Cts. Ağu 17th, 2019

TBMM Genel Kurulu Haberleri

TBMM Genel Kurul çalışmalarını içeren tüm haber ve gelişmeleri buradan takip edebilirsiniz.

Gündemde bulunan konuları sırasıyla görüşmek için, alınan karar ile Anayasa ve İçtüzük gereğince 1 Ekim 2019 Salı günü saat 15.00’te toplanmak üzere,
27'nci Yasama Dönemi 2'nci Yasama Yılı 105'inci Birleşimi saat 00.05’te kapandı.

On Birinci Kalkınma Planı kabul edildi.

Önerge işlemleri tamamlandı.

Önerge işlemlerine başlandı.

İkinci Bölüm üzerindeki görüşmeler tamamlandı.

Kalkınma Planının İkinci Bölümü üzerinde görüşmelere başlandı.

Birinci Bölümün görüşmeleri tamamlandı.

Kalkınma Planının Birinci Bölümü üzerinde görüşmelere başlandı.

On Birinci Kalkınma Planına ve Komisyon Raporuna aşağıdaki bağlantıdan ulaşılabilinir;
https://t.co/FI588FNGiS

Muhalefet Şerhlerine aşağıdaki bağlantıdan ulaşılabilinir;
https://t.co/IByaLiIjwg

(103 ve 103’e 1’inci Ek Sırasayıları) On Birinci Kalkınma Planının (2019-2023) görüşmeleri yapılıyor.

Gündem dışı konuşmalar yapılıyor.

Birleşimi TBMM Başkanvekili Levent GÖK yönetiyor. Kâtip üyeler; Burdur Mv. Bayram ÖZÇELİK, Balıkesir Mv. İsmail OK.

TBMM Genel Kurulunun 18 Temmuz 2019 Perşembe günlü 105. Birleşimi saat 11.00'de müşahede ile açıldı.

Alınan karar gereğince, On Birinci Kalkınma Planı ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporunu görüşmek için 18 Temmuz 2019 Perşembe günü saat 11.00’de toplanmak üzere,
Birleşim saat 21.20’de kapandı.

Teklif kabul edilerek kanunlaşmıştır.

27 ila 35'inci maddeler kabul edildi.

24, 25 ve 26'ncı maddeler kabul edildi.

21, 22 ve 23. maddeler kabul edildi.

Teklifin 18, 19 ve 20'nci maddeleri kabul edildi.

Kanun Teklifi ve Komisyon Raporuna aşağıdaki bağlantıdan ulaşılabilinir.
https://t.co/2PynQuwTSB …

Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin görüşmelerine ikinci bölümün görüşmeleriyle devam ediliyor.

Rabia Naz Vatan başta olmak üzere şüpheli çocuk ölümlerinin araştırılması ve bu konuda alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla sunulan önergeler görüşülmüş, bir Meclis Araştırması Komisyonu kurulması, Araştırma Komisyonunun 12 üyeden oluşması kabul edilmiştir.

Rabia Naz Vatan başta olmak üzere şüpheli çocuk ölümlerinin araştırılması ve bu konuda alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulan Meclis araştırması önergeleri birleştirilerek görüşülüyor.

Öneri kabul edilmemiştir.

CHP Grubunun İçtüzüğün 19’uncu maddesine göre verilen önerisi görüşülüyor.

Load More...
Kılıçdaroğlu: O elinde kılıçla değil, aydınlanma meşalesiyle Anadolu’ya gelmiştir
NEVŞEHİR (AA) – CHP Genel Başkanı , Hacı Bektaş Veli’nin barışın, huzurun ve birlikte yaşamanın öncüsü olduğunu belirterek, “O elinde kılıçla değil, aydınlanma meşalesiyle Anadolu’ya gelmiştir. Yaşamı boyuncu hep hakkı, hukuku ve adaleti savunmuştur.” dedi. Kılıçdaroğlu, Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde Çilehane mevkisindeki Kemal Kılıçdaroğlu Kültür Merkezi’nde düzenlenen 56’ncı Ulusal, 30’uncu Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri ve Kültür Sanat Etkinlikleri’nde bir konuşma yaptı. Hacı Bektaş Veli’nin bu topraklarda yaşadığını ve anlayana çok şeyler söylediğini, çağlar ötesinden söylediklerinin bugün kainatın evrensel kurallarından olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, Hacı Bektaş Veli’nin “Kimsenin ayıbını arama, kendi ayıbını gör”, “Adalet her işte hakkı bilmektir”, “En yüce servet ilimdir”, “Düşünce karanlığına ışık tutanlara ne mutlu”, “Çalışmadan geçinenler bizden değildir”, “Alimin uykusu cahilin ibadetinden üstündür”, “Arifler hem arıdır hem arıtıcı”, “Kibrin aslı şeytan, tevazunun aslı rahmandır”, “En büyük keramet çalışmaktır.” sözlerini anımsattı. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “O elinde kılıçla değil, aydınlanma meşalesiyle Anadolu’ya gelmiştir. Yaşamı boyuncu hep hakkı, hukuku ve adaleti savunmuştur. Toplum onun güvercin ruhu ile Anadolu’ya geldiğini kabullenmiştir. Çünkü o barışın, huzurun, birlikte yaşamının öncüsü olmuştur. Kimseyi ötekileştirmemiştir. O kendi deyimiyle 72 milleti bir saymıştır.” değerlendirmesinde bulundu. Hacı Bektaş Veli’nin hayatını anlatan Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Anadolu’ya geldiğinde 35 yaşlarında bilgin ve olgun bir insandı. O bu topraklara geldiğinde Selçuklu Devleti’ni 3. Alaaddin Keykubat yönetiyordu. Selçuklu Sultanı önemli kararlar aldığında onun düşüncelerine başvuruyordu. Bu topraklarda ‘insan-ı kamil’ olarak ünlendi. Aklı kullanmayı ve bilimi öğütledi. ‘Eğer bir yeri karanlık olarak görüyorsan bil ki perde senin gözündedir.’ diyordu. Dergahında düşüncelerini öğrencilerine aktararak yaygınlaştırmasını sağlıyordu. Onunu dergahında eğitim görenler, eğitimlerini tamamladıktan sora Anadolu ve Rumeli coğrafyasına dağıldılar. Bugün Avrupa’nın pek çok ülkesinde onun düşünceleri toplumu aydınlatıyor.” Osmanlının kuruluşunda da onun ilminden ve irfanından yararlanıldığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, Yeniçeri Ocağı’nın kuruluşunda o düşünce ikliminin etkili olduğunu ve Orhan Gazi zamanında Yeniçeri Ocağı’nın onun duasıyla açıldığını anlattı. Hacı Bektaş Veli’ye göre, “İnsan iyilikte yarışmalı, haksızlığa karşı direnmeli, adaletten sapmamalı ve hiçbir zaman umutsuzluğa düşmemeli” diyen Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: “Hünkar böyle söylüyor ama bugün bu dünyada yaşadığımız acı gerçekler var. Bugün dünyanın savaş alanlarının açlık ve kıtlık yaşanan bölgelerinin büyük bir bölümünü İslam ülkeleri oluşturuyor. Irak’ta, Suriye’de, Yemen’de, Libya’da İslam adına birbirlerini öldürenler Müslümanlar. Yerinden yurdundan edilen, ülkelerinden göç etmek zorunda olanlar yine Müslümanlar. Üzülerek söylüyorum ki istatistiklere göre savaş ve açlık nedeniyle açlık çeken çocukların büyük bölümü yine Müslümanların çocukları. Demokrasi, insan hakları, eğitim, sağlık, toplumsal eşitlik, adalet gibi temel kavramlarda Müslüman ülkeler üzülerek söyleyeyim perişanlığı yaşıyor. Dilerim yaşanan acı ve yaşanan kanlar son bulur ve İslam dünyasına da huzur ve adalet gelir.” Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Hiç kimse unutmasın, aslanla ceylanı hünkarın kucağında buluşturan huzurdur, adalettir. Dünya hala huzuru ve adaleti arıyor. Oysa Hacı Bektaş Veli, çağlar öncesinden bu gerçeği insanlığın önüne koyanlardan birisidir. Anadolu’yu bize yurt yapan, bu toprakları bir irfan bahçesi haline getiren, bütün erenlerimizi, velilerimizi, mürşitlerimizi, pirlerimizi, dervişlerimizi bir kez daha rahmet ve şükranla anıyorum. Bize bu ülkede özgür bir şekilde onur ve şerefimizle yaşama imkanı veren başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bütün kahramanlarımıza, şehitlerimize ve gazilerimize şükranlarımızı sunuyor, ölenlere Allah’tan rahmet diliyorum.” – Törenden notlar Törene, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, TBMM Başkanvekili Levent Gök, Nevşehir Valisi İlhami Aktaş, CHP Genel Başkan Yardımcıları, milletvekilleri ve aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu bazı belediye başkanları katıldı. Kılıçdaroğlu ve Ersoy, birlikte girdikleri salonda vatandaşları selamladı. Tören öncesi, Cumhurbaşkanı ’ın Hacıbektaş Belediye Başkanı Arif Yoldaş Altıok’a gönderdiği mesaj okundu. Törende, Kültür ve Turizm Bakanlığı Hacı Bektaş Veli Semah Ekibi gösteri sundu. 26. Hacı Bektaş Veli Dostluk ve Barış Ödülü’ne layık görülen Musa Eroğlu’na ödülünü Kılıçdaroğlu verdi. Hacıbektaş Belediye Başkanı Arif Yoldaş Altıok, Ersoy ve Kılıçdaroğlu’na katılımlarından dolayı Hacıbektaş’ı simgeleyen plaket takdim etti. Etkinlikte, Alevi kurumlarınca yapılan değerlendirme toplantısının sonuç bildirgesi de okundu. Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Hüseyin Güzelgül okuduğu bildirgede, tüm insanlık için kutsal sayılan Munzur, Kaz Dağları ve Hasankeyf’e işaret ederek, burada yaşandığını öne sürdüğü doğa katliamlarına son verilmesini istedi. Öte yandan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Hacı Bektaş Veli Türbesi’ni ziyaret ederek, dua okudu.

AK Parti'nin 18. kuruluş yıl dönümü

TRABZON (AA) – TBMM Çevre Komisyonu Başkanı ve Trabzon Milletvekili Muhammet Balta, "Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet düsturu ile ülkemizi çok daha güçlü ve sağlam yarınlara taşıyacağımızın altını çizmek istiyorum. Rabbim, daha nice yıllar 'mize aziz milletimizin hizmetkarı olmayı nasip etsin." değerlendirmesinde bulundu.

Balta, AK Parti'nin 18. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, AK Parti olarak milletten aldıkları güç ile yola çıktıklarını belirtti.

Büyük reformlarla Türkiye'de ulaşılmaz bir gelişim ve değişime de imza attıklarını vurgulayan Balta, şöyle devam etti:

"Kurucu Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımız 'ın liderliğinde Türk siyasi tarihinde ülkemizi çağ atlatan projelere imza attık, atmaya da devam edeceğiz. 2023 vizyonunu kendisine temel prensip alarak güçlü Türkiye yolunda hızla ve yerinde adımlar atan AK Parti hükümetleri birbiri ardına attığı ciddi adımlar ve yatırımlarla gelişmenin, büyümenin ve kalkınmanın bir ve beraber olma ruhu içinde ortaya konulduğunu, tüm dünyaya ispat etmiştir. AK Parti ülke sevdasını, vatan aşkını en üst düzeyde hissedenlerin partisi olarak kuruluştan bugüne kadar hizmet siyasetinin adresi ve uygulayıcısı olmuş ve bu sayede milletin gönlünde taht kurmuştur."

Balta, her zaman milletle birlikte yürüdüklerini belirterek, "Sevdayla, tutkuyla, vatan aşkıyla 18 yıl önce çıktığımız zorlu ve meşakkatli bu yolda manevi desteğini her zaman yanımızda hissettiğimiz milletimizle durmadan yürüdük, yürüyoruz ve yürüyeceğiz. Başı dik, alnı ak, yüreği demirden bir parça milletimizle adımlarımızı her zamankinden daha sağlam, daha güçlü, daha azimli bir şekilde atıyoruz. Partimiz, kuruluşundan geçen bu yıla dek, Türk siyasi tarihinde eşine az rastlanan bir başarıyla, her defasında daha da büyüyerek, çıtayı her defasında daha da yükseğe çıkartarak milletin sesi olmuş. Gazi Mustafa Kemal'in işaret ettiği muasır medeniyetlere ulaşma arzusu içinde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın açtığı yolda koyduğu hedeflerde AK kadrolarımızla birlikte Türkiye'ye adeta çağ atlatmıştır." ifadelerini kullandı.

– "AK Parti'li olmak büyük Türkiye sevdalısı olmaktır"

AK Parti'nin her seçimden zaferle çıktığına işaret eden Balta, şu görüşlerini paylaştı:

"Siyaset sahnesine çıktıktan sonra girdiği ilk seçimde tek başına iktidar olan AK Parti, sonrasında girdiği her seçimden de zaferle çıktı. Çok partili hayata geçildikten sonra en uzun süre tek başına iktidarda kalmayı başaran partimiz Türkiye'de siyasetin ana omurgasını değiştiren pek çok değişikliğe imza atmıştır. Hedef 2023 sloganıyla milletiyle el ele Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılına durmadan ilerlemektedir. 2051 ve 2071 hedeflerimize de ulaşmak için büyük bir azim ve karlılıkla durmaksızın çalışacağız. Ülkemiz ekonomisiyle, teknolojisiyle, demokrasi anlayışıyla, özgürlük inancı ve ruhuyla dünyanın en gelişmiş ülkeleri içinde yerini alacaktır. 'tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet' düsturu ile ülkemizi çok daha güçlü ve sağlam yarınlara taşıyacağımızın altını çizmek istiyorum. Rabbim, daha nice yıllar AK Parti'mize aziz milletimizin hizmetkarı olmayı nasip etsin."

AK Parti'nin 18. kuruluş yıl dönümünü kutlayan Balta, mesajında şu ifadelere yer verdi:

"AK Parti'li olmak büyük Türkiye sevdalısı olmaktır. Bu sevda ile milletimizin hizmetkarı olmayı sürdüreceğiz. Milletin bağrından çıkan AK Parti’nin, AK sevdamızın kuruluşunun 18. yıl dönümünü en içten ve kalbi duygularımızla kutluyor, başta Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a bugüne kadar görev yapmış başbakanlarımıza, bakanlarımıza ve milletvekillerimize, Trabzon il, ilçe, mahalle teşkilatlarımızda, seçim sandıklarımızda görev yapmış tüm dava arkadaşlarımıza, belediye başkanlarımıza ve meclis üyelerine ve Trabzonlu hemşehrilerime sevgi, saygı ve sonsuz teşekkürler ediyor, ebediyete intikal etmiş dava arkadaşlarımıza Allah'tan rahmet niyaz ediyorum."

AK Parti 18 yaşında

ANKARA (AA) – Cumhurbaşkanı ve Genel Başkanı liderliğindeki “Erdemliler Hareketi” ile 2001 yılında siyaset sahnesinde yerini alan , çeşitli engellemelere rağmen reformlar ve seçim başarılarıyla dolu 17 yılı geride bıraktı.

“Erdemliler Hareketi”, 14 Ağustos 2001’de “AK Parti” adıyla siyaset sahnesine girerek son 17 yılda girdiği tüm seçimlerden birinci parti olarak çıkmayı başardı.

Girdiği ilk genel seçimde, 3 Kasım 2002’de iktidara gelen AK Parti, “Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” sloganıyla çıktığı siyaset yolunda, 4 başbakan 2 cumhurbaşkanı çıkardı.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde, 12 Aralık 1997’de Siirt’te okuduğu Ziya Gökalp’ın Asker Duası şiiri nedeniyle 1999’da 10 ay hapse mahkum edilen ve bu nedenle siyasi yasaklı olan Erdoğan, liderliğini yaptığı parti, 3 Kasım 2002’de tek başına iktidar olmasına rağmen başbakan olamadı.

Erdoğan’ın giremediği 3 Kasım genel seçimlerinden AK Parti 34,28’lik oy oranıyla birinci parti olarak çıktı ve Abdullah Gül başkanlığında 58. Cumhuriyet Hükümeti kuruldu.

– Mahkumiyetine neden olan şiiri okuduğu Siirt’ten milletvekili seçildi

Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 312. maddesinde yapılan değişiklikle Erdoğan’ın siyasi yasağının kalkmasının ardından, Kurucu Genel Başkan Erdoğan, 8 Mart 2003’te mahkumiyetine neden olan şiiri okuduğu Siirt’te yapılan yenileme seçimlerinde milletvekili seçilerek TBMM’ye girdi.

Abdullah Gül başkanlığındaki 58. Hükümet, üç gün sonra, 11 Mart 2003’te istifa ettikten sonra 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, hükümeti kurma görevini Recep Tayyip Erdoğan’a verdi. Erdoğan, 15 Mart 2003’te 59’uncu Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni kurarak başbakanlık koltuğuna oturdu.

– Yerel seçimlerden de başarıyla çıktı

Girdiği ilk yerel seçim olan 2004 mahalli idareler seçimlerinde de yüzde 41,7’lik oy oranıyla sandıktan birinci parti çıkan AK Parti, 11’i büyükşehir olmak üzere 1950 belediyeyi kazandı.

2007’deki genel seçimlerde yüzde 46,58’lik oy oranına ulaşan AK Parti, Tunceli dışındaki 80 ilden milletvekili çıkarmayı başardı ve tek başına iktidar oldu.

Meclis’te 28 Ağustos 2007’de yapılan oylamada, partinin kurucularından Abdullah Gül, Türkiye Cumhuriyeti’nin 11. Cumhurbaşkanı seçildi.

Bu seçimlerden önce Milli Görüş kökenli bir siyasetçinin cumhurbaşkanı adayı olmasını istemeyen muhalif kesimler tarafından nisan ayında “Cumhuriyetine sahip çık” sloganıyla “Cumhuriyet Mitingleri” düzenlendi.

Nisan ayının son günlerinde 27 Nisan 2007’de ise Türk siyasi tarihine “e muhtıra” olarak geçen Genelkurmay Başkanlığının laiklik vurgusu içeren açıklaması yayımlandı.

AK Parti, 2009’da yapılan yerel seçimlerde de yine en fazla oyu toplayarak 10 büyükşehir belediyesi ile 1442 belediyeyi yönetme yetkisini vatandaştan aldı. 12 Eylül darbesinin 30’uncu yılına denk gelen ve 1982 Anayasası’nda değişiklik öngören düzenlemeye 2010’daki halk oylamasından yüzde 57,88 oranında “evet” oyu çıktı.

2011 genel seçimlerinde de geleneği bozmayan AK Parti, yüzde 49,53’lük oy oranının ardından kurulan 61.Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile çalışmalarına hız kesmeden devam etti.

– Yeni bir bayrak değişimi

İktidarının 12. yılında Erdoğan’ın genel başkanlığındaki son yerel seçime 2014’te giren AK Parti, yüzde 45,60 oy oranıyla 18’i büyükşehir olmak üzere, 818 belediye başkanlığını kazandı.

AK Parti Kurucu Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 10 Ağustos 2014’te yapılan seçimde doğrudan halk iradesiyle seçilen ilk ve Türkiye’nin 12. Cumhurbaşkanı oldu. AK Parti, yoluna Konya Milletvekili Ahmet Davutoğlu ile devam etti.

AK Parti, Davutoğlu’nun Genel Başkanlığında ilk sınavını, 7 Haziran 2015’teki genel seçimlerde ve ardından yapılan 1 Kasım 2015 erken seçimlerinde verdi. 1 Kasım’da tek başına iktidarın kazanılmasıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan, 64. Hükümeti kurma görevini AK Parti Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’na verdi.

Partide, 22 Mayıs 2016’da düzenlenen 2. Olağanüstü Kongre ile yeni bir bayrak değişimi daha yaşandı. Partinin kurucularından olan ve Erdoğan’a, belediye başkanlığı döneminden itibaren yol arkadaşlığı yapan Binali Yıldırım, AK Parti Genel Başkanlığına seçildi ve 65. Hükümeti kurarak Başbakan oldu.

– İki cumhurbaşkanı ve dört başbakan

Kuruluşunun ardından kesintisiz iktidarına 17 yıldır devam eden AK Parti, bu sürede bünyesinden dört başbakan ve iki cumhurbaşkanı çıkardı. Abdullah Gül, Recep Tayyip Erdoğan, Ahmet Davutoğlu ve Binali Yıldırım’ın başbakanlık yaptığı bu süreçte Abdullah Gül ve Recep Tayyip Erdoğan Türkiye’nin 11. ve 12. Cumhurbaşkanlığına seçildi.

Gül, 367 krizi sonrası TBMM üyelerince 2007’de Cumhurbaşkanı seçildi. Kurucu Genel Başkan Erdoğan ise cumhurbaşkanının doğrudan halk tarafından seçilmesinin önünü açan 21 Ekim 2007’deki halk oylaması sonrası gerçekleştirilen ilk seçimde Cumhurbaşkanı oldu. Erdoğan, 2007’deki halk oylamasıyla cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesine imkan tanıyan düzenleme uyarınca 10 Ağustos 2014’te yapılan seçimde, oyların yaklaşık yüzde 52’sini alarak doğrudan halk tarafından seçilen ilk cumhurbaşkanı oldu.

– Danıştay saldırısından FETÖ’nün darbe girişimine zorlu 17 yıl

Kurulduktan yaklaşık bir yıl sonra yapılan genel seçimde iktidara yürüyen AK Parti, bu dönemde vesayet odakları, devlet içinde yapılanan terör örgütleri ile bölücü terör örgütlerinin faaliyetleri, kapatma davası ve darbe girişimlerine maruz kaldı.

Ankara’da 17 Mayıs 2006’da Danıştay binasında Alparslan Arslan’ın gerçekleştirdiği silahlı saldırıda, Danıştay 2. Dairesi üyesi Mustafa Yücel Özbilgin hayatını kaybederken aralarında Daire Başkanı Mustafa Birden’in de yer aldığı 4 üye ise yaralandı.

Saldırının ardından Anayasa Mahkemesi, Danıştay, Yargıtay, Sayıştay, Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi üyeleri ile Türkiye Barolar Birliği temsilcilerinin bulunduğu bir grup, Anıtkabir’e yürüdü ve saldırıdan hükümeti sorumlu tuttu.

Hükümet ise saldırıyı, istikrarı bozmak ve hükümeti yıkmak için yapılan bir teşebbüs olarak nitelendirdi.

– Cumhuriyet mitingleri

Türkiye, 16 Mayıs 2007’de görev süresi dolacak olan 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in yerine kimin 11. Cumhurbaşkanı olarak devletin başına geçeceğini tartışırken, yeni bir kriz dalgası yaşandı.

TBMM’de sayısal üstünlüğü elinde bulunduran AK Parti’nin önereceği adayın seçimi kazanmasına teamüller gereği kesin gözüyle bakılırken, bazı çevrelerce Ankara, İstanbul, İzmir, Manisa ve Çanakkale’de düzenlenen “Cumhuriyet Mitingleri”yle bu engellenmeye çalışıldı.

– 367 krizi

Türkiye’nin 11. Cumhurbaşkanını seçmek için 27 Nisan 2007’de toplanan TBMM Genel Kurulunda, tek aday olarak seçime giren Abdullah Gül, oylamaya katılan 361 milletvekilinin 357’sinin oyunu almasına rağmen, ilk turda seçilmek için gerekli 367 sayısını bulamadı. Cumhuriyet Halk Partisi, 367’nin sadece karar yeter sayısı değil, aynı zamanda toplantı yeter sayısı olduğu iddiasıyla Meclis’te yapılan ilk tur oylama işleminin iptal edilmesi için Anayasa Mahkemesine başvurdu. Bir ilke imza atan Anayasa Mahkemesi, CHP’nin yaptığı başvuruyu kabul ederek Türkiye’yi yeni bir krizin eşiğine getirdi.

– Türkiye tarihinde bir ilk: e-muhtıra

Türk demokrasi tarihine “e-muhtıra” olarak geçen 27 Nisan bildirisi de Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi milli iradeyi hedef alan bir girişim olarak akıllarda kaldı.

Cumhurbaşkanlığı seçimi için yapılan ilk oylamanın ardından gece yarısı Genelkurmay Başkanlığının internet sitesine bir bildiri konuldu.

Türk demokrasi tarihinde “e-muhtıra” olarak yerini alan bu bildiriye, AK Parti hükümetinden çok sert bir karşı açıklama geldi.

Dönemin Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek tarafından kamuoyuna duyurulan açıklamada, Genelkurmay Başkanlığı bildirisinin “hükümete karşı bir tutum” olarak algılandığı vurgulanarak, Başbakanlığa bağlı bir kurum olan Genelkurmay Başkanlığının, herhangi bir konuda hükümete karşı bir ifade kullanmasının demokratik bir hukuk devletinde düşünülemeyeceğine dikkat çekildi.

– 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül

Anayasa Mahkemesinin, CHP’nin başvurusunu kabul etmesiyle ikinci tur görüşmelerde toplantı yeter sayısı bulunamadığı gerekçesiyle cumhurbaşkanı seçilemedi.

Yapılan genel seçimin ardından TBMM, 20 Ağustos 2007 tarihinde yeniden cumhurbaşkanını seçmek için toplandı. Seçimin 1. turunda 341, 27 Ağustos 2007’de yapılan ikinci turunda 337, 28 Ağustos 2007’de üçüncü turunda 339 oy alan Abdullah Gül, Türkiye’nin 11. Cumhurbaşkanı seçildi.

– En büyük partiye kapatma davası

AK Parti’yi iktidardan uzaklaştırmak için atılan adımlardan biri de kapatma davası oldu. Bu bağlamda eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya tarafından hazırlanan ve Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan’ın da aralarında bulunduğu 71 kişiye 5 yıl süreyle siyaset yasağı getirilmesi ile partinin kapatılmasını içeren iddianame, 14 Mart 2008’de Anayasa Mahkemesine sunuldu. Yüksek Mahkeme, 31 Mart 2008’de iddianameyi kabul etti.

Anayasa Mahkemesinin, siyasi tarihe “google iddianamesi” olarak geçen iddianameyi kabul etmesinin ardından dava 30 Temmuz 2008’de karara bağlandı. Yüksek Mahkemenin 5 üyesi kapatmaya karşı çıkarken, 6 üye kapatmadan yana oy kullandı. Anayasa’da öngörülen nitelikli çoğunluk sağlanamadığı için parti kapatma talebi reddedilmiş oldu.

– 7 Şubat MİT krizi

Dönemin İstanbul Cumhuriyet Savcısı Sadrettin Sarıkaya tarafından MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın da aralarında bulunduğu istihbarat görevlilerinin 7 Şubat 2012’de ifadeye çağrılmasıyla başlayan kriz, siyasi iktidarın olaya müdahalesiyle son buldu. Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) doğrudan hükümeti hedef alan girişimi sonrası yapılan yasal değişiklikle, MİT görevlilerinin soruşturulması izni Başbakanlığa bırakılarak ülke bir krizden daha çıkarılmış oldu.

– Gezi olayları

Taksim Meydanı’ndaki Gezi Parkı’nda Topçu Kışlası’nın yeniden inşa edilmesi amacıyla 2013’te Büyükşehir Belediyesi ekiplerince sökülen bazı ağaçların başka yerlere nakledilmek istenmesi üzerine başlayan olayların da Türkiye’ye maliyeti büyük oldu. Uzun süre gündemi meşgul eden ve yaklaşık 50 milyar dolar maliyeti olan eylemler, Erdoğan’ın kararlı duruşuyla son buldu.

– 17-25 Aralık darbe girişimi

Dönemin İstanbul Cumhuriyet Savcısı FETÖ firarisi Celal Kara tarafından 17 Aralık 2013’te bazı bakan çocukları, iş adamları ve banka genel müdürlerinin de aralarında bulunduğu kişiler hakkında açılan soruşturma, Türkiye için önemli dönüm noktalarından biri oldu.

Soruşturmanın ikinci dalgası ise 25 Aralık 2013’te dönemin İstanbul Cumhuriyet savcısı, bir başka FETÖ firarisi Muammer Akkaş’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ı şüpheli sıfatıyla ifadeye çağırmak istemesiyle yaşandı.

– 15 Temmuz kanlı darbe girişimi

FETÖ’nün, Türkiye tarihinin en kanlı darbe girişimi olarak tarihe geçen hain projesi, 15 Temmuz gecesi örgütün, TSK’deki üniformalı teröristleri aracılığıyla hayata geçirildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Milletimizi, illerimizin meydanlarına, havalimanlarına davet ediyorum.” yönündeki çağrısı üzerine vatandaşların tankların önüne geçerek demokrasiyi sahiplenmesi, AK Parti, Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisinin ortak hareket ederek milli iradeye kasteden teröristlere karşı demokrasinin yanında yer almasıyla darbe girişimi engellendi.

Türkiye’nin doğrudan halk iradesiyle seçilen ilk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 24 Haziran 2018’deki seçimde de yüzde 52,38 oy alarak Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk Cumhurbaşkanı oldu.

Türkiye, 16 Nisan’da yapılan ve “tarihi” olarak nitelendirilen halk oylamasıyla yeni bir döneme girdi. Halk oylaması süreci, Başbakan Binali Yıldırım dahil, 316 AK Parti milletvekilinin imzasını taşıyan anayasa değişikliği teklifinin 10 Aralık 2016’da TBMM Başkanlığına sunulmasıyla başladı.

Maddelere ilişkin oylamaların ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 10 Şubat 2017’de anayasa değişikliğine ilişkin kanunu onaylayarak, halkoyuna sunulmak üzere yayımlanması için Başbakanlığa gönderdi.

16 Nisan 2017’deki halk oylamasından yüzde 51,41 oranında “evet”, yüzde 48,59 oranında “hayır” oyu çıkmasıyla Anayasa’daki, “Cumhurbaşkanı seçilenin partisi ile ilişiği kesilir” hükmünün kaldırılmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a parti üyeliğinin yolu açıldı. Ayrıca halk Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilmesine karar verdi.

Erdoğan, 2 Mayıs’ta AK Parti Genel Merkezi’ne 979 gün aradan sonra gelerek üyelik beyannamesini imzaladı ve AK Parti’ye üye oldu.

– Erdoğan, 998 gün sonra yeniden Genel Başkan

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın partiye dönmesinin ardından 21 Mayıs’ta olağanüstü kongre yapma kararı alındı.

Üç yıllık bir aradan sonra AK Parti’nin 3. Olağanüstü Büyük Kongresi’nde bin 414 geçerli oyun tamamını alan Erdoğan, 998 gün sonra kurucusu olduğu partiye yeniden Genel Başkan seçildi.

Kongrede yapılan tüzük değişikliğiyle ihdas edilen “genel başkanvekilliği” görevine de Başbakan Binali Yıldırım getirildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 3 yılın ardından partide yeniden genel başkanlığı üstlenmesi partiye yeni bir heyecan ve dinamizm kazandırdı.

Erdoğan’ın karizmatik liderlik etkisi, teşkilatlanmaya yönelik tecrübesi, kendine has siyaset etme tarzı ile sorunları hızlı bir şekilde çözme becerisi, AK Parti’nin daha da güçlenmesini sağladı.

Göreve gelir gelmez partinin yetkili organlarında değişikliğe giden, il ve ilçe başkanları ile belediye başkanlarında değişiklikler yapan Erdoğan, normal takvime göre 2019 Kasım’da yapılması planlanan seçim hazırlıklarını da başlatmıştı. Erdoğan, birçok il ve ilçede partisinin olağan kongrelerine katıldı, vatandaşla, partililerle bir araya geldi.

– 24 Haziran seçimleri

Zaman zaman seçimlerin vaktinde yapılacağı yönünde açıklamalar gelmesine rağmen AK Parti’nin siyasi ittifak yaptığı MHP’nin Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den gelen erken seçim teklifi Cumhurbaşkanı Erdoğan ve partinin yetkili organları tarafından değerlendirildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile yaptığı görüşmenin ardından seçimlerin 24 Haziran 2018’de yapılacağını açıkladı.

Daha önce, ilk kez 10 Ağustos 2014’te cumhurbaşkanı halk tarafından seçilirken, 24 Haziran’da seçmenler ilk kez cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimi için aynı gün sandığa gitti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçimlerde yüzde 52,38 oy alarak, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk Cumhurbaşkanı oldu.

Erdoğan liderliğindeki AK Parti ise Türk siyasi tarihinin en önemli seçiminde yüzde 42,28 oy alarak 16 yılda 13. seçim başarısını elde etti. AK Parti ve MHP’nin yer aldığı “Cumhur İttifakı” ise yüzde 53,6 oy aldı.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk Cumhurbaşkanı Erdoğan, 9 Temmuz’da TBMM’de yemin ederek görevine başladı. Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’ni de aynı gün açıkladı.

Buna göre, Cumhurbaşkanı Yardımcılığına Fuat Oktay getirildi. Yeni kabinede eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar da Milli Savunma Bakanı olarak görev aldı.

– AK Parti 6. Olağan Büyük Kongresi’ni yaptı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 18 Ağustos 2018’de gerçekleşen AK Parti 6. Olağan Büyük Kongresi’nde geçerli oyların tamamını alarak bin 380 oyla yeniden parti genel başkanlığına seçildi.

AK Parti’nin 6. Olağan Büyük Kongresi’nde yapılan değişiklikle 24 Haziran seçimlerinde yapılan siyasi parti seçim ittifakı parti tüzüğüne girdi. Ayrıca tüzüğe “Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyeliği ile Cumhurbaşkanı Yardımcılığı veya Bakanlık görevi aynı kişide birleşemez.” fıkrası eklendi.

– 31 Mart yerel seçimleri

AK Parti ve MHP tarafından Cumhur İttifakı’nı 31 Mart 2019 Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde devam ettirme kararı alındı. Yapılan görüşmeler sonucu AK Parti ve MHP arasında seçimlerde 30’u büyükşehir olmak üzere 51 ilde ittifak yapıldı. Cumhur İttifakı kapsamında MHP, Adana, Mersin ve Manisa büyükşehir belediyelerinde aday gösterirken, 27 büyükşehirde ise AK Parti aday çıkardı.

AK Parti, 31 Mart yerel seçimlerinden yüzde 44,33 oy oranıyla yine birinci parti olarak çıkmayı başarırken, Ankara ve İstanbul büyükşehir belediye başkanlıklarını CHP kazandı.

AK Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçim sonuçlarına itiraz etmesi üzerine, seçimler 23 Haziran’da yenilendi.

Binali Yıldırım ile Ekrem İmamoğlu arasındaki seçim yarışında CHP’nin adayı İmamoğlu ipi göğüsledi.

– 7. Olağan Büyük Kongre süreci sonbaharda başlayacak

Yerel seçimlerin tamamlanmasının ardından Erdoğan, “7. Olağan Büyük Kongre sürecini sonbaharda başlatacağız.” açıklamasında bulundu.

Sonbaharda başlatılacak 7. Olağan Büyük Kongre sürecinde AK Parti’nin teması “Gelenek, Vefa ve Yenilik” olacak.

Partinin 18. kuruluş yıl dönümü olan 14 Ağustos tarihi bu sene Kurban Bayramı’na rastladığı için kutlama programı 23 Ağustos’ta, “Türkiye Sevdasıyla Yaşımız Hep 18” temasıyla genel merkezde yapılacak.