Terör örgütü, sözde üst düzey yöneticilerinin ölümlerini gizliyor

ANKARA (AA) – Başarılı operasyonlar sonucu ağır kayıplar veren terör örgütü PKK, sözde Van eyalet sorumlusu Orhan Ürek ile sözde Botan saha halkla ilişkiler sorumlusu Cumhur Karuma’nın güvenlik güçleri tarafından etkisiz hale getirilmesini örgüt üyelerinden gizledi.

Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, son dönemde yurt içinde ve yurt dışında güvenlik güçlerince yapılan etkili operasyonlarla ağır kayıplar veren terör örgütü PKK/KCK’nın içine düştüğü çaresizlik, örgütteki dağılma sürecini hızlandırdı.

Etkisiz hale getirilen üst düzey örgüt mensuplarının yerini dolduramayan, örgüte eleman temin etmekte zorlanan PKK’nın sözde yöneticileri, kendi mensuplarının de hedefi haline gelmeye başladı.

Irak ve Suriye’den gönderilen örgüt mensuplarının Türk güvenlik güçlerinin aralıksız düzenlediği operasyonlarda etkisiz hale getirileceğine artık kesin gözüyle bakılan terör örgütünde, teröristler Türkiye’ye gelmek istemiyor. Örgütün baskısıyla Türkiye’ye gönderilen teröristler, çevresindekilerle vedalaştıktan sonra bulundukları kamplardan ayrılıyor.

Dağılma sürecinde olan örgütteki üyelerinin moral bozukluğunu düzeltmeye çalışan ve teslim olan terörist sayısının daha da artmasından endişe duyan PKK’nın sözde yöneticileri, son dönemde sözde üst düzey sorumlularının operasyonlarda etkisiz hale getirildiği bilgisini kendi mensuplarından bile saklıyor.

Son olarak İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülen istihbari çalışmalar sonucu Ekim ayında Hakkari kırsalında etkisiz hale getirilen kırmızı kategorideki sözde Van eyalet sorumlusu Orhan Ürek ile turuncu kategorideki sözde Botan saha halkla ilişkiler sorumlusu Cumhur Karuman’ın ölümlerini açıklayamayan Kandil tarafından, bu kişilerin etkisiz hale getirildiğini gizlemek amacıyla yeni görevlendirme de yapılmadı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

ANKARA (AA) – Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, MİT ve TSK tarafından 27 Eylül’de Irak’ın kuzeyindeki Metina bölgesine operasyon düzenlendi.

Operasyonda, 3 PKK/KCK mensubu etkisiz hale getirildi.

TEL ABYAD (AA) – Rakka iline bağlı Tel Abyad ilçesinde yaşayan Kürt, Arap, Türkmen ve Hristiyanlar, 11. yılına giren Suriye’deki iç savaşa rağmen saygı ve sevgi içerisinde yaşıyor.

Terörden kurtarılan Tel Abyad ve Rasulayn ilçelerinde kurulan yerel meclisler, bölge halkını temsil eden tüm etnik grup ve dini mezheplerin temsilcilerinden oluşuyor.

Bölgede düzenlenen aşiret ve kabilelerin bütün toplantılarında Arapların yanı sıra tüm topluluklardan temsilci yer alırken katılımcılar, hem düğünlerde hem de taziyelerde bir araya geliyorlar.

AA muhabirleri, 21 Eylül Dünya Barış Günü vesilesiyle Tel Abyad barış ve huzur içinde bölge halkıyla görüştü.

Tel Abyad’ın Sird Köyü’nden Türkmen asıllı Celil Dede, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1950’dan beri Tel Abyad’da yaşadığını söyledi.

Dede, “Hiç kimse farklı değil, Arap, Kürt, Hristiyan hep beraber yaşıyoruz.” dedi.

“Barış içinde yaşıyoruz”

Kürt asıllı Tel Abyadlı Basel Hılfo ise annesinin Tel Abyad’ın en büyük Arap aşiretinin mensubu olduğunu dile getirdi.

Uzun zamandır ailesiyle Tel Abyad’da yaşadığını söyleyen Hılfo, “Ne Türkmenler ne Hristiyanlar ne de hiç kimse ile sorunumuz yok. Bir Kürt olarak burada bütün etnik gruplarla barış içinde yaşıyoruz.” ifadesini kullandı.

Arap asıllı Fayez el-Kati de bölgede bulunan bütün etnik gruplarla barışçıl yaşam sürdürüldüğünü belirtti.

Kati, ilçede yaşayan Arap, Kürt, Türkmen ve Hristiyan topluluklarla adeta bir mozaik teşkil ettiklerini vurgulayarak, sözlerine şöyle devam etti:

“Biz burada bir aile gibiyiz. Bir Arap olarak, Tel Abyad’da yaşayan bütün insanların arasında kardeşlik bağını pekiştirmek ve halkımızı ülkemizin kalkınması için yek vücut olmaya davet diyorum.”

“Biz burada bir grup mensubu gibi yaşıyoruz”

Hristiyan topluluğa mensup Yaser Ali de asırlardır Tel Abyad’da yaşadıklarını belirterek, savaş yüzünden yurdunu terk edenleri tekrar ülkelerine dönmeye davet etti.

Ali, “Biz Tel Abyad’da farklı grup ve etnikler değiliz. Biz burada bir grup mensubu gibi yaşıyoruz.” diye konuştu.

Muhabir: Eşref Musa