Yasin Aktay

“Osmanlı ricali Ermeni çetesi tarafından katledildi”

SAKARYA (AA) – AK Parti Genel Başkan Danışmanı Prof. Dr. Yasin Aktay, Ermeni meselesine ilişkin, "1915 olaylarından sorumlu olduğu düşünülen o günün Osmanlı Devleti ricalinin neredeyse hepsi Ermeni çeteleri tarafından suikastle katledildi." dedi.

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) İlahiyat Fakültesi tarafından İlahiyat Konferans Salonu'nda düzenlenen "Tarih ve Siyaset Arasında Din" konferansında konuşan Aktay, bu tür programları faydalı bulduğunu söyledi.

Aktay, İslam ve Türk tarihinde yaşananlar ve bunların dini boyutları hakkında katılımcılara örnekler verdi.

Siyaset kavramının hayattan kolayca uzaklaştırılacak bir hadise olmadığını belirten Aktay, "Dostsuz ve düşmansız da siyaset olmaz. Demokratik siyasette bunun adına rekabet diyoruz. İslamın, tarih boyunca ortaya koyduğu beden siyaseti, başka hiçbir medeniyetin ortaya koyduğu beden siyaseti değildir. İslam medeniyetinin bu konuda sayısız başarısı vardır. Bir tek İslam medeniyeti içinde gayrimüslimlere yer vardır. Bu husus Kur'an-ı Kerim'de de tavsiye edilmiştir." diye konuştu.

Yasin Aktay, tarih ve siyaset arasında din konusunda ve geçmişte yaşananların günümüze yansımaları hakkında da katılımcıları bilgilendirdi.

Birçok ülkenin, Ermeni meselesinin peşine düştüğünü dile getiren Aktay, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bu ülkeler sözde adalet inşa edecek ve kimin haklı kimin haksız olduğuna bugün karar verecek. 1950'li yıllardan itibaren bu konu gündeme gelmeye başladı. 1915 olaylarından sorumlu olduğu düşünülen o günün Osmanlı Devleti ricalinin neredeyse hepsi Ermeni çeteleri tarafından suikastle katledildi. Olayın 1915 yılından bugüne taşınması, birtakım ülkeler, sanki Türkiye'nin Ermenilerin haklarını yemiş gibi bir tavır sergiliyor. Bunlar çok duyarlı insanlarmış gibi izlenim veriyorlar. Bunu yapan ülkelerin başında Fransa, Amerika, Hollanda gibi ülkeler geliyor. Olay mahkemeye taşınıyor, o mahkemede onların istediği gibi karar veriyor, o mahkeme mahkeme midir? Mahkeme yetmiyor bir de parlamentolar karar veriyor. Amerika'da 1 oy farkıyla soykırım olduğuna karar verildi. 1 oy, tarihte soykırım olup olmadığına karar verdirebiliyor. Yahudi soykırımdan sonra dünyada her yerde soykırım oldu, hala da oluyor. Fransa Ruanda'da en az 900 bin insanın ölümüne yol açan süreci bizzat kendisi gözetti."

“İslam dünyası kendi göbek bağını kesmek zorunda”

İSTANBUL (AA) – AK Parti Genel Başkan Danışmanı Yasin Aktay, "İslam dünyasının demokrasinin gelişmesi için dışarıdan bekleyeceği bir medet yok. Kendi göbek bağını kesmek zorunda ve eninde sonunda Arap Baharı süreci her ne kadar bir sekteye uğramışsa da bunun ilanihaye bu şekilde tutulması mümkün olmayacaktır." dedi.

Aktay, Arap Derneği ile Suriyeli Basamad Derneği işbirliğiyle Fatih Belediyesi Zübeyde Hanım Kültür Merkezinde düzenlenen "Türkiye'nin Siyasi ve Fikri Tecrübesi ve Geleceği" toplantısına katıldı.

Toplantı sonrası AA muhabirine açıklama yapan Aktay, şöyle konuştu:

"17 yılda AK Parti iktidarı döneminde gerçekleştirilen devrim niteliğindeki ekonomik ve siyasi başarılar, demokratikleşme adımları, Türkiye toplumunun genel olarak 17 yıl içinde birbiriyle daha çok bütünleşmesi, devlet ve vatandaşı arasında yaşanan buluşma ve birleşmeyi bir model olarak ortaya koyduk. Türkiye'de yaşanan değişimin önemli özelliği aslında insan haklarına gösterilen saygı olduğunu ve siyasetin anlamında eskiden bir tür hakimiyet olarak anlaşılan siyasetin bugün bir hadimlik olarak algılanması ve yaşanmasına vurgu yaptık. Türkiye'de güçlü bir değişim yaşanmışsa bunun özeti belki de budur. Türkiye'de vatandaşla devlet arasında bir tür birleşmenin yaşanmış olması önemli bir devrim niteliğindeki bir değişim diyebiliriz."

Arap devrimlerinin bir sosyolojik patlamanın sonucu olduğunu aktaran Aktay, bunun sosyolojik anlamda dünyaya açılımın toplumda yarattığı yeni talep ve beklentilerin olduğunu ifade etti.

Aktay, bu talep ve beklentileri mevcut iktidarların artık karşılayamadığı için toplumların patlama noktasına geldiğini söyleyerek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Ama bu patlamalar çok despot iktidarlar, darbeciler tarafından çok kötü bir biçimde bastırıldı. Aslında Arap Baharı süreci kimin gerçekten demokrasi iddiasında ne kadar samimi ve sadık olduğunu, kimin olmadığını çok net biçimde ortaya koymuş bir süreçtir. Bugün dünyaya demokrasi ve insan hakları dersleri veren insanların demokrasi iddialarının kaç paralık olduğu da bu şekilde ortaya çıkmış oldu. Maalesef İslam dünyasının demokrasinin gelişmesi için dışarıdan bekleyeceği bir medet yok. Kendi göbek bağını kesmek zorunda ve eninde sonunda Arap Baharı süreci her ne kadar bir sekteye uğramışsa da bunun ilanihaye bu şekilde tutulması mümkün olmayacaktır. Devrim süreci bir defa başlamıştır. Devrim süreci zemheri bir kış süreciyle şimdilik dondurulmuş vaziyette ama her kışın akabinde bir bahar olduğunu da kimse unutmamalı."

BM Raportörü Callamard, Yasin Aktay ile görüştü

ANKARA (AA) – Birleşmiş Milletler (BM) Yargısız ve Keyfi İnfazlar Özel Raportörü Agnes Callamard, AK Parti Genel Başkan Danışmanı Prof. Dr. Yasin Aktay ile bir araya geldi.

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayeti soruşturması kapsamında hazırlayacağı rapor için Türkiye'ye gelen Callamard ve beraberindeki heyet, İstanbul'daki temaslarının ardından Ankara'da AK Parti Genel Merkezinde, AK Parti Genel Başkan Danışmanı Aktay ile görüştü.

Callamard-Aktay görüşmesi yaklaşık 1,5 saat sürdü.

BM Yargısız ve Keyfi İnfazlar Özel Raportörü Callamard, 2 Şubat'a kadar Türkiye'de olacak.

Agnes Callamard'ın Türkiye'ye ziyaretine, İngiliz avukat Helena Kennedy ile eski Dünya Adli Tıp Akademisi Başkanı ve Coimbra Üniversitesi Tıp Fakültesi Müdürü Prof. Dr. Duarte Nuno Vieira da eşlik ediyor.

Callamard, soruşturma sürecinde elde ettiği bilgileri ve soruşturmaya ilişkin tavsiyelerini, BM İnsan Hakları Konseyinin haziran ayındaki oturumunda rapor olarak sunacak.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, Kaşıkçı cinayetine ilişkin uluslararası soruşturmanın Callamard'ın yetkisi altında yürütüleceğini, Callamard'ın talebi üzerine "Kaşıkçı'nın öldürülmesiyle ilgili koşulların" insan hakları açısından gözden geçirileceğini ve değerlendirileceğini açıklamıştı.

BM raportörünün, Kaşıkçı'nın öldürülmesine ilişkin hükümetlerin attığı adımlar ve tepkilerin yanı sıra devletlerin ve bireylerin, gazetecinin öldürülmesi konusundaki sorumluluklarının niteliği ve kapsamını da değerlendireceği vurgulanmıştı.

BM heyeti, dün Suudi Arabistan Başkonsolosluğunun etrafında inceleme yapmış, Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayında İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan ile görüşmüştü.

– Ceset hala bulunamadı

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı, evlilik işlemleri için 2 Ekim 2018'de girdiği Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğunda katledilmişti. Orta Doğu'nun en etkin gazetecilerinden, Washington Post yazarı Cemal Kaşıkçı'nın, Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğunda öldürülmesi ve sonrasında yaşananlar, Türkiye ve dünya kamuoyunun gündemindeki yerini koruyor.

Cinayetin üzerinden geçen sürede Kaşıkçı'nın ne zaman, nerede ve nasıl öldürüldüğüyle ilgili bilgiler ortaya çıktı ancak cesedinin nerede olduğu konusu hala netlik kazanmadı.