TBMM, Ermenistan'ın Karabağ savaşındaki hak ihlallerini raporlaştırdı

ANKARA (AA) – TBMM Ermenistan’ın Azerbaycan’a Saldırması ile Başlayan Gerilim ve Çatışma Sürecinde Yaşanan Hak İhlalleri ve Türkiye’deki Ermeni Vatandaşlarımızın Durumu Alt Komisyonu Başkanı Hakan Çavuşoğlu, “Ermenistan’ın Karabağ’daki çatışmalarda ön plana çıkan eylemlerinin sivillere ve sivil yerleşim yerlerine gerçekleştirdiği saldırılar olduğu görülmektedir. Bu eylemlerin birer savaş suçu olduğu da muhakkaktır.” dedi.

AK Parti Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu başkanlığında toplanan komisyon, hazırlanan raporu görüştü.

Çavuşoğlu, komisyon toplantısında yaptığı konuşmada, ikinci Karabağ Savaşı sürecinde can kayıpları, okul, kreş, hastane, tarihi ve kültürel değerlere saldırılar nedeniyle ortaya çıkan hak ihlallerini gözlemlediklerini, bu esnada insan haklarına ilişkin uluslararası kurum ve kuruluşlar ile Cenevre sözleşmelerine taraf olan ülke ve devletler ile Minsk Grubu’nun yaşanan ihlallere karşı bir girişimde bulunmadığının görüldüğünü söyledi.

Azerbaycan-Ermenistan çatışma sürecinde ortaya çıkan hak ihlallerini incelemek ve farkındalık oluşması, uluslararası toplumun girişimde bulunması için komisyonun kurulduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, komisyonun aynı zamanda Türkiye’de yaşayan Ermeni kökenli vatandaşların bu süreçte ortaya çıkabilecek mağduriyetlerini ve alınabilecek tedbirleri kapsayacak şekilde çalışmalarına başladığını kaydetti.

İstanbul’da Ermeni asıllı vatandaşlarla ve temsilcileriyle görüşüp kurumlara ziyaret gerçekleştirdiklerini anlatan Çavuşoğlu, sadece Ermenistan-Azerbaycan çatışma süreciyle alakalı olmayan konuların da ele alındığını, yazışmaların gerçekleştirildiğini aktardı.

Çavuşoğlu, çatışmalar devam ettiği sırada komisyon üyeleriyle Azerbaycan’a gidip Bakü, Gence, Terter ve Berde’de incelemelerde bulunulduğunu, sivil yerleşim bölgelerine yapılan saldırılarda hayatını kaybeden 94 kişinin yakınlarıyla görüşüp ıslak imzalı tutanak alındığını kaydetti. Çavuşoğlu ayrıca saldırılarda yaralananlarla da görüşmeler yapıldığını, 3 bin 326 evin harap olduğunu, 120 apartman ve 504 kamu binasının kullanılmaz hale geldiğini aktardı.

Azerbaycan’ın eylemlerinin yasal bir savunma eylemi olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, “Ermenistan’ın Karabağ’daki çatışmalarda ön plana çıkan eylemlerinin sivillere ve sivil yerleşim yerlerine gerçekleştirdiği saldırılar olduğu görülmektedir. Bu eylemlerin birer savaş suçu olduğu da muhakkaktır.” diye konuştu.

“İnsanlığa karşı suç olarak değerlendirilmesi mümkün”

Bu tür saldırıların niteliğinin savaş suçu olmaktan çıkıp insanlığa karşı suç olarak değerlendirilmesinin de mümkün olduğuna işaret eden Çavuşoğlu, “Burada önemli olan Ermenistan’ın gerçekleştirdiği saldırıları yaygın veya sistematik bir saldırının parçası olarak planlayıp planlamadığı yapılacak araştırmalar neticesinde ortaya çıkacaktır.” ifadesini kullandı.

Çavuşoğlu, Ermenistan’ın sivil ölümlere yol açacak şekilde hayati öneme sahip altyapı unsurlarını, ayrım gözetmeksizin ve sistematik olarak hedef alan, askeri gereklilik olmadan, yasa dışı ve keyfi olarak mülkiyetin yaygın yok edilmesi niteliğindeki eylemlerinin de suç oluşturduğunu kaydetti.

Çavuşoğlu, hazırlanan raporun çok sayıda dile çevrilerek ilgili parlamenter kurumlar aracılığıyla diğer ülkelerin dikkatini çekeceklerini dile getirerek, 4 ayrı BM kararına rağmen bölgede işgalci konumdaki Ermenistan’ın hiçbir şekilde geri adım atmadığını, hatta Ermeni yetkililerin başka idealleri bulunduğunu söyledi.

Uluslararası toplumun savaşın devam ettiği süreçte “duymadım, görmedim, bilmiyorum” mantığıyla hareket ettiğini belirten Çavuşoğlu, “Uluslararası toplum herhangi bir şekilde harekete geçme cihetini göstermedi. Bu anlamda raporumuz bir çifte standardın da altını çiziyor.” dedi.

Türkiye’deki Ermeni vatandaşlarla ilgili de çalışmalar yaptıklarını anlatan Çavuşoğlu, onların da bu çatışmalardan kaygı duyduklarını gördüklerini, ancak devletin yetkili organlarının onları koruma anlamında önlemleri aldığını, herhangi bir olaya da sebebiyet verilmediğini kaydetti.

Çavuşoğlu, bu çalışmalarda Ermeni toplum temsilcilerinin “nefret söylemi”nin altını çizdiğini, bu söylemin daha çok dijital ortamda kontrolsüz şekilde gerçekleştiğini aktardı. Ermeni kökenli vatandaşların başka sorunlarını da dile getirdiğini anlatan Çavuşoğlu, konularla alakalı ilgili mekanizmalarla temasa geçildiğini bildirdi.

Görüşmelerin ardından rapor alt komisyonda oylanarak kabul edildi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

BAkÜ(AA) – Azerbaycan Başsavcılığı, Ermenistan ile ateşkes mutabakatının imzalandığı 10 Kasım 2020’den bugüne kadar işgalden kurtarılan topraklarda, mayın nedeniyle yaşanan can kayıplarına ilişkin verileri açıkladı.

Buna göre, savaşın bittiği günden bugüne kadar 20 Azerbaycanlı sivil ile 7 asker, Ermenistan güçlerinin döşediği mayınlar nedeniyle hayatını kaybetti.

Söz konusu dönemde, 86 asker ile 29 sivil ise mayın patlaması sonucu yaralandı.

BAKÜ (AA) – Azerbaycan ordusunun işgal altındaki topraklarını 44 günlük savaşla kurtarmasından sonra Rusya, Azerbaycan ve Ermenistan arasında imzalanan üçlü bildirinin uygulamaya konulmasıyla bölge, yeni ulaşım hatları sayesinde artık savaş ortamından çıkarak ekonomik canlanmanın yaşanacağı bir sürece girdi.

Bildiriye göre, Karabağ sorunu nedeniyle yaklaşık 30 yıldır kapalı kalan tüm ekonomi ve ulaşım hatları açılacak. Bu süreçte, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in birçok kez “Zengezur koridoru” şeklinde ifade ettiği ulaşım hattı ön plana çıktı.

Zengezur, bir zamanlar Müslüman Türk nüfusun yaşadığı tarihi Azerbaycan toprağı olsa da 1920’li yıllarda Sovyetler Birliği’nce Ermenistan’a bağlandı ve bugün de Ermenistan’ın sınırları dahilinde bulunuyor. Zengezur’un Ermenistan’a verilmesiyle Azerbaycan Nahçıvan’la kara bağlantısını kaybetti.

Nahçıvan ile Azerbaycan’ın batı kısımları arasında doğrudan kara bağlantısının olmaması Bakü yönetimine her zaman zorluk yaşattı. 44 günlük savaşta Ermenistan’ın yenilgiye uğratılmasıyla imzalanan ateşkesin 9. maddesi bölgede kurulacak ulaşım koridorlarıyla ilgili oldu.

Azerbaycan, kara ve demir yolu ulaşımının yapılacağı Zengezur koridorunun hayata geçmesi için kendi topraklarında hızla başladığı projeleri yoğun şekilde sürdürüyor.

Azerbaycan’ın, başkent Bakü’den Fuzuli ilinin Horadiz kasabasına kadar demir yolu hattı zaten işlek durumda. Bu hattın Horadiz’den Ermenistan sınırına kadarki kısmının bazı bölümleri Ermenistan işgali döneminde tahrip edildi, bazı bölümleri ise yapılan barajın suları altında kaldı. Dolayısıyla Horadiz’den Nahçıvan’ın Ordubad iline uzanan 166 kilometrelik yeni demir yolu hattı inşa edilecek.

Hattın Ermenistan kısmından, Zengezur bölgesinden geçecek 43 kilometrelik bölümünün inşaatı için Azerbaycan ile Rusya görüşmeler yapacak. Azerbaycan’ın Ermenistan ile değil Rusya ile görüşecek olmasının nedeni, Ermenistan demir yollarının mülkiyetinin Rusya’ya ait olmasından kaynaklanıyor.

Ordubad’dan, Nahçıvan’ın kuzeyinde bulunan; Türkiye, Ermenistan ve İran’a yakın Velidağ istasyonuna kadarki 158 kilometrelik hat ise kapsamlı tamir edilecek. Velidağ’da biten hat, Ermenistan sınırına kadar 14 kilometre uzatılacak.

Ermenistan, bölgedeki barış arayışlarına katkı sağlamaya karar verilmesi ve bu ulaşım projelerine katılması halinde, kendi demir yolu hattını Bakü’den Horadiz’e, Horadiz’den de Nahçıvan’ın kuzeyine kadar olan bu hatla birleştirebilecek. Böylece Ermenistan, Rusya ve İran’a kesintisiz ulaşım elde edebilecek.

Demir yolu hattıyla paralel olarak aynı güzergahlarda kara yolu hatlarının da devreye girmesi söz konusu. Azerbaycan, Zengezur’a uzanacak Ahmetbeyli-Horadiz-Mincivan-Ağbend otoyolu projesine başladı ve proje hızlı şekilde ilerliyor.

Diğer taraftan Türkiye ve Azerbaycan’ın, Kars’ı Nahçıvan’a bağlayacak demir yolu hattı projesi de bulunuyor. Bu projelerin tümü gerçekleştirildiğinde Türkiye ile Azerbaycan arasında yeni ulaşım bağlantısı sağlanacak. Aynı zamanda Türkiye ile Rusya arasında Azerbaycan üzerinden kesintisiz kara ve demir yolu iletişimi sağlanmış olacak.

Koridor ile tüm bölge ülkeleri kazanacak

Hazar Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Telman Nüsretoğlu, 10 Kasım 2020’de Azerbaycan, Ermenistan ve Rus arasında imzalanan anlaşmanın en önemli maddesinin Nahçivan ile Azerbaycan’ın batı kesimlerinin kara yoluyla bağlanması maddesi olduğunu belirtti.

Nüsretoğlu, Zergezur koridorunun önemini şöyle anlattı:

“Nahçıvan ile Azerbaycan’ın diğer arazilerinin bağlanması, Türkiye ile Azerbaycan ve diğer Türk cumhuriyetleri arasında kara ve demir yolu bağlantılarının tekrar sağlanması için Zengezur koridorunun açılması çok önemlidir. Tarihi İpek Yolu’nun yeniden canlandırılması, Çin’in ‘Tek Kuşak Tek Yol’ projesi, bölgesel iş birliği ve ticaretin canlandırılması açısından da koridor hayatidir. Bu meselede Rusya, Türkiye ve Azerbaycan’ın çıkarları da örtüşüyor. Rusya bu koridor üzerinden Ermenistan, İran ve Türkiye ile bağlantılarını daha da güçlendirebilir. Ermenistan koridorun açılmasıyla Azerbaycan üzerinde Rusya ile ticaret yapabilir. Yani Ermenistan, Türkiye ve Azerbaycan’la normalleşmeye giderek tecritten kurtulmasını, refahtan pay almasını sağlayabilir.”