Türkiye Perakendeciler Federasyonu

TPF: “Fiyat artışlarının sebeplerinin ortaya konması için tedarik zinciri denetlenmeli”

İSTANBUL (AA) – Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Düzgün, üretici ve aracı firmaların yaptığı zamlardan perakende mağazalarının sorumlu tutulduğunu belirterek, fiyat artışlarının sebeplerinin ortaya çıkarılması için tedarik zincirinin denetlemesinin şart olduğunu bildirdi.

Düzgün, yaptığı yazılı açıklamada, salgın nedeniyle yaşanan yoğun gündemde tüm yurtta alınan tedbirler doğrultusunda vatandaşların temel ihtiyaç ürünlerine hızlı ve kesintisiz erişim sağlaması ve ürün fiyatlarında alım gücünü olumsuz etkileyecek gereksiz artışlara yönelik tedbir çalışmalarını titizlikle sürdürdüklerini anlattı.

Bu dönemde halkı mağdur etmeyecek bir fiyat politikası uygulamaya çalıştıklarını aktaran Düzgün, "Üretim ve satış zincirinin son halkası olarak, tüketici karşısında üretici ve aracı firmaların uyguladıkları zamların sorumlusu olarak görülüyoruz. Bu durumun incelenmesi için yetkili mercilerden araştırma talep ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Düzgün, tedarik zincirinin ilk halkası olan üreticilerin, hallerin ve lojistik firmalarının ürün ve hizmet fiyatlarında artış gerçekleştirmesinin, yerel marketleri bu doğrultuda artan maliyetler sebebiyle fiyat düzenlemesi yapmaya zorladığını bildirdi.

Bu nedenle perakende mağazalarının, tüketicinin gözünde fiyat artışlarının sorumlusu olarak algılandığını vurgulayan Düzgün, "Oluşan bu algının gerçeği yansıtmadığı tedarik zincirinin tüm aşamalarında gerçekleştirilecek denetimlerle tespit edilebilecektir." açıklamasında bulundu.

– "Yapılan fiyat artışları bizleri de mağdur ediyor"

TPF Yönetim Kurulu Başkanı Düzgün, kendilerinin, vatandaşların gereksinimlerini milli seferberlik ruhuyla karşılamaya gayret ettiklerini belirterek, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

"Biz bu gayretle çalışmalarımızı sürüdürürken tedarik zincirinde buz dağının altı olarak nitelendirdiğimiz, üretim, lojistik sektörleriyle birlikte sebze-meyve hallerinin ürün fiyatlarında artış yapması perakende sektörünü mağdur etmektedir. Tüketicinin tepkisinin doğrudan perakendecilere yönelmesi, kamuoyunda bizlere yönelik olumsuz algılara sebebiyet vermektedir. Vatandaşımızın bütçesinden çıkacak haksız her kuruşun takipçisi olmak için perakendeciler olarak iç denetim mekanizmamızı sürecin ilk gününden bu yana takip ediyoruz. İç denetimde sağladığımız hassasiyeti bir manada çözüm ortaklarımız olan üreticilerden, lojistik firmalarından ve sebze meyve hallerinden de bekliyoruz."

Düzgün, ülke ekonomisinin ve vatandaşın refahı için tedarik zincirinin tüm aktörlerini milli birlik ve seferberliğe davet ederek, karar verici mekanizmaların, tedarik zincirinde fırsatçılık yapanları ayıklamasını istedi.

Türkiye Perakendeciler Federasyonu'nun yeni başkanı Ömer Düzgün oldu

İSTANBUL (AA) – Organize perakendenin en önemli halkası olan yerel zincir marketlerin çatı örgütü Türkiye Perakendeciler Federasyonu'nun (TPF) 6'ncı Olağan Genel Kurulu gerçekleşti. TPF'nin iki dönem başkanlığını yapan Mustafa Altunbilek, oy birliği ile bayrağı Doğu Anadolu Perakende Derneği (PERDER) Başkanı Ömer Düzgün’e teslim etti.

Perakende sektörünün en önemli ve en büyük çatı örgütü konumunda olan Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF), sektördeki yapılanmasına güçlenerek devam ediyor. Çalışmalarını Türkiye genelinde 14 Perakende Derneği'nin, 335 üye, 4 bine yakın satış noktası ve 2,4 milyon metrekarede sürdüren TPF'nin 6'ncı Olağan Genel Kurulu gerçekleşti.

Toplam market grupları içerisinde yüzde 33,7'lik paya sahip olan TPF'nin iki dönem başkanlığını yürüten Mustafa Altunbilek, oy birliği ile bayrağı Doğu Anadolu PERDER Başkanı Ömer Düzgün’e teslim etti.

– "Ülkemize ve sektörümüze değer katmak için var gücümüzle çalışacağız"

Genel Kurul'da Türkiye'nin farklı bölgelerinde faaliyet gösteren yerel zincirlerin 13 yıldır tek yürek halinde hareket ederek büyük bir başarı hikayesine imza attıklarını belirten TPF'nin yeni Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Düzgün, "Sektörümüzün duayen isimlerinin takdirini kazanarak TPF'nin 6'ncı döneminde yeni Yönetim Kurulu Başkanı olarak seçilmekten büyük bir onur ve mutluluk duydum. Bugün yeni dönem yönetim kurulu üyelerimiz ile devraldığımız bayrağın öneminin ve sorumluluğun ziyadesiyle farkındayız. Bugüne kadar edinilen başarılara daha fazlasını eklemek, federasyonumuza, üyelerimize, iş ortaklarımıza, tüketicilerimize, sektörümüze ve ülkemize daha fazla değer katmak için var gücümüzle çalışacağız." ifadelerini kullandı.

– "Yıl sonu hedefimiz yüzde 15 büyüme"

Yeni dönemde perakende sektöründe tüm tarafları kucaklayacak çalışmalara imza atmak istediklerini kaydeden Düzgün şunları kaydetti:

"Yerel zincirler olarak biz büyük bir aileyiz. Yeni dönemde de tek ses, tek yürek ve tek dil olarak TPF çatısı altında sektörümüzün karşısındaki sorunları çözmek, tüm paydaşlarımıza ve tüketicilerimize daha fazla katma değer sunmak için çalışacağız. Gündemimizde Perakende Yasası ile Hal Yasası olmak üzere birçok gündem maddesi var.

Sektörümüzün itibarını artırmak, sorunlarına ivedi olarak çözüm bulmak amacıyla diğer dernekler, kurumlar ve kanun koyucular ile daha fazla bir araya gelmek istiyoruz. Tüm bu gayretlerle birlikte yerel zincirler olarak 2019 yılı sonunda ciromuzu yüzde 15 büyütmeyi hedefliyoruz."

– "Yeni yönetim yerel zincirlerin sektördeki konumunu yukarı taşıyacak"

Açıklamada verilen bilgilere göre, TPF'nin iki dönem başkanlığını yürüten Mustafa Altunbilek ise, "Geride bıraktığımız 5 yıllık süreçte sektörümüzdeki ağır rekabet koşullarına rağmen yönetim kurulu üyelerimiz ve PERDER Başkanlarımızın da değerli desteği ile ülkemize ve tüketicilerimize değer katacak her çalışmada yer aldık, elimizi taşın altına koyduk. Çevre, yerli üretim, yerli üretici, eğitim gibi konularda birçok projeyi hayata geçirdik. Yerli markaları, yerli üreticileri, yereli destekleyen TPF, ne mutlu ki yürüttüğü çalışmalar ve hayata geçirdiği projelerle sektördeki konumunu yükseltti. 70 bine yakın kişiye istihdam sağlayan yerel zincirlerin cirosu 38 milyar TL’ye ulaştı. Yeni yönetimin devraldığı bayrağı daha da yukarı çıkaracağına yürekten inanıyorum, başarılar diliyorum. Yerel zincirlerin dinamik kalması için yeni arkadaşlarımızın bu sorumluluğu üstlenmesi çok önemli. Arkadaşlarımızın gündeminde yer alacak konularla sektörümüzün gelişeceğine, tüketicilerimizin alım gücünü artıracak projelerde yer alacaklarına, ülkemize pek çok alanda değer yaratacaklarına yürekten inanıyorum." değerlendirmesinde bulundu.

– TPF Yönetim Kurulu

Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü mezunu olan Ömer Düzgün profesyonel iş hayatına 1997 yılında başladı. 2006 yılından günümüze Düzgün Marketçilik Yönetim Kurulu Başkanlığı'nı yürüten Ömer Düzgün, 2010 yılında Doğu Anadolu PERDER'in kurucu başkanı oldu. TPF'nin 9 yıldır Yönetim Kurulu Üyesi olarak çalışan Ömer Düzgün, 2007-2017 yılları arasında Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyeliğini yürüttü. Halen Başkan Yardımcılığı'nı da yürüten Düzgün, evli ve dört çocuk babası.

Türkiye Perakendeciler Federasyonu'nun yeni yönetim kurulunda görev alacak isimler ise Ömer Düzgün, İhsan Biçen, Mahmut Kara, Cemal Özen, Soner Doruk, Faruk Güzeldere, Mustafa Şekerci, Fatih Ayhan, İbrahim Özhan, Vahdet Sarıkaya, Ali Kaya, Osman Kalafat, Levent Uğurses, Mehmet Kalkan ve Osman Polat olarak belirlendi.

TPF Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Altunbilek:

İSTANBUL (AA) – Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Altunbilek, "Bizlerin kamuoyunda başta gıda fiyat artışı olmak üzere günah keçisi olarak gösterilmesi, bizleri çok üzüyor ve rahatsız ediyor. Tüketicilerin özellikle de gıda ürünlerine daha rahat erişebilmesi için hükümetimizce bizlere verilecek görevi yerine getirmeye hazırız. Ancak fiyat artışlarının sebebinin biz olmadığımızın bilinmesi gerektiğini düşünüyoruz." dedi.

Altunbilek, düzenlediği basın toplantısında, TPF olarak, tamamı yerli sermayeli olan 4 bine yakın satış noktası, 72 bine ulaşan çalışan ve 2 milyon 500 bini aşkın metrekare alanı ile önemli bir gücü temsil ettiklerini, federasyon çatısı altında güçlerini birleştiren yerel zincirlerin toplam market grupları içindeki istihdam payının yüzde 40, satış payının da yüzde 35,3 olduğunu bildirdi.

Türkiye genelinde gıdadaki satış paylarının yüzde 9,8 olduğunu belirten Altunbilek, yerel zincir marketlerin 33 milyar TL'yi aşkın ciro ile Türkiye ekonomisi içinde önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı.

– "Mağaza kiralarına çok ciddi zamlar geldi"

Mustafa Altunbilek, son haftalarda fiyat artışları, stokçuluk ve fiyat etiketleri konusunda bir gündem oluştuğunu, bu konularda hükümetin aldığı bazı aksiyonlar bulunduğunu ifade ederek, şunları kaydetti:

"Biz, tüketicinin rahatlatılması ve Türkiye ekonomisi için hayata geçirilen girişimleri federasyon olarak destekliyoruz. Federasyon üyeleri olarak yatırımlarımızı bu ülkeye yapıyoruz, istihdam oranımızı her yıl artırıyoruz. Ekonominin hareketlenmesi için gerekli tüm hassasiyeti gösterip aksiyonlar alıyoruz. Aile bütçesine daha fazla destek olmak için böylesine bir rekabet ortamında kar marjımızı en düşük seviyede tutuyoruz. Yerel ekonominin can damarı olan bizlerin kamuoyunda başta gıda fiyat artışı olmak üzere günah keçisi olarak gösterilmesi, bizleri çok üzüyor ve rahatsız ediyor. Tüketicilerin özellikle de gıda ürünlerine daha rahat erişebilmesi için hükümetimizce bizlere verilecek görevi yerine getirmeye hazırız. Ancak fiyat artışlarının sebebinin biz olmadığımızın bilinmesi gerektiğini düşünüyoruz."

Çok sayıda markanın olduğu ve rekabetin had safhada yaşandığı bir sektörde hizmet verdiklerini anlatan Altunbilek, organize zincir marketlerin, bütün ürün gruplarında rakiplerinden daha ucuz ürün satmak için pazardaki fiyatları tek tek incelediğini, satın alma görüşmelerini de buna göre yaptıklarını anlattı.

Altunbilek, şöyle devam etti:

"Tüm üyelerimiz lojistik, ürün yönetimi, personel verimliliği, enerji tasarrufu, ekipman kullanımı gibi birçok başlıkta maliyetleri kontrol altına almak için gerekli tüm çalışmaları yıllardır yapıyor. TÜFE'nin yüzde 17,9 olarak açıklandığı bir dönemdeyiz. Çikolatadan helvaya, şampuandan deterjana kadar üretime dayalı sektörlerde yüzde 30’un üzerinde üretici enflasyonu var. İş, sadece üreticiyle de bitmiyor. Karlılıkları zaten son derece düşük marjlarda olan market zincirlerinin işletme maliyetleri de her geçen gün artıyor. Ağır rekabetin yaşandığı, TÜFE'nin yüzde 18'lere dayandığı bir dönemde her birimizin mağaza kiralarına çok ciddi zamlar geldi. İyi lokasyonlu ve döviz üzerinden kira kontratı yapan mağazalarda perakendeciler, anlaşmalarını belli bir kurda sabitlemeye çalıştı. Bunu yapamayan işletmeciler, iyi ciro yapsa da mağazaları kapatmak zorunda kaldılar."

– "Marketler, yıl sonunda hala kâr edebilmişse kendilerini şanslı görecek"

TPF Yönetim Kurulu Başkanı Altunbilek, enerjiye yapılan zamdan da olumsuz etkilendiklerini ifade ederek, tasarruflu ürünler kullanılmasına rağmen çok ciddi enerji tüketimleri olduğunu, personel maaşları, genel merkez ve depo giderleri, lojistik giderler, kayıp-kaçak, fire, ekipman ve teknoloji giderleri gibi maliyetlerin de gözardı edilmemesi gerektiğini söyledi.

Altunbilek, şunları kaydetti:

"Bütün bunlarla marketler, yıl sonunda hala kâr edebilmişse kendilerini şanslı görecek. Minimum karlarla iş yapan perakendeciler olarak, tüketicilerimize tüm gelişmeleri doğru anlatmayı kendimize bir görev biliyoruz. Bu ekonomik ortamda fahiş, haksız, rakiplerinden fazla zam yapan bir üretici ya da satıcının cezasını herkesten ve her şeyden önce tüketiciler ve piyasa verir. Sektörümüzün gerçekleri bu… Biz bu ortamda rekabet etmeye, vatandaşa hizmet sunmaya devam edeceğiz. Başka bir Türkiye yok. Bu ülke bizim… Biz de bu ülkenin yerel perakendecileriyiz. Bizlerin aleyhine olan ve kamuoyunu yanıltan türden yorumlar tüketicilerimizi mutsuz ediyor. Güven duygusunu zedeliyor. Duygusal boyutların yanı sıra yaşanan bu durum sektörün rekabet gücünü olumsuz etkiliyor. Kar edemiyoruz diye yatırımımızı başka ülkelere taşıyamayız. Biz yine işimizi yapmaya, ülkemize fayda sağlamaya devam edeceğiz.

Artık stokçuluk diye bir kavram kalmadı. Bütçelerimizin darlığından dolayı stok yapma durumumuz ortadan kalktı. Ürün alıp reyonlarımızda tüketicilerimize sunup sattıkça yenisini alıyoruz. Stokçuluk mantığıyla kısa vadede küçük çıkar kollayanların da bu çağda ayakta kalması mümkün değil."

– "Yüzde 15 büyüme hedefliyoruz"

Mustafa Altunbilek, fiyat etiketlerinde yerli üretim logosunun kullanılmasını desteklemek için TPF'nin de "Yerli Üretim, Yerel Marketten Alınır" kampanyası başlattığını bildirdi.

Altunbilek, "Türkiye’de üretilen ürünlerin desteklenmesi çok doğru bir karar. Markanın yerli ya da yabancı olmasından bağımsız olarak bu ülkede üreten, istihdam sağlayan, ülke ekonomisine katkı sağlayanlar desteklenmeli. Biz de Türkiye genelindeki tüm satış noktalarımızda yerli üretime daha çok yer vereceğiz. Marketlerimizin içinde ve dışında yönlendirmeler yapıp çalışanlarımızı ve müşterilerimizi yerli üretim konusunda eğitip bilgilendireceğiz. Ekonomik anlamda bazı zorluklar yaşadığımız bu süreçte, ülkece yerli üretimi, yereli destekleyerek güçleneceğiz. Türkiye’ye fayda sağlayacak her girişimi bugüne kadar destekledik, bundan sonra da destekleyeceğiz." ifadelerini kullandı.

Altunbilek, yerel perakendeciler olarak, yıl sonunda yüzde 15 büyümeyi hedeflediklerini bildirdi.

– "Dolar 5,5-6 TL seviyelerinde kalırsa daha istikrarlı bir dönem yaşanır"

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Altunbilek, TPF üyeleri arasında dövizle kiralama oranının yüzde 1-2 gibi çok düşük olduğunu söyledi.

İlgili bakanlığın yaptığı denetimlerde, ceza alan üyelerinin bulunmadığını aktaran Altunbilek, yetkililerin, yerel zincirlerden ürün alış-satış fiyatlarını talep ettiğini kaydetti.

Altunbilek, marketlerde yerli ürünün ithal oranına ilişkin, "Ürünlerin markası ithal görünümlü ama çoğu Türkiye'de üretilen ürünler… " dedi.

Kiralamada TEFE ve TÜFE oranının yükselmesinin dükkan sahiplerinin elini güçlendirdiğini belirten Altunbilek, "Biz perakendeciler olarak ürünleri tedarikçilerden temin ediyoruz, bizler üretici değiliz. İşletme maliyetleri var. Elektriğe zam geldi. Personel maaşları, kiralar artıyor. Dolayısıyla perakendecinin maliyeti artıyor. Zammı perakendeci yapmadı." diye konuştu.

Altunbilek, sektörde vadeli mal temininde sorun olmadığını, ham maddeden kaynaklı ürün temininde yaşanan sorunların da çözüldüğünü söyledi.

Enflasyon oranının yüksek olduğuna dikkati çeken Altunbilek, "Hükümetimizden enflasyonun yıl sonuna kadar düşürmesini bekliyoruz. Dolar kuru 5,5-6 TL seviyelerinde kalırsa daha istikrarlı bir dönem yaşayacağımızı düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

Altunbilek, zam sonucu tüketici alışkanlıklarındaki değişikliğe ilişkin bir soru üzerine, müşterilerin ucuz, alternatif ürünlere yöneldiğini, daha uygun fiyatlı markaları tercih ettiğini bildirdi.