Tarımda teknoloji geliştirme projelerine destek verilecek

ANKARA (AA) – Tarım ve Orman Bakanlığının, Araştırma ve Geliştirme Destek Programına İlişkin Tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandı.

Buna göre, üniversiteler, sivil toplum ve meslek kuruluşları, TÜBİTAK Ar-Ge birimleri ve özel sektörce hazırlanan projelerin başvuru ve değerlendirme süreçleriyle değerlendirme süreci sonunda desteklenmesine karar verilen projeler Bakanlık Ar-Ge Destek Programı’ndan yararlanacak.

Projeler yeni kurulan bir kurul tarafından belirlenecek. Kurul, bakan yardımcısı başkanlığında, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar, Gıda ve Kontrol, Hayvancılık, Balıkçılık ve Su Ürünleri, Bitkisel Üretim ve Tarım Reformu genel müdürlüklerinden birer temsilci, üniversitelerin bahçe bitkileri, bitki koruma, tarla bitkileri, tarım makineleri, tarım ekonomisi, toprak bilimi ve bitki besleme, tarımsal yapılar ve sulama, zootekni, su ürünleri, gıda ve veteriner hekimliği bilim dallarından birer öğretim üyesi ve TÜBİTAK’tan bir temsilci olmak üzere 19 üyeden oluşacak.

Kurul, projelere verilen desteğin durdurulması, iptali, proje yürütücüsü veya üniversiteler için yürütücü kurum değişikliği, proje ortağı kurum değişikliği, bütçe artışı, süre uzatımı ve benzeri konularda karar verecek, ödemeleri karara bağlayacak.

Projeler TAGEM’e iletilecek

Kurul, her yıl belirlediği öncelikli konulara ilişkin proje başvurularının Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğüne (TAGEM) sunulması için, her takvim yılında bir kez çağrıya çıkılacak

Proje formatına uygun şekilde hazırlanan projeler, çağrıda belirtilen süre içerisinde TAGEM’e iletilecek.

Desteklenmesine karar verilen projeler, TAGEM’in internet sayfasından ilan edilecek.

Destek ödemesi tarımsal destekleme bütçesinden, Ziraat Bankasında açılan proje hesabına yapılacak.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Gıda Takviyesi ve Beslenme Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Samet Serttaş, AA muhabirine, takviye edici gıdaların ilaç olmadığını ve dünya mevzuatında “gıda” olarak tanımlandığını söyledi.

Tarım ve Orman Bakanlığının onay koduna sahip ürünlerin, gerekirse telefonla hemen sorgulatılabileceğini, böylece gıda satışı gerçekleşen her ortamdan söz konusu ürünlerin güvenle satın alınabileceğini belirten Serttaş, onay kodu sorgulamasında şüpheli bir durumla karşılaşılırsa Bakanlığın ALO 174 hattının aranarak, ihbarda bulunulabileceğinin altını çizdi.

Serttaş, gıda takviyelerinin ilaçlar gibi özel saklama koşulları gerektirmediğini belirterek, “Eczanelerin de bu ürünlerin satışına devam etmesini destekliyoruz.” diye konuştu.

Tarım ve Orman Bakanlığının da gıda takviyesi ürünleri üzerinde çok sıkı denetimleri olduğuna dikkati çeken Serttaş, Türkiye’de bu anlamda başka ülkelerde olmayan bir onay mekanizması bulunduğunu anlattı.

Ürünlerin hem piyasaya arz edilmeden önce hem gümrük kapılarında hem de satış noktalarında Bakanlık yetkililerince denetlendiğini, ürünün içerisinde hangi bileşenden ne kadar bulunması gerektiğini belirleyen bir bilim komitesi olduğunu aktaran Serttaş, “Bu bilim komitesi, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı yetkilileri ve alanında uzman akademisyenlerden oluşuyor. Türkiye Akdeniz diyetiyle beslenen bir ülke olduğu için Avrupa ve Amerika ile kıyasladığımızda gıda takviyelerine konulan bileşenlerin maksimum olabilecek limitleri hususunda oldukça muhafazakar. Bu nedenle ülkemizdeki makul tüketicinin bir doz aşımı problemi bulunmuyor.” ifadelerini kullandı.

“Müşteri gibi internetten sipariş verip kontrol ediyoruz”

Serttaş, özellikle Kovid-19 salgını sebebiyle internet satışlarının yoğunlaşmasına dikkati çekerek, “Kim, bizim ürünümüzü nerede satıyor, bunu takip ediyoruz. Sipariş verip ürünün kontrolünü sağlıyoruz.” dedi.

​​​​​​​Türkiye’deki pazar büyüklüğüne ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Serttaş, 2020 rakamlarıyla gıda takviyesi pazarının 1,5 milyar lira seviyesinde gerçekleştiği bilgisini paylaştı. ABD’de bu pazarın 34,5 milyar dolar seviyesinde bulunduğuna dikkati çeken Serttaş, sözlerini şöyle tamamladı:

Almanya pazarı 2 milyar avro, Fransa ise 1,6 milyar avro seviyesinde bulunuyor. Türkiye’de öyle sanıldığı gibi vitamin çılgınlığı gibi bir durum yok. Pazar, henüz emekleme seviyesinde bulunuyor. Türkiye’de gıda takviyesi sektörünün, katma değeri yüksek ürün üretme potansiyeli mevcut. Bu yüzden gelecek için umut vadediyor.”

TUNCELİ(AA) – Kent merkezine 5 kilometre uzaklıktaki Pülümür Vadisi’nde yer alan Tunceli Orman Fidanlığı, 1948 yılında bu yana Türkiye’nin dört bir köşesinin yeşillendirilmesinde rol oynuyor.

Yaklaşık 40 hektar alandan oluşan fidanlıkta karaçam, sarıçam, ceviz, badem, ardıç, alıç ve mahlep başta olmak üzere 40’ın üzerinde tür yetiştirildi ve bu yıl 2 milyon fidan ve 1000 kilogram tohum üretildi.

Sel, çığ, heyelan, kaya yuvarlanması ve erozyon gibi afetlerin önüne geçmek amacıyla kullanılan buradaki fidanlar, şimdilerde orman yangınlarında zarar gören arazilerin yeniden yeşillendirilmesi için hazırlanıyor.

Elazığ Orman Fidanlık Müdürü Serkan Yılmaz, AA muhabirine, Tunceli Orman Fidanlığı’nın 1948 yılında geçici kavak üretimi istasyonu olarak kurulduğunu söyledi.

Bu yıl 2 milyon fidan üretildi

Burada ağaçlandırma, erozyon ve sel kontrol çalışmalarında kullanılacak fidanların üretildiğini ifade eden Yılmaz, şöyle konuştu:

“Elazığ Orman Fidanlık Müdürlüğümüzde 2021 yılında 13 milyon adet fidan üretmiş bulunmaktayız. Üretilen 13 milyon fidanın 2 milyon adedini Tunceli fidanlığımızda ürettik. Aynı zamanda yine 2021 yılında üretmiş olduğumuz 11 bin kilogram fidan tohumunun 1000 kilogramını Tunceli Orman Fidanlığımızda üretmiş bulunmaktayız.

Yılmaz, kentteki fidanlıkta sarıçam, karaçam, ardıç, meşe ve ceviz gibi türlerin yetiştirildiği belirterek, “Geçtiğimiz günlerde yaşadığımız ve afet boyutunda olan orman yangınları hepimizi derinden etkilemiştir. Ancak halkımız müsterih olsunlar. 1839 yılında kurulmuş olan ve 182 yıllık köklü tarihiyle Orman Genel Müdürlüğümüz bu tür beklenmedik olaylara ve afetlere her zaman hazırlıklıdır.” ifadelerini kullandı.

Tohum stok merkezlerinin ve soğuk hava depolarının fidan tohumlarıyla dolu olduğunu anlatan Yılmaz, şunları kaydetti:

“Orman fidanlıklarımız da yine afet görmüş yerlerde kullanmak üzere ve ayrıca diğer ağaçlandırma, erozyon kontrolü ve sel kontrolünün yapılacağı yerlere dikilmek üzere üretilmektedir. Her türlü stokumuz mevcuttur, hazırlığımız tamdır. Burada üretmiş olduğumuz fidanlar ihtiyaç duyulması halinde Akdeniz’de yangın görmüş alanlarda kullanılmak üzere nakledilerek toprakla buluşturulacaktır.”