Ticaret Bakanı Muş: Ticaret hacmimizi en kısa zamanda 500 milyon dolar seviyesine ulaştırabileceğimizi düşünüyorum

Ticaret Bakanı Mehmet Muş, Angola Cumhurbaşkanı Joao Manuel Gonçalves Lourenço’nun katılımıyla Congresium Ankara’da düzenlenen Türkiye-Angola İş Forumu’nda yaptığı konuşmada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinin başlangıcından bu yana böyle bir etkinliği ilk defa yüz yüze gerçekleştirdiklerine işaret etti.

Afrika’nın en büyük ekonomileri arasında yer alan Angola ile ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine büyük önem verdiklerini dile getiren Muş, etkinliğin Angola ile gelecekte kurulacak güçlü iş birliği tohumlarının atılmasına vesile olacağına inandığını söyledi.

Muş, 2003 yılından beri uygulanan “Afrika Ülkeleri ile Ticari ve Ekonomik İlişkilerin Geliştirilmesi Stratejisi”nin, kıta ile ilişkilerin çok boyutlu bir yaklaşımla geliştirilmesini sağladığına dikkati çekerek şöyle devam etti:

“2003 yılında Türkiye-Afrika ticaret hacmi 5,4 milyar dolar seviyelerinden 2020 yılına gelindiğinde 25,3 milyar dolara ulaşmıştır. Kıtaya ihracatımız 2,1 milyar dolardan 15,2 milyar dolara, yaptığımız ithalat ise 3,3 milyar dolardan 10,1 milyar dolara yükselmiş durumdadır. 18 yılın sonunda Afrika’daki yatırımlarımızın piyasa değeri 6 milyar doları aşmış, Türk müteahhitlerinin kıta genelinde üstlendikleri projelerin büyüklüğü ise kümülatif olarak 70 milyar doları geçmiştir. Halihazırda, Afrika’nın 43 ülkesinde büyükelçiliğimiz, 26 ülkesinde ise ticaret müşavirliğimiz bulunmaktadır. Türk Hava Yolları, kıta genelinde 58 noktaya uçmaktadır. Önümüzdeki dönemde de ‘kazan-kazan’ ilkesi ve eşit ortaklık temelinde iş birliğimizi her alanda geliştirmek istiyoruz.”

Ticaretin iki ülke arasındaki büyük potansiyeli yansıtacak seviyeye gelmesi için karşılıklı fayda ilkesi çerçevesinde çaba sarf edilmesi gerektiğine işaret eden Muş, 2020’de 250 milyon dolar olan ticaret hacmini daha ileriye taşımak için çalışmalara devam edeceklerini bildirdi.

“Ticaret hedefi çok kısa zamanda yakalanacaktır”

Muş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dün ifade ettiği ticaret hacmini en kısa zamanda 500 milyon dolar seviyesine ulaştırma hedefine dikkati çekerek şunları söyledi:

“Bu hedefe ulaşılacaktır. İki ülkenin potansiyeli dikkate alındığında bu hedef çok kısa zamanda yakalanacaktır. Bugün ayrıca huzurlarınızda Sayın Cumhurbaşkanı’mızın dün verdiği müjdeyi de tekrarlamak istiyorum. Bu en üst düzey ziyaret programının bir iade-i ziyareti olarak Sayın Cumhurbaşkanı’mız başkanlığında iş adamlarımızın da dahil olduğu geniş bir heyetle ekim ayında Angola’da olacağız. Yapacağımız bu ziyaretin ikili ilişkilerimizi daha ileriye taşıyacağından ve yakaladığımız ivmeyi sürdüreceğinden eminim.”

Angola’da tarımsal işleme, madencilik ve tekstil gibi sektörlerin potansiyel arz ettiğini belirten Muş, bunun yanında enerji santralleri ve elektrik iletim altyapılarının inşası ve modernizasyonu, elektrik dağıtım hizmetleri gibi alt sektörlerin muazzam potansiyelleriyle öne çıktığını dile getirdi.

“Tosyalı Holding yatırımı ‘bayrak taşıyıcı’ proje olacak”

Bakan Muş, Angola’da şu anda madencilik, un sanayisi, ilaç ve gübre sektörü başta olmak üzere bazı Türk yatırımlarının gündemde olduğunu dile getirerek şunları kaydetti:

“Ayrıca tekstil, savunma sanayi, şehir atıkları yönetimi, hazır giyim perakendeciliği ve akaryakıt depolama sektörlerinde iş birliklerinin gündemde olduğunu memnuniyetle kaydetmek isterim. Burada madencilik sektöründe gündemde olan bir projeye özellikle değinmek istiyorum. Tosyalı Holding, demir cevheri madeni projesini hayata geçirmek için çalışmaları hızlandırdı. Ekim ayında bu çalışmalar daha da ivme kazanacak. Zira bu proje tamamlandığında Türkiye-Angola ekonomik ilişkilerinin ‘bayrak taşıyıcı’ projesi haline gelecek, aynı zamanda Angola’nın sanayileşme ve kalkınma hamlesine önemli bir katkı sağlayacak. Tosyalı, ciddi birikim ve ‘know how’u da ülkeye götürmüş olacak. Önümüzdeki dönemde, bu ve bunun gibi büyük ve önemli projeler yoluyla iş birliğimizin güçlendirilmesi hususunda Angolalı mevkidaşımla mutabık kaldık.”

Müteahhitlik sektörünün ikili ilişkilerin geliştirilmesi açısından önemine işaret eden Muş, Türk firmalarının şimdiye kadar Angola’da 809 milyon dolar değerinde 5 proje üstlendiğini söyledi.

Muş, “Önümüzdeki dönemde de Türk müteahhitlerinin, Angola’daki demir yolu, havalimanı, liman, köprü veya su dağıtım-iletim hatları gibi birçok altyapı projelerinde rol alabileceğine ve bu rakamların çok daha yüksek seviyelere çıkacağına inanıyorum.” dedi.

“Uçak seferleri ilişkilerimize ivme kazandıracak”

Muş, ticari ve ekonomik ilişkilerin gelişmesinde önemi bulunan karşılıklı uçak seferlerine de değinerek şunları ifade etti:

“Bu noktada, İstanbul ve Luanda arasında doğrudan yolcu ve kargo seferlerinin başlaması, ilişkilerimize ivme kazandıracaktır. Sayın Cumhurbaşkanı’nın ziyareti bu alanda uzun zamandır beklenen somut adımın atılmasına vesile olmuştur. İnanıyorum ki İstanbul-Luanda-İstanbul uçuşları iş insanlarımız arasındaki temasları artıracak, ülkelerimiz arasındaki yatırım ve ticaret ilişkilerini geliştirecektir. Bugün Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu ile Angola Özel Yatırım ve İhracatın Teşviki Ajansı arasında imzalanan mutabakat zaptının da iş insanlarımız arasındaki temas ve ilişkilerin kurumsallaştırılması ve geliştirilmesi açısından son derece işlevsel olacağına yürekten inanıyorum.”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank da foruma katıldı.

Share on facebook
Facebook
Share on twitter
Twitter

Daha Fazla Haber

İZMİR (AA) – Muş, AA muhabirine, İzmir ziyareti kapsamında iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldiklerini ve iş dünyasının taleplerine kulak verdiklerini söyledi.

İzmir’in ihracatının yıl sonunda 15 milyar doların üzerine çıkmasını beklediklerini aktaran Muş, kentin dış ticaret hacminin ise 26 milyar dolar seviyesinde gerçekleşeceğini ifade etti.

“İş dünyası gelecekten umutlu. Yatırımlar son sürat devam ediyor.” diyen Bakan Muş, bu trendin devam etmesi için de yoğun bir hazırlık süreci içinde olduklarına işaret etti.

Muş, özellikle ihracatın lojistiği ve finansmanıyla alakalı çalışmalara değinerek finansa erişim ve bunların vadesiyle ilgili problemlerin bulunduğunu aktardı.

Finansman alanında ilk etapta Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) kaynaklarıyla sunulan reeskont kredilerini 30 milyar dolara çıkardıklarını, bunun bir rahatlama getireceğini ifade eden Muş, “Artan ihracatın finansmanı ile alakalı kafa yoruyoruz. İnşallah orada bir çare bulacağız.” diye konuştu.

Muş, Eximbank’ı yeniden yapılandırma konusunda da çalışma yaptıklarını aktararak “Belki mevzuatıyla alakalı Meclis’te bazı değişiklikler yapılabilir. Oradaki işler, süreçler, işleyişle alakalı Eximbank’ın yapılandırması noktasında bir çalışmamız olabilir. Bu büyüyen ihracata bankanın daha hızlı karşılık vermesine yönelik planladığımız çalışmalar var.” diye konuştu.

E-ihracatla alakalı altyapı çalışmalarında da sona gelindiğine işaret eden Muş, şunları kaydetti:

“2022’den itibaren son sürat oraya eğilmek ve odaklanmak istiyoruz. Dolasıyla bunlar hep Türkiye’nin önümüzdeki dönem itibarıyla ticari fazla vermeye yönelik motivasyonunu gösteriyor. İş dünyasının motivasyonunu yüksek gördüm. Biz Allah nasip ederse, bu trendi de sürdürmeyi başarırsak dünyada beklemediğimiz, öngörülmeyen bir aksilik olmazsa ümit ediyorum, önümüzdeki yıldan itibaren artık kronikleşmiş hale gelen cari açığı bozup fazla veren ülke ligine geçmiş olacağız.”

Bakan Muş, Türkiye’nin kilogram başına ihracat değerinin de finansman olanaklarına erişimin artması ve imkanların çeşitlenmesiyle yapılacak yeni yatırımlarla artacağına işaret etti.

İZMİR (AA) – İzmir Ticaret Odası (İZTO) Özel Meclis Toplantısı’nda konuşan Muş, İzmir’in net ihracatçı bir şehir olduğunu, 15 milyar dolar ihracatına karşılık 11 milyar dolar ithalatının bulunduğunu, ülkenin cari açık hedefine katkı koyduğunu dile getirdi.

İhracat ve büyüme rakamlarına dikkati çeken Bakan Muş, ekonomik toparlanmanın çok hızlı bir şekilde devam ettiğini, dünyada toparlanmayı en hızlı tamamlayan ülkeler arasında ilk ya da ikinci sırada olunduğunu kaydetti.

İhracatın ithalatı karşılama oranının da yüzde 82,5’lerde olduğunu, yüzde 80’in altına düşmediğini bildiren Muş, “Biz buralara yüzde 50-55’lerden geldik. Her geçen gün bu rakam yükseliyor. Yatırımlarla beraber ümit ediyoruz yüzde 85’in üstüne daha sonra yüzde 90’a doğru gitmiş olacağız.” dedi.

Turizm gelirlerinde salgın kaynaklı azalmaya rağmen cari açığı düşük bir seviyede kapatmayı planladıklarını belirten Muş, şunları kaydetti:

“Önümüzdeki yıldan itibaren hedefimiz artık Türkiye’nin cari fazla veren bir ülke konumuna ulaşmasını sağlamak. Bu bizim için çok kıymetli, çok değerli. Türkiye cari fazla vermeye başladığında bugün karşı karşıya kaldığımız pek çok hadise unutulmuş ve geride kalmış olacak. Önümüzdeki yıl hem hizmet ihracatının hem turizm gelirlerinin hem de ihracatın artış ivmesine baktığımız zaman bu hedefin uzağında değiliz ve hiç bu kadar da yaklaşmadık diye düşünüyorum.

İyi bir noktaya geldik. Bundan sonrası daha kolay olacak bizim için. Zor olanı geride bıraktık. Kış olan geride kaldı, bundan sonrası bahar. Çok badireler atlattık, kur atakları oldu, volitilitenin çok yükseldiği anlar oldu. Stabilizasyon büyük oranda sağlandı. Cari fazlaya doğru giden bir ülke olarak bundan sonra göstergelerde oynaklık çok daha minimum seviyelerde olacaktır.”

“Gümrük Birliği’nin güncellenmesiyle ilgili çok çaba sarf ettik”

Türkiye’nin ihracatının yarıya yakınının AB ülkelerine yapıldığına işaret eden Muş, bu yıl karşılıklı ticaret hacminin 170 milyar dolara ulaşacağını, 200 milyar dolar hedefine ilerlediklerini kaydetti.

AB’ye üyelik ve Gümrük Birliğinin güncellenmesi süreçlerine ilişkin değerlendirme yapan Bakan Muş, “Avrupa ile ne yapmak istiyoruz ? Açık, net, samimi bir şekilde ifade edeyim; Biz Avrupa Birliği’ne tam üye olmak istiyoruz. Bunun için Türkiye çok çaba sarf etti. Bizim iktidarlarımız sürecinde müzakerelere başladı. Bunun tamamlamak istiyoruz.” diye konuştu.

AB üyelik çalışmalarında bazen arzu etmedikleri, istemedikleri durumlarla karşılaştıklarını, daha şeffaf ve adil olunması gerektiğini, AB’den Türkiye’nin çabalarına karşılık beklediklerini vurgulayan Muş, şöyle konuştu:

“Gümrük Birliğinin güncellenmesiyle ilgili çok çaba sarf ettik. Bakan olarak göreve atandıktan sonra da birebir görüştük. Konseyden önce bu müzakerenin başlaması için çaba sarf ettik. Fakat arzu ettiğimiz, istediğimiz müzakereler, Gümrük Birliğinin güncellenmesiyle alakalı süreç maalesef başlatılmadı. Refah sadece Türkiye’de artmayacak Avrupa’da da artacak. Ekonomik ilişkiler bazı politik meselelere kurban ediliyor. Biz bunu istemiyoruz.”

İhracatın menzilini artırma hedefi

Konuşmasında AB tarafından açıklanan Yeşil Mutabakat Stratejisi’ne de değinen Bakan Muş, özel sektörü bu sürece hazırlamak istediklerini, rekabetin artık sadece fiyatla değil tarife dışı uygulamalarla da yapılabildiğini kaydetti.

Bakan Muş, “Yeşil Mutabakat her ne kadar çevreci bir çalışma olsa da AB’den beklentimiz tarife dışı bir uygulamaya dönüşmemesi. Şirketlerimizi buraya hızlı bir şekilde hazırlamak istiyoruz.” dedi.

Hizmet ihracatı içinde yer alan lojistik, sağlık, eğitim, yazılım, müşavirlik, tasarım gibi alanlarda istenen seviyede olmadıklarını, buradaki engellerin kaldırılması için çalıştıklarını da aktaran Muş, “Study in Turkey” adı verilen çalışmayla üniversitelerin önünün açılmasının hedeflendiğini, Eximbank kredileriyle de destekleyerek uluslararası eğitimden elde edilen döviz gelirini artırmayı hedeflediklerini dile getirdi.

Oyun yazılımlarında da yaklaşık 2 milyar dolar ihracatın bulunduğunu, 10 milyar dolar hedefini koyduklarını anlatan Muş, bu konuda iddialı bir program uygulanacağını aktardı.

Türkiye’nin ihracat menzilinin ortalama 2 bin 500 kilometre olduğunu, bu menzilin 8 bin kilometreye artırılmasının hedeflendiğini aktaran Muş, daha uzak ülke pazarlarında payın artırılması için de çalışma yürütüldüğünü dile getirdi.

“Tansu Hanım aradı, rakamları dinledi, tebrik etti”

Cari açığın Türkiye ekonomisi için çok can yakan bir problem olduğunu, bu konuda gelinen seviyenin önemli olduğunu aktaran Muş, şunları kaydetti:

“İhracat rakamlarını açıklayınca eski başbakanlarımızdan Tansu Hanım aradı, rakamları dinledi, tebrik etti. Çok duygulu bir konuşma yaptı benimle. ‘Yahu’ dedi ‘2 milyar dolardan geldiniz buraya’. Çok büyük bir başarı olduğunu söyledi. Buralardan geldik ve şimdi fazla vermeye başlayacağız. Bundan kesinlikle geri adım atmayacağız. Türkiye fazla veren bir ülke olacak. Türkiye bu cari açık meselesini gündemden çıkaracak.”

İhracatın finansmanı ve maliyetlerinin düşürülmesi konusunda da çalışmaların devam ettiğini, Eximbank’ın reeskont kredilerini artırdıklarını, burayla alakalı başka maliyet düşürücü çalışmaların sürdüğünü aktaran Bakan Muş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Eximbank’ı yeniden yapılandıracağız ve güçlendireceğiz. Bu bizim gündemimizde. Şimdi kanun değişikliğiyle alakalı Parlamentonun çalışması olacak, onunla beraber Eximbank’ı yeniden yapılandırma sürecine sokmuş olacağız.”

Toplantıda Vali Yavuz Selim Köşger, Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener de konuşma yaptı.

Konuşmaların ardından basına kapalı devam eden toplantıya AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, AK Parti İzmir Milletvekilleri Ceyda Bölünmez Çankırı, Yaşar Kırkpınar, Mahmut Atilla Kaya ve Necip Nasır, MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, AK Parti İzmir İl Başkanı Kerem Ali Sürekli ve MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin ile iş dünyası temsilcileri de katıldı.