YASED

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Dağlıoğlu, YASED United'ın konuğu oldu

İSTANBUL (AA) – Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, Türkiye'nin, özel teşvikler yoluyla katma değeri yüksek üretimi desteklediğini belirterek, "Bu sayede Türk imalat sektörü, son 15 yılda 40 milyar dolar civarında doğrudan yabancı yatırım çekti." ifadesini kullandı.

Uluslararası Yatırımcılar Derneği’nden (YASED) yapılan açıklamaya göre, YASED'in üye ve paydaşlarının yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadelede düzenli bilgi ve deneyim paylaşımı için başlattığı ve bugüne kadar 12 kez gerçekleştirilen online etkinlik serisi "YASED United" toplantıları devam ediyor.

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ve YASED'in ev sahipliğinde gerçekleştirilen YASED United’ın yeni toplantısının konuğu Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Dağlıoğlu ve McKinsey&Company Partner'lerinden Dr. Knut Alicke oldu.

YASED Başkanı Ayşem Sargın ve YASED Genel Sekreteri Serkan Valandova’nın da katıldığı "Kovid-19 Sonrası: Küresel Tedarik Zincirlerinde Dönüşüm" başlıklı etkinlikte, küresel ekonomiyi derinden etkileyen Kovid-19 pandemisi sonrasında küresel tedarik zincirlerindeki dönüşüm senaryoları konuşuldu.

– ‘Önlemler tedarik zincirine zarar vermiyor’

Açıklamada görüşlerine yer verilen Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, "Türkiye'nin pandemi ile mücadeledeki başarısının ardında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde alınan hedef odaklı önlem ve politikalar bulunmaktadır. Tüm bakanlıklarımız ve kurumlarımız, sorumlulukları dahilinde süreci başarıyla yönetmektedir. Türkiye, bu süreçte gereken her türlü önlemi almış ve almaya da devam etmektedir. Bu tedbirlerin ekonomik faaliyetler ve tedarik zincirini sekteye uğratmayacak seçici ve üretken politikalar olmasına özellikle önem verilmektedir." ifadelerini kullandı.

Dünya Bankası'nın "2020 Dünya Kalkınma Raporu: Küresel Değer Zincirleri Çağında Kalkınma için Ticaret" raporuna göre, Türkiye'nin son 10 yılda değer zincirini yukarı çekerek sınırlı üretimden gelişmiş üretime geçiş sürecinde olduğunu aktaran Dağlıoğlu, Türkiye'nin, özel teşvikler yoluyla katma değeri yüksek üretimi desteklediğini ve bu sayede Türk imalat sektörünün son 15 yılda 40 milyar dolar civarında doğrudan yabancı yatırım çektiğini bildirdi.

Türkiye'nin küresel değer zincirlerine katılımında lojistiğin kilit rol oynadığını vurgulayan Dağlıoğlu, şunları kaydetti:

"Bu nedenle Türkiye, son 17 yılda ulaşım altyapısına önemli yatırımlar yaparak yurt içi ve yurt dışı ulaşım bağlantılarını güçlendirmiştir. Türkiye'nin jeostratejik konumu, uluslararası şirketlerin üretim ve yönetim faaliyetlerini konumlandırmaları için de eşsiz bir fırsat sunmaktadır. Bu yönüyle Türkiye, kaynak ve hedef pazarlara yakın olmak isteyen şirketler için cazip avantajların yanı sıra çok sayıda bölgesel pazara da kolay ve verimli erişim imkanı sunmaktadır. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi olarak tedarik zincirlerini çeşitlendirme arayışındaki çok uluslu şirketler için kapılarımız ardına kadar açık."

– "Kurumlar tedarik zincirine esneklik kazandırıyor"

McKinsey & Company Partner’lerinden Dr. Knut Alicke de Kovid-19 salgınının derin ekonomik şoklara neden olarak tüm sektörleri etkilediğini belirtti.

Krizin tedarik zinciri planlamasında birçok yeni zorluk oluşturduğuna işaret eden Alicke, "Örneğin, pandemi geleneksel teknikleri etkisiz hale getirdi. Çünkü bu teknikler ileriye dönük dış verilere değil, bir şirketin geçmiş satış verilerine dayanıyordu. Diğer yandan, talep ve tedarik şokları, tedarik zincirinde kamçı etkisi yaratabilir. Sonuç olarak, kesintili geçişler ve tedarik zincirinin iyileşmesinin ardında bir ‘yeni normal’ görmeye başlayabiliriz. Beklemek yerine, kurumlar şimdiden tedarik zincirlerine esneklik kazandırmaya başlayabilirler." ifadelerini kullandı.

Tedarik zincirinin dönüşümünü anlamak için tedarik zinciri liderleri ile bir araştırma gerçekleştirdiklerini aktaran Alicke, Kovid-19'un sanayinin geleceğini değiştirebileceğine dikkati çekti.

Araştırmaya katılanların yüzde 75'inin üretim ve dağıtım ayak izi ile ilgili sorunlarla karşılaştığını belirten Alicke, şu ifadeleri kullandı:

"Katılımcıların yüzde 85'i yetersiz dijital teknolojilerle mücadele ettiğini belirtiyor. Araştırmaya göre, post-pandemi dünyası için temel olarak, tedarik zincirindeki esnekliği artırmak (yüzde 93), tedarik zinciri planlamasını bölgeselleştirmek, tedarik ve operasyon planlamalarını sıklaştırmak, gelişmiş analitik uygulamaları kullanmak (yüzde 54) ve şirket içinde dijital tedarik zinciri yeteneklerini artırmak (yüzde 90) planlanıyor."

– "Yatırım Strateji Belgesi çalışmaları hızlanmalı"

YASED Başkanı Ayşem Sargın ise Kovid-19 salgınının küresel makroekonomik performansı önemli ölçüde etkilediğini, salgının ülkeleri ve şirketleri hazırlıksız yakaladığını aktardı.

Dünya Ticaret Örgütü'nün, 2020 yılında ticaret hacminde yüzde 13-32 arasında düşüş beklediğini hatırlatan Sargın, "Uluslararası Doğrudan Yatırımlar (UDY) son yıllarda zaten azalmıştı. UNCTAD, 2020 yılında UDY'de yüzde 40'lık düşüş yaşanacağını tahmin ediyor. Şimdi yatırım rekabeti daha da önemli olacaktır. Bu nedenle Yatırım Stratejisi Belgesi çalışmalarını hızlandırmak büyük önem taşımaktadır." ifadelerini kullandı.

Global şirketler olarak hem içinde olunan süreci yönetmeye hem de yeni dünya düzeninde yer edinmeye çalıştıklarını aktaran Sargın, bunun şu anda büyük bir zorluk olduğunu vurguladı.

Tüm planlarını tedarik zincirlerine göre yaptıklarını belirten Sargın, "Eğer tedarik zincirindeki partnerlerimiz süreci iyi yönetiyorsa biz de global şirketler olarak kendi üretim sürecimizi iyi yürütüyoruz. Eğer onlar başarısız olursa biz de başarısız oluyoruz. Tedarik zincirine bu kadar bağlıyız." değerlendirmesinde bulundu.

Küresel tedarik zinciri için Türkiye'nin sağlam temellere sahip olduğunu vurgulayan Sargın, şunları kaydetti:

"Türkiye, önemli bir lojistik avantajına sahip. Endüstrisini geliştirdi. Nitelikli iş gücü açısından önemli bir potansiyele sahip. Bu nedenle Türkiye için pek çok olanak var. Öte yandan, endüstrinin detaylı bir değerlendirmesinin yapılması gerekiyor. Endüstrimiz daha fazla yüke hazır mı? Çünkü tüm global şirketler pek çok kriteri göz önünde bulunduruyorlar. Bu konudaki gelişimimiz gerçekten çok önemli. Kovid-19 sonrasındaki süreçten ne kadar faydalanabileceğimizin belirleyici faktörü bu olacak. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi de iyi bir tedarik zinciri organizasyonu ve global tedarik zincirinden daha fazla pay almak için nelere ihtiyaç olduğunu biliyor."

“Etik ve Uyum Süreçlerinin Yönetimi” semineri

İSTANBUL (AA) – Etik ve İtibar Derneği (TEİD) ile Uluslararası Yatırımcılar Derneği'nin (YASED) iş birliğiyle düzenlenen "Şirketlerin 3. Taraflarına Yönelik Etik ve Uyum Süreçlerinin Yönetimi" konulu seminer, iş dünyası tarafından yoğun ilgi gördü.

YASED'den yapılan açıklamaya göre, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından kabul edilen 9 Aralık Uluslararası Yolsuzlukla Mücadele Günü'nde düzenlenen seminerde, uluslararası şirketlerin, global değer zincirlerinde yer alan iş ortaklarına sağladığı deneyimler, referanslar, kurumsallaşma ile globalleşme yolundaki katkıların ön koşulları ele alındı.

TEİD Genel Sekreteri Neslihan Yakal ile YASED Genel Sekreteri Özlem Özyiğit'in açılış konuşmalarını yaptıkları seminerde, TEİD Yönetim ve Denetim Kurulu üyeleri de olan uluslararası firmaların yetkilileri de söz aldı.

Etkinlikte BP Türkiye, Astellas Pharma Türkiye, Philip Morris Sabancı, Siemens Türkiye, L’Oréal Türkiye, Integrity Partners ve Cerebra CPA & Advisors temsilcileri, bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Global şirket temsilcileri, tedarikçiler, distribütörler ile danışman ve benzeri iş ortaklarının da hazır bulunduğu seminerde panelistler, firmaların uluslararası etik ve uyum kurallarına sahip olmalarının önemine dikkat çekerek, çalıştıkları global şirketlerin tabi olduğu standartlar ile yerel ortaklarından beklentileri aktardı.

Seminerde; iş ahlakı, etik ve uyum konusunun iş dünyasının ortak alanı olduğu vurgulanırken yolsuzluğun tüm dünyayı etkileyen yapısal bir sorun olduğu ve suistimallerin küresel maliyetinin firmaların yıllık cirolarının yüzde 5'ine ulaştığı kaydedildi. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin, suistimallerden kaynaklanan zararlarının büyük işletmelere göre iki kat daha fazla olduğuna dikkati çekilerek, rakamsal olarak, küçük şirketlerin vaka başına ortalama kaybının 200 bin dolar seviyeside olduğuna vurgu yapıldı.

Uluslararası Şeffaflık Örgütü tarafından her yıl yayınlanan Yolsuzluk Algı Endeksi'nin yatırımcıların karar alma süreçlerindeki etkisine de değinilen açıklamada, 2018 sonuçlarına göre Türkiye'nin bu endekste 41 puanla 78. sırada yer aldığı belirtildi.

Türkiye'deki ABD'li şirketler ortak ticaret hedefi için yol haritasını sundu

İSTANBUL (AA) – Türkiye'de yatırımı bulunan ABD'li şirketlerin üst düzey yöneticilerinin ABD-Türkiye arasındaki 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine katkı sunmak için bir araya geldiği bildirildi.

Uluslararası Yatırımcılar Derneği'nden (YASED) yapılan açıklamaya göre, ABD Ticaret Bakanı Wilbur Ross'un 6 Eylül’de başlayacak Türkiye ziyareti öncesi Ticaret Bakan Yardımcısı Tuna Turagay'ın öncülüğünde, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi temsilcilerinin katılımıyla, YASED ve Amerikan Şirketler Derneği (AmCham Turkey/ABFT) iş birliği ile düzenlenen "ABD-Türkiye Yatırım ve Ticaret İlişkileri İstişare Toplantısı"nda bir araya gelen ABD’li şirket temsilcileri, 100 milyar dolarlık hedef için görüşlerini paylaştı.

YASED açıklamasında toplantıdaki konuşmasına yer verilen Ticaret Bakan Yardımcısı Turagay, uluslararası şirketlerin yaşadığı süreçlerin farkında olduklarını bildirdi.

Turagay, "Bunları zaman içinde aşacağız. Uluslararası şirketlerin bölgesel merkez olarak Türkiye'yi seçmesi, ekonomiyi büyütür, istihdamı ve ihracatı da artırır. Olaya sadece dış ticaret açısından bakmamak gerekiyor. ABD Ticaret Bakanı Wilbur Ross, Türkiye’ye gelecek ve sizlerle de görüşecek. Yaşadığınız sorunları anlatacaksınız ama sizden Türkiye’nin potansiyelini de anlatmanızı rica ediyorum. Biz her zaman yatırımcıların yanındayız." ifadelerini kullandı.

– "Şirketlerin bir araya geldiği platformlar artırılmalı"

YASED Yönetim Kurulu Üyesi Osman Okyay da iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin sürdürülebilir olmasının yatırımların güçlendirilmesi için kritik önem taşıdığına dikkati çekerek, Türkiye'nin bölgesel bir yatırım merkezi olarak rekabet gücünün artırılması halinde gelecek katma değerli uluslararası doğrudan yatırımların hızlı şekilde artacağını vurguladı.

Amerikalı yatırımcıların Türkiye’ye daha fazla yatırım ve ortak girişim yapması için Türkiye’ye özel pozitif kampanya çalışmalarının yürütülmesi gerektiğini belirten Okyay, şunları kaydetti:

"2018 yılında olduğu gibi, firma yöneticileri ile başta Cumhurbaşkanı olmak üzere üst düzey Türk ve ABD’li yetkililerin yıl içerisinde düzenli olarak bir araya geleceği platformların sayısı artırılmalı. Türk sanayi şirketlerinin küresel tedarik zincirlerindeki payının ve uluslararası rekabetteki gücünün artırılması, ikili ticaret artışına Türkiye lehine katkıda bulunur. Türkiye'nin tedarik zinciri potansiyelinden daha fazla faydalanması önemli. ABD’ye ihracatta ürün kadar katma değerli hizmet ihracatında da potansiyel olduğunu düşünüyoruz. Özellikle, e-ticaret, internet ve mobil hizmetler gibi ikili dijital ticareti geliştirecek alanlara odaklanılması ve ilgili mevzuatın (kişisel verilerin korunması ve fikri mülkiyet hakları gibi) şirketler için kolaylaştırıcı olması iki ülke arasındaki ticareti artırır. Ayrıca, ABD’de sektör özelinde fırsatların ilgili sektör kuruluşları tarafından düzenli takibinin yapılması, çıkarılan fırsatların ticarete dönüştürülmesi için hükumetin gerekli teşvikleri sağlaması önemli."

– "İş birliğine hazırız"

AmCham Turkey/ABFT Yönetim Kurulu Başkanı Serra Akçaoğlu ise ABD-Türkiye arasında 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine yönelik paydaş sivil toplum kuruluşlarıyla bir dizi toplantı yapıldığını anımsatarak, Türkiye'deki mevcut Amerikan yatırımlarının artırılmasının ticaret hacmi hedefine ulaşma konusunda büyük katkı sağlayacağını vurguladı.

Akçaoğlu, bu toplantılar kapsamında Boston Consulting Group (BCG) tarafından hazırlanan raporda 4 ana başlık ortaya çıktığını ve raporda Türkiye’deki mevcut Amerikan yatırımlarının nasıl artırılacağı konusunun önemli bir madde olduğunu belirterek, "Ayrıca raporda, global şirketlere İstanbul ve Türkiye’nin bölgesel bir merkez olarak tanıtılması, yatırım ortamı hakkında net mesajlar verilmesi, geniş katılımlı bir yatırım konferansı düzenlenmesi ve etkiyi en üst düzeye çıkaracak konuşmacıların davet edilmesi başlıkları yer alıyor. Bugünkü toplantımızda Türkiye’de yatırımı bulunan Amerikan şirketleri temsilcilerinin görüşlerini aldık. Önceki toplantılarda da belirttiğimiz gibi, AmCham Turkey/ABFT ve YASED olarak iki ülke ticari ve ekonomik ilişkilerini güçlendirmek adına iş birliğine hazırız." değerlendirmesinde bulundu.

– Toplantıda dile getirilen öneriler

Konuşmaların ardından şirket temsilcileri, Türkiye- ABD arasındaki 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşılabilmesi için önerilerini paylaştı.

ABD merkezli Türkiye’de yatırımı bulunan şirketlerin aktardığı beklentilerden bazıları, Türkiye’deki yatırım fırsatları hakkında farkındalık oluşturmak için İstanbul’da global yöneticilerin katılımıyla Türkiye Yatırım Konferansı yapılması, eyalet ticaret odalarıyla temaslar düzenlenmesi, iki ülke arasında tercihli ticaret anlaşması ya da serbest ticaret anlaşması imzalanması, Amerika ile Türkiye arasında olan geçerli çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasının gözden geçirilerek revize edilmesi, Türk start-up ve KOBİ’lerinin Amerikan şirketlerinin satış kanallarına entegre olması için çalışmalar yapılarak global tedarik zincirindeki yerlerinin güçlendirilmesi, tüm yasal ve yönetsel düzenlemelerin kamu-özel sektör istişare mekanizması ile uygulamaya alınması ve öngörülebilirliğin sağlanması şeklinde öne çıktı.

YASED'in Yönetim Kurulu Başkanlığına Ayşem Sargın seçildi

İSTANBUL (AA) – Uluslararası Yatırımcılar Derneği'nin (YASED) Yönetim Kurulu Başkanlığına Ayşem Sargın seçildi.

YASED'in 38. Olağan Genel Kurul Toplantısı Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Genel Kurul’da derneğin yeni dönem Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu üyeleri belirlendi.

Yeni Yönetim Kurulu’nun ilk toplantısında, Yönetim Kurulu Başkanlığı’na Boeing Türkiye Genel Müdürü ve Ülke Temsilcisi Ayşem Sargın seçildi.

SOCAR Türkiye Üst Yöneticisi (CEO) Zaur Gahramanov, Başkan Vekili oldu.

Başkan Yardımcılıklarına ise PwC Türkiye Başkanı Haluk Yalçın, Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis ile PepsiCo Türkiye Genel Müdürü Levent Yüksel seçildi.

YASED'in Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu üyeleri ise şu isimlerden oluştu:

"Yönetim Kurulu üyeleri; Aslı Başgöz, Antoine Aoun, Aykut Ferah, Cengiz Eroldu, Colman Deegan, Galip Alp Günvaran, İsmail İhsan Necipoğlu, Kıvanç Zaimler, Mete Hüsemoğlu, Murat Kansu, Mustafa Seçkin, Osman Okyay, Özgün Soy, Sinan Şahinbaş, Tolga Gürkan. Denetim Kurulu üyeleri; Ethem Kutucular, Güneş Söğütoğlu, Nesrin Tuncer."

– "Türkiye’yi uluslararası yatırımlarda öncelikli ülke olarak konumlandıracağız"

YASED'in yeni Yönetim Kurulu Başkanı Ayşem Sargın, gelecek dönemde, Türkiye'nin uluslararası doğrudan yatırım akışından hak ettiği payı almasına ve yatırımlarda öncelikli ülke olarak konumlandırılmasına yönelik çalışmaların tüm hızıyla süreceğini belirterek, şunları kaydetti:

"YASED’in kamu başta olmak üzere tüm platformlarda temsil ve etkinliğini artırmak önceliğimiz olacak. Geçmişte olduğu gibi, gelecekte de ülkemiz ekonomisinin ihtiyaç duyduğu yapısal reformların gerçekleştirilmesi konusunda öncül rol üstlenerek, hem kamu hem de yatırımcılar için güçlü ve güvenilir bir çözüm ortağı olmaya devam edeceğiz. Daha fazla doğrudan yatırım çekerek ülkemizin ekonomik kalkınmasına katkı sağlamak, çalışmalarımızın odak noktası olacak. Bunun için gereken tüm yapısal reformları desteklemek üzere kararlı, koordineli çalışmalar yürüten ve çözüm önerileri üreten kuruluş olmayı sürdüreceğiz. YASED olarak, 2019-2021 döneminde de yoğun bir çalışma programı bizleri bekliyor. Önümüzdeki dönemde, ülkemizin uluslararası yatırım ortamını daha da güçlendirmek üzere etkin sorumluluk alacağız. Bunu yaparken, başta YASED üyesi şirketlerimizin derneğimizde bir fiil katkı veren yaklaşık bin 400 kişilik üst düzey yöneticisi olmak üzere, tüm paydaşlarımızla yakın iş birliği içinde çalışmayı hedefliyoruz."