Türk Standardları Enstitüsü

Antalya'da bir otel grubuna “Sağlıklı Turizm Belgesi” verildi

ANTALYA (AA) – Antalya'da, Türk Standardları Enstitüsü (TSE) tarafından Sağlıklı Turizm Belgelendirme Programı kapsamında ikinci belge, Alanya ilçesindeki bir otel grubuna verildi.

TSE Akdeniz Koordinatörü Hasan Demirtaş, otellerdeki incelemenin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının dünyada en fazla etkilediği sektörlerden turizmin canlanması için 160 maddelik belgelendirme projesini hayata geçirdiklerini söyledi.

Demirtaş, bu kapsamda "Sağlıklı Turizm Belgesi"nin ilkini Belek Turizm Merkezi'ndeki Sueno Otel'e, ikincisini ise Alanya'daki Goldcity ve Gold Island otellerine verdiklerini bildirdi.

Turizmin canlanması açısından belgelendirmenin ciddi bir adım olduğunu vurgulayan Demirtaş, şunları kaydetti:

"Soru listesi, Bilim Kurulu üyeleri ve paydaşların görüşleri alınarak oluşturuldu. Misafir otele girdiği andan itibaren her tarafın kontrol edilebileceği, risklerin sıfıra indirilebileceği bir liste hazırlandı. 160 kriteri sağlayan otellerin ciddi avantaj sağlayacağını düşünüyoruz. Karekodlu belge oluşturuldu. Müşteri karekodu okuttuğunda denetimin kim tarafından ne zaman yapıldığı, belgenin süresi gibi tüm bilgileri öğrenecek."

Turistik tesislerden belgelendirme için yoğun talep geldiğini anlatan Demirtaş, iki ayda bir "gizli müşteri" yöntemiyle kurallara uyulup uyulmadığını tespit edeceklerini belirtti.

Beş yıldızlı otellerin genel müdürü Özkan Önal ise kontrollerden başarıyla geçerek belgeyi almaya hak kazandıkları için mutlu olduklarını dile getirdi.

Antalya'da bir otele “Sağlıklı Turizm Belgesi”nin verilmesi

ANTALYA (AA) – Türk Standardları Enstitüsü (TSE) tarafından, Sağlıklı Turizm Belgelendirme Programı kapsamında ilk belgenin Antalya'da beş yıldızlı bir otele verilmesi sevinçle karşılandı.

Belek Turizm Merkezi'ndeki otelin kalite müdürü Asuman Koçoğlu, gazetecilere yaptığı açıklamada, yeni sertifikasyon sistemi kapsamındaki kriterlere göre otellerini düzenlediklerini söyledi.

Tesislerinin iki gün önce denetlendiğini vurgulayan Koçoğlu, "Denetim olumlu geçti ve Türkiye'de ilk kez Sağlıklı Turizm Sertifikası almaya hak kazanan tesis olduk. Bu süreçte hazırlıklarımızı tamamlamıştık. Misafirlerin bulunacağı restoran, sahil, havuz kenarı gibi tüm alanlarda sosyal mesafe kurallarına uygun düzenleme yaptık. Hijyen anlamında tek kullanımlık malzeme alımlarını gerçekleştirdik. Sonrasında bu belgeyi almaya hak kazandık." diye konuştu.

Sezona hazır olduklarını vurgulayan Koçoğlu, dünyada ilk vaka görüldüğü andan itibaren otellerinde konaklayan misafirler için önceden tedbir aldıklarını belirtti.

Misafirin otele girişinden, tatilinden sonra çıkışına kadar her aşamada dezenfeksiyon tedbirleri olduğunu aktaran Koçoğlu, "İlk olmak bizim için çok güzel. Amacımız, misafirimizi tesisimizden memnuniyetle uğurlamak. 1 Haziran'dan itibaren ilk misafirlerimizi tesisimize alacağız." diye konuştu.

Misafirin kapıda ateş ölçümü yapılacağına değinen Koçoğlu, dezenfeksiyon tünelinden geçtikten sonra ihtiyaçları doğrultusunda maske verileceğini, yüksek ateşi olanların izolasyon odasına alınacağını söyledi.

Koçoğlu, sertifika aldıkları için spa merkezlerini açabileceklerini, buralara müşterilerin randevu ve saatle alınacağını ifade etti.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, TSE'nin, Sağlıklı Turizm Belgelendirme Programı kapsamında ilk belgeyi bugün Antalya'da beş yıldızlı bir otele verdiğini açıklamıştı.

TSE Başkanı Şahin: “Standartlara yön veren ülkeler arasında yer almak için rekabet içindeyiz”

GAZİANTEP (AA) – Türk Standardları Enstitüsü (TSE) Başkanı Prof. Dr. Adem Şahin, "Biz de ülke olarak dünyanın hemen hemen bizim üye olabileceğimiz, kurucusu olabileceğimiz ve etkin olarak rol alabileceğimiz bütün uluslararası organizasyonların içerisinde asıl üye durumundayız ve o masalarda standartlara yön veren ülkeler arasında yer almak için de rekabet içindeyiz." dedi.

Şahin, Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Naci Topçuoğlu Meslek Yüksekokulu, Diş Hekimliği Fakültesi, Kreş ve Anaokulu Müdürlüğü ve spor merkezine "Kalite ve Yönetim Sistemi ve Hijyen ve Sanitasyon Yönetim Sistem Belgesi" verilmesi için düzenlenen törene katılarak bir konuşma yaptı.

Şahin, Gaziantep Üniversitesinin bu yıl dünyanın en önemli referans değerlendirme kuruluşları arasında yer alan Times Higher Education'ın yaptığı sıralamaya giren ilk 30 Türk üniversitesinden biri olduğunu ve 14. sırada temsil edildiğini belirtti.

TSE'nin Türkiye'de geçmişi eski, köklü kamu kurumlarından biri olduğunu anımsatan Şahin, standardizasyon, uygunluk belgelendirme, test ve analiz sektöründe ülkenin önemli okullarından da biri olduklarını ifade etti.

Standart hazırlama komitelerinde görev alan üniversite mensuplarının ve teknik birikimi bulunan hocaların en önemli paydaşları olduğunu dile getiren Şahin, şunları ifade etti:

"Türkiye'de AB standardı olarak kabul ettiğimiz standartlar, Türk standartlarının kendi ulusal kriterleri, Türk standardı diyebileceğimiz standartlar, sentez standartlar, revize standartlar, yani standart ailesinde yaklaşık 36 bin standart varsa bu 36 bin standardın belki en az yüzde 50'sine Türk bilim hayatında, iş hayatında yer alan insanlar bir şekilde dokunmuş, katkıda bulunmuşlardır. Tabi üniversitelerimizin burada önemli bir rol alması bizim açımızdan önemli bir konu. Çünkü gelişmiş ülkelerle standartları hazırlama ve standartlara uyum arasında doğru bir ilişki var."

"Eğer gelişmiş bir ülke olmak istiyorsanız dünyanın kabul ettiği ortak standartların hazırlandığı atölyelerde, masalarda etkin bir şekilde bulunuyor ve katkı sağlıyor olmanız lazım, haberdar olmanız lazım" diyen Şahin şöyle devam etti:

"Ve tabiri caiz ise o standartlara yön veriyor olmanız lazım. Çünkü standart aynı zamanda bilinen üretim yöntemlerinin uygulanan teknolojinini de kodları aynı zamanda. Biz de ülke olarak dünyanın hemen hemen bizim üye olabileceğimiz, kurucusu olabileceğimiz ve etkin olarak rol alabileceğimiz bütün uluslararası organizasyonların içerisinde asıl üye durumundayız ve o masalarda standartlara yön veren ülkeler arasında yer almak için de rekabet içindeyiz."

Şahin, üniversitelerin standartların hazırlandığı mutfaklarda olmak dışında kamuoyunu bundan haberdar etmek ve iş dünyası ile çalışan arasında bu bilginin taşınmasına köprü olduğunu belirterek, şu değerlendirmede bulundu:

"Bizim dışımızda gelişmiş ülkelerin çoğunda standart teşkilatları ile üniversiteler arasında çok ciddi bir ilişki var. Bu ilişki lisans ve sertifika programları seviyesinde veya yüksek lisans seviyesinde kalite ve standart konularının ele alındığı özel programların açılması noktasına da gelmekte ve kıta Avrupasında bu oldukça yaygın. Dolayısıyla bizim de eğitim anlamında ve bu programların geliştirilmesi anlamında üniversitelerle olan diyaloğumuz, işbirliğimiz devam ediyor. Özellikle sürekli eğitim merkezlerinin kalite ve kaliteye dayalı yapacakları eğitimlerde standart ve standarta dayalı yapacakları eğitimlerde biz iyi bir eğitimci veya bu konuda işbirliği yapılacak önemli kuruluşlardan bir tanesiyiz."

Vali Davut Gül ile Gaziantep Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Gür'ün de birer açılış konuşması yapmasının ardından üniversiteye bağlı 4 birimin yetkilileri, "Kalite ve Yönetim Sistemi ve Hijyen ve Sanitasyon Yönetim Sistem Belgesi"ni Vali Gül, Rektör Ali Gür ile TSE Başkanı Adem Şahin'in elinden aldı.

İnönü Üniversitesine “TSE ISO 9001:2015 Kalite Yönetim Sistem Belgesi” verildi

MALATYA (AA) – Türk Standardları Enstitüsü (TSE) Başkanı Prof. Dr. Adem Şahin, standartlara etkin olarak katılan ve yön veren ülkelerin gelişmiş ülkeler arasında kendisine yer bulduğunu söyledi.

Şahin, İnönü Üniversitesinin almaya hak kazandığı "TSE ISO 9001:2015 Kalite Yönetim Sistem Belgesi"ni Rektörlük binasında düzenlenen törende Rektör Prof. Dr. Ahmet Kızılay'a teslim etti.

Törende konuşma yapan Şahin, İnönü Üniversitesinin kalite yolculuğunda attığı adımın ve katettiği mesafenin çok önemli olduğunu vurgulayarak, kalite yönetim sistemi belgesinin hayırlara vesile olmasını diledi.

Üniversitenin aldığı belgenin önemli olduğunun altını çizen Şahin, eğitim kuruluşlarının uluslararası ve ulusal alanda, akreditasyon, kalite ve sıralama gibi ölçülerle birbirinden ayrışma gayreti içerisinde olduğunu söyledi.

Bu durumda kalite yönetim sistemine sahip kuruluşların daha kolay sürece adapte olduklarını aktaran Şahin,"Bu tarz kurumların uluslararası derecelendirmelere, yurt içi ile dışı akreditasyonlara ve sonuçta öğrenci ve öğretim üyesi memnuniyetinin birlikte ölçüldüğü, çıktının kalitesiyle ilgili değerlendirmelerin yapıldığı sıralamalara daha hazırlıklı olduklarını görüyoruz." diye konuştu.

Şahin, TSE'nin yaklaşık 64 yıldır faaliyette olduğunu hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Bugün malumunuz, aşağı yukarı standardı olmayan hiçbir şey kalmadı. Dünyada ticaretin dili ortak standartlarla ifade ediliyor. Dünyada korumacılık standartlar üzerinden yapılıyor. Rekabet standartlar üzerinden organize ediliyor. Dünyada tarife dışı engeller standartlar üzerinden organize ediliyor. Dolayısıyla standartlara etkin olarak katılan ve yön veren ülkeler aynı zamanda gelişmiş ülkeler dediğimiz aile içerisinde de kendisine yer buluyor."

İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay da şunları kaydetti:

"Akademik ve idari olmak üzere toplam 6 bine yakın çalışanımız ve 42 bin öğrencimiz var. Şimdiye kadar 150 bin mezun verdik. Bunlar üniversitemizin en önemli gücü ve zenginliği. Kalite sürecini büyük kurumlarda yönetmek, küçük kurumlardan daha zordur. Akademik ve idari personelle, kalite sürecini birlikte sürdürdüğümüz takımımızla 1,5 yıl içerisinde bu süreci çok iyi yürüttük ve başarılı bir sonuca eriştik."