TCG Anadolu Türkiye'nin denizdeki hareket yeteneğini artıracak

ANKARA (AA) – Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir ve Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanı Salim Atay, yapımı süren TCG Anadolu gemisinden yayımlanan Söz Yetenekte programına katıldı.

İsmail Demir, canlı bağlantı aracılığıyla geminin başlangıçta çok maksatlı hücum gemisi olarak planlandığını daha sonra bir güç aktarım platformu olarak düşünüldüğünü söyledi.

Çeşitli zırhlı araçlar, çıkarma gemileri ve birlikler taşıyacak geminin bir rampa eklenerek hava gücü konuşlandırmaya uygun hale getirilmesiyle kamuoyunda “uçak gemisi” nitelemelerinin ortaya çıktığını anlatan Demir, şöyle konuştu:

“Bu bir nevi kehanet oldu. Çünkü daha sonra “Bunu ne yaparız” diye düşünürken etkin hava gücü oluşturmak adına, son zamanlarda SİHA ve İHA’larımızın ne kadar oyun değiştirici rolü olduğunu görünce acaba böyle bir değişikliğe gidebilir miyiz diye bir çalışma devam ediyor. Aslında birçok maksatlı amfibi hücum gemisi. Bu, klasik anlamda uçak gemisi denilemeyecek ama güç aktarma platformu olarak hava gücünü belli ölçüde sahaya sürebilecek bir platform oldu. Buna uçak gemisi demiyoruz ama uçak gemisinin harekat alanına sunacağı bazı kabiliyetleri de ortaya koyabileceğini söyleyebiliriz. İnşallah ileride ülkemiz çeşitli vizyonda projelerle daha büyük platformlara imza atar.” diye konuştu.

İsmail Demir, TCG Anadolu’da yüzde 70 civarında yerli sistem bulunduğunu ifade etti.

Geminin bir anlamda beyni olan savaş yönetim sistemi ve yazılımların yerli olduğunu ve bunun çok önem taşıdığını vurgulayan Demir, geminin inşasının yerli tersanede yapıldığını, tasarım için başlangıçta İspanyol firmasından destek alınsa da bundan çok daha iyi gemileri yapacak yetenek oluşturulduğunu dile getirdi. Demir, savaş yönetim sistemi yanında elektrik, elektronik, kablaj, silah sistemleri gibi çok çeşitli sistemler için 200’ü aşkın Türk firmanın katkıda bulunduğunu bildirdi. İsmail Demir, firmaların kabiliyetlerini sahada gösterip ihracat konusunda da avantaj kazandıklarını kaydetti.

Küresel Güç Türkiye vizyonuna paralel etkinlik

İsmail Demir, geminin Türk Silahlı Kuvvetlerine kazandıracağı kabiliyetlere ilişkin şu bilgileri verdi:

“Bu geminiz denizlerde iken “Küresel Güç Türkiye” vizyonunun paralelinde harekat etkinliği sağlayabilme, denizden göndereceğiniz çıkarma unsurlarının çıkarma yapabilmesi, zırhlı birliklerinizin alana aktarılabilmesi, helikopterlerinizin hem deniz hem denizden karaya doğru olacak sistemlerle ilgili faaliyet yapabilmeleri ve uçak platformları da koyduğumuzda havadan da vurucu kabiliyetler oluşturma yönünde bir etkinlik kazanmış olacak. Şu anda SİHA’larımızı çalışıyoruz, çok önemli aşamalar kaydettik. Bunun yanında Hürjet uçağımızın da tasarım aşamasında bu platformdan operasyon yapabilme kabiliyetleriyle ilgili de mühendislerimiz çalışmalara devam ediyorlar. Bu gemimiz Türkiye’nin denizde vurucu gücü olacak. Bu da önemli bir kabiliyet. Türkiye’nin kendi kara suları uzağında veya başka alanlarda hareket yeteneğini artıracağı gibi barış zamanında da çok önemli fonksiyonlar görebilir. Çeşitli kriz ortamlarında insan tahliyesi ve kriz ortamlarına müdahale, afet durumlarına müdahale gibi konularda da bu gemimiz çok önemli bir fonksiyon icra edebilecek.”

İsmail Demir, programı izleyen gençlere kendilerini iyi yetiştirmeleri tavsiyesinde bulundu.

“Staj seferberliği”

Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi Başkanı Salim Atay da kamunun kaynaklarını sadece bir kesime, bir üniversiteye, bir bölgeye, bir siyasi görüşe göre değil, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan, kendisini ülkeye ait hisseden, ülkesini, devletini seven her gencin yararlanabileceği bir imkan haline getirdiklerini söyledi.

“Staj seferberliğinin” geçen yılki pilot çalışmasına yaklaşık 15 bin öğrenci katıldığını ve 6 bin 500 öğrenciye staj imkanı sağlandığını bildiren Atay, bu yıl ön lisansın da dahil olmasıyla 135 binden fazla başvuru aldıklarını ve 60 bin öğrenciye staj yaptırabileceklerini bildirdi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Demir, Twitter hesabından “HİSAR Hava Savunma Sistemleri”nde gelinen son duruma ilişkin bilgi verdi.

“HİSAR’dan iki müjde birden.” ifadesini kullanan Demir, “HİSAR A+ sistemi tüm unsurlarıyla teslim edildi. Harp başlıklı atışında yüksek hızlı hedefi uzak menzil ve yüksek irtifada imha eden HİSAR O+ ise seri üretime geçiyor. Hayırlı olsun. Durmak yok yola devam.” değerlendirmesinde bulundu.

Menzilleri 15 ve 25 kilometre

Savunma Sanayii Başkanlığından yapılan açıklamada da konuya ilişkin detaylara yer verildi.

Buna göre, HİSAR Hava Savunma Sistemleri, SSB projesi olarak, Aselsan-Roketsan iş birliğinde yerli ve milli şekilde yürütüldü. Harp başlığı ise TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirildi. 360 derece etkinliğe sahip sistem, 6 hedefe aynı anda angajman ve ateşleme yapabiliyor.

HİSAR A+ sisteminin önleme menzili 15 kilometre iken HİSAR O+ sistemininki 25 kilometreyi buluyor.

Her türlü hava koşulunda çalışma yeteneğine sahip HİSAR, savaş uçakları, helikopter, havadan karaya füzeler, seyir füzeleri ve silahlı/silahsız insansız hava araçlarına (İHA/SİHA) karşı etkili oluyor.

Stratejik ve kritik tesislere sahip Türkiye’de mevcut ihtiyaç ve tehditlere uygun olarak tasarlanan HİSAR, ülke hava savunmasında ciddi bir güç çarpanı olacak.

HİSAR A+ sisteminin tüm unsurları Türk Silahlı Kuvvetlerine teslim edildi

HİSAR A+ Projesi’nde Atış İdare Cihazı ile koordineli çalışan füze fırlatma sistemleri ve füzelerin envantere girmesinden sonra, son olarak tek başına görev yapabilmek üzere gerekli tüm alt sistemleri üzerinde bulunduran Kundağı Motorlu Otonom Alçak İrtifa Hava Savunma Füze Sistemi’nin (Otonom HİSAR A+) de teslimatı gerçekleşti.

Böylece HİSAR A+ sisteminin tüm unsurlarının Türk Silahlı Kuvvetlerine teslimatı yapılmış oldu. Otonom HİSAR A+ zırhlı mekanize ve hareketli birliklerin hava savunma görevini icra edecek. Sistem, zorlu arazi şartlarında hareket etme, hızlı mevzi değiştirme, kısa reaksiyon süresi ve tek başına görev yapabilme kabiliyetiyle ön plana çıkıyor.

HİSAR O+ nokta ve bölge hava savunma görevleri yapacak

HİSAR O+ Hava Savunma Füze Sistemi, son olarak gerçekleştirdiği harp başlıklı atışında yüksek hızlı hedefi uzak menzil ve yüksek irtifada imha etmeyi başardı. Sistem böylece seri üretime geçme aşamasına geldi.

Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen HİSAR O+ sistemi dağıtık ve esnek mimari yeteneğiyle nokta ve bölge hava savunma görevleri icra edecek.

HİSAR O+ sisteminin batarya ve tabur yapılarında teşkilatlanma altyapısı bulunuyor. Sistem, Atış Kontrol Merkezi, Füze Fırlatma Sistemi, Orta İrtifa Hava Savunma Radarı, Elektro Optik Sistem, Kızıl Ötesi Arayıcı Başlıklı Füze ve RF Arayıcı Başlıklı Füze unsurlarından oluşuyor.

ANTALYA (AA) – ARES Tersanesi ve Meteksan Savunma şirketlerinin iş birliğiyle geliştirilen “ULAQ” serisinin ilk platformu olan SİDA’nın ilk atışını canlı yayında izleyen Demir, daha sonra Antalya Serbest Bölge’deki tersaneyi gezerek çalışmalar hakkında bilgi aldı.

Demir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, insansız sistemlerin artık Türkiye’nin savunma sanayii stratejisinin ön sıralarında yer alan bir kavram olduğunu söyledi.

Türk Silahlı Kuvvetleri ve güvenlik güçlerinin çok geniş ölçüde SİHA’ları kullandığını belirten Demir, “Harekat alanlarında tecrübeleri ve başarıları görülüyor. İnsansız sistemleri kara, deniz üstü ve deniz altı araçlarına taşımayla ilgili bir müddettir çalışmalarımız devam ediyor. Bu çalışmaların neticelerinden birisini burada gördük. Silahlı insansız deniz üstü aracımız, takılan Cirit ve UMTAS füzeleriyle seyre çıktı ve hareketliyken 5 kilometreden atış yaparak belirlenen hedefi başarıyla tahrip etti. Teknemizin hızı, manevra kabiliyeti ve vuruş mesafesiyle ilgili çok tatminkar sonuçlar aldık. Daha da geliştirilmesi için çalışılacak.” ifadelerini kullandı.

Atışın mühimmat başlığıyla yapıldığını, Roketsan’ın daha önce tecrübe edilmiş füzelerinin kullanıldığını dile getiren Demir, SİDA’lara ileride daha başka vurucu unsurlar da yerleştirilebileceğini kaydetti.

Bu sistemin grubu ve sınıfının ilk örneği olduğunu anlatan Demir, şöyle konuştu:

“Sırada başka örnekler de var. Hatta bu operasyonel kavramın çeşitlendirilerek hayata geçeceğini söyleyebilirim. Türkiye insansız harekat ortamını oluşturmak ve elde ettiği teknolojileri geliştirerek bu sınıfta üst ligde oynayan bir oyuncu olduğunu gösterecek. Nasıl SİHA’larda bunu gösterdiysek, diğer sistemlerde de adım adım geliyoruz. Başarıları görüyoruz ve görmeye devam edeceğiz. Ortaya konulan başarılarla Türkiye bu ligdeki yerini yükseltecek. Dünyada bu anlamda ilgi çeken bir ülke olduğu kadar ortaya koyduğu konsept, kavram ve uygulamalarla da dikkati çekecek.”

Demir, insansız araçların gerek elektronik harp unsurları gerekse deniz altı ve üstü vuruş yapabilecek silahlarla donatılması gibi bir dizi kavramın gündemlerinde olduğunu bildirdi.

Bu konularda çalışan başka şirketlerin de bulunduğuna değinen Demir, “Onların ürünlerini de bekliyoruz. Ürün çeşitliği olacak ve onların kullanımıyla ilgili de çeşitli faaliyetler yapılacak. İnşallah bu firmamız seri üretime geçecek. İnşallah diğer faaliyetlerin de hayata geçtiğini göreceğiz.” dedi.

Demir, bu alanda kara, deniz üstü, deniz altı ve hava araçlarının çeşitli versiyonlarıyla ilgili yarışmalar düzenleyip, çağrılarda bulunacaklarını sözlerine ekledi.