TBMM Genel Kurulunda, bakanlığının 2020 yılı bütçesine ilişkin konuşan Kasapoğlu, gençlerin kendileri için her şeyden öte en kıymetli varlık olduğunu söyledi

  • 2020 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulunda

    TBMM (AA) – Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, “Gençlerimizin yarınlara kültürle, sanatla, bilimle, sporla yürümesi için; gençlik merkezlerimizle, yurtlarımızla, gençlik kamplarımızla, spor tesislerimizle, gece gündüz onların hizmetine sunduğumuz bu imkanlarla tüm desteği veriyoruz ve inşallah çocuklarımızı, gençlerimizi hiçbir kirli odağın tuzağına düşürmemek için gayretimizi göstereceğiz.” dedi.

    TBMM Genel Kurulunda, bakanlığının 2020 yılı bütçesine ilişkin konuşan Kasapoğlu, gençlerin kendileri için her şeyden öte en kıymetli varlık olduğunu söyledi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, belediye başkanlığından itibaren gençlere ve sporculara verdiği önemin kendileri için önemli bir ilham kaynağı olduğunu belirten Kasapoğlu, “Bundan sonraki süreçte de tıpkı bugüne kadar olduğu gibi, inşallah gençlerimizin, çocuklarımızın, sporcularımızın, küresel rekabette çok daha güçlü olmaları ve bizden alacakları bu emaneti daha güçlü şekilde yarınlara taşımaları için var gücümüzle çalışacağız.” diye konuştu.

    Barış Pınarı Harekatı sırasında sporcuların yaptıkları asker selamıyla Mehmetçiklere olan sevgisinin kendilerini de heyecanlandırdığını anlatan Kasapoğlu, son altı ayda tüm branşlarda kazanılan başarılar ve alınan madalyaların herkesi gururlandırdığını vurguladı.

    – “Gençlerimizle gurur duyuyoruz”

    Kasapoğlu, katılımcı demokrasi, çoğulculuk, ortak aklı hedef ve misyon aldıklarına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Gençlerimiz için yeni metotlar, yöntemler geliştirmeye gayret ediyoruz. Gençliğimiz sadece bu ülkenin değil, tüm insanlığın umudu bir gençlik ve bizim gençliğimiz tüm insanlığa layık olacak donanıma, vicdana, ehliyete sahip bir gençlik. Gençlerimizle gurur duyuyoruz. O yüzden, gençlerimizin yarınlara kültürle, sanatla, bilimle, sporla yürümesi için; gençlik merkezlerimizle, yurtlarımızla, gençlik kamplarımızla, spor tesislerimizle, gece gündüz onların hizmetine sunduğumuz bu imkanlarla tüm desteği veriyoruz ve inşallah çocuklarımızı, gençlerimizi hiçbir kirli odağın tuzağına düşürmemek için gayretimizi göstereceğiz.”

    320 gençlik merkezi sayısını gelecek yıl çok daha yukarılara taşıyacaklarını aktaran Kasapoğlu, başta üniversiteler olmak üzere, pek çok yerde, liselerde, ortaokullarda gençlik merkezlerinin gençleri yarınlara daha güçlü hazırlayacağını ifade etti.

    Bakan Kasapoğlu, şöyle devam etti:

    “Merhum Haluk Dursun hocamızın ifadesiyle, Fırat’ın, Dicle’nin kuzularını çakallara kaptırmama adına gece gündüz demeden çalışacağız ve inşallah ne Fırat’ın ne Dicle’nin ne Sakarya’nın ne Menderes’in kuzularını kaptıracağız. Kandan, gözyaşından beslenenlere hiçbir fırsatı vermeyeceğiz. Bizim yaptığımız, onların yıktığı, yaktığı tesisleri yeniden yaptık. İnşallah bundan sonraki süreçte yakıp yıkmalarına da müsaade etmeyeceğiz, gençlerimizle orada spor yapacağız, gençlerimiz oradan şampiyonlar çıkaracak. Bu ülkenin hiçbir kaynağını kötü emeli olan insanlara kullandırmayacağız; gençlerimiz, bizim en büyük imkanımız, en büyük kaynağımız, her şey onlar için.”

    – CHP’li Bankoğlu’na tepki

    CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu’nun, oturduğu sıraya “işsizlik ve mutsuzluk oscarı” olarak nitelendirdiği ödülü bırakmasına değinen Kasapoğlu, şunları söyledi:

    “Sayın Bartın milletvekilimiz, sabahleyin kartvizitinizi bıraktınız, onu bırakıyorum. Hoş olmayan bir şekilde bıraktınız ama ben size nezaket çerçevesinde bırakacağım. Ancak şunu bilin; sayın Cumhurbaşkanımız gençlerin en büyük dostu. Onun ısrarıyla, sizlere rağmen bu Meclis 18 yaşındaki gençlerle tanıştı. Burslardan, kredilerden bahsediyorsunuz. Cumhurbaşkanımızın, belediye başkanıyken başlattığı bursları siz kestirdiniz, Anayasa Mahkemesine götürdünüz, iptal ettirdiniz. Şimdi de gençlerin mutsuz olduğundan bahsediyorsunuz. Sayın vekil, sizi, kartvizitinizi getirirken biraz gergin gördüm. Kartvizit öyle takdim edilmez. Size acilen spor yapmayı tavsiye ediyorum, spor.”

    İmtiyazlı kitlelerin değil sessiz çoğunlukların temsilcisi olduklarını vurgulayan Kasapoğlu, CHP sıralarına yönelik, “Biz gençlerimizle, güvendiğimiz, inandığımız gençlerle bu ülkeyi, size rağmen çok daha yukarılara taşıyacağız. Bu ülkenin her karışında Cumhurbaşkanımızın alın teri var, ilçelere, köylere kadar alın teri var. Sizin neyiniz var, neyiniz?” ifadelerini kullandı.

    Kasapoğlu’nun, “Artık, bakın, çamur siyasetiyle, lafla peynir gemisi yürütemezsiniz. Yıllarca Atatürk’ü istismar ettiniz, gençliği istismar ettiniz. Artık kimse inanmaz bunlara.” sözleri üzerine CHP milletvekilleri sıra kapaklarına vururken, AK Parti milletvekilleri ise alkışladı.

    AK Parti ve CHP milletvekillerinin karşılıklı laf atmaları üzerine, TBMM Başkanvekili Mithat Sancar birleşime ara verdi.

    Aradan sonra konuşmasına devam eden Kasapoğlu, sporun kendileri için çok önemli olduğunu, sporla ilgili çalışmalarının ve yatırımlarının hem inşa hem de sportif kültürü yaygınlaştırma ve sporda başarıyı daha yukarılara taşıma noktasında sürdüğünü dile getirdi.

    – “Yetenek Taraması ve Spora Yönlendirme Projesi”

    Yetenekli gençleri tespit etme noktasında çok önemli projelerinin olduğuna işaret eden Kasapoğlu, “Yetenek Taraması ve Spora Yönlendirme Projesi. Bu, çok önemli. Çünkü bu vesileyle ilkokul 3’üncü sınıftaki çocuklarımızın bilimsel yöntemlerle sportif anlamda taramasını gerçekleştiriyoruz ve nitelikli olduğunu tespit ettiğimiz noktalarda, onları, ilgili spor branşına yönlendiriyoruz. Geçtiğimiz yıllarda taradığımız 1 milyon 200 bin çocuğumuzdan 100 binini şu an gerek olimpiyat hazırlık merkezlerimizde gerek sporcu eğitim merkezlerimizde yarınlara hazırlıyoruz.” diye konuştu.

    Kasapoğlu, “Yüzme Bilmeyen Kalmasın Kampanyası”nı başlattıklarını hatırlatarak, bu kapsamda 100 bin hedefini aştıklarını, yeni hedeflerinin 1 milyon kişi olduğunu aktardı.

    A Milli Futbol Takımı’nın 2020 Avrupa Şampiyonası’nda güzel başarılara imza atacağına inandığını belirterek, başarılar dileyen Kasapoğlu, “İnşallah ilk maçta, İtalya’yla olan maçta, tüm dünyayı Fransa maçında Konya’da şaşırttıkları gibi orada da şaşırtacaklar. Hep birlikte onların yanında olacağız.” şeklinde konuştu.

    – “CHP Grubu her şeye karşı”

    Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumuna yönelik eleştirilerin ölçülü olmadığının altını çizen Kasapoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

    “Çünkü 2002’deki yatak kapasitesiyle şimdiki yatak kapasitesi arasında 3 kat fark var. Konfor açısından çok ciddi aşama var, otel konforunda yurtlarımız var. Daha fazla yurt yapalım istiyoruz ama yeni yurtları kampüslere yapıyoruz, yeni hedefimiz bu. İstanbul Teknik Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Marmara Üniversitesi; bunlarla anlaştık, başlıyoruz. Ama ODTÜ’ye geldik, tıkandık. Her şey hazır, CHP Grubu’nun muhalefetiyle karşılaştık. Tabii, CHP Grubu her şeye karşı. Havaalanından Marmaray’a kadar, Kanal İstanbul’a kadar her şeye karşısınız. Yapacak bir şey yok ama siz istemeseniz de biz yapmaya, inşa etmeye devam edeceğiz. Sadece inşaat değil, gönülleri de yapacağız, sizlerin gönlünü de yapacağız, siz de sevineceksiniz inşallah. Kampüse yurdu yapacağız, öğrenci yol parası vermeyecek, istediği zaman yurduna gelecek, istediği zaman kütüphaneye gidecek ama buna karşı çıkmayın. Gelin beraber yapalım, ismini de siz koyun gerekiyorsa.”

    Yarınların hep birlikte çok daha anlamlı, gençler ve millet için çok daha mutlu olacağını, buna inandıklarını vurgulayan Kasapoğlu, “Bizim amacımız bu ülkenin onurunu, şerefini yücelten gençliğin umudu olmak ve bu ülkenin yarınlarına ihanet edenlere de gereken cevabı vermek.” dedi.

  • 2020 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulunda

    TBMM (AA) – AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar, “AK Parti olarak 17 yılda çiftçilerimize toplamda 137,7 milyarlık destek sağladık. Ülkemiz 2005’ten beri tarımsal hasılada dünyada ve Avrupa’da lider konumda. Bugün Türkiye 195 ülkeye bin 690 çeşit tarım ürünü ihraç ediyor.” dedi.

    TBMM Genel Kurulunda görüşmeleri devam eden Tarım ve Orman Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bütçeleri üzerinde AK Parti Grubu adına konuşmalar yapıldı.

    AK Parti İzmir Milletvekili Yaşar Kırkpınar, tarımın, en kolay eleştirilebilen ve esnekliği olmayan aynı zamanda kıt kaynakların en etkin ve verimli kullanılması gereken stratejik bir sektör olduğunu kaydetti.

    Gelecekte gıdayı kontrol edenlerin dünyayı da kontrol edeceklerini vurgulayan Kırkpınar, şöyle konuştu:

    “Dünyada mevcut 13 milyar hektar toprak alanının sadece 5 milyar hektarı tarım toprağıdır, bunun da sadece 1,5 milyar hektarlık alanında tarım yapılmaktadır. Ülkemizde ise 24 milyon hektarda tarım yapılıyor ve 14,6 milyon hektar da mera olarak kullanılmaktadır. Şehirleşmenin artması, küresel ısınma, toprağın yanlış kullanımı, çölleşme, erozyon gibi gelişmeler tarıma elverişli arazileri maalesef tehdit ediyor. Bunun için üretim potansiyeli yüksek 65 ilimizde 7 milyon hektara karşılık gelen 265 ovayı sit alanı ilan ederek koruma altına aldık.”

    Türkiye’nin 2002 yılında tarımsal milli gelir bakımından 37 milyar lirayı dahi bulamayan bir büyüklüğe sahip olduğunu ve tarım ürünleri ihracatının da 3,8 milyar dolar düzeyinde gerçekleştiğini, çiftçilere verilebilen tarımsal desteğin ise yılda sadece 1,8 milyar olduğunu anımsatan Kırkpınar, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Biz bu seviyeden aldığımız Türkiye’yi tarımsal milli gelirde 217 milyar liraya, tarım ürünleri ihracatında 17,7 milyar dolara yükselttik. Tarımsal desteklerde bu yıl itibarıyla 16,1 milyar destek verdik, önümüzdeki yıl bu desteği 22 milyara çıkardık. AK Parti olarak 17 yılda çiftçilerimize toplamda 137,7 milyarlık destek sağladık. Ülkemiz 2005’ten beri tarımsal hasılada dünyada ve Avrupa’da lider konumda. Bugün Türkiye 195 ülkeye bin 690 çeşit tarım ürünü ihraç ediyor.”

    Hayvancılığı da öncelikli sektör olarak ele aldıklarını dile getiren Kırkpınar, son 17 yılda hayvancılığa yaklaşık 33 milyar liralık destek verdiklerini, büyükbaş hayvan sayısını 9,9 milyondan 18 milyona, küçükbaş hayvan sayısını ise 32 milyondan 46 milyona yükselttiklerini söyledi.

    AK Parti Bursa Milletvekili Zafer Işık, tarım, orman ve su kaynaklarının bir ülkenin yer üstündeki stratejik zenginliklerini oluşturduğunu belirterek, bu anlamda Türkiye’nin jeopolitik konumuyla zenginlikler sunduğunu kaydetti.

    AK Parti hükümetlerinin son 17 yılda tarım ve ormancılık anlamında Türkiye’ye çok büyük katkılar sağladığını ifade eden Işık, “2023-2071 hedeflerimiz için hayata geçirilen proje ve yatırımlarla ülkemizi ihya ederek üreticimizin gelir seviyesini yükselttik. Bu arada, tüketicinin daha kaliteli ürünlere daha ekonomik olarak ulaşmasına gayret gösterdik. Güçlü Türkiye yolu güçlü tarım politikalarından geçmektedir.” diye konuştu.

    – “Orman varlığını artıran nadir ülkelerden birisiyiz”

    AK Parti Antalya Milletvekili İbrahim Aydın, Orman Genel Müdürlüğü’nün, Türkiye’nin orman kaynaklarının sürdürülebilir yönetimini sağlayarak, kaynakların milletin menfaatine sunulmasından sorumlu 180 yıllık köklü bir teşkilat olduğunu vurguladı.

    Aydın, “Dünyada orman varlığını artıran nadir ülkelerden birisiyiz. Son 17 yılda yaklaşık 5 milyon 300 bin hektar alanda ormancılık faaliyeti gerçekleştirilerek yaklaşık 4 milyar 500 milyon adet fidan toprakla buluşturulmuştur. 2023 yılı sonunda dünya nüfusu kadar yani 7 milyar fidan toprakla buluşturulacaktır. Hedefimiz orman varlığımızı ülke topraklarının yüzde 30’u olan 23 milyon 400 bin hektara çıkarmaktır.” dedi.

    Türkiye’nin erozyonla mücadelede dünya lideri olduğunu ifade eden Aydın, 2 milyon hektar alanda erozyon kontrol çalışmalarının yapıldığını anımsattı. Aydın, Orman Genel Müdürlüğünün yaptığı çalışmalar kapsamında yangından dolayı zarar gören alanların aynı yıl içerisinde ağaçlandırıldığına ve orman varlığının yok olmasına izin verilmediğine işaret etti.

    – “Ülkemizde yanan her 3 ampulden birini HES’ler aydınlatmaktadır”

    AK Parti Burdur Milletvekili Yasin Uğur ise 2003-2019 yılları arasında baraj sayısını yüzde 205 artışla 276’dan 841’e çıkardıklarını, hidroelektrik santral sayısını yüzde 570 artışla 657’ye, gölet ve bent sayısını 228’den 602’ye yükselttiklerini belirterek, daha önce hiç yapılmamasına karşın bu süre içerisinde 18 adet atık su tesisinin yapıldığını belirtti.

    Uğur, “Enerjide dışa bağımlılığımızı azaltmak için yerli, milli ve yenilenebilir enerji kaynağı olan hidroelektrik potansiyelimizi harekete geçirdik. 2003 yılında 26 milyar kilovatsaat olan hidroelektrik enerji üretim kapasitemizi 2019 yılı kasım ayı sonu itibarıyla 99,5 milyar kilovatsaate yükseltilmiş ve böylelikle kaynaklar arasında HES’ler birinci sıraya yükselmiştir. Ülkemizde yanan her 3 ampulden birini HES’ler aydınlatmaktadır. Hedefimiz; 2023 yılına kadar 135 milyar kilovatsaat hidroelektrik enerji üretim kapasitesine ulaşmaktır.” dedi.

    AK Parti Çankırı Milletvekili Salim Çivitcioğlu, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün faaliyetleri hakkında bilgi vererek, “Hava tahmin tutarlılık oranı yüzde 90’ların üzerinde olan tahminlerle başta tarım, ulaştırma, enerji, milli savunma, çevre ve şehircilik, turizm, sağlık, adalet ve afet yönetimi olmak üzere pek çok sektörün meteorolojik ürün ve hizmet taleplerini karşılayan Meteoroloji Genel Müdürlüğü, yüksek teknolojiyi kullanan, uluslararası ilişkileri güçlü, bölgesinin öncü ve saygın servisi konumundadır.” ifadelerini kullandı.

    AK Parti Muğla Milletvekili Mehmet Yavuz Demir, hayvansal protein olarak balık ve su ürünlerinin yüzde 20 civarında insan nüfusunun protein ihtiyacını karşıladığını belirterek, doğal avcılık yöntemleriyle insanların bu kıymetli protein maddesine ulaşmasının mümkün olamayacağını söyledi. Demir, “Bırakın 2050 yılını, şu günümüzde dahi bu ihtiyacı karşılayacak bir düzeyde değildir. Yine, bilim insanları gerek denizlerimizde gerek okyanuslarda her geçen gün balıklar başta olmak üzere tüm canlıların hızla tükenmekte olduğunu da belirtmektedirler. İşte, tam da bu anlamda, balık yetiştiriciliğinin önemi bir kez daha ortaya çıkmıştır.” diye konuştu.

    Konuya ilişkin Meclisten yeni bir düzenlemenin çıktığını anımsatan Demir, 2023 yılında hedeflenen 1 milyar dolarlık balık ihracatının bugün itibarıyla 1 milyar doları geçtiğini ve hızla bunu ikiye, üçe katlanma aşamasında olduğunu aktardı.

    AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, iktidara geldikleri 2002 yılından itibaren gençlerin kendi eğitimlerini ve gelişimlerini sağlıklı ve güvenilir ortamlarda tamamlayabilmeleri kapsamında gençlik merkezleri, gençlik kampları, spor tesisleri, yurtlar, kredi ve bursların AK Parti hükümetlerinin üzerinde en çok durduğu ve daha önceki dönemlerle kıyaslanamayacak ölçüde büyük kaynak aktardığı konular arasında olduğunu söyledi.

    Kılıç, AK Parti hükümetlerinin gençler için yaptığı çalışmaları anlattı.

    AK Parti İzmir Milletvekili Fehmi Alpay Özalan, “Bu bütçe, gençlerin ve sporcuların bütçesidir. Bu bütçe, yerli ve milli bütçedir. Bu bütçe, kimsesizlere, garibanlara, dul ve yetimler ile mazlumlara sahip çıkan, zalimlere karşı duran, terörün başını ezen, dosta güven, düşmana korku salan, emperyalistlerin gözlerinin içerisine baka baka ‘dünya 5’ten büyüktür’ diyen bir bütçedir.” dedi.

    Sporun evrensel bir değer olduğunu anımsatan Özalan, sporun dili, dini, ırkı her ne olursa olsun insanları bir araya getiren bir unsur olduğunu ve sporun kardeşlik, toplumlar arası barış ve huzuru sağlayan bir değer olduğunu vurguladı. Özalan, “AK Parti, gençliği ve evrensel değerleri bir araya getirmeyi hedeflemiş ve bu hedefi gerçekleştirmiştir. Kuruluş gayesi insan ve millete hizmet etmek olan AK Parti, bizi biz yapan, tek vatan, tek devlet, tek bayrak ve tek millet değerleriyle ülkemizin dört bir yanında çok büyük eserlerin altına imza atmıştır” şeklinde konuştu.

    AK Parti Bursa Milletvekili Atilla Ödünç, demir yollarının sürdürülebilir kalkınma hamlelerinin en önemli ve güçlü halkalarından birisi olduğunu belirterek, “Ne yazık ki yıllarca ihmal edilen bu sektörü canlandırmak için AK Parti hükümetleri döneminde yoğun çaba sarf ettik. 11 bin 590 kilometre uzunluğundaki konvansiyonel demir yolu hattımızı adeta yeniden inşa edercesine komple revize ederek ana hatlarımızın tamamını yenilemiş olduk.” bilgisini paylaştı.

  • 2020 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulunda

    TBMM (AA) – Meclis Genel Kurulunda, Tarım ve Orman Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile bağlı ve ilgili kurumların 2020 yılı bütçelerinin görüşmelerine başlandı.

    Genel Kurul, TBMM Başkanvekili Mithat Sancar başkanlığında toplandı.

    Genel Kurulda, bakanlıkların yanı sıra Orman Genel Müdürlüğü, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü, Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Türkiye Su Enstitüsü, Spor Genel Müdürlüğü, Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu, Karayolları Genel Müdürlüğü, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü bütçeleri de görüşülecek.

    Bütçeler üzerinde ilk sözü CHP Grubu adına İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındır aldı.

  • 2020 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulunda

    TBMM (AA) – MHP İzmir Milletvekili Hasan Kalyoncu, “Tarım alanlarının kabusu haline gelen hobi bahçeleri acilen düzenlenmelidir, hem tarım arazilerinin bölünmesine hem kirlenmesine sebep olan hobi bahçeleri için kanuni bir düzenleme yapılmalıdır.” dedi.

    TBMM Genel Kurulunda görüşmeleri devam eden Tarım ve Orman Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bütçeleri üzerinde MHP Grubu adına konuşmalar yapıldı.

    MHP İzmir Milletvekili Hasan Kalyoncu, Doğu Türkistan’ın başşehri Urumçi yakınlarında yer alan Turfan şehrinin su ihtiyacının nasıl karşılandığını anlattı.

    Su miktarının giderek azalacağını ve gelecekte su kıtlığı yaşanacağını bilerek uygulamaların titizlikle denetlenmesi gerektiğini ifade eden Kalyoncu, “Ülkemizde var olan bütün su kuyuları bir an önce kayıt altına alınmalı ve kaçak su kuyusu bırakılmamalıdır. Sadece Konya havzasında kaçak su kuyusu miktarı yüzde 80 civarındadır.” dedi.

    Tarım topraklarının korunması açısından önemli durumlardan birisinin de denetimsiz foseptiklerin varlığı olduğunu ifade eden Kalyoncu, bunun hem toprağın hem de suların kirlenmesini engellemek açısından büyük önem arz ettiğini söyledi. Kalyoncu, İzmir’de kanalizasyon sistemine dahil edilmeyen yaklaşık 87 bin foseptiğin yer aldığını kaydetti.

    Kalyoncu, “Tarım alanlarının kabusu haline gelen hobi bahçeleri de acilen düzenlenmelidir, hem tarım arazilerinin bölünmesine hem kirlenmesine sebep olan hobi bahçeleri için kanuni bir düzenleme yapılmalıdır.” ifadesini kullandı.

    – “Çiftçi üretmeyi sever”

    MHP Adana Milletvekili Muharrem Varlı, bu yıl pamuk üreticilerinin çok büyük sıkıntılar yaşadığını aktararak, “Türkiye’deki pamuk üreticilerinin yaşadığı sıkıntıları iyi araştırıp bu konuda bir çözüm üretebilirsek inanın ki önümüzdeki yıllarda pamuk ektirmeyi başarabiliriz yoksa bu şartlarda çiftçimizin pamuk ekmesi mümkün değil çünkü hem maliyetler çok arttı hem yüzde 30 ürün kaybı hem de fiyatlarda artış kaybı var.” ifadesini kullandı.

    Çiftçilerin üzerindeki en büyük sıkıntılardan birisinin de Ziraat Bankası borçları olduğunu dile getiren Varlı, “Şu anda çiftçilerin büyük bir kısmı Ziraat Bankası borçlarını ödeyemiyor, ödeyemeyince yapılandırmaya gidiyor; yapılandırma da yüzde 14 faiz oranıyla oluyor. Bu rakamı ne yapıp yapıp bir şekilde yüzde 10’ların altına çekmemiz lazım.” diye konuştu.

    MHP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt ise Ordu’nun, Giresun’un en önemli geçim kaynağı olan ve Düzce’den Akçakoca’ya, Sakarya’dan Trabzon’a kadar 8 milyon fındık üreticisiyle ilgili bir mücadele verdiklerini, temmuz ayında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın fındık taban fiyatını açıkladığını belirterek, Erdoğan’a teşekkür etti.

    Enginyurt, şunları kaydetti:

    “Geçen sene 560 milyon dolar civarında ihraç yapılırken bu yıl şu anda aynı süre içerisinde 980 milyon civarında bir ihracat gerçekleşti. Geçen sene 103 bin ton fındık ihraç edilirken bugün itibarıyla 153 bin ton fındık ihracı gerçekleşti. Geçen sene 1,6 milyar dolar ihracat gerçekleşmişken inşallah bu sene 2 milyar dolar ihracat gerçekleşecek. Bu da neyi gösteriyor? Fındık parasının heba edildiği, hibe edildiği bir ürün değil. Devlet ne kadar destek verirse, ne kadar yardım edilirse fazlasıyla karşılığının alındığı bir ürün olduğunu da göstermiştir. Bu vesileyle ben tekrar Tarım Bakanımıza, Toprak Mahsuller Ofisine ve Sayın Cumhurbaşkanımıza çok teşekkür ediyorum, bizim sesimizi duydu.”

    Çiftçi Kayıt Sistemi’yle (ÇKS) ilgili yaşanan sorunları anlatan Enginyurt, ÇKS’de kayıt süresi diye bir sürenin olmaması gerektiğini söyledi.

    MHP Yozgat Milletvekili İbrahim Ethem Sedef, Türkiye’de tarımsal ve orman ürünlerinin üretimini artırmak, sağlıklı gıdaya ulaşmak, çiftçilerin yaşam standartlarını yükseltmek ve düzenli üretimi sağlayacak çalışmalar yapmak gerektiğini söyledi.

    Türkiye’nin 44 milyar dolarlık tarımsal hacimle Avrupa ülkeleri arasında önemli bir yere sahip olduğunu belirten Sedef, “Şu anda 195 ülkeye 1690 tarımsal ürün ihraç eden önemli bir ülkeyiz. Yine ülkemiz, fındık, kiraz, incir, kayısı ve ayva üretiminde dünya birincisi; haşhaş, kavun, karpuz üretiminde dünya ikincisi; seçim bölgem Yozgat’ın meşhur mercimeği başta olmak üzere, diğer bölgelerimizde üretilen Antep fıstığı, kestane, vişne ve salatalık üretiminde ise dünya üçüncüsüdür.” dedi.

    – “İşi ehline vermediğimiz için Türk sporu şu anda çok başarısız”

    MHP Kocaeli Milletvekili Saffet Sancaklı, Türk sporunun iyi durumda bulunmadığını belirterek, bir ülkenin sporda iyi mi kötü mü olduğunu anlamak için olimpiyatlarda aldığı derecelere bakmak gerektiğini söyledi.

    Türkiye’nin son üç olimpiyatta tarihin en kötü neticelerini aldığını ifade eden Sancaklı, şöyle devam etti:

    “Hem de ne zaman alıyor biliyor musunuz? Türkiye tarihinin en yüksek tesisleşmesinin ve büyük bir atılımın yapıldığı, dünya çapında tesislerimizin olduğu bir zamanda. Peki, tesis, dünyayla iletişim, para, imkan var ama başarı yok. Neden? Bunun nedeni basit: Peygamber Efendimizin lafını dinlemiyoruz. Peygamber Efendimiz demiş ki: ‘İşi ehline verin.’ İşi ehline vermediğimiz için de maalesef Türk sporu şu anda çok başarısız ve gittikçe de daha eksiye gidiyor.”

    2020 yılında bütün federasyonların başkanlık seçiminin olacağını anımsatan Sancaklı, branşında milli olmayan kimsenin başkan olmaması gerektiğini ve buna ilişkin MHP’nin kanun teklifi verdiğini söyledi.

    Sancaklı, “Gelin, o branşta milli olanları federasyon başkanı yapalım ve o branştaki milli sporcular için en az yüzde 25 de kota koyalım. Şöyle ki 20 kişilik yönetim kurulunda en az 5 kişi de milli sporcu olsun. Göreceksiniz, dünyadaki prestijimiz de çok çabuk artacak ve yeni bir atmosfer olacak.” dedi.

    Sancaklı, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Türk futbolu son 20 yıldır holding patronlarının, büyük şirket patronlarının güç savaşı yaptığı bir mecraya döndü. Bugün Türkiye’nin belki de yüzde 80’inin tuttuğu Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş’ın toplam borcu gün itibarıyla 9 milyar liraya yakın. Holding patronu olabilmek için parayı yönetmeyi bilmek lazım, şirketi yönetmeyi bilmek lazım. Maşallah, holdinglerini çok iyi yönetiyorlar, aldı başını gidiyor holdingler; aynı adamlar kulüpleri yönetiyor, kulüpler de iflas etti. Peki, bu nasıl iş? O zaman şöyle yapacağız: Kulüpler o kadar zor durumda ki idareciler çıkacak ‘Ey büyük Türk milleti, biz şu anda bu durumdayız’ diye bunu bütün çıplaklığıyla anlatacak ve kabul edecek herkes bunu. Artık denizin bittiğini göreceğiz ve müdahale edeceğiz. Bu müdahalenin de nasıl yapılacağı belli.”

    Sancaklı, “eğer Türk futbolu bir şirket olsaydı çoktan konkordato ilan etmiş olacağını” söyledi.

    Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın oyunculara ödediği paraların yıllık ortalamasının 500 milyon lira olduğunu ifade eden Sancaklı, şöyle konuştu:

    “Peki ne oldu? Avrupa kupalarında var mıyız? Avrupa’nın ikinci, üçüncü sınıf takımlarının arkasında bitirdik; ya sonuncu olduk ya sondan ikinci olduk. Peki, hani bu oyuncular bizi uçuracaktı Avrupa’da, hani bu oyuncuların hepsi Türkiye liginde uçacaktı. Ne oldu? Ligin devre arasına yaklaştık, puan durumunu okuyorum: Sivasspor 33, Beşiktaş 27, Fenerbahçe 25, Galatasaray 24. Sivasspor Beşiktaş’a 6, Fenerbahçe’ye 8, Galatasaray’a 9 puan fark atmış. Ben de Sivasspor Kulübü Başkanı Sayın Mecnun Otyakmaz’ı arayarak oyunculara kaç para ödendiğini sordum. ‘Bütün sene ödediğim para 90 milyon TL’ yanıtını aldım. Diğerleri 500 milyon TL ödüyor, Sivasspor 90 milyon TL ödüyor.”

    MHP Mersin Milletvekili Olcay Kılavuz, gençliğin bir milletin en büyük güvencesi, hayat damarı, itici kuvveti, sönmez meşalesi, aydınlık ufku, bir ülkenin ilerleme ve kalkınma kaynağı ve her türlü zorluğa karşı mücadele bayrağı olduğunu söyledi.

    Bugün gençlerin en önemli sorununun işsizlik olduğunu ifade eden Kılavuz, genç işsizliğin azaltılması için devletin çok karlı bir yol izlemesi, gençler için doğru planlamalar yapılması ve ihtiyaçlara göre meslek yönlendirilmesinde bulunulması gerektiğini belirtti.

    Kılavuz, “Gençlerimizin lisans, yüksek lisans ve doktora aşamalarında almış oldukları kredi borçları bir iş bulana kadar ertelenmeli, bu borçlanmalardan kaynaklanan gecikme faizi ile icra işlemleri sonlandırılmalıdır. Henüz iş bulamadan gençlerimizi borç ve hacizle uğraştırmak doğru değildir.” dedi.

    MHP Mersin Milletvekili Baki Şimşek, “Türkiye son yıllarda ulaştırma ve altyapıya ilişkin olarak dünyanın en büyük projeleri arasına giren yatırımları gerçekleştirmiş ve milletimizin hizmetine sunmuştur.” dedi.

    Menemen-Aliağa-Çandarlı otoyolunun bir an önce tamamlanması ve Ankara-Niğde-Ulukışla-Adana otoyolunun kalan kısmının da bitmesinin sağlanması gerektiğini ifade eden Şimşek, “Bu projeyi geç kalmasına rağmen olumlu buluyor ve destekliyoruz, bunun için de Sayın Bakanımıza teşekkür ediyoruz. Türkiye’nin önemli otoban ağlarından biri olan bu yol tamamlandığında Edirne’den Urfa’ya kadar kesintisiz bir otoyol ağı gerçekleştirilmiş olacaktır. Yapılan tüm bu mega projeleri destekliyor, vatandaşlarımızın hizmetine sunan, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. ” ifadesini kullandı.

  • 2020 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulunda

    TBMM (AA) – İYİ Parti Trabzon Milletvekili Hüseyin Örs, İstanbul’da 34 bin kahvehaneye karşılık 51 il halk kütüphanesinin bulunduğunu belirterek, “Ankara’da 44 kütüphane, 21 bin kahvehane; İzmir’de 42 kütüphaneye karşılık yaklaşık 7 bin kahvehane bulunuyor. Türkiye geneline baktığımızda kahvehane sayısı 700 binken, kütüphane sayısı 1413. İşte bu yüzden endişeliyiz.” dedi.

    TBMM Genel Kurulunda görüşmeleri devam eden Tarım ve Orman Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bütçeleri üzerinde İYİ Parti Grubu adına konuşmalar yapıldı.

    İYİ Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş, Türkiye’nin, tarım ve hayvancılıkta kendi kendine yeten, ihracatta önemli bir paya sahip konumdayken dışa bağımlı hale geldiğini ileri sürdü.

    AK Parti iktidarları döneminde uygulanan yanlış tarım ve hayvancılık politikalarının çiftçileri toprağa küstürdüğünü savunan Yokuş, iktidarın yerli üretim yerine sınırsız ithalatı seçtiğini iddia etti.

    2018 yılında çiftçilere verilmesi gereken 37 milyar lira yerine sadece 14,5 milyar lira hibe verildiğini belirten Yokuş, iktidarın çiftçinin 133 milyar liralık hakkını gasbettiğini öne sürdü.

    Çiftçinin borç yükünün sürekli arttığını söyleyen Yokuş, “Çiftçiler için kurulan Ziraat Bankası, çiftçi yerine Simit Sarayı’nı destekler oldu.” dedi.

    Yokuş, vatandaşların ne yediğini bilmediğini, gıda terörünün herkesin sağlığını vurduğunu dile getirerek, “Sağlığımızla oynayanları kara listeye alacak mısınız, ağır hapis cezası getirecek misiniz, ticaretten men cezası düşünüyor musunuz? Tarım ve Orman Bakanlığı denetim noktasında yetersizdir. Gıda denetimi işini ehil olanlara vermiyorsunuz. Yeterince kadro istihdamı yapmıyorsunuz.” ifadelerini kullandı.

    Tarım ve Orman Bakanlığında bir bakan yardımcısının 40’ın üzerinde danışmanı olduğu iddiasında bulunan Yokuş, Bakanlığı bu danışmaların yönettiğini savundu.

    Yokuş, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye yönelik, “Sayın Bakanım, Allah aşkına, ya sen bu Bakanlığı yönetemiyorsun ve Sudan’ı da çok seviyorsun, şu Türk milletine ve kendine bir iyilik yap, emekli ol, istifa et, git Sudan’da yaşa, onlarla beraber ol.” diye konuştu.

    – “Provakatif dil, taraftarlar arasında gerginliği körüklüyor”

    İYİ Parti Trabzon Milletvekili Hüseyin Örs, spor kulüplerinin iç dinamikleri ve hukuksal altyapı eksiklikleri nedeniyle büyük problemlerle karşı karşıya olduklarını anlattı.

    Sporda şiddete karışan ve şiddet uygulayan insanlara sadece ceza verilmesinin, bunları şiddetten uzaklaştırmadığını vurgulayan Örs, şiddete bulaşanların ıslah edilmesi ve tekrarında cezalandırılması gerektiğini kaydetti.

    Sporun, reklam unsurunun körüklemesiyle ticarileştiğine işaret eden Örs, Türkiye’de gazete spor sayfalarının neredeyse tamamını futbol haberlerinin doldurduğunu aktardı.

    Gazetelerin haber ve yorum başlıklarındaki anahtar kelimelerin özenle seçilmesi gerektiğine dikkati çeken Örs, bazı spor gazetelerinin maç öncesi ya da sonrası değerlendirme ve haberlerinde “savaş, çatışma, silah, intikam, parçalama, imha, kurşun, ölüm” ifadelerinin mecazi anlamda kullanılmasını eleştirdi.

    Örs, “Spor haberlerinde özellikle de manşet ve haber başlıklarındaki bu provokatif dil, rakip taraftarlar arasında gerginliği körüklüyor.” değerlendirmesinde bulundu.

    Gençlerin işsizliğinin görmezden gelinemeyeceğine değinen Örs, “TBMM yan gelip yatma yeri değil, işsiz gençlerimizin çare kapısıdır.” dedi.

    Örs, Türkiye’de kahvehane sayısının kütüphane sayısından çok fazla olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:

    “İstanbul’da 34 bin kahvehaneye karşılık 51 il halk kütüphanesi; Ankara’da 44 kütüphane, 21 bin kahvehane; İzmir’de 42 kütüphaneye karşılık yaklaşık 7 bin kahvehane bulunuyor. Türkiye geneline baktığımızda kahvehane sayısı 700 binken, kütüphane sayısı 1413. İşte bu yüzden endişeliyiz.”

    Örs, işsiz gençlerin ve atanamayan öğretmenlerin vakitlerini kahvehanelerde geçirdiğini de söyledi.

    – “Bir sağına, bir soluna en az 2 köprü daha yapabilirdiniz”

    İYİ Parti Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır, İstanbul Havalimanı’nın 35 milyar dolara yapıldığını, bundan daha büyük bir tesisi Çin’in 12 milyar dolara mal ettiğini ileri sürdü.

    “Ziraat Bankasının Simit Sarayı’nın yüzde 51 hissesini 500 milyon dolara satın alacağını” ifade eden Dikbayır, “Ziraat Bankası bu işlemle o iş adamını, milletin parasıyla borçlarından kurtarıyor. 3 milyar lira, emeklilikte yaşa takılanların sorununun çözümü için gereken kaynağın beşte 1’i. Tek bir iş adamı için, 150 bin EYT’li vatandaşımızın sorununu çözecek parayı milletin sırtına yüklüyorsunuz.” şeklinde konuştu.

    Konuşması sırasında AK Parti’li milletvekillerinin laf attığını dile getiren Dikbayır, “Yani siz oradan laf yetiştirince ben korkacağım da susacak mıyım? Siz sarayın vekilisiniz, ben 38 arkadaşımla beraber milletin vekiliyim, zorunuza bu mu gidiyor?” dedi.

    İYİ Parti Mersin Milletvekili Zeki Hakan Sıdalı, Osmangazi Köprüsü’nün günlük 40 bin, yıllık 14 milyon 600 bin geçiş garantisi bulunduğunu ancak sadece 9 milyon 98 bin aracın geçtiğini anlattı.

    Sıdalı, şöyle devam etti:

    “40 dolardan, 5 milyon 501 bin aracın ücretini vatandaşımız vergileriyle ödeyecek. Yıllık 210 milyon dolar düzeyinde kamuya bir bedel söz konusu. 22 yılda ödeyeceğiniz parayla bir sağına, bir soluna en az 2 köprü daha yapabilirdiniz. Bir diğer örnekse Yavuz Sultan Selim Köprüsü. Geçmesi gereken araç sayısı 4, geçen araç sayısı 1. Küçük hesap hatası burada da 2019 başına kadar 115 milyon dolara mal oldu. Size teslim edilen koyunlara ne kadar iyi baktığınız buradan da belli. Avrasya Tüneli’nin açıldığı 2016 sonundan 2019’un 4’üncü ayına kadar geçen araç sayısı 36,5 milyon; burada da durum aynı.”

    AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, Dikbayır’ın AK Parti’li milletvekillerine yönelik “sarayın milletvekilleri” ifadesinin, Meclisin adabına aykırı olduğunu vurguladı.

    Mecliste hakaret etmeden konuşulması gerektiğine işaret eden Turan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte oldukları yönündeki ifadelerden, Erdoğan’ın yol arkadaşları olarak şeref duyduklarını dile getirdi.

    İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu ise iktidarın yaptığı yollardan geçerken dua ettiklerini ancak vatandaşın cebinden çıkanı da bilmesi gerektiğini ifade etti.

    Dervişoğlu, “Milletin cebinden beş kuruş çıkmadı diyorsunuz ama 5 müteahhidin eli de milletin cebinden çıkmadı.” dedi.

  • 2020 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulunda

    TBMM (AA) – Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Gıdada taklit ve tağşişte her şey yasak ancak cezalar yeterli gelmiyor. Taklit ve tağşişi yapanlar bu cezai müeyyidelerde kanunun arkasından dolaşıyorlar, buradaki müeyyideleri hep birlikte önümüzdeki günlerde, inşallah ocak ayının ilk günlerinde artırıyor olmamız lazım diye düşünüyorum.” dedi.

    TBMM Genel Kurulunda bakanlığının 2020 yılı bütçesine ilişkin konuşan Pakdemirli, “Kamuoyunda gündeme gelen asılsız iddialar ve gerçekler” adlı bir kitapçık bastırdıklarını anımsattı.

    Türkiye’nin tarımsal hasılada Avrupa’da ilk sırada, dünyada da ilk 10’da yer aldığını belirten Pakdemirli, bunun yeterli olmadığını, gece gündüz çalışmaya devam etmeleri gerektiğini söyledi. Pakdemirli, “2050’de dünya nüfusu 10 milyar, Türkiye nüfusu 100 milyon olacak. Zor ulusal bir ev ödevimiz var. Küresel ısınma, iklim değişiklikleri, açlık, israf ve küresel rekabet var. Ben Bakanlığımın ilk gününden beri bir şey söylüyorum: Tarım ve orman memleket meselesidir, siyasetin üstünde bir meseledir. Bunu günlük siyasi rantlara alet etmememiz gerekir. Günlük siyasetle ilgili herhangi bir şey soruyorsanız soru önergesine gerek yok, beni arayın. Telefon edin, ben telefonunuza çıkacağım, cevaplarınızı da vereceğim.” dedi.

    Bütün partilerin, grupların desteğine ihtiyaçlarının olduğunu vurgulayan Pakdemirli, yeni bir Tarım Orman Şurası yaptıklarını ve bir sürü yasal değişikliğe ihtiyaçlarının olduğunu söyledi.

    Tüm politikalarını 65 il, 30 ülke gezerek oluşturduklarını vurgulayan Pakdemirli, “Diğer şuralara göre farklı olarak da şunu yaptık; dedik ki: İki ay içerisinde bu şuradan çıkan kararların yol haritasını açıklayacağız. Yani şuradan güzel kararlar her dönemde çıkmış ama uygulamasıyla ilgili takipler her dönemde mükemmel olmamış, biz de diyoruz ki: İmkan, yasal mevzuat ve diğer konularla alakalı olarak biz şura kararlarıyla ilgili bir yol planını açıklıyor olacağız. Bunu da yetiştirebilirsek inşallah ocak ayının son haftasında yapıyor olacağız.” diye konuştu.

    Gıda takliti ve tağşişi ile mücadelede Meclisin yardımına ihtiyaçlarının olduğunu ifade eden Pakdemirli, “Gıdada taklit ve tağşişte her şey yasak ancak cezalar yeterli gelmiyor. Taklit ve tağşişi yapanlar bu cezai müeyyidelerde kanunun arkasından dolaşıyorlar, buradaki müeyyideleri hep birlikte önümüzdeki günlerde, inşallah ocak ayının ilk günlerinde, artırıyor olmamız lazım diye düşünüyorum.” dedi.

    Kendisi için en değerli kampanyanın “Geleceğe Nefes Kampanyası” olduğunu vurgulayan Pakdemirli, kampanyanın 2019 yılında internet arama motorlarında Türkiye’de en çok aranan ikinci konu olduğunu söyledi. Cumhuriyet tarihinin en yeşil kampanyasını yaptıklarını ifade eden Pakdemirli, “Milletçe, vatandaşla el ele bu kampanyayı yaptık.11 Kasım saat 11.00’de, bu milli seferberlikle birlikte Çorum’da bir saatte en çok ağaç dikme rekorunu da kırmış olduk ve Sayın Cumhurbaşkanımız, 11 Kasımı Milli Ağaçlandırma Günü ilan etti ve milletimize armağan etti.” değerlendirmesinde bulundu.

    – “Türkiye ‘ithalat cenneti’ filan değildir”

    Pakdemirli, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Tarım orman sektörünü 2018’de yüzde 1,9 büyüme, 2019’un ilk üç çeyreğinde de yüzde 3,56 büyümeyle diğer sektörlere oranla daha pozitif bir büyümeyle tamamlamış bulunmaktayız. 2002 ile 2018 arasında ortalama yüzde 2,6 büyümeyle 44 milyar dolarlık tarımsal gayrisafi yurtiçi hasılaya ulaştık. Son 17 yılın 14’ünde büyümeye ve 2018’de de gayrisafi yurtiçi hasılaya yüzde 6,2’lik katkımız var. Tarımsal hasılamız 2002’de 37 milyarken 2018’i 216,7 milyarla kapattık, yüzde 486 artış yani 5 misli artışla kapatmışız. 2019 ilk dokuz aylık tarım orman gayrisafi yurtiçi hasılası 2018’in aynı dönemine göre yüzde 30,4 artışla 205,5 milyar lira.”

    Verdikleri destek ve çiftçi emekleriyle 195 ülkeye bin 690 tarım ürünü ihraç ettiklerini anımsatan Pakdemirli, Türkiye’nin ihracatçı bir ülke olduğunu söyledi. Tarımdaki ihracatın son 17 yılda 4,7 kat arttığını dile getiren Pakdemirli, “2019’un ilk 10 ayında 14,4 milyar dolar ihracatımız vardır. 2018’in dış ticaret fazlası 4,8 milyar dolardır. Türkiye, dediğiniz gibi ‘ithalat cenneti’ filan değildir.” ifadesini kullandı.

    Hükümetin yeni ve etkin destekleri vermeye devam edeceğine işaret eden Pakdemirli, 2019’da 12 yeni ürüne destek sağladıklarını, 32 desteğin de birim fiyatında artış yaptıklarını kaydetti. Pakdemirli, “Türkiye Cumhuriyeti tarihinde dane zeytine ilk defa 15 kuruş destek verdik. Tarımsal desteklerimiz de 2002’den bu yana tam 8 misli artmıştır.” dedi. Pakdemirli, bütçelerinin yüzde 55’ini tarımsal desteklere ayırdıklarını belirterek, son 18 ayda bin 303 teknik personel alımı yaptıklarını, 5 bin personel alım sürecinin de devam ettiğini kaydetti.

    2019’da çiftçileri enflasyon altında ezdirmediklerini ifade eden Pakdemirli, son 17 yılda hayvancılık desteklerinin 45 kat artarak 33 milyar lira olduğunu, 2020 yılı için de 6 milyar lira hayvancılık desteği planladıklarını söyledi.

    AK Parti hükümetleri döneminde tohumun çok konuşulan bir konu olduğunu hatırlatan Pakdemirli, sertifikalı tohum üretimini 7 kat arttırdıklarını ve tohum ihracatının da arttığını belirtti. Pakdemirli, “Tohum ihtiyacımızın yüzde 96’sını yerli olarak karşılıyoruz. İhracat 8 kat artmış, 86 ülkeye ihracat yapmışız. Öyle dediğiniz gibi, burası yabancıların oyun alanı falan değil. 922 tohum firmamız var; 861 tanesi yerli, 40 tanesi yabancı, 21 tanesi de ortak.” diye konuştu.

    Dünyada son 17 yılda orman varlığı azalırken, Türkiye’de orman varlığının 1,8 milyon hektar arttığını vurgulayan Pakdemirli, orman yangınlarına 12 dakikada müdahale etmeye başladıklarını bunun 2002’de 40 dakika olduğunu söyledi.

    – “Ben, Türk Hava Kurumunu seven bir insanım”

    Başarılı bir orman teşkilatının olduğunu dile getiren Pakdemirli, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ben bu teşkilatın arkasında oldum, yağan küllerin arasında onların yanında yer aldım. Bakın, her yıl Portekiz’de orman alanlarının yüzde 3,3’ü yanıyor. Bunun anlamı şu: Portekiz tedbir almazsa otuz sene içerisinde bütün ormanları kül olacak. Bizde on binde 4’ü yanıyor ve yananı da anında söndürüyoruz. Evet, Türk Hava Kurumunun 45-50 yaşında yüksek riskle görev yapmaya müsait uçaklarıyla uçmama kararını benim orman teşkilatım aldı. Personelim buna binmek istemiyor arkadaşlar. Bu konuyu gerçekten çok uzattık. 100 milyon dolar Türk Hava Kurumuna para ödemişim ve toplamda satın alma bedeli 10-15 milyon dolar olan uçakları hiçbir zaman yenilememişler, uçuşa hazır hale getirmeye çalışmamışlar. Su atma kapasitesi yüzde 10, toplam bütçemin yüzde 30’unu alıyorlar. 1 tonu helikopterle bin 200 liraya atıyorum, uçakla 8 bin liraya atıyorum. Sırtınızda küfe yok ama eğer siz de benim yerimde olsaydınız, emin olun, uçakları iptal eder, helikopter sayısını artırırdınız. Ben, Türk Hava Kurumunu seven bir insanım. Pilotluk sertifikamı Türk Hava Kurumundan aldım. Türk Hava Kurumu yeter ki hizmet verebilecek seviyede olsun, biz her zaman onunla çalışırız.”

    Geçen yıldan bu yana küçükbaş hayvan sayısını 46 milyondan 50 milyona çıkardıklarını ve bu yıl da en az 54 milyona çıkaracaklarını ifade eden Pakdemirli, beyaz et üretiminde 2,4 milyon tonu hedeflediklerini söyledi.

    (Bitti)

  • 2020 yılı bütçesi TBMM Genel Kurulunda

    TBMM (AA) – HDP İstanbul Milletvekili Oya Ersoy, “Melen Barajı hala ortada yok. Ortada olmayan sadece Melen Barajı değil, yaklaşık 1,5 milyar lira da ortada yok. Sorumlular da ortada yok.” dedi.

    TBMM Genel Kurulunda görüşmeleri devam eden Tarım ve Orman Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bütçeleri üzerinde HDP Grubu adına konuşmalar yapıldı.

    HDP Mersin Milletvekili Rıdvan Turan, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’dan bu yana bütün sağ popülist iktidarların temel amacının devleti bir şirket gibi yönetmek olduğunu savunarak, bugün de devletin bir şirket gibi yönetildiğini öne sürdü.

    Turan, “Tarım Bakanlığı, Erdoğan şirketler grubunun bir departmanı haline dönüşmüş ve ne yazık ki Tarım Bakanı da bu departmanın CEO’su olmuş durumda.” ifadelerini kullandı.

    Ziraat Bankasının Simit Sarayı’nı almak için 500 milyon dolar ödeyeceğini belirten Turan, “Simit Sarayı, sarayın simidi haline dönüşmüş durumda.” diye konuştu.

    HDP İstanbul Milletvekili Oya Ersoy, İstanbul’un her türlü su sorununun Melen Barajı ile çözüleceğinin belirtildiğini ancak barajın hala hizmete açılmadığını söyledi.

    Ersoy, “Melen Barajı hala ortada yok. Ortada olmayan sadece Melen Barajı değil, yaklaşık 1,5 milyar lira da ortada yok. Sorumlular da ortada yok. Sağır sultan bile duydu; yıllardır ‘Yapılan barajda çatlak var.’ deniyor ama siz inatla barajda çatlak olmadığını iddia ediyorsunuz, ‘zemin fay hattında olduğu için güçlendirme yapılacak.’ diyorsunuz. Bu baraj yanlış yapıldı, maliyetten kaçıldı, şimdi tekrar yapılması gerekiyor. Yeniden yapılmasının bedelini halk ödeyecek.” sözlerini sarf etti.

    Kanal İstanbul’u İstanbul halkının istemediğini, rant projesi olarak gördüğünü ileri süren Ersoy, “Çılgın proje adını verdiğiniz bu proje, aslında, sizin, işin sonunu hiçbir şekilde düşünmeden, çıldırmışçasına İstanbul’a saldırdığınız bir projedir. Bu proje yapılırsa, İstanbul’un yirmi dört günlük suyunu karşılayan Sazlıdere Baraj Havzası tamamen ortadan kalkacak.” iddialarında bulundu.

    – “Size itaat etmeyeceğiz”

    HDP Van Milletvekili Muazzez Orhan, Türkiye’de yargı, polis ve askerin siyasallaştığını ileri sürerek, halkın güvenliğini sağlamakla görevli kolluk güçlerinin halkın anayasal haklarını engelleyen bir kuruma dönüştürüldüğünü savundu.

    AK Parti’nin, ülkeyi kendilerinden olmayanlar için açık bir cezaevine dönüştürdüğünü öne süren Orhan, şöyle devam etti:

    “Tüm bu baskılarınıza rağmen asla size itaat etmeyeceğiz. AKP’nin icraatlarını en iyi anlatan yerlerden biri de cezaevlerindeki insanların sayısındaki artıştır; haklarında bir hüküm verilmeden ölen tutuklulardır. Bugün siyasetçilerden akademisyenlere, gazetecilerden insan hakları savunucularına binlerce kişi bu hukuk dışı tek adam rejimi tarafından tutsak edilmiştir. Sizi tercih etmeyen halkımızın iradesini gasbettiniz. 34 belediyemize el koydunuz.”

    HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel, Türkiye’de gençlerin işsizliğe, yoksulluğa, umutsuzluğa, geleceksizliğe terk edildiğini savunarak, OECD ülkeleri arasında en yüksek genç işsizlik oranına sahip Türkiye’de her 4 işsizden 1’inin üniversite mezunu olduğunu söyledi.

    2020 yılı bütçesinde genç işsizlik sorununa dair çözüm odaklı bir yaklaşım bulunmadığını öne süren Güzel, “Türkiye’de AKP’nin desteklediği dernekler, kurumlar dışında gençlere yönelik etkinlik neredeyse yapılamıyor. Gençliği ve taşıdığı enerjiyi ciddi bir şekilde terörize ve kriminalize etme durumu söz konusu. Kendi sorunları için toplumsal sorunlar için bir araya gelen Gençlik Meclisi üyelerimiz, polisler tarafından tehdit ediliyor, taciz ediliyor.” diye konuştu.

    HDP Gaziantep Milletvekili Mahmut Toğrul, Gençlik ve Spor Bakanlığının bütün kulüplere eşit mesafede durmadığını, bölge kulüplerini desteklemediğini iddia etti.

    “Türkiye’de nüfusun içerisinde gençlerin oranının yüzde 16 iken, bütçede gençlere ayrılan oranın yüzde 2 olduğunu” savunan Toğrul, 2020 yılı bütçesinde gençlerin bulunmadığını öne sürdü.

    Gençlerin uyuşturucunun, yoksulluğun, yoksunluğun ve işsizliğin etkisinde olduklarını ileri süren Toğrul, “Gençlerimiz çareyi, kapağı başka bir ülkeye atmakta buluyor.” ifadesini kullandı.

    Türkiye’de her 4 gençten birinin uyuşturucu bataklığında olduğunu da söyleyen Toğrul, üniversite eğitimi alanların bulundukları ortamı güvenli olarak nitelendirmediklerini de belirtti.

    – “Buranın tüzüğünü Kandil yazmaz”

    AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, partisinin 82 milyonu eşit yurttaş olarak kabul ettiğini vurgulayarak, Türk-Kürt ayrımının kimseye faydası olmadığını ifade etti.

    Turan, “PKK’ya ve PYD’ye laf söyleyemeyenlerin, burada bize parmak sallamasını ibretle takip ediyoruz. Diyarbakır annelerini görmeyenlerin burada annelere, kadınlara sahip çıkıyor numarası yapmasını ibretle izliyoruz.” diye konuştu.

    Konuşması sırasında HDP’li milletvekillerinin laf atması üzerine Turan, TBMM Başkanvekili Mithat Sancar’a Meclis İçtüzüğünü göstererek, “Buranın tüzüğünü Kandil yazmaz. Buranın tüzüğü bu.” dedi.

    AK Parti’li Turan, “Kandil’de süt dökmüş gibi olanların kürsüye çıkıp aslan taklidi yapmasını ibretle izliyoruz.” sözlerini sarf etti.

    Turan, kayyum atamalarının hukuka uygun olarak gerçekleştirildiğini, Kürtler’in iradesine el koyma projesi olmadığını kaydetti.

    HDP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan, “HDP’nin varlık nedeninin, Türkiye’de olmayan Türk-Kürt kardeşliğinin tesis edilmesi olduğunu” söyledi.

    Fatma Kurtulan, bütçeleri görüşülen bakanlıkların bakanlarının, Genel Kuruldaki sunumlarını, önceden hazırlanan metinleri okuyarak yaptıklarını söyleyerek eleştirdi.

    Kurtulan’ın konuşması sırasında AK Parti Grubu sıralarından “Vatan hainisiniz.” ifadesi kullanıldı.

    Bunun üzerine HDP’li milletvekillerinin sıralara vurmaya başlaması ve AK Parti’li milletvekilleriyle tartışma yaşanması üzerine TBMM Başkanvekili Sancar birleşime ara verdi.

    Öte yandan, Genel Kurulda, Meclisin çalışma takvimine ilişkin Danışma Kurulu önerisi okundu. Kabul edilen öneriye göre, TBMM Genel Kurulu, 21 Aralık Cumartesi günü saat 12.00’de toplanarak, 2018 Yılı Kamu Denetçiliği Kurumu Raporu Hakkında Dilekçe Komisyonu ile İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon Raporunu görüşecek.

  • 2020 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulunda

    TBMM (AA) – Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, kara yollarında yap işlet devret modeliyle yaptıkları 4 projenin yatırım bedelinin 109 milyar 820 milyon lira olduğunu belirterek, “Bu projeler için ödediğimiz toplam garanti ise 9 milyar 640 milyon lira.” dedi.

    Turhan, TBMM Genel Kurulunda, bakanlığının 2020 yılı bütçesi üzerinde konuştu.

    Türkiye’nin hem bugünü hem de geleceği için çalıştıklarını, bunun toplamına beka meselesi dediklerini anlatan Turhan, ulaştırma ve haberleşme sektöründe ter akıtan 250 bin kişiye “medeniyet neferleri” payesi biçilmesi gerektiğini vurguladı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “yol medeniyettir” sözlerini anımsatan Turhan, “İşte bu insanlar, yaptıkları işlerle yolumuzun, medeniyetimizin kilometre taşlarını döşemektedirler. Huzurlarınızda hepsine tek tek teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

    “Ne yaptıysak güzel vatanımızın bekası, aziz milletimizin selameti için yaptık.” diyen Turhan, dünya medeniyetinin bugünkü seviyesine ulaşmasında büyük katkıları olan aziz milleti, Cumhuriyetin 100. yılına taşıma, Türkiye’yi dünyanın sayılı ülkeleri arasına sokma çabalarının kararlılıkla süreceğini dile getirdi.

    Ulaştırma, denizcilik ve haberleşme hizmetleri için son 17 yılda 757 milyar 200 milyon lira harcama yapıldığını anlatan Turhan, temel hedeflerinin farklı ulaşım modları arasında denge oluşturmak olduğuna işaret etti.

    Demir yollarına toplamda 137 milyar 500 milyon lira yatırım yaptıklarını bildiren Turhan, ulaşım türleri arasında dengeli bir dağılımın sağlanması amacıyla yıllardır ihmal edilen demir yollarını yeni bir anlayışla ele aldıklarını söyledi.

    Turhan, yükün demir yolu ile kara taşımacılığındaki payını 2 kat artırmayı hedeflediklerini vurguladı.

    – “Toplam yol 68 bin 254 kilometre”

    Bakan Turhan, bölünmüş yol uzunluğunu 27 bin 123 kilometreye ulaştırdıklarını, kara yolu ağındaki 3 bin 60 kilometre otoyol olmak üzere toplam 68 bin 254 kilometre yol bulunduğunu kaydetti.

    Bölünmüş yollar sayesinde yakıt ve iş gücünden yıllık 18 milyar liranın üzerinde tasarruf sağlandığını belirten Turhan, bölünmüş yollar toplam yol ağının yüzde 40’ını oluşturmasına karşın bütün yol ağında hareket eden trafiğin yaklaşık yüzde 82’sine hizmet verdiğini, ortalama hızın ise 40 kilometreden 88 kilometreye çıktığını bildirdi.

    Bakan Turhan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Yol ağında 2003-2018 yılları arasında trafik hareketliliğinde yüzde 92’lik artış gerçekleşti. Ama trafik kazalarında hayatını kaybeden kişi sayısında yüzde 71’lik azalma oldu. Bunu da 2003’ten bugüne en çok önemsediğimiz fayda olarak görüyoruz. Son 17 yılda 13 bin 422 kilometre tek platformlu yolun da standardını yükselterek hizmete soktuk. Yıllık ortalama 14 bin 586 kilometre asfalt çalışması ve onarımı yaptık.

    Bitümlü sıcak karışım kaplama yol ağının 3 kattan fazla arttırılarak 25 bin 962 kilometreye ulaştırıldığını dile getiren Turhan, çevre yollarında 1.513 kilometreyi tamamladıklarını, 1.183 kilometrede çalışmaların devam ettiğini ve 915 kilometrede planlama aşamasında olduklarını söyledi.

    – “Projeye ilişkin ekonomik ve finansal analizler yapıyoruz”

    Bakan Cahit Turhan, Avrupa’yı Kafkaslara, Ortadoğu’ya ve Orta Asya’ya bağlayan köprü konumundaki Türkiye’nin batıdan doğuya kesintisiz ulaşım imkanını sağlayacak otoyol ağlarını kamu özel sektör iş birliğiyle yaptıklarını ifade ederek, kamu özel sektör iş birliği yöntemiyle yapacakları yüksek standartlı ve yüksek maliyetli projelerin yatırım kararını almadan önce projeye ilişkin ekonomik ve finansal analizler yaptıklarına işaret etti.

    Her projenin sağlayacağı zaman, taşıt işletme, bakım, kaza ve benzeri ekonomik faydaları ile maliyetlerini değerlendirdiklerini anlatan Turhan, işletme gelirlerinden de faydalanarak projelerin finansmanını sağladıklarını, bütçe imkanlarını sosyal faydası yüksek başka projelere aktarmış ve ulaşım hizmetini yurt sathına yaymış olduklarını vurguladı.

    Turhan, şöyle devam etti:

    “Bu projeleri çok daha kısa sürede vatandaşlarımızın hizmetine sunarak da ekonomik gelişimin ivmesini artırıyoruz. Örneğin Kuzey Marmara Otoyolu, 7 milyar 950 milyon dolarlık proje. Yükleniciler projeyi bitirip işletme sürelerini 2027 yılından başlamak üzere kesimler halinde 2030 yılı ortasına kadar tamamlayarak devlete teslim edecek. Yani ömür boyu bunlara garanti ödemek yok. 10 yıl içerisinde bunlar milletin malı olacak. Ayrıca özellikle altını çizmekte fayda gördüğüm bir hususu daha bu noktada açmak istiyorum. Yapım kararı almadan mutlaka çevresel etki ve değerlendirme çalışması yapıyoruz. Eğer kaçınılmaz bir etki söz konusu ise bunu azaltmaya, yaşam kalitesini artırmaya çalışıyoruz. Kuzey Marmara Otoyolundan bahsetmiştim, projeden etkilenen 1 milyon 371 bin ağaç yerine 7 milyon 142 bin fidan diktik. Projenin sonuna kadar 540 bin daha dikeceğiz.

    Gelecek nesillere yaşanabilir temiz bir dünya ve çevre sunma gayretinde olduklarını dile getiren Turhan, projeler kapsamında yapılan toplam dikimin 68 milyonu aştığını bildirdi.

    – “148 tünelde de çalışmalar devam ediyor”

    Bakan Turhan, otoyol uzunluğunun 1.714 kilometreyken, önemli bir bölümünü yap işlet devret modeliyle olmak üzere 1.346 kilometre daha otoyol yaptıklarını kaydederek, bugün otoyol ağının 3 bin 60 kilometreye ulaştığını, 2023 ve 2035 yıllarına kadar toplam 20 projede 5 bin 532 kilometre daha otoyol yapımını hayata geçirmeyi planladıklarını belirtti.

    Turhan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu projelerin 573 kilometrelik kesiminde yapım çalışmaları halen devam ediyor. Kalan kesim için ise proje hazırlık çalışmalarımız sürüyor. Kara yollarında yap işlet devret modeliyle yaptığımız 4 projenin yatırım bedeli 109 milyar 820 milyon lira. Bu projeler için ödediğimiz toplam garanti ise 9 milyar 640 milyon lira. Bütün bu saydığım otoyol projeleri de dahil olmak üzere önemli projeleri yap işlet devret yöntemiyle yapılması fırsatı AK Parti hükümetleri döneminde yakaladığımız ekonomik ve siyasi istikrar sayesinde yurtdışı finans kuruluşlarından sağlanan finansmanla gerçekleşmiştir.”

    Son 17 yılda tünel uzunluğunun 9 kat, köprü ve viyadük uzunluğunun ise 2 kat arttırıldığını anlatan Turhan,
    İstanbul’a rahat nefes aldıran mega projelerden AVRASYA Tüneli’nden hizmete girdiği 2016 yılından bugüne kadar 48 milyon aracın geçiş yaptığını söyledi. Cahit Turhan, şöyle konuştu:

    “Türkiye genelinde 533 kilometre uzunluğunda, 148 tünelde de çalışmalar devam ediyor. 636 kilometre uzunluğunda 250 tünelde ise proje çalışmaları sürüyor. 142 kilometre uzunluğunda 46 tünelin de projesi hazır. Gümüşhane Zigana, Sivas Geminbeli, Erzurum Kop, Van Güzeldere yapımına devam ettiğimiz tüneller arasında. Son 17 yılda 333 kilometre uzunluğunda 2 bin 955 köprü ve viyadük yapımını tamamladık. Bunlar arasında Nisibi, Ağın, Hasankeyf ilk aklıma gelen örnekler.

    62 kilometre uzunluğunda 539 köprü ve viyadükte ise yapım çalışmaları devam ediyor. Kömürhan köprüsü ve Eğiste viyadüğü bunlar arasında yine kullanılan teknik açısından öne çıkan sanat yapıları. Sadece 2019’da 23 kilometre uzunluğunda 92 köprü, viyadük ve kavşağı bitirmeyi hedeflemiştik. Bu hedefin üstüne çıktık. 40 kilometrelik 171 köprü viyadük ve kavşağı tamamladık. 1.077 köprünün bakım ve onarımı ile 256 tarihi köprünün de restorasyonunu yaptık. Trafiğe hizmet veren toplam 8 bin 922 köprünün uzunluğu 644 kilometreye ulaştı.”

    Bakan Cahit Turhan, deprem güçlendirme kapsamında Marmara Bölgesinde iki boğaz köprüsü dahil olmak üzere 239 köprü ve viyadük ile 5 tünelde çalışmalarını tamamladıklarını da dile getirdi.

    (Sürecek)

  • 2020 Yılı Bütçesi TBMM Genel Kurulunda

    TBMM (AA) – Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, İstanbul Boğazı’na alternatif sağlayacak, mal ve can güvenliğinin teminatı olacak Kanal İstanbul’un güzergahını belirlediklerini; proje ve planlama çalışmalarını tamamlayıp yapımına başlayacaklarını belirterek, “Bu konuyla alakalı doğrudan bilgiye sahip olmayan kişilerin eleştirilerini saygıyla karşılıyoruz ancak kimsenin şüphesi olmasın projenin fizibilitesini en ince ayrıntısına kadar yaptık. Tüm bunları büyük devlet ve vatan sevdasıyla yapıyoruz.” dedi.

    Turhan, TBMM Genel Kurulunda, bakanlığının 2020 bütçesi üzerinde konuştu.

    Demir yollarını sürdürülebilir kalkınma hamlelerinin en önemli halkalarından biri olarak gördüklerini belirten Turhan, yıllardır ihmal edilen bu alanı canlandırmak için yoğun çaba sarf ettiklerini dile getirdi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde demir yollarını tekrar devlet politikası haline getirdiklerini kaydeden Turhan, mevcut 11 bin 590 kilometrelik demir yolu ağındaki anahatların tamamını yenilediklerini, bunlar arasında 156 yıl sonra altyapısıyla yeniledikleri, Türkiye’nin ilk demir yolu hattı olan Aydın-İzmir hattının da bulunduğunu anlattı.

    Turhan, demir yolu çalışmaları kapsamında 40 yıl aradan sonra ilk defa bir il merkezini, Tekirdağ-Muratlı hattı ile demir yolu ağına bağladıklarını, böylece Tekirdağ Limanı’nın demir yoluna kavuştuğuna işaret etti.

    Demir yolunun özel sektöre açıldığını anımsatan Turhan, 1.213 kilometre yüksek hızlı tren hattı yaptıklarını bildirdi.

    Ankara-Eskişehir-İstanbul, Ankara-Konya-İstanbul güzergahlarında 52 milyona yakın seyahat gerçekleştiğini kaydeden Turhan, şöyle konuştu:

    “Tüm demir yollarında sadece bu yıl 200 milyona yakın yolcu taşıdık. Şu anda Ankara-İzmir ve Ankara- Sivas arasında toplam 1.889 kilometre Yüksek Hızlı Tren Hattı yapımına devam ediyoruz. Yüksek Hızlı Tren hatlarının yanı sıra yük ve yolcu taşımacılığının birlikte yapılabileceği hızlı tren hatları da inşa ediyoruz. Bursa-Bilecik, Konya-Karaman-Niğde-Mersin-Adana, Osmaniye-Gaziantep, Çerkezköy-Kapıkule ve Sivas-Zara olmak üzere 1.626 kilometre hızlı demir yolu hattında yapım çalışmalarına devam ediyoruz. 429 kilometre konvansiyonel demir yolu ile birlikte toplam 3 bin 944 kilometre demir yolu yapımı devam ediyor.”

    – “Hat oranını 2023’te yüzde 77’ye çıkarmayı hedefliyoruz”

    Bakan Turhan, yüksek hızlı tren ve hızlı tren hatlarının gittiği illerin gar ve istasyonlarına farklı bir dokunuşta bulunduklarını, projeleri bu kentlerin kültürel dokusunu esas alarak biçimlendirdiklerini dile getirdi.

    Hatlarda işletme maliyetlerini düşürmek ve yüksek kapasiteli güvenli taşımacılık sağlayabilmek için elektrifikasyon ve sinyalizasyon çalışmalarına devam ettiklerini anlatan Turhan, sinyalli ve elektrikli hatlarda yüzde 45 civarındaki hat oranını 2023 yılında yüzde 77’ye çıkarmayı hedeflediklerini de bildirdi.

    Turhan, şunları kaydetti:

    “Modernizasyon çalışmalarımız sayesinde, demir yollarında meydana gelen kaza sayısında, 1988-2002 dönemi ile 2003-2018 yılları arasını karşılaştırdığımızda yüzde 77 düşüş sağlandığını görüyoruz. Milli ve yerli bir demir yolu endüstrisi oluşturma, demir yollarını üretim merkezlerine ve limanlara bağlama yönündeki çalışmalara özel önem veriyoruz. İşletmelerimizin rekabet güçlerini artırmak, pazarlama imkanlarını kolaylaştırmak ve kombine taşımacılığı daha faal hale getirmek amacıyla lojistik merkezler kuruyoruz.”

    Türkiye’nin hızlı trenle ilgili malzemelerin önemli bir kısmı ile milli yük vagonunu artık üretip kullandığına işaret ederek, uluslararası düzeyde rekabet gücü kazanmak için Milli Elektrikli ve Dizel Tren Setleri çalışmalarının ise devam ettiğini söyledi.

    Cahit Turhan, Milli Yüksek Hızlı Tren Projesinin Sanayi İşbirliği Programı ile gerçekleştirilmesi yönündeki çalışmaların da sürdürüldüğünü, 2023 yılına kadar 294 kilometre iltisak hattını tamamlamayı hedeflediklerini ifade etti.

    Bakan Turhan, altyapı çalışmaları ve işletmecilik anlayışını geliştirerek demir yollarıyla taşınan yükü 16 milyon tondan 32 milyon tona yükselttiklerini, öte yandan Bakanlık olarak şehir içi raylı sistem taşımacılığına desteklerinin sürdüğünü ve bu kapsamda başta İstanbul olmak üzere İzmir, Ankara, Konya, Kocaeli, Kayseri, Gaziantep, Bursa, Erzurum ve Erzincan’da raylı sistem projelerinin bulunduğunu belirtti.

    – “Toplam yolcu trafiği 211 milyona ulaştı”

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Turhan, Türk sivil havacılığının son 17 yıllık dönemde yaptıkları uygulama ve düzenlemelerle küresel ölçekte bir güç haline geldiğine işaret etti.

    İç hat yolcu taşımacılığının rekabete açıldığını vurgulayan Turhan, bu dönemde aktif havalimanı sayısını 26’dan 56’ya çıkardıklarını söyledi.

    Turhan, İstanbul Havalimanı’nı tamamlandığında 200 milyon yolcu kapasitesiyle dünyanın en büyük havalimanlarından biri olacağını anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ayrıca ülkemizin önemli destinasyon ve transfer merkezlerinden biri olma konumunu güçlendirecek, dünyada sayılı örneği bulunan denize inşa edilmiş havalimanlarından biri olan Ordu-Giresun’dan sonra deniz üzerine inşa edilen ikinci havalimanı olan Rize-Artvin’in de yapımına devam ediyoruz. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde birçok yeni havalimanı inşa ettik. Bingöl, Şırnak, Hakkari, Ağrı, Kars havalimanlarıyla illerimizi ve bölgelerimizi birbirine bağladık.

    Bir taraftan yeni havalimanları yaparken diğer taraftan da modern terminaller inşa ediyoruz. Son dönemde Diyarbakır, Van, Çanakkale, Sinop, Muş, Balıkesir ve Kahramanmaraş havalimanlarının terminallerini tamamlayarak hizmete açtık. Gaziantep, Samsun Çarşamba, Kapadokya ve Kayseri havalimanlarının terminal binası projelerini de hayata geçireceğiz. Yaptığımız tüm bu çalışmaların ne manaya geldiğini en iyi yolcu trafiğindeki artışta görüyoruz. Toplam yolcu trafiği 211 milyona ulaştı. Uçuş ağını en hızlı geliştiren ülkeyiz. 126 ülkede, 326 noktaya uçuyoruz. Havacılık sektöründeki ciro 143 milyar liraya, istihdam ise 209 bine ulaştı.”

    – “505 kilometrelik akıllı yolun inşası için çalışıyoruz”

    Bakan Turhan, Türkiye’nin coğrafi konumunun sunduğu avantajlardan en iyi şekilde yararlanmak için iyi planlanmış bir denizcilik politikasıyla hareket ettiklerini söyledi.

    Türk sahipli filonun, dünyada 19. sıradan 15. sıraya yükseldiğini bildiren Turhan, toplam yük elleçlemesinin ise 190 milyon tondan 460 milyon tona ulaştığını vurguladı.

    Kanal İstanbul Projesine de değinen Turhan, “İstanbul Boğazına alternatif sağlayacak, mal ve can güvenliğinin teminatı olacak Kanal İstanbul’un güzergahını belirledik. Proje ve planlama çalışmalarını tamamlayıp yapımına başlayacağız. Bu konuyla alakalı doğrudan bilgiye sahip olmayan kişilerin eleştirilerini saygıyla karşılıyoruz ancak kimsenin şüphesi olmasın projenin fizibilitesini en ince ayrıntısına kadar yaptık. Tüm bunları büyük devlet ve vatan sevdasıyla yapıyoruz.” diye konuştu.

    Ulusal Akıllı Ulaşım Sistemleri Strateji Belgesi ve Eylem Planını hazırladıklarına dikkati çeken Turhan, 505 kilometrelik akıllı yolun inşası için çalıştıklarını bildirdi.

    Turhan, bakanlığının bütçesinin hayırlı olması temennisinde bulundu.

    (Bitti)