Varlık Barışı

Varlık Barışı ilgi görüyor

İSTANBUL (AA) – Elit Vatandaşlık ve Yatırım Danışmanlığı Yönetici Ortağı Fatih Çayabatmaz, Varlık Barışı’na ilişkin, "Varlık Barışı'nın tebliğinin yayımlanması ile uygulama ayrıntıları netleşmiş bulunuyor. Tebliğin, kapsamı oldukça geniş tuttuğunu gördük. Daha ilk günlerde uygulamaya gerek yurt içinden gerek yurt dışından büyük bir ilgi gözlemlenmekte." ifadelerini kullandı.

Çayabatmaz yaptığı açıklamayla, Varlık Barışı hakkında bilgi verdi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı tebliğinin 2 Ağustos'ta Resmi Gazete’de yayımlamasından sonra uygulamanın ayrıntılarının netleştiğini belirten Çayabatmaz, yeni Varlık Barışı’na başvuruların pazartesi günü başladığını hatırlattı.

Yeni Varlık Barışı'nın öncekilerden farklı olduğunu belirten Çayabatmaz, yeni düzenlemenin sadece Türk tabiiyetinde olanları değil Türkiye’de ikametgahı bulunmayan yabancı uyruklu kişileri ve şirketleri de
kapsadığını kaydetti.

Çayabatmaz, "31 Aralık 2019’a kadar sürecek Varlık Barışı’ndan yararlanmak isteyen yabancı uyruklu kişilerin veya yabancı uyruklu şirketlerin yıl sonuna kadar yurt dışındaki varlıklarını Türkiye’ye getirerek kayıtlı hale getirebilmesi mümkün. Yabancıların bu ölçüde geniş olarak ilk kez kapsama alındığı bu Varlık Barışı’nda Türkiye’de kurulu bulunan yabancı ortaklı şirketlerin yurt içi veya yurt dışındaki varlıklarını beyan ederek sisteme sokabilmesi de mümkün." bilgisini verdi.

– "Gönderici hesapla beyan eden kişinin farklı olması mümkün"

Fatih Çayabatmaz, "Varlık Barışı'nın tebliğinin yayımlanması ile uygulama ayrıntıları netleşmiş bulunuyor. Tebliğin, kapsamı oldukça geniş tuttuğunu gördük. Daha ilk günlerde uygulamaya gerek yurt içinden gerek yurt dışından büyük bir ilgi gözlemlenmekte. Gerek verginin yüzde 1’e düşürülmüş olması, gerek kapsamın oldukça geniş tutulması dolayısıyla bu varlık barışının gelmiş geçmiş en büyük Varlık Barışı olmaya aday olduğu ifade ediliyor." değerlendirmesini yaptı.

Yerli ve yabancı tüm gerçek ve tüzel kişilerin Varlık Barışı'ndan yararlanarak yurt dışındaki varlıklarını Türkiye’ye çok düşük vergiyle getirmesinin mümkün olacağını ifade eden Çayabatmaz, şunları kaydetti:

Çayabatmaz, "Varlık Barışı'nda devlet 'Bu parayı sana kim gönderdi' diye bakmıyor, yani gönderici hesapla beyan eden kişinin farklı olması mümkün. Ayrıca devlet, 'Ne amaçla gönderdi', 'Bu para neyin parası', 'Bu parayı ne zaman kazandın' diye bakmıyor. Ancak şirketler adına beyan edilecek paralarda üçüncü kişiler tarafından transfer edilmesi paranın şirkete veya ortağına ait olduğunun belgelendirilmesi gerekiyor, bu ise basit bir iki belge ile yapılabiliyor." ifadelerini kullandı.

– "Yabancıların Türkiye’ye gelip işlemleri bizzat yapmalarına gerek yok"

Varlık Barışı'nın sağladığı kolaylıklardan yararlanmak için alanında güvenilir uzmanlarla çalışılması gerektiğini aktaran Fatih Çayabatmaz, şöyle devam etti:

"Varlık Barışı’ndan yararlanmak için yabancıların Türkiye’ye gelip işlemleri bizzat yapmalarına gerek yok. Başvurunun gerçek veya tüzel kişilerin yetkili kılınmış vekilleri veya kanuni temsilcileri
tarafından vekaletname ile de yapılabilmesi de mümkün. Yani Türkiye’de güvendikleri bir firmaya yetki vererek işlemlerini yaptırabilirler. Bu halde bankalar söz konusu vekil veya kanuni temsilcinin yetkili olup olmadığını vekaletname üzerinden kontrol ediyor.

Her ne kadar başvuru süreci kolay gibi görünse de yüksek meblağlı yatırımlar olduğundan en ufak bir hatada ciddi sonuçları doğurabiliyor. Bu nedenle başvuruyu uzman bir danışmanlık firması ile yaptırmanın hata etmemek açısından çok faydalı olduğunun altını çizelim."

“İran sermayesi Varlık Barışı'yla Türkiye’ye yöneldi”

İSTANBUL (AA) – Elit Vatandaşlık ve Yatırım Danışmanlığı Ltd. Şti. Genel Müdürü Fatih Çayabatmaz, "İranlılar Varlık Barışı'ndan yararlanarak fonlarını Türkiye’ye getirmek konusunda çok hevesli, bu konuda yoğun bir talep alıyoruz. Değeri 1 milyar dolarına varan İranlı fonların Türkiye’de varlık barışından faydalanmak için başvurmaya hazırlandıkları konusunda duyumlar alıyoruz." ifadesini kullandı.

Varlık Barışı konusunda danışmanlık hizmeti veren ve yabancıların Türkiye’de yatırım yapma sürecini yöneten Elit Vatandaşlık ve Yatırım Danışmanlığı firmasından yapılan açıklamaya göre, Türkiye’de ev almak, şirket kurmak ve vatandaşlık almak konusunda sıraya giren İranlıların Türkiye ilgisi bitmiyor.

19 Temmuz’da başlatılan yeni Varlık Barışı, büyük ölçekli İranlı fonların Türkiye’ye olan ilgisini arttırdı.

Açıklamaya göre, yabancıların da başvurabildiği son Varlık Barışı ile İran sermayesi neredeyse vergisiz ve kanuni olarak Türkiye’ye gelebilecek. 2018 yılında başlatılan ABD ambargolarından dolayı kendi paralarını ülkelerinden çıkaramayan, yurt dışında kazandıklarını da ülkeye sokamayan İranlı iş adamları gözünü Varlık Barışı ile getirilen tarihi fırsata çevirmiş bulunuyor.

Açıklamada, konuyla ilgili görüşlerine yer verilen Elit Vatandaşlık ve Yatırım Danışmanlığı Ltd. Şti. Genel Müdürü ve Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) İran Temsilcisi Fatih Çayabatmaz, "İranlılar Varlık Barışı'ndan yararlanarak fonlarını Türkiye’ye getirmek konusunda çok hevesli, bu konuda yoğun bir talep alıyoruz. Değeri 1 milyar dolarına varan İranlı fonların Türkiye’de varlık barışından faydalanmak için başvurmaya hazırlandıkları konusunda duyumlar alıyoruz." ifadelerini kullandı

– "İranlı sermayedarlar Türkiye’yi güvenli liman olarak görüyor"

Yabancıların Türkiye’ye ilgisinin artmasının bir nedeninin de körfez ülkelerinde İranlı sermayedarlara karşı girişilen haksız uygulamalar olduğunu dile getiren Çayabatmaz, "İranlı sermayedarlar Türkiye’yi güvenli bir liman olarak gördüklerinden, ülkemize yatırım yapıyor. Özellikle Dubai ve körfez ülkelerindeki pek çok İranlının son dönemlere paralarına el konulması, ikamet izinlerinin ve pasaportlarının ellerinden alınması gibi haksız uygulamalar bu kaçışı hızlandırmış bulunuyor." değerlendirmesinde bulundu.

Fatih Çayabatmaz, yabancıların Varlık Barışı’ndan yararlanma hakkının önemli bir fırsat olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Yabancıların ellerini çabuk tutması gerekiyor. Varlık Barışı'ndan yararlanma hakkı 19.07.2019'da başladı. Hem yurt dışında bulunan varlıkların Türkiye'deki banka veya aracı kuruma bildirimi, hem de Türkiye'de bulunan varlıkların vergi dairelerine beyanı ise 31.12.2019'a kadar yapılabilecektir. Bu yılın sonunda bitecek varlık barışı gerek görülmesi halinde Cumhurbaşkanı'nın onayı doğrultusunda 30.06.2020 tarihine kadar uzatılabilmesi mümkün ancak bunun otomatik olmadığını ifade edelim, yani uzatılmayabilir. Dolayısıyla bu tarihi fırsattan yararlanmak isteyenlerin mutlaka ellerini çabuk tutmalarında fayda bulunuyor."

– "Türkiye tarihi fırsat sunuyor"

Varlık Barışı’na başvurunun uzman ve deneyimli firmalarca yapılmasının önemine de değinen Çayabatmaz, "Başvurunun gerçek veya tüzel kişilerin yetkili kılınmış vekilleri veya kanuni temsilcileri tarafından vekaletname ile de yapılabilmesi mümkün. Başvuruyu ve şirket kuruluşunu uzman bir danışmanlık firması ile yaptırmanın hata etmemek açısından çok faydalı olduğunun altını çizelim." ifadelerini kullandı.

Vergi Barışı’nın en önemli avantajının verginin çok düşük olması olduğunu aktaran Çayabatmaz, "Bu vergi barışının bir avantajı da şu. Daha önce Türkiye’de uygulamaya konulan Varlık Barışı uygulamalarında varlıklar üzerinden yüzde 2 oranında vergi hesaplanırken, yeni uygulamada vergi oranı eski oranın yarısı olan yüzde 1 olarak uygulanıyor. Yani bu barış çok daha avantajlı. Bir yabancı zaten kendi parasını bir ülkeden başka bir ülkeye transfer ederken bile kur farkından dolayı bundan fazla bir oran ödemek zorunda kalabiliyor. Türkiye devleti ise çok düşük bir vergi uygulayarak tarihi bir fırsat sunuyor." yorumunu yaptı.

– Yabancı uyruklu kişiler de yurt dışındaki varlıklarını Türkiye’ye getirerek kayıtlı hale getirebiliyor

Açıklamaya göre, 31 Aralık 2019’a kadar sürecek Varlık Barışı’nda yabancı uyruklu kişiler de yurt dışındaki varlıklarını Türkiye’ye çekerek kayıtlı hale getirebiliyor. Yurt içindeki yabancı ortaklı şirketlerin de yurt içi veya yurt dışındaki varlıklarını beyan ederek sisteme sokabilmesi mümkün.

2018 yılında başlatılan ABD ambargolarından dolayı kendi paralarını ülkelerinden çıkaramayan, yurt dışında kazandıklarını da ülkeye sokamayan İranlı iş adamları gözünü Varlık Barışı ile getirilen tarihi fırsata çevirmiş bulunuyor.

İranlılar Türkiye’de şirket kurarak paralarını bankacılık sistemine sokabilecek, yasal olarak değerlendirebilecekler. Ayrıca yeni Varlık Barışında şirkete getirilen paralar ortaklarca serbestçe çekilebiliyor, tasarruf edilebiliyor, yani herhangi bir kısıtlama bulunmuyor.

Varlık barışında yeni dönem başlıyor

ANKARA (AA) – Yurt dışındaki para, altın, döviz ve menkul kıymetlerin Türkiye’ye getirilmesine ilişkin varlık barışına başvuru süresi yıl sonuna kadar uzatılırken, taşınmazlar da kapsamdaki varlıklara dönüştürülerek değerlendirilebilecek.

TBMM’de kabul edilen düzenlemeye göre, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını, 31 Aralık 2019’a kadar Türkiye’deki banka veya aracı kuruma bildiren gerçek ve tüzel kişiler, bunlara yönelik serbestçe tasarruf yapabilecek.

Bu varlıklar için yüzde 1 vergi ödenecek. Varlıklar bildirimin yapıldığı tarihten itibaren 3 ay içinde Türkiye’ye getirilecek.

Gelir İdaresi Başkanlığınca varlık barışının işleyişine ilişkin tebliğ taslağı, yayımlanmak üzere Cumhurbaşkanlığına gönderildi.

Taslağa göre, varlık barışına ilişkin bildirimler, yetkili kılınmış vekiller veya kanuni temsilcilerce yapılabilecek.

Bu varlıklar, bankalara veya aracı kurumlara bildirilebilecek. Gerçek ve tüzel kişilerce, söz konusu varlıklara ilişkin vergi dairelerine herhangi bir beyanda bulunulmayacak.

Anılan varlıklar için tek bir bildirim verilmesi esas olmasına karşın, bildirimin yapıldığı her ay farklı bir vergilendirme dönemi olarak kabul edildiğinden yıl sonuna kadar birden fazla bildirimde bulunulması mümkün olacak.

Aynı ay içinde yapılacak değişikliklerde, ilk bildirim düzeltilecek. Sonraki aylarda, hataların düzeltilmesi ya da bildirilen varlıkların azaltılmak istenmesi halinde de yine önceki bildirim düzeltilecek.

Varlıkları artırıcı bir bildirimde bulunulmak istenilmesi halinde ise ilave olarak bildirilmek istenilen varlıklar için yeni bir bildirim yapılacak.

Bildirim süresi sona erdikten sonra bildirimlere ilişkin yapılan düzeltme talepleri dikkate alınmayacak.

Bildirimde bulunan ile varlığı transfer eden farklı olabilecek

Bildirilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacak.

Varlıkların, bildirim tarihinden itibaren 3 ay içinde Türkiye’ye getirilmesi veya buradaki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi gerekirken, varlığın transferi işlemlerinde, bildirimde bulunan hesap sahibi ile yurt dışından varlığı transfer edenin farklı kişiler olmasının söz konusu hükümden faydalanılması açısından herhangi bir önemi bulunmayacak.

Yurt dışındaki varlıklar, yine yurt dışında bulunan banka veya finansal kurumlardan kullanılan ve kanuni defterlerde kayıtlı kredilerin en geç 31 Aralık 2019 tarihine kadar kapatılmasında kullanılabilecek.

Borcun ödenmesinde kullanılan varlıklar için Türkiye’ye getirilme şartı aranmayacak ancak borcun kapatıldığına dair belgelerin bildirime eklenmesi gerekecek.

Taşınmazlar gibi yurt dışında bulunan ancak kapsama girmeyen varlıkların yıl sonuna kadar kadar kapsamdaki varlıklara dönüştürülerek Türkiye’ye getirilmesi mümkün olacak.

Yurt dışında bulunan varlıkların Türkiye’ye fiziki olarak getirilmesi sırasında yapılan bildirime istinaden gümrük idaresinden alınan belgeler, varlıkların Türkiye’ye getirilmiş olduğunun kanıtlanmasında kullanılabilecek.

Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin yüzde 1 olarak hesapladıkları vergiyi, bildirimi izleyen ayın 15. günü akşamına kadar bağlı bulundukları vergi dairesine beyan edecek.

Vergi, söz konusu beyan süresi içerisinde banka ve aracı kurumlarca vergi sorumlusu sıfatıyla ödenecek.

Türk lirası karşılığı bedeller esas alınacak

Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar, 31 Aralık 2019 tarihine kadar, vergi dairelerine doğrudan ya da elektronik ortamda beyan edilebilecek.

Beyan edilen varlıkların değerleri üzerinden yüzde 1 vergi tarh edilecek ve bu vergi, tarhiyatın yapıldığı ayı izleyen ayın sonuna kadar ödenecek.

Şirket veya şirket ortaklarına ait olduğu halde şirketin kanuni temsilcileri, ortakları veya vekilleri dışındaki kişilerce tasarruf edilen varlıklar, şirket adına bildirim veya beyana konu edilerek düzenlemeden yararlanabilecek.

Ayrıca, gerçek kişilere ait olduğu halde bu kişilerin ortağı veya kanuni temsilcisi oldukları yurt dışındaki şirketlerce tasarruf edilen varlıklar da ilgili gerçek kişiler adına bildirilebilecek. Buna karşın, söz konusu varlıkların şirket veya şirket ortaklarına ya da gerçek kişilere ait olduğunun ispat edilmesi gerekecek.

Bildirim veya beyanlarda, anılan varlıkların Türk lirası karşılığı bedelleri esas alınacak.

Döviz varlıklarında, beyan edildiği tarihteki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuru dikkate alınacak.

Muhabir: Deniz Çiçek Palabıyık

'Varlık Barışı'na ilişkin düzenleme getiriyoruz'

ANKARA (AA) – Maliye Bakanı Naci Ağbal, ekonomi paketine ilişkin, "Bugün Genel Kurul'da tabii istişareler de yapılacak Varlık Barışı'na ilişkin bir düzenleme getiriyoruz." dedi.

Maliye Bakanı Naci Ağbal, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'nda, emeklilere bayram ikramiyesi, vergi ve prim borçlarının yapılandırması gibi düzenlemeleri içeren TBMM gündemindeki yeni ekonomi paketini değerlendirdi.

Matrah ve vergi artırımının da yeniden yapılandırma içindeki en önemli düzenlemelerden olduğunu ifade eden Ağbal, düzenlemenin 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 yıllarını kapsayacağını söyledi. Ağbal, "Vatandaşımız bu dönemlerde beyan ettiği veya ödediği tutarları bir miktar artırırsa bu dönemlere ilişkin vergi idaresi hiçbir vergi incelemesi yapmayacak. Dolayısıyla vatandaş ile vergi idaresinin el sıkıştığı, helalleştiği bir uygulama." diye konuştu.

Özel sektörden 2017'nin de matrah artırımı düzenlemesine dahil edilmesi konusunda yoğun talep geldiğini ifade eden Ağbal, şöyle devam etti:

"Bu konuda hükümet olarak konuyu tekrar değerlendirdik. Değerlendirmemiz sonucunda, bugün Genel Kurul'da verilecek önergeyle gelir ve kurumlar vergisi bakımından matrah artırımı düzenlemesine 2017'yi dahil etme kararı aldık. Yapacağımız düzenlemeyle gelir ve kurumlar vergisi bakımından 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 yılı da dahil edilmiş oldu. Dolayısıyla geçmiş 5 yıla ilişkin matrah artırımı düzenlemesini hem gelir stopaj hem KDV hem gelir hem kurumlar vergisinde yapmış olacağız. Bu düzenlemeyle özel sektör işletmelerimizde de büyük bir memnuniyet olacak. Biz de idare olarak 1 Ocak 2018'den itibaren yeni bir sayfa açıp, vatandaşlarımızla geçmiş 5 yıla ilişkin helalleşmeyi yaptıktan sonra 2018'den itibaren cari dönem incelemelerine ve takiplerine yoğunlaşacağız."

Yeniden yapılandırmadan 15-16 milyar liralık gelir beklentisi

İşçiden memura, emekliden gençlere kadar toplumun çeşitli kesimlerini ilgilendiren tasarının geçen hafta TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşüldüğünü anımsatan Ağbal, düzenlemenin bugün de Genel Kurulda değerlendirileceğini bildirdi.

Ağbal, birçok konunun bir arada bulunduğu paketin hızlı bir şekilde yasalaşacağını düşündüğünü söyledi.

Tasarının en önemli bölümünün yeniden yapılandırma düzenlemesi olduğunun altını çizen Ağbal, burada kesinleşmiş kamu alacaklarından süresinde ödemeyenlerin 36 aya kadar yeniden yapılandırılmasını öngördüklerini kaydetti.

Ağbal, ihtilaflı vergi dosyalarını da ortadan kaldıracak sulh yöntemini getirdiklerini bildirdi.

Bundan önce iki yeniden yapılandırma kanunu yaptıklarını hatırlatan Ağbal, bugün itibarıyla önceki yapılandırma kanunlarından 40,3 milyar lira tahsilat gerçekleştirdiklerini bildirdi.

Ağbal, bu kapsamda 2016 yılında 15,3 milyar lira, geçen yıl 19,4 milyar lira, bu yıl da bugüne kadar 5,5 milyar lira tahsilat yapıldığını kaydetti.

Her iki yapılandırma kanununa da vatandaşların başvuru oranlarının ve uyumlarının yüksek olduğuna dikkati çeken Ağbal, "Son derece sevindirici bir gelişme. Bu şunu gösteriyor, bizim şu anda yapmış olduğumuz yeniden yapılandırma düzenlemesi de en az bu tutarlarda, 15-16 milyar liralık bir ilave geliri bize sağlamış olacak." dedi.

"9,8 milyon vatandaş düzenlemeden yararlanacak"

Ağbal, Maliye Bakanlığının Sosyal Güvenlik Kurumunun alacaklarının, Gümrük ve Ticaret Bakanlığının gümrük vergisi alacaklarının, il özel idareleri ve belediyelerin alacaklarının yapılandırma kapsamında olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

"Maliye Bakanlığının takip ettiği vergi alacaklarından 9,8 milyon vatandaşımız yararlanacak. 119,2 milyar liralık bir alacak var. Bunun alt detaylarına bakıldığında, 5,3 milyon vatandaşımızın motorlu taşıtlar vergisi borcu var, yaklaşık 6 milyar lira. Bu vatandaşlarımız 36 aya kadar bu borçlarını yapılandırma imkanına kavuşacaklar. Gelir, kurumlar, KDV, gelir stopaj, MTV her türlü vergiler dahil buna. Sosyal güvenlik primlerinde 64,3 milyar liralık alacağı yapılandırıyoruz, burada da 5,5 milyon mükellefimiz var. Dolayısıyla 5,5 milyon mükellefimiz 36 aya kadar sosyal güvenlik primlerini ödeme imkanına kavuşacak. Gümrük vergisi olarak 338 milyon liralık alacağı yapılandırma kapsamına alıyoruz. Burada bin 170 kişi söz konusu."

Ağbal, kesinleşmiş vergi borcu ve idari para cezası olan vatandaşların temmuz sonuna kadar vergi dairesine, SGK'ye müracaat edeceğini ve bu borçlarını 36 aya kadar yapılandıracağını söyledi.

Davalık 242 bin mükellef var

Ağbal, borçları nedeniyle devletle davalık olanlara ilişkin bir soru üzerine de şu anda vergi mahkemeleri ve Danıştay'da davaları devam eden 242 bin mükellef bulunduğuna dikkati çekerek, "Yeniden yapılandırma kanunu kapsamında eğer idareye müracaat ederlerse bu vatandaşlarımızla da sulh olacağız. Eğer vergi mahkemesinde dava şu anda görülüyorsa alacak olarak devletin talep ettiği tutarın yarısını öderlerse cezanın tamamından vazgeçiyoruz. Gecikme faizi yerine de Yurt İçi ÜFE oranına göre bir faiz hesaplayacağız. Dolayısıyla burada da davaları devam eden vatandaşlarımız için cezaların ortadan kaldırılması, alacağın bir kısmından devlet olarak vazgeçmemiz nedeniyle önemli avantajlar sağlıyoruz." diye konuştu.

"Varlık Barışı'na ilişkin düzenleme getiriyoruz"

Ağbal, 6736 sayılı kanunda yurt dışında bulunan varlıkların Türkiye'ye getirilmesi halinde bir Varlık Barışı düzenlemesi yaptıklarını hatırlatarak, "Şu anda mevcut tasarıda Varlık Barışı'na dönük bir düzenleme yok ama bugün Genel Kurul'da tabii istişareler de yapılacak Varlık Barışı'na ilişkin bir düzenleme getiriyoruz. Nedir bu düzenleme? Hem yurt içindeki varlıklarını işletmelerine dahil etmek isteyen mükelleflerimize kolaylık getireceğiz hem de yurt dışında bulunan varlıklarını Türkiye'ye getirecek olan vatandaşlarımıza kolaylık getireceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Getirilmesi planlanan Varlık Barışı düzenlemesinin temel unsurlarına ilişkin bilgiler veren Ağbal, şöyle konuştu:

"Para, altın, döviz menkul kıymeti olan vatandaşımız bu sene itibarıyla 11. ayın sonuna kadar bu yurt dışındaki varlıklarını Türkiye'ye getirirlerse ve bildirirlerse bu varlıklarıyla ülke içerisinde diledikleri gibi tasarruf edebilecekler. 11. ay sonuna kadar müracaatları alacağız. Getirilen varlığın yüzde 3'ü oranında bir vergi tahsil edeceğiz. 31 Aralık 2018 tarihine kadar yüzde 3'ü oranında bir ödeme yapılacak. Bildirimde bulunma tarihinden sonra 3 ay içerisinde de bu varlığını Türkiye'ye getirecek. Varlığını Türkiye'ye getiren vatandaşımız bunu işletmesine dahil ederse herhangi bir vergi incelemesiyle muhattap olmayacak, bu varlık üzerinden ilave bir vergi tarhiyatı yapılmayacak, kazancın hesabına dahil edilmeyecek. Vatandaşımıza bir imkan daha getiriyoruz. İsterlerse yurt dışından getirdiği bu varlığı daha sonra işletmeden çekebilecek, çektiğinde de ilave bir temettü vergisi de kendisinden almayacağız, serbest bir şekilde tasarruf etmesine imkan sağlayacağız. Bir başka düzenleme de işletmenin yurt dışından aldığı bir kredi var ama aynı zamanda yurt dışında varlığı da var. Eğer derse ki 'ben yurt dışındaki mevcut varlıklarımı işletmemin yurt dışındaki kredi ödemesinde kullanayım, Türkiye'ye getirmeyim', buna da imkan sağlıyoruz. Sermaye avansı mahsubunda bulunan varlıklar da kullanılabilecek. Dolayısıyla istiyoruz ki vatandaşlarımız yurt dışında bulunan para, döviz, altın ve menkul kıymetlerini Türkiye'ye getirsinler. Sadece yüzde 3 oranında vergi ödemek suretiyle bu varlıklarını ekonomiye, işletmelerine dahil etsinler, sermayelerini artırsınlar, bilançolarını güçlendirsinler ve böylelikle bir canlılık kazandırsınlar."

Bakan Ağbal, yurt içi varlıklarını işletmeye dahil etmek isteyenlerin de 11. ayın sonuna kadar müracaat edebileceklerini söyledi.