TZOB

TZOB heyeti sel bölgesinde incelemelerde bulundu – GİRESUN

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Kozoğlu'nun konuşması
– TZOB Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan'ın konuşması TZOB heyeti Giresun'daki sel bölgesinde incelemelerde bulundu

GİRESUN (AA) – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Kozoğlu, Giresun'daki sel afetinde etkilenen çiftçilere ilişkin, “Çiftçimiz için sonuna kadar ne yapmamız gerekiyorsa yapacağız ve bunun için de mücadele vereceğiz.” dedi.

Kozoğlu, TZOB Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan ve bazı ilçe ziraat odası başkanları ile sel ve heyelanın en çok etkilediği Dereli ilçesinde incelemede bulundu.

İncelemenin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Kozoğlu, bölgede son yıllarda yağışların çok ciddi şekilde etkili olduğunu söyledi.

Yaşanan sel felaketlerinde bölgede tarım arazilerinin çok büyük hasar gördüğünü ifade eden Kozoğlu, son sel afetinden en çok etkilenen ilçenin ise Dereli olduğunu hatırlattı.

Kozoğlu, sel afetinde çok sayıda üreticinin fındığının suya kapıldığını, bu konuda ilgili makamlarca hasar tespit çalışmalarının sürdüğünü belirtti.

Oluşturulan hasar tespit raporunu genel merkeze iletecekleri bilgisini veren Kozoğlu, hasar tespitinin kısa sürede tamamlanmasını ümit ettiğinin altını çizdi.

Kozoğlu, selden sadece fındık üreticisinin zarar görmediğini, arıcıların ve diğer tarım ürünleri ile uğraşan çiftçilerin de etkilendiğini, ayrıca tarım arazilerinde heyelanların olduğunu söyledi.

TZOB olarak sonuna kadar çiftçinin yanlarında olduklarını dile getiren Kozoğlu, “Çiftçimiz için sonuna kadar ne yapmamız gerekiyorsa yapacağız ve bunun için de mücadele vereceğiz.” diye konuştu.

Kozoğlu, fındık çiftçisinin zararlarının bir an önce karşılanmasını beklediklerini belirterek aynı zamanda zarar gören arıcıların da zararlarının karşılanmasını istedi.

Soydan da selden Ordu'nun da etkilendiğini, burada genel anlamda harmandaki fındıklarda zarar oluştuğunu aktardı.

Soydan, TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar'ın talimatı doğrultusunda bölgede inceleme yaptıklarını ifade ederek zarar gören çiftçinin hasarlarına yönelik tespit çalışmalarının devam ettiğinin altını çizdi.

Özellikle esnafların büyük zarara uğradığına değinen Soydan, tarım alanlarının da bu selden çok ciddi şekilde olumsuz etkilendiğini vurguladı.

Soydan, Dereli ilçesinde çok sayıda üreticinin fındığının sel sularına kapıldığını sözlerine ekledi.

TZOB Başkanı Bayraktar kurbanlık fiyatlarını açıkladı

ANKARA (AA) – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, kurbanlık fiyatlarının illere ve canlı ağırlığa göre farklılık göstermekle birlikte, büyükbaşta 5 bin ile 30 bin lira, küçükbaşta ise 800 lira ile 3 bin 500 lira arasında değişeceğini, canlı ağırlık fiyatının da kilogram başına büyükbaşta 19-30 lira, küçükbaşta 22-35 lira olacağını bildirdi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, ziraat odalarından aldıkları bilgilere göre, bu yıl kurban döneminde hayvan fiyatlarının illere, canlı ağırlığa, ırkına (yerli-kültür) ve büyükbaşta düve, tosun, küçükbaşta koyun, keçi olmasına göre farklılık gösterdiğini söyledi.

Şemsi Bayraktar, “İllere ve canlı ağırlığa göre farklılık göstermekle birlikte fiyatların, hayvan başına büyükbaşta 5 bin-30 bin lira, küçükbaşta ise 800-3 bin 500 lira arasında değişeceğini, canlı ağırlık fiyatının da kilogram başına büyükbaşta 19-30 lira, küçükbaşta 22-35 lira olacağını bekliyoruz.” dedi.

Söz konusu fiyatların bayram yaklaştıkça talebe göre değişebileceğine dikkati çeken Bayraktar, Türkiye ortalamasına bakıldığında büyükbaş hayvanların canlı kilogram fiyatının 24 lira 61 kuruş, küçükbaş hayvanların canlı kilogram fiyatının ise 28 lira 43 kuruş olduğunu dile getirdi.

Bayraktar, canlı kilogram olarak büyükbaş hayvan fiyatlarının, satışların en fazla olduğu üç ilden İstanbul’da 27-28 lira, Ankara’da 22-28 lira, İzmir’de 20-30 lira, küçükbaş hayvan fiyatlarının da bu illerde sırasıyla 28-30, 25-30 ve 25-35 düzeyinde seyrettiği bilgisini verdi.

“Kurbanlık sayısı yeterli”

Türkiye’de kurbanlık vasfı taşıyan 4 milyon 700 bin baş hayvan bulunduğunu belirten Bayraktar, şöyle konuştu:

“Bu yıl yaklaşık 800 bini büyükbaş, 2 milyon 700 bini küçükbaş olmak üzere toplam 3,5 milyon hayvan kesileceğini tahmin ediyoruz. Bu tahminden yola çıkarak, 2020’de kurbanlıklar için ödenecek tutarın 12,3 milyar liraya yaklaşmasını bekliyoruz. Kesileceğini tahmin ettiğimiz hayvan sayısından daha fazla kurbanlık olması vatandaşlarımızın kurbanlık bulmada sıkıntı yaşamayacaklarını göstermektedir.”

Satışların geçen yıla göre yavaş seyrettiğini ifade eden Bayraktar, satışların beklendiği gibi gerçekleşmemesi durumunda üreticilerin bayram döneminde satılamayan hayvanlarını Et ve Süt Kurumunun uygun fiyata alması gerektiğini kaydetti.

Bayraktar, bunun hayvancılıkta sürdürülebilirlik açısından önemli olduğuna işaret ederek, alım fiyatı belirlenirken maliyetlerin yanı sıra yapılan ek masrafların da dikkate alınmasını istedi.

Besicilik maliyetlerine de değinen Bayraktar, yem fiyatlarındaki artışın üretimi ve fiyatları ciddi anlamda etkilediğini vurguladı.

Kurbanlık derileri

Standartlara uygun kesilmiş ve tuzlanmış yaş koyun derisinin kilogramının yaklaşık 10 lira, sığır derisinin kilogramının da 5 lira olduğunu belirten Bayraktar, standartlara uyulursa kurbanlık derilerinden yaklaşık 147 milyon lira gelir elde edileceğini bildirdi.

Bayraktar, kurbanlıkların, ehil olmayan kişilerce kesilmesi nedeniyle deride ciddi ekonomik kayıp oluştuğuna işaret ederek, bu kaybın yüzde 20’ler civarında olduğunu söyledi.

Kurbanlık satmak isteyen üreticilerin, büyükşehirlerde her ilçede farklı olmak üzere satış yerlerine çadır kirası ödediğini, fiyatların illere ve ilçelere göre farklılık gösterdiğini belirten Bayraktar, şu değerlendirmede bulundu:

“Kurban satıcıları 15 gün kaldıkları sürede, Ankara’da 4 bin-5 bin 500 lira, İstanbul’da 13 bin-25 bin lira, İzmir’de 7 bin-9 bin lira civarında çadır kirası ödemişlerdir. Bu durum ciddi mağduriyetlere neden oluyor. Belediyelerden ricamız, lütfen buraları uygun fiyattan üreticilerimize kullandırın, satış yerlerine her türlü altyapı hizmetlerini götürün.”

Bayraktar, kurbanlıkların nakliye giderlerinin de önemli bir masraf kalemi oluşturduğuna dikkati çekerek, talebe bağlı olarak artan nakliye fiyatlarının kurban satış fiyatlarına etkisini azaltabilmek için pazar yerlerinin disipline edilmesi gerektiğini belirtti.

“Kasaplara 344,5 milyon lira ödenecek”

Kurban Bayramı’nın kasaplar için önemli bir gelir kapısı olduğuna işaret eden Bayraktar, “Kasaplar, hayvanları kesme, yüzme, parçalama gibi işler için küçükbaşta 70 lira, büyükbaşta ise 625 lira civarında para almaktadır. Kurbanlıkların yarısının kasaplar tarafından kesileceği tahminiyle onlara ödenecek bedel toplamda 344,5 milyon lirayı bulacaktır.” dedi.

Bayraktar, birçok dernek ve vakfın, vekaletle kurban kesme faaliyetinde bulunduğunu hatırlatarak, bu kuruluşların yetkili kurumlarca kontrol edilmesi gerektiğini ifade etti.

Bazı vatandaşların da dernek ve vakıflar kanalıyla yurt dışında kurban kesimine yöneldiğini dile getiren Bayraktar, kurban hisse fiyatlarının daha düşük tutulmasının yurt dışında kesimi teşvik ettiğini ancak Türkiye’de hayvancılıkla uğraşanları korumak için yurt dışına gönderilecek kurbanların burada kesilmesi gerektiğini söyledi.

Kovid-19 ile mücadele

Bayraktar, üreticilerin bu yıl yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle talebin daralmasından endişe ettiklerini belirterek şunları kaydetti:

“Kurban pazarlarındaki hareketliliğin geçmiş bayramları aratmamasını, üreticilerimizin emeğinin karşılığını almasını temenni ediyorum. Bu yıl kurban pazarlarında belediyelerimize, üreticilerimize ve vatandaşlarımıza her zamankinden daha büyük bir sorumluluk düşüyor. Bu yıl pazarlığımızı sözlerimizle, gözlerimizle yapalım. Kendimizin ve sevdiklerimizin sağlığını riske atmayalım.”

TZOB'dan “ÇKS başvuru süresi uzatılsın” talebi

ANKARA (AA) – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle üreticilerin, Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) işlemlerini ertelemek durumunda kaldığını belirterek, "30 Haziran Salı günü sona erecek olan ÇKS başvuru süresi uzatılmalıdır." talebinde bulundu.

Bayraktar, yazılı açıklamasında, ÇKS kayıtlarının yapılmasının, çiftçilerin tarımsal faaliyetlerini sürdürmesine katkı sağlayan desteklerden yararlanabilmeleri için elzem olduğunun altını çizdi.

Her zaman olduğu gibi koronavirüsle mücadele sürecinde de çiftçilerin, fedakarlık göstererek tarlasında çalışmaya devam ettiğini hatırlatan Bayraktar, "Tarlasında kalarak üretime devam eden çiftçilerimiz, koronavirüs salgını nedeniyle ÇKS işlemlerini ertelemek durumunda kaldı. Başvurunun bitmesine sayılı günler kala, yaşanabilecek yoğunluğun neden olacağı salgının bulaşma riski de göz önüne alınarak 30 Haziran Salı günü sona erecek olan ÇKS başvuru süresi uzatılmalıdır." ifadelerini kullandı.

Bayraktar, ÇKS başvurusu yaptırmayan üreticilerin, mazot, gübre, yem bitkileri ve prim uygulamaları başta olmak üzere verilen desteklerden yararlanamadığını hatırlatarak, ÇKS başvurusu bulunmayan üreticilerin düşük faizli kredi kullanamadığını, Toprak Mahsulleri Ofisi gibi kurumlara ürün veremediğini, tarım sigortasına başvuramadığını aktardı. Bayraktar, "Çiftçilerimizin yaşanması muhtemel herhangi bir doğal afet sonucu meydana gelen zararları doğrultusunda kredi borçlarının ertelenmesi veya afet sonrası yapılacak her türlü tarımsal desteklerden yararlanabilmesi için ÇKS kayıtlarını yaptırmaları gerekmektedir." değerlendirmesinde bulundu.

TZOB küçük aile işletmeleri için “pozitif ayrımcılık” istedi

ANKARA (AA) – Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde kalabalık kentlerden kırsal kesime göç başladığını belirterek, "Küçük aile işletmelerine pozitif ayrımcılık tanınmalı, küçük aile işletmeleri daha fazla desteklenmeli, tarımsal üretim karlı ve cazip hale getirilmelidir." ifadesini kullandı.

Bayraktar, yazılı açıklamasında, Kovid-19 sürecinin yaşam tercihlerinde değişikliklere neden olduğunu anımsattı.

Ekonomik kaygılarla kentten köye göç edenlerin sayısında artış beklediklerine işaret eden Bayraktar, salgın sürecinde doğal yaşamın önem kazandığını vurguladı. Bayraktar, "Kalabalık şehirlerden kırsala göç başladı. Küçük aile işletmelerine pozitif ayrımcılık tanınmalı, küçük aile işletmeleri daha fazla desteklenmeli, tarımsal üretim karlı ve cazip hale getirilmelidir." değerlendirmesinde bulundu.

Köye, kırsala dönmeyi özendirmeye yönelik uygulanan politikaların artırılmasını isteyen Bayraktar, şunları kaydetti:

"Kırsalda yaş ortalaması yükselmektedir. Kırsaldaki gençler ve köylerine dönen gençler teşvik edilmelidir. Kırsalı yaşanır hale getiren eğitim, sağlık, sosyal güvenlik, iletişim gibi hizmetler geliştirilerek altyapı modernize edilmelidir. Küçük aile işletmelerinin uygulayabileceği projeler geliştirilmelidir."