Thodex mağdurunun zararının giderilmesi için açılan ilk alacak davası kabul edildi

İSTANBUL (AA) – Mağdur İ.Ö’nün avukatı Sinan Keskin tarafından Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesine sunulan dilekçede, Thodex adıyla internet ortamında faaliyet gösteren davalı Koineks Teknoloji A.Ş’nin, kripto paranın alımı ve satımı konusunda yatırımcılara aracı kurum niteliğinde hizmet veren ticari şirket olarak ilgili ticaret sicilinde yer aldığı belirtildi.

Yıllarca çalışarak elde ettiği birikimiyle yatırım yapmak isteyen İ.Ö’nün, davalı şirketle kripto para alım-satım hizmetine yönelik sözleşme yaptığı belirtilen dilekçede, sözleşme gereğince, İ.Ö’nün davalı şirkete ait web sitesi üzerinden kripto para birimleri üzerinde alım-satım işlemleri yapabileceği, davalı şirketin ise bu işlemler neticesinde komisyon bedeli talep edeceği kaydedildi.

Dilekçede, İ.Ö’nün davalı şirketin “https://www.thodex.com/” adresli web sitesi üzerinden 15,364 Ethereum cinsinde kripto para satın aldığı, bunun değeri üzerinden davalı şirketin hesabına para yatırdığı anlatıldı.

Thodex’in kurucusu Faruk Fatih Özer’in, İ.Ö’nün de aralarında bulunduğu binlerce kişiden aldığı paraları uhdesine geçirerek, yurt dışına kaçtığı belirtilen dilekçede, bu kapsamda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğu bildirildi.

“Şirket aldığı paraları sözleşmeye aykırı kullandı”

Dilekçede, taraflar arasındaki finansal hizmete yönelik sözleşme kapsamında, İ.Ö’nün davalı şirkete ait web sitesinde işlem yapma yetkisi bulunduğu vurgulanarak, “Müvekkil, davalı şirketin web sitesi üzerinden satın aldığı kripto paraları tekrar aynı platformda satmak istemişse de davalı şirket, işlem yapılan web sitesini haklı bir neden olmaksızın kapatmış olup müvekkilin işlem yapmasını engellemiştir.” ifadelerine yer verildi.

Davalı şirketin sözleşmeye aykırı eylemleri ve suç teşkil eden hareketleri nedeniyle İ.Ö’nün, satın aldığı kripto paralar üzerinde işlem yapamadığı gibi kripto paraların tutulduğu sanal cüzdanına da ulaşamadığına dikkati çekilen dilekçede, davalı şirketin, kripto para satma işlemi adıyla İ.Ö’den aldığı paraları, aradaki finansal hizmet sözleşmesine aykırı bir şekilde kullandığı, bu şekilde İ.Ö’yü aldattığı ve maddi zarara uğrattığı kaydedildi.

Dilekçede, mağdur İ.Ö’nün uğradığı zararının giderilebilmesi ve alacak hakkının güvence altına alınabilmesi için davalı şirketin tespit edilecek her türlü taşınır, taşınmaz mal varlığı ile alacak haklarına ve banka hesaplarına tedbir konularak, üçüncü kişilere devrinin önlenmesi talep edildi.

İ.Ö’nün aldığı kripto para biriminin piyasa değerlerinin anlık olarak ve geniş kapsamlı değişkenlik göstermesi nedeniyle, Türk lirası karşılığının hesaplanabilmesinin mümkün olmadığı aktarılan dilekçede, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107/1. maddesi uyarınca bu davanın belirsiz alacak kapsamında açılma zorunluluğu bulunduğu, belirsiz alacak kapsamında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1000 lira tutarındaki meblağın davalı şirket tarafından ödenmesine karar verilmesi istendi.

Mahkeme davayı kabul etti

Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesi, mağdur İ.Ö’nün zararının giderilmesi için açtığı alacak davasını kabul ederek, tensip tutanağını düzenledi.

Buna göre mahkeme, davalı Thodex şirketine, bu dava dilekçesinin tebliğinden itibaren cevap dilekçesi ile ilk itirazlarını sunmaları için 2 hafta süre verdi.

Davacının da gelecek cevaba yanıt vermesi için 2 hafta süre tanıyan mahkeme, taraflar arasındaki dilekçe aşamalarını sona ermesinin ardından ön inceleme yapılması için gün belirlenmesini kararlaştırdı.

Mahkeme, davalı şirket Thodex’e müzekkere yazılarak, davacı ile aralarında akdedilen sözleşmenin onaylı bir suretinin gönderilmesin istedi.

Akbank A.Ş. ile Halk Bankası A.Ş’ye müzekkere yazılarak, davacının Thodex hesabına yaptığı ödemelere ilişkin banka dekontlarının gönderilmesini isteyen mahkeme, Türkiye Bankalar Birliğine müzekkere yazılarak da Thodex’in tüm hesaplarının mevduat bilgilerinin (hisse senedi, kasa hakkında) gönderilmesini kararlaştırdı.

Ön inceleme oturumu 9 Kasım’da yapılacak

Mahkeme, davacı İ.Ö’nün avukatına, dava dilekçesinin hukuki deliller kısmında belirttiği davalı şirket defterleri, davalı şirketin tespit edilecek taşınır, taşınmaz malları, alacak hakları, banka hesapları ile kripto alım satım işlemlerine yönelik sözleşme, banka dekontlarının aslını ve onaylı örneğini sunmak üzere 2 haftalık süre verdi.

Davacı vekilinin, Thodex’in tespit edilecek her türlü taşınır, taşınmaz mal varlığı ile alacak haklarına ve banka hesaplarına tedbir konması talebinin ise davacı avukatının gerekli belgeleri sunduktan sonra değerlendirilmesini kararlaştıran mahkeme, ön inceleme tahkikat oturumunun ise 9 Kasım’da yapılmasına hükmetti.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İSTANBUL (AA) – Türkiye’nin talebi üzerine sınır dışı edildiği Brezilya’dan geldiği İstanbul Havalimanında 3 Temmuz’da gözaltına alındıktan sonra İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne götürülen “Çiftlik Bank” davası sanığı Mehmet Aydın’ın burada verdiği ifadenin ayrıntıları ortaya çıkmaya başladı.

İfadesinde, “Çiftlik Bank” projesini öncelikle bir internet oyunu olarak tasarladığını, oyuna yüksek katılım olunca şirket kurmaya karar verdiğini savunan Aydın, sistemi Kıbrıs’ta kurduğu şirket üzerinden yönetmeye başladığını ve zamanla şarküteri ve çiftlikler açtığını söyledi.

Bazı kişilerin para istemesi üzerine eşiyle yurt dışına çıktığını ve geri gelmediğini anlatan Aydın, yurt dışında bulunduğu süreçte de çeşitli ülkelerde firmalar açtığını, Türkiye’deki “Çiftlik Bank” işlerinin ise çalışanlarınca yürütüldüğünü ifade etti.

“Kimseye kesin kazanç vaadinde bulunmadım”

Aydın, “Çiftlik Bank” sisteminde kimseye kesin kazanç vaadinde bulunulmadığını, onlara sadece sistem herhangi bir şekilde kapanırsa sadece ana para iadesi garantisi verildiğini öne sürerek, oyuna üye olanların reel çiftliklerde payının olmadığını, binlerce üyenin de oyunda kazandığı paraları nakit olarak teslim aldığını iddia etti.

“Çiftlik Bank”ın mucidi ve kurucusu olduğunu söyleyen Aydın, bu sistemi asla dolandırıcılık amacıyla kurmadığını, her zaman iyi niyetli davrandığını, şirketin kapandığı son ana kadar ana para iadesi yapmasının da iyi niyetli olduğunu gösterdiğini savundu.

“Mağduriyetleri karşılayabilirim”

Sistemde görev alan şahısların kötü niyetli davranıp kendilerine haksız menfaat temin ederek kendisini de zarara uğrattığını iddia eden Aydın, tüm malvarlığının bu sistemden zarar görenlerin mağduriyetinin giderilmesi için kullanılmasını istedi.

Basından soruşturmayı takip ederken Çiftlik Bank mağdurlarının 64 milyon lira zarara uğradığı yönünde haberler gördüğünü ifade eden Aydın, Türkiye’de kurulu “Çiftlik Bank” organizasyonundaki şirketlerin malvarlıklarının ise 200 milyon lira civarında olduğunu öne sürdü.

Mehmet Aydın, bu mağduriyeti karşılayacağından dolayı teslim olmaya karar verdiğini, bu kapsamda Brezilya’da teslim olduğunu anlattı.

Olay

Kamuoyunda “Çiftlik Bank” olarak bilinen ve gelir getirme vaadiyle çok sayıda vatandaşın mağdur olmasına yol açan sistemin kurucusu olan ve 2 yıldan fazla süredir firari bulunan Mehmet Aydın, Türkiye’nin talebi üzerine Brezilya tarafından sınır dışı edilmişti.

Aydın, 3 Temmuz’da 22.10’da getirildiği İstanbul Havalimanı’nda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla uçakta gözaltına alınmıştı.

Savcılığın hakkında 4 gün gözaltı süresi verdiği “Tosuncuk” lakaplı Aydın, havalimanındaki işlemlerinin ardından Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü yerleşkesine getirilmişti.

Hakkında, 102 mağdurun şikayetçi olması üzerine “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “suç örgütüne üye olma”, “bilişim sistemlerini araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçlarından yeni bir soruşturma dosyası açılan Aydın’la ilgili devam eden davada ise “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak” ve “dolandırıcılık”, “Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” gibi çeşitli suçlardan 75 bin 260 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Muhabir: Filiz Kınık Öz,Ali Cevahir Aktürk

ANKARA (AA) – Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Antalya’nın Elmalı ilçesinde iki kardeşin istismarına ilişkin davada mağdur iki çocuğun devlet korumasına alınması talebinin mahkemece kabul edildiğini, çocuklara bakanlığa bağlı bir kuruluşta sağlıklı ve güvenli bir yaşam alanı sağlanacağını bildirdi.

Bakanlıktan Elmalı’da iki kardeşin istismarına ilişkin davayla ilgili yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Antalya Elmalı’da yargılama süreci devam eden istismar vakasında, mağdur iki çocuğumuz hakkında mahkemeye yaptığımız devlet korumasına alınma talebi kabul edilmiştir. Çocuklarımıza, bakanlığımıza bağlı bir kuruluşta sağlıklı ve güvenli bir yaşam alanı sağlayacağız.”