Teknosa, Sabancı Vakfı ve TKDF'den şiddet gören kadınlara destek

İSTANBUL (AA) – Teknosa, Sabancı Vakfı ve Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) iş birliğiyle şiddet gören ve teknolojiye erişimi kısıtlı kadınlar için toplumsal dayanışma hareketi başlatıyor.

Teknosa'dan yapılan açıklamaya göre, "Kadın için Teknoloji, Hepimiz için Dayanışma" mottosuyla yola çıkılan proje kapsamında, bağışçılar, kullanmadıkları akıllı telefonlarını Teknosa mağazalarından ya da Teknosa Çağrı Merkezi'ni arayarak evlerinden teslim edebilecek.

Teknosa'nın iş ortakları tarafından bakımları yapılarak çalışır hale getirilecek akıllı telefonlar, Sabancı Vakfı desteği ve TKDF aracılığıyla şiddet mağduru kadınlara ulaştırılacak.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Teknosa Genel Müdürü Bülent Gürcan, kadınların ihtiyaç duydukları teknolojiye erişmesinin çok önemli olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Dijitalleşmenin toplumsal cinsiyet eşitliği için önemli bir dönüm noktası olduğunu 14 yıl önce öngörerek 'Kadın için Teknoloji' projesini hayata geçirdik. Bugüne kadar Türkiye çapında 20 binden fazla kadının dijital okur-yazar olmasını sağladık. Şimdi de Sabancı Vakfı ve TKDF ile birlikte başlattığımız akıllı telefon bağış kampanyası ile toplumda şiddet gören kadınların seslerini duyurmalarına katkı sağlamak, bu konuda bir dayanışma hareketi başlatmak istiyoruz.

Toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak için hem şirketler hem de bireyler olarak bizlere çok büyük görevler düşüyor. Halkımızdan, duyarlı müşterilerimizden kampanyamıza destek bekliyoruz."

– "Tüm bireylerin haklardan eşit yararlandığı bir toplum için çalışmayı sürdürüyoruz"

Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, kadınların teknoloji ile seslerini duyurmalarına destek vermenin öneminin altını çizerek, Sabancı Vakfı olarak 47 yıldır kadınların ve kız çocuklarının eğitime, istihdama ve toplumsal yaşama katılımı gibi her alanda haklarına erişebilmeleri için çalıştıklarını aktardı.

Salgının kadınlar ve kız çocukları üzerindeki olumsuz etkilerini ilk günden bu yana yakından takip ettiklerini bildiren Safkan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Özellikle bu dönemde belirginleşen aile içi şiddet oranlarındaki artışı kaygıyla gözlemliyoruz. Bu alanlardaki ihtiyaçları ve çözüm önerilerini konuşabilmek üzere Haziran ayında Vakfımızın Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı'nın da katılımıyla kadın hakları alanında çalışan sivil toplum örgütleriyle bir toplantı gerçekleştirdik. Bu toplantının ardından aldığımız önemli aksiyonlardan biri de Teknosa ve TKDF'yi bir araya getirmek ve bu kampanyayı tasarlamak oldu. Uzun yıllar içinde kazanılmış hakların risk altında olduğu bu dönemde, sivil toplum ve özel sektör arasında köprüler kurmayı ve tüm bireylerin haklardan eşit yararlandığı bir toplum için çalışmayı sürdürüyoruz."

TKDF Başkanı Canan Güllü ise, kadınlara erkek şiddetinin insan hakkı ihlali olduğunu belirterek, bu konuda yasal mevzuatların uygulanması adına kamu, belediyeler, STK ve özel sektör el ele mücadele edilmesi gerektiğini kaydetti.

Mücadele etmenin kazandıracağını aktaran Güllü, "Bugün bu mücadeleye katkı sunacak önemli bir projenin ilk adımlarını heyecanla atıyoruz. Proje kapsamında bağışlanan ve Teknosa tarafından bakımları yapılacak telefonları, TKDF olarak Aile içi Şiddet Acil Yardım Hattı Aplikasyonu'nu yükleyerek, sığınma evinde ikamet eden veya ev içi ya da cinsiyet temelli şiddet mağduru kadınlara ulaştıracağız." ifadelerini kullandı.

– Toplanan telefonlara TKDF Aile içi Şiddet Acil Yardım Hattı Aplikasyonu yüklenecek

Açıklamada projenin işleyişine ilişkin bilgi verildi.

Buna göre, bağışçılar tarafından Teknosa mağazalarına getirilecek veya Teknosa Çağrı Merkezi aranarak adresten alınması sağlanacak ikinci el akıllı telefonlar, bağış taahhüdüyle alınacak ve bakımları yapıldıktan sonra ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere TKDF'ye teslim edilecek.

Federasyon, bedelsiz telefon talebi için halihazırda bir sığınma evinde ikamet eden veya ev içi ya da cinsiyet temelli şiddet mağduru kadınların başvurularını değerlendirerek, bakımı yapılan kullanıma hazır telefonların ihtiyaç sahibi kadınlara ulaşmasını sağlayacak.

Sabancı Vakfı ise bağışlanan telefonların ilgili kişilere dağıtımında TKDF'ye destek verecek.

Aynı zamanda toplanan telefonlara TKDF Aile içi Şiddet Acil Yardım Hattı Aplikasyonu yüklenecek ve bu sayede kadınlar şiddet anında veya şiddet riski altındayken tek tuş ile yardım isteyebilecekler.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, "Türkiye’de çok iyi, çok fedakâr insanlar var. Fayda yaratmak için çaba gösteren, mücadele eden insanlar var ve bu insanları tanımak insanlık adına bana büyük umut ve şevk veriyor." ifadelerini kullandı.

Vakıftan yapılan açıklamaya göre, Sabancı Vakfı Fark Yaratanlar Programı’nın 12. Sezon Fark Yaratanları tanıtıldı. 2009 yılından bu yana toplumsal gelişmeye katkıda bulunan kişilerin hikâyelerini görünür kılmak ve topluma ilham vermek için çalışan Sabancı Vakfı Fark Yaratanlar Programı “Fark Yarat Hayatlar Değişsin” sloganıyla yoluna devam ediyor.

Bu sene 200 "Fark Yaratan"a ulaşan programın yeni seçilen 5 "Fark Yaratan"ı, Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı’nın katılımı ile Cüneyt Özdemir’in YouTube hesabında gerçekleşen yayında paylaşıldı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, programın, bireyleri fark yaratmaları için teşvik ettiğini ve topluma ilham kaynağı olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Bu seneyle birlikte Türkiye’nin 81 ilinden 8 bine yakın başvuru aldık. Eğitim, sağlık, çevre gibi farklı alanlarda çalışan Fark Yaratanların ilham veren hikayelerini paylaştığımız videolar, Türkiye ve yurt dışında 35 milyonu aşkın izlenme rakamına ulaştı. Her yıl titizlik ve özen ile seçtiğimiz, büyük bir iradeye ve mücadele ruhuna sahip insanların başarılarını anlatan videoları izledikçe, topluma faydalı işler yapan, ülkemin bu güzel insanlarını tanıdıkça müthiş bir mutluluk duyuyor ve gelecek için umut doluyorum.

Bu program vasıtasıyla özellikle gençlere tavsiyem şu; tabi ki istediğiniz ve başarılı olacağınız bir işiniz olmasını temenni ederim ama hayat sadece bundan ibaret değil. Hayatın önemli bir kısmı da insan sevmek ve faydalı olmaktır. Toplumsal faydaya katkıda bulunan insan mutlu ve huzurlu olur. Faydalı insan olabilmek bir şanstır. Hepsinin bu şansa sahip olmasını dilerim.”

Güler Sabancı, Sabancı Vakfı’nın 5 yeni Fark Yaratanına çalışmalarını geliştirebilmeleri için ihtiyaç duydukları alanlarda eğitim, atölye ve mentorluk desteği sağlandığını bildirdi.

Salgın sürecinde 4 bine yakın müracaat aldıklarını aktaran Sabancı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Onun için diyorum ki, Türkiye’de çok iyi, çok fedakâr insanlar var. Fayda yaratmak için çaba gösteren, mücadele eden insanlar var ve bu insanları tanımak insanlık adına bana büyük umut ve şevk veriyor. Fark Yaratanlar Programı’nın 12. sezonunda İstanbul’dan Adana’ya ve Denizli’ye uzanan hikayelerde, engelli bireylerin sanata özgürce katılabilmesi için çalışan bir tiyatro sanatçısını, Türkiye’nin ilk dijital astronomi kütüphanesini kuran, astronomi bilimini erişilebilir hale getirmeyi hedefleyen genç bir bilim insanını, Denizli’nin Eziler köyünde sporla tüm köyün hayatını değiştiren bir beden eğitimi öğretmenini, engelli bireylerin eğitim, sağlık, istihdam ve sosyal hayata katılımındaki zorlukları ortadan kaldırmak için çalışan bir sosyal girişimi ve kent yaşamı içinde diyalog kurulabilen kamusal alanlar yaratmayı hedefleyen gençleri daha yakından tanıyacağız. Sabancı Vakfı olarak Fark Yaratanlar Programı’nın 12. yılında Bu Köyde Herkes Sporcu, Erişilebilir Her Şey, Onaranlar Kulübü, Stellar Lab ve Türkiye Engelsizler Kültür, Sanat ve Eğitim Merkezi, projelerini desteklemekten mutluluk duyuyoruz.”

– 12. sezonun ilham veren 5 "Fark Yaratan" öyküsü hakkında

"Erişilebilir Her Şey"; Ayşe Seben Dayı, Serim Berke Yarar ve Hale Yıldız’ın kurduğu Erişilebilir Her Şey platformu engelli bireylerin eğitim, sağlık, istihdam ve sosyal hayata katılımındaki zorlukları ortadan kaldırmak için mekanları, etkinlikleri ve kurumları erişilebilir hale getiriyor. Erişilebilirliği sadece fiziksel değil, içerik ve iletişim boyutunda da ele alan ekip, bu konudaki toplumsal bilinci artırmaya yönelik çalışıyor.

"Gamze Elibol – Türkiye Engelsizler Kültür, Sanat ve Eğitim Merkezi"; 1,5 yaşında geçirdiği çocuk felci sebebiyle tekerlekli sandalye kullanıcısı olan Gamze Elibol, fiziksel farklılığı sebebiyle Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro Bölümüne kabul edilmediğini öğrenince 2002 yılında Türkiye Engelsizler Kültür, Sanat ve Eğitim Merkezi (TEKSEM)’i kurdu. TEKSEM, engelli bireylere özgürce sanata dahil olabilecekleri bir ortam sağlıyor. Elibol, aynı zamanda Engelsiz Amazonlar adlı sosyal girişimi ile 120’den fazla kız çocuğunun eğitim ve medikal ihtiyaçlarını karşılarken aynı zamanda 35 engelli çocuğu olan kadına da iş imkanı sunuyor.

"Halil Bağış – Stellar Lab"; Şanlıurfalı astronom Halil Bağış tarafından kurulan Stellar Lab, Türkiye’nin ilk dijital astronomi kütüphanesi olma özelliğini taşıyor. Farklı yaş gruplarına uygun olarak hazırlanan eğitim, atölye ve içeriklerle astronomi bilimini erişilebilir hale getirmeyi hedefleyen Stellar Lab, şimdiye kadar 80 lisede bilim kulübü kurulmasına aracılık etti. Stellar Lab aynı zamanda öğretmenler ve veliler için de materyaller tasarlıyor.

"Onaranlar Kulübü"; onarım, paylaşım ve üretim kültürünün demokratikleşmesi için yola çıkan Ufuk Emin Akengin, arkadaşları Doğukan Güngör ve Furkan Bakır ile Onaranlar Kulübü’nü kurdu. 2015’ten beri sokaklarda, mahallelerde ve kamusal alanlarda kolektif üretim yöntemleri ile onarımlarını sürdürmeye devam eden ekip aynı zamanda eğitim ve atölyeler düzenleyerek üretim yöntemlerini paylaşıyor. Sokakları sahiplenerek, yaşanılan çevreyi güzelleştirme ve iyileştirme hedefi ile yola çıkan sosyal girişim “onarmak, üretmek ve paylaşmak” mottosu ile bugüne kadar 1.000’den fazla gönüllü ile Türkiye’nin farklı şehirlerinde 60 sokağı onardı.

"Suat Arı – Bu Köyde Herkes Sporcu"; 2016’da Denizli’nin Eziler Köyü’ne beden eğitimi öğretmeni olarak atanan Suat Arı, başta çim hokeyi olmak üzere Türkiye’de pek yaygın olmayan 14 farklı branşta öğrencilerine spor eğitimi vermeye başladı. Gösterdiği çaba sayesinde ailelerin de desteğini kazanan Suat Arı, okuldaki öğrencilerinin tamamını lisanslı aktif birer sporcu haline getirmeyi ve Türkiye dereceleri kazandırmayı başardı. Suat Arı’nın hedefi ise Köy Olimpiyatları düzenleyerek civar köyleri spor ile tanıştırmak ve köylerin kaderini değiştirmek.

Samsun Büyükşehir Belediyesinden yapılan yazılı açıklamada, Mustafa Kemal Atatürk’ü ve 18 silah arkadaşını 19 Mayıs 1919’da Samsun’a getiren Bandırma Vapuru’nun birebir replikasının 2001 yılında yapıldığı hatırlatıldı.

Replikanın 18 Mayıs 2003 yılında müze olarak hizmete girdiği belirtilen açıklamada, her yıl binlerce kişi tarafından ziyaret edilen Bandırma Vapuru’nun artık sanal olarak da gezilebileceği vurgulandı.

Sabancı Vakfı tarafından sanal ortama taşınan Bandırma Vapuru Müzesi’nin “www.samsun.bel.tr” adresi ve “www.sabancivakfi.org” adreslerinden 19 Mayıs Çarşamba günü saat 10.00’dan itibaren gezilebileceği aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Bandırma Gemi-Müze ve Milli Mücadele Açık Hava Müzesi’nde, Atatürk’ün doğum gününü 19 Mayıs olarak kabul ettiğine dair belgenin sureti bulunuyor. Lozan Barış Antlaşması’nın 1923 yılı Osmanlıca orijinal baskısı ise müzenin en önemli tarihi belgelerinden birini oluşturuyor. Görev talimatnamesi, İngiliz Vizesi, Karargah Heyetini içeren belgeler üzerinden tarihsel bir yolculuğun gerçekleştirildiği müzede ayrıca Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a vardığını bildiren telgrafı ve Havza, Amasya, Erzurum yolculuklarına dair önemli vesikalar sergileniyor.”

Sergi salonunda ayrıca Atatürk’e ait orijinal Belçika yapımı Nagant marka beylik tabanca, Dolmabahçe Sarayı’nda ve Savarona Yatı’nda giymiş olduğu kıyafetlerin replikalarının da yer aldığı aktarılan açıklamada, Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının Samsun basınına yansımaları, Samsun’da gerçekleştirilen yas törenleri, Atatürk’ün vefat raporu, vasiyetnamesi ve vasiyetnamenin noter onayının Cumhuriyet arşivinden alınan suretlerinin de sergilendiği müzede, Ulu Önderin yaşamı boyunca kaleme aldığı 14 kitaptan örneklerin de bulunduğu belirtildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, “Bandırma Vapuru Sanal Müzeyi” tüm dünyayla buluşturmaktan onur duyduklarını bildirdi.

Demir, Atatürk ve silah arkadaşlarının 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışı ile tarihi değiştiren olayların başladığını hatırlatarak, “Bandırma Vapuru bundan 102 yıl önce İstanbul’dan Samsun’a getirdiği misafirleri ile bir ülkenin tarihini değiştirmiştir. Bu anlamda önemi büyüktür. Bu proje dolayısı ile Güneşin Doğduğu Şehri sanal ortam kanalıyla tüm dünyayla buluşturmaktan onur duyuyoruz.” ifadesini kullandı.​​​​​​​