İSTANBUL – Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesine ilişkin dava – Yasin Aktay/Eymen Nur/Rebecca Vincent

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– AK Parti Genel Başkan Danışmanı Yasin Aktay'ın açıklaması
– Mısır'daki Devrimin Yarını Partisi Lideri Dr. Eymen Nur'un açıklaması
– RSF Sınır Tanımayan Gazeteciler Kampanyalar Direktörü Rebecca Vincent'in açıklaması Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesine ilişkin dava
– AK Parti Genel Başkan Danışmanı Yasin Aktay: – “En adil kararın Türk mahkemeleri tarafından verileceğine inancımız sonsuz. Zira bu davayı görme yetkisine sahip olan Türk mahkemesidir. Çünkü olay Türkiye’de cereyan etmiştir” – Mısır'daki Devrimin Yarını Partisi Lideri Dr. Eymen Nur: – “Suudi Arabistan'ın yaptığı yargılamada olumlu bir şey, elle tutulur bir şey görmedik. Orada adaletten daha ziyade zulmün daha çok ağır bastığını gördük” – RSF Sınır Tanımayan Gazeteciler Kampanyalar Direktörü Rebecca Vincent: – “Suudi Arabistan'da gerçekleştirildiğinin tersine şeffaf, kamuoyuna açık bir şekilde bir yargılamaya tanık olduğumuz ve duruşmayı izleme olanağı bulduğumuz için çok memnunuz”
İSTANBUL (AA) – AK Parti Genel Başkan Danışmanı Yasin Aktay, Washington Post yazarı Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın, 2018'de Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğunda katledilmesine ilişkin en adil kararın Türk mahkemeleri tarafından verileceğine inancının sonsuz olduğunu söyledi. Kaşıkçı'nın öldürülmesine ilişkin 26 kişinin “tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek kasten öldürmeye azmettirme” ve “tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek kasten öldürme” suçlarından yargılandığının davanın ikinci duruşmasının ardından basın açıklaması yapıldı. Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nın önünde açıklamalarda bulunan AK Parti Genel Başkan Danışmanı Aktay, Cemal Kaşıkçı ile ilgili en doğru, gerçekçi, usule ve hukuka uygun davanın Türkiye'de yürütüldüğünü belirtti. Davanın İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldüğünü, bugünkü duruşmada tanıkların dinlenildiğini ve kurumlarla gerekli yazışmaların yapıldığını anlatan Aktay, mahkemenin eldeki bütün veriler ve delillerle, en ince ayrıntılarla dosyayı ele aldığını ifade ederek, “En adil kararın Türk mahkemeleri tarafından verileceğine inancımız sonsuz. Zira bu davayı görme yetkisine sahip olan Türk mahkemesidir. Çünkü olay Türkiye'de cereyan etmiştir. Türkiye'nin egemenlik hakkına da bir tecavüz söz konusudur. Dolayısıyla Türkiye'de, hiç kimsenin baştan peşin peşin aleyhine olmak üzere kurgulanmış bir mahkeme yoktur. Sanıklar tarafından kendilerine avukat tutulmadığı halde Türkiye'de yasaları gereği kendilerine avukat tayin edilmiştir. Bu avukatlar, onların hukukunu da savunmaktadır.” dedi. Suudi Arabistan ile Türkiye'nin yargı kurumları arasında şu an için bir iş birliği oluşmadığını anımsatan Aktay, Türkiye'ye gelen Suudi Arabistan Başsavcısının, “Bütün delilleri bize verin, mahkemeleri biz yürütelim.” talebinin kabul edilebilir bir talep olmadığını belirterek, şunları ifade etti: “Eğer gerçekten adalet kaygımız, endişemiz varsa Türk mahkemesine güvenmekten başka bir yol yok. Eğer adalet talebi varsa Türk mahkemelerine güvenmeleri lazım. Çünkü Türk mahkemeleri, peşin peşin aslında hiç kimsenin karşısında karar vermez, yargıda bulunmaz. Bütün eldeki deliller neyse ona göre hüküm verilecektir. Türkiye peşin olarak hiç kimsenin ne düşmanıdır ne de karşısındadır ama elde bir takım veriler varsa o verilerin peşinden sonuna kadar da gitmek gerekiyor.” – “Suudi Arabistan'ın yaptığı yargılamada olumlu bir şey, elle tutulur bir şey görmedik” Duruşmada tanık olarak dinlenilen Kaşıkçı'nın arkadaşı, Mısır'daki Devrimin Yarını Partisi Lideri Dr. Eymen Nur, bir hukukçu olarak bu davanın tamamen Türkiye'de icra edilmesi gerektiğine inandığını söyledi. Bağımsız yargıdan bahsedilecekse bunun Türkiye'de varlığının görüldüğünü ifade eden Nur, şunları kaydetti: “Dolayısıyla adil bir şekilde yargılama isteniyorsa mutlaka Türk topraklarında yapılması gerekiyor. Siyasal yapı ile yasama sistemi arasında, bu dava noktasında herhangi bir bağlantı yoktur. Özellikle onu belirtmek isterim. Ayrıca mahkemede bulunmaktan sonra derece mutlu olduğumu belirtmek isterim. Burada gözlemlediğimiz kadarıyla son derece dakik bir şekilde bütün detaylarıyla dava yürütülmektedir ve gördüğüm kadarıyla olumlu sonuçlar olacak.” Suudi Arabistan'ın maalesef siyasetinde ve yasama sisteminde şeffaf bir şekilde davranmadığını belirten Nur, “Suudi Arabistan'ın yaptığı yargılamada olumlu bir şey, elle tutulur bir şey görmedik. Orada adaletten daha ziyade zulmün daha çok ağır bastığını gördük. Önümüzdeki süreçlerde ve bütün dünya, Türkiye'nin bu haklı davasında Türkiye'yi yalnız bıraktıklarına üzülecek. İnsanların ve dünyanın bu davaya sahip çıkmadığı bir ortamda, Türkiye'nin bunu göğüslediğini ve Türkiye'nin bu davayı adil bir şekilde yürüttüğünü görecek. Cemal Kaşıkçı davasından, bence Türk kardeşlerimizin, Türkiye'nin iftihar duyması gerekir. Burada haklı bir davanın yürütülmesi nedeniyle dünyadaki özgür insanların iftihar duymaları ve Türkiye'yi tebrik etmeleri gerekir.” dedi. Suudi Arabistan'ın bu davayla ilgilenmediği söyleminin tamamen yanlış olduğunu vurgulayan Nur, buna delil olarak da çok yakın bir tarihte kendisinin bu davaya tanık olarak katılmaması için Suudi Arabistan'ın bir takım tehditkar davranışlar sergilemesinin gösterilebileceğini anlattı. -“Şeffaf, kamuoyuna açık bir yargılamaya tanık olduğumuz için çok memnunuz” RSF Sınır Tanımayan Gazeteciler Kampanyalar Direktörü Rebecca Vincent ise Sınır Tanımayan Gazeteciler'in Cemal Kaşıkçı davasını izlemek için İstanbul'a uluslararası bir heyet gönderdiğini söyleyerek, “Suudi Arabistan'da gerçekleştirildiğinin tersine şeffaf, kamuoyuna açık bir şekilde bir yargılamaya tanık olduğumuz ve duruşmayı izleme olanağı bulduğumuz için çok memnunuz. Doğrusunu söylemek gerekirse Sınır Tanımayan Gazeteciler'in müdahillik başvurusunun reddedilmesi bizde hayal kırıklığı yarattı. Bizce bu müdahillik, davaya uluslararası boyut kazandırılması ve uluslararası düzlemde tutulması konusunda büyük fayda sağlayabilirdi ancak bu karar var diye de dosyadan uzaklaşacak değiliz.” ifadesini kullandı. Cemal Kaşıkçı dosyasını gelecekte de çok yakın şekilde takip ederek adaletin sağlanması bakımından gerekli katkıları yapmaya devam edeceklerini ifade eden Vincent, şunları kaydetti: “Bu dava sürdükçe prosedür olarak olanaklar da bitmeyecek, imkanlar bitmeyecek, modern çağda gerçekleşmiş en canice cinayetlerden birisi olarak Cemal Kaşıkçı dosyasında adalet sağlanıncaya kadar Sınır Tanımayan Gazeteciler olarak katkılarımızı esirgemeyeceğiz. Dünya kamuoyunun, işleri olağan şekilde yürütmeye bir son vermesi gerekiyor. Biliyorsunuz ki bugünlerde Riyat'ta G20 zirvesi yürütülüyor. Bizler G20 zirvesi dolayısıyla Cemal Kaşıkçı için adalet çağrılarımızı yinelemekle birlikte halen Suudi Arabistan'da tutuklu bulunan 34 gazetecinin serbest bırakılması da dahil olmak üzere bir dizi talebimizi dünya liderlerine ilettik ve dediğimiz gibi bu yöndeki taleplerimiz sürecektir.”

Yasin Aktay'dan, yakın arkadaşı Cemal Kaşıkçı'nın katledilmesine ilişkin değerlendirme – ANKARA

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– AK Parti Genel Başkan Danışmanı Yasin Aktay
– Cemal Kaşıkçı cinayetine dair arşiv görüntüleri Yasin Aktay'dan, yakın arkadaşı Cemal Kaşıkçı'nın katledilmesine ilişkin değerlendirme:
– “Öldürülen kişi, Türkiye topraklarından diplomatik misyon imtiyazları kullanmakta olan bir toprağa giderken, orada o diplomatik misyonun işlemiş olduğu bir suç ile katlediliyor”
– “(Orası Suudi Arabistan toprağıdır) diyerek istediğiniz cinayeti orada işleyebilirsiniz diye bir şey yok”
– “Bu kesinlikle en üst düzeydeki yetkililerin kontrolünde cereyan etmiş bir cinayettir”
– “(Cinayetin ardından) Dünyanın gözü önünde deterjanlarıyla ve temizlik malzemeleriyle bir temizlik ekibi konsolosluğa girdi ve faaliyetler yaptı. Yoğun hummalı bir faaliyet yaptı, çıktı ve gitti. Kimdi bu temizlik ekibi? Ne temizlediler orada?”
– “Temizlik tüm dünyanın, hepimizin önünde cereyan etti. Veliaht Prens nasıl haberdar olmaz bundan?”
ANKARA (AA) – MUHAMMED ALİ TORUNTAY – AK Parti Genel Başkan Danışmanı Yasin Aktay, yakın arkadaşı gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda öldürülmesiyle ilgili Suudi makamlarından gelen açıklamalara “(Orası Suudi Arabistan toprağıdır) diyerek istediğiniz cinayeti orada işleyebilirsiniz diye bir şey yok.” sözleriyle tepki gösterdi.

Resmi belge almak için 2 Ekim 2018'de girdiği Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğundan bir daha çıkamayan ve hunharca öldürülen gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın vefatının üzerinden 2 yıl geçti.

Türkiye'de, Kaşıkçı'yı en iyi tanıyan isimlerden yakın arkadaşı AK Parti Genel Başkan Danışmanı Yasin Aktay, Kaşıkçı'nın ölümünün ikinci yılında AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Olayın Türkiye'de cereyan ettiğini ve Türkiye güvencesi altında bulunan bir insana karşı Türkiye topraklarında işlenmiş bir cinayet olduğunu belirten Aktay, “Bu cinayet Türkiye'yi birinci dereceden ilgilendiriyor. Bu, Türkiye'ye karşı işlenmiş bir cinayet olarak görülüyor ve Türkiye'ye karşı işlenmiş bir suç olarak görüldü Türk makamları tarafından.” diye konuştu.

Aktay, Suudi Arabistan makamlarının, cinayet Suudi Arabistan başkonsolosluğunda işlendiği için Türkiye'yi ilgilendirmediği yönündeki tezlerine karşı çıkarak, “Öyle bir şey yok. Öldürülen kişi, Türkiye topraklarından diplomatik misyon imtiyazları kullanmakta olan bir toprağa giderken, orada o diplomatik misyonun işlemiş olduğu bir suç ile katlediliyor. Dolayısıyla, Türkiye'yi birinci dereceden ilgilendiriyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Bir insanın canına kast edilerek tutukluluk gerektiren bir “katalog suç” işlendiğinde başkonsolosluğun diplomatik bir imtiyazı kalamayacağını belirten Aktay, 'Orası Suudi Arabistan toprağıdır' diyerek istediğiniz cinayeti orada işleyebilirsiniz diye bir şey yok.” ifadelerini kullandı.

– “Savcı suçlamak yerine birilerini aklama peşinde”

Yasin Aktay, Suudi Arabistan'da adil yargılamanın imkansız olduğunu, devlet imkanları kullanılarak suçu işleyen en üst düzey devlet yetkililerinin de yargılanmadığına dikkati çekti.

Aktay asıl suçlanması gerekenlerin cinayeti işleyenler değil bu kişileri yetkilendirenler olduğunu belirterek “Dolayısıyla onları yetkilendiren birilerinin bu soruşturmaya mutlaka dahil edilmesi gerekiyor ki Suudi Arabistan'daki yargılamada ne yazık ki gördük ki daha iddianame aşamasında savcı, suçlamak yerine birilerini aklama peşinde.” şeklinde konuştu.

Kaşıkçı'yı katleden ve Suudi Arabistan'dan gelen 15 kişinin Suud el-Kahtani ve İstihbarat Başkanı tarafından doğrudan yetkilendirildiğini kaydeden Aktay, şunları söyledi:

“Bunlar doğrudan doğruya bunlarla irtibatlı, sürekli telefon halindeler… Bunlar tespit edilmiş şeyler ama bunlar ne hikmetse daha savcı iddianamesi aşamasında olayın dışında tutuldu. Savcı adeta iddianamesini 'Bunlar suçsuz' diyerek yaptı. Peki 5 kişi seçtiniz kimdir bu 5 kişi? O 15 kişinin geri kalan hatta ilave 2 kişi İstanbul Başkonsolusu, orada tespit edilen diğer insanlar topam 21 kişi. Bu 21 kişinin hangisine bu suçu yüklediniz acaba? Normalde böyle suçlarda herkes suçludur. Bu şekilde taammüden işlenmiş olduğu kesinleşmiş, vahşice işlenmiş, vahşi duygularla işlenmiş böyle bir suça irtikap etmiş herkes en üst cezayı alır normalde. Bu dünyanın her yerinde öyledir.”

– “Türk adaleti güvenilir ve şeffaftır”

Aktay, adil bir yargılamanın ancak Türkiye'de olacağını belirterek, “Türk adaleti güvenilir bir adalettir, şeffaf bir adalettir ve avukatları bulunduran bir adalettir.” ifadelerini kullandı.

Türkiye'de Kaşıkçı cinayetiyle ilgili açılan davayla Suudi Arabistan'ın hiç ilgilenmediğini, mahkemede sanıklar lehine konuşan avukatların da bulunduğunu kaydeden Aktay, “O vakitler bayağı bizi zorladı, ben de ifade verdim ve beni terleten sorular sordular… İtham edilen, suçlanan zanlıyı bana savundular. Bu, Türkiye mahkemelerinin bu işi yapmaya ehil tek mahkeme olduğunu elbette gösteriyor.” diye konuştu.

Yasin Aktay söz konusu 21 kişinin tümünün yargı önüne çıkarılması için davetiye gönderildiğini, ilk celsesi 3 Temmuz'da görülen davanın ikinci duruşmasının 24 Kasım'da yapılacağını kaydetti.

Aktay, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının cinayete ilişkin geçtiğimiz günlerde hazırladığı ilave iddianamenin olayın boyutunu çok net şekilde ortaya koyduğunu, temizlik adı altında 2 Ekim'de başkonsolosluğa gelerek delilleri karartan ekibe yönelik suçlamaları da içerdiğini bildirdi. Yargılamanın seyrinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı yeni iddianame ile değişeceğini anlatan Aktay, iddianameye giren temizlik ekibinin olayın failine ulaştırabileceğini söyledi.

Aktay şöyle devam etti:

“Dünyanın gözü önünde deterjanlarıyla ve temizlik malzemeleriyle bir temizlik ekibi konsolosluğa girdi ve faaliyetler yaptı. Yoğun hummalı bir faaliyet yaptı, çıktı ve gitti. Kimdi bu temizlik ekibi? Ne temizlediler orada? Türk makamlarına, adli makamlarına ve olayı soruşturmakla görevli makamlara neden daha ilk günden izin vermediniz? Bu, belli ki daha ilk günden itibaren üst düzey bir yetkinin halen devrede olduğunu ve onun kontrolünde.. Hadi diyelim ki birileri yanlışlıkla en üstteki yetkilinin haberi olmadan bunu yaptı. Temizliği de mi onlardan habersiz yaptılar? Temizliği dünyadaki sağır sultanlar duydu. Temizlik tüm dünyanın hepimizin önünde cereyan etti, Veliaht Prens nasıl haberdar olmaz bundan? Veliaht haberdarsa böyle bir temizlik ekibine, bile bile neden izin veriyor? Olayı adil bir biçimde gerçekleri ortaya çıkarmak üzere soruşturacak Türk makamlarına izin vermeyip de, bilahare izin vermeyip de bu temizlik ekibine nasıl izin verdi? Bu temizlik ekibi neyi temizlediler orada?”

– “Yetkililerin kontrolünde cereyan etmiş bir cinayettir”

Aktay, temizlik ekibinin konsoloslukta yaptığı faaliyetleri Suudi Arabistan Veliaht Prensi veya tüm Suudi makamların bilmemesinin mümkün olmadığını belirterek, “Bu aklın almayacağı bir şeydir. Akıl alır aslında. Aklın söylediği tek şey vardır; bu, kesinlikle en üst düzeydeki yetkililerin kontrolünde cereyan etmiş bir cinayettir, sonuna kadar böyledir. Temizlik ekibinin bu şekilde açıkça faaliyetini sürdürebilmiş olması da böyle bir yetkinin halen devam ediyor olduğunu ve o yetkililer lehine bu temizliğin, cinayetteki delil karartma işleminin yapılmış olduğunu gösteriyor.” dedi.

Aktay, Kaşıkçı'nın vefatının 2. yıl dönümü dolayısıyla birçok etkinlik yapılacağını, bunlardan birinin de ABD'li Bryan Fogel'ın Zürih Film Festivali'nde Kaşıkçı için hazırladığı uzun metrajlı filmin galası olacağını kaydetti.

Kaşıkçı'nın ölümünden kısa bir süre önce “Arap Dünyası İçin Demokrasi Şimdi” isimli bir dernek kurduğunu ve kendisinden katkı sunmasını istediği anlatan Aktay, derneğin yeniden yapılandırılarak faaliyetlerine devam edeceğini belirtti.

“Osmanlı ricali Ermeni çetesi tarafından katledildi”

SAKARYA (AA) – AK Parti Genel Başkan Danışmanı Prof. Dr. Yasin Aktay, Ermeni meselesine ilişkin, “1915 olaylarından sorumlu olduğu düşünülen o günün Osmanlı Devleti ricalinin neredeyse hepsi Ermeni çeteleri tarafından suikastle katledildi.” dedi. Sakarya Üniversitesi (SAÜ) İlahiyat Fakültesi tarafından İlahiyat Konferans Salonu’nda düzenlenen “Tarih ve Siyaset Arasında Din” konferansında konuşan Aktay, bu tür programları faydalı … Devamını oku…

“İslam dünyası kendi göbek bağını kesmek zorunda”

İSTANBUL (AA) – AK Parti Genel Başkan Danışmanı Yasin Aktay, “İslam dünyasının demokrasinin gelişmesi için dışarıdan bekleyeceği bir medet yok. Kendi göbek bağını kesmek zorunda ve eninde sonunda Arap Baharı süreci her ne kadar bir sekteye uğramışsa da bunun ilanihaye bu şekilde tutulması mümkün olmayacaktır.” dedi. Aktay, Arap Derneği ile Suriyeli Basamad Derneği işbirliğiyle Fatih … Devamını oku…