Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli: 44 ilde çıkan 197 orman yangınının 185'i kontrol altına alındı

BURSA (AA) – Pakdemirli, Marmaris’teki AFAD Koordinasyon Merkezi’nde İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile düzenlediği basın toplantısında, 28 Temmuz-5 Ağustos tarihleri arasında çıkan yangınlarla ilgili değerlendirmede bulundu.

“44 ilde 197 orman yangını çıktı. 185’i kontrol altında.” diyen Pakdemirli, 5 ilde 12 orman yangınını söndürme çalışmalarının sürdüğünü söyledi.

Pakdemirli, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Devam eden Antalya’da Manavgat, Gündoğmuş yangınları var. Muğla’da Marmaris, Köyceğiz, Kavaklıdere, Milas, Yılanlı ve Seydikemer yangınları devam ediyor. Aydın’da Karacasu, Isparta’da Sütçüler, Denizli’de de Güney yangınları sürüyor. Ayrıca yine 126 kırsal alanda yangına müdahale yapıldı. Devam eden yangınlarda 16 su atar uçak, 9 insansız hava aracı, 56 helikopter, 1 insansız helikopter, 850 arazöz ve su tankeri, 150 iş makinesi, 5 bin 250 personelle bu çalışmalar devam ediyor.”

Bakan Pakdemirli, sıcaklığın, düşük nemin ve artan rüzgarın, yangının durumunu olumsuz etkilediğini belirterek, “Sürekli olarak paylaşıyoruz. Ortalama 38-40 derece olan sıcaklıklar, 5 günlük ortalamalarda 36-42 derece arasında olması bekleniyor. Muğla genelinde bir hafta yağış beklenmiyor. Cuma günü rüzgar güneybatı ve güney yönlerinden saatte 20 ila 40 kilometre hızla bekleniyor. Cumartesi kuzey yönlerinden 30 ila 50 kilometre, öğleden sonra 40 ila 60 kilometre… Pazar günü rüzgarın etkisini kaybetmesini bekliyoruz. 5 günlük nem gündüz aşağı yukarı yüzde 20, gece de yüzde 40 ila 50 civarında.” değerlendirmesinde bulundu.

Hasar tespit çalışmalarına değinen Pakdemirli, “5 il, 18 ilçe, 99 köyde 3 bin 714 çiftçi, 31 bin dekar alan, 668 dekar örtü altı üretim alanı, 397 büyükbaş, 3 bin 961 küçükbaş, 4 bin 856 arılı kovan, 1353 tarımsal yapı, 1137 alet-makine ve 2 bin 88 ton depo ürünü etkilenmiştir. Yine TARSİM kapsamında bugüne kadar 108 milyon lira sigorta bedeli olan 555 ihbarın notunu aldık ve çalışmalara devam ediyoruz. Hasar tespitleri bittikten sonra en kısa sürede bu ödemeler de yapılıyor olacak.” diye konuştu.

“Farklı ülkelerden 23 hava aracı yine bu filoya destek veriyor”

Pakdemirli, Kemerköy Termik Santrali ile ilgili ilk tespitlerde önemli bir hasarın olmadığını söyledi.

Yangınlara müdahalede araç sayılarının da hesaba katılması gerektiğini belirten Pakdemirli, şu bilgileri verdi:

“Sadece ve sadece uçak ve helikopter üzerinden konuşmak değil, bununla beraber diğer makine, teçhizat ve tabii ki en önemlisi insan sayıları üzerinden de gitmemiz gerekiyor. Risk yönetimi çerçevesinde artan yangınlara karşı yine hava ve kara müdahale araçlarını hızlıca arttırdık. Örneğin 28 Temmuz’da 49 yangına envanterimizdeki 1 uçak, 21 helikopter ve 206 arazözle müdahale ederken 31 Temmuz’da 107’ye ulaşan yangınlara da 6 uçak, 36 helikopter, 736 arazözle müdahale ettik. 4 Ağustos’tan sonra da 16 uçak, 56 helikopter, 850 arazöz ve su tankeriyle de etkin müdahalemize devam ediyoruz.”

Pakdemirli, son 2 yılda 5 büyük yangın yaşadıklarını, ancak son 9 günde 15’i büyük yangın olmak üzere devam eden yangınlar yaşadıklarını söyledi.

Yangınlar nedeniyle mevcut yangın söndürme filosuna da takviyeler yaptıklarını dile getiren Pakdemirli, şunları kaydetti:

“Toplam 16 uçak, 56 helikopter, 7 adet jandarma helikopteri filomuza destek veriyor. Farklı ülkelerden 23 hava aracı yine bu filoya destek veriyor. Rusya’dan 5 tanker uçak ve 3 helikopter, Ukrayna’dan 3 tanker uçak, 4 helikopter, İspanya’dan 2 amfibik uçak, Hırvatistan’dan 1 amfibik uçak, İran’dan 1 tanker uçak, 2 helikopter, Azerbaycan’dan da 1 uçak ve 1 helikopterle hava söndürme çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Personel ve araç bazında 53 yangın söndürme aracı ve 500 personel aramıza katıldı. Azerbaycan Olağanüstü Haller Bakan Yardımcısı da burada bizlerle beraber. Yine Katar’dan 65 arama-kurtarma personeli sahadaki çalışmalarına devam ediyor.”

Yanan yerlerin tekrar ağaçlandırılacağına dikkati çeken Pakdemirli, “Anayasa’nın 169. maddesi uyarınca yanan alanlar tekrar ağaçlandırılır ve başka amaçla kullanılamaz. Yangınlar soğutulduktan sonra en kısa sürede hasar tespiti yapılacak, yanan ağaçlar en kısa zamanda sahadan çıkartılacak ve ilk yağmurdan sonra fidan dikimi başlayacak.” diye konuştu.

Yapılacak çalışmalarla ilgili bilgi veren Pakdemirli, şöyle devam etti:

“Yanan alanların rehabilitasyonu yapılacak ve fidan dikimine hazır hale getireceğiz. Yeni ağaçlandırma, yine doğal bitki örtüsüyle de uyumlu olacak. Geleceğe Nefes Kampanyası ile toplam 252 milyon fidan; bunun aslında şöyle bir önemli var, her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı için üçer fidan, yani 84 milyon çarpı 3, 252 milyon fidanı yıl bitmeden mutlaka dikeceğiz. Buradaki ana amacımız, ana kriterimiz, vatandaşımızla beraber, el ele sahada dikmek ama biz tabii ki orman teşkilatı olarak, burada da mümkün mertebe bu dikimleri, hem hazırlık hem de dikilmesi konusunda yardımcı olacağız.”

Pakdemirli, “Yangınlarla Mücadele Eylem Planları ve küresel ısınma, iklim değişikliğine göre birçok sürecin hem kamuda hem de bakanlığımızda revize edileceğini söylemek isterim.” ifadesini kullandı.

“Akdeniz Orman Yangınları Mücadele Birliği”

Orman köylülerinin mutlaka daha fazla desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Pakdemirli, “Ormana daha fazla nasıl sahip çıkarız? Orman köylümüzün ormanla birlikte iç içe yaşarken daha fazla gelir, daha fazla ormanı sahiplenme konusunda da bazı adımlar atabileceğimizi söylemek istiyorum.” dedi.

Pakdemirli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Akdeniz Orman Yangınları Mücadele Birliği; böyle bir birliğin kurulmasının bize göre vakti gelmiştir. Çünkü akut dönemleri, bundan sonra sıcak hava ve küresel ısınmayla beraber yaşayacağımız anlaşılıyor. Akut dönemleri geçebilmek için ülkelerin kendi güçleri, yedek güçleri ve bunların ötesinde de birbirleriyle alışveriş yapabilecekleri, özellikle bu mücadele birliğinde makine, teçhizat, hava aracı paylaşılabileceği ayrıca da tabi ki eğitimlerini paylaşabileceği bir birliğin kurulmasının önemli olduğunu düşünüyoruz. Bunu, önümüzdeki günlerde de özellikle Akdeniz iklim kuşağındaki ülkelerle de paylaşıyor olacağız.”

“1667 noktada ilk müdahale ekibimiz var”

Orman teşkilatının, dünyanın önde gelen kurumlarından biri olduğuna işaret eden Pakdemirli, şöyle devam etti:

“1667 noktada ilk müdahale ekibimiz var. Kamuoyundaki tartışmaların birçoğunun uçak, helikopter ve diğer konular üzerinden gittiğini görüyorum ama bizim asıl en önemli varlığımız, en önemli mücevherimiz insan kaynağımız. 1667 noktada ilk müdahale ekibimiz var. Binlerce noktada su alma havuzlarımız var. Toplam 21 bin 90 personelimiz var ve farklı tiplerden toplam 4 bin 300’ün üzerinde yer müdahale aracımız var. Hava araçlarının toplam kapasitesi de 2002 ile karşılaştıracak olursak, yüzde 75 artışımız var. 2002’de 68 ton olan su kapasitemiz, 2021’de 119 tona çıkmış ve ilk kez İHA’ları kullanmaya başladık. Bu yine kamuoyunda pek konuşulmayan bir konu ama orman yangınlarıyla mücadelede askeri İHA’ların kullanılması konusu, Türkiye’nin ele aldığı ve dünyada bir görüşe göre birinci, bir görüşe göre ikinci. Amerika Birleşik Devletleri’nden sonra ikinci olduğumuzu kabul edelim. Hiçbir ülkede kullanılmıyor ve özellikle birçok ülkeden gelenler de, Kanada’dan eğitime gelen bir ekip ‘Neler yapıyorsunuz?’ diye sordu. Şunlar, şunlar, bir de İHA var dedik. İHA’ları gördükten sonra burada çalıştırdığınız program, modelleme, yangın tahminleme, yangınla alakalı simülasyonları gördükten sonra ‘Bizim size söyleyecek ek bir şeyimiz yok.’ dediler. Orman teşkilatımıza söylenen bu. İHA’ların kullanılması son derece önemli. Dünkü yangınlar da dahil olmak üzere tüm yangınlarda istediğimiz anda bu bilgilere ulaşmamız söz konusu. Geçen yıl bir yerde denemesini yaptık, bu yıl 9 İHA, 10 drone ve insansız helikopterleri kullanmaya başladık.”

Pakdemirli, tüm bunları yapan Orman teşkilatının hem yeşili koruma hem de yeşili artırma görevinin olduğunu dile getirerek, “Son 19 yılda 5,5 milyar fidanı toprakla buluşturan bu teşkilat, 19 yılda da orman varlığımızı 2 milyon hektar artırdı. Orman varlığında da 2015’te 46. sıradayken 2020’de 27. sıradayız. Ağaçlandırmada Avrupa’da birinci, dünyada dördüncü sıradayız. Yani orman varlığını ve yeşilini arttırma konusunda dünyada dördüncü sıradayız. Bundan sonra da bu konuda iddialı ve dünyanın en iyi ülkeleri arasında olma kararlılığımız var. Yine 2019’da Milli Ağaçlandırma Günü’nde hep birlikte buluşmuştuk. Bu, Cumhuriyet tarihinin en büyük kampanyalarından bir tanesiydi. Şimdi tekrar bu sonbaharda hep birlikte buluşmayı diliyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

“Vatandaşlarımızdan biraz daha sabır istiyoruz”

Türkiye’nin eşi benzeri görülmemiş akut bir olayla mücadele ettiğinin altını çizen Bakan Pakdemirli, sözlerini şöyle tamamladı:

“Vatandaşlarımızdan biraz daha sabır istiyoruz. Orman teşkilatımız, yeşil vatanı korumak için cansiperane mücadele ediyor. Ekibim, teşkilatım şu anda yorgun ama hala motive ve hala çok istekli bir şekilde, bir an evvel bu yangınların söndürülmesi konusunda çalışıyorlar. Günün, tartışma değil alevlerle tek vücut savaşma günü olduğunu düşünüyorum. Polemiklerden ve bilgi kirliliğinden uzak durmayı, vatandaşlarımıza, herkese tavsiye ediyorum. Sadece resmi açıklamalara itibar edilmesinin çok önemli olduğunu söylüyorum. Bugüne kadar olduğu gibi, bu cennet ülkenin her karışını yeşillendirebilecek imkan ve kabiliyete Türkiye sahiptir. Orman teşkilatı muktedirdir bu konuda. Söndürmek kadar yakmama ve kirletmeme konusunda da mutlaka bilinçli olmamız lazım diyorum. Bu yangınlarla alakalı vatandaşlarımızdan biraz daha sabır arz ediyorum.”

“Son 9 günde 44 ilde 191 orman yangınını kontrol altına aldık”

Pakdemirli, Twitter hesabından, orman yangınlarıyla mücadelede son duruma ilişkin bilgi verdi.

Muğla’da 7, Antalya’da 2, Adana, Aydın, Isparta ve Denizli’de birer yangının devam ettiğini gösteren infografiği de paylaşan Pakdemirli, “‘Ormanın Kahramanları’nın 6 ilde 13 adet orman yangınını kontrol altına alma çalışmaları büyük bir özveri ile devam ediyor. Son 9 günde ise 44 ilde 191 orman yangını kontrol altına alındı.” ifadelerini kullandı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Online seyahat bileti platformu obilet.com'un verilerine göre, Marmaris'e seyahat eden turist sayısı, yangın döneminde mevsim normallerinin yüzde 63'üne kadar düşerken, yangın sonrası dönemde potansiyelinin ancak yüzde 71'ine ulaşabildi.

Manavgat'ta da yangınların sürdüğü dönemde yüzde 15'e varan ziyaretçi kaybı, yangınlar kontrol altına alındıktan sonra yüzde 5 düzeyinde devam etti.

obilet.com, yangın döneminde gelen turist sayılarını açıkladı.

Temmuz ayının son günlerinde Antalya'nın Manavgat ilçesinde başlayan ve Türkiye'nin birçok şehrinde meydana gelen orman yangınları, bu bölgelerdeki turizm ve ulaştırma sektörlerini kalıcı olarak olumsuz etkiledi.

Yangın döneminde ve sonrasında bu bölgelere gelen yolcu sayılarını paylaşan obilet.com'un verilerine göre, yangınlar kontrol altına alınarak söndürüldükten sonra dahi Marmaris ve Manavgat bölgelerine gelen yerli ve yabancı turist sayısında düşüş yaşandı.

Verilere göre, en büyük düşüş Marmaris'te yaşandı. Yangınların kontrol altına alındığı ağustos ayının 10'u ila 25'i arasındaki dönemde Marmaris ve Manavgat bölgelerine gelen yolcu sayısı, yangınların devam ettiği 2 haftalık döneme kıyasla bir miktar artış gösterse de sezon beklentilerinin altında kaldı.

Marmaris'e seyahat eden turist sayısı yangın döneminde mevsim normallerinin yüzde 63'üne kadar düşerken, yangın sonrası dönemde potansiyelinin ancak yüzde 71'ine ulaşabildi.

Manavgat'ta yangınların sürdüğü dönemde yüzde 15'e varan ziyaretçi kaybı, yangınlar kontrol altına alındıktan sonra da yüzde 5 düzeyinde devam etti.

obilet.com tarafından yolcu hareketliliğin karşılaştırılması amacıyla kullanılan Antalya merkeze ait verilerde ise bu yönde bir harekete rastlanmadı ve oluşan durumun "Manavgat ve Marmaris gibi yangının etkilediği bölgelere özel bir durum" olduğu kanıtlanmış oldu.

– Manavgat'tan dönüşler hızlandı

obilet.com, yangından etkilenen bölgelere yönelik yolcu trafiğinin yanı sıra ilgili bölgelerden dönüş yapan turist ve vatandaşların seyriyle ilgili de bir analiz gerçekleştirdi.

Buna göre, yangın süresince Manavgat'a yolculuk yapanların oranı, Manavgat'tan dönenlerin oranının yüzde 25 altına düştü ve bu durum etkisini sonraki haftalarda da devam ettirdi.

Marmaris'te, Manavgat'a göre daha az olsa da gelen-giden dengesinde önemli bir kayıp yaşadı. Kıyas amacıyla analiz edilen Antalya verilerinde ise dengeli seyrin devam ettiği gözlendi.

– "Afet sonrası destek paketlerinin altyapı-tedarik-ulaştırma sektörlerini de kapsaması gerekiyor"

Açıklamada görüşlerine yer verilen obilet.com Strateji ve Kurumsal Gelişim Direktörü M. Sertaç Keleş, obilet.com olarak turizm bölgelerine sefer düzenleyen tüm otobüs ve hava yolu firmalarının rota bazlı bilet satış adetlerinden oluşan, tam temsil gücüne sahip bir veri setleri bulunduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Kontrollü değişken olarak kullandığımız Antalya merkeze olan seyahatlerle kıyasladığımızda Marmaris ve Manavgat'a giden yolcu sayısında yangınlar sona erdikten sonra dahi mevsim normallerinin altında bir seyir olduğunu gözlemledik. Özellikle Marmaris'te yüzde 30'a varan bir yerli turist kaybı yaşandı. Temmuz ve ağustos aylarında dengeli şekilde gitmesi beklenen gelen ve giden yolcu oranlarını ele aldığımızda da Marmaris ve Manavgat'tan dönüş yapan yolcuların bu bölgelere giden yolculardan devamlı şekilde daha fazla olduğunu görüyoruz.

Bu bağlamda, afetten etkilenen bölgelerde yaşayan vatandaşlarımıza ve iş yerlerine yapılan desteklerin bir benzerinin hem bölgedeki turizm işletmeleri hem de iş yeri adresi bu merkezlerde olmamakla birlikte bu bölgelere taşıma-tedarik hizmeti sağlayan lojistik ve ulaştırma sektörleri için de gündeme getirilmesinde fayda görüyoruz."

YALOVA(AA) – Yalova’da farklı okullarda eğitim gören ve Atatürk BİLSEM’de de eğitim alan 3 öğrenci, hobi olarak uğraştıkları model uçak yapımını bir adım ileri taşıyarak afetlerde kullanılmak üzere yapay zeka teknolojisini kullanan yeni bir tasarım yaptı.

Geliştirilen model uçak, üzerindeki kameranın kaydettiği görüntüleri, olası yangın ve sel durumu ile deprem sonrası oluşan hasarları anında ilgili kurumlara iletme kabiliyetiyle donatıldı.

İstanbul’da 21-26 Eylül’de düzenlenecek TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali’ne katılacak öğrenciler, gelecekte bu model uçağın seri üretimle insanlık yararına kullanılmasını istiyor.

Projede koordinatör olarak görev alan bilişim teknolojileri öğretmeni Koray Özdemir, AA muhabirine, öğrencilerinin bir süredir model uçak yapımıyla ilgilendiklerini, bu yıl da bir adım ileri taşımak istedikleri için projeye dönüştürdüklerini ifade söyledi.

Özdemir, “Öncelikle yapay zeka kullanarak hasarlı binaların anında tespiti ve yetkililere bildirilmesi üzerine proje geliştirdiler. Daha sonra bu yaz aylarında ülkemizin birçok yerinde yangınla mücadele ediliyordu. ‘Bunu yangınlara da uyarlayabilir miyiz’ düşüncesiyle geldiler. O amaçla da başarılı bir şekilde kullanılabildiğini gördüler. Model uçak, yangın tehlikesi veya hasarlı binaları anlık olarak bildiriyor.” diye konuştu.

Projeyi daha sonra TEKNOFEST’e sunduklarını ve iki değerlendirme aşamasını geride bırakarak finale kaldıklarını anlatan Özdemir, şunları kaydetti:

“Öğrencilerimizin projesi finale kaldı. Önümüzdeki hafta TEKNOFEST’te de yarışacaklar. Umarım başarılı olurlar. Şu anda yarışmaya hazırız. Yaptıkları denemeler başarılı. Tabii ki geliştirilmeye açık bir proje. İleriki süreçte diğer doğal afetler için de kullanılabilir. Otonom uçuşla ilgili öğrencilerimizin yaptığı çalışmalar var. Hedefimiz öncelikle ulusal düzeyde başarılı olabilmek. Daha sonra hedeflerimizi gerçekleştirebilirsek otonom sürüşle ilgili tamamen yapay zeka üzerinden kontrol edilen hale getirip uluslararası yarışmalara da katılmak istiyoruz.”

Hobi amaçlı başladıkları model uçaktan proje ürettiler

Çocukluktan itibaren uçaklara karşı bir merakının olduğunu aktaran öğrencilerden Muhammed Alihafızoğlu da yaklaşık 7 yıldır BİLSEM’de bunun üzerine çalıştığını söyledi.

Daha sonra yarışmaya katılma fikri doğduğunu ve model uçağı geliştirdiklerini vurgulayan Alihafızoğlu, şöyle konuştu:

“Model uçağımızın görevlerinden biri, hasarlı yapıları tespit ederek bize bildiriyor. Üzerine eklenen normal ve termal kamera ile yangınlar veya seller ve arama kurtarma çalışmalarında kullanılabilir. Uçağın arkasındaki kameranın çektiği fotoğrafları yapay zeka sistemi ‘hasarlı’ veya ‘hasarsız’ diye sınıflandırıyor ve size bildiriyor. Uçak geliştirilmeye çok açık bence. Yakında elimize ulaşacak otonom sistemi ile uçağı daha da geliştireceğiz inşallah. Şimdi TEKNOFEST finaline gideceğiz ve çok heyecanlıyız. Yarışmada birinci olmasak bile umarım vatana, millete bir hayrımız olur.”

Projede görevli öğrenci Muhammed Tuğrul Sıcakyüz ise kendisinin daha önce afetler üzerine çeşitli projeler yaptığını belirterek, “Biz Selçuk Bayraktar’ın videolarından etkilendik. O da bu tarz uçaklarla başlamıştı. O görüntüler bize ilham verdi. İnsanlara yardımcı olabilmek, bir şeyleri değiştirebilmek için bu projeyi yaptık. Hayalimiz, günün birinde bunun seri üretiminin kullanılmasını sağlamak.” bilgisini paylaştı.

Öğrencilerden Talha Yurtseven de hobi olarak başladıkları model uçak tasarımını bir sonraki aşamaya taşımak istedikleri için TEKNOFEST’e başvuruda bulunduklarını anlattı.

Yurtseven, “Hobi ile başladığımız için yarışmaya katılalım, finalist olalım diye düşünmedik aslında. İlk turda geçtikten sonra iyi bir puanla geri dönüş yaptılar. İkinci tura geçtikten sonra model uçağımızı daha iyi yaptık. Oradan da iyi bir puanla dönünce finalist olduk. Şimdi gidip iyi bir şeyler yapıp dönmek istiyoruz. Model uçağımız biraz ucuz ama işlevli oldu. Her afette her durumda kullanabileceğimiz duruma geldi. İskelet parçalarını üç boyutlu yazıcıdan bastık.” ifadelerini kullandı.