Tekirdağ'da arazide bulunan karaca yavrusu ve puhu tedaviye alındı

TEKİRDAĞ (AA) – Tekirdağ'ın Saray ilçesinde bitkin halde bulunan karaca yavrusu ve nesli tükenme tehlikesi yaşayan puhu, tedavi edilecek.

Saray'da vatandaşlar boş bir tarlada bitkin halde karaca yavrusu ve puhu olduğunu fark etti.

Haber verilmesi üzerine Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Tekirdağ Şubesi ekipleri hayvanları yakaladı.

İlk bakımı yapılan karaca ve puhu, DKMP 1'inci Bölge Müdürlüğü İstanbul Polonezköy Yaban Hayvanı Üretim Şefliğine gönderildi.

Burada tedavileri yapıldıktan sonra hayvanlar doğaya salınacak.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Opera, tiyatro ve sinema oyuncusu Toto Karaca’nın ölümünün üzerinden 29 yıl geçti.

Anadolu rock müzik türünün kurucularından Cem Karaca’nın annesi, asıl adı İrma Felegyan olan Toto Karaca, İran Ermenisi bir ailenin kızı olarak 18 Mart 1912’de İstanbul’da dünyaya geldi.

Annesi Tahran doğumlu, küçük yaşta İstanbul’a taşınan tiyatro oyuncusu Mari Felekyan, babası İranlı Ermeni Harutyun Marutyan olan Toto Karaca, müzikli oyunlarda İrma Toto adını kullandı.

İlk olarak Ömer Aydın’ın operetinde sahne alan Toto Karaca, Azeri Türk kökenli tiyatro sanatçısı Mehmet Karaca ile 1939’da dünya evine girdi.

Karaca, 1947’de “Kılıbıklar” filmiyle tiyatrodan sinemaya geçiş yaptı.

Uzun yıllar komedi filmlerinde rol alan karakter oyuncusu, çoğunlukla Rum ve Ermeni karakterlerini oynadı.

Karaca, “Bizim kız”, “Yasemin”, “Bağda Gül” ve “Gülünüz Güldürünüz” gibi sinema filmlerinin yanı sıra “Darısı Başınıza” ile “Komşumuz Balta Ailesi” televizyon dizilerinde de rol aldı.

Ömrünün son yıllarında TRT’de çeşitli programlara konuk olan ve bu programlarda şarkı söyleyen Karaca, İstanbul’da 22 Temmuz 1992’de hayata veda etti.

Toto Karaca’nın rol aldığı filmlerden bazıları:

Kılıbıklar (1947), Bağdagül (1947), Keloğlan (1948), Yalan (1949), İstanbul Yıldızları (1952), Eğlence Bülbülleri (1953), Izdırap Şarkısı (1955), Leyla (1962), Gülünüz Güldürünüz (1977), Bizim Kız (1977), Yasemin (1988)

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) “futbolda şike” soruşturmasında kumpas kurduğu gerekçesiyle 88 sanığın yargılandığı davada, mütalaasını hazırlayan savcı rekor hapis cezaları istedi.

İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinde görevli cumhuriyet savcısı, davaya ilişkin 142 sayfalık mütalaasını, celse arasında tamamlayarak mahkemeye sundu.

Mütalaada, sanıklardan kapatılan Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca’nın 76 kez “haberleşmenin gizliliğini ihlale azmettirme” suçundan 152 yıldan 456 yıla, 76 kez “kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınmasına azmettirme” suçundan 152 yıldan 380 yıla, 166 kez “resmi belgede sahteciliğe azmettirme” suçundan 498 yıldan bin 245 yıla, 91 kez “iftiraya azmettirme” suçundan 91 yıldan 364 yıla kadar olmak üzere toplamda 893 yıldan 2 bin 445 yıla kadar hapsi istendi.

Mütalaada, sanıklardan FETÖ sanığı eski emniyet müdürü Nazmi Ardıç’ın 74 kez “haberleşmenin gizliliğini ihlal” suçundan 148 yıldan 444 yıla, 74 kez “kişiler arasındaki konuşmaların kamu görevlisi tarafından dinlenmesi ve kayda alınması” suçundan 222 yıldan 555 yıla, 147 kez “görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak düzenlemek” suçundan 661 yıldan bin 764 yıla, 87 kez “iftira” suçundan 78 yıldan 348 yıla kadar olmak üzere toplamda bin 109 yıldan 3 bin 111 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.

Sanık İbrahim Emre’nin FETÖ kapsamında “silahlı terör örgütüne üye olmak” ile 7 kez “kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması” ve 20 kez “iftira” suçlarından 48,5 yıldan 147 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması öngörülen mütalaada, sanık Ahmet Kalender’in de 76 kez “haberleşmenin gizliliğini ihlal”, 76 kez “kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması”, 155 kez “görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak düzenlemek” ve 92 kez “iftira” suçlarından bin 169 yıldan 3 bin 254 yıla kadar hapsi talep edildi.

Şike soruşturmasını başlatan polisin 391 yıla kadar hapsi istendi

Mütalaada, hazırladığı tutanakla “futbolda şike” soruşturma sürecini başlattığı iddia edilen polis memuru Lokman Yanık’ın “silahlı terör örgütüne üye olmak” ile 91 kez “iftira” ve resmi belgede sahtecilik” suçlarından 103 yıldan 391 yılda kadar hapisle cezalandırılması istendi.

Yunanistan’a kaçmaya çalışırken Edirne sınırında yakalanan sanık Ramazan Haktan Helvacı’nın da 60 kez “haberleşmenin gizliliğini ihlal”, 60 kez “kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması”, 118 kez “görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak düzenlemek” ve 72 kez “iftira” suçlarından 903 yıldan 2 bin 514 yıla kadar hapsi talep edildi.

Mütalaada, eski milletvekili İlhan İşbilen hakkında, daha önce başka bir mahkemede “örgüt üyeliği” suçundan ceza verildiği gerekçesiyle bu suç yönünden davanın reddi, diğer suçlardan beraati istenirken, gazeteci sanık Ekrem Açıkel’in de tüm suçlardan beraatine karar verilmesi öngörüldü.

Mütalaada diğer sanıkların bazılarının benzer suçlardan cezalandırılması, bazılarının da beraati talep edildi.