Yusuf Tekin

Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Yusuf Tekin:

TOKAT (AA) – Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Yusuf Tekin, "Liselere geçişte sınavsız uygulamaya adım adım gidiyoruz. Bu yıl tamamında olmasa bile okullarımızın yüzde 90'ında yapabilecek duruma geldik. Yüzde 10'unda sınavla öğrenci almaya devam edeceğiz." dedi.

Tekin, Bakanlıktan 9 genel müdürün yanı sıra İl Milli Eğitim Müdürü Levent Yazıcı, ilçe milli eğitim müdürleri ve okul müdürlerinin katılımıyla Tokat 26 Haziran Atatürk Kültür Sarayı'nda eğitim öğretim yılı değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi.

Tekin, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, 2013'ün yaz aylarında, o dönem başbakan olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Meclis konuşmasında, "SBS sınavlarını kaldırıyoruz. Yerine bakanlığımız model üretti, açıklayacak" dediğini hatırlattı.

Dönemin Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ile basın toplantısında bu modeli açıkladıklarını belirten Tekin, "Aslında çocuklarımızın ortaokul çağında sınav baskısı ile hareket etmesini istemiyoruz. Liselere geçişin sınavsız olmasını istiyoruz. Liselere geçişte çocuklarımızın ilgileri, alakaları ve yeteneklerine göre yönlendirme yapalım. Önce bu anlamdaki çocuklarımızın yeteneklerini tespit edelim. Sonra da yeteneklerine uygun liselere yönlendirelim. Arzu ediyoruz, bunu istiyoruz." diye konuştu.

Çocukların küçük yaştan itibaren sportif, sanatsal ve kültürel yeteneklerinin tespit edilmesi gerektiğine işaret eden Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunun altyapısını oluşturmak için önce Gençlik ve Spor Bakanlığı, ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı ile protokol yaptık. Orada şunu hedefliyoruz. Gençlik ve Spor Bakanlığı 5. sınıftaki çocuklarımızın tamamını yetenek taramasından geçirecek. O tarama testine göre çocuklarımızı spor liselerine yönlendireceğiz. Kültür ve Turizm Bakanlığı aynı kategorideki çocuklarımızı sanatsal yeteneklerine göre bir tarama testinden geçirecek. Burada altyapıyı oluşturduk. Liselere geçişte sınavsız uygulamaya adım adım gidiyoruz. Bu yıl tamamında olmasa bile okullarımızın yüzde 90'ında yapabilecek duruma geldik. Yüzde 10'unda sınavla öğrenci almaya devam edeceğiz."

Tekin, beş yıl önce sekiz yıllık bir projeksiyon çizdiklerini dile getirerek, "Kamuoyu, bu adımları attığımızda 'Milli Eğitim Bakanlığı yapboz tahtasına döndü.' diyor. Anlamakta zorlanıyorum arkadaşlar. Yapboz tahtasına dönüştürmek, öğretmenlerimizi rahatsız etmek kaygımız niye olsun? Bu ülkenin vatandaşıyız. Bu ülkeye hizmet etmek istiyoruz." diye konuştu.

MEB Müsteşarı Tekin:

VAN (AA) – Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Müsteşarı Yusuf Tekin, "Müsteşar yardımcılarımız, birim amirlerimiz, genel müdürlerimiz Anadolu'yu karış karış dolaşıyor, değerlendirme toplantıları yapıyor ve öğretmenlerimizi dinliyorlar." dedi.

Tekin, sertifika töreninin ardından Mehmet Erdemoğlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi tarafından hazırlanan bilim fuarına katıldı.

Okulun bahçesinde kurulan stantları gezerek öğrencilerin hazırladığı projeleri inceleyen Tekin, daha sonra Van Valisi ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Murat Zorluoğlu'nu ziyaret etti.

Ziyaretin ardından beraberindeki bakanlık bürokratlarıyla Bahçesaray ilçesine geçen Tekin, il ve ilçe milli eğitim müdürleri ve yöneticileriyle toplantı yaptı.

Tekin, toplantı öncesinde yaptığı açıklamada, her yıl eğitim öğretim yılı başlarken ve biterken il ve ilçe yöneticileriyle değerlendirme toplantıları yaptıklarını anlattı.

Gittikleri her yerde yıl içindeki eğitim sürecini analiz ettiklerini, eksiklerini tespit etmeye çalıştıklarını belirten Tekin, "Bu toplantılarda yeni eğitim öğretim yılı için ödevlerimizi alarak yaz tatilinde buna çalışıyoruz. Beş yıldır bunu yapıyoruz. Mayıs ve eylül aylarını böyle değerlendiriyoruz. Müsteşar yardımcılarımız, birim amirlerimiz, genel müdürlerimiz Anadolu’yu karış karış dolaşıyor, değerlendirme toplantıları yapıyor ve öğretmenlerimizi dinliyorlar. Bu konuları analiz ederek ilgili birimlere gerekli talimatları veriyoruz. Bu kapsamda bu günde Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Gülşen Orhan'ın davetiyle Bahçesaray'da toplantılarımızı yapıyoruz."

Van'daki toplantılarda eğitim durumunu, bakanlık yatırımlarını masaya yatırdıklarını, yürütülen çalışmaları değerlendirdiklerini aktaran Tekin, şunları kaydetti:

"Hükümetimiz, devletimiz buraya ciddi yatırım yapmış. 15 yılda yapılan derslik sayısı 12 bine yakın. 2002 yılında Van'daki derslik sayısı 3 bin 900'e yakın. Derslik sayısını 3-4 kat artırdık. Yapımı süren dersliklerimiz var. Ciddi yatırım Van'da yapılmış. Öğretmen açısından da iki katından fazla öğretmen ataması yaptık. Okullarımızın teknik ve fiziksel donanımlarına çağ atlattık ama buna rağmen gelişen teknoloji ve artan nüfus kapsamında eksikliklerin giderilmesi konusunda gereken adımları atacağız."

Tekin'i ilçeye davet eden eski AK Parti Van Milletvekili ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Gülşen Orhan da toplantının ilçede yapılmasından duyduğu mutluluğu dile getirdi.

Türkiye'nin en ücra köşesinde toplantının yapılmasının bakanlığın Van'a ve çocuklara verdiği önemi ortaya koyduğunu dile getiren Orhan, yerinde görülerek tespit edilen sorunların kısa zamanda çözüleceğine inandıklarını vurguladı.

Eğitimde Yeni Arayışlar Kongresi

İSTANBUL (AA) – Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Doç. Dr. Yusuf Tekin, "Temel referans noktası özgürlükçü, çoğulcu, iyi insan yetiştirmeyi hedefliyoruz ve bu parametrelerle çelişen unsurları da sistemden ayrıştırmaya çalışıyoruz." dedi.

Marmara Üniversitesi ve Eğitim Gönüllüleri Derneği tarafından düzenlenen "1. Uluslararası Eğitimde Yeni Arayışlar Kongresi" "Eğitimde Gelecek Öngörüleri" temasıyla Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Konferans Salonunda başladı.

Tekin, burada yaptığı konuşmada, eğitim ve eğitimle ilgili metodoloji irdelediklerinde karşılarına cevap olarak devlet ve siyasi iktidar kavramlarının çıktığını söyledi.

Eğitim kavramına yüklenen misyon ve siyasi iktidarların eğitimden beklentileri üzerinde duran Tekin, şöyle konuştu:

"Devletler insanları neden ve ne için eğitir, ne yapmak isterler? Bu sorulara cevap verdiğimizde bazı soruların cevaplarını daha rahat görebilmiş olacağız. İçinde bulunduğumuz süreç tarih içerisinde büyük dönüşümlerin yaşandığı bir yüzyıl. Yüzyıl sonra torunlarımız bahsederken aslında siyasi iktidar, devlet ve otorite kavramlarında dönüşümün yaşandığı bir tarih evresinin içerisindeyiz. Çocuklarımız 1990'lı ve 2000'li yıllardan bahsederken bir dönüşümden bahsedecekler."

Siyasal bilim literatüründe birkaç dönüşüm noktası olduğunu ifade eden Tekin, "Önce medine dediğimiz, Batılı literatürde kent devletleri var. Bunlar yıkılınca imparatorluklar ortaya çıkıyor. 14-15. yüzyıldan sonra imparatorluklar çatırdamaya başlıyor ve modern devletler kurulmaya başlıyor. Şu anda tam da kırılma devresindeyiz. Modern devletlerin çatırdamaya başladığı bir dönemdeyiz. Böyle yeni bir dönem başlıyorsa bunun eğitimle ilgili de ciddi paradigmatik dönüşümler de olacaktır." ifadelerini kullandı.

Eğitimle ilgili imparatorlukların eğitim sistemlerinin modern ulus devletlerden çok farklı olduğunu öne süren Tekin, imparatorluklardaki eğitimin tek tipçi olmadığını ve insanların günlük yaşamlarına, hayata, siyasi iktidara bakışlarına asla müdahale etmediklerini vurguladı.

Ulus devletin temel parametresinin insanları zorla koşullandırarak total bir ulus yaratmak olduğunu belirten Tekin, şunları kaydetti:

"Ulus devlet siyasi otoriteye itaat ister ve otoritenin öngörülerine karşı çıkanları ulus-vatan haini ilan eder. Althusser eğitim sistemini ulus devletin ideolojik aygıtı olduğunu söyler. Devlet kendi sistemini güçlendirmek için okullar da dahil olmak üzere tüm eğitim sistemini kullanır. Bu bizi okulları fabrika gibi gören, kapısından giren çocukları belli bir elbiseyle çıkartan bir yapıya dönüştürür. Osmanlı devleti de bu imparatorlukların can çekiştiği ortamda 19. yüzyıl başı itibariyle modernleşme süreci başlatır ve Batı'daki ulus devlet modellerinin uygulamalarını kabul eder ve uygulamaya başlar. 19. yüzyılda başlayan süreç cumhuriyetin ilanından sonra hedeflediği noktaya ulaşır. Eleştiri olarak söylemiyorum, 'modernleşmiştir', modern devletin tüm unsurları yerleşmiş, modernleşmiştir. Çünkü çağın modern referans değerleri bunlardır. Bugün başka bir çağa geçiş aşamasındayız. Bu ulus devletin çok çok ötesine çıktı."

Şahsi olarak görev yaptığı dönemde bakanlık olarak 5 yıldır yapmak istedikleri temel şeyin eğitim sistemi içerisindeki tek tipleştirici, ideolojik aygıt olarak okulları ve eğitim sistemini kurgulayan unsurların eğitim sisteminden çıkarılması olduğunu dile getiren Tekin, "Temel referans noktası özgürlükçü, çoğulcu, iyi insan yetiştirmeyi hedefliyoruz ve bu parametrelerle çelişen unsurları da sistemden ayrıştırmaya çalışıyoruz" diye konuştu.

– "Bilim-teknoloji her şeyde belirleyici ve kritik bir konuma geldi"

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. Davut Kavranoğlu ise "Cumhurbaşkanlığı sisteminde Türkiye'nin bilim, teknoloji ve eğitim politikalarına stratejik bir bakış" başlıklı bir sunum gerçekleştirdi.

Japonya'nın teknolojideki gelişmişliğini örnek gösteren Kavranoğlu, "Yeraltı kaynaklarına sahip olan ülkelerin hiçbirisi mutlu değil, rahat değil. Bütün zengin olan ülkelerin sahip oldukları şey doğal kaynaklar değildir. Bilimdir, teknolojidir. Günümüzdeki bilim ve teknoloji alanında gelişmeler büyük bir hız kazandı ve bilim-teknoloji her şeyde belirleyici ve kritik bir konuma geldi." şeklinde konuştu.

Temel bilimlerde dünyayı değiştirecek nano teknoloji, biyo malzemeler, genetik mühendisliği, enerji depolama teknolojileri gibi bazı araştırma alanlarından bahseden Kavranoğlu, Türkiye'nin mevcut bilim ve teknoloji ekosisteminin verilen desteğe karşın verimsiz olduğunu söyledi.

Sistemdeki sıkıntılara değinen Kavranoğlu, sorunları şu şekilde sıraladı:

"Hiyerarşik bir sistem yok. Üst siyasi iradenin yansıtıldığı mekanizma yok. Kurumlar arasında görev paylaşımı ve koordinasyon yok. Kamu kaynaklarının ekonomik faydaya dönüşmesini sağlayan mekanizmalar yok. Verimsizlik, mükerrerlik ve denetimsizlik var. Bilim ihmal edilerek sadece ürün geliştirmeye ağırlık verilmiş. Bu iç içe geçmiş, karmaşık sistemi çözemeyiz. O yüzden Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistem ile sistem değişikliğine gidiyoruz."

Kavranoğlu, sistem değişikliği için Amerika Birleşik Devletleri bilim ve teknoloji sistemini örnek olarak aktardı.

Programın düzenleyicilerinden Eğitim Gönüllüleri Derneği Başkanı Zekeriya Erdim büyüyen ve gelişen Türkiye’nin yeni ve yerli bir eğitim modeline ihtiyacı olduğunu ifade ederek bu amaç doğrultusunda eğitim fakültelerinin akademik öngörülerini kamuoyu ve ilgililerle buluşturmayı amaçladıklarını kaydetti.

Kongreye Marmara Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Akman, Atatürk Eğitim Fakültesi Dekanı ve Kongre Başkanı Ahmet Şükrü Özdemir, akademisyenler, eğitimciler ve öğrenciler katıldı.

Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Tekin:

AYDIN (AA) – Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Yusuf Tekin, "Uzun vadede liselere geçişlerde tamamen sınavsız mekanizma üretmiş oluruz diye düşündük ve bu yıl liselerimizin yüzde 10'unu sınavla, yüzde 90'ını da sınavsız öğrenci alan liseler olarak tanımladık." dedi.

Tekin, Aydın'da, Kültür Merkezi'nde düzenlenen müdürler toplantısında yaptığı konuşmada, liselere geçişte sınavsız ortam yaratmak adına bir adım atıp dünyadaki örnekleri incelediklerini belirtti.

"Tüm dünyada ortaokullardan liseye geçiş ya tamamen sınavsız ya bütün liseler sınavlı ya da belli sayıda lise sınavlı, geriye kalan liseler sınavsız olarak yerleştiriyor." ifadelerini kullanan Tekin, bakanlığın bu yıl kademeli geçişleri uygulamaya başlayacağını vurguladı.

Bu konuda bilgi veren Tekin, "Bu yıl liselerimizin yüzde 10'u sınavla alsın geriye kalan yüzde 90 da mahalli yerleştirilsin diye orta vadede bunu yapmış olacağız. Uzun vadede liselere geçişlerde tamamen sınavsız mekanizma üretmiş oluruz diye düşündük ve bu yıl liselerimizin yüzde 10'unu sınavla, yüzde 90'ını da sınavsız öğrenci alan liseler olarak tanımladık." değerlendirmesinde bulundu.

"Sınavla öğrenci alan liseler çok niteliklidir, sınavsız alan çok niteliksizdir" şeklinde bir tanımlamayı asla yapmadıklarını vurgulayan Tekin, şunları kaydetti:

"Bu ayrım nitelik üzerinden yapılan bir ayrım değil. Bu ayrım ilkesel tanımlar çerçevesinde yapılmış bir ayrım. Bilmeden bir sürü yalan yanlış spekülatif haber uyduruyorlar. İşte çok nitelikli bir lise vardı onu almadılar çok niteliksiz bir liseyi sınavla öğrenci alan liseler arasına aldılar. Biz bunu böyle yapacağımızı söylemedik zaten. Yüzde 10 kararını aldık bir kere. Türkiye çapında yüzde 10'u ayıracağız. Peki bu yüzde 10'u nasıl ayıracağız? Önce 3 tane Ortaöğretim Genel Müdürlüğümüz var. Genel ortaöğretim programını uygulayan genel müdürlüğümüz var. Mesleki ve teknik program uygulayan bir ortaöğretim birimimiz var. Bir de Din Öğretimi Genel Müdürlüğümüz bünyesinde ortaöğretim birimimiz var. Yani 3 tane lise türümüz var. Biz bu yüzde 10'u oluştururken geçtiğimiz yıllara, geriye doğru bakarak sınavla öğrenci alan bir yüzde 10 oluşturacak olursak, bu yüzde 10'u kendi içinde nasıl dağıtabilirize baktık."

– "Tamamen bilimsel kriterlere göre yapılmış bir çalışma"

Tekin, geriye doğru TEOG sınavlarına bakıp öğrencilerin ilk 5 tercihlerini baz alarak yüzde 10'u oluşturduklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye genelinde yüzde 62-63 civarında Ortaöğretim Genel Müdürlüğü bünyesindeki okulları tercih etmişler ilk beşte. Yani Anadolu Liseleri, Fen Liseleri ve Sosyal Bilimler Liselerini tercih etmişler. Yüzde 22 civarı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü bünyesindeki okulları tercih etmişler. Yüzde 15 bandında da mesleki ve teknik programları uygulayan ortaöğretim kurumlarını tercih etmişler. Dolayısıyla biz yüzde 10'u oluştururken kendi içinde böyle bir ayrım yaptık. Diyelim ki öncelikle Fen Liseleri, Sosyal Bilimler Liseleri bu yüzde 10 içerisindeki Ortaöğretim Genel Müdürlüğünün payını doldurduysa başka bir Anadolu Lisesi almadık çünkü ilkesel olarak bir kriterimiz de şuydu, sınavla öğrenci alan okullar farklı program uygulayan okullar olsunlar. Eğer Fen ve Sosyal Bilimler Liseleriyle bunu dolduramadıysak, o kontenjanı doldurabilmek için Anadolu Lisesi ilave ettik, yüzde 62'ye tamamlayabilmek için."

Sınavla öğrenci alan bu okullar, Türkiye'nin her yerinden öğrenci alacağı için pansiyonlarının olması gerektiğini anlatan Tekin, "Fen ve Sosyal Bilimler liselerimiz pansiyonlu. Buna ve son 5 yıl içindeki öğrencilerimizin tercih durumlarına baktık ve ilden Anadolu Lisesi eklememiz gerekiyorsa ekledik. Herhangi bir ilimizde Fen ve Sosyal Bilimler liselerimiz bu kotayı dolduruyorsa ilave bir Anadolu Lisesi koymadık. Diğer müdürlüklerimizde de aynı şekilde yaptık. Tamamen objektif, bilimsel kriterlere göre yapılmış bir çalışma." görüşünü aktardı.

Tekin, önlerindeki dönem yüzde 90'lık diğer okullar için de ciddi bir adım atacaklarını vurgulayarak, sözlerini şöyle tamamladı:

"Her öğrenciye ortaöğretim türleri itibarıyla en az 3'er tercih sunacağız. Yani 8. sınıf bir öğrencimiz haziran ayının son haftasında tercih ekranı açıldığında sınavla öğrenci alan okular dışında bir okula gidecekse karşısına bir ekran çıkacak. Bu ekranda en az 3 Anadolu Lisesi en az 3 Anadolu İmam Hatip Lisesi ve en az 3 Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi çıkacak. Öğrencimiz evine yakınlık esasına göre tercih yapacak."

Müsteşar Tekin, ayrıca Aydın Valisi Yavuz Selim Köşger ile Efeler Sosyal Bilimler Lisesi'ni ziyaret etti, Matematik Müzesi'nin açılışını gerçekleştirdi.