Türk Eczacıları Birliği

Şekerbank, Türk Eczacıları Birliği ile protokol imzaladı

İSTANBUL (AA) – Şekerbank, Türk Eczacıları Birliği ile imzaladığı protokol kapsamında eczacılara özel kredi kartı programını devreye alıyor.

Şekerbank'ın açıklamasına göre, salgın sürecinde eczacılara destek veren ve onlara özel EczaKart kredi kartı sunan Banka, desteğini SGK ödemelerine ek bonus desteği ve avantajlı kredi paketleriyle sürdürüyor.

Banka, bu kapsamda Türk Eczacıları Birliği ile protokol imzaladı. İmza törenine, Şekerbank KOBİ, Perakende ve Tarım Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Tuğbay Kumoğlu ile Türk Eczacıları Birliği Başkanı Erdoğan Çolak katıldı.

Banka, protokol kapsamında Birliğe üye eczacılara özel her ay 150 TL bonus kazandıran kredi kartının yanı sıra avantajlı faiz oranları ile 750 bin liraya kadar finansman desteği sağlayacak. İlk 3 ay ödemesiz dönem içeren ve herhangi bir komisyon ücreti alınmayacak krediyle, 60 aya varan vade seçenekleri sunulacak.

Birliğe üye eczacıların nakit desteğinden yararlanabilmesi için Şekerbank şubelerine başvurmaları yeterli olacak.

– Eczacılara özel kredi kartı ile her ay 150 TL bonus

Şekerbank, Birliğe üye eczacılara özel olarak geliştirilen bonus özellikli kredi kartıyla her ay 150 TL bonus kazanma fırsatı sunacak. Eczacıların nakit desteğinin dışında bonus avantajından yararlanabilmesi için Türk Eczacıları Birliği'ne üye olması ve SGK ödemelerini Şekerbank'a taşıması yeterli olacak.

Eczacılar ayrıca, Şekerbank internet ve mobil şubesi üzerinden gerçekleştirecekleri EFT/havale gibi işlemlere ücret ödemeyecek. Diğer yandan, eczacılara Şekerbank POS ve çek karnesi ücretsiz sunulacak.

– "Eczacılarımıza ödemesiz dönemli nakit desteği sunuyoruz"

Açıklamada görüşlerine yer verilen Şekerbank KOBİ, Perakende ve Tarım Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Tuğbay Kumoğlu, eczacılar için nakit akışlarını desteklemek amacıyla bonus kazandıran kredi kartı, uygun faiz oranlı ve ödemesiz dönemli finansman desteği gibi çok sayıda farklı avantajların sunulduğu kapsamlı bir paket hazırladıklarını bildirdi.

Pandemi ile mücadelede çok önemli görev üstlenen eczacıların yanında yer aldıklarını aktaran Kumoğlu, "Nakit ihtiyaçlarını tek kaynaktan tamamen karşılayabilecekleri ve ödeme kolaylığı sağlayan bu paketten tüm eczacılarımızın faydalanmasını istiyoruz." ifadesini kullandı.

TEB'den meslek birliklerinin yapısı ve seçimine ilişkin tartışmalarla ilgili açıklama:

ANKARA (AA) – Türk Eczacıları Birliği (TEB), meslek birliklerinin yapısına, seçim sistemlerine yönelik tartışmalara ilişkin, "Meslek birliklerinin kanunlarında ve özellikle seçim sistemlerinde değişiklik yapılmasının onları kaosa götüren bir yaklaşım olacağı, meslek birliklerini korumanın mesleğin ürettiği toplumsal faydayı korumak olduğu düşüncemizi ilan ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

TEB Merkez Heyeti ve Denetleme Kurulundan yapılan yazılı açıklamada, meslek birliklerinin yapısı, işleyişi ve seçim sistemlerine yönelik düzenlemelerin yeniden gündeme geldiği, bu düzenlemelerin içeriğiyle ilgili kamuoyunun ve kendilerinin bilgi sahibi olmadığı belirtildi.

Basında yer alan haberlerin hatırlatıldığı açıklamada, yapılacak düzenlemelerin meslek birliklerini zayıflatacağı, birliklerin işlevsiz kalmasına neden olacağı, mesleki faaliyetlerin işleyişini zaafa uğratacağı aktarıldı.

Toplumsal gelişme ve gelecek adına endişe duyulduğu vurgulanan açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:

"Bilinmesini istiyoruz ki mesleki alanımız hakkında söz söyleme gücünün zayıflatılması, her şeyden önce mesleki etik ve disiplini de etkileyen bir unsur olacaktır. Özellikle seçimlerde nispi temsil sistemi getirilmesi, tüm kesimler açısından ciddi bir yanlış olacaktır, çünkü çoğunluğun sürekli olarak değişmesine neden olacak bu uygulama, o meslek kuruluşunun yönetim becerilerinden yoksun kalması anlamına gelecektir."

Akademik meslek birliklerinin, kamu adına bazı işlevleri yerine getirmek için kurulduğuna işaret edilen açıklamada, bu meslek birliklerinin, demokratik olarak işleyen, profesyonel meslekleri temsil eden, bu mesleklerde disiplini ve ileriye doğru yönelimi sağlayan kuruluş olduğu bildirildi.

Bu kuruluşların özerk yapılarının korunmasının, kamu için olduğu gibi meslek mensupları ve mesleki işlevlerin kullanılmasından yarar sağlayanlar için olumlu olduğuna dikkat çekilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Meslek birliklerinin kanunlarında ve özellikle seçim sistemlerinde değişiklik yapılmasının onları kaosa götüren bir yaklaşım olacağı, meslek birliklerini korumanın mesleğin ürettiği toplumsal faydayı korumak olduğu düşüncemizi ilan ediyoruz, yasa koyucuları da, yasalarımızda vermeyi planladıkları tüm değişiklik tekliflerini kamu yararı açısından değerlendirmeye davet ediyoruz."

TEB Başkanı Çolak: “İlaçta 3,7 milyar değerinde yerelleşme sağlandı”

ANKARA (AA) – Türk Eczacıları Birliği (TEB) Başkanı Erdoğan Çolak, "İlaçta 3,7 milyar değerinde bir yerelleşme gerçekleştirildi. Bunun daha da çoğalması taleplerimiz arasında." dedi.

Çolak ile birliğin merkez heyeti üyeleri, sağlık, ilaç ve eczacılık alanında 2019'da yaşanan gelişmeleri TEB'de düzenlenen basın toplantısında değerlendirdi.

Basın mensuplarının 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nü kutlayan Çolak, Sağlıkta Şiddet Yasası'nın kapsamının genişletilmesini talep ettiklerini aktardı. Sağlık ve ilaçların bütçedeki payının artırılmasının olumlu bir gelişme olduğunu ama sağlığa ayrılan bütçenin hiçbir zaman yeterli olmayacağını ifade eden Çolak, "Çünkü 2019 yılına dair açıklayacağımız istatistikler bu savımızı kanıtlar nitelikte. Türkiye, OECD ülkeleri arasında, kişi başı ilaç harcamaları noktasında sonuncu olmayı başarmış ülkelerden birisi. OECD'de kişi başı ilaç tüketimi 554 dolar, Türkiye'de ise 75 dolar civarında." dedi.

Çolak, OECD ülkeleri arasında, milli gelire oranla en az sağlık harcamasının yüzde 4,2 oranla Türkiye'de yapıldığını, cepten sağlık harcamalarının yüzde 19,4'e ulaştığını, kişi başı hekime müracaat sayısının da geçen yıla oranla yüzde 8,9'dan yüzde 9,5'a yükseldiğini anlattı.

– "Acil önlemler alınmalı"

TEB Başkanı Çolak, "İlaçta 3,7 milyar değerinde bir yerelleşme gerçekleştirildi. Bunun daha da çoğalması taleplerimiz arasında. İlaç pazarı, bir önceki seneye oranla değer bazında yüzde 31 oranında büyüdü. 2019'un ilk 9 ayında 293 milyon adet reçete karşılandı. En çok ağrı kesiciler, gastrointestinal kanal ve metabolizma rahatsızlıklarında kullanılan ilaçlar baş sıralara oturdu." bilgisini paylaştı.

Bebek ölümlerinde OECD ülke ortalaması binde 3,8 iken Türkiye ortalamasının binde 9,2 olduğuna işaret eden Çolak, mevsimlik tarım işçilerinde anne ölüm riskinin 10 kat, bebek ölüm riskinin ise 5 kat fazla olduğunu söyledi. Çolak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Antibiyotik kullanımı ile ilgili son 5-6 yıldır Sağlık Bakanlığımızın çok ciddi çabaları sonucunda yüzde 41-42 oranında olan antibiyotik tüketimi 15,3'e düşmüş. Ancak yine OECD ülkelerinin yine uzağında, yukarısındayız. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2017 yılında Türkiye'de toplam kızamık vaka sayısı 69 iken 2019 yılının ilk 6 ayında bu sayı 2 bin 666'ya ulaşmıştır. Kızamık vakasında ciddi bir artış var. Bunun nedeni de ülkemizde aşı reddi son 6 yılda tam 129 kat artış göstermiş. Bununla ilgili de çok ciddi bir biçimde acil önlemler alınmalı."

– "Eczacılık fakültelerinin kontenjanları acilen düşürülmeli"

Çolak, "Sağlık insan gücü tahminlerine göre; 2030 yılında 7 bin eczacı fazlamız bulunmaktadır. 2003'e kadar Türkiye'de 8 eczacılık fakültemiz vardı. Son 7-8 yıldır inanılmaz biçimde eczacılık fakülteleri açılıyor. Şu anda 51 eczacılık fakültemiz var. Bazılarında yeterince eczacı akademisyen yok, bazılarında da hiç yok. Öğretim elemanı kadroları eksik. Altyapılar yetersiz, laboratuvarlar yok." diye konuştu.

Nitelikli sağlık hizmeti verebilmek için nitelikli elemanların yetişmesinin önemine işaret eden Çolak, "Eczacılık fakültelerinin kontenjanları acilen düşürülmeli. Öğretim elemanı, fiziki mekan, laboratuvarları olmayanlar kapatılmalı. Kapatılmayanların ilaç sanayinde, araştırma merkezlerine dönüşmesi sağlanmalı. Bu fakültelerin bir kısmının da yüksek lisans, doktora yapan eğitim merkezlerine dönüştürülmesi ülkemiz açısından çok doğru ve zorunlu bir iştir." değerlendirmesinde bulundu.

Çolak, Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nda, YÖK tarafından 100 bin olarak belirlenen eczacılık başarı sırasının 60 bine çekilmesinde yarar olduğunu dile getirdi.

– "İnternetten satılan ürünlere karşı bir an önce önlem alınmalı"

Kamu kurumlarında ve hastanelerde çalışan eczacıların fiziki çalışma şartları, maaş ve özlük haklarının iyileştirilmesi talebinde bulunan Çolak, doğru politika ve denetim mekanizmalarıyla oluşturulacak güçlü ve etkili bir ilaç sanayinin Türkiye için önemli olduğunu vurguladı. İlaçların geri ödeme kapsamı dışına çıkartılmasını da doğru bulmadıklarını dile getiren Çolak, eczacı kar oranlarının yükseltilmesi, ikinci ve yardımcı eczacı çalıştıran eczacılara katkı sağlanması, eczane
dışına çıkarılan ürünlerin de eczanelere geri dönerek ilacın uzmanı olan
eczacılar tarafından halka sunulması gerektiğini söyledi.

Çolak, "Görüyoruz ki ilaçlarımız dahi internetten satılıyor ve vatandaş tarafından alınıyor. Bununla ilgili de yasal boşluğun bir an önce giderilmesi ve vatandaşlarımızın eczane dışı ürünlere itibar etmemeleri gerekiyor. Nerede üretildiği, hangi koşullarda satıldığı, nerede saklandığı, içinde ne olduğu belli olmayan ve internetten satılan bu ürünlere karşı bir an önce önlem alınmalı." açıklamasında bulundu.

– "1 Nisan'da yeni bir protokol yapmamız gerekiyor"

TEB ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasında belirli periyotlarla ilaç alım protokolleri ve protokol revizyonları yaptıklarını anımsatan Çolak, şöyle devam etti:

"Diğer protokolümüz 31 Mart 2020'de bitiyor ve 1 Nisan'da yeni bir protokol yapmamız gerekiyor. Bunu hem Sosyal Güvenlik Kurumunun bu konudaki talepleri hem de meslektaşlarımızın daha iyi ilaç ve hizmeti verebilmesini sağlamak amacıyla yapıyoruz. Bunun için temel taleplerimiz şu, Sağlık Uygulama Tebliği ile MEDULA tam uyumlu hale getirilmeli. Majistral ilaç tarifesinde iyileştirme bekliyoruz. Eczacının sorumluluğu dışında olan konularda verilen cezalara bağlı olarak meslektaşlarımızın yaşadığı mağduriyetler devam ediyor. Bunların ortadan kaldırılmasını bekliyoruz. Reçete hizmet bedelinde önemli ve adil bir artış bekliyoruz. İskonto baremleri arasındaki keskin geçişin giderilmesini ve iyileştirilmelerin sağlanmasını bekliyoruz."

– "Çocuklarımızı riske atmamalıyız, geç olmadan aşılarını yaptırmalıyız"

2020'nin sağlık, ilaç, eczacılık alanında yaşanan sorunların aşıldığı bir yıl olması temennisinde bulunan Çolak, şu değerlendirmeyi yaptı:

"2020'nin ilaçta yerelleşme ve yerli aşı hedefine ulaşmak adına somut adımların atıldığı bir yıl olmasını da bekliyoruz. Bu, en büyük dileklerimizden ve hedeflerimizden birisi. Ve Türk Eczacıları Birliği olarak konunun önemli sacayaklarından birisi olmamız bilinciyle kamu otoritesinin yapacağı etkinliklere destek vereceğiz. Son yıllarda artan ve bilimsel hiçbir dayanağı olmayan bazı şarlatanların çeşitli alanları kullanarak ortaya çıkardığı aşı karşıtlığı mücadelemize kararlılıkla devam edeceğiz çünkü çocuklarımızın aşılanmaması tüm çocukların sağlığını tehlikeye sokan bir yaklaşım. Buradan ailelere çağrıda bulunmak istiyoruz; bilim dışı açıklamalara itibar etmeyin, aşı karşıtı propagandaları ciddiye almayın. Aşı, son 50 yılda insanoğlunun bulduğu en önemli icatlardan birisi, insanlığın, toplumun yararınadır. Bu yüzden çocuklarımızı riske atmamalıyız, geç olmadan aşılarını yaptırmalıyız."

– Soru-cevap

TEB Başkanı Çolak, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

"Uyuz salgını olduğu" iddialarıyla ilgili soru üzerine Çolak, bu enfeksiyonun iyi beslenemeyen, hijyen ortamının zayıf olduğu toplumlarda görüldüğünü ve kış döneminde de bu tür vakaların zaman zaman yaşandığını söyledi.

Çolak, "Bir salgın var mıdır? Bu konuda sağlık otoritesinin açıklamasını ciddiye almak zorundayız. Ancak bunun tedavisi konusunda ilaçlarımızın zaman zaman sıkıntıya düştüğünü söyleyebiliriz. Piyasada bunu önleyecek uyuz ilaçlarımız var ancak dağıtımda ya da yeterli üretim olmadığı ya da beklenenden fazla olay ortaya çıktığı için böyle bir sıkıntı var. Sağlık otoritesi 'salgın yok' diyorsa ona da itibar etmek durumundayız." dedi.

Aşı reddi oranlarıyla ilgili soru üzerine Çolak, aşı reddinin 6 yıl önce 123 şimdi ise 23 bin düzeyinde olduğunu bildirdi. Çolak, aşı reddinin sadece Türkiye değil dünyanın sorunu olduğunu ve bu konuda kamuoyunu aydınlatmak için çalışmalar yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Çolak, "piyasada bulunamayan ilaç ve aşılar"la ilgili soru üzerine de şunları kaydetti:

"Şubat ayının 20'sine doğru döviz kurundaki değişikliklerle ilgili yeni bir kur ayarlaması yapılacak. Normalde de bazı ilaçların üretiminde, piyasaya verilme süreçlerinde zaman zaman sıkıntı yaşıyoruz. Sağlık otoritesi kendi bir tane ilaç da görülse sistemi içerisinde onu var kabul ediyor ama biz yeterince piyasaya verilmediğinde çok tatmin edici olmadığını düşünüyoruz.

Diyelim ki bir ilaçtan ayda bin kutu kullanılıyor ama piyasada 10 kutu var. Biz onu yok olarak kabul ederiz. Böyle tespit ettiğimiz 120'ye yakın ilaç var. Önümüzdeki bir aylık süreçte bunun biraz daha artabileceğini düşünüyoruz. İlaç yokluğu tüm dünyanın da yaşadığı bir sorun, sadece Türkiye'ye özgü bir sorun değil."

Çolak, bu nedenle ilaçla ilgili politikaların, yerli ilacı destekleyecek şekilde, doğru bir temelle oluşturulması gerektiğini kaydetti.

Türk Eczacıları Birliği 42. Olağan Büyük Kongresi

ANKARA (AA) – Türk Eczacıları Birliği (TEB) Başkanı Erdoğan Çolak, "Ülkemiz bir süredir yerli ve milli ilaç hamlesi içerisinde. Biz bu hamleyi destekliyoruz. Ülkemizin kalkınması, büyümesi, gelişmesi ve bunun için de ilacın stratejik bir ürün olarak belirlenmesi bizim de en büyük arzumuz." dedi.

Çolak, bir otelde düzenlenen TEB 42. Olağan Büyük Kongresi'nin açılışında yaptığı konuşmada, sağlığın çok fazla bileşeni ve paydaşı olduğunu söyledi.

Sağlık sigortalarının kapsamının genişlediğini, birinci basamak sağlık hizmetlerinin kapsayıcılığının arttığını, kronik hastalıkların tedavilerinin daha fazla dikkat gösterilen ve yatırım yapılan bir konu haline geldiğini aktaran Çolak, kronik hastalıklara bağlı sağlık sorunlarının, yaşam kalitesinde radikal bir düşüşe neden olduğunu belirtti.

Eczacıların, birinci basamak sağlık çalışanlarının bir parçası olarak, hastalıkların önlenmesinden uyumlu bir tedavinin sürdürülmesine kadar çok çeşitli alanlarda sorumluluk üstlenmeye başladığına dikkati çeken Çolak, eczacının, görevini yerine getirmek için mesleki yeterliliğini geliştirmesi ve her daim kendisini güncel tutması gerektiğini ifade etti.

Dünyada sağlık harcamalarının ve onları kısıtlamak için alınan ekonomik tedbirlerin hem arttığını hem de çeşitlendiğini vurgulayan Çolak, şunları kaydetti:

"Sağlığa erişim engellerinin yanı sıra ilaçların bulunabilirliğine ilişkin sıkıntılar da sadece yoksul ülkelerde değil, tüm dünyada baş gösteriyor. Sağlık ve ilaç harcamaları öyle bir noktaya gelmiş durumda ki kişileri yoksullaştırıyor. Bir hak olan sağlığın edinilmesi ve sağlıklı yaşam, bir külfet haline gelebiliyor. Ülkemiz de bir süredir yerli ve milli ilaç hamlesi içerisinde. Biz bu hamleyi destekliyoruz. Ülkemizin kalkınması, büyümesi, gelişmesi ve bunun için de ilacın stratejik bir ürün olarak belirlenmesi bizim de en büyük arzumuz. Ancak yeni bir kalkınma paradigmasına ihtiyacımız var."

– Sağlık ve sosyal yardımlar

AK Parti Malatya Milletvekili Öznur Çalık, kongrenin hayırlı olması temennisinde bulunarak, sağlık ve sosyal yardımlar konusunda, Türkiye'nin 17 yılda çok önemli mesafe katettiğini bildirdi.

Çalık, özellikle sağlığa büyük bütçe ayırdıklarını anımsatarak, sağlıkta yaptıkları reformlarla vatandaşların refah seviyesini, sağlığa erişimlerini, sağlıktaki memnuniyetini yükseltirken Sosyal Güvenlik Kurumunda yapılan reformun dünyaya örnek olduğunu dile getirdi.

Türkiye'nin geliştiğini ve büyüdüğünü aktaran Çalık, "Türkiye, sağlıkta çok önemli hedefleri yerine getirdi. Bunları yaparken sürdürülebilir kalkınma hedefleri çerçevesinde önemli adımlar atmaya devam ediyor. Türkiye'de yerli ve milli üretime devam edeceğiz. İlaç üretimi, aşı üretimine başladık, bundan sonra da üretmeye devam edeceğiz. Sosyal güvenliğe, sağlığa ayrılan pay bundan sonra artmaya devam edecek." şeklinde konuştu.

– "Siyaset üstü yaklaşılmalı"

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de TBMM'deki eczacı milletvekillerinin, eczacılardan aldıkları güçle bir arada olduğunu ifade etti.

Eczacı kimlikleriyle eczacılığın geleceği için en büyük mücadeleyi vereceklerine değinen Özel, şu değerlendirmede bulundu:

"Bütün eczacı milletvekilleri, MHP'li, AK Parti'li, CHP'li, siyaset üstü yaklaşım uygulamadıkça ve kendi partilerine, 'bu iş başka bir mesele, buradan siyaset, polemik, tartışma çıkmaz, halkın sağlığı bunu gerektiriyor' demedikçe bugünkü türbülansları yaşayacağız. Eczacı milletvekillerinin birlikteliğini, dayanışmasını sizlere emanet ediyorum. Bu salon, pazar günü sandıklar kurulduğunda, eczacılığın geleceği için en doğru kararı verir. Seçilen arkadaşlarımız bizim başımızın tacıdır. Biz milletvekiliyiz ama konu meslek olduğunda sizin neferiniziz."

1 Aralık Pazar gününe kadar sürecek kongrenin açılışına, bazı milletvekilleri ile eczacılar ve akademisyenler katıldı.