Terör davasında 22 yıl 3 ay hapse çarptırılan HDP'li Leyla Güven cezaevine gönderildi

DİYARBAKIR (AA) – Yargılandığı terör davasında 22 yıl 3 ay hapse mahkum edilen ve saklandığı HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel’in evinde dün gece gözaltına alınan eski HDP Diyarbakır Milletvekili Leyla Güven, işlemlerinin ardından Diyarbakır Adliyesi’ne getirildi.

9’uncu Ağır Ceza Mahkemesine getirilen Güven’e, hakkında verilen karar okundu. Güven daha sonra cezaevine konuldu.

Güven’i evinde saklayan milletvekili hakkında soruşturma

Bu arada Güven’i evinde saklayan HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel hakkında TCK’nin 283. maddesindeki “Suçluyu kayırma” gerekçesiyle soruşturma başlatıldı. Söz konusu madde, suç işleyen bir kişiye araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkan sağlayan kimselere altı aydan beş yıla kadar hapis cezası öngörüyor.

Diyarbakır 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi, eski HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in “silahlı terör örgütüne üye olmak” ve 2 kez “terör örgütü propagandası yapmak” suçlarından 22 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmasına karar vermişti.

Güven, Diyarbakır 2’nci Ağır Ceza Mahkemesince yargılandığı bir başka davada ise “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 6 yıl 3 ay hapse mahkum edilmişti. Karar, Yargıtay 16’ncı Ceza Dairesince onanmıştı. TBMM Genel Kurulunda, 4 Haziran’da HDP’li Güven hakkında mahkeme tarafından verilen kesinleşmiş cezalara ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkereleri okunmuştu. Anayasa gereğince Genel Kurulda okunan tezkerelerin ardından Leyla Güven’in milletvekilliği düşmüştü.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

DİYARBAKIR (AA) – 19 yıl önce 10 olan tesis sayısının 58’e, 2 bin 200 olan yurt kapasitesinin 5 bin 500’lere ulaştığı 8 gençlik merkezinin bulunduğu kente yeni yatırımların kazandırılması için 1 Temmuz’da imzalanan protokol kapsamında çalışmalar hız kazandı.

Diyarbakır Valisi Münir Karaloğlu, AA muhabirine, son 20 yılda Diyarbakır’da gençlik ve sporla ilgili çok önemli yatırımlar yapıldığını söyledi.

Kentte stat, gençlik merkezleri, havuzlar ve çok sayıda spor tesisinin bulunduğunu belirten Karaloğlu, gençlik ve spor alanındaki eksiklikleri Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu’na Diyarbakır’ı ziyaretinde ilettiklerini ifade etti.

Karaloğlu, Bakan Kasapoğlu’nun yapılan tüm teklifleri kabul ettiğini dile getirerek, bu kapsamda Ankara’da yapılacak gençlik ve spor yatırımları ile ilgili protokol imzaladıklarını hatırlattı.

“Bu proje Diyarbakır’ı ulusal ve uluslararası spor aktivitelerinin merkezi haline getirecek”

Protokol ile merkez dahil 17 ilçenin tamamında gençlik ve sporla ilgili altyapı eksikliklerini gidereceklerini aktaran Karaloğlu, yakın zamanda Büyükşehir Belediyesi, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ve ilçe belediyelerince ihalelerin başlatılacağını kaydetti.

Karaloğlu, şöyle konuştu:

“Bunlar içerisinde aklınıza gelebilecek bütün spor aktiviteleri ile ilgili mekanlar var. Neredeyse bütün olimpik spor branşları ile ilgili mekan var. Çok büyük yatırımlar da var. Örneğin Kayapınar ilçemizde 375 dönüm üzerine kuracağımız Spor Park Projemiz var. İçerisinde olimpik yüzme havuzları, gençlik merkezleri, hizmet birimleri, okçuluk parkurları, tenis kortları, futbol sahaları mevcut. Hem doğal çim hem de sentetik çim voleybol ile basketbol sahaları, macera parkları, atlama kuleleri gibi aklınıza gelebilecek her türlü spor aktivitesinin yapılabileceği bir spor park projemiz var. Bu proje Diyarbakır’ı hem ulusal hem de uluslararası spor aktivitelerinin merkezi haline getirecek.”

“Bölgenin en önemli gençlik merkezi Diyarbakır’da olacak”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gençlik merkezleri ve gençlik kampları ile ilgili talimatı olduğunu belirten Karaloğlu, kentte gençlik kampının bulunmadığını, protokolde bu yatırımın da yer aldığını bildirdi.

Karaloğlu, “Dicle ilçemizde 180 dönüm alanda Selahattin Eyyubi Uyanış Gençlik Kampı’nı yapacağız. Bu gençlik kampıyla sadece Diyarbakır’daki değil, yurdun dört bir tarafından gençlerimizi getirip Diyarbakır’daki gençlerimizle kaynaşmasını da sağlayacağız. Orada zaten halihazırda binalarımız var. Onların restorasyonu yapılacak ve spor aktiviteleri ilave edilecek. İnşallah bölgenin en önemli gençlik merkezi Diyarbakır’da olacak.” dedi.

Merkez Yenişehir ilçesi üniversite köprüsü bitiminde Dicle Nehri’nin kıyısında Dicle Vadisi Spor Kompleksi oluşturacaklarını aktaran Karaloğlu, içinde yüzme havuzu, futbol, voleybol ve basketbol sahası, çim hokeyi ve atletizm pistinin bulunacağını söyledi.

Karaloğlu, bu kompleksten hem Sur’daki gençlerin hem de üniversiteli gençlerin yararlanacağını dile getirdi.

Bunların dışında diğer ilçelerde salon, yüzme havuzu, gençlik merkezi ve gençlik kampı gibi birçok merkezin yapılacağını anlatan Karaloğlu, engellilere yönelik de projelerin olduğunu vurguladı.

“Dicle’nin kuzularını artık çakallara yem etmeyeceğiz”

Karaloğlu, projeler bittiğinde kentin hem gençlik hem de sporla ilgili eksiğinin kalmayacağına işaret ederek, “Şu anda Diyarbakır aslında spor kenti. Diyarbakır’da gençlerimiz gerçekten spora çok meraklı. Bu yaz Tokyo Olimpiyatları var. Diyarbakır’dan ilk defa dört sporcumuz Tokyo’da ülkemizi temsil edecek. Temennimiz bu çocuklarımızdan bir veya birkaçının Tokyo’dan madalya ile dönmesi, inşallah bayrağımızı dalgalandırması ve İstiklal Marşımızı okutması.” ifadelerini kullandı.

“Diyarbakır’da bütün çocuklarımıza ve gençlerimize dokunmak istiyoruz. Bir iddiamız var ve diyoruz ki; Dicle’nin kuzularını artık çakallara yem etmeyeceğiz. Bu tesisler bittiğinde çocuklarımız okul dışı zamanlarını da kaliteli bir şekilde gençlik merkezlerimizde, spor merkezlerimizde geçirecekler. Çocuklarımızı hem ruhen hem de bedenen iyi eğitelim arzusundayız.” diyen Karaloğlu, çalışmaların hızla başlayacağını aktardı.

Karaloğlu, kaymakamlar, ilçe belediye başkanları ve kurum müdürleriyle eğitim koordinasyon toplantısı yaptıklarını belirterek, toplantıda yaz Kur’an kurslarına devam eden çocukları mutlaka yaz spor okulları ile de buluşturma kararı aldıklarını kaydetti.

Belediyenin “Spora gel” kampanyasının olduğunu ifade eden Karaloğlu, “17 ilçede 18 branşta çocuklarımıza ücretsiz spor eğitimleri veriyoruz. Bunu yaz spor okullarıyla yaz Kur’an kursularını irtibatlandırıyoruz. Çocuğumuz sabahtan öğleye kadar yaz Kur’an kursuna gidecek, öğleden sonrayı da çocuğun ilgisine göre herhangi bir spor branşında spor yaparak değerlendirmesini sağlayacağız.” şeklinde konuştu.

Muhabir: Ömer Yasin Ergin

İSTANBUL (AA) – Türkiye’nin talebi üzerine sınır dışı edildiği Brezilya’dan geldiği İstanbul Havalimanında 3 Temmuz’da gözaltına alındıktan sonra İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne götürülen “Çiftlik Bank” davası sanığı Mehmet Aydın’ın burada verdiği ifadenin ayrıntıları ortaya çıkmaya başladı.

İfadesinde, “Çiftlik Bank” projesini öncelikle bir internet oyunu olarak tasarladığını, oyuna yüksek katılım olunca şirket kurmaya karar verdiğini savunan Aydın, sistemi Kıbrıs’ta kurduğu şirket üzerinden yönetmeye başladığını ve zamanla şarküteri ve çiftlikler açtığını söyledi.

Bazı kişilerin para istemesi üzerine eşiyle yurt dışına çıktığını ve geri gelmediğini anlatan Aydın, yurt dışında bulunduğu süreçte de çeşitli ülkelerde firmalar açtığını, Türkiye’deki “Çiftlik Bank” işlerinin ise çalışanlarınca yürütüldüğünü ifade etti.

“Kimseye kesin kazanç vaadinde bulunmadım”

Aydın, “Çiftlik Bank” sisteminde kimseye kesin kazanç vaadinde bulunulmadığını, onlara sadece sistem herhangi bir şekilde kapanırsa sadece ana para iadesi garantisi verildiğini öne sürerek, oyuna üye olanların reel çiftliklerde payının olmadığını, binlerce üyenin de oyunda kazandığı paraları nakit olarak teslim aldığını iddia etti.

“Çiftlik Bank”ın mucidi ve kurucusu olduğunu söyleyen Aydın, bu sistemi asla dolandırıcılık amacıyla kurmadığını, her zaman iyi niyetli davrandığını, şirketin kapandığı son ana kadar ana para iadesi yapmasının da iyi niyetli olduğunu gösterdiğini savundu.

“Mağduriyetleri karşılayabilirim”

Sistemde görev alan şahısların kötü niyetli davranıp kendilerine haksız menfaat temin ederek kendisini de zarara uğrattığını iddia eden Aydın, tüm malvarlığının bu sistemden zarar görenlerin mağduriyetinin giderilmesi için kullanılmasını istedi.

Basından soruşturmayı takip ederken Çiftlik Bank mağdurlarının 64 milyon lira zarara uğradığı yönünde haberler gördüğünü ifade eden Aydın, Türkiye’de kurulu “Çiftlik Bank” organizasyonundaki şirketlerin malvarlıklarının ise 200 milyon lira civarında olduğunu öne sürdü.

Mehmet Aydın, bu mağduriyeti karşılayacağından dolayı teslim olmaya karar verdiğini, bu kapsamda Brezilya’da teslim olduğunu anlattı.

Olay

Kamuoyunda “Çiftlik Bank” olarak bilinen ve gelir getirme vaadiyle çok sayıda vatandaşın mağdur olmasına yol açan sistemin kurucusu olan ve 2 yıldan fazla süredir firari bulunan Mehmet Aydın, Türkiye’nin talebi üzerine Brezilya tarafından sınır dışı edilmişti.

Aydın, 3 Temmuz’da 22.10’da getirildiği İstanbul Havalimanı’nda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla uçakta gözaltına alınmıştı.

Savcılığın hakkında 4 gün gözaltı süresi verdiği “Tosuncuk” lakaplı Aydın, havalimanındaki işlemlerinin ardından Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü yerleşkesine getirilmişti.

Hakkında, 102 mağdurun şikayetçi olması üzerine “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “suç örgütüne üye olma”, “bilişim sistemlerini araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçlarından yeni bir soruşturma dosyası açılan Aydın’la ilgili devam eden davada ise “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” ve “dolandırıcılık”, “Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” gibi çeşitli suçlardan 75 bin 260 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Muhabir: Filiz Kınık Öz,Ali Cevahir Aktürk