TÜRKONFED

“İş Dünyası İçin Yerel Kalkınma Rehberi” tanıtıldı

İSTANBUL (AA) – Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, “Ülkemizin rekabetçiliğini artırmak ve sürdürülebilir kalkınma dinamiklerini hayata geçirmek, yerel düzeyde iyi yönetişim kültürünü güçlendirmekten geçiyor.” dedi.

TÜRKONFED ve Argüden Yönetişim Akademisi, iş dünyası ve kamu başta olmak üzere kentlerdeki tüm paydaşların daha etkili iş birlikleri ve ortaklıklar kurmasına katkı sunmak amacıyla hazırlanan “İş Dünyası İçin Yerel Kalkınma Rehberi” video konferansla tanıtıldı.

TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, konfederasyonun 15 yılda 30’un üzerinde bilimsel araştırma raporu yayımladığını belirterek, küresel sorunların küresel ve kapsayıcı iş birlikleriyle çözüleceğine inandıklarını kaydetti.

İyi yönetişimin kalkınma için çarpan etkisi yarattığını ifade eden Turan, şunları söyledi:

“Dijital devrimin üretimden ihracata, iş yapma modelinden insan kaynağına, sadece özel sektörün değil, kamu kurum ve kuruluşları ile yerelin de yönetişim davranışlarını değiştiriyor. Yeni bir dünyanın kapılarından geçerken verimlilik ve katma değer yaratacak şekilde yerelin dinamiklerini kullanan ülkeler küresel rekabetçilikte de öne çıkıyor. Sadece ekonomik fayda değil, sosyal ve çevresel faydayı da ön plana alan, şeffaf, hesap verilebilir, katılımcı ve kapsayıcı iş birliklerini esas alan köklü bir paradigma değişikliği yaşanıyor. Ekonomik faydaya odaklanan, üretim ve tüketim alışkanlıklarına göre şekillenen küresel sistem artık gerilerde kalıyor.”

– "Yerel düzeyde iyi yönetişim kültürünün güçlendirilmesi önemli"

Turan, yerel ve bölgesel potansiyellerin değerlendirildiği, her türlü bilgi ve yönetim kaynaklarını paylaşan, atık yaratmayan döngüsel ekonominin öne çıktığını vurgulayarak, “Dönüşen bir dünyada orta gelir tuzağından kurtulmak, kalkınma ve refahı her kesime yaymak için ekonomimizin sürdürülebilir, daha rekabetçi ve kapsayıcı olması gerekiyor. Çevresel değerleri koruyan, güçlü sosyal sermaye oluşturan, kaynakları sürekli ve etkin şekilde kullanan ülkeler rekabetçilikte sürdürülebilirliği sağlıyor.” dedi.

Sürdürülebilir kalkınma odaklı rekabetçilik yaklaşımının, istihdam, yatırım ve kamu bütçesinin itici gücü olduğunu aktaran Turan, “Ülkemizin rekabetçiliğini artırmak ve sürdürülebilir kalkınma dinamiklerini hayata geçirmek, yerel düzeyde iyi yönetişim kültürünü güçlendirmekten geçiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Turan, kalkınmanın kilit aktörleri olan yerel yönetimlerin ve kamu kurumlarının iyi yönetişim kültürünü benimsemeleri, hayata geçirmeleri, özel sektör ve STK’lar ile iş birliğini artırmalarının toplumsal refahın artmasının itici gücü olacağını söyledi.

Rehberin uygulanması noktasında yerel yönetimler ile çalışmalarının güçlü şekilde devam ettiğini belirten Turan, sürdürülebilir kalkınma ve daha yaşanabilir kentler için kamu ve iş dünyası başta olmak üzere tüm paydaşların etkili iş birliği kuracağına inandığını, “İş Dünyası İçin Yerel Kalkınma Rehberi”nin önemli bir yol haritası olacağını dile getirdi.

– “Rehberde özellikle kent bölgelerine odaklanıldı”

Argüden Yönetişim Akademisi Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Yılmaz Argüden ise güvenin olduğu yerde risklerin daha başarılı yönetildiğini belirterek, “Artık kentler insanların en çok bir araya geldiği yerler. Eğer yaşam kalitemizi geliştirmek istiyorsak yönetim ve yönetişim kalitesini geliştirmeye ihtiyacımız var.” dedi.

Kaynaklar verimli kullanılmadığı, kararların kapsayıcı şekilde alınamadığı durumda bu kaynakların boşa harcanmış olacağını ifade eden Argüden, dünyaya bakıldığında yaşam kalitesini daha hızlı geliştiren toplumların iyi yönetişime, kurumlarına olan güvenin artmasına özen gösterdiğinin görüldüğünü kaydetti.

Argüden, rehberde özellikle kent bölgelerine odaklanıldığını aktararak, “Rehberdeki adımların uygulanmasını sağlayabilirsek, kaynakları daha iyi kullanarak sürdürülebilir kalkınmaya yönelik kapsayıcı gelişimi sağlama imkanımız olur.” diye konuştu.

İstanbul Politikalar Merkezi Direktörü Prof. Dr. Fuat Keyman da “İş Dünyası İçin Yerel Kalkınma Rehberi”nin önemine işaret ederek, şunları kaydetti:

“Koronavirüs pandemisiyle birlikte dünyamız, sağlık, ekonomi ve gıda-su krizi ile karşı karşıya. Bu krizi kısmen daha iyi yöneten ülkeleri incelediğimizde, ‘devlet kapasitesi’, ‘kapsayıcı yönetim’, ‘kutuplaşmaya karşı toplumsal uyum’ ve ‘sürdürülebilir kalkınma amaçlarına uygun hareket etme’ vizyonuyla hareket ettiklerini görüyoruz.

Bununla birlikte yerelden merkeze, oradan da küresele uzanan iş birlikleri ön plana çıkıyor. Bu durum merkezi yönetiminin etkisinin azalması değil, tam aksine iş birliğinin artmasıyla birlikte güç kazanması anlamına geliyor. Kentleşmenin yerelden başladığı, Anadolu’dan merkeze yayıldığı ülkemizde de kentlerin potansiyellerinin ortaya çıkarılması, sürdürülebilir ve kapsayıcı iş birlikleri ve kentlerin dayanıklılığının artırılması ile mümkün olacaktır. Ülkemizin ihtiyacı olan üretime dayalı kalkınma modelinin uygulanması noktasında el kitabı niteliğinde olan bu rehber, şirketlerden yerel yönetimlere herkes için büyük önem taşıyor.”

– “İş Dünyası İçin Yerel Kalkınma Rehberi” hakkında

İş Dünyası İçin Yerel Kalkınma Rehberi’nin hazırlık sürecinde, Ankara, Gaziantep, İzmir ve Konya’da yerel kamu kurumları ile iş dünyasını temsil eden kuruluşların yönetici ve uzmanlarıyla derin mülakatlar yapıldı. Buna ek olarak, İstanbul’da bulunan ve ulusal ölçekte faaliyet yürüten TÜSİAD, SEDEFED, YASED, Sanayi ve Ticaret Odaları gibi iş dünyası temsilcileriyle de görüşmeler gerçekleştirildi.

Kent-bölge ölçeğinde kalkınma çabaları ile kamu-özel sektör ilişkisinin mevcut durumunun tespit edildiği bu görüşmelerin de katkısıyla yerel iş dünyasını temsil eden sivil toplum örgütlerine yönelik “Kalkınma ve Rekabetçilik İçin Yerel Politika Geliştirme Modeli” oluşturuldu.

Modelin uygulama yöntemlerinin tüm detaylarıyla yer aldığı rehberde ayrıca, model ile uyumlu örnekler ve kent-bölgelerde gelişim alanlarına yönelik öneriler de sunuldu.

Modelin uygulanması bölgesel kalkınmayla birlikte girişimlere desteği de artıracak

Kalkınma ve Rekabetçilik için Yerel Politika Geliştirme Modeli’nde, bütünsel bakış açısı, veri temelli karar almak, etki analizi yapmak gibi çeşitli yaklaşım ve araçlar yer alıyor.

İyi yönetişim kültürüne dayalı bu model, “Üye Görüşlerinin Alınması” ile başlıyor. Bu aşamada üyelerin yaşadıkları sorunlar, işlerini geliştirmek için yapmak istedikleri çalışmalar ve ihtiyaç duydukları konular değerlendiriliyor.

“Problem Alanının Belirlenmesi”, “Paydaş Katılım Süreci”, “Taslak Çözüm Önerilerinin Geliştirilmesi” ve “Etki Analizi Çalışması” ile devam eden döngünün son halkasını ise “Politika Önerisi” oluşturuyor.

Bölgenin kalkınmasına ve yaşam kalitesinin artmasına katkı sunan bu modelin aynı zamanda, girişimlere olan desteği de artıracağı öngörülüyor.

“Dijital Anadolu Projesi” toplantısı Eskişehir'de yapıldı

ESKİŞEHİR (AA) – Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) ve Türkiye İş Bankası iş birliğiyle KOBİ'lerin dijital ve teknolojik dönüşümüne destek olmak amacıyla geçen sene başlatılan Dijital Anadolu Projesi kapsamında yılın son toplantısı Eskişehir'de gerçekleştirildi.

TÜRKONFED Başkanı Orhan Turan, kentteki bir otelde düzenlenen toplantının açılışında, proje ile 9 kentte 2 bin 900'e yakın KOBİ'ye ulaşıldığını söyledi.

Türkiye'nin sürdürülebilir kalkınması için ekonominin rekabetçilik gücünü artırmanın şart olduğunu ifade eden Turan, şöyle konuştu:

"3 yıldır dijital rekabet gücü sıralamasında 63 ülke arasında 52'nci sıradaki yerimizi koruyoruz. Dünyanın 20 büyük ekonomisi arasında yer alan ülkemizin, yeni bir hikaye ile hak ettiği yere ulaşacağına inanıyoruz. Kalkınma ve rekabetçilik artık bir veri yönetme meselesi haline gelirken, dijitalleşmenin amaç değil araç olduğunu unutmamak gerekiyor. Bu süreçte en önemli sermayemiz nitelikli insan kaynağıdır. Dijitalleşme, sadece teknolojik değişimi değil, zihniyet değişimini de ifade etmektedir. Bu süreçte ne yaparsak yapalım odağımıza hep üretimi koymalıyız. Vergiyi değil üretimi artırıp, eğitim ve yargı başta olmak üzere yapısal reformlar ile zamanın ruhunu yakalamalıyız."

İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Şahismail Şimşek de son birkaç yılda dünyada ve Türkiye'de dijitalleşme konusunda büyük aşamalar kaydedildiğini bildirdi.

Yapay zeka, nesnelerin interneti, mobilite, bulut, büyük veri, artırılmış gerçeklik kavramlarının ele alındığında geleceğin çok daha büyük gelişmelerin habercisi olduğunun görüleceğini anlatan Şimşek, "KOBİ'lerimizin rekabette güçlü konumda yer alabilmelerinde üretim yapıları ve süreçlerini dijitalleşme perspektifi ile yeniden şekillendirmeleri önemli bir belirleyici olacak." dedi.

Vali Yardımcısı İsmail Soykan ise firmalar için verimliliği artırabilme yolunda çalışanların dijital dünyaya entegre olabilmesinin önemini anlattı.

Marmara ve İç Anadolu Sanayici İş Adamları Dernekleri Federasyonu (MARSİFED) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kamil Emeksiz, dijital dönüşümün sürdürülebilir büyüme için kaçırılmaması gereken önemli bir fırsat olduğunu vurguladı.

Konuşmaların ardından toplantı, sunum ve panellerle devam etti.

İşimi Yönetebiliyorum Projesi

HATAY (AA) – Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Faruk Ekinci, "Üretim ve sanayinin dijitalleşme çerçevesinde şekillendiği günümüzde KOBİ'lerimizi dijital dünyaya hazırlamak, rekabetçi ve güçlü bir Türkiye hayalimizin en önemli aşamasını oluşturuyor." dedi.

TÜRKONFED, Visa Türkiye ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) iş birliğiyle hayata geçirilen, 27 banka tarafından desteklenen "İşimi Yönetebiliyorum Projesi"nin üçüncü etkinliği, Doğu Akdeniz Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (DASİFED) ev sahipliğinde Hatay'daki bir otelde gerçekleştirildi.

DASİFED Yönetim Kurulu Başkanı ve TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Faruk Ekinci, buradaki konuşmasında, 2 gün sürecek etkinlik kapsamında üyelerle bölge ve ülkede değer yaratacak bir toplantı yapacaklarını söyledi.

Küresel rekabette ülkelerin yanı sıra kentlerin, sektörlerin ve işletmelerin yarıştığını belirten Ekinci, şöyle devam etti:

"Hız ve verimlilik esaslı dijital dönüşüm süreci bu yarışın anahtarı olurken, yerelde bunun belirleyici aktörü KOBİ'ler olacak gibi görünüyor. Bu yarışta, ekonomimizin dinamosu KOBİ'lerimizin rekabetçilik gücünü, nitelikli insan kaynağı kapasitesini, yönetişimden üretim ve ihracata uzanan değer zincirinde yüksek teknoloji kullanımıyla yüksek verimlilik ve yüksek katma değer yaratmalarını sağlamalıyız. KOBİ'lerin, teknoloji odağında, değişen rekabet koşullarına uyum sağlayabilmeleri, nitelikli insan kaynağından üretim ve ihracata, kendi değer zincirlerini dönüştürmeleri önem kazanıyor. Üretim ve sanayinin dijitalleşme çerçevesinde şekillendiği günümüzde KOBİ'lerimizi dijital dünyaya hazırlamak, rekabetçi ve güçlü bir Türkiye hayalimizin de en önemli aşamasını oluşturuyor."

Ekinci, dijital bir dünya kurulduğunu ve ekonomilerini dönüştüren ülkelerin rekabetçilikte öne geçtiğini dile getirerek, KOBİ'lerin verimliliğini artırıp, dijital dünyayı doğru ve etkin okumalarını sağlayarak geleceğin dünyasına hazırlamak gerektiğini vurguladı.

– "KOBİ'lerin yüzde 10'u,10 yıldan daha fazla hayatta kalabiliyor"

Türkiye'de yaklaşık 3,5 milyon KOBİ'nin faaliyet gösterdiğini söyleyen Ekinci, "Ekonomimize katkı yapan işletmelerimizin yüzde 99'unu KOBİ'lerimiz oluşturuyor. KOBİ'lerimiz, istihdamın yüzde 74’ünü, toplam cironun yüzde 62'sini, katma değerin yüzde 53’ünü ve ihracatın da yüzde 55’ini gerçekleştiriyor. Maalesef sadece yüzde 10'u,10 yıldan daha fazla hayatta kalabiliyor. Bu nedenle KOBİ'lerimizin kapasitesini geliştirmek ve direncini artırmak önem kazanıyor." dedi.

Ekinci, 3 yıl içinde 18 kentte 3 bin KOBİ'ye ulaşacak projenin üçüncü toplantısının medeniyetler kenti Hatay'da yapılmasını önemsediklerini, projenin üyelere, işletmelere ve kente değer katacağına inandığını kaydetti.

Toplantıda, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Aykut Özbuğday ile İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Levent Hakkı Yılmaz da birer konuşma yaptı.

Dijital liderler KOBİ'lerle buluşuyor

DİYARBAKIR (AA) – Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, "Tüketim ülkesinden üretim ülkesine dönüşmek, en öncelikli hedeflerimiz arasında yer almalı. Artık kendi teknolojimizi üreten bir merkez olmalıyız." dedi.

TÜRKONFED ve Türkiye İş Bankası iş birliğiyle yürütülen Dijital Anadolu Projesi'nin 2019 yılı üçüncü toplantısı Doğu, Güneydoğu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (DOGÜNSİFED) ev sahipliğinde Diyarbakır'daki bir otelde gerçekleştirildi.

Vali Güzeloğlu, burada yaptığı konuşmada, bireyden kuruma, dijitalleşmenin iyi okunması gerektiğini söyledi.

Dijitalleşmenin en temel düzeyde anlatılıp erişebilirliğe odaklanılması gerektiğini belirten Güzeloğlu, Diyarbakır'ın sadece tarım ile değil, hizmet sektörüyle de öne çıktığını ifade etti.

– "İyi bir tüketici olmak dijitalleşmek değildir"

Güzeloğlu, dijitalleşmede kamu kurumlarının öncülük ve taşıyıcılık görevi üstlendiğine inandığını dile getirerek şöyle devam etti:

"Kentimizin gelecek hedeflerini belirlemek için bir 'Yenilikçilik Platformu' kurduk. Teknopark ve Agropark'ın kurulmasını hedefliyoruz. Kentlerin yönetimi ve kendi geleceklerini doğru yönetmeleri için dijitalleşmeyi temel yapmalıyız. Eğitimin ilk fazından itibaren düşünen, geliştiren, araştıran ve icat çıkartan bir yapı kurmamız gerekiyor. Tüketim ülkesinden üretim ülkesine dönüşmek en öncelikli hedeflerimiz arasında yer almalı. Artık kendi teknolojimizi üreten bir merkez olmalıyız. Bu merkezlerden birinin de 10 bin yıllık geçmişi, kültürü ve coğrafyasıyla Diyarbakır'ımızın olması için çalışıyoruz."

– "En önemli sermaye nitelikli insan kaynağıdır"

TÜRKONFED Başkanı Orhan Turan ise dijitalleşme devriminde yeni evrenin bulut teknolojisi, veri depolama, veri analitiği, yapay zeka ve siber güvenlik alanları ile başladığını belirtti.

Dijitalleşmenin verimlilik artışı yaratacak şekilde ülkenin sürdürülebilir kalkınması için kaldıraç olduğuna dikkati çeken Turan, şunları aktardı:

"Ülkemizin üretim dinamiklerinin gelişmesi, tasarrufların etkin yatırıma dönmesi, nitelikli eğitim ile nitelikli insan kaynağının oluşturulması da dönüşümün önemli sacayakları olacaktır. Unutmayalım ki, en önemli sermaye nitelikli insan kaynağıdır. Dijitalleşme, sadece teknolojik değişimi değil, zihniyet değişimini de ifade etmektedir."

Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Şahismail Şimşek ise ekonominin lokomotifi KOBİ'ler için dijitalleşmenin önemine vurgu yaparak, "Dijitalleşme tüm bu hedeflere ulaşmada benimsenmesi gereken bir strateji. KOBİ'lerimizin gelecekte güçlü bir şekilde var olabilmelerinde dijitalleşmeyi iş süreçlerine ne kadar kattıkları belirleyici olacak." ifadelerini kullandı.

– Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı destek sunuyor

DOGÜNSİFED Başkanı Aziz Özkılıç, projenin üçüncü toplantısının Diyarbakır'da yapılmasını önemsediklerini belirtti.

Dijitalleşmenin küresel rekabette kapıları açan anahtar olduğunu vurgulayan Özkılıç, "O nedenle işletmelerimiz, sektörlerimiz ve bölge ekonomimiz için dijitalleşmeyi avantaja dönüştürmek önem kazanıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın teknoloji geliştirici KOBİ'lerin nitelik ve niceliğini artırmak için başlattığı 71,5 milyon liralık dijitalleşme desteğini çok önemsiyoruz." dedi.