Temel Karamollaoğlu, partisinin Edirne'deki il kongresinde konuştu:

EDİRNE (AA) – Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, işsizliğin temel nedeninin hükümetlerin yanlış yatırım politikaları olduğunu belirterek, "Biz ne yola karşıyız, ne köprüye, ne havaalanına, ne hızlı trene, biz bunların hiçbirine karşı değiliz, sadece zamanında yapılıp yapılmadığına bakıyoruz.'' dedi.

Karamollaoğlu, partisinin düğün salonunda düzenlenen il kongresinde yaptığı konuşmada, Türkiye ve İslam aleminin sıkıntılı bir dönemden geçtiğini söyledi.

İktidar partisinin Türkiye'yi iyi yönetemediğini savunan Karamollaoğlu, ülke problemlerinin çözüme kavuşacağına daha da büyüdüğünü öne sürdü.

Türkiye'de yaşayan herkesin, farklı görüşte olsalar bile, birlik ve beraberlik içinde yaşamalarını istediklerini ifade eden Karamollaoğlu "Gönlümüz istiyor ki birlik ve beraberliğimizi, huzurumuzu temin etmekte birlik olsalar, gönlümüz istiyor ki iktidarda bulunan kardeşlerimiz bu ülkenin geleceği için herkesi kucaklama erdemini gösterseler. Ne yazık ki böyle bir ortamın oluşmasından çok, gerginlik havasının oluşmasından medet umuluyor." diye konuştu.

– "Biz ne yola karşıyız, ne köprüye…"

Karamollaoğlu, Türkiye'de ekonominin iyi gitmediğini ileri sürerek, resmi rakamlara göre yaklaşık 4,5 milyon işsiz olduğunu söyledi.

İşsizliğin temel nedeninin hükümetlerin yanlış yatırım politikaları olduğunu savunan Karamollaoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Vatandaşına iş üretme imkanını hükümetler sağlar, eğer iş üretilemiyorsa bunun vebali omuzlarındadır. Siz Türkiye'de yatırım ortamını darmadağın ederseniz, kişiler üretime dönük yatırım yapamaz ise geleceğimiz nokta burasıdır. İşsizliğin temel nedeni hükümetlerin yanlış yatırım politikalarıdır. Biz ne yola karşıyız, ne köprüye, ne havaalanına, ne hızlı trene biz bunların hiçbirine karşı değiliz, sadece zamanında yapılıp yapılmadığına bakıyoruz. Türkiye, dışarıdan milyarlarca dolarlık mal ithal ederken onların imalatını yapacak yatırımdan önce yol yapmaya kalkarsanız biz buna karşıyız. Bizim söylediğimiz sadece önceliklerle alakalıdır. Bu ülkenin önce üretimini arttırmamız gerekiyor. Tarımda, hayvancılıkta zirveye çıkarmamız gerekiyor. Hayvancılık ve ziraatla uğraşanlara gidin sorun, halleri perişan.

Biz de diyoruz ki gelin, çiftçimize destek verelim. Siz benim aracıma aldığım mazot fiyatından çiftçiye de aynısını verirseniz bu çiftçi ayakta duramaz."

Karamollaoğlu, Türkiye'nin problemlerini ve ihtiyaçlarını çok iyi bildiklerini, iktidara gelmeleri halinde problemlerin tamamını çözeceklerini sözlerine ekledi.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, "Libya'da iktidarın takındığı tavır isabetli bir tavırdır. Batılıların Libya'ya önem vermesinin tek sebebi Libya'nın petrol kaynaklarıdır. Fransa'nın küstahça ortaya çıkıp birtakım açıklamalar ve kışkırtmalarda bulunmasını telin ediyorum. Fransa sömürgeciliği her zaman önde bulunduran bir ülke olmuştur." ifadelerini kullandı.

Karamollaoğlu, yaptığı açıklamada, Bursa ve İstanbul'da meydana gelen sel felaketinde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diledi.

Allah'ın bereketi olan yağmuru felakete dönüştürenin insanların rant hırsı olduğunun altını çizen Karamollaoğlu, Bursa ve İstanbul'un tarihi dokusu ve kentleşmesi ile dünyaya örnek olabilecekken, betona kurban edildiğini, estetiği bozulmuş şehirler haline getirildiğini ifade etti.

Karamollaoğlu, koronavirüs salgın sürecinin hayatın pek çok alanını etkilediğini belirterek, bu etkilerin en başında, atılan yanlış adımlar nedeniyle gençlerin geleceğinin belirlendiği sınavların geldiğini kaydetti.

Bu hafta sonu yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) katılacak 2,5 milyon gence başarılar dileyen Karamollaoğlu, "Sınav tarihlerinin öğrencilerin psikolojik durumlarını dikkate almadan değiştirilmesi, ne yazık ki öğrencilerimizin psikolojisini etkiledi. Kendi torunlarımdan biliyorum, bu süreçten etkilendiler tıpkı bütün gençler gibi.
Burada acelecilikten kaynaklanan bir hata var." değerlendirmesinde bulundu.

Karamollaoğlu, bazı baro başkanlarınca yapılan yürüyüşe de değinerek, şunları kaydetti:

"Adalet herkese lazım, yürüyüş hakkı anayasal bir haktır.
Bunun engellenmesi doğru değildi.
Bugün iktidarda bulunanlar da yarın muhalefete düşerlerse yürüyüş yapmaya ihtiyaç duyabilirler. 'Avukatlara yeşil pasaport vereceğiz' diyen iktidarın aynı avukatları Ankara'ya sokmamaya çalışması ise siyasi bir çelişkidir.
Bu iktidar artık yürüyüşe dahi tahammül edemez bir hale geldi. Burada çoklu baro tartışmalarına da değinmek istiyorum. Biz bu tartışmaları doğru bulmuyoruz.
Burada bir kamplaşma meydana gelecekse, yandaş baro karşıt baro gibi durumlar ortaya çıkacaksa bizim bugüne kadar ısrarla üzerinde durduğumuz kutuplaşma burada meydana gelir."

– "Fransa önce kendi geçmişi ile yüzleşmeli"

Karamollaoğlu, Libya'da yaşanan gelişmelere ilişkin de şu değerlendirmeyi yaptı:

"Libya'da iktidarın takındığı tavır isabetli bir tavırdır.
Libya'yı bölünmeye götürme tehlikesi arzeden ve Birleşmiş Milletler nezdinde meşru olmayan Hafter ve yandaşlarının bir an önce bu savaştan çekilmesinin Libya'nın geleceği yönünde büyük önem arz ettiği kanaatindeyiz.
Batılıların Libya'ya önem vermesinin tek sebebi Libya'nın petrol kaynaklarıdır.
Fransa'nın küstahça ortaya çıkıp birtakım açıklamalar ve kışkırtmalarda bulunmasını telin ediyorum.
Fransa sömürgeciliği her zaman önde bulunduran bir ülke olmuştur. Önce kendi geçmişi ile yüzleşmelidir.
Öyle zalim bir anlayışı var ki nereye girmişse o ülkenin lisanının kullanılmasını yasaklamıştır.
İşte bu sömürgeci mantığın zirvesidir."

Başka sömürgecilerin de bulunduğuna ancak Fransızlar kadar hain tavır sergileyenlerin olmadığına dikkati çeken Karamollaoğlu, "Osmanlıyı itham edenler, Osmanlı bu coğrafyada yüzyıllarca kaldı ama kimsenin lisanına müdahale etmedi.
Siz 50 yıl işgal ettiğiniz yerdeki insanların lisanını rafa kaldırdınız." ifadelerini kullandı.

– "Ne kadar faiz ödediniz"

Ekonomik konularda çelişkili açıklamalar yapıldığını savunan Karamollaoğlu, iktidarın "İslam ekonomisi" söylemini hatırlattı.

Karamollaoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"İktidar en hafif tabirle ciddi bir kafa karışıklığı yaşıyor bir zamanlar 'faiz dünya gerçeğidir' diyenler şimdi 'İslam ekonomisine geçmemiz gerek' diyor. Bu nasıl olacak? Tabiri caizse 'bu ne perhiz bu ne lahana turşusu' demekten kendimizi alamıyoruz.
İktidarın durumu trajikomik bir görüntü veriyor.
Fakat bu iktidar daha dün salgın sürecinde bu milleti faizli kredilere mahkum etti.
Türkiye'de bu yıl 920 bin kişi ilk defa hayatında ihtiyaç kredisi kullandı.
Bu şartlarda çıkıp 'İslam ekonomisine geçmemiz lazım' demenin mantığı nerede?
Bir şeyin başına 'İslam' kelimesini ekleyince o 'İslam' olmaz."

İslam ekonomisi için israftan, faizci politikalardan vazgeçilmesi gerektiğine işaret eden Karamollaoğlu, "Soruyorum, 2019'da ne kadar faiz ödediniz? 2020'de ne kadar ödeyeceksiniz?
18 yıllık iktidarınızda 1 trilyon 400 milyar lira faize para ödendi. Bu iktidar geçen yıl günde 247 milyon lira, saatte ise 11 milyon lira faiz ödedi.
2020 yılı için ödenecek faiz miktarı ise 140 milyar lira olması bekleniyor." ifadelerini kullandı.

– "Sanki rövanşı alınıyor"

Karamollaoğlu, istinafın, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'na yaptığı paylaşımlar nedeniyle verilen 9 yıl 8 ay 20 gün hapis cezasını usul ve yasaya uygun bulmasına da değinerek, şu değerlendirmede bulundu:

"Garip durumlar var, burada. Birinci gariplik tarih tam 23 Haziran'a denk geldi. Özelliği ne? Mahalli seçimlerde İstanbul'u iktidar partisinin büyük bir rakamla kaybetmiş olması.
Sanki bunun rövanşı alınıyor gibi.
Ama daha da garip olanı şu, 7-8 yıl evvel atılan bu tweetleri cezai müeyyide için kullanırsanız, şu anda iktidar partisinin ne milletvekilleri ne il başkanları arasında ceza almayacak bir kişi kalmaz."

ANKARA (AA) – Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, partisinin sosyal medya hesaplarından gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Dün gece idrak edilen Kadir Gecesi’nin hayırlar getirmesi için dua eden Karamollaoğlu, bütün insanların Ramazan Bayramı’nı tebrik etti.

Karamollaoğlu, Kurtuluş Savaşı’nın 19 Mayıs 1919’da başladığını söyleyerek, bu savaşın içerisinde çok büyük dersler barındıran tarihin eşsiz sayfalarından biri olduğunu ifade etti.

Savaş sonucunda Türkiye’nin işgalden kurtulduğuna dikkati çeken Karamollaoğlu, bu noktada gençlerin, İstiklal Savaşı’nın ruhundan dersler alıp ülkeyi aydınlık yarınlara taşımak için azim ve kararlılıkla çalışması gerektiğini dile getirdi.

Bu ülkenin idealist, vatansever ve manevi değerlerine sahip gençlerin omuzlarında yükseleceğini ifade eden Karamollaoğlu, gençlerin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı tebrik ederek, ülke için şehit ve gazi olanları rahmet ve minnetle andı.

Karamollaoğlu, 18 Mayıs’ın Kırım Tatar ve 21 Mayıs’ın Çerkes sürgünlerinin yıl dönümleri olarak anıldığını belirterek, bu iki sürgünde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diledi.

“Destan yazan sağlık çalışanlarına teşekkür ederim”

Türkiye ve dünyada yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının etkisinin sürdüğünün altını çizen Karamollaoğlu, “Dünyada ve ülkemizde vakaların azalması bizi sevindirmekte, umutlarımızı artırmaktadır ama ne olursa olsun tedbirlerden taviz verilmemelidir. Bilim Kurulunun kararları amasız, fakatsız uygulanmaya dikkat edilmelidir.” diye konuştu.

Karamollaoğlu, bu süreçte canlarını ortaya koyarak bir destan yazan sağlık çalışanlarına teşekkür ederek, şunları söyledi:

“Bize düşen ise hiç değilse bu çabalarına bir miktar karşılık vermektir. Bu sebeple hükümete önerimiz, bütün sağlık çalışanlarına hiç olmazsa bayram öncesi bir maaş ikramiye verilmesidir. Bu onların emeklerinin, fedakarlıklarının karşılığı kesinlikle değildir ama bu fedakarlık ve gayret karşısında da iktidarın bir şeyler yapmasına ihtiyaç vardır kanaatindeyim. Bu aslında onların hakikaten bütün fedakarlıklarının karşılığı olmaz ama gönül alma babında bir adım olur.”

“Krizi bir üretim seferberliğine dönüştürelim”

Kovid-19 ile mücadele sürecinde yaşanan ekonomik gelişmelere değinen Temel Karamollaoğlu, şu değerlendirmede bulundu:

“Ülkemiz sadece ekonomide değil her alanda bir çıkmazın içine sürüklenmiş bulunuyor. Bu sebeple buradan bir çağrı yapmak istiyorum, içinde bulunduğumuz bu krizi gelin hep beraber bir fırsata çevirelim. Gelin bu krizi bir üretim seferberliğine dönüştürelim. Kaynaklarımızı artık betona ve inşaata değil tarıma, çiftçiye, hayvancılığa aktaralım. Sadece AVM’lerin değil küçük ve orta ölçekli esnafın da yanında olalım, onları da destekleyelim.”