Türk Dil Kurumu

Türk Dil Kurumu ile Türk Tarih Kurumundan sosyal bilimleri tercih edecek öğrencilere burs

ANKARA (AA) – Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Muhammet Hekimoğlu, sosyal bilimler alanında tercihi yapacak üniversite öğrencilerine verilecek burslara ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Kuruluş kanununda Yüksek Kurum’un “sosyal bilimler bütünlüğü içinde tarih, dil, kültür alanında bilgi üretmek ve insan kaynağı yetiştirmekle görevli olduğunun” belirtildiğini anlatan Hekimoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Yüksek Kurumumuz bünyesinde, 1931 ve 1932’de kurulan Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu gibi iki güzide kurumumuz da görev yapıyor. Atatürk, bu iki kurumu çok önemli planlamalar ve yüksek bir idealle kurmuştur. Bu kurumlar, kurulduğundan bu yana tarih, arkeoloji, dil, sanat tarihi başta olmak üzere kültürün birçok alanında önemli çalışmalar yapıyor. Atatürk, bu kurumları, dünyadaki örneklerine benzer şekilde, ileride akademi olmaları hedefiyle kurgulamış. Biz de bu hedef doğrultusunda çağdaş gerekliliklere uygun olarak çalışmalar yapıyoruz.”

Atatürk’ün bu kurumlara verdiği değerin sadece sözle olmadığını vurgulayan Hekimoğlu, “İş Bankasındaki hisselerin nemalarını bu iki kuruma bağışlayarak, bu iki kurumun uzun ömürlü olmalarını güvence altına almıştır. Bizler Yüksek Kurum ve bağlı kurumlarımız olarak, onun milletine emaneti olan bu gelirleri, gerekli yerlere harcamak hususunda son derece titiz davranıyoruz.” dedi.

“Yeni burs stratejilerini belirlemede önemli bir cesaret kaynağı oldu”

Bu gelirlerin, yeni burs stratejilerini belirlemede önemli cesaret kaynağı olduğunu ifade eden Hekimoğlu, Türkiye’nin iyi bir insan kaynağı bulunduğunu söyledi. Hekimoğlu, organizasyon açısından birtakım problemleri olsa da bu insan kaynağını daha da geliştirerek, bilgi üretim stratejileri belirleyerek, stratejik bilgi üretimi üzerinde çalışacak, belli bir hedefe yönelik bilgi üretecek ve akademik bakış açısına sahip araştırmacılar yetiştirmek istediklerini dile getirdi.

Bugüne kadar lisans, yüksek lisans, doktora ve doktora sonrası burslar verdiklerini, bu yıl yelpazeyi daha da genişlettiklerini anlatan Hekimoğlu, Türk Tarih Kurumunun bu yıl tarih, sanat tarihi, arkeoloji, sosyoloji, siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler alanlarında tercih yapacak öğrencilere burs imkanı tanıyacağını bildirdi. Hekimoğlu, bunun da Türk Tarih Kurumu açısından bir yenilik olduğunu vurguladı.

“Dil bölümlerinde birinci sırada tercih yapmış öğrenciler burslandırılacak”

Hekimoğlu, burslara ilişkin şu bilgileri verdi:

“750 liradan 2 bin liraya kadar bir burslandırma yelpazesi belirledik. Son yapılan YKS’de ilk bine girmiş, Türk Dil Kurumunun ve Tarih Kurumunun ilanda belirtilen alanlarında ilk 3 tercihine bu bölümleri yazarak yerleştirilen öğrencilere, 2 bin lira gibi çok ciddi bir burs vereceğiz. İlk 5 bine giren öğrencilere bin 500 lira, 5 bin ila 10 bin sıralamasına girenlere bin lira, 10 bin ila 15 binlik dilimde tercih yapanlara ise aylık 750 lira burs vereceğiz.

Bu yıl ilk defa, yabancı dil alanında tercih yapacak öğrencilere, ilk bine girmiş ve ilk tercihini ilana çıkacağımız dil bölümleri arasından yapacaklara 2 bin lira burs vereceğiz. Dil bölümlerinin hemen hepsinde birinci sırada tercih yapmış öğrenciler burslandırılacak.”

“Sosyal bilimlere nitelikli öğrenciler gelsin istiyoruz”

Bu bursları “başarı bursu” olarak tanımladıklarını belirten Hekimoğlu, şöyle devam etti:

“Türkiye’de başarılı öğrencilerimiz çok. Ama genelde bir algı vardır ki ‘Çok başarılı öğrenciler öncelikle tıp fakültesi, sonra hukuk fakültesini tercih eder.’ Kurumlarımızın görev alanına giren bölümler, yani dil bölümleri ve sosyal bilimler biraz dezavantajlı duruma geldi maalesef. Bunu avantaja dönüştürmek, YKS’de ilk 100’e, ilk bine girmiş öğrencileri sosyal bilimler alanlarına çekmek istiyoruz ki sosyal bilimlere nitelikli öğrenciler gelsin. Türkiye’nin bu alandaki ihtiyacını karşılayacak nitelikte bilim insanı, araştırmacı yetişsin.”

Hekimoğlu, Türkiye’nin kültür coğrafyaları ve komşularının dilleri olan Arapça, Arnavutça, Boşnakça, Bulgarca, Çağdaş Yunanca, Çince, Ermenice, Farsça, Fransızca, Hintçe, Macarca, İbranice, İtalyanca, İspanyolca, Japonca, Kürtçe, Rusça, Süryanice, Ukraynaca, Urduca ile Yunanca dil ve edebiyat ile mütercim tercümanlık bölümlerini tercih edecek öğrencilerin de burs imkanlarından yararlanabileceğini ifade etti.

Çift ana dal ve yan dal öğrencilerine burs imkanı

“Başarı düzeyi yüksek öğrencileri bu alanlara çekerek bu alanlarda bir sıçrama yapmak istiyoruz.” diyen Hekimoğlu, tarih, tarih eğitimi, tarih öğretmenliği, arkeoloji, sanat tarihi, antropoloji, coğrafya, sosyoloji ve siyaset bilimi bölümlerinden birinde 2020 yılında kayıt yaptırarak öğrenim gören ve bu sayılan dil programlarından birinde çift ana dal veya yan dal programına bu sene kayıt yaptıracak öğrencilere de burs vereceklerini bildirdi.

“Kültürümüzün yurt dışındaki görünürlüğünü sağlamayı amaçlıyoruz”

Yabancı dile önem verdiklerine, bu konuda özel bir amaçları olduğuna işaret eden Hekimoğlu, “Çeviri dendiğinde başka dillerden Türkçeye çeviri akla geliyor. Türkiye kabuğunu kırdı, Türkiye artık Cumhurbaşkanımızın liderliğinde dünyada siyasi ve insani diplomaside çok ciddi bir konum elde etti. Çeşitli uluslararası kurumlarımız vasıtasıyla insani yardımlar ve destekler konusunda dünya artık Türkiye’yi bir numara kabul ediyor.” ifadelerini kullandı.

Kalıcı etki bırakacak şeyin, kültür diplomasisi olduğunu vurgulayan Hekimoğlu, şunları kaydetti:

“Türkiye’yi, Türkleri, Türk tarihini, Türk dilini, Türk edebiyatını, Türk sanatını, Anadolu medeniyetini, Türk İslam medeniyetini anlatacak yayınlar yapacak araştırmacılar yetiştirmemiz gerekiyor. Afrika, Asya, Güney Amerika’da bir kitapçıya girildiğinde ya da bir dergiye bakıldığında Türkiye’ye dair bir makalenin, Türkiye’yi anlatan bir kitabın o dillerde satılıyor olması, Kültür ve Turizm Bakanımızın da önem verdiği bir kültür diplomasisi hareketi olacak. Bu sayede insani diplomasiyi desteklemek ve siyasi önderliği kültür diplomasisiyle güçlendirmek, Türkiye’nin yurt dışındaki görünürlüğünü ve etkisini kalıcı hale getirmek istiyoruz.”

“Burs Takip Sistemi kurulacak”

Bu kapsamda kurum bünyesinde bir “Burs Takip Sistemi” kuracaklarını bildiren Hekimoğlu, “Böylece bursiyerlerimizin gerek eğitim hayatı boyunca gerekse iş hayatlarında kurumumuzla sıkı irtibatta olmalarını sağlayacağız. Bursiyerlerimizin akademik açıdan iyi yetişmeleri için onları Bilim Kurulu ve Haberleşme Üyelerimizle buluşturacağız.” dedi.

Hekimoğlu, düzenleyecekleri “Kariyer Günleri” kapsamında, Türkiye ve dünyada isim yapmış önemli tarihçileri, dil bilimcileri, sosyologları ve araştırmacıları bursiyerlerle bir araya getireceklerini belirterek, “Bu sayede gençlerimiz ufuklarını genişletecek ve dünya çapında bir bilim insanı olmayı hayal edecek.” diye konuştu.

Burslara ilişkin detaylar, “https://burs.ayk.gov.tr/” internet adresinden öğrenilebilecek.

TDK Başkanı Gülsevin: “Gürcüce konuşan aileler, Türkiye'nin belli bir bölgesinden ibaret değil”

TİFLİS (AA) – Türk Dil Kurumu (TDK) Başkanı Prof. Dr. Gürer Gülsevin, Gürcü dilinin Türkiye'nin sadece bir bölgesinde değil, çeşitli yerlerinde konuşulduğunu belirterek, "Aslında Gürcüce konuşan aileler, Türkiye'nin belli bir bölgesinden ibaret değil. Bizim için Türkiye'deki bir Gürcü ile Gürcistan'daki bir Gürcü arasında fark yok." dedi.

Tiflis Yunus Emre Enstitüsünce (YEE) başkent Tiflis'te düzenlenen ve Gürcistan'da Türkçe öğretenlere yönelik 4 günlük sürecek seminer programının açılışı yapıldı.

Tiflis YEE Merkezi'ndeki programa Türkiye'nin Tiflis Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan, TDK Başkanı Prof. Dr. Gülsevin, YEE Türkçe Öğretim ve Türkoloji Müdürü Prof. Dr. Yavuz Kartallıoğlu, YEE Tiflis Koordinatörü Ali Oğuzhan Yüksel, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Tiflis Koordinatörü Necla Demirdağ, Gürcistan'ın Devlet Dil Dairesi Başkanı Giorgi Alibegaşvili ile Gürcü Türkologlar katıldı.

TDK Başkanı Gülsevin, burada yaptığı konuşmada, Gürcü dilinin Türkiye'de birçok aile için yabancı olmadığını, Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde konuşulduğunu belirterek, "Aslında Gürcüce konuşan aileler, Türkiye'nin belli bir bölgesinden ibaret değil. Bizim için Türkiye'deki bir Gürcü ile Gürcistan'daki bir Gürcü arasında fark yok. Tersinden söylersek; Gürcistan'daki bir Gürcü ile Türkiye'deki Gürcü arasında bir fark yok." diye konuştu.

Gülsevin, Türkçe'nin çok kaliteli şekilde Gürcistan'da öğretildiğini vurgulayarak, YEE'ye de teşekkürlerini iletti.

Türkiye'nin Tiflis Büyükelçisi Yazgan, uluslararası ilişkilerin dil olmadan kurulamadığına işaret ederek, kişilerin yabancı dil öğrenerek daha çok bilgiye sahip olabildiğini söyledi.

Türkiye ile Gürcistan arasında güçlü ilişkilerin bulunduğunu vurgulayan Yazgan, "İnsanlarımız arasında farklılıklarıyla birbirlerinden sevdiklerini alıp, sevmediklerini bırakarak karşılıklı saygıyla bir ilişki olmalı." dedi.

YEE Türkçe Öğretim ve Türkoloji Müdürü Kartallıoğlu, bundan sonra her yıl benzer etkinlikler düzenleyeceklerini belirterek, çağdaş yaklaşımlarla öğrencilere Türkçeyi daha kolay öğretebilecek yöntemler üzerinde derslerin verileceğini aktardı.

Gürcistan'ın Devlet Dil Dairesi Başkanı Alibegaşvili de "Bizim departmanın amacı, Türk Dil Kurumu Başkanlığıyla ortak çalışarak burada Türkçe'nin öğretilmesine destek sağlamak, Gürcü dilinin popülaritesini artırmak için çaba sarf etmektir." diye konuştu.

TDK Başkanı Gülsevin: “Türk dili dediğimiz ırmak coşkun bir sel haline gelmiştir”

KARABÜK (AA) – Türk Dil Kurumu (TDK) Başkanı Prof. Dr. Gürer Gülsevin, Türk kültürü ve dilinin ulaştığı coğrafyaları etkilediğini ve beslediğini söyledi.

Gülsevin, Karabük Üniversitesi (KBÜ) Cengiz Aytmatov Türk Dünyası Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından 15 Temmuz Şehitler Konferans Salonu'nda düzenlenen "Dilimiz Kimliğimizdir" adlı konferansta yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2017'yi "Türk Dili Yılı" ilan ettiğini anımsattı.

Bu durumun bütün devlet kurumlarını, aydınları, gençleri ve halkı, dilin kimlik olduğu bilincinden hareketle tedbir almaya yönlendirdiğini anlatan Gülsevin, Türk dilinin yüzyıllar boyunca geniş bir coğrafyada etkileşim içinde olduğunu, bu etkileşimin diğer dilleri ve kültürleri zenginleştirdiğini belirtti.

Türk kültürü ve dilinin, iki kıtayı baştan başa dolaşan ırmağa benzetildiğini aktaran Gülsevin, şunları kaydetti:

"Nasıl bir ırmak dolaştığı bütün coğrafyayı etkilerse, geçtiği yerleri beslerse Türk kültürü ve dili de geçtiği bütün coğrafyayı etkilemiş ve beslemiştir. Nasıl bir ırmak dolaştığı coğrafyaya göre şekil alırsa, renk değiştirirse Türk dili ve kültürü de bütün dolaştığı coğrafyadan beslenmiştir. Diğer kültürler ve diller bu ırmağa katıldıkça Türk kültürü, Türk dili dediğimiz ırmak coşkun bir sel haline gelmiştir."

Prof. Dr. Gürer Gülsevin, her dilin başka dillerden kelimeler aldığını, Türk dilinin de aynı şekilde etkilendiğini belirterek, başka dillerde de Türkçe kelimeler bulunduğunu örneklerle anlattı.

“Dilimize sahip çıkmazsak kimliğimiz gider”

DENİZLİ (AA) – Türk Dil Kurumu (TDK) Başkanı Prof. Dr. Gürer Gülsevin, "Dilimize sahip çıkmazsak kimliğimiz gider. Nasıl bir ırmak dolaştığı yerden etkileniyorsa Türk dili ve kültürü de bütün dolaştığı coğrafyayı beslemiş ve ondan beslenmiştir." dedi.

Gülsevin, Pamukkale Üniversitesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü tarafından Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Dilimiz Kimliğimiz" adlı konferans kapsamında, öğrencilerle bir araya geldi.

Burada konuşan Gülsevin, Türk dili ve kültürünün etkilerinin pek çok coğrafyada gözlendiğini belirtti.

Dilin insan yaşamındaki önemini vurgulayan Gülsevin, "Dilimiz, kimliğimiz… Basit bir cümle değildir. Bir ihtar cümlesidir. Dilimize sahip çıkmazsak kimliğimiz gider. Nasıl bir ırmak dolaştığı yerden etkileniyorsa Türk dili ve kültürü de bütün dolaştığı coğrafyayı beslemiş ve ondan beslenmiştir." diye konuştu.

Türkçeye sahip çıkılması gerektiğini dile getiren Gülsevin, "Dil sadece iletişim aracıysa nasıl konuşursak konuşalım problem yoktur ama dil sadece iletişim aracı değildir." ifadesini kullandı.

Programa, öğrencilerin yanı sıra üniversite yöneticileri ve akademisyenler de katıldı.