Tarihi zeka ve strateji oyunu 'Mangala' UNESCO listesinde

ANKARA (AA) – Dünya Etnospor Konfederasyonu Yönetim Krulu Üyesi ve Hacı Bayram Veli Üniversitesi Geleneksel Sporları Araştırma ve Uygulama Merkezi Yöneticisi Dr. Zeynep Nalcıoğlu, Türk strateji ve zeka oyunu “Mangala”nın UNESCO listesine kaydedildiğini bildirdi.

Nalcıoğlu, tarihi zeka ve strateji oyunu olarak tanımlanan “Mangala”nın insanlığın ortak mirası olarak UNESCO listesine dahil edilmesiyle ilgili AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Mangala’nın bir Türk zeka ve strateji oyunu olduğunu ifade eden Nalcıoğlu, “Mangala’nın temeli çok eski dönemlere dayanıyor, hatta Şanlıurfa’da Göbeklitepe’de yapılan araştırmalarda orada da bir mangala oyun alanına rastlandı. Hatta daha önce Gaziantep Müzesi’nde de mangala kayası adı verilen bir mangala düzeneği vardı. Mangala gerçekten çok eski dönemlere dayanan ama Osmanlı döneminde de çok yaygın bir şekilde oynanan günümüze kadar ulaşan günümüzde de yaygınlığını sürdüren bir Türk zeka ve strateji oyunudur.” bilgisini verdi.

Zeynep Nalcıoğlu, mangalanın Türkiye’de hangi illerde daha çok oynandığına ilişkin de “Ülkemizde çok yaygın bir şekilde pek çok yerde oynanıyor. Ancak farklı isimler alıyor. Şu anda listeye de genel bir adı olarak “Göçürme” ismiyle yer aldı. Yani “Mangala” ve “Göçürme” adıyla kaydedildi. Çok yerde oynandığı için de “Hane”, “Altı ev”, “Kuyu”, “Mele” gibi pek çok farklı adı da var “Mangala”nın. Anadolu’nun pek çok yerinde farklı adlarla anılıyor.” dedi.

Birçok bölgede farklı isimlerle anıldığı için oynanış şekillerinin de buna bağlı olarak değiştiğini anlatan Nalcıoğlu, “Genel oynanış şekli şu şekilde; iki kişi oynuyor, 6’şar tane olmak üzere 12 tane hane ya da çukur adı verilen bölümler var ve oralara 6’şar tane taş konuyor, toplam 48 tane taş ile oynanıyor. Bu en yaygın oynanışı, en çok taşı toplayan da oyunu kazanmış oluyor. İki grup şeklinde oynanabilen, daha fazla taş sayısıyla oynanabilen çeşitleri de var.” diye konuştu.

“Her taşın bir askeri temsil ettiği, baba ocağının hiç boş bırakılmadığı..”

Dr. Nalcıoğlu, “Anadolu’nun pek çok yerinde toprak kazılarak da oynanıyor, zaten öyle ortaya çıkıyor, aslında ilk oynanış şekillerinde biz bir mangala tahtası değil toprağa kazılarak oynanma görüyoruz. Dünyanın pek çok yerinde de yaygın bir oyun ama Türk kültüründe farklı özellikleri var. Türkiye’de en çok şu yaygındır; stratejiye dayalı bir oyun olduğu bilinir, o yüzden de ‘her taşın bir askeri temsil ettiği, baba ocağının hiç boş bırakılmadığı için Türk kültüründe mangaladaki kuyuların da hiç boş bırakılmadığı, iki başlılık Türk askeri sisteminde çok rastlanmadığı için o yüzden çiftleme diye kuralların olduğu ve bununla ilişkilendirilen aslında Türk kültürüne özgü de bir sistemi var, biz de oynanan şeklinin.” değerlendirmesinde bulundu.

Dünyada oynanış şekillerine yönelik de Nalcıoğlu, “Biz bunun Afrika’da tohumlarla da oynandığını görüyoruz. Tohum saçma, işte baharın gelişini kutlamakla ilişkilendirildiğini de görüyoruz. Özellikle “Göçürme” adıyla genel olarak biliniyor, ama bugün “Mangala” adıyla yaygınlaşmış.” açıklamasını yaptı.

“Kazakistan’da “Dokuz Kumalak”, Kırgızistan’da “Tokuz Korgool” olarak biliniyor”

Zeynep Nalcıoğlu, mangalanın UNESCO listesine dahil edilmesiyle ilgili yapılan çalışmalar konusunda ise şu ifadeleri kullandı:

“İlk önce ulusal envantere kaydediliyor. Bizim de “Mangala” dosyamız öncelikle Kültür Bakanlığı tarafından envantere kaydedildi. Daha sonra geçen yıl ocak ayında Kazakistan ve Kırgızistan’ın da temsilcileriyle birlikte İstanbul’da Türkiye’nin moderatörlüğünde Dünya Etnospor Konfederasyonunun ev sahipliğinde ilk toplantımızı gerçekleştirdik. Bu oyunlar Kazakistan’da “Dokuz Kumalak”, Kırgızistan’da “Tokuz Korgool” olarak biliniyor, taş sayıları ve çukur, hane sayıları farklılaşıyor ama temel sistem aynı. Taşları bir kuyudan bir kuyuya ‘göçürme’ yani taşıma ve hanede en çok taşı toplama. UNESCO’nun listesine zaten ortak dosya olarak “Tokuz Kumalak”, “Tokuz Korgool” ve “Mangala-Göçürme” adıyla kaydedildi. Kırgızistan ve Kazakistan’dan da temsilcilerin katıldığı Kültür Bakanlığı, UNESCO Türkiye milli komisyonu ve sivil toplum kuruluş temsilcileriyle birlikte son toplantımızı yaptık. Bu toplantıda dosyamızı yazdık, herkes elindeki verileri paylaştı.”

“Sonra ortak bir dille üç ülke bir dosya yazdık, dosyada oyunun özelliklerine ve neden UNESCO’ya girmesi gerektiğine yer verdik. Kültürel boyutuna, doğayla bağlantısına, oyuna başlarkenki sözlü kültürle ilişkisine de yer verdik. Görsellere de yer vererek dosyayı UNESCO’ya sunduk.” diyen Dr. Nalcıoğlu, şöyle devam etti:

“Bu yıl Jamaika’da yapılması planlanan UNESCO toplantısı Kovid-19 nedeniyle çevrim içi gerçekleştirildi. Geçen yıl Kolombiya’da ‘Geleneksel Türk okçuluğu’nu kaydettirmiştik. UNESCO merkezi, Jamaika’nın ev sahipliğinde çevrim içi toplantı yaptı ve UNESCO’nun insanlığın somut olmayan kültürel mirası temsili listesine “Mangala-Göçürme” adıyla kaydedildi.”

“Divanu Lugati’t-Türk’te bile “Göçürme, Köçürme” adıyla yer alıyor”

Mangala’nın Şanlıurfa ile ilişkisine yönelik de Nalcıoğlu, “Şanlıurfa’da Göbeklitepe’de çıkan mangalaya dair alan bizi çok eski bir tarihe götürdü. En eski oynanış yeri Şanlıurfa diye o yüzden anılıyor. Bu oyun, Divanu Lugati’t-Türk’te bile “Göçürme, Köçürme” adıyla yer alıyor, dolayısıyla çok tarihi bir oyun.” dedi.

Nalcıoğlu, mangalayı nasıl koruyacak ve gençlere nasıl ulaştıracaklarına yönelik de “UNESCO’ya kaydedilme nedeni de bunun yaşayabilirliğini nasıl sağlayacağız. Özellikle Dünya Etnospor Konfederasyonu bu oyunu yaygınlaştırdı, diyebiliriz. Evet bu oyun yaygındı ama bugün neredeyse bütün okullarda bir Türk zeka ve strateji oyunu olarak oynanıyor. Hatta görme engelliler için bu oyunun erişilebilirliğini artırdık ve onlar için özel tahtalar ürettik. Dolayısıyla bu oyunun herkes tarafından oynanabilir olmasını sağlamaya çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.

Mangala turnuvalarının düzenlendiğini belirten Nalcıoğlu, “Salgın döneminde özellikle Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi olarak çeşitli çevrim içi içerikler üreterek evlerde nasıl ailemizle oynayacağız, dedik. Bunlara dair içerikler ürettik, bu oyun gerçekten sadece çay tabaklarıyla evdeki kuru bakliyatla oynanabilen bir oyun. Aileler evlerinde çoçuklarıyla birlikte bu oyunu nasıl oynar, bu kuşaklar arası aktarımı nasıl destekleriz, bir dede torunuyla nasıl oynar bununla ilgili de faaliyetler yürütüyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

Zeynep Nalcıoğlu, “Dünya Etnospor Konfederasyonu da bu oyunun nasıl dijitalleştirilebileceğini, gençlere nasıl bir içerik üreterek sanal ortamda oynayabileceklerine dair çalışmalar yürütüyor. Çok yönlü bu oyun yaşatılmaya çalışılıyor. Bugün çocuklara sorduğumuzda pek çok çocuk okullarda bu oyunu öğreniyor, derslerde de artık var.” diyerek açıklamasını tamamladı.

Muhabir: Fatih Çakmak

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

KARS (AA) – Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı himayelerinde Okçular Vakfı tarafından 23-26 Ağustos tarihlerinde Muş’un Malazgirt ve Bitlis’in Ahlat ilçelerinde eş zamanlı düzenlenecek 1071 Malazgirt Zaferi’nin 950. yıl dönümü etkinliklerinin basın toplantısı, zaferin giriş kapısı olarak nitelendirilen Kars’taki Ani Ören Yeri’nde düzenlendi.

Dünya Etnospor Konfederasyonu Başkanı ve Okçular Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Bilal Erdoğan, Ani Ören Yeri’ndeki Anadolu’daki ilk Türk camisi “Ebul Menuçehr” önünde düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, Anadolu topraklarının vatan oluşunun tarihini hatırlatmak amacıyla Okçular Vakfı’nın önemli etkinlikler düzenlediğini söyledi.

Vakfın, hem okçuluk sporunun gelişmesi hem geleneksel okçuluğun güçlenmesi hem de bu tarihi milli değerlerin yaşatılmasına yönelik çalışmalara devam ettiğini ifade eden Erdoğan, “Okçular Vakfı olarak Ahlat-Malazgirt etkinliklerine dahil olduğumuzdan beri gerçekten Ahlat’ın da Malazgirt’in de kaderinin yeniden iyiye doğru dönüşmeye başladığını, Türkiye’nin dört bir yanından hem gençlerimizin hem vatandaşlarımızın o bölgeyi görmek için gittiklerini, Ahlat’taki mezarlıkların çok daha iyi bakılmaya başlandığını yaşıyoruz, görüyoruz.” dedi.

Erdoğan, bu ilçelerde düzenlenen etkinliklere her geçen yıl ilginin arttığını belirterek, benzer çalışmaları zaman zaman yurt dışında da sürdürdüklerini dile getirdi.

Sultan Alparslan’ın Malazgirt’ten önce fethettiği Ani Ören Yeri’nde olduklarını anlatan Erdoğan, şöyle konuştu:

“Burası o zaman ki kadim şehrin yanına yapılan Selçuklu şehrinin olduğu bölge. Bu vesile ile buranın da kamuoyunun bir hafıza tazeleme nevinden dikkate sunulmasını planladık. İnşallah Ani’de hak ettiği ilgiyi görür. Bizim bu topraklardaki tarihimizin 950 yılı aşkın köşe taşlarından bir tanesi de burası. İnşallah hem buranın arkeolojik olarak bakımının çok daha üst düzeyde yapılabilmesine hem de vatandaşların buraya daha çok gelmesine vesile olur.”

“Ani’yi, Ahlat’ı Malazgirt’i ve Çanakkale’yi bilmemiz lazım”

Ani’nin, Malazgirt’in ve Ahlat’ın tarihte çok önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, modern çağın, 21’inci yüzyılın dünyasının, insanların vatan bilincini biraz kaybetmeye zorladığına işaret etti.

Bu çağın, insanların ülkelerine, bayraklarına, dinlerine olan aidiyet bağlarını da zayıflatmayı öngördüğünü aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:

“Biz millet olarak tarihimizi, bunu yaşatmamıza borçluyuz. Birbirimize bu bağlarla kenetlenmeye borçluyuz. O nedenle bu şuuru yaşatmak için de Ani’yi, Ahlat’ı Malazgirt’i bilmemiz lazım ve elbette Çanakkale’yi bilmemiz lazım. Onun için bu çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bütün bu felaketlerin yaşandığı, milletimizin morale çok ihtiyaç olduğu, dayanışma duygusunun güçlü kalmasına ihtiyaç duyduğu bir dönemde, ümit ediyorum ki Ahlat, Malazgirt etkinliklerimiz bu anlamda da bir katkı sağlar. Bütün emeği geçenlere, katkı sağlayan kurum ve kuruluşlarımıza başta Okçular Vakfı olmak üzere teşekkür ediyorum. Bütün halkımızı bu etkinlikleri takibe Ani’ye Ahlat’ı, Malazgirt’i görmeye davet ediyorum.”

“Etkinliklere dünyanın farklı yerlerinden misafirler de gelecek”

Okçular Vakfı Başkanı Ali Haydar Yıldız da 1071 Malazgirt Zaferi anma etkinliklerini yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirlerine göre yapacaklarını anlattı.

Ahlat ve Malazgirt’te vatandaş ile devlet erkanının katılımıyla 24-25 Ağustos’ta bayrak ve meşaleli yürüyüşler düzenleneceğini söyleyen Yıldız, “24 Ağustos’ta Ahlat Millet Bahçesi’nde atlı okçuluk, okçuluk, cirit atma, güreş ve geleneksel sporlar yapılacak. Burada kurulan çadırlarda Anadolu’dan gelen ozanlar türkülerini söyleyecek. Bu yıl dünyanın farklı yerlerinden gelen misafirlerimiz olacak. Bu yıl da Ahlat’taki etkinliklerimiz de geçen yıllarda olduğu gibi zengin bir şekilde inşallah yapılacak. Malazgirt’te de yine aynı tarihte etkinliklerimiz başlayacak.” ifadelerini kullandı.

Yıldız, anma etkinliklerinin detaylarıyla ilgili şunları paylaştı:

“25 Ağustos’ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Ahlat’a teşrif edecekler. Dünyanın en büyük Türk ve İslam kabristanlığı olan Selçuklu kabristanlığını ziyaret edecekler, daha sonra Ahlat Millet Bahçesi’ndeki etkinliklerimizi ziyaret edecekler. Akabinde diğer yıllardan farklı olarak yaklaşık 60 ülkeden büyükelçi burada olacak, Cumhurbaşkanımızın kabulleri olacak. 26 Ağustos’ta Malazgirt’te miting düzenlenecek, Türkiye’nin dört bir yanından misafirleri, yabancı bakanları ağırlayacağımız bir programımız olacak. 7 bölgeyi temsilen folklor gösteri olacak, daha sonra protokol etkinlikleri düzenlenecek. 1071 Malazgirt Zaferi şanına yakışır şekilde kutlansın, gençlerimiz vatan bilincinin kuşansın istiyoruz.”

Toplantıya, Kars Valisi Türker Öksüz, Kafkas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüsnü Kapu, AK Parti Kars İl Başkanı Adem Çalkın ve AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Eyüp Kadir İnan’da katıldı.

Katılımcılar toplantının ardından Ani Ören Yeri’ni gezdi.

Katılımcıların kendilerine özel hazırlanan dijital platformdan takip ettiği forum büyük ilgi gördü.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın video mesaj yoluyla katılım sağladığı foruma, DEK Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Gambiya Gençlik ve Spor Bakanı Bakary Badjie, Katar Kültür ve Spor Bakanı Salah bin Ghanem Al Ali, Mali Gençlik ve Spor Bakanı Mossa Attaher, Sırbistan Gençlik ve Spor Bakanı Vanja Udovicic, Somali Gençlik ve Spor Bakanı Hamza Said Hamza’nın yanı sıra 61 ülkeden 300’e yakın kişi katıldı.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı Maimunah Mohd Sharif canlı bağlantıyla foruma katılırken Polonya Spor ve Turizm Bakanı Anna Krupka ve UNESCO Sosyal ve Beşeri Bilimler Direktör Yardımcısı Gabriela Ramos da gönderdikleri video mesajla katkı sağladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Geleneksel değerler ve sporlar öne çıkacak

4. Etnospor Forumu’na video mesaj yoluyla katılım sağlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, salgının toplumlara etkisini vurgulayarak, “Salgınla beraber sadece sağlığın ve sağlıklı hayatın değil, aynı zamanda dayanışmanın, paylaşmanın, geleneksel değerlerin önemini de gördük. Bireyselliği yücelten, maneviyatı yok sayan, geleneksel değerleri hor gören hakim zihniyet, salgının yol açtığı sorunları derinleştirmiştir. Salgın sonrasında yeniden şekillenecek dünyada geleneksel spor dalları ile bu sporların temsil ettiği kültür ve değerlerin daha fazla öne çıkacağına inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

Forumun önemine değinen Erdoğan, “60’tan fazla ülkenin iştirakiyle gerçekleşen bu önemli forum kapsamında yapılacak tartışmalar, dünyadaki geleneksel spor dalları ile bu sporların temsil ettiği kültür ve değerleri yaşatma mücadelemizde bizlere destek olacak, yol gösterecektir.” dedi.

DEK Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan: Etnospor Forumu bağlarımızı güçlendiriyor

4. Etnospor Forumu’nun kültürlerarası bağları güçlendirdiğini belirten DEK Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, “Kültürel değerleri canlandırmak, içinde yaşadığımız toplumları ileriye taşımak için güçlü bir adımdır. Dünya Etnospor Konfederasyonu olarak amacımız sadece geleneksel sporları korumak değil, aynı zamanda bu kültürler etrafında müzik ve el sanatları gibi gelenekleri de korumaktır. Bu açıdan, Etnospor Forumu bağlarımızı güçlendirmek için fırsattır. Yeteneklerimizi ve enerjimizi geleneksel sporlar etrafında birleşmek için kullanmalıyız.” şeklinde konuştu.

Gençlik ve Spor Bakanı Kasapoğlu: Kültürel mirasımızı yaşatmalıyız

4. Etnospor Forumu’nun kültürel mirasların yaşatılmasında önemli bir yere sahip olduğunu kaydeden Mehmet Muharrem Kasapoğlu, “Kültürel mirasımızı yaşayarak ve yaşatarak gençlerimize layık olduğu şekilde aktarmalıyız. Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak geleneksel sporların ihyasına yönelik yaptığımız çalışmalarımızı her geçen gün artırıyor ve bu alanda yapılan çalışmaları destekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

6 ülkenin bakanlarının katılımıyla panel gerçekleştirildi

Forumda Türkiye, Gambiya, Katar, Mali, Sırbistan ve Somali’den gençlik ve spor bakanlarının katılımıyla DEK Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan’ın oturum başkanlığında panel düzenlendi.

Panelde ilgili bakanlar, “Kovid-19 ve Sonrasında Gençler İçin Yeni Bir Motivasyon Kaynağı: Geleneksel Sporlar ve Oyunlar” başlığı üzerine katkılarını sundu.

Ortak bildiri imzalandı

DEK Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Gambiya Gençlik ve Spor Bakanı Bakary Badjie, Katar Kültür ve Spor Bakanı Salah bin Ghanem ile Sırbistan Gençlik ve Spor Bakanı Vanja Udovicic, geleneksel sporların ihyası için ortak bildiriye imza attı.

Dünyanın dört bir yanından katılım

Çevrim içi ortamda gerçekleştirilen panele, bakanların, hükümet yetkililerinin, federasyon temsilcileri ve akademisyenlerin içinde bulunduğu 61 ülkeden katılım sağlandı.

Forum boyunca alanında yetkin isimler, geleneksel sporların geleceği üzerine önemli katkılar sundu.

Katılımcılar, 4. Etnospor Forumu’nu 6 farklı dilde kendilerine özel dijital platformdan takip etti. Etkinlik, dijital ortamdaki verimliliği ve katılımcı çeşitliliği açısından salgın döneminde örnek teşkil eden bir buluşmaya ev sahipliği yaptı.

Forum sonuç bildirgesi yayımlanacak

4. Etnospor Forumu’nda iki farklı oturumda yaklaşık 300 katılımcı, geleneksel sporlar ve oyunların tanıtılması ve yaygınlaştırılmasında dijitalleşmenin rolü ve mevcut dijital ağların etkin bir şekilde kullanılması konularını masaya yatırdı.

Oturumlar sonucunda oluşan görüş birliği, sonuç bildirgesi olarak Dünya Etnospor Konfederasyonu tarafından yayımlanacak.

Forumun karbon ayak izi sıfırlandı

“Geleneksel Sporların İhyası” misyonunu tamamlamak adına sürdürülebilir bir dünya için harekete geçen Dünya Etnospor Konfederasyonu, doğaya ve çevreye saygı vizyonu ile 4. Etnospor Forumu’nun karbon ayak izini sıfırladı.