YEKDER

YEKDER Ailede Din Eğitimi Programının sertifikaları dağıtıldı

İSTANBUL (AA) – İstanbul İl Müftülüğü, Yaygın Eğitim ve Kültür Derneği (YEKDER) ve Türkiye Diyanet Vakfı Kadın ve Aile Gençlik Merkezi (TDV KAGEM) iş birliği ile düzenlenen 10 haftalık Ailede Din Eğitimi Programı (ADEP) modelleme çalışmaları, sertifika töreniyle tamamlandı.

YEKDER'den yapılan açıklamaya göre, dernek bünyesinde ebeveynlerin çocuklarına yönelik inanç, ibadet ve ahlak gelişimlerine dair yapabilecekleri çalışmalar konusunda uygulamalı eğitim olan ADEP'in modelleme çalışmaları yaygınlaştırılıyor.

İstanbul İl Müftülüğü, YEKDER ve KAGEM'in ortak çalışmasıyla gerçekleştirilen ADEP kapsamında Diyanet İşleri Başkanlığı personellerinin yetkinleştirilmesi için 10 hafta boyunca eğitim seminerleri düzenlendi.

Seminere katılanlar için TDV KAGEM Beşiktaş Merkezinde sertifika töreni gerçekleştirildi.

Törene, İstanbul İl Müftüsü Prof. Dr. Mehmet Emin Maşalı, İstanbul İl Müftü Yardımcısı Ayşe Coşkun, TDV KAGEM İstanbul Şube Müdürü Ayşenur Kapusuz, YEKDER Yönetim Kurulu Başkanı Sedat Özgür ve YEKDER Yetişkin Eğitimleri Komisyonu Başkanı Dr. Gülsüm Pehlivan Ağırakça katıldı.

Diyanet bünyesinde farklı ihtisas alanlarına sahip 17 katılımcı, ADEP Eğitici Eğitimleri ve seminerlerle edindikleri bilgi ve yöntem ile programı farklı bölgelerde uygulayabilecek.

ADEP 2020 bahar döneminde, yeni katılımcılarla devam edecek.

“Çocuk Yetiştirmede Travmatik Yanlışlar, Geliştiren Doğrular”

İSTANBUL (AA) – İbn Haldun Üniversitesi (İHÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Medaim Yanık, "Travmatik olaylar çocuğun zihnini bölmesine sebep olabilir. Çocuğu anne veya babadan uzak yerde büyütmek çocuğun anne ve babasının arasında duygusal kopukluğa, yabancılaşmalara sebep olabilir." dedi.

Yaygın Eğitim ve Kültür Derneği (YEKDER) yeni dönem açılış konferansı Yanık'ın "Çocuk Yetiştirmede Travmatik Yanlışlar, Geliştiren Doğrular" başlıklı sunumuyla gerçekleştirildi.

YEKDER'den yapılan açıklamaya göre akademisyenler, anne-babalar ve STK temsilcilerinin katıldığı konferansta konuşan Yanık, çocuk eğitiminde 20 yıllık emeğin sonucu olduğunu belirttiği çalışmasını katılımcılarla paylaştı.

Eğitim ve terapi süreçlerinde hem negatifin hem de pozitifin aynı anda görülmesi ve değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yanık, danışanlardan aldıkları cevaplara göre yol çizdiklerini söyledi.

En sık tekrarlanan örnekleri tasnif ettiklerini belirten Yanık, böylece çocuk eğitiminde kesinlikle yapılmaması gereken 58 negatif ve yapılması faydalı olacak 29 pozitif hususu derlediklerini aktardı.

Çocuklarda travmatik etki bırakan en önemli etkenlerden birisinin, çocuğun yalnız, kardeşsiz, arkadaşsız büyümesi olduğunu belirten Yanık, "Bir çocuğun kendi başına diğer çocuklardan yalnız ve ayrı kalması bir risk faktörüdür. Bu, çocuğun zihnine zehirleyici toksik etki oluşturabilecek etkilerden biridir. Travmatik bu olaylar çocuğun zihnini bölmesine sebep olabilir. Çocuğu anne veya babadan uzak yerde büyütmek çocuğun anne ve babasının arasında duygusal kopukluğa, yabancılaşmalara sebep olabilir." ifadelerini kullandı.

Dünyada çocukların kıyaslanması kadar tehlikeli bir şeyin olmadığını söyleyen Yanık, bunun olumsuz etkilere yol açtığını vurguladı.

Normal zamanda çocuklarına her şeylerini vakfeden anne ve babaların, öfke kontrolünü sağlayamayıp çocuklarına şiddet uyguladıklarında, bunun çocukların zihin dünyasında büyük travmatik bir anı olarak kalacağını dile getiren Yanık, şunları kaydetti:

"Bir şey çocuğun dünyasında çok önemli ise bu şeye siz de önem verin. Çocuklar için babalarla olan anılar daha özeldir. Örneğin annenin şiddete uğramasına şahit olan çocuk yapılan işlemi kendisine yapılmış gibi hissetmektedir. Bu nedenle bazı çocuklar hep korku içinde kalıyorlar."

Uluslararası İslam Eğitimi Kongresi 2019

İSTANBUL (AA) – Yaygın Eğitim ve Kültür Derneği (YEKDER) Din Eğitimi Akademisi (DEA) tarafından, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi (FSMVÜ) iş birliğiyle düzenlenen Uluslararası İslam Eğitimi Kongresi 2019'un değerlendirme ve sonuç bildirgesi açıklandı.

YEKDER'den yapılan açıklamaya göre, "İslam Eğitiminde Teori ve Metodoloji" ana teması ile FSMVÜ Topkapı Yerleşkesi'nde gerçekleştirilen kongrede iki gün boyunca uzman ve akademisyenler tebliğlerini sundu.

Oxford Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhammed Talib, "Kendisinin ve Ötekinin Gözünden Medrese: Toplum ve Devletin Çelişen Anlatıları" başlıklı konuşma gerçekleştirdi.

Talib, konuşmasında, İslam eğitimi meselesinin saha temelli çalışmalarla ele alınması gerektiğini kaydetti.

Milli Eğitim Bakanlığı Müşaviri Dr. Necdet Subaşı, yeni bilme biçimleri başlıklı konuşmasında değişen eğitim paradigmasının bilme biçimlerine etkisine dikkati çekerek, özellikle bilginin üretiminde Müslümanların yeri üzerine düşünülmesi gerektiğini vurguladı.

İslam Eğitimi Perspektifinden Fen Bilimleri oturumunda, Yıldız Teknik Üniversitesi Araştırma Görevlisi Ümit Güneş, "Tabiattaki Tasarım" başlıklı konuşmasında, insanın doğa ile irtibatının nasıl olması gerektiğine ve İslam'ın tabiat-insan ilişkisindeki ilkelerine dikkati çekti.

Oturumunun diğer konuşmacılarından İstanbul Medeniyet Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Erkan Karabekmez, "Yaşam Bilimlerinde Yeni Eğilimler" başlıklı konuşmasında, sosyal bilimlerin yaşam bilimlerine olan mesafesinin sonuçlarını ele aldı.

Karabekmez, bilim ve teknik alanında yeni bir bakışa ihtiyaç olduğunun altını çizdi.

– Aile Oturumu gerçekleşti

ICIE 2019'da ayrıca aile konusuna yer verildi.

Aile oturumunu yöneten DEA Başkanı Arife Gümüş, YEKDER DEA olarak kapsamlı bir aile çalışması hazırladıklarını belirterek, ailenin bir reel zeminde bütünlük içerisinde ele alınmasını önemsediklerini ifade etti. Gümüş, bu nedenle ailenin mevcut problemleri, çözüm önerileri ve politik zeminde ele alınışını tartışmak istediklerini kaydetti.

Oturumda, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Bilal Yorulmaz, "21. yüzyılda Ailede Din Eğitimine İlişkin Meydan Okumalar ve Çözüm Yolları" başlıklı konuşmasında, aile kurumunun bugün ve gelecekte yeni ilişki biçimleri açısından bazı tehditlerle karşı karşıya olduğunu, aile üyelerinin bu tehditleri bertaraf edebilmesi için daha güçlü bir aile içi iletişime sahip olmasını gerektiğini söyledi.

– 15 ülkeden katılım

Türkiye'de ve dünya ülkelerinde eğitim açığına alternatif yollar sunarak alanında ilk çalışma olma özelliğini taşıyan kongreye Gana, Kongo, Bangladeş, İngiltere, Rusya, Cezayir, Suriye, İran, Hindistan, Pakistan, Fransa, Kırgızistan, Güney Afrika, Burkina Faso, Nijerya gibi 15 ülkeden akademisyenler, öğretmenler, araştırmacılar ve öğrenciler katılım sağladı. Kongrede, İslam'ın insan ve evren uyumunu temel alan yaşam biçiminin, eğitimde nasıl alternatif bir öğretme-öğrenme kaynağı olarak değerlendirilebileceği üzerine belirlenen farklı temalar altında 20 paralel oturumda gerçekleşti.

Okul öncesi eğitimden, değerler eğitimine, sosyal bilimlerden, eğitim düşünürlerine tema çeşitliliği sunan ICIE 2019'da, özellikle "İslam Eğitimi Perspektifinden Fen Bilimleri" temalı oturumda sunulan tebliğler ile eksik bırakılan bir alana ilk adım atılmış oldu.

Oturumlarda Türkçe, Arapça ve İngilizce olmak üzere üç dilde 78 bildiri sunuldu.

Kongrede katılımcıların tamamının üzerinde ittifak ettiği nokta, Batılı eğitim biçimlerinden sorgusuzca modellenen eğitim tarzlarının dışında, kaynağını İslam kültürünün ve yer aldığı muhtelif coğrafyaların sosyo-kültürel yapılarının göz önünde bulundurulduğu alternatif bir eğitim tarzının mümkün olduğu, bu imkanların teorik ve pratik çalışmalarla çoğaltılması gerektiği yönünde oldu.

Oyun ve etkinliklerle Kur'an öğretimi

İSTANBUL (AA) – Yaygın Eğitim ve Kültür Derneği (YEKDER) tarafından "Kur'an-ı Kerim Öğretiminde Oyunlar ve Etkinlikler" kitabı hazırlandı.

Dernekten yapılan açıklamaya göre, kitabın tanıtımı amacıyla genel merkezde düzenlenen programa, din eğitimi alanında faaliyet yürüten 20 sivil toplum kuruluşu temsilcisi ile okul öncesi ve Kur'an kursu öğreticileri katıldı.

İLKE Derneği Başkanı ve YEKDER Yönetim Kurulu Başkanı Sedat Özgür, kitabın, meslek dersleri, Kur'an kursu ve okul öncesi öğretmenleri ile ebeveynlere hitap ettiğini aktardı.

Çocuk Eğitimleri Komisyonu Başkanı Elif Konar Özkan, Kur'an-ı Kerim ile ilgili öğretim yöntemleri konusunda önemli bir açık bulunduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Bu alana katkı sunmak için hazırladıkları kitapta, öğreticilere güncel öğretim yöntemlerini gösteriyoruz. Bunun yanı sıra etkili ve doğru öğretim için birçok uygulama ve atölye çalışması yer alıyor. Bu çalışmada oyunlar ve etkinlikler hazırlanarak öğrencinin aktif katılımına ve üretken olmasına fırsat veriyoruz. Sunduğumuz yöntemlerle harflerin okunuşu açısından doğru, kalıcılık açısından etkili bir öğretim gerçekleşeceğine inanıyoruz."

Çocuk Eğitimleri Komisyonu Koordinatörü Ayşe Öztürk, kitabın iki bölümden oluştuğunu anlatarak, şu bilgileri verdi:

"Kitabı, çocukların dünyasında oyunların ve etkinliklerin önem ve işlevselliğini kabul ederek hazırladık. Öğrencilerin yaş, seviye ve bulunduğu çevre gibi unsurlar göz önüne alınarak etkinlik ve oyunlarda değişiklik yapılabilir. Birinci bölümde cüz eğitimi esas alınarak 'harfi tanıma ve sesini fark ettirme' etkinlikleri ile 'harf ve kelimeleri eğlenerek okuma' oyunları yer alıyor. İkinci bölümde tecvid, ezber ve yüzünden okuma öğretiminde kullanılabilecek oyunlar yer alıyor."