Tarım ve Orman Bakanlığından kadın üreticilere pozitif ayrımcılık

ANKARA (AA) – Bakan Bekir Pakdemirli, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinliği çerçevesinde kadın üreticilerin de yer aldığı “Tarımda 21 Özgün Kadın” organizasyonu kapsamında “Ben Yaptım Sen de Yaparsın” sloganıyla düzenlenen programa katıldı.

Bakan Pakdemirli, burada yaptığı konuşmada, bugün ekonomide ve tarımsal üretimde en önemli rolü kadınların üstlendiğine işaret ederek, dünyada gayri safi milli hasılanın yüzde 37’sinin kadınların katkısıyla oluştuğunu söyledi.

Dünyada tarımsal iş gücünün yüzde 43’ünü de kadınların oluşturduğunu aktaran Pakdemirli, “Gıda üretiminin yarıdan fazlasında kadınların emeği var. Ülkemizde de toplam istihdamın yaklaşık yüzde 30’u kadınlardan oluşuyor. Tarımda istihdam edilen 4,8 milyon kişinin yüzde 41’i kadın. Türkiye’de kadınların ve erkeklerin hemen hemen eşit sayıda istihdam edildiği tek sektör, tarım.” diye konuştu.

Pakdemirli, kadınların gücü, fikri ve emeğinin sadece üretimde değil, yönetimde de daha çok kullanılması gerektiğinin altını çizerek, şöyle devam etti:

“Bundan dolayı, ‘Tarım ve Ormanın yönetiminde kadınlar olmalı’ dedik ve Ayşe Ayşin Işıkgece Hanımefendiyi Bakanlığımızdaki ilk kadın bakan yardımcısı olarak görevlendirdik ve tarımın önemli alanlarını kendisine teslim ettik. Ayşin Hanım, itiraf etmem lazım, erkeklerden daha çalışkan. Daha önce TİGEM Genel Müdürü iken kendisine ‘hanımağa’ diyordum. Türkiye’deki en büyük çiftliğin başındaydı. Şimdi ise ‘Bakanlığımızın hanımağası oldu’ diyebiliriz.”

“Kadınları üretime daha çok katmak istiyoruz”

Bakanlık olarak kadınları üretime daha çok katmak ve kendi işlerinin patronu olmalarını sağlamak adına birçok proje yürüttüklerini vurgulayan Pakdemirli, şu ifadeleri kullandı:

“Tüm politikalarımızda kadınlara pozitif ayrımcılık sağlıyoruz. Kırsal kalkınma destekleri kapsamında, kadınlarımızı dört bir koldan destekliyor, projelerine ilave puan vererek öne çıkmasını sağlıyoruz. Kırsal kalkınma desteklerinin önemli bir ayağı olan IPARD Programı’nda bugüne kadar 3 bin 119 kadın yatırımcımızın projesine 2 milyar lira hibe sağladık. Bu hibeler ile kadınlarımızın kırsalda 4 milyar lira yatırım yapmasının önünü açtık.

Geçen yıl başlattığımız Uzman Eller Projesi’nde destek verdiğimiz kadın girişimcilerimizin oranı yaklaşık yüzde 50’ye ulaştı. Yine Genç Çiftçi Projesi’nde kadın girişimci sayımız yüzde 60 olup bu kapsamda 29 bin projeye 864 milyon lira hibe desteği verdik. Ayrıca tarım sigortası yaptıran kadın çiftçimize poliçe bedelinden indirim yapıyor, ürününü ve üretimini garanti altına almasına destek oluyoruz. İnşallah bu desteklerimiz artarak devam edecek.”

Pakdemirli, kadın çiftçilerin eğitilmesine büyük önem verdiklerini belirterek, bu amaçla son 19 yılda yaklaşık 250 bin faaliyetle toplam 3 milyondan fazla kadına farklı tarımsal konularda eğitim sağladıklarını, son 3 yılda ise yaklaşık 50 bin faaliyette 850 bin kadın çiftçiyi eğittiklerini anlattı.

Bakan Pakdemirli, Tarımda Kadın Girişimciliğinin Güçlendirilmesi Programı kapsamında da 81 ilde 5 bin 292 kadın çiftçiyi sertifika sahibi yaptıklarını ve bir iş fikri ile proje hazırlamalarını sağladıklarını söyledi.

Kooperatifçilik alanında 86 binin üzerinde kadın çiftçiye eğitim verdiklerini aktaran Pakdemirli, Bakanlık bünyesinde kurucusu kadın ve ortaklarının çoğu kadınlardan oluşan tarımsal kalkınma kooperatif sayısının bugün 87’yi bulduğunu dile getirdi.

Pakdemirli, “2015 yılında başlatılan ve kadın çiftçilere yönelik yürütülen 33 il özel projesi ile 2 bin 40 kadın çiftçinin eğitim almasını sağladık, 340 kadın çiftçimize de yeni istihdam ortamı oluşturduk.” dedi.

“Tarım, kadın çiftçilerin gayretiyle büyümeye devam etti”

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ve meteorolojik kuraklığa rağmen özellikle kadın çiftçilerin gayreti ve yoğun çalışmalarla tarım sektörünün büyümeye ve gelişmeye devam ettiğine dikkati çeken Pakdemirli, şu değerlendirmede bulundu:

“2020 yılında yüzde 4,8 büyüyen tarım son 3 yılın en yüksek büyüme rakamına ulaştı. Tarımsal hasılamız bir önceki yıla göre yüzde 20 artışla, Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırarak, 333,3 milyar liraya yükseldi. Ülkemiz tarımsal hasılada Avrupa’da lider, dünyada ilk 10 içindedir. Sulama alanında yaptığımız büyük yatırımlar sayesinde meteorolojik kuraklığa rağmen toplam bitkisel üretimiz 9 milyon ton ilave artışla 126 milyon tona ulaşarak Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı.

Kadınlar üretimde olduğu sürece ambarımız boş kalmayacak, Türkiye tarım alanında dünyada söz sahibi olmaya devam edecek. Bakanlık olarak bağcılıktan hayvancılığa, meyvecilikten seracılığa, arıcılıktan ipekböcekçiliğine kadar birçok konuda, tarımsal üretim sürecinin her aşamasında bulunan kadın çiftçilerimizin her zaman yanındayız.”

Pakdemirli, “Tarımda 21 Özgün Kadın” etkinliği kapsamında tarımsal üretimde başarılı olmuş, kendi fikrini hayata geçirmiş 21 ilham veren kadını bir araya getirdiklerini belirterek, “Projelerle, eğitimlerle ve desteklerle kadınlarımızın hayata daha fazla katılmaları noktasında her türlü girişimi sürdüreceğiz.” diye konuştu.

“Kadına yönelik şiddete ‘hayır’ diyorum”

Pakdemirli, kadının saygınlığını ve itibarını korumanın herkes için bir insanlık vazifesi olduğuna işaret ederek, “Kadına yönelik şiddete, ‘şiddetle hayır’ diyorum. Bu şiddeti uygulayanlara, kadına karşı evinde, işinde ayrımcılık yapanlara devletimizin her türlü cezayı vereceğinden kimsenin şüphesi olmasın.” ifadelerini kullandı.

Salonda kendisini dinleyenler arasında yer alan eşi Ahu Pakdemirli’nin de Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayan Pakdemirli, hayatının bütün büyük kararlarını her zaman eşine danışarak aldığını ve onun desteğiyle ilerlediğini vurguladı.

Tarım ve Orman Bakanlığı Bakan Yardımcısı Ayşe Ayşin Işıkgece de Türkiye’nin Avrupa’nın en büyük tarımsal gücü olmasında kadınların emeği olduğunu belirterek, “Başarı, siz isterseniz ve inanırsanız peşinizden gelir. Bugün buradaki kadınlar birçok kadına ilham verecek. Kırsaldaki yüzlerce kadın da onların açtığı yoldan ilerleyecek, tarımda kadın girişimcilerin sayısı daha da artacak.” diye konuştu.

Firmalarla kadın üreticilerin desteklenmesi için protokol imzalandı

Törenin ardından, ABC Deterjan ve Coca-Cola Türkiye firmalarıyla Tarım ve Orman Bakanlığı arasında protokol imzalandı.

Protokollere, Bakan Yardımcısı Işıkgece, ABC Deterjan Genel Müdür Yardımcısı Eser Arıcı Kıroğlu, Coca-Cola Türkiye Genel Müdürü Başak Karaca imza attı.

ABC Deterjan tarafından yürütülecek “Yerli Yerinde Projesi”yle “aynısefa” ulusal pazarda tanıtılması ve ülke ekonomisine kazandırılması amaçlanıyor. Bu kapsamda, bu bitkinin üretilmesi için kadınlara eğitim verilecek.

Coca-Cola Türkiye’nin desteklediği “Kız Kardeşim Projesi” kapsamında da kadın girişimcilerin ve Tarımsal Kalkınma Kooperatifi ortağı olan kadınların ticari faaliyetlerini güçlendirmeleri ve satış-pazarlama alanlarında rekabet yeteneklerini artırmaları için eğitimler verilecek. Projeyle, 1000 kadın girişimciye ulaşılması hedefleniyor.

Törende, 21 kadın üretici adına, tekstil üretimini bırakıp bal üretimine başlayan Derya Demircan ve meyve kurutarak kendi markasını oluşturan başaran Yasemin Korkut, kendi hikayelerini anlattı.

Törenin ardından Bakan Pakdemirli, Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen 21 kadın çiftçiye plaket verdi.

Muhabir: Deniz Çiçek Palabıyık

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – AA muhabirinin Bakanlıktan edindiği bilgiye göre, kurban satış ve kesim yerlerinde alınması gereken önlemlere ilişkin il tarım ve orman müdürlüklerine talimat gönderildi. Söz konusu tedbirler konusunda afiş ve broşürler de hazırlatılarak dağıtılmaya başlandı.

Tedbirler kapsamında, kurban satış yerinin etrafının sınırlandırılması, uygun giriş-çıkış kapılarının oluşturulması, satış yerine maskesiz girilmesine izin verilmemesi, girişte el dezenfeksiyonu ve ateş ölçümü yapılması zorunlu tutuldu.

Kurban satış yerlerine girişte kurbanlık hayvanların kulak küpesi, veteriner sağlık raporu, hayvan pasaportu ve nakil belgesinin kontrol edilerek, küpesi ve belgesi olmayanların buralara girişine izin verilmeyecek.

Hayvan alım-satımlarında sosyal mesafeye dikkat edilmesi, müşteri ve satıcılar arasında el teması (tokalaşma) olmaması önem taşıyor. Uygun yerlerde el antiseptiği bulundurulacak. Kurban satış yerlerinde insan kalabalığı ve belirli yerlerde yoğunluğu önlemek için çadırlar arası mesafe en az 2 metre olacak.

Buralarda düzenli olarak temizlik ve dezenfeksiyon yapılacak. Sosyal alanlarda tek kullanımlık bardak, tabak, çatal gibi malzemeler kullanılacak. Görevli personel uygun, temiz iş kıyafetleri ve koruyucu giysiler (bone, maske, galoş, eldiven, çizme) giyecek ve mutlaka ağız maskesi takacak.

Kurban kesim alanına hayvan sahiplerinin toplu girişi engellenecek

Hayvan kesim yerlerinin önünde salgına ilişkin bilgilendirme afişleri bulundurulacak. Kesim yerleri, mezbahalar ve özel hayvan kesim yerleri bayram süresince açık olacak ve hizmet verecek. İhtiyaç olan yerlerde mobil hayvan kesim yerleri oluşturulacak, kesim yapılan yerlerin ve çevresinin temizliği için önlemler alınacak.

Hayvan kesim yerlerinde görev alacaklara salgın tedbirlerine ilişkin eğitim verilecek. Kesim alanına hayvan sahiplerinin toplu girişi engellenecek. Oluşturulan bekleme alanlarına sadece bir hayvan sahibi alınarak sosyal mesafe kuralına dikkat edilmesi sağlanacak.

Hayvan kesim yerlerinde kalabalık oluşumunu önlemek için kesimler randevuyla yapılacak. Kasapların hijyen kuralları ve Kovid-19’a yönelik alınması gereken tedbirlere uymaları sağlanacak. Her kesimden sonra aletler temizlenecek, kesim alanlarında lavabo ve el dezenfektanları bulundurulacak. Buralar düzenli olarak havalandırılacak.

Kesilen hayvanlara ait hastalıklı organlar, kesim sırasında oluşan atık ile özellikle kist hidatik riskine karşı karaciğerler ve akciğerler kesinlikle evcil ve yabani hayvanlara verilmeyecek.

Cadde, sokak ve parklarda hayvan kesimi yapılamayacak

Yoğunluk yaşanmaması için vatandaşların kurbanlık hayvan alımını son güne bırakmaması tavsiye ediliyor.

Kesim yerlerinde işlemlerin daha düzenli yapılması, zaman kaybının önlenmesi ve yoğunluk yaşanmaması için vatandaşların kurbanlarını bayramın ilk gününde kestirmekte ısrarcı davranmaması da büyük önem arz ediyor.

Cadde, sokak ve park gibi kamusal alanlarda kurbanlık hayvan kesimleri yapılmayacak.

ANTALYA (AA) – Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Mustafa Altuğ Atalay, Kızıldeniz üzerinden Akdeniz ve Ege’ye göç ederek hızla çoğalan Hint Okyanusu kökenli zehirli balon balığının Akdeniz’deki canlıları istila etmeye başladığını söyledi.

Balon balığının balıkçılığa ve balıkçıların ekonomisine ciddi manada zarar verdiğini vurgulayan Atalay, “Bunun üzerine hem balıkçılarımıza destek hem de sularımızdaki ekosistemin korunması için bir tebliğ yayınladık. İstilacı balon balıklarının ölüsünü teslim eden ruhsatlı balıkçılara büyük balıklar için 5 lira, diğerleri için de 50 kuruş olmak üzere ödeme yapacağız.” diye konuştu.

Geçen sene başlayan uygulamada balon balıklarının sadece büyük boyutta olanlarının kuyruklarını aldıklarına değinen Atalay, bu sene ise boyut farkı olmaksızın ve bütün olarak alacaklarını dile getirdi.

“Derisi çok esnek ve sağlam”

Atalay, büyük balon balığı derisinin sanayide kullanıldığını, ekonomide değerlendirilmesi için çalışmalar yaptıklarını belirterek şunları kaydetti:

“Balon balığı, balon gibi şiştiği için derisi çok esnek ve sağlam bir yapıda. Dolayısıyla hem tekstil ve giyim sanayisinde hem de diğer sektörlerde rahatlıkla kullanılacak bir yapıya sahip. Balon balığı derisinden çanta yapıldı, son derece rahat işlenebilen ve boyayı kabul eden bir deriye sahip. Bunlardan farklı takılar, kemer, süs eşyası, cüzdan yapılabiliyor, son derece de dayanıklı. Bizden balon balıklarını topluca almak isteyen firmalar olursa bedelsiz vereceğiz. Biz balıkları vereceğiz, onun da bir sözleşmesi var. İmha şartnamesini onlara imzalatacağız. Balığın derisini çıkarıp tabakladıktan sonra istedikleri şekilde bunları kullanabilecekler. Balon balığını hem kimya sanayinde zehrini değerlendirmek üzere hem de derisini değerlendirmek için bize müracaat eden firmalar var.”

“Balon balıkları insanlara saldırmaz”

Balon balıklarının insanlara zarar verdiği gerekçesiyle denize girmeye korkanların olduğuyla ilgili bazı haberler yapıldığını anlatan Atalay, “Bu balıklar genel yapı itibarıyla insanlardan kaçarlar, insan etiyle veya benzeri etlerle beslenmezler. Saldırma odaklı değillerdir. Çok nadir birkaç olay olmuştur ama bu genel yapıyı bozmaz. Balon balıkları insanlara saldırmaz. Yerli ve yabancı turistler gönül rahatlığıyla sahillerimizde yüzebilirler.” ifadelerini kullandı.