Yahya Kemal Beyatlı

Yahya Kemal Beyatlı Makedonya'da anıldı

ÜSKÜP (AA) – Şair Yahya Kemal Beyatlı, vefatının 60. yılında Makedonya'nın kuzeybatısındaki Gostivar şehrinde düzenlenen etkinlikle anıldı.

21 Aralık Türkçe Eğitim Bayramı çerçevesinde Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Makedonya Kültür Bakanlığının desteğiyle, Makedonya Türk Sivil Toplum Teşkilatları Birliği (MATÜSİTEB) ile Uluslararası Vizyon Üniversitesi tarafından "Vefatının 60. yılında Üsküplü Yahya Kemal Beyatlı" paneli düzenlendi.

Panele, TİKA Balkanlar ve Doğu Avrupa Daire Başkanı Mahmut Çevik, AK Parti Sakarya Milletvekili Prof. Dr. Mustafa İsen, Makedonya Kültür Bakanlığı temsilcileri, ülkedeki Türk kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı.

Çevik, burada yaptığı konuşmada, geçmişte Makedonya'daki Türklerin bir araya gelerek, Türkçe'nin geleceğini tartıştığı çeşitli toplantı ve seminerler düzenlendiğini söyledi.

Makedonya'da Türkçe'nin gelişmesi açısından çeşitli sıkıntılar bulunduğunu belirten Çevik, "TİKA olarak 2005 yılından itibaren gerek Türkçe'nin gelişmesinde gerek buradaki soydaşlarımız, akraba topluluklarımızın eğitim alanında fiziksel altyapılarını güçlendirerek kaliteli eğitim almaları için yaklaşık 40'a yakın okulun inşaatını, tadilatını, restorasyonunu gerçekleştirerek eğitimlerine katkı sağladık." dedi.

Çevik, Makedonya'nın kalkınma çabalarına destek verdiklerini ifade etti.

Uluslararası Vizyon Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fadıl Hoca, Türkçe Eğitim Bayramı'nın 2007 yılında resmiyet kazandığını belirterek, etkinlikte hemşehrileri Üsküplü Yahya Kemal Beyatlı'nın hayatı, edebi kişiliği ve sanatının konuşulacağını dile getirdi.

MATÜSİTEB Başkanı Hüsrev Emin, Yahya Kemal'in kendileri için örnek teşkil ettiğini söyledi.

Yahya Kemal'in Türk edebiyatında sadece bir şair olmadığını ifade eden Emin, Beyatlı'nın Türk dünyasında önemli bir yeri olduğunu vurguladı.

Emin, "Yahya Kemal" isminin Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) bu ülkedeki okullarında kullanılmasından duyduğu rahatsızlığı dile getirerek, şöyle dedi:

"Bu konuda önümüzdeki dönemde gerekli kurum ve kuruluşlarla istişarede bulunarak MATÜSİTEB olarak bu FETÖ terör yuvasının, FETÖ terör örgütünün okullarının isminin kullanılmaması yönünde gereken bütün işlemleri, hukuki ve siyasi işlemler noktasında inisiyatif alacağımızı buradan duyurmak istiyorum. Bütün kurum ve kuruluşlara bu noktada bize destek vermeleri konusunda da çağrıda bulunuyorum."

Milletvekili İsen de yer isimleri konusunda Balkan bölgesinin geneline nazaran Makedonya'da yaşayan soydaşların büyük bir hassasiyet gösterdiğini dile getirdi.

Yahya Kemal Beyatlı ve Mehmet Akif Ersoy gibi isimlerin sadece Balkan coğrafyası için değil, Anadolu ile gönül coğrafyası olarak nitelendirdikleri diğer bölgeler için de önemli isimler olduğunu belirten İsen, şunları kaydetti:

"Sizin gerçekten birinci halkadaki hemşehrileri olarak Yahya Kemal ile gurur duymanız gerektiğini söylüyorum. Onun işaret ettiği hususları yerine getirme noktasında size daha çok sorumluluk düştüğü kanaatindeyim. Önümüzdeki yıllarda onun adını daha çok duyacağız."

Panelistler de yaptıkları sunumlarda, Yahya Kemal'in Üsküp'te doğduğu ve yaşadığı evin yeniden inşa edilerek burada bir Türk kültür merkezi açılması taleplerini dile getirdi.

“Milli ve yerli kavramlarının içini dolduran yazar Yahya Kemal Beyatlı”

İSTANBUL (AA) – Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) tarafından, Bahçelievler Belediyesi'nin destekleriyle düzenlenen "Uluslararası Yahya Kemal Sempozyumu" kapsamında "Yahya Kemal'i Anlama Biçimleri" başlıklı oturum gerçekleştirildi.

Bahçelievler Nurettin Topçu Kültür Merkezi'nde yapılan etkinliğin oturum başkanlığını Prof. Dr. Abdulkadir Emeksiz üstlendi.

Yazar Ercan Yıldırım, "İmparatorluktan Ulus Devlete Türkiye’nin Ruhunu Arayan Aydın" başlıklı konuşmasında, milli ve yerli dönem içerisinde özellikle 2015'ten sonra çok farklı yönelimlerin gündeme gelmiş olmasına rağmen Yahya Kemal'in pek gündem olmadığını söyledi.

Yahya Kemal Beyatlı'nın fikirlerinin "milli ve yerli" kavramlarının içini doldurduğuna işaret eden Yıldırım, "Yahya Kemal, milliyet kavramını Fransa'da daha yerli yerine oturtmuş bir isim. Geçiş dönemi kuşağı aydınlarından olan Yahya Kemal, saltanat rüyasından millet kavramına geçiş, yani 'Osmanlı klasik sistemiyle mi devam edelim?' veya 'Yeni doğan siyasal organizasyonlar içerisinde mi yer alalım?' tartışmaları içerisinde, hem saltanat hem ulus devlet olsun görüşlerinde bir taraf olarak yer alır ve artık ulus devletin kendi kaideleri içerisinde olması gerektiğini de dile getirir." diye konuştu.

– "Yahya Kemal'deki Türk kimliği dediğimiz şey İstanbul'dur"

Yıldırım, Malazgirt Savaşı'ndan sonra Anadolu'da yeni bir ontoloji doğduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Yahya Kemal'deki vatan kavramı Anadolu'dur fakat Yahya Kemal'de bir Orta Asya fikri yoktur. İslam havzası, Osmanlı havzasından ziyade Yahya Kemal'deki vatan Anadolu, hatta ulus devleti de belirleyecek olan temel ruh ve genel kaideler İstanbul'la oluşturulmuştur. Yani Yahya Kemal'deki Türk medeniyeti, Türk kimliği dediğimiz şey İstanbul'dur. Dolayısıyla İstanbul'un Fethi Malazgirt'ten sonra ikinci büyük olaydır."

Yahya Kemal açısından ontolojiye açılacak üçüncü büyük olayın da İstiklal Harbi olduğuna işaret eden Yıldırım, "Yahya Kemal, 'Türkler sadece musiki geliştirmekle, bir dil, bir yazı, mimari, Süleymaniye ve Selimiye gibi harikalar geliştirmekle kalmamış, aynı zamanda teşkilatlanma uzmanıdır.' der. İstiklal Harbi'nde kısa bir sürede toparlanıp, savaşa hazırlanıp, buradan tekrar millet gerçeğini kurabildiğimizi söyler. Yahya Kemal, ulus devletin genel ilkelerini, ruh ve zihniyet dünyasını çok iyi belirlemiştir yazılarında. Fransız İhtilali'ni Fransızlardan daha iyi bilebilen bir aydından bahsediyoruz." ifadelerini kullandı.

– Sempozyum bugün sora erecek

"Ülkücü Camianın Yahya Kemal Algısı" başlıklı bir konuşma yapan Dr. Lütfü Şahsuvaroğlu da Yahya Kamal'in bir vatan telakkisi olduğuna dikkati çekerek, şöyle konuştu:

"Şu anda bizim Türkçemiz 250 bin kelimeye erişti, dünyanın en büyük dillerinden biri. Hiçbir çağda, Yunus Emre, Şeyh Galip, Fuzuli zamanı, Kazakistan, Kırgızistan, Orta Asya, Eski Anadolu Türkçesi dahil, şu anki gençliğin sahip olduğu hazine kadar hiçbir hazineye sahip olamadılar ama bu zamanda bir Şeyh Galip, Yunus Emre, Fuzuli, Yahya Kemal ne yazık ki çıkmıyor."

Sempozyumun 4. oturumunda ayrıca Asım Öz, "Duygulardan Eleştiriye: Varlık Dergisinde Yahya Kemal", Kamil Büyüker de "Yahya Kemal Hangi Mecmua ve Gazetelerde Hangi Eserleriyle Yer Aldı?" başlıklı konuşmalarını gerçekleştirdi.

"60 Yıl Sonra Yahya Kemal" temasıyla gerçekleştirilen ve dün başlayan sempozyum, toplamda 30'a yakın bildiri sunularak 7. oturumun ardından bugün sona erecek.

“Yahya Kemal bir tarih ve estetik filozofudur”

İSTANBUL (AA) – Prof. Dr. Ömer Özden, birçok insanın Yahya Kemal Beyatlı'yı sadece şair olarak bildiğini belirterek, "Yahya Kemal'in bir düşünür olduğu hatta bir tarih, estetik filozofu olduğunu hiçbirimiz düşünmeyiz, hatta yakınına bile yaklaştırmayız. Fakat bizim filozoflarımızdan, mütefekkirlerimizden bir tanesi de Yahya Kemal'dir." dedi.

Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) tarafından, Bahçelievler Belediyesi'nin destekleriyle düzenlenen "Uluslararası Yahya Kemal Sempozyumu" kapsamında "Yahya Kemal ve Meselelerimiz" başlıklı oturum gerçekleştirildi.

Oturum başkanlığını Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan'ın üstlendiği, Bahçelievler Nurettin Topçu Kültür Merkezi'nde yapılan etkinlikte, TYP Onursal Başkanı Mehmet Doğan, Prof. Dr. Ömer Özden, Prof. Dr. Mehmet Vural ile Dr. Amina Silyak Jesenkovic konuşmacı olarak yer aldı.

– "Yahya Kemal'in bütün şiirleri İstanbul'u terennüm eder"

Oturumda "Yahya Kemal'in İstanbul'u Osmanlı Medeniyeti Metni Olarak Okuması" başlıklı bir konuşma yapan Mehmet Doğan, "Yahya Kemal, İstanbul'u Osmanlı tarih ve medeniyetinin özeti olarak görüyor, İstanbul'un sokaklarında, kubbelerinde, semtlerinde, suyunda, toprağında Osmanlı tarih ve medeniyetini okuyor. Şiirlerinin çoğu da bu görüşlerini dile getirdiği metinlerdir." diye konuştu.

Usta şairin 2 kitabının olduğunu, bu eserlerin de vefatından sonra yayımlandığına dikkati çeken Doğan, şöyle devam etti:

"Sağlığında kitap yayımlamadan büyük şöhret kazanmış nadir insanlardan biridir. Yazdığı şiirlerin yarısı da neredeyse İstanbul'la ilgilidir, diğer yarısı da kesinlikle İstanbulsuz değildir. O yüzden Yahya Kemal'in bütün şiirleri diyebiliriz ki İstanbul'u terennüm eder. Şair, büyük Osmanlı terkibini esas olarak İstanbul üzerinden kurmaktadır. Bu muhteva şiirlerinde ve hatıralarında açıkça görülmektedir."

Doğan, Türklerin yüz yıllarca İslam dünyasını temsil eden konumda olmalarının, Beyatlı'nın düşünce dünyasını kurmasında merkezi bir yer tuttuğunun da altını çizerek, "Dinin teoride kalmaması, uygulamaya dönüşmesi ve medeniyet olarak tezahürü Yahya Kemal'in düşüncesinde hakim bir yeri teşkil eder. Yahya Kemal'in tahlillerinde Anadolu'daki varlığımız, İstanbul'un fethi ve Rumeli gerçeği bu çerçevede bir bütünlük içinde ele alınmıştır." dedi.

– "Yahya Kemal bir tarih ve estetik filozofudur"

"Bir İnanç ve Kültür Takipçisi Yahya Kemal" ile "Yahya Kemal Tarihin Estetik Kaygısı" adlı eserlerin sahibi Prof. Dr. Ömer Özden de konuşmasında "Yahya Kemal'in Ölüm Felsefesi" konusuna değinerek, "Çoğu insan Yahya Kemal'i sadece şair olarak bilir. Yahya Kemal'in bir düşünür olduğu hatta bir tarih, estetik filozofu olduğunu hiçbirimiz düşünmeyiz, hatta yakınına bile yaklaştırmayız. Fakat bizim filozoflarımızdan, mütefekkirlerimizden bir tanesi Yahya Kemal'dir." yorumunda bulundu.

Özden, Beyatlı'nın ölümden korkmadığına vurgu yaparak, şunları kaydetti:

"Yahya Kemal'in şöyle bir ifadesi var, 'Ölüm sonu gelmez bir uykudur' tıpkı Sokrates'in dediği gibi 'Ölüm ya yok olmaktır, ya da yeni bir vazifeyle yeni bir hayata başlamaktır' diye. Yahya Kemal'i böyle bir düşünceye götüren olay çocukluğuna dayandırılabilir. 13 yaşındayken annesini kaybetti ve bu ölüm de onu çok etkiledi."

Usta şairin sadece vatandan ayrılma söz konusu olduğunda ölümden korktuğunu dile getiren Özden, "Eylül Sonu başlıklı şiirinde 'Ölmek kaderde var, bize ürküntü vermiyor. / Lakin vatandan ayrılışın ızdırabı zor. / Hiç dönmemek ölüm gecesinden bu sahile, / Bitmez bir özleyiştir ölümden beter bile' diyor. Kaderin bu kaçınılmaz hükmüne rağmen onun ölüme bağlı olan bir başka korkusu da unutulmaktır. Ölüm döşeğinde söylediği iddia edilen '(Ölmek kaderde var, yaşamak köhnemek hazin. Buna bir çare yok mudur ya Rabbel Alemin) mısraları ölümden korktuğunu mu yoksa unutulmak korkusunun mu bir tezahürüdür?' diye sormak gerekir." dedi.

Sempozyuma Bosna Hersek'ten katılan Dr. Amina Silyak Jesenkovic ise "Doğu ile Batı Arasında Yahya Kemal: Eski Şiir Rüzgarları ve İslam Medeniyeti Şairleri" başlıklı konuşmasında, "Yahya Kemal'de bir taraftan Türk milliyetçisini, bir Jön Türk'ü bir İstanbul, Paris sevdalısını, bir sosyalisti, bir seküleristi ve bir İslamcıyı görüyoruz. Aynı zamanda Osmanlı ve edebiyatının sevdalısıdır. Bunların hepsinin bir arada oluşu biraz çelişkili değil mi? Bence değil. Çünkü hakiki bir medeniyetin insanı olmak hepsinin birleşmesini gerektirir. Yahya Kemal bu yüzden kimseyi ve herhangi bir şeyi hiçbir zaman ötekileştirmiyor." şeklinde konuştu.

Oturumda ayrıca konuşmacı olarak yer alan Prof. Dr. Mehmet Vural da "Yahya Kemal'de Tarih ve Gelenek" konusunu ele aldı.

Sempozyum kapsamında yarınki oturumlarda "Yahya Kemal'i Algılama Biçimleri", "Birikim ve Yansıma", "Yahya Kemal'den İzler" ve "Yahya Kemal ve Şehir" konuları tartışılacak.

“Uluslararası Yahya Kemal Sempozyumu” başladı

İSTANBUL (AA) – Türk edebiyatının önemli şairlerinden Yahya Kemal Beyatlı, vefatının 60. yılında çeşitli etkinliklerle anılıyor.

Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) tarafından, Bahçelievler Belediyesi'nin destekleriyle düzenlenen "Uluslararası Yahya Kemal Sempozyumu" başladı. Bahçelievler Nurettin Topçu Kültür Merkezi'nde "60 Yıl Sonra Yahya Kemal" temasıyla gerçekleştirilen sempozyum kapsamında 30'a yakın bildiri sunulacak.

Açılışta konuşan Bahçelievler Belediye Başkanı Osman Develioğlu, kökü mazide olan bir toplumun gençlerini yetiştirmek adına bu sempozyumu düzenlediklerini söyledi.

Develioğlu, Beyatlı'yı eserleriyle birlikte iyi anlamak gerektiğine işaret ederek, ünlü şairin 1884 yılında Üsküp'de doğduğunu hatırlattı.

Beyatlı'nın 1902 yılında ailesiyle birlikte İstanbul'a yerleştiğini aktaran Develioğlu, 1903'de de Fransa'ya babasından izin almadan gittiğini belirterek, "Henüz 19 yaşındayken Paris'e gidiyor. Bir süre sosyalizmin etkisi altında kalıyor. Kendini oradan da soyutladıktan sonra 1912 yılında İstanbul'a geri dönüyor. Tabii 13 yaşından beri de şiir yazan bir insan. Gelir gelmez de edebiyat ve fikir alemi ondan etkilenerek, bir fenomen haline geliyor." dedi.

Yahya Kemal Beyatlı'nın bir İstanbul şairi olduğuna da dikkati çeken Develioğlu, şöyle devam etti:

"İstanbul'a geldikten sonra gazetelerde yazılar yazıyor. O dönemin Ziya Gökalp gibi önemli fikir adamlarıyla tanışıyor. Atışmaları falan da oluyor Gökalp'le. Daha sonra 1. Dünya Savaşı başlıyor ve milli mücadele çalışmaları içinde bulunuyor. Atatürk'ü tanımadan onu seviyor. Atatürk'le de 1922 yılında Bursa'da tanışıyor ve onunla Ankara'ya," sonra Lozan'a gidiyor. Büyükelçilik görevi, milletvekilliği yapıyor. 1 Kasım 1958'de de Cerrahpaşa'da vefat ediyor."

– "Bir millet tasavvuru oluşturan bir düşünürdür Yahya Kemal"

TYB Onursal Başkanı Mehmet Doğan da Yahya Kemal Beyatlı ile Nurettin Topçu'nun ortak yanlarına değinerek, "İki farklı fikir damarından geliyorlar gibi görünseler de Yahya Kemal ve Nurettin Topçu, Anadolu tarihinde, Malazgirt'in başlangıç olarak alınması gibi konularda aynı görüşleri paylaşıyorlar. Dolayısıyla fikir zeminlerinde böyle bir müştereklik de var." diye konuştu.

Beyatlı'nın şair olmasının yanında aynı zamanda bir fikir adamı olduğunun altını çizen Doğan, şunları kaydetti:

"Yaşadığı dönem itibariyle, mağlubiyet psikolojisinin çok baskın olduğu bir dönemde istilacı Batı'ya karşı 2 önemli kimlik şairimiz vardır. Birisi Mehmet Akif, diğeri Yahya Kemal'dir. Akif, dinden yani teoriden tanımlamalar yaparken, Yahya Kemal hayattan, yaşanılandan hareketle dine varıyor. Medeniyetimizi bütün boyutlarıyla kavrayan bundan bir millet tasavvuru oluşturan bir düşünürdür Yahya Kemal ve yüksek şiir kabiliyetini de bu uğurda kullanmıştır."

TYB Genel Başkanı Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan da ünlü şairin din-kültür, din-medeniyet, İslam ve kültür ilişkisini en güzel şekilde ifade eden bir mütefekkir olduğuna vurgu yaparak, "Yahya Kemal, eserlerinde bir anlamda Bizans toprağının İslamlaştırılmış bir Türkiye olduğundan bahseder. Bir Osmanlı'dan, kültürden söz eder. Aslında dinin, inancın sadece bir itikat, bir metin olmadığını, toprağın kendisinin bir milliyet olduğunu, vatanın da bu anlamda vatan olduğunu dile getiriyor." değerlendirmesinde bulundu.

Açılışta ayrıca edebiyatçı, şair ve yazar Beşir Ayvazoğlu da Yahya Kemal Beyatlı hakkında çeşitli kitap çalışmalarında bulunduğunu dile getirerek, ünlü şairin dönüş hikayelerini dinleyicilere aktardı.

İki gün sürecek etkinlikte usta şairin, düşünce dünyası, şiire bakışı, yaşadığı muhit, şehirlerle olan ilişkisi ve farklı birçok yönü ele alınacak.

Sempozyum kapsamındaki oturumlar dışında ayrıca bu akşam gerçekleştirilecek konserde, Şeref Uslusoy yönetimindeki Bahçelievler Belediyesi Türk Sanat Müziği Korosu, Yahya Kemal Beyatlı'nın bestelenmiş şiirlerini seslendirecek.