Veli Ağbaba

Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar'ın görevden uzaklaştırılacağı iddiası

ADANA (AA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar'ın geçmişte aldığı hapis cezaları nedeniyle görevden uzaklaştırılacağı iddialarına ilişkin "Biz sonuna kadar Kadir Aydar'ın yanındayız." dedi.

Ağbaba, CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun ve Kadir Aydar'ın yanı sıra bazı milletvekilleri ve belediye başkanlarının da katılımıyla Ceyhan Belediyesinde düzenlenen basın toplantısında, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun görevlendirmesiyle bugün ilçeye geldiklerini söyledi.

Parti genel merkezi olarak Aydar'ı desteklediklerini belirten Ağbaba, "Biz sonuna kadar Kadir Aydar'ın yanındayız." ifadesini kullandı.

Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun da Kadir Aydar'a İlçe Seçim Kurulunda vereceği savunmasında destek olmak için bir araya geldiklerini ifade ederek, şunları söyledi:

"Asla adalet ve hukuktan ayrılmayacağız, sonuna kadar da savunacağız. YSK'ye geçmişte bir şekilde ayrı ayrı ortaya koyulmuş süreleri, ayları birleştirerek 'bir yılı aşıyor' diye böyle bir olumsuzluğu gündeme getirdiler. Türkiye'de bunun bir sürü örneği var. Bugüne kadar da görülmüş bir şey değil. Bir belediye başkanı, bir yılı aşkın süreyle ceza almışsa yasada yeri var. Geçmişte hiç, geçmiş cezalar birleştirilerek, bu şekilde bir uygulama yapılmadı. YSK'nin bu yanlış kararından döneceğinden eminiz."

– "Saat 16.00'da İlçe Seçim Kuruluna gidip savunmamızı vereceğiz"

Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar da gençlik yıllarında 10'ar aylık iki hapis cezası aldığını, mahalli idareler seçimlerini düzenleyen kanuna göre tek bir suçtan 12 ay ve üzeri ceza alanlara uygulanan yaptırımın şu anda kendisi için "ceza birleştirme" yöntemiyle uygulanmaya çalışıldığını ileri sürdü.

Cezaların infazının 2016'da bittiğini aktaran Aydar, "Seçime girerken adli sicil belgemi YSK'ye, İlçe Seçim Kurulu'na verdim. O belgeyle aday oldum, seçime girdim, mazbatamı aldım, 11 aydır da belediye başkanlığı yapıyorum. Diğerlerinde 12 ay üzerinde ceza aldıkları için belediye başkanlıkları düşürüldü. Benim ise 12 ay üzerinde tek bir cezam yok. İki 10 ay cezam var. İnfazı bitti seçime girdim, seçimi kazandım." diye konuştu.

Kadir Aydar, "Bugün saat 16.00'da İlçe Seçim Kuruluna gidip savunmamızı vereceğiz." dedi.

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar da Kadir Aydar'ın Ceyhan'da önemli hizmetlere imza attığını belirterek, "Ben inanıyorum ki YSK hukuka uygun bir karar verecek ve Kadir de görevine devam edecek. Biz de Kadir kardeşimizin hep yanında olacağız." ifadesini kullandı.

Bu arada, basın toplantısının düzenlediği salonda masalara, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında kolonya ve dezenfektan konuldu. Sırasıyla birer koltuğa "boş bırakınız" yazıları asıldı. CHP Adana İl Başkanı Mehmet Çelebi de toplantıya maske takarak geldi.

“İşgalden Kurtuluşa İzmir” paneli

İZMİR (AA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Türkiye'nin laik ve demokratik cumhuriyet olması sayesinde bugün İslam dünyasında yıldız gibi parladığını söyledi.

Türkiye Tanıtım Araştırma Demokrasi ve Laik Oluşum Vakfınca (TÜLOV) Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi'nde düzenlenen "İşgalden Kurtuluşa İzmir" konulu panele CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Prof. Dr. Kemal Arı ve Dr. Derya Genç Acar konuşmacı olarak katıldı.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, panelin açılışında yaptığı konuşmada, Kurtuluş Savaşı'nın dünyada emperyalizme karşı en önemli direniş hikayelerinden biri olduğunu belirtti.

Direnişin zaferle sonuçlandığını ve İzmir'in kurtuluş sürecinin kalbinde yer aldığını kaydeden Tunç Soyer, "İzmir'in demokrasinin kalbinde olması tesadüf değil. Çünkü farklı kültürlerin bir arada yaşadığı bu şehir demokrasi kavramını doğuran şehirdir. Hala bu özelliğini sürdürüyor." dedi.

– Sosyoekonomik durum

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba ise işgal yıllarında Anadolu'da eğitim, milli gelir, ortalama yaşam süresi gibi konularda büyük sıkıntılar yaşandığını söyledi.

Cumhuriyetin kuruluşu ile birlikte fabrikaların kurulduğunu, eğitime yatırımlar yapıldığını ifade eden Ağbaba, "Türkiye, Cumhuriyetin ilk yıllarında adeta yoktan var edilmiş." dedi.

Türkiye'nin Müslüman coğrafyasında ayrı bir yere sahip oldunu kaydeden Ağbaba, şöyle konuştu:

"Türkiye bugün her şeye rağmen hala Müslüman coğrafyasında yıldız gibi parlıyor. Bizi onlardan ayıran özelliğimiz, laik, demokratik cumhuriyetimiz. Cumhuriyet sayesinde entelektüelimiz, okuyanımız, yazarımız oldu. Mimarı da bu toprakların yetiştirdiği en büyük devrimci Mustafa Kemal Atatürk'tür."

– İlk meclis tutanakları

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de panel için ilk meclisin çalışmalarını incelediğini dile getirerek, "İlk meclisi son meclisten en çok ayıran unsur tahammüldür." dedi.

Türkiye'de yazılı bir anayasa olduğunu ancak kuvvetler ayrılığı olmadığını savunan Özel, "Bütün kuvvetler bir yerde toplanmış durumda. O yüzden bugün ülkeler yönetilemiyor. Büyük savrulmayla karşı karşıyayız." diye konuştu.

Tarihçi Prof. Dr. Kemal Arı da İzmir'in düşman işgalinden kurtarılmasıyla birlikte Türk askerinin Anadolu kapısını emperyalizme kapattığını dile getirdi.

Veli Ağbaba, Sivas’ta 2 Temmuz 1993’te çıkan olaylarda hayatını kaybedenleri rahmetle, minnetle andıklarını belirtti

SİVAS (AA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Sivas’ta 2 Temmuz 1993’te çıkan olaylarda hayatını kaybedenleri rahmetle, minnetle andıklarını belirtti.

2 Temmuz 1993’te çıkan olaylarda yaşamını yitirenler için düzenlenen anma törenine katılan Ağbaba, olayların 26. yılında CHP’li milletvekilleri ile Sivas’ta olduklarını söyledi.

Sivas olaylarıyla ilgili davaların takipçisi olacaklarını vurgulayan Ağbaba, “O ateşe benzin dökenler hesap vermediği sürece bu dava kapanmayacaktır. Ne bizim ne de insanlığın unutmayacağı bir dava.” diye konuştu.

Olaylarda hayatını kaybedenleri andıklarını dile getiren Ağbaba, “Bu davada hayatını kaybedenleri rahmetle minnetle anıyoruz. Türkiye gündeminde olması için elimizden gelen her şeyi yapacağımızın da bilinmesini istiyoruz. Bu katliamın arkasındaki gerçek güçler, gerçek örgütler hesap vermediği sürece bu dava kapanmış olmayacak. Bizim ve ailelerin yüreğinde kapanmayacak. Biz bütün katliamların karşısındayız. Başbağlar katliamının da bir insanlık suçu olduğunu biliyoruz, Sivas katliamının da bir insanlık suçu olduğunu biliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Ağbaba, cuma günü de Başbağlar’da olacaklarını söyledi.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan ise olaylarda hayatını kaybedenlerin aileleriyle anma programına katıldıklarını belirtti.

Madımak’ın “utanç müzesi” olması talebini yinelediklerini aktaran Kaplan, ailelerle Ankara’da “utanç müzesi” yapmaya karar verdiklerini kaydetti.

“İstanbul seçimlerini maniple etmek için bir eylem yapılıyor”

İSTANBUL (AA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Bolu Belediyesinde işten çıkarılan işçilerin yürüyüşüne ilişkin, "Bolu Belediye Başkanımız daha önce işçilerle konuşmuş, 'Bayramdan sonra hemen girişinizi başlatayım. Kalanını da parti parti başlatayım.' demiş. Bunu onlara söyledik, çok makul karşıladılar. Ama maalesef bir adım atılmadı. Sanki bir talimatla yürüyüş yapılıyormuş gibi bir his var içimizde. İstanbul seçimlerini maniple etmek için bir eylem yapılıyor." dedi.

Ağbaba, CHP Ekonomi Masası yöneticileri ile Tuzla'daki Türk-İş'e bağlı Deriteks Sendikası Genel Merkezi'ni ziyaret etti.

Ziyarete Ağbaba'ya CHP İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi, eski DİSK Başkanı ve CHP İzmir Milletvekili Kani Beko ve CHP Emek Bürosu üyeleri eşlik etti.

Türkiye'de yapay gündemlerin oluşturulduğunu öne süren Ağbaba, bunların birinde CHP'li Bolu Belediyesinin işçileri işten çıkarma iddiaları olduğunu söyledi.

Ağbaba, Hak-İş'e bağlı Hizmet-İş'in, Bolu Belediyesindeki işten çıkarmaları protesto etmek amacıyla düzenlediği "Emek ve Adalet Yürüyüşü"ne ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

"Geçtiğimiz günlerde CHP Emek Büroları olarak diğer sendikaları ziyaret ettiğimiz gibi Hak-İş'e ziyaret yaptık. Biz CHP olarak sendikalar arasında bir taraf değiliz. Bütün sendikaların örgütlenmesinden yanayız. Hem Bolu Belediyesi hem de sendika ile yaptığımız görüşmede, bir şeyleri anlattık, ifade ettik. Orada maalesef kötü yönetimden dolayı batan bir şirket var. 19 kişi eylem yapıyordu, hafta başında da yürümeye başladılar. Hak-İş Genel Başkan Yardımcısına dedik ki, 'Böyle bir mağduriyet var. Biz etnik kökeni, siyasi görüşü, oy davranışından dolayı hiçbir işçinin ekmeğinden edilmesini doğru bulmuyoruz. Bizim belediyemiz de yapsa bunu yanlış buluyoruz.' dedik. Bolu Belediye Başkanımız da daha önce işçilerle konuşmuş, 'Bayramdan sonra hemen girişinizi başlatayım. Kalanını da parti parti başlatayım.' demiş. Bunu onlara söyledik, çok makul karşıladılar. Ama maalesef bir adım atılmadı. Sanki bir talimatla yürüyüş yapılıyormuş gibi bir his var içimizde. İstanbul seçimlerini maniple etmek için bir eylem yapılıyor."

– "Gelsinler Bolu Belediyesinde iş başı yapsınlar"

Ağbaba, AK Parti ve Hak-İş'e çağrıda bulunarak, "Derdiniz bağcıyı dövmek değilse, derdiniz üzüm yemekse Bolu Belediyesinin kapısı açık, derhal o arkadaşlarımızı işe başlatacağız. Eğer amacınız işçilerin hakkını korumaksa Bolu Belediye Başkanımız Sayın Tanju Özcan'ın da oluruyla Genel Başkanımızın bilgisi ve talimatıyla bunu buradan ilan etmek istiyorum. Yürüyüş başlamadan önceki sözümüzde duruyoruz. Gelsinler Bolu Belediyesinde iş başı yapsınlar. Bu kadar." ifadelerini kullandı.

Belediyelerdeki sendikal örgütlenmeleri desteklediğini ifade eden Ağbaba, işçilerin yürüyüşüne de ayrıca saygı duyduklarını söyledi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ağbaba, işçilerin işten çıkarılmalarını kabul etmediklerini ifade ederek, hangi belediye olursa olsun, işten çıkarmalarla ilgili CHP'nin bu konuyla ilgili komisyon kuracağını anlattı.

Kıdem tazminatı düzenlemesine de değinen Ağbaba, kıdem tazminatının "işçilerin kalesi" olduğunu vurgulayarak, bunu dokunulmaması gerektiğini kaydetti.

Emeklilikte yaşa takılanlar meselesinin de çözülmesi gerektiğini anlatan Ağbaba, Türkiye'nin tarihin en büyük işsizlik rakamlarının açıklandığı dönemi yaşandığını aktardı.

İstanbul seçimlerine de değinen Ağbaba, 31 Mart öncesi "beka, zillet, terör" söylemlerinin unutulduğunu yerine "mitil" geldiğini ve onun da tekrar Ankara'ya gittiğini söyledi.