Türk Eğitim-Sen

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan:

ANKARA (AA) – Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, "Göreve başlayan istisnasız her bir öğretmenimiz, 'Adaylığım kaldırılmazsa ben ne yaparım?' korkusu yaşamaktadır. Bu korkunun nedeni, 'bizim sendikamıza üye olursan adaylığının kaldırılmasında sorun yaşamazsın' diye göreve başlayan her genç meslektaşımızı ablukaya alan ahlaksız sendikal anlayıştır." ifadelerini kullandı.

Geylan, yaptığı yazılı açıklamada, göreve başlayacak 20 bin öğretmene başarı dileklerini iletti.

18 Mart tarihinde ataması yapılan ve bugün göreve başlayacak olan öğretmenleri sendikalı olmaya davet eden Talip Geylan, öğretmenlerin örgütlü mücadelenin önemini hem atama öncesi hem de atandıktan sonra göreve başlama safhasında somut şekilde yaşadıklarını belirtti.

Öğretmenleri, hür iradeleriyle sendikal tercihini ortaya koymaya çağıran Geylan, "Genç meslektaşlarım, kim ki şahsiyetinizi rencide ediyor ve üzerinizde tahakküm kurmaya çalışıyorsa eyvallah etmeyin. Türk Eğitim-Sen yanınızdadır." ifadelerini kullandı.

Talip Geylan, mesleğe adım atacak öğretmenlere, "Öğretmen arkadaşları olarak önemli bir uyarı yapmak istiyorum. Her bir meslektaşımız, öğretmenlik mesleğinin vakarına yaraşır şeklinde, hür iradesiyle sendikal tercihini ortaya koymalıdır. Bu yola tevessül edenler, TCK'nın 118'inci maddesine göre suç işler ve cezai müeyyide ile muhatap olur." değerlendirmesinde bulundu.

Sendikal tercihlerin adaylık süreciyle ilişkilendirilmemesi gerektiğini belirten Geylan, şunları kaydetti:

"Göreve başlayan istisnasız her bir öğretmenimiz, 'Adaylığım kaldırılmazsa ben ne yaparım?' korkusu yaşamaktadır. Bu korkunun nedeni, 'bizim sendikamıza üye olursan adaylığının kaldırılmasında sorun yaşamazsın' diye göreve başlayan her genç meslektaşımızı ablukaya alan ahlaksız sendikal anlayıştır. Ancak bu sanal bir korkudur. Hiçbir arkadaşım bu kolpacı sendikal anlayışa itibar etmesin. 25 yıllık öğretmenim ve bir öğretmen çocuğuyum. Hayatım boyunca adaylığı kaldırılmadığı için meslekten men edilen, kapının önüne konulan tek bir öğretmene bizzat rast gelmedim. Milli Eğitim Bakanı Sayın Ziya Selçuk'a da bir çağrı da bulunmak istiyorum; Sayın Selçuk, meslektaşlarımızın iradesini esir almaya, öğretmenlerimiz üzerinde tahakküm oluşturmaya ve bu ahlaksızlıkları da MEB yöneticileri ve makamları üzerinden yapmaya çalışanlara artık 'dur' demelisiniz."

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan'dan üniversite çalışanlarına ilişkin açıklama:

ANKARA (AA) – Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, üniversitelerde çalışan memurların mazeret tayinlerinin yapılması için Yükseköğretim Kurulu (YÖK) koordinatörlüğünde yönetmelik hazırlanmasını istedi.

Geylan, üniversite çalışanlarının sorunları ve beklentilerine ilişkin yazılı açıklama yaptı.

YÖK'ün Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği için merkezi yazılı sınav yapmasının doğru olduğunu belirten Geylan, ancak mülakat uygulamasının halen devam etmesinin keyfiyete yol açtığını savundu.

Geylan, şu ifadeleri kullandı:

"Sendikamız, üniversiteler tarafından sözlü sınav yapılması durumunda, Milli Eğitim Bakanlığının yaptığı gibi, tüm adaylara yazılı sınav puanı kadar mülakat puanı verilmesini talep etmişti. Bu süreçte bazı üniversiteler hakkaniyetli şekilde süreci yürütmüş, mülakatta tüm adaylara 100 puan vermişken, bazıları da maalesef alışılagelen takdir hakkını kullanmıştı. Talebimiz, 'takdir hakkı' adı altında kul hakkı yenmemesidir."

– "Üniversite çalışanlarına becayiş hakkı tanınmalı"

Üniversite çalışanlarının nakil sorunlarına da dikkati çeken Geylan, "Üniversitelerde çalışan memurlar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine tabi olmasına rağmen, üniversitelerin kendilerine özgü hususiyetleri nedeniyle kendileriyle eş değer memurların yararlandığı haklardan mahrum kalmaktadır." değerlendirmesinde bulundu.

Bu hak mahrumiyetlerinin başında yer değiştirme, tayin ve nakil işlemlerinin geldiğini belirten Geylan, şunları kaydetti:

"Bu durum aile bütünlüğünü bozarken, aile birliğine vurgu yapan Anayasa'nın 41. maddesini ihlal anlamına gelmektedir. Talebimiz, mazeret tayinlerinin yapılması için YÖK koordinatörlüğünde bir yönetmelik hazırlanmasıdır. Ayrıca üniversitelerde görev yapan personelin karşılıklı yer değiştirme hakkı sağlanmalıdır. 3 yılını dolduranlara diğer üniversitelere geçebilme hakkı tanınmalıdır. Nakil olmak isteyen bir memur, bir kurum bulduğu takdirde kendi üniversitesinden muvafakat almak zorundadır, bu konuda da sıkıntılar yaşanmaktadır. Dolayısıyla muvafakat isteme şartı kaldırılmalıdır."

– "Akademik kadro kısıtlaması doğru değil"

Talip Geylan, doktor öğretim görevlisi, doçent ve profesör unvanlarında akademik kadro kısıtlamasını doğru bulmadıklarını bildirdi.

50/d kapsamındaki üniversite çalışanlarına bu görev süreleri sona erdiğinde 1 yıl intibak süresi verilmesini talep eden Geylan, bu kapsamdakilerin 33/a'ya geçirilmelerini istedi.

Geylan, 13/b görevlendirmelerinin ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, ancak zaman zaman bu görevlendirmelerde keyfilik yaşandığını öne sürdü.

Disiplin kurullarında mutlaka üniversite temsilcilerinin yer almasını isteyen Geylan, bu noktada uygulama birliğinin olmamasını eleştirdi.

– Rektör atamaları

Seçimle iş başına gelen rektör adaylarının akademisyenlerin sorunlarına ortak olduğunu kaydeden Geylan, "Yeni usulle birlikte ne yazık ki adaylar çalışanlara hiç bakmıyor. Bu kez lobilerin, cemiyetlerin, derneklerin, vakıfların, siyasilerin peşinde koşuyor. Ne acıdır ki hangi lobinin adayı rektör olursa üniversitede onların borusu ötüyor." ifadelerini kullandı.

Atanan bir kısım rektörlerin genel sekreter, daire başkanı hatta şube müdürlerini dahi dışarıdan getirdiğine dikkati çeken Geylan, "Üniversitelerin kurum kültürü vardır, hafızası vardır. Dışarıdan getirilen insanlarla bu hafıza silinmekte, kurum kültürü yok edilmektedir." görüşünü savundu.

Geylan, gerek MEB gerekse YÖK'ün mutlaka "yardımcı hizmetler sınıfı"nın görev tanımını yapması gerektiğini de kaydetti.

Kastamonu'daki vakıf ve sendikalar siperlik üretim mesaisinde

KASTAMONU (AA) – Türkiye Kamu Çalışanları Kalkınma ve Dayanışma Vakfı (TÜRKAV) ile Türk Eğitim-Sen'in Kastamonu şubeleri tarafından 1071 siperlik üretildi.

TÜRKAV Kastamonu Şube Başkanı Hamdi Özden, gazetecilere yaptığı açıklamada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle dünyanın zor günlerden geçtiğine işaret etti.

Bu sürece katkı vermek istediklerini belirten Özden, "Bu dönemde en çok ihtiyaç duyulan ürünlerden maske üretimine katkıda bulunmaya karar verdik. Bunun için üyelerimiz ile Türk Eğitim-Sen Kastamonu Şube Başkanı Nedim Afacan ve yönetim kurulu üyeleriyle haftanın belirli günlerinde bir araya gelerek koruyucu yüz siperliği üretiyoruz." dedi.

Ürettikleri 1071 siperlikten 500'ünü Türk Yerel Hizmet-Sen Şube Başkanı Hikmet Çıvgın'a, 500'ünü de sağlık çalışanlarına dağıtması için Türk Sağlık-Sen Şube Başkanı Cengiz Büyükkapucu'ya teslim ettiklerini anlatan Özden, "Çalışmalarımızı birlikte yürüttüğümüz Türk Eğitim-Sen Kastamonu Şube Başkanı ve yönetimine teşekkür ediyorum. Bu çalışmalar için gerekli ortamı sağlayan ve malzemeleri temin eden Ahmet Bekaroğlu ve Halit Özden'e de ayrıca teşekkür ederim. Türk milletinin birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularıyla bu zor süreci en az hasarla atlatmasını temenni ediyorum." diye konuştu.

Eğitimde şiddetin engellenmesine yönelik kanun teklifi

ESKİŞEHİR (AA) – Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, eğitimde şiddetin engellenmesine yönelik kanun teklifinin TBMM Başkanlığına sunulmasına ilişkin, "Komisyon ve genel kurul aşamasında Meclis'teki bütün partilerimizin ve milletvekillerimizin desteğini bekliyoruz. Eğitim çalışanları her önüne gelenin darp, taciz ve hakaret edebileceği kimseler olmasın." dedi.

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Eğitim Fakültesinde, 5 Nisan 2018'de araştırma görevlisi Volkan Bayar tarafından öldürülen üç akademisyen ve fakülte sekreteri anısına oluşturulan "5 Nisan Şehitleri Anı Köşesi"ne karanfil bırakan Geylan, gazetecilere yaptığı açıklamada, silahlı saldırıda hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı diledi.

Geylan, güvendiği Türk adaletinin, planlı, organize ve bilinçli saldırıyı gerçekleştiren sanığa hak ettiği cezayı vereceğine inandığını kaydetti.

Eğitim çalışanlarına yönelik şiddete karşı bir kanun teklifinin Meclis'e iletildiğini ifade eden Geylan, şöyle konuştu:

"Söz konusu kanun teklifinin, en kısa sürede Meclis Genel Kurulu'na getirilmesini talep ediyoruz. Komisyon ve genel kurul aşamasında Meclis'teki bütün partilerimizin ve milletvekillerimizin desteğini bekliyoruz. Eğitim çalışanları her önüne gelenin darp, taciz ve hakaret edebileceği kimseler olmasın. Devletimiz, kamu çalışanları ve memurlarına sahip çıksın. Tez zamanda yasa yürürlüğe girer ve bundan sonra hem önleyici tedbirlerin alınması hem de failler hakkında caydırıcı müeyyidelerin uygulanması noktasında yeni bir sayfa açılır."

Konuşmanın ardından Geylan ve beraberindeki sendika üyeleri, ESOGÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Özden Tezel'i ziyaret etti.