Veteriner

Balkondan düşen sıva parçasıyla yaralanan veteriner hayatını kaybetti – ADANA

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Cenazenin nakil aracına taşınması
– Sıva parçasının düştüğü apartmanın dış/genel planı
– Veteriner kliniği kapasında yazan”Cenaze dolayısıyla kapalıyız” yazısı
– Veteriner kliniği çalışanı Buket Özbilen'in konuşması
– Olay yerine çekilen güvenlik şeridi
– Ölen kişinin yakınlarının bekleyişi
Adana'da balkondan düşen sıva parçasıyla yaralanan veteriner hayatını kaybetti

ADANA (AA) – Adana'da bir binanın altıncı kat balkonundan düşen sıva parçasıyla başından yaralanan veteriner 21 günlük yaşam mücadelesini kaybetti.

Merkez Seyhan ilçesi Cemalpaşa Mahallesi 63012 sokakta veteriner Burçin Serinsöz (45), 4 Ağustos'ta ortağı olduğu kliniğin önünde bankta oturduğu sırada binanın altıncı katındaki balkonundan kopan sıva parçası üzerine düştü.

Başından yaralanan Serinsöz, Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.

Tedavi altına alınan Serinsöz, 21 günlük yaşam mücadelesini kaybetti.

Klinik çalışanlarından Buket Özbilen, Serinsöz'ün yaralanmasının ardından iş yerinin diğer ortağı Vedat Sürekli'nin ilk müdahalede bulunduğunu ve ardından ambulansla hastaneye kaldırıldığını belirterek, ölümünden dolayı büyük üzüntü duyduklarını söyledi.

Evli ve iki çocuk babası olduğu öğrenilen Serinsöz'ün cenazesi Adana Adli Tıp Kurumundaki otopsinin ardından, yakınları tarafından Kabasakal Mezarlığında toprağa verildi.

'Üniversiteni keşfet YÖK Sanal Fuarı 2020' başladı

ANKARA (AA) – Tercih yapacak adaylar için üniversitelerin ve programlarının dijital ortamda tanıtılmasına yönelik Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından düzenlenen “Üniversiteni Keşfet YÖK Sanal Fuarı 2020” başladı.

YÖK’ten yapılan açıklamaya göre, 7 Ağustos’a kadar sürecek sanal fuarla, salgın dolayısıyla oluşabilecek riskleri de dikkate alarak öğrencilere tercih edeceği programın üniversitelerce dijital ortamda yakından tanıtılması hedefleniyor.

YÖK’ün koordinesinde 200 yükseköğretim kurumunun katılımı ile gerçekleştirilen sanal fuarda yükseköğretim kurumları canlı tanıtım etkinlikleri yapıp, öğrenci adaylarıyla sesli ve görüntülü görüşme gerçekleştirecek. Sanal fuara katılan üniversiteler ayrıca öğrencileri merak ettikleri hususlarda canlı sohbet yoluyla da bilgilendirme imkanı bulacak.

Üniversite tercihi yapacak gençlere yükseköğretim kurumları, programlar, bölümler, konaklama ve burs imkanları, sosyal ve kültürel faaliyetler başta olmak üzere yükseköğretim potansiyelinin ve öğrencilere sunulan imkanların anlatılmasının hedeflendiği sanal fuara “https://sanalfuar.yok.gov.tr” adresi üzerinden ulaşılabilecek.

İlk kez yükseköğretim kurumlarının dijital ortamda bir araya getirilerek bugün gerçekleştirilmeye başlayan Üniversiteni Keşfet YÖK Sanal Fuarı 2020’nin üniversite tercihi yapacak olan öğrenci ve velilerinin yoğun ilgisini çekmesi bekleniyor.

Saraç, öğrencilere seslendi

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, “Üniversiteleri Keşfet Sanal Fuarı 2020’nin açılışı dolayısıyla öğrencilere yönelik selamlama konuşması yaptı.

Öğrencileri Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda (YKS) gösterdikleri başarıdan dolayı tebrik ederek sözlerine başlayan Saraç, şöyle devam etti:

“Bugünlerde program ve üniversite tercihi bağlamında geleceğiniz açısından önemli bir karar verme sürecindesiniz. İçinde bulunduğunuz şartları da dikkate alarak, bu süreci sizin için kolaylaştırmak maksadıyla Üniversiteni Keşfet YÖK Sanal Fuarı 2020 adıyla bir fuar düzenleyerek üniversitelerimizi dijital platformda size tanıtmak istedik. Bu fuarın, tercih sürecinizi kolaylaştıracağına, daha doğru bir program ve üniversite tercihi yapabilmenize katkı sağlayacağına inanıyorum. Okumak istediğiniz üniversite ile ilgili merak ettiğiniz hususları canlı sohbet ortamında üniversitelerimizin yetkili temsilcilerinden öğrenebileceksiniz. Ayrıca YÖK-ATLAS uygulamamızın da tercih sürecinde size yardımcı olmak amacıyla hazırlanmış olduğunu hatırlatmak isterim.”

Yekta Saraç, Türk yükseköğretim sisteminin, 207 yükseköğretim kurumu, 8 milyon öğrencisi, 176 bin öğretim elemanıyla, Avrupa yükseköğretim alanının önde gelen ülkelerinden biri olduğuna işaret ederek, öğrencilere şu sözlerle seslendi:

“Biz, öğrenci dostu yeni YÖK olarak, sizin daha nitelikli, daha kaliteli bir eğitim almanız için her türlü tedbiri almaya çalışıyoruz. Sizler geleceğimizsiniz, geleceğimizin teminatısınız. Ülkemizin kalkınma hamlesini daha ileriye götürecek olan sizlersiniz. Sizlerin iyi bir eğitimle geleceğe hazırlanmanızı önemsiyoruz. Hayatınızın önemli karar anlarından biri olan bu süreçte size tavsiyemiz, istediğiniz ve sevdiğiniz programları tercih etmenizdir. Herhangi bir alanda başarılı olabilmek için o alanın ilgi duyduğunuz bir alan olması son derece önemlidir. İlgi duymadığınız bir alanda üstün başarı gösterme ihtimaliniz düşüktür. Sevmediğiniz, ilgi duymadığınız programları tercih etmemenizi, sadece üniversite okumuş olmak için tercih yapmamanızı tavsiye ederim.”

Bu bölümleri seçen öğrenciler desteklenecek

Saraç, öğrenci dostu yeni YÖK olarak, ülke açısından stratejik öneme sahip alanlardaki bazı programlara ilk 15 tercihinde yer verip ilk üç sırada yerleşen öğrencileri öğrenimleri boyunca YÖK bursu ile desteklediklerini hatırlattı.

Bu programların, ülke genelindeki ziraat, orman, su ürünleri, yer bilimleri, veterinerlik, astronomi, astrofizik ve temel bilimler (fizik, kimya, biyoloji, matematik) bölümleri olduğunu ifade eden Saraç, fizik, kimya, biyoloji ve matematik lisans programlarına ilk üç sırada yerleşen öğrencilerin diledikleri takdirde, YÖK tarafından İstanbul Üniversitesi bünyesinde özel olarak oluşturulan Temel Bilimler Üstün Başarı Sınıflarında öğrenim görebileceklerini belirtti.

YÖK ile yapılan iş birliği protokolleri uyarınca tekstil, deri, maden, jeoloji, maden ve cevher hazırlama gibi mühendislik lisans programlarını tercih eden ve başarısı sırası yüksek olan öğrencilere asgari ücrete varan çeşitli miktarlarda farklı meslek kuruluşlarınca burslandırıldığını dile getiren Saraç, şunları kaydetti:

“Tercihte bulunmadan önce bu programları gözden geçirmenizi tavsiye ediyorum. Her bir programın, eğer siz kendinizi ona verir ve azimle çalışırsanız, size başarılı bir hayatın kapılarını açacağını unutmayınız. Bu fuarın sizi hayalini kurduğunuz üniversite ile buluşturmasını diliyorum. Yapacağınız tercihin size, ailenize ve ülkemize hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Başarılarınız daim, yolunuz açık olsun.”

Selma Kasap

İstanbul Veteriner Hekimler Odası'ndan Kurban Bayramı değerlendirmesi

İSTANBUL (AA) – İstanbul Veteriner Hekimler Odası Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Murat Arslan, Kurban Bayramı'nın halk sağlığı, hayvan sağlığı, hayvan refahı ve ekonomik boyutları olan bir organizasyon olduğunu belirterek, "Böylesine karmaşık ve oldukça kısa bir sürede gerçekleşen organizasyonun sağlıklı ve huzur içerisinde geçmesi için pandemi koşulları da dikkate alınarak ciddi önlemler alınmalıdır." ifadesini kullandı.

Arslan, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye'de geçen yıl Kurban Bayramı'nda yaklaşık 3,5 milyon kurban kesildiğinin tahmin edildiğini aktardı.

3 gün içerisinde hayvan varlığının yaklaşık yüzde 5'inin kesildiği Kurban Bayramı'nın halk sağlığı, hayvan sağlığı, hayvan refahı ve ekonomik boyutları olan bir organizasyon olduğunu belirten Arslan, "Böylesine karmaşık ve oldukça kısa bir sürede gerçekleşen organizasyonun sağlıklı ve huzur içerisinde geçmesi için pandemi koşulları da dikkate alınarak ciddi önlemler alınmalıdır." değerlendirmesinde bulundu.

– "Zoonoz hastalıklar, toplum sağlığı için riskler oluşturmaktadır"

İstanbul'da kesilen kurbanların yarısına yakınının belediyelerin denetlediği ünitelerde, kalanının ise otopark gibi kesime uygun olmayan alanlar ile sokaklarda yapıldığını aktaran Arslan, şunları kaydetti:

"Bu alanlarda yapılan kesimlerde atık yönetimi aksamakta, kan, deri, iç organlar gibi hayvansal atıkların bir kısmı kesilen yerlerde bırakılmaktadır. Sokak hayvanları tarafından tüketilen hayvansal atıklar ile hayvanlardan insanlara geçen zoonoz hastalıklar, toplum sağlığı için riskler oluşturmaktadır. Yine kurban bayramlarında şehir merkezlerine kurulan hayvan pazarlarından kaynaklanan koku, çevre kirliliği ve sinek, pire, kene, fare gibi vektörler ve bu vektörlerin aracılık ettiği zoonoz hastalıklarda artış görülebileceği unutulmamalıdır. Tüm bu risklerin yanında Kovid-19 salgını nedeniyle bu yıl Kurban Bayramı'nın çok daha ciddiyetle değerlendirilmesini gerektirmektedir."

– "Önemli bir insan trafiği oluşacaktır"

Prof. Dr. Murat Arslan, Kurban Bayramı öncesinde hayvanların, oldukça uzun mesafeler katederek bölge veya şehir değiştirdiğini, bu seyahatlerde araç başına en az 3 kişinin hayvanlara refakat ettiğini bildirdi.

Kurban Hizmetlerinin Uygulanmasına Dair Tebliğ'e göre, bu yıl kurbanlıkların kurban satış alanlarına 16 Temmuz'dan itibaren getirileceğini aktaran Arslan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Kurban öncesi, sırası ve sonrasını da kattığımızda hayvanlar satış ve kesim alanlarında en az 3 hafta kalmaktadır. Vatandaşların kurbanlık satın almak için çok sayıdaki kurban satış alanını ziyareti, kurbanlığın kesimi ve ihtiyaç sahiplerine dağıtımı sırasında önemli bir insan trafiği oluşacaktır. Bu hareketliliğin Kovid-19'un bulaşması açısından önemli bir risk oluşturacağı açıktır. Resmi kurumların kayıtlarına göre, 2019 yılı Kurban Bayramı'nda İstanbul'da toplam 144 bin 311 büyük ve küçükbaş kurban kesimi yapılmıştır. Ancak oldukça önemli sayıda kayıt dışı kesimler de yapıldığı bilinmektedir.

Vatandaşlar, sayısı 200'den fazla olan kurban satış alanında oldukça sıkışık bir şekilde, hijyen kurallarının olmadığı bir ortamda bir arada bulunacaktır. Her kurbanın satışı, kesimi ve dağıtımı ile aile bireylerinin teması da düşünülürse yaklaşık 1 milyon kişinin bulaş açısından risk altında olduğu düşünülebilir. Diğer şehirlerden gelen çok sayıdaki üreticinin bayram sonrası dönüşleri de bu şehirlere hastalığın taşınmasına aracılık edebilir. Tüm bu riskler düşünüldüğünde yaklaşan organizasyonun Kovid-19 tedbirleri açısından ayrıca değerlendirilmesi, bulaşmanın minimuma indirilmesi için önlemler alınması ve kamuoyunun konuya ilişkin bilgilendirilmesi önem arz etmektedir."

– "Alınacak önlemlerin temel hedefi insan trafiğini azaltmaya yönelik olmalı"

İstanbul Veteriner Hekimler Odası Yönetim Kurulu Başkanı Arslan, alınacak önlemlerin temel hedefinin insan trafiğini azaltmaya yönelik olması gerektiğini belirterek, şu tavsiyelerde bulundu:

"Öncelikle kurbanlıkların transportu yapılmadan, yetiştirildiği bölgelerde kesime sevk edilmesi için projeler geliştirilmelidir. Bu amaçla büyük şehirlerde yaşayan vatandaşlar vekaletle memleketlerinde kesim yapmaya teşvik edilmeli ve bölgedeki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması sağlanmalıdır. İstanbul'da yapılacak kesimlerde kurban sahibinin kesim yerine gelmeden, kurbanının vekalet verdiği kurum tarafından kesilerek kendisine ulaştırılması, yasalar ve altyapı imkanları elverdiği oranda, yerel yönetimlerin bağışlanan kurbanları kavurma ve benzeri ürünlere işledikten sonra ihtiyaç sahiplerine ulaştırması gibi seçenekler değerlendirilmelidir.

Kurban kesim ve satış yerlerinin kapasiteleri yarı yarıya düşürülmeli, sosyal mesafe kuralları ödünsüz uygulanmalıdır. Satış ve kesim yerleri bariyerlerle sınırlandırılmalı, giriş kapıları kontrollü olmalıdır. Kurban satış yerlerinde pazarlık yaparken tokalaşmanın önüne geçilmeli, maske ve ateş kontrolü mutlaka yapılmalı, tüm ziyaretçilerin galoş giymesi sağlanmalıdır. Kesimlerin 3 güne yayılması ve randevulu yapılması için düzenleme yapılmalıdır."

– "Kesilen kurbanlar hak sahiplerine ambalajlı verilmelidir"

Kesim için özel sektörün işlettiği onaylı işletmelerin kullanılması ve kapasitenin artırılması gerektiğini de vurgulayan Arslan, "Kurban satış yerleri ile kesim yerlerinde denetim yapmak üzere yeterli sayıda veteriner hekim bulundurulmalıdır. Kesimde görevli tüm personelin sağlık kontrolü yapılmalı, uygun kıyafetlerle çalışmaları sağlanmalıdır. Kesimde görevli tüm personel hayvan refahı, hijyen ve toplum sağlığı konusunda bilgilendirilmelidir. Kesilen kurbanlar hak sahiplerine ambalajlı verilmelidir. Kesim sonrası hayvansal atıkların usulüne uygun olarak bertaraf edilmesi sağlanmalıdır. Sürecin en sağlıklı şekilde yönetilmesi için yazılı ve görsel basın, billboardlar, broşürler ve benzerleri kullanılarak vatandaşlar bilgilendirilmelidir. Tüm bu önlemlerin alınmasında Veteriner Hekim Odası'yla iş birliği yapılmalı ve meslek odası mutlaka Kurban Hizmetleri Komisyonu ve İl Pandemi Kurulu'nda yer almalıdır. Toplum sağlığını korumak adına kurban alanlarında bulunan veteriner hekimlere karşı görülen şiddetin önlenmesi için gerekli önlemler alınmalıdır." ifadelerini kullandı.

Veterinerlerden Kurban Bayramı için pandemi uyarısı

İSTANBUL (AA) – İstanbul Veteriner Hekimler Odası Başkanı Prof. Dr. Murat Arslan, vatandaşların kurbanlık satın almak için çok sayıdaki kurban satış alanını ziyareti, kurbanlığın kesimi ve ihtiyaç sahiplerine dağıtımı sırasında önemli bir insan trafiği oluşacağını, bu hareketliliğin de Kovid-19'un bulaşması açısından önemli bir risk oluşturacağını belirtti.

Prof. Dr. Aslan, İstanbul Veteriner Hekimler Odası adına yaptığı açıklamada, Türkiye'de geçen yıl Kurban Bayramı'nda yaklaşık 3,5 milyon kurban kesildiğinin tahmin edildiğini, dört gün içerisinde hayvan varlığının yaklaşık yüzde 5'inin kesildiği Kurban Bayramı'nın halk sağlığı, hayvan sağlığı, hayvan refahı ve ekonomik boyutları olan karmaşık bir organizasyon olduğunu dile getirdi.

Böylesine karmaşık ve oldukça kısa bir sürede gerçekleşen organizasyonun sağlıklı ve huzur içerisinde geçmesi için pandemi koşulları da dikkate alınarak ciddi önlemler alınması gerektiğini vurgulayan Aslan, şunları kaydetti:

"İstanbul'da kurbanların kesiminin yarısına yakını, belediyelerin denetlediği ünitelerde, kalanının ise otopark gibi kesime uygun olmayan alanlar ile sokaklarda yapılmaktadır. Bu alanlarda yapılan kesimlerde atık yönetimi aksamakta, kan, deri, iç organlar gibi hayvansal atıkların bir kısmı kesilen yerlerde bırakılmaktadır. Sokak hayvanları tarafından tüketilen hayvansal atıklar ile hayvanlardan insanlara geçen zoonoz hastalıklar toplum sağlığı için riskler oluşturmaktadır.

Yine kurban bayramlarında şehir merkezlerine kurulan hayvan pazarlarından kaynaklanan koku, çevre kirliliği ve sinek, pire, kene, fare gibi vektörler ve bu vektörlerin aracılık ettiği zoonoz hastalıklarda artış görülebileceği unutulmamalıdır. Tüm bu risklerin yanında Kovid-19 salgını nedeniyle bu yıl Kurban Bayramı'nın çok daha ciddiyetle değerlendirilmesini gerektirmektedir."

– "Yaklaşık bir milyon kişinin bulaş açısından risk altında olduğu düşünülebilir"

Kurban Bayramı öncesinde hayvanların oldukça uzun mesafeler katederek bölge veya şehir değiştirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Aslan, bu seyahatlerde araç başına en az 3 kişinin hayvanlara refakat ettiğini belirtti.

Kurban Hizmetlerinin Uygulanmasına Dair Tebliğ'e göre bu yıl kurbanlıkların kurban satış alanlarına 16 Temmuz tarihinden itibaren getirileceğini belirten Prof. Dr. Aslan, şöyle devam etti:

"Kurban öncesi, sırası ve sonrasını da kattığımızda hayvanlar satış ve kesim alanlarında en az üç hafta kalmaktadırlar. Vatandaşların kurbanlık satın almak için çok sayıdaki kurban satış alanını ziyareti, kurbanlığın kesimi ve ihtiyaç sahiplerine dağıtımı sırasında önemli bir insan trafiği oluşacaktır. Bu hareketliliğin Kovid-19'un bulaşması açısından önemli bir risk oluşturacağı açıktır.

Resmi kurumların kayıtlarına göre 2019 yılı Kurban Bayramı'nda İstanbul'da toplam 144 bin 311 büyük ve küçükbaş kurban kesimi yapılmıştır. Ancak oldukça önemli sayıda kayıt dışı kesimler de yapıldığı bilinmektedir. Vatandaşlar, sayısı 200'den fazla olan kurban satış alanında oldukça sıkışık bir şekilde, hijyen kurallarının olmadığı bir ortamda bir arada bulunacaktır. Her kurbanın satışı, kesimi ve dağıtımı ile aile bireylerinin teması da düşünülürse yaklaşık bir milyon kişinin bulaş açısından risk altında olduğu düşünülebilir."

– "Önlemlerin temel hedefi, insan trafiğini azaltmaya yönelik olmalı"

Diğer şehirlerden gelen çok sayıdaki üreticinin bayram sonrası dönüşlerinin de bu şehirlere hastalığın taşınmasına aracılık edebileceğine dikkati çeken Prof. Dr. Aslan, "Tüm bu riskler düşünüldüğünde yaklaşan organizasyonun Kovid-19 tedbirleri açısından ayrıca değerlendirilmesi, bulaşmanın minimuma indirilmesi için önlemler alınması ve kamuoyunun konuya ilişkin bilgilendirilmesi önem arz etmektedir." değerlendirmesinde bulundu.

Alınacak önlemlerin temel hedefinin, insan trafiğini azaltmaya yönelik olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Aslan, alınması gereken önlemlere ilişkin şu önerileri sundu:

"• Öncelikle kurbanlıkların transportu yapılmadan, yetiştirildiği bölgelerde kesime sevk edilmesi için projeler geliştirilmelidir. Bu amaçla; büyük şehirlerde yaşayan vatandaşlar vekaletle memleketlerinde kesim yapmaya teşvik edilmeli ve bölgedeki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması sağlanmalıdır.

• İstanbul’da yapılacak kesimlerde kurban sahibinin kesim yerine gelmeden, kurbanının vekalet verdiği kurum tarafından kesilerek kendisine ulaştırılması, yasalar ve altyapı imkanları elverdiği oranda, yerel yönetimlerin bağışlanan kurbanları kavurma gibi ürünlere işledikten sonra ihtiyaç sahiplerine ulaştırması gibi seçenekler değerlendirilmelidir.

• Kurban kesim ve satış yerlerinin kapasiteleri yarı yarıya düşürülmeli, sosyal mesafe kuralları ödünsüz uygulanmalıdır.

• Satış ve kesim yerleri bariyerlerle sınırlandırılmalı, giriş kapıları kontrollü olmalıdır.

• Kurban satış yerlerinde pazarlık yaparken tokalaşmanın önüne geçilmeli, maske ve ateş kontrolü mutlaka yapılmalı, tüm ziyaretçilerin galoş giymesi sağlanmalıdır.

• Kesimlerin üç güne yayılması ve randevulu yapılması için düzenleme yapılmalıdır.

• Kesim için özel sektörün işlettiği onaylı işletmeler kullanılmalı, kapasite arttırılmalıdır.

• Kurban satış yerleri ile kesim yerlerinde denetim yapmak üzere yeterli sayıda veteriner hekim bulundurulmalıdır.

• Kesimde görevli tüm personelin sağlık kontrolü yapılmalı, uygun kıyafetlerle çalışmaları sağlanmalıdır.

• Kesimde görevli tüm personel hayvan refahı, hijyen ve toplum sağlığı konusunda bilgilendirilmelidir.

• Kesilen kurbanlar hak sahiplerine ambalajlı verilmelidir.

• Kesim sonrası hayvansal atıkların usulüne uygun olarak bertaraf edilmesi sağlanmalıdır.

• Sürecin en sağlıklı şekilde yönetilmesi için yazılı ve görsel basın, billboardlar, broşürler vb kullanılarak vatandaşlar bilgilendirilmelidir.

• Tüm bu önlemlerin alınmasında Veteriner Hekim Odası ile işbirliği yapılmalı ve meslek odası mutlaka Kurban Hizmetleri Komisyonu ve İl Pandemi Kurulu'nda yer almalıdır.

• Toplum sağlığını korumak adına kurban alanlarında bulunan Veteriner hekimlere karşı görülen şiddetin önlenmesi için gerekli önlemler alınmalıdır. "