Tarihi “Çarşıbaşı Hamamı” turizme kazandırılacak

ELAZIĞ (AA) – Elazığ'ın Palu ilçesindeki Çarşıbaşı Hamamı turizme kazandırılması için çalışma başlatıldı.

Tarihi Palu ilçesi Çarşıbaşı Mahallesindeki Çarşıbaşı Hamamı'nın "Fırat'ın saklı kenti Palu" projesi kapsamında restorasyonunun yapılarak, sergi alanına dönüştürülmesi için Palu Kaymakamlığı, Birevim ve Birtep arasında protokol imzalandı.

İmza törenine, Vali Erkaya Yırık, Palu Kaymakamı Tayfun Deli, İl Jandarma Komutanı Albay Ali Yıldız, Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş Birevim Genel Müdürü Mahir Orak,​​​​​​ Bir Gelecek Genel Koordinatörü ve Birevim Elazığ İl Özel İdare Spor Kulübü Başkanı Mustafa Alpay ve Birtep Genel Müdürü Kürşat Köz katıldı.

Toplam 1 milyon 200 bin lira maliyetli projenin, 1 milyon lirasını Fırat Kalkınma Ajansı karşılayacak.

Vali Yırık, Elazığ'da bulunan tarihi yerlere gerekli önemi verdiklerini, bu kapsamda Palu ilçesinde Çarşıbaşı Hamamının da turizme kazandırılacağını belirtti.

Birevim Elazığ İl Özel İdare Spor Kulübünün isim sponsoru Birevim'in, hamamın restorasyonun tamamlanması için 200 bin lira katkı sağladığını bildiren Yırık, iş birliği protokolü imzaladıklarını, bunun il ve ilçeye hayırlı olmasını diledi.

Orak da tarihi geçmişi 4 bin yıla dayanan Palu'da bulunan hamamın restorasyonun tamamlanması çalışmalarını yürüttüklerini anlatarak, tarihie sahip çıkmaları gerektiğini bildirdi.

Alpay ise protokol ile tarihe meydan okuyarak günümüze kadar gelmiş eserlerden birinin restore işlemlerinin biteceğini kaydetti.

Elazığ'ı çok sevdiklerini dile getiren Alpay, "Şehrimize hizmet etmek bizler için onurdur. Kadim şehrimiz Palu'nun yeniden ayağa kalkması ve turizme kazandırılması bizleri çok mutlu edecektir." ifadelerini kullandı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

KAYSERİ(AA) – Sahip olduğu manzara ile kentin seyir terası olarak da adlandırılan Billur Bağları’nda yer alan tarihi Kızıl Köşk’ün yeniden ayağa kaldırılması için Büyükşehir Belediyesi tarafından 2020 yılında çalışma başlatıldı.

Kurtarma kazıları sona eren ve temizleme çalışmaları tamamlanan köşk, restore edilerek hizmete açılacak.

Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtım Daire Başkanı Gürcan Senem, AA muhabirine, 2014 yılında Kızıl Köşk’te temizlik ve kazı çalışmaları yapılması yönünde Koruma Bölge Kurulunca karar alındığını ancak o dönemde bu çalışmalara başlanamadığını söyledi.

Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç’ın destekleriyle 2020 yılında kazıların yapılmasına karar verildiğini anlatan Senem, “Bu alanda kazı çalışmalarına başladık. Kızıl Köşk, adını 1246 tarihli bir vakfiyeden alıyor. Bu vakfiye 2. Gıyaseddin Keyhüsrev dönemine ait. Vakfiyede Kızıl Köşk civarında akan iki su ile tarlaların sulanmasından söz ediliyor. Vakfiyenin şahitlerinden biri de Mevlana Celaleddin-i Rumi Hazretleri.” diye konuştu.

Kitabesi olmadığı için yapının net tarihinin bilinmediğini aktaran Senem, arkeolojik disiplin içinde gerçekleştirilen kazılarda tonozların içinden 2. Gıyaseddin Keyhüsrev dönemine ait orijinal bir sikke çıktığını belirtti.

Yapıdaki bazı buluntulardan eserin Moğol istilasında tahrip edilmiş olabileceğine dair görüş de bulunduğunu ifade eden Senem, köşkün 1237-1243 yılları arasında yapıldığını söylemenin mümkün olduğunu kaydetti.

“Yapıda maalesef definecilerin yaptığı tahribatlar söz konusuydu”

Senem, Kızıl Köşk’ün Kayseri’nin bağlık alanlarından Billur Bağları’na inşa edildiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“Bu güzel havayı ve atmosferi 800 yıl önce de ıska geçmemişler. Bu tarz, bir kısmı yıkılmış bir kısmı ayakta olan alanlarda kazı çalışması öncesi bir mıntıka temizliği yapılır. Bu mıntıka temizliği öncesi yapının yıkılma tehlikesi olduğu için önce güvenlik önlemleri aldık. Sonra kazı başladı. Yapı dört bölümden oluşuyor, bunları sınıflandırdık. Yapının birinci bölümü yüzde 50 ayakta kalmış, çini bulunan bir odası var. Sultanın oturduğu baş oda olarak nitelendirebiliriz. İkinci kısımda ayakta kalan daha çok yapı var. Biz yapının kendi kimliğini anlayabilecek kazıyı bitirdik. Yapının devamının olmadığını gördük. Bu restorasyon için geçerli bir çalışma.

Ana yapının kazısını tamamladık. Bir yapıyı olduğu gibi özgün döneminde ayağa kaldırmak ya da modern müdahalelerle yapıyı korumak mümkün. Biz bunu dengeli götürmek istiyoruz. Yapıda maalesef definecilerin yaptığı tahribatlar söz konusuydu. Kazı sonucu özgün yapıya ulaştık. Yaklaşık 350 metrekarelik bir alanda kazı yaptık.”

Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtım Daire Başkanı Gürcan Senem, restorasyon projesinin onaylanmasının ardından yenileme çalışmalarının başlayacağını belirterek, “Burası belediyenin bir prestij mekanı olarak sosyal tesise dönüşecek. Türkiye’de hem manzarasıyla hem de tarihi kişiliğiyle böyle bir yapı daha var mı bilmiyoruz. Biz buradan çıkarılan buluntuları bu alanda sergilemek istiyoruz. Türkiye’de göz dolduracak, işleviyle örnek teşkil edecek çok önemli bir sosyal tesis olacak. Kayserililerin ve gelen turistlerin kullanımına sunulacak.” diye konuştu.

MARDİN(AA) – İlçeye 9 kilometre uzaklıktaki kırsal mahalle, yöreye özgü mimari dokusu, Katolik, Ortodoks ve Protestan kiliseleri, 3 manastırı ve camisiyle dikkati çekiyor.

Dereiçi’nin bu özellikleriyle daha fazla tanınması ve turist ağırlaması için Savur Kaymakamlığı ve İlçe Belediyesi tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığı, Dicle Kalkınma Ajansı, GAP Bölge Kalkınma İdaresi ve diğer kurumların desteğiyle çalışma başlatıldı.

Savur Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Muhammed Kaya, AA muhabirine, kırsal mahallede şu an 15 hanenin bulunduğunu söyledi.

Daha önce Süryanilerin yoğun yaşadığı mahallenin kültürel mirasıyla önemli bir konumda bulunduğunu aktaran Kaya, köyün birçok dizi ve filme de mekan olduğunu belirtti.

Belediye olarak bölgenin turizme kazandırılması, doğallığının korunması için planlamalar yaptıklarını anlatan Kaya, fizibilite çalışmalarının tamamlandığını bildirdi.

Mahalledeki binalarda restorasyon çalışmasının ve bina cephe giydirmelerinin yapılacağını aktaran Kaya, ayrıca restoran, kafe ve konaklama alanları oluşturulacağını aktardı.

Kaya, “İnşallah bunları en kısa zamanda tamamlayacağız. Burayı özel kılan bir nokta da 3 Hristiyan mezhebine ait kilisenin bulunması. Bu belki de dünyada tektir. Protestan, Ortodoks ve Katolik mezhepler yan yana duruyor.” dedi.

Amaçlarının yerli ve yabancı turistlerin bu otantik ortamı görmelerini sağlamak ve ilçeye katkı sunmak olduğunu dile getiren Kaya, Karayolları Bölge Müdürlüğünce de mahallenin çok yakınından geçen Savur-Midyat kara yolunun genişletilmesi için çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

Birçok dizi ve filme ev sahipliği yapan mahallenin yeni prodüksiyonlara da açık olacağını belirten Kaya, mahalledeki evlerin genel anlamda aslını koruduğuna işaret etti.

“Huzurla gezilebilecek bir ortam”

Kaya, mahallede tahrip olan bazı binaları ev sahipleriyle onarmayı düşündüklerini ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Orijinaline uygun bir şekilde ayağa kaldıracağız. Canlandıracağız ve tahrip olmadan geleceğe aktaracağız. Bu güzel kültürel varlığın yok olmasını istemiyoruz. Burası güvenli bir alan. Kesinlikle terörün varlık göstermediği ve vatandaşlarımızın çok rahat bir şekilde huzurla gelip gezebileceği bir ortam. Salgın sürecinde gerekli tedbirlere uyduktan sonra hiçbir risk kalmıyor.”

Mahallede herkesin kardeşçe, hiçbir kavga gürültü olmadan kendi dinini ve inancını yaşadığını ifade eden Kaya, “Dışardan bizim bu hoşgörümüzü, düzenimizi karıştırmak istiyorlar ancak bugüne kadar tarih boyunca hiç fırsat vermedik. Bundan sonra da hiç vermeyeceğiz.” diye konuştu.

“Berivan, Bir Bulut Olsam, Sıla gibi birçok diziye mekan oldu”

Muhtar Sami Dal ise doğal yapısını koruyan mahallenin turizme kazandırılmasını heyecanla beklediklerini söyledi.

Mahallede Müslüman ve Hristiyanların bir arada yaşadığını, herhangi bir sıkıntılarının bulunmadığını kaydeden Dal, yurt içi ve yurt dışından da ziyaretçileri ağırladıklarını bildirdi.

Dal, mahallede birçok dizi ile film çekildiğini ifade ederek, “Sibel Can ve Emre Kınay’ın başrolündeki dizi çekildi. Berivan, Bir Bulut Olsam, Sıla gibi birçok diziye mekan oldu. Son olarak Kadir İnanır’ın rol aldığı ‘Kapı’ filminin çekimi yapıldı. Ayrıca, belgesellere ve reklamlara konu oldu.” ifadesini kullandı.

“Burası, Hollywood gibi”

Bölgede yaşayan Süryanilerden Ata Kanat ise yurt dışında yaşadıklarını ancak yılda iki kez gelip bir süre burada kaldıklarını söyledi.

Kanat, “Evimizi, bahçemizi yaptık. Burayı çok seviyoruz. Burada çok dizi çekildi. Burası Hollywood gibi. Çalışmalar yapılacak, güzel karşılıyoruz.” diye konuştu.