Tekirdağ'da yerli ayçiçeği tohumu geliştirilmesi projesi kapsamında yetiştirilen ürünler hasat edildi

TEKİRDAĞ (AA) – Tekirdağ'da yerli tohumdan üretilen ayçiçeğinin hasadı yapıldı.

Savola Gıda ve Tohum Derneğinin iş birliği, Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünün teknik desteğiyle "Yerli Ayçiçeği Tohumu Destekleyici Sosyal Sorumluluk Projesi" başlatıldı.

Proje ile Türkiye'de yerli ayçiçeği tohumunun geliştirilmesi, verim ve kalite bakımından dünya pazarında da söz sahibi olunmasını sağlayacak yüksek kaliteli yerli çeşitler elde edilmesi hedefleniyor.

Proje kapsamında Muratlı ilçesinde deneme ekimi yapılan ayçiçekleri hasat edildi.

Savola Gıda Türkiye Genel Müdürü Houmer Balazadeh, hasat töreninde yaptığı konuşmada, proje kapsamında üreticilere eğitim ve yayım çalışmaları ile teknik uygulama desteği sağlanacağını söyledi.

Balazadeh yerli ayçiçeği tohumuna önem verdiklerini belirterek şöyle devam etti:

"Proje ile yerli ayçiçeği artık daha fazla üretilecek. Bizler de bu proje için çok heyecanlıyız. Projemizde bugün önemli noktaya geldik ve bugün ilk hasadımızı yapacağız. Sonuçları heyecanla bekliyoruz. Proje ile Türkiye'nin yerli ayçiçeği tohumunda da dünyada söz sahibi olmasını hedefliyoruz. Bunu inşallah hep beraber başaracağız. Proje kapsamında çiftçilerimize eğitimler verilecek ve teknik uygulamalar olacak. Bu proje uzun soluklu bir proje. Hedefimiz yerel tohumları ve yerel üretimi artırmak."

Tohum Derneği Başkanı Musa Kaya da sürdürülebilir doğal kaynak yönetimine destek çerçevesinde her şeyin doğada saklı olduğuna inandıklarını söyledi.

Kaya, daha iyi bir tarım ülkesi olabilmenin tohumda saklı olduğunu vurgulayarak, "Savola Gıda ile bir araya gelerek projeyi başlattık. Projeyle amacımız ülkemizde yetersiz olan ayçiçeği tohumunun geliştirilmesi, verim ve kalite yönünden yüksek kaliteli yerli çeşitler elde etmek istiyoruz. Yapılacak hasatla ürünler değerlendirilecek ve sonuçlara bakılacak. İlkini Tekirdağ'da yaptığımız bu projeyi gelecek yıl Konya'da daha sonra da Adana'da gerçekleştirmeyi düşünüyoruz." dedi.

Gıda ve Tarım Örgütü Türkiye Temsilci Yardımcısı Ayşegül Selışık, örgüt olarak amaçlarının küresel gıda güvenliğini ve sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak olduğunu ifade etti.

Küresel sorun olan iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak amacıyla da çalışma yaptıklarını belirten Selışık, "Bu sene iklim değişikliğinden ayçiçeği belki de çok etkilenmedi ama Konya'da etkilenmiştir. Kuraklığın bütün etkilerini artık hissetmeye başladık. O yüzden çabamız çiftçiye daha verimli, içinde tohum da olan üretim tekniklerini öğretmek ve onlarla iş birliği yapmak. O nedenle bugünkü projedeki gibi özel sektörün çabası çok güzel." diye konuştu.

Bitkisel Yağ Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil de dünyanın küresel ısınma ve iklim değişikliği sıkıntısıyla karşı karşıya bulunduğuna işaret etti.

Büyükhelvacıgil, tarımın Türkiye için önemine dikkati çekerek şunları kaydetti:

"Tarım topraklarımızı en iyi şekilde değerlendirmemiz gerekiyor. Ayçiçek yağı hepimizin mutfağında olması gereken temel gıda maddelerinden birisi. Halkımızın yüzde 85'i mutfağında ayçiçeği yağı tüketmeyi tercih ediyor. Ayçiçek küspesi de hayvancılar için önem arz ediyor. Ne yazık ki yağlı tohumlar ve türevleri ithalat kalemlerimiz arasında ilk 10 sırada yer alıyor.

Ülke olarak yağlı tohumlar türevlerinde yüzde 75 oranında maalesef dışarıya bağlıyız. Bu nedenle tarım ve ayçiçeğinde stratejik planlama yaparak destekler artırıp, iklim değişikliklerini de göz önünde bulundurarak sürdürülebilir tarımsal politikalar üretmeliyiz. Bunun için de devlet-özel sektör iş birliği ve çiftçimizin gayreti gerekiyor. Ülkemizin dışa bağımlılığını azaltmak için hepimiz çaba harcıyoruz. Savola Gıda yerli tohumu destekleyici, herkese örnek olacak projeyi hayata geçiriyorlar. Projeyle yerli ayçiçeği tohumu geliştirilecek, verim artırılacak, çiftçilere eğitim verilecek, modern üretim modeli ön plana çıkmış olacak."

Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Adnan Tülek ve Trakya Tohumcular Derneği Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Toruk de törende konuşma yaptı.

Konuşmaların ardından ayçiçeği hasadı yapıldı.

Çiftçiler tarlada ürünleri inceleme fırsatı bulurken, kadınlar da etkinlik alanında geleneksel yöntemlerle çekirdek çıkarttı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Levent Şaylan, Prof. Dr. Levent Şaylan’ın önderliğinde, İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü ile Kırklareli’nde bulunan Atatürk Toprak Su ve Tarımsal Meteoroloji Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü iş birliğiyle 2009 yılında iklim değişikliğinin gelecekte tarıma yapabileceği etkiler ile ilgili detaylı ve uluslararası standartlarda uygulamalı araştırmalar başlatıldı.

Bu kapsamda, uluslararası standartlarda otomatik tarımsal meteoroloji istasyonları kullanılarak meteorolojik değişkenler ölçüldü. Ayrıca, bitki, toprak ve tarımsal faaliyetlerle ilgili veriler, arazi ölçümleri ve gözlemleri ile toplandı.

Yapılan araştırmada, gelecekte bazı yıllar hariç genel olarak Trakya’da buğday ve ayçiçeği verimlerinde bir azalma meydana gelebileceği tespit edildi.

Prof. Dr. Şaylan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, iklim değişikliğinin etkide bulunacağı en önemli sektörlerden birinin tarım olduğunu söyledi.

Tarımsal üretimde bitkilerin verimlerinin gelecekte nasıl değişebileceğinin öngörülmesinin, gelecek planlamaları açısından gerekli olduğunu belirten Şaylan, “Bu amaçla, 2009 yılında başlayan ve farklı yıllarda Trakya’da yapılan ve halen devam eden uygulamalı araştırmalarda, bölgede yaygın olarak ekilen buğday, mısır ve ayçiçeği bitkilerinin geniş alanda ekilen kültür tiplerinin, gelecekte (2100 yılına kadar) olası iklim değişikliğinden nasıl etkilenebilecekleri, bitki gelişimini benzeten modeller kullanılarak ve arazi ölçümleri ile tarafımızdan belirlenmiştir.” diye konuştu.

Çalışmada bitkilerin yansıtma özelliklerinin hem uydu hem de özel cihazlar ile bitki yüzeylerinde ölçüldüğünü anlatan Prof. Dr. Şaylan, şöyle devam etti:

“Araştırmamızda gelecekte bazı yıllar hariç, genel olarak Trakya’da buğday ve ayçiçeği bitkilerinin verimlerinde bir azalma meydana gelebileceği belirlenmiştir. Bu çalışmalarda farklı modeller kullanılmıştır. İyimser iklim değişikliği senaryosuna göre, 2020 yılından 2100 yılına kadar olan dönemde ayçiçeği gelişme döneminde Trakya’da ortalama hava sıcaklığı 4,3 derece artabilir. Aynı şekilde modellerle, Trakya’da ayçiçeği bitkisinin gelişme döneminde 2100 yılına kadar yağışlarda genelde bir azalma eğilimi belirlenmiştir. Kırklareli’nde yapılan arazi çalışmasından elde edilen verilere dayanarak ayçiçeği çeşidi için uygulanan bir hassasiyet analizinde gelişme döneminde ortalama hava sıcaklığında 1 derece artma ve günlük toplam yağışlarda da yüzde 10 azalma meydana gelmesi durumunda verimde yaklaşık yüzde 10 azalma meydana gelebileceği modellenmiştir.

İyimser iklim değişikliği senaryosunda dahi bitki gelişimi modellerinden birinin sonuçlarına göre, 2100 yılına kadar ayçiçeğinin bir kültür tipi için verim miktarı Kırklareli’nde yüzde 18’e ve Edirne’de yüzde 30’lara kadar azalabilir. Benzer şekilde mesela Kırklareli’nde buğday verimi gelecekte yüzde 30’lara kadar azalabilir. Bununla birlikte gelecekte artan sıcaklıklar neticesinde bitkilerin su tüketimlerinin artacağı da belirlenmiştir. Bu tarımsal kuraklık durumunun artmasına neden olabilir.”

“İklim değişikliğinden tarımsal üretimimizin nasıl etkileneceğinin belirlenmesi son derece önemlidir”

Türkiye’de uzun süreli tarımsal meteorolojik uygulamalı araştırmalar yapılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Şaylan, modellerin Türkiye şartlarında kontrol edilmesi ve düzeltilmesi çalışmalarına devam edilmesi gerektiğini ifade etti.

Prof. Dr. Şaylan, Trakya’da 2100 yılına kadarki dönemde en kurak ve en sıcak geçebilecek bitki gelişme dönemlerinde, modeller ile verimlerde önemli miktarda azalmalar olabileceğinin altını çizerek, “Ülkemizde iklim değişikliğinden tarımsal üretimimizin nasıl etkileneceğinin belirlenmesi son derece önemlidir.” dedi.

İklimde meydana gelen değişimlerin ve bunların olası etkilerinin ülkelerin mevcut tarım politikalarına yön verecek kritik faktörlerden biri olduğunu kaydeden Prof. Dr. Şaylan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bu noktada bitki-iklim modellerinin sağlayacağı imkanlardan faydalanılması artık bir zorunluluk haline gelmiştir. Avrupa’da modeller vasıtasıyla tarım alanlarında orta ve uzun vadede yapılması gerekenler ile ilgili çalışmalara yıllar önce başlanmış ve hala devam edilmektedir. İklim değişikliği ile ilgili uluslararası organizasyon tarafından açıklanan 6. raporda belirtildiği gibi, kuraklık, sıcak hava dalgaları, şiddetli yağışlar gibi aşırı hava olayları artmaktadır. Bunların tarıma yapabileceği etkilerin belirlenmesi ile ilgili çalışmaların gerçekleştirilmesine veya arttırılmasına ihtiyaç vardır. Bu bilgiler karar vericiler için son derece önemlidir. Bu araştırmaların detaylı olarak farklı disiplinler ile beraber ülkemiz çapında yapılması faydalı olacaktır. Bu konuda bilgi birikimimiz ve tecrübemiz yeterlidir.”

Muhabir: Hikmet Faruk Başer

EDİRNE(AA) – Edirne Ovası’nı sarıya bürüyen bölgede “sarı gelin” olarak da anılan ve kenti dev bir yağlı boya tabloya dönüştüren ayçiçekleri, veriminden dolayı çiftçiyi, görselliğiyle de vatandaşları mutlu ediyor.

Yağışların bolluğu ile yüksek rekolte bekleyen çiftçinin yanında tarlaları fotoğraf stüdyosu gibi kullanan yolcular da heyecan duyuyor.

Özellikle kenti ilk girişte karşılaşılan binlerce dönüm ayçiçeği tarlasının sarısı, yolculukları keyifli hale getirirken, fotoğraf molalarını da adeta zorunlu kılıyor.

Yol boyu sürücülere eşlik eden ayçiçeği tarlaları sürüş keyfini artırırken dev bir yağlı boya tablosu arasında yolculuk hissi veriyor.

Kent merkezi içinde kalan tarlalar ise adeta binlerce ayçiçeği ile süslenmiş bir şehir havası sunuyor.

Başta Selimiye olmak üzere pek çok anıt eserle ayçiçeklerini aynı kadrajda buluşturmak isteyen fotoğraf tutkunları da birbiriyle yarışıyor.

Edirne’deki bu sarı şölen birkaç hafta daha sürecek.