Tahvil piyasalarında 2019'da ticaret savaşları ve merkez bankaları başrol oynadı

Ticaret savaşları ve küresel ekonomideki aşağı yönlü riskler, 2019’da yatırımcıları tedirgin ederken, tahvil getirileri de tarihi düşük seviyelere geriledi.

İSTANBUL (AA) – Yatırım araçları içinde düşük risk görünümü ile genellikle güvenli liman olarak görülen tahviller, 2019’un en dikkati çeken varlıklarından biri oldu.

Ticaret savaşlarının artırdığı belirsizliklerle birlikte hızla düşüşe geçen küresel ekonomik aktivite sonrası artan resesyon korkusu, 2019’da gelişmiş ülke tahvillerini yatırımcıların gözde varlıklarından biri haline getirdi.

Merkez bankalarının da deflasyonist baskılarla mücadele için faiz oranlarını rekor düşük seviyelere indirmesiyle tahvil getirilerinde rekor düşük seviyeler görüldü.

Tahvil fiyatları ile tahvil getirilerinin ters orantılı şekilde hareket etmesi, tahvil fiyatı arttığında tahvil getirilerinin azalmasına sebep oluyor. Getirinin negatif bölgeye düştüğü durumlarda ise, yatırımcı vade sonuna kadar tuttuğu takdirde tahvilden nominal anlamda zarar edeceğini bilerek yatırım kararını alıyor.

Tahvil getirilerinde Avrupa dipleri test etti

Küresel piyasalarda artan risk algısına paralel tahvillerdeki talep artışı birçok tahvil getirisini eksi bölgeye iterken, analistler, bir dönem negatif getirili tahvil miktarının 17 trilyon dolar seviyesine yükseldiğine dikkati çekti.

Avro Bölgesi üye ülkelerinin 10 yıllık devlet tahvili getirileri 2019’da tüm zamanların en düşük seviyesine geriledi. Alman 10 yıllık devlet tahvili geçen yılın en dikkati çeken varlıklarından biri olurken, sene başında yüzde 0,246 civarında bulunan tahvil faizi eylülde sıfırın altında yüzde 0,743’e kadar düştü.

Fransa ve Hollanda gibi ülkelerin tahvil getirilerinde de benzer fiyatlamalar görülürken, Fransa 10 yıllık tahvil faizleri bir dönem eksi yüzde 0,45 seviyelerine kadar düştü.

Tahvil getirilerinin tarihi düşük seviyelere gerilemesiyle ticaret savaşlarında dönem dönem yükselen tansiyon arasındaki paralellik göze çarptı.

Analistler, Avro Bölgesi ekonomilerinde baş gösteren ekonomik yavaşlamanın doğrudan ve dolaylı olarak ticaret savaşlarından etkilendiğini, düşen küresel ticaretin özellikle Alman ekonomisini olumsuz etkilediğini dile getirdi.

Yaklaşık son 27 yılın en düşük büyümesini kaydeden Çin ekonomisindeki yavaşlamanın Almanya’nın ihracatını kısıtladığını belirten analistler, bu durumun Almanya’nın ekonomik aktivitesindeki yavaşlamada önemli rol oynadığını kaydetti.

Alman imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksinin (PMI) 43 seviyelerine kadar gerilemesinin risk algısını yükselttiğini ifade eden analistler, Alman ekonomisinde artan olası resesyon riskinin tahvil getirilerini aşağı yönlü baskıladığına dikkati çekti.

Pozitif getiri arayışı yatırımcı kararlarında etkili oldu

Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) parasal genişlemeyi durdurmasından 9 ay sonra varlık alım programına tekrar başlayacağını açıklaması, tahvil fiyatlarında yukarı yönlü hareketi destekleyen bir başka etken oldu.

Yatırımcıların ECB’nin aldığı güvercin karardan sonra pozitif getiri sağlayan varlık arayışının ivme kazandığını kaydeden analistler, Yunanistan ve İtalya gibi ülkelerin bu durumdan fayda sağladığına işaret etti.

Analistler, Almanya 10 yıllık tahvil faizi ile Avro Bölgesi’ndeki borç krizinden etkilenen ülkelerin 10 yıllık tahvil getirileri arasındaki farkın yatırımcılarca bir risk göstergesi olarak kullanıldığını dile getirdi. Buna göre, Almanya 10 yıllık tahvil getirileri ile İtalya, Yunanistan, İspanya gibi ülkelerin 10 yıllık getirileri arasındaki farkın yatırımcılarca bu varlıkların risk seviyesini ölçmede kullanıldığını kaydeden analistler, 2019’da bu farkın rekor düşük seviyelere indiğini ifade etti.

Analistler, negatif getirili tahvillerde ağırlığı geleneksel güvenli liman olarak adlandırılan Alman ve Japon devlet tahvilleri oluşturmasına rağmen, yatırımcıların getiri arayışının piyasada ender rastlanan fiyatlamaları da beraberinde getirdiğini belirtti.

ECB’nin kasımda tekrar 20 milyar avroluk varlık alımına başlayacağını duyurmasının ardından Yunanistan 10 yıllık devlet tahvillerinin getirisi yüzde 2,01 ile kısa süreliğine de olsa ABD 10 yıllık tahvil getirilerinin altına indi.

İngiltere’nin 10 yıllık tahvil getirileri geçen yıl negatif bölgeye inmese de tarihin en düşük seviyelerini test etti.

İngiltere’nin tahvil getirileri üzerinde Brexit sürecinin etkili olduğuna değinen analistler, konuya ilişkin belirsizliklerin en üst düzeye çıktığı eylülde tahvil getirilerinin yüzde 0,4 ile tarihin en düşük seviyesini gördüğünü ifade etti.

Fed getiri eğrisini düzeltmeyi başardı

ABD tarafında ise 2019’un ikinci çeyreğinden sonra yükselen resesyon beklentisi, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yıl içinde üç kez faiz indirmesi ve ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşları tahvil getirileri üzerinde en belirgin rolü oynadı.

ABD 10 yıllık tahvil getirileri yüzde 2,68 seviyelerinden yüzde 1,43’e kadar geriledikten sonra yüzde 1,90’lara kadar çıktı. Dönem dönem artan resesyon ihtimalini fiyatlayan tahvil piyasalarında, bir ara getirisi eğrisi terse döndü.

ABD’de son 50 yılda yaşanan bütün resesyonlarda iki yıllık tahvil getirisi 10 yıllık tahvil getirisinin üzerine çıktı. Getiri eğrisinin terse dönmesi olarak adlandırılan bu durum, kısa dönemli risklerin yükselmesinden dolayı uzun dönemli varlık talebindeki artışa sebep oluyor. Böylece uzun dönemli varlık getirileri kısa dönemli varlık getirilerinin altına düşüyor.

Ağustos ayında artan küresel belirsizlikler ve ABD ile Çin arasında yükselen tansiyon sebebiyle bu iki varlık arasındaki fark iki yıllık tahvil faizi lehine 5 baz puana kadar yükseldi. Takiben Fed’in faiz indirimleri ve ticaret görüşmelerinden olumlu haber akışı getiri eğrisini düzeltti.