Zeugma

Zeugma Antik Kenti kapılarını bu kez nikah için araladı – GAZİANTEP

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ :
– Zeugma Antik Kenti havadan görüntüler
– Zeynep ve İbrahim Keskin çifti
– Zeynep Keskin'in konuşması
– Çiftin nikahının kıyılması
– Çiftin güvercin uçurması Zeugma Antik Kenti kapılarını bu kez nikah için araladı
GAZİANTEP (AA) – Gaziantep'in Nizip ilçesindeki Zeugma Antik Kenti'nde nikah töreni düzenlendi.

Belkıs Mahallesi'nde bulunan ve milattan önce 300'de Büyük İskender tarafından “Selevkia Euphrates” adıyla kurulan Zeugma Antik Kenti kapılarını nikah töreni için araladı.

Nizip Belediye Başkanı Mehmet Sarı, antik kent sınırları içerisinde düzenlenen alanda Zeynep ve İbrahim Keskin çiftinin nikahını kıydı.

Başkan Sarı, törende yaptığı konuşmada, yaklaşık 2 bin yıl aradan sonra Zeugma'da ilk kez nikah kıyıldığını söyledi.

Nikahla Fırat'ın can verdiği topraklar arasında bulunan Zeugma'da bir ilk ilki yaşadıklarını aktaran Başkan Sarı, şöyle devam etti:

“Kültür ve Turizm Bakanlığımız tarafından Zeugma Antik Kente gelen yerli ve yabancı misafirlerimiz için bir karşılama merkezi oluşturuldu. Bizler de Nizip Belediyesi olarak yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle alınan tedbirler çerçevesinde nikah merasimlerinin açık alanda gerçekleşmesi için belirlenen bölgede kır nikah alanı oluşturduk. Yapmış olduğumuz çalışma sonrasında yaklaşık 2 bin yıl aradan sonra Zeugma'da bir ilk yaparak çiftimizin nikahını kıydık.

Zeugma gibi tarihi bir alanda nikahının kıyılmasından dolayı memnun olduğunu belirten gelin Zeynep Keskin de “Tarih bölümünü okudum Zeugma aynı zamanda benim tez çalışmamdı bu sebeple üzerinde çalıştığım alanda nikahımın kıyılması beni mutlu etti. Bu anı bize yaşatan ve bu fırsatı bizlere sunan Nizip Belediye Başkanına teşekkür ediyorum.” dedi.

Konuşmaların ardından nikahları kıyılan Keskin çifti, Zeugma semalarına güvercin bıraktı.

Zeugma Mozaik Müzesi'nde “Müzede Selfie Günü”

GAZİANTEP (AA) – Dünyanın en büyük mozaik müzeleri arasında yer alan Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi'ni ziyaret edenler, "Müzede Selfie Günü" etkinliğine katıldı.

Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı 300'den fazla müze ve ören yerinde kutlanan "Müzede Selfie Günü" kapsamında Zeugma Mozaik Müzesi'nin girişi, hazırlanan afişlerle süslendi.

Afişlerin yanı sıra girişteki görevliler tarafından da bilgilendirilen ziyaretçiler, bol bol öz çekim yaptı.

Öğrencileri ile müzeyi ziyaret eden öğretmen Semra Güldalı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, öğrencilerine müzeyi gezdirme sözü verdiğini ve o sözünü bugün tuttuğunu söyledi.

Zeugma Mozaik Müzesi'nden çok etkilendiğini ifade eden Güldalı, "Ben ve öğrencilerim bu müzeden çok etkilendik. Gerçekten çok güzel ve etkileyici bir müze. Bugünde selfie günü. Tam gününe denk getirdik. Bugünün anlam ve önemine binaen hem müzeyi gördük hem de eserlerle bol bol selfie çektik." diye konuştu.

Öğrenci Sami Söker ise müzeleri çok sevdiğini ifade ederek, "Buralara daha önce gelmiştim ailem ve arkadaşlarımla. Bugün de Müzede Selfie Günü olduğu için arkadaşlarla geldik. Bol bol selfie çekindik. Bu kente gelen mutlaka burayı gezmeli ve görmeli." şeklinde konuştu.

Zeugma'nın 'perileri' gelecek yılın sonunda ziyarete açılıyor

GAZİANTEP(AA) – Gaziantep’in Nizip ilçesine bağlı Fırat Nehri kıyısındaki Belkıs Mahallesi’nde yer alan Zeugma Antik Kenti’nde 2007’den bu yana sürdürülen kazı çalışmaları kapsamında, “Muzalar (Esin Perileri) Evi”nin gelecek yılın sonunda ziyarete açılması hedefleniyor.

İçinde bulunduğu dönemin yazarları, şairleri, müzisyenleri, tarihçileri ve filozofları için resmedilmiş ilham perileri olduğu belirtilen “9 perinin” yer aldığı Muzalar Mozaiği’ni barındıran “Muzalar Evi”nin, zengin mimari dekorasyonu, iyi korunmuş mozaik ve freskleriyle Zeugma’daki en önemli Roma konut örneklerinden biri olduğu belirtiliyor.

Yaklaşık 12 yıllık yoğun emeğin sonucunda 11 metrelik bir dolgu toprağının kaldırılması sonucu ortaya çıkarılan Muzalar Evi, ziyaretçilerini adeta yüzlerce yıl geriye götürerek, bir Romalının ev ortamını görme şansı sunacak.

Kazı Başkanı ve Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih, Coğrafya Fakültesi Klasik Arkeoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Kutalmış Görkay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, antik dünyanın en önemli coğrafyalarından biri olan Mezopotamya’nın geçiş noktasında yer alan Zeugma’nın, antik dönemin en stratejik kentlerinden biri olduğunu söyledi.

Zeugma’nın hem askeri hem jeopolitik hem de ticari anlamda civardaki medeniyetleri besleyip, önemli katkılar sunmuş bir dünya mirası olduğunu anlatan Görkay, Zeugma Antik Kenti’nin 2000 yılında tamamlanan Birecik Barajı’yla birlikte yapılan kurtarma kazılarıyla dünya gündemine oturduğunu, kendilerinin de kurtarma kazılarının ardından 2005’ten bu yana Bakanlar Kurulu kararıyla kazıları sürdürdüklerini belirtti.

Muzalar Evi

Prof. Dr. Görkay, 2007’den bu yana da Muzalar Evi olarak isimlendirdikleri Roma konutunda çalışmalar yürüttüklerini aktardı.

Bu yıl sonu itibarıyla buradaki çalışmaların sonuna geleceklerini anlatan Görkay, “Nisan ayında Muzalar Roma Konutu’nda 12 ay devam edecek kazılara başlandı. Bu sene kasım ayına kadar fiili kazı çalışmalarını devam ettireceğiz. Durmaksızın devam edecek çalışmalarımız daha sonra çalışma programımızda yer alan restorasyon, konservasyon, arkeolojik mimari belgelemelerin yapılması doğrultusunda devam edecek.” bilgisini verdi.

Görkay, 11 metrelik bir dolgu toprağının altında çalıştıklarını belirterek, şöyle devam etti:

“2019’un ekim ayının başı itibarıyla Muzalar Roma Konutu projemizin kazı bölümünü büyük oranda tamamlamış olacağız. Projemizin nihai hedefi buranın da restorasyon ve konservasyon çalışmalarından sonra gelen ziyaretçilerin rahat şekilde gezmesine olanak sağlayacak bir korugan yapıyla koruma altına alınması olacaktır.

Gelecek yılın sonuna doğru her şey planlandığı gibi giderse biz burayı da ziyarete açmayı planlıyoruz. Ziyaretçiler buraya geldiklerinde gerçekten çok iyi korunmuş bir Roma evini yerinde görebilecekler. Şu anda 5 tane mozaik var. Daha açılmamış bölümlerden de yine mozaikler bekliyoruz. Ayrıca bu Roma konutunda dönemin özelliklerini yansıtan çok iyi korunmuş figürlü ve geometrik desenli duvar dekorasyonları bulunmakta. Bunların üzerlerinde ayrıca ev yaşayanları tarafından yapılmış yazılı ve figüratif grafitiler var. Bu roma evi, biraz da restorasyonla birlikte neredeyse çatısı örtülebilecek bir aşamaya gelecek bir yapı.”

Müzelerde mozaiklerin farklı bir ortamda görülebildiğini ifade eden Görkay, “Burayı hizmete açtığımızda, ziyaretçiler gerçek bir Roma evinde, bir Romalı yaşadığı ortamı nasıl algılıyorsa aynı duygularla burayı dolaşacaklar.” dedi.

“Müzeler artık soğuk mekanlar değil”

İSTANBUL (AA) – Zeugma Mozaik Müzesi Müdürü Emine Öztürk, müzelerin halkla iç içe bir hale büründüğünü belirterek, "Müzeler artık çok değişti. Öyle soğuk mekanlar değil. Birçok kültür sanat etkinliklerinin yapıldığı, sempozyumların, konserlerin yapıldığı, sergilerin açıldığı mekanlar." dedi.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV), Hollanda'nın Ankara Büyükelçiliği ve Hollanda'nın İstanbul Başkonsolosluğu iş birliğiyle düzenlenen "Sanat ve Kültür Yoluyla Bağlantılar Kurmak" konferansı kapsamında "Kültürel Miras ve Şehir" oturumu yapıldı.

Abdullah Gül Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölüm Başkanı Doç. Dr. Burak Asiliskender moderatörlüğünde Feriye'de gerçekleştirilen etkinlikte, Hollanda Kültürel Miras Ajansı Araştırma Uzmanı Dr. Jaap-Evert Abrahamse de konuşmacı olarak yer aldı.

Oturumda, güçlü somut veya somut olmayan mirasa sahip bir şehirde, kültürel mirasın yönetimi ve bunun şehir üzerindeki etkisi Malatya, Gaziantep, Tunceli ve Rize örnekleri üzerinden tartışıldı.

Emine Öztürk burada yaptığı konuşmada, Gaziantep'teki Zeugma Müzesi'nden örnekler vererek, müzelerin kültürel mirasla olan ilişkisini değerlendirdi.

– "Amacımız müzenin yaşayan bir yer olması"

Müzelerin çocuklar başta olmak üzere herkes için birer eğitim kurumu niteliğinde olduğunu vurgulayan Öztürk, "Müzeler artık çok değişti. Öyle soğuk mekanlar değil. Birçok kültür sanat etkinliğinin, sempozyumların, konserlerin yapıldığı, sergilerin açıldığı mekanlar oldu." dedi.

Öztürk, müzelerin halka kültür bilinci aşıladığının altını çizerek, "Amacımız Zeugma Müzesi'nin yaşayan, bir enstitü gibi çalışan, sürekli kendini yenileyen, farklı etkinliklerle halkın içinde olduğu ve onlarla birlikte bir etkileşimin sağlandığı aynı zamanda çocuk dostu bir müze olması. Artık interaktif sistemler kullanıyoruz. Çocuklar için mozaiklerle tasarlanmış oyun masaları var." diye konuştu.

Gaziantep'in, kültürel mirasa çok değer veren bir kent olduğunu söyleyen Öztürk, "Gaziantep çok özel ve dinamik, kendini geliştiren ve yeniliğe açık bir şehir. Hem soyut hem somut kültürel miras kavramını çok fazla içinde derinlemesine barındıran bir kent." değerlendirmesinde bulundu.

Öztürk, Zeugma Müzesi'nin dünyanın en büyük mozaik koleksiyonuna sahip müze olduğunu sözlerine ekledi.

– "Karadeniz ezgileri göçler sırasında yazılıyordu"

Hemşin Yaşam Derneği Başkanı Tuğba Yazıcı da Hemşinlilerin doğayla mücadele eden bir topluluk olduğuna dikkati çekerek, "Kültürümüz göçlerimizle şekilleniyor. Yıl boyunca 3 defa göçen bir kültüre sahibiz. Asıl yaşadığımız merkezden mera alanına, oradan da yaylaya göçüyoruz. Kültürümüz de bu göçler esnasında şekilleniyor ve gelişiyor, dinlediğiniz o Karadeniz ezgileri bu göçler sırasında yazılıyordu." dedi.

Hemşin'in de diğer Doğu Karadeniz ilçeleri gibi göç verdiğini anımsatan Yazıcı, 2015'te kurdukları dernek çatısı altında Hemşin kültürüne dair çalışmaların yanı sıra kırsal kalkınma ve gençlere istihdam alanı yaratmakla alakalı projeler ürettiklerini söyledi.

– "Dünyanın en eski kerpiç sarayı Malatya'da"

Kültür ve Turizm Bakanlığı Malatya İl Kültür ve Turizm Müdürü Çetin Şişman ise Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) geçici listesinde bulunan Arslantepe Höyüğü'nün kalıcı miras listesine girmesi gerektiğinin altını çizdi.

Malatya'nın tarih boyunca bir kültürel merkez olduğu bilgisini veren Şişman, "Dünyanın en eski kerpiç sarayı şu an Arslantepe'de. Dünyanın en eski kral mezarı, en eski kılıcı burada. Bunlarla ilgili şu an 'Arslantepe ve keşfedilmemiş lezzetleriyle Malatya dünyaya açılıyor' diye bir projemiz var, bunun üzerinde çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.

Sinema62 Kurucusu Ali Daimi Boz da Tunceli'de çocukların sinemaya ulaşmasını sağlamak hedefiyle yola çıktığını ve sinemanın Tunceli'deki çocukların hayal gücünü geliştirdiğine inandığını dile getirdi.

Boz, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın katkılarıyla kurduğu sinemayı dijitale taşıdığını belirterek, "Okul yöneticileriyle iletişim kurarak öğrencilerimizin sinemayla tanışmasını sağladık. Özellikle animasyon filmlerine çocukların ilgisi fazlaydı. Onların aralarından geleceğin yönetmenlerinin çıkacağına inanıyorum." diye konuştu.

– "Türkiye'deki çalışmalardan çok şey öğrenebiliriz"

Dr. Jaap-Evert Abrahamse ise konuşmalarda kültürel miras hakkında doğayla alakalı bağlantılardan çok etkilendiğini ifade etti.

Kültürel miras korunurken bir değişimin de söz konusu olduğuna ve bununla başa çıkılması gerektiğine dikkati çeken Abrahamse, şunları kaydetti:

"Değişim istesek de istemesek de olacak. Değişimi yönetmeye çalıştığımızda bazı güçlükleri olacak. Birtakım seçeneklerle karşı karşıya kaldığımızda bu sorunları çözebilmek için bilgiye ve araştırmaya ihtiyacımız var. Akademik araştırmacılar olarak insanlara gidip hikayemizi anlatmamız ve yaptığımız işin her aşamasına onları dahil etmemiz gerekiyor."

Türkiye'nin dört bir yanından ve Hollanda'dan kültür kurumları ile yerel yönetim temsilcilerinden oluşan 40 katılımcının bir araya geldiği etkinlik, bugün sona eriyor.