilmeden karından derin ve yavaş nefesler alarak, solunum fonksiyonlarımıza katkıda bulunabiliriz. Akciğer kapasitesi için faydalı olacak diğer bir etkinlik ise aerobik egzersizleridir. İp atlama, yerinde koşu veya zıplamak buna örnek olabilir." değerlendirmesini yaptı.

Bir diğer önemli noktanın ise kuvvetlendirme egzersizleri olduğunu kaydeden Demirer, Dünya Sağlık Örgütünün yetişkinler için haftada en az 2 kez kuvvetlendirme egzersizlerini önerdiğini hatırlattı. Mekik, şınav, denge egzersizleri, tek ayak üzerinde durma gibi hareketlerin yapılmasının önemli olduğunu vurgulayan Demirer, her yaş grubuna ise esneme egzersizleri yapma önerisinde bulundu.

– Evde yapılacak pratik egzersizler

Türk Böbrek Vakfı gönüllüsü Hasan Yalnızoğlu ise ısınma ve pet şişe ağırlıklarıyla yapılacak egzersizlere dikkati çekerek, şunları ifade etti:

"Eklem yerlerinin yarım dairesel hareketlerle ısınması mümkün olacaktır. İp atlamak veya atlıyor gibi kısa sıçrama hareketleri, 1, 2, 5 veya 5 kiloluk pet şişeler yardımıyla belirli hareketler yapılabilir. Ağırlık ise kişinin kendi kondisyonuna göre belirleyeceği durumdur. Ağırlıklar avuç içindeyken kolları yana açmak, öne kaldırmak, dirsekler yanda yukarı-aşağı indirip kaldırmak omuzlar için, eller önde dizler ile çömelip kalkmak bacaklar ve kalça için pet şişeyle evde yapılabilecek pratik egzersizlerdir."

Türk Böbrek Vakfı Başkanı Erk: “Günlük tuz tüketimini kişi başı 10 grama düşürdük”

EDİRNE (AA) – Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk, Türkiye'de tuz tüketimini azaltmak için yapılan çalışmaların başarılı sonuçlar doğurduğunu belirtti.

Erk, "Sağlık elçisi" olmak için vakfa başvuran Şükrüpaşa İlkokulu öğrencilerinin rozetlerini takmak için Edirne'ye geldi.

Okuldaki törende konuşan Erk, öğrencileri tebrik etti, rozetlerini taktı.

Vakıf olarak sağlıklı yaşam ve beslenme alışkanlığını öğrencilere küçük yaşlardan itibaren öğretmek için çaba sarf ettiklerini ifade eden Erk, öğrencilerle birlikte velileri de bilinçlendirmeyi amaçladıklarını belirtti.

-Tuz tüketiminde hedef kişi başı 6 gram

Erk, sağlığa düşman olan tüm ürünlere karşı savaşlarının sürdüğünün altını çizdi.

Şeker, tuz ve una ek olarak beyaz kağıda sarılı zehir sigaraya karşı mücadelelerinin sürdüğünü ifade eden Erk, "Bu beyaz düşmanlara savaş açtık. Türkiye’de bundan 10 sene evveline kadar kişi başına yetişkin 18 gram tuz tüketimi vardı. Dünya şampiyonları arasına girebiliyorduk. Sağlık Bakanlığıyla iş birliği yaptık. 5 yıllık kampanyayla günlük tuz tüketimini kişi başı 10 grama düşürdük. Tuz tüketimi 5 yılda kişi başı 8 gram düşürüldü. Tuz kullanımında günlük hedef kişi başı 6 grama düşürmek."

Türk Böbrek Vakfı'nın “Gönüllü Sağlık Elçileri” rozetlerini aldı

İSTANBUL (AA) – Türk Böbrek Vakfı'nın "Sağlık Elçisi" olmak üzere gönüllü olan Sancaktepe Osmangazi İlkokulu'ndan 60 öğrencinin rozetleri törenle takıldı.

Törene, Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk'in yanı sıra vakıf çalışanları, öğrenciler, veliler, okul yönetimi ve öğretmenler katıldı.

Vakfın ilk "Gönüllü Sağlık Elçileri"nin rozetlerini aldığı törende konuşan Erk, verilen eğitimlerde bu konuya özellikle ilgi duyan çocuklar olduğunu belirtti.

Erk, "Bu çocukları seçerek onların bizim Gönüllü Sağlık Elçilerimiz olmasını ve rozetlerini takarak toplum sağlığı yararına çalışmalarını sağlıyoruz. Anne babalarına bu rozetlerini göstererek 'Biz Türk Böbrek Vakfı'nın Gönüllü Sağlık Elçisi olduk' diyecekler ve bundan da gurur duyacaklar. Siz anne babalar ise elinizden geldiğince bu konuya desteklerinizi göstermelisiniz." diye konuştu.

Son yıllarda halk sağlığı ile birlikte sıkça gündeme gelen koruyucu hekimliğin, uzmanlar ve bilim insanları tarafından sağlıklı toplumlar için ilk adım olarak anıldığını dile getiren Erk, şunları kaydetti:

"Konu içinde hekimlik adı altında çok geniş alana yayılan farklı başlıklar olsa da temele inildiğinde sağlıklı ve dengeli beslenme ile kişisel temizlik ilk sıralarda yer alıyor. Türk Böbrek Vakfı, 2013 yılından bu yana Türkiye'nin farklı illerinde gerçekleştirdiği 'Sağlıklı Bir Yaşam İçin Beslenme ve Hayat Tarzı Önerileri' eğitimlerini, öğrencilerin gönüllülük duygusu ve konuya olan ilgileri ile birleştirip 'Gönüllü Sağlık Elçileri' projesini hayata geçirdi. Proje kapsamında, vakfın verdiği eğitimler sonrasında çalışmalara gönül veren öğrenciler 'Gönüllü Sağlık Elçisi Andı'nı okuyarak rozetini takıp, sağlıklı bir toplum adına gerek okulunda gerekse aile ve sosyal çevresinde gerekli uyarıları ve özeni gösterecek."

Erk, Vakfın okullarda "Sağlıklı Bir Yaşam İçin Beslenme ve Hayat Tarzı Önerileri" eğitimlerinin, 7 yılda 250 binden fazla öğrenciye ulaştığını anlatarak, son yıllarda İl Milli Eğitim Müdürlükleri kapsamında verilen "eğiticinin eğitimi" ile öğretmenlerin de çalışmaya dahil edildiğini ve ulaşılan öğrenci sayısının çok daha fazla olması için çalışmalarına ara vermeden devam edildiğini vurguladı.

Törende, rozetlerini alan çocuklara da başta böbrek sağlığı olmak üzere, sağlıklı yaşam üzerine çeşitli sorular soran Erk, daha sonra öğrencilere "Gönüllü Sağlık Elçisi Andı"nı okuttu.

Törende geçen yıl babasını kaybeden 4. sınıf öğrencisi Ayşe Ada Adıyaman da babasının organlarını bağışlamalarına ilişkin süreci katılımcılara anlattı.

Etkinlik, toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.

“Böbrek Dede” sebze meyve takvimi dağıttı

İSTANBUL (AA) – Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk, "Böbrek Dede" ile Bahçelievler Perşembe pazarında sebze, meyvelerin tüketileceği mevsimi gösteren takvim dağıttı.

Türk Böbrek Vakfı tarafından özellikle çocuklara sağlıklı beslenmeyi anlatmak üzere hayata geçirilen "Böbrek Dede" ile vakıf başkanı Timur Erk, pazarda esnaf ve alışveriş yapan vatandaşa sebze meyve takvimi verdi, hangi ürünün hangi mevsimde tüketilmesi gerektiğini anlattı.

Erk, burada yaptığı açıklamada, artık her sebze ve meyvenin her mevsimde tezgahlarda olduğunu dile getirerek, "Özellikle gençlere 'Hangi sebze, hangi meyve ne zaman yenir, ne zaman yenmez?' sorusunu yöneltiyoruz. Son zamanlarda gençlerimiz 12 ay boyunca tezgahlarda domates, çilek, biber görebiliyor. Gençlerimiz, onun ne zaman mevsimi olduğunu, en lezzetli zamanını bilmiyor. Onun için bu etkinliği düzenledik." dedi.

Hangi mevsimde hangi sebze ve meyvenin yenileceğini anlatan bir takvim hazırladıklarını ifade eden Erk, sebze ve meyvelerin mevsiminde tüketilmesiyle daha güçlü vitamin ve mineral desteği alındığını vurguladı.

Mevsiminde ürünlerin daha lezzetli olduğunu vurgulayan Erk, şöyle devam etti:

"Şu anda sera domatesi alırsak onun tadına varamayız çünkü zamanı değil. Aralık, ocak, şubat aylarında turunçgiller, kabak, kestane, brokoli, pazı, ıspanak, muz gibi ürünleri tüketmeliyiz. Mevsimi olmadan üretilen ürünler doğallıktan uzaktır. 12 ay çilek, domates yenmez. Onlarla birtakım kimyasalları almış oluruz, bu da sağlığımızı bozar. Kış mevsiminde sera ürünlerinden uzak durmak gerekir. Şimdi yaban mersini, havuç, karnabahar, kereviz zamanı. Sebzeleri de mümkün olduğu kadar az ısıda özellikle buharda çok yumuşatmadan yemek gerekir."

Erk, ayrıca ambalajlı, işlenmiş gıdaların içindeki tuz, şeker, yağ ve kalori gibi değerleri gösteren etiketlerle "Trafik Işıkları Modeli Projesi"nin 1 Ocak 2020'de uygulamaya gireceğini hatırlattı.

Vakıf üyeleri pazar alışverişine çıkanlara sağlıklı bir kış mutfağı alışverişinin inceliklerini de anlattı.