Tarım Kredi ve Ankara Üniversitesinden “güvenilir gıda” için iş birliği

ANKARA (AA) – Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri (Tarım Kredi) ile Ankara Üniversitesi arasında ürün değerlendirme, üretim ve pazarlama faaliyetleri ve eğitim programları geliştirilmesine yönelik iş birliği protokolü imzalandı.

Tarım Kredi'den yapılan yazılı açıklamaya göre, çok yönlü iş birliğini hedefleyen protokol, Ankara Üniversitesi Rektörlüğü Senato Salonu'nda, Tarım Kredi Genel Müdürü Fahrettin Poyraz ve Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş tarafından imzalandı.

Burada konuşan Poyraz, ziraat ve veteriner fakülteleri tarafından üretilen ürünlerin nihai tüketiciye ulaşması konusunda çalışmalar yapacaklarının altını çizerek, şunları kaydetti:

"Ankara Üniversitesi ile imzalayacağımız bu iş birliği bizim için büyük önem arz ediyor. Ankara Üniversitesi tarafından üretilen ürünlerin nihai tüketiciye ulaşması konusunda çalışmalarımız olacak. Yeni ürünlerin geliştirilmesinde de Ankara Üniversitesindeki hocalarımızla görüşmelere devam edeceğiz. Ankara Üniversitesine ait belli bölgelerde Tarım Kredi Kooperatif Market açılması gibi çalışmalarımız olacak ama esasında bizim bu iş birliğinden, protokolden beklentimiz Türkiye'nin sorunlarına her iki kurum olarak çözüm getirmede bir model oluşturabilir miyiz? Bu iş birliği çerçevesinde ülkemize fayda sağlayabilirsek asıl kazanç olarak bunu göreceğiz."

Salgın sürecinde tarımın öneminin daha iyi anlaşıldığını belirten Poyraz, tarımsal üretim sürecini iyi yönetilmesi için ilgili bakanlıkların, sivil toplum örgütlerinin, üniversiteler ve kooperatiflerin iş birliği yapması, yeni alternatif modeller ortaya koyması gerektiğini ifade etti.

– "Öğrencilerimize alan açmamız gerekiyor"

Rektör İbiş de üniversite olarak iktisadi işletmelerinde üretimi koruyup, artırmak ve pazarlama operasyonunu yönetmek açısından Tarım Kredi ile yapılan iş birliğinin önemli olduğunu belirtti. Prof. Dr. İbiş, şöyle devam etti:

"Dünya iş birliği dünyası. Bizim şu anda 70 bin öğrencimiz var. Öğrencilerimize alan açmamız gerekiyor. Onların eğitim, staj alanları için, sahaya yönelmeleri için tüm sektörlerle iş birliği yapmamız gerekiyor. İktisadi işletmemizde üretimi koruyup, artırmak, pazarlama operasyonunu yönetmek amacıyla pek çok firmayla görüştük ama Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri gibi bir kurumla iş birliği yaparak bu amacımızı yerine getireceğimize inandık. Burada birlikte üreteceğiz. Fonksiyonel ürünlere yöneleceğiz, Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu ürünleri geliştireceğiz."

Protokol imza töreninin ardından Poyraz ve İbiş, Ankara Üniversitesi Dışkapı ve Subayevleri yerleşkelerinde bulunan satış noktalarında Tarım Kredi Kooperatif Market açılışını gerçekleştirdi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Ankara Üniversitesi arasında, kamu yönetimi ve yerel yönetimleri ilgilendiren alanlarda bilgi, bilinç ve farkındalık düzeyinin yükseltilmesi amaçlayan iş birliği protokolü imzalandı.

TBB'den yapılan açıklamaya göre, gerçekleşen iş birliği protokolünün imzaları TBB ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ile Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar tarafından atıldı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen TBB Başkanı Fatma Şahin, yerel yönetimlerin uygulama sahası olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Teoriyle pratiğin birleşmesi lazım. Kalkınma ve demokrasi yerelde başlıyor. Üniversite yerel iş birliği tüm dünyada çok daha önemli bir hale gelmiştir. Belediyelerin yaptığını daha iyi anlatmak, bunun bize yol göstermesi, kılavuzluk yapması ihtiyacımız olduğunu hocamıza ilettik. Hocamızın talimatlarıyla kurumlar arası çok ciddi bir şekilde çalışıldı ve bugün bir protokol hazırlandı. Bu protokolle birlikte bu çalışmaların çok daha güçleneceğine olan inancımız tamdır. Hem rektörümüze hem hocamıza bugüne kadar gösterdikleri vizyondan dolayı teşekkür ediyorum. Beşeri sermaye yerelde kendisini, bilgisini, kapasitesini ne kadar gösterirse bu ülkemizin kalkınma hamlesinde çok daha yer bulacaktır."

Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar da belediyelerin insan hayatı ve vatandaş için çok önemli olduğunu aktardı.

Bu hizmetlerin bilimsel ve akademik zemine oturtulması kanaatini paylaşan Ünüvar, "Ankara Üniversitesi ülkemizin, kurumsallığı ön planda tutan üniversitelerinden bir tanesi. Bu protokolümüzde TÖMER var Türkçe ve Yabancı Dil Öğretim Merkezi, AFAM var Afet Araştırma Uygulama Merkezimiz, Ernst Reuter İskan ve Şehircilik Uygulama ve Araştırma Merkezi ve İletişim Fakültemiz ile bir protokol söz konusu. Bugün imzalayacağımız protokollerle esasında bütün bu muhteviyatı içine alan bir iş birliği çalışmasını başlatmış olacağız." ifadelerini kullandı.

Protokol kapsamında kamu yönetimi ve yerel yönetimleri ilgilendiren alanlarda bilgi, bilinç ve farkındalık düzeyinin yükseltilmesi amaçlanıyor.

ANKARA (AA) – Dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) İngiltere’de bulaşıcılığı yüzde 70 artırabilen mutasyona uğradığı ancak hastalık yapma özelliğinde bir değişiklik yapmadığı ve şu ana kadar Kovid aşılarını etkisiz kılacak bir mutasyona rastlanmadığı belirtildi.

Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Balık, AA muhabirine, Kovid-19 virüsünün mutasyona uğradığına yönelik haberlere ilişkin değerlendirme yaptı.

İngiltere’nin güneydoğusunda Kovid-19’un mutasyona uğrayarak daha hızlı yayılan bir tipinin bulunduğuna yönelik haberlerin medyada yer aldığını ifade eden Balık, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Acil Durumlar Programı Direktörü Mike Ryan’ın, İsviçre’nin Cenevre kentindeki merkezinde düzenlenen basın toplantısında konuya ilişkin açıklama yaptığını hatırlattı.

Balık, Ryan’ın, İngiltere’de 1000 kişide bildirilen bu genetik varyantın farkında olduklarını ve uzmanların konuyu incelediğini söylediğini aktardı.

“Sars-Cov2’nin de yer aldığı koronavirüs ailesi çok fazla mutasyon yapan virüslerdir”

Virüslere, bitki, hayvan ya da insan hücrelerinde yaşamak zorunda olan akıllı mikro canlılar denilebileceğini anlatan Balık, bazı virüslerin doğalarında sürekli mutasyon yaparak yapı değiştirme özellikleri bulunduğunu belirtti.

Prof. Dr. Balık, virüslerin bir savunma silahı gibi kullandıkları bu özelliklerini özellikle çeşitli nedenlerle yaşamları tehdit altında kaldıklarında kullanabildikleri bilgisini vererek, “Koronavirüs örneğinde yarasalarda olduğu gibi canlıların, yaşamlarını sürdürdükleri ormanlar gibi doğal ortamları yok olmaya başladığında ya da kendilerini yok edecek ilaç ya da aşı baskısı altında kaldıklarında mutasyon yaparlar. Böylece virüsler, yeni bir canlı türü hücrelerinde tutunup yaşayabilme veya aşının oluşturduğu antikorları ya da bir ilacı etkisiz hale getirebilme yeteneğini kazanır. HIV, Hepatit C, Influenza ve Kovid-19 etkeni Sars-Cov2’nin de içinde yer aldığı koronavirüs ailesi çok fazla mutasyon yapan virüslerdir.” diye konuştu.

“Virüs, büyük mutasyonla insana bulaşma kabiliyetini de yitirebilir”

Prof. Dr. Balık, virüslerdeki mutasyonun aşı ve ilaç geliştirilmesinde dezavantaj olarak çok önemli bir yer tuttuğunun altını çizdi.

Çok fazla ve hızlı mutasyon yapan virüsler için ilaç ve aşı geliştirmenin önemli zorlukları olduğuna dikkati çeken Balık, sözlerine şöyle devam etti:

“Çünkü geliştirilen aşı ve ilaç, virüsün geliştirdiği mutasyonlar ile etkisiz hale gelebilir. Bilim dünyası da mutasyonla baş edebilmek için virüsün baş edemeyeceği şekilde çoklu ilaç kullanımı ya da grip aşısında olduğu gibi mutasyon geçirmiş virüse etkili sürekli yeni aşı geliştirme yollarına başvurur.

Sars-Cov2, salgının başından bu yana çok fazla mutasyona uğramıştır. Mutasyonlar bir çok ülke ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından sürekli izlenmektedir. Bugüne kadarki mutasyonlar virüsün hastalık yapma özelliğinde bir değişiklik yapmadı ama bulaşma gücünü 3-4 kat artıran mutasyonlar tespit edildi. En son İngiltere’de tespit edilen mutasyonla virüsün bulaştırıcı gücünün yüzde 70 arttığı belirlendi ama bu mutasyonun aşıya etkisi olmayacağı açıklandı. Şu ana kadar Kovid aşılarını etkisiz kılacak bir mutasyona rastlanmadı.

Grip örneğinde olduğu gibi aşıyı etkisizleştirecek sık ve büyük mutasyonların oluşumu koronavirüsler için beklenmemektedir. Ayrıca olsa bile artık geliştirilmiş olan koronavirüs aşı geliştirme bilgisi sayesinde çok hızlı bir şekilde, aynı grip aşısında olduğu gibi yeni mutant virüse de etkili bir aşı geliştirilebilir. Bir diğer olasılık ise virüs aşıdan kaçmak isterken ya da kendiliğinden yapacağı büyük mutasyon ile insana bulaşma kabiliyetini de yitirebilir. Kovid-19’un atası olan Sars ve Mers örneğinde olduğu gibi tamamen hastalık ortadan da kalkabilir.”

Muhabir: Yeşim Sert Karaaslan